Anadolu Efes, üst üste ikinci kez Avrupa'nın en büyüğü oldu

Basketbol THY Avrupa Ligi Dörtlü Final'inde İspanya ekibi Real Madrid'i 58-57 mağlup eden Anadolu Efes, art arda 2. kez şampiyonluğa ulaştı.

AA
AA
TT

Anadolu Efes, üst üste ikinci kez Avrupa'nın en büyüğü oldu

AA
AA

Stark Arena'da oynanan karşılaşmada Micic ve Larkin ile skor üreten Anadolu Efes karşısında Tavares ile pota altını oldukça iyi kullanan Real Madrid, ilk çeyreği 15-14 önde tamamladı.
Karşılıklı basketlerle başlayan ikinci çeyrekte oyuna kenardan dahil olan oyuncuların kazandırdığı sayılarla etkili olan Real Madrid, soyunma odasına 34-29 üstün gitti.
İkinci yarının başında iki takım da skor üretmekte zorlandı. Real Madrid, hücumda düşük yüzdeyle oynayan Anadolu Efes önünde 25. dakikada farkı 9 sayıya çıkardı: 40-31. Toparlanarak 7-0'lık seri yakalayan lacivert-beyazlılar, 28. dakikada farkı 2'ye çekti: 40-38. 
Çeyreğin bitimine 33 saniye kala Poirier ile Anderson arasında tartışma yaşandı. Anderson ile girdiği ikili mücadelede Rudy Fernandez yerde kaldı. Daha sonra Poirier, üzerine yürüdüğü Anderson'u itti. Araya giren diğer oyuncular, gerginliği büyümeden önledi. Pozisyonu saha kenarındaki ekrandan izleyen hakemler, Anderson ve Poirier'i sportmenlik dışı faulle cezalandırdı. Real Madrid, son çeyreğe 42-40 önde girdi. 
Dördüncü ve son periyoda iyi başlayan Anadolu Efes, Micic'in isabetli dış atışıyla 32. dakikada skor üstünlüğünü eline geçirdi: 42-43. Kalan bölüm büyük bir heyecana sahne oldu. Causeur ve Llull ile etkili olan Real Madrid'e savunmada Singleton, hücumda ise Micic ve Pleiss ile karşılık veren Anadolu Efes, müsabakadan 58-57 galip ayrıldı ve şampiyon oldu. 
Üst üste 2. şampiyonluk
Anadolu Efes Basketbol Takımı, THY Avrupa Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürdü.
Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda art arda 3. kez final maçına çıkan lacivert-beyazlılar, 2021'nin ardından bu sezon da mutlu sona ulaşmayı başardı.
Avrupa'da üçüncü kupa
Anadolu Efes, Avrupa kupalarında üçüncü şampiyonluğunu elde etti.
Lacivert-beyazlı takım, 1996 yılında Türk basketbol tarihinin ilk Avrupa kupasını müzesine götürmüştü. Başantrenör Aydın Örs yönetimindeki Anadolu Efes, 1996'da Avrupa Radivoj Koraç Kupası'nı kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştı.
Ergin Ataman'ın başantrenörlüğünü yaptığı lacivert-beyazlılar, 2020-2021'de THY Avrupa Ligi'nde şampiyonluğa ulaşarak tarihe geçmişti.
Anadolu Efes, elde ettiği bu başarıyla Avrupa kupalarında 3. kez şampiyonluk ipini göğüsledi.
Üst üste iki şampiyonluk yaşayan 10. takım oldu
Anadolu Efes, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda üst üste iki kez şampiyonluğa ulaşan 10. takım olmayı başardı.
1958'den bu yana düzenlenen "Kupa 1"de Anadolu Efes'in yanı sıra ASK Riga, Real Madrid, Varese, Cantu, Cibona Zagreb, Milano, Jugoplastika, Maccabi Tel Aviv ve Olympiakos art arda 2 şampiyonluk elde etti.
Ergin Ataman, Avrupa'da 5. şampiyonluğu kazandı
Anadolu Efes'in başantrenör Ergin Ataman, bu şampiyonlukla Avrupa organizasyonlarında 5. kez kupa sevinci yaşadı.
Ataman, İtalya'nın Montepaschi Siena takımıyla 2002'de FIBA Saporta Kupası, Beşiktaş ile 2012'de FIBA EuroChallenge Kupası, Galatasaray ile 2016'da ULEB Avrupa Kupası ve Anadolu Efes ile 2021'de yine Avrupa Ligi şampiyonluğu elde etmişti.
Ataman, önemli başantrenörlerle aynı unvanı paylaştı
Ergin Ataman, Avrupa Ligi'nde üst üste 2 kez şampiyonluğa ulaşan 8. başantrenör oldu.
Bu organizasyonda Aleksander Gomelskiy (ASK Riga 1958, 1959, 1960), Pedro Ferrandiz (Real Madrid 1967, 1968), Aleksandar Nikolic (Varese 1972, 1973), Sandro Gamba (Varese 1975, 1976), Bozidar Maljkovic (Split 1989, 1990), Zeljko Obradovic (Joventut 1994, Real Madrid 1995) ve Pini Gershon (Maccabi Tel Aviv 2004, 2005) art arda şampiyonluklar yaşamıştı.
Türk basketbolunun Avrupa'da 12. kupası
Anadolu Efes, basketbolda Türkiye'ye 12. Avrupa kupasını getirmeyi başardı.
Lacivert-beyazlı takım, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki bir numaralı kupasını üst üste kazanan ilk Türk takımı oldu.
Türkiye, ilk Avrupa Ligi zaferini 2017'de Fenerbahçe'yle yaşamıştı. Türkiye'ye Anadolu Efes 1996'da Koraç Kupası'nı, Beşiktaş ise 2012'de FIBA Eurochallenge Kupası'nı getirmişti.
Galatasaray Odeabank 2016'da, Darüşşafaka ise 2018'de ULEB Avrupa Kupası'nı kazanmıştı. Bahçeşehir Koleji ise bu sezon FIBA Avrupa Kupası'nı müzesine götürdü.
Kadın basketbolunda Galatasaray 2009 ve 2018'de FIBA Avrupa Kupası'nda, 2014'te ise FIBA Avrupa Ligi'nde şampiyonluğa ulaşmıştı. Yakın Doğu Üniversitesi ise 2018'de FIBA Avrupa Kupası'nın sahibi olmuştu.
Finali Hidayet Türkoğlu da izledi
Real Madrid-Anadolu Efes maçını, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu da takip etti.
Stark Arena'da yerini alan Türkoğlu, müsabakayı TBF Başkan Vekili Ömer Onan ile izledi.
Real Madrid, ikincilikle yetindi
THY Avrupa Ligi Dörtlü Final'inin şampiyonluk maçında Anadolu Efes'e mağlup olan Real Madrid, ikinci oldu.
İspanya ekibi, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı turnuvasını 9. kez ikinci tamamladı.
Eflatun-beyazlı takım, organizasyonda 10 kezle en fazla şampiyonluk yaşayan takım konumunda bulunuyor. 
Anadolu Efes, kupasını aldı
Anadolu Efes'in Real Madrid'e üstünlük kurarak şampiyonluğa ulaştığı müsabakanın ardından kupa töreni gerçekleştirildi.
Avrupa Ligi CEO'su Jordi Bertomeu, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük kupasını, Anadolu Efes'in kaptanı Doğuş Balbay'a takdim etti. Doğuş Balbay, jest yaparak ikinci kaptan Bryant Dunston'ı yanına çağırdı ve kupayı ona verdi. ABD'li oyuncu takım arkadaşlarının yanına gelerek kupayı havaya kaldırdı.
Anadolu Efes'in oyuncuları ve teknik heyeti, saha ortasında büyük sevinç yaşadı. Basketbolcular, teknik heyet ve kulüp çalışanları, Avrupa şampiyonluğunu coşkuyla kutladı.
Lacivert-beyazlı kulübün başkanı Tuncay Özilhan da şampiyonluğun ardından büyük sevinç yaşadı.
Organizasyonda Real Madrid oyuncuları ile teknik heyetine de ikincilik ödülleri verildi.
Dörtlü Final'in MVP'si Micic
Anadolu Efes'in Sırp oyuncusu Vasilije Micic, Dörtlü Final'in En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi.
Real Madrid ile oynanan final maçında 23 sayı kaydeden Micic, lacivert-beyazlı takımın şampiyonluğa ulaşmasında önemli rol oynarken, üst üste iki yıl bu ödülün sahibi oldu.
Türk Hava Yolları tarafından da Micic'e 1 milyon mil hediye edildi.
Anadolu Efes'te 3. sezonunu geçiren Vasilije Micic, Avrupa Ligi'nde 2020-2021 sezonunun MVP'si unvanına da layık görülmüştü.
Bakan Kasapoğlu'ndan Anadolu Efes'e tebrik
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, THY Avrupa Ligi'nde sezonu şampiyon tamamlayan Anadolu Efes Basketbol Takımı'nı kutladı.
Bakan Kasapoğlu, THY Avrupa Ligi finalinde Real Madrid'i 58-57 yenerek şampiyon olan Anadolu Efes Basketbol Takımı için tebrik mesajı yayımladı.



Usyk-Veerhoeven maçının skor kartları tartışmayı alevlendirdi

Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
TT

Usyk-Veerhoeven maçının skor kartları tartışmayı alevlendirdi

Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)

Oleksandr Usyk'in Rico Verhoeven'a karşı aldığı galibiyetin resmi skor kartları, Giza piramitlerinde yapılan dövüşe yönelik tartışmaları daha da artırdı.

Cumartesi günü Mısır'da yapılan maçta, kick boks efsanesi Verhoeven, WBC ağırsıklet boks şampiyonu Usyk'e karşı tarihi bir sürprize imza atmanın eşiğindeydi.

Sondan bir önceki raund olan 11. raunda girilirken Verhoeven puanlarda rahat şekilde önde görünüyordu ancak Usyk raundun son bölümünde Hollandalı rakibini yere serdi.

Verhoeven'a dişliği yeniden takılırken toparlanması için fazladan süre verilmesi ilk tartışmayı yarattı. Ancak maç yeniden başladığında daha büyük bir tartışma doğdu; hakem Mark Lyson, zil çaldığında, daha önce değil, Verhoeven'ı Usyk'in yoğun saldırısından kurtarmak için araya girdi.

Birçok taraftar ve yorumcu, Verhoeven'a tarihin en büyük sürprizlerinden birine imza atma şansı için 12. ve son raunda çıkma fırsatı verilmesi gerektiğini savundu. Ancak resmi skor kartları daha sonra 37 yaşındaki dövüşçünün mutlaka galibiyete giden taraf olmadığını ortaya koydu.

Hakem Manuel Oliver Palomo, 11. raunda girilirken maçı 95-95 beraberelik olarak değerlendiriyordu. Fabian Guggenheim da aynı skoru vermişti. Hakem Pasquale Procopio ise Verhoeven'i 96-94 önde göstermişti.

Maç durdurulmamış olsaydı, 11. raund Usyk lehine 10-8 puanlanacaktı. Bu da Ukraynalı boksörün, taraflardan birinin 12. rauntta nakavt yapması dışında, puanla kazanmak için oldukça avantajlı konumda olduğu anlamına geliyordu.

Verhoeven Instagram'da şu paylaşımı yaptı:

Duyguları işin içine katmayın. Skor kartlarını okuyun. 12. ve son raunda girerken bitime bir saniye vardı. Yola devam! @usykaa'ya saygılar, seninle aynı ringi paylaşmak onurdu. Bir kez daha yapalım!

Ancak daha sonra çekilen görüntülerde Verhoeven'in zilin gerçekten çaldığını söylediği duyuldu. Hollandalı dövüşçü, Instagram hikayesinde de şu ifadeleri kullandı:

Havalimanına giderken resmi itiraz başvurusu yapıldı. Kurallar, yalnızca en önemli anlarda uygulandığında anlam taşır.

Usyk'in tartışmalı galibiyeti, 39 yaşındaki boksörün WBC kemerini korumasını ve profesyonel kariyerinde yenilgisiz kalmasını sağladı. Ukraynalı dövüşçü halen birleşik ağırsıklet şampiyonu. Ayrıca iki kez tartışmasız ağırsıklet şampiyonu ve bir kez de tartışmasız kruvazör sıklet şampiyonu olmuştu.

Öte yandan Verhoeven profesyonel boksta yalnızca ikinci maçına çıkıyordu. Bu spordaki önceki maçı, 2014'te nakavtla kazandığı karşılaşmaydı. Ancak Hollandalı, Glory ağırsıklet kemerini 11 yıl boyunca elinde tutması ve kemeri bırakmadan önce üst üste 22 galibiyet alması nedeniyle kick boks tarihinin en büyük dövüşçülerinden biri kabul ediliyor.

Cumartesi günkü maçın ardından WBC'nin zorunlu adayı Agit Kabayel, Usyk'le yüzleşmesi için ringe çıkarıldı. Ancak Suudi organizatör Turki Alalshikh, bu maç için baskı yapılmasının zamanı olmadığını söyledi ve Verhoeven'ın rövanşı hak ettiğini öne sürdü.

Independent Türkçe


Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
TT

Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)

Tottenham Hotspur’ın gelecek sezon Premier Lig’de yer almayı garantileyebilmesi için pazar günü Everton karşısında yenilmemesi gerekiyor. Öte yandan Pep Guardiola ve Muhammed Salah da duygusal vedalara hazırlanıyor.

Liverpool ile Bournemouth, Şampiyonlar Ligi bileti alma yolunda kritik maçlara çıkarken; Brighton, Brentford, Chelsea ve Sunderland için de Avrupa kupalarına katılım mücadelesi sürüyor.

Spurs için “itibar” meselesi

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Tottenham taraftarları geçen yıl bu dönem, Manchester United’ı yenerek 17 yıl aradan sonra gelen Avrupa Ligi şampiyonluğunun sevincini yaşıyordu.

Teknik direktör Roberto De Zerbi ise Everton karşılaşmasının, kazanılan kupadan çok daha önemli olduğunu savundu. De Zerbi, Premier Lig’de kalmanın kulübün geleceği açısından hayati olduğunu söyledi.

“Kupadan ve primlerden daha önemli şeyler var” diyen İtalyan teknik adam, şöyle konuştu:

“Kulübün geleceği, kulübün tarihi, oyuncuların gururu, ailelerinin gururu söz konusu. Hepimizin itibarı söz konusu.”

Tottenham’a ligde kalmak için bir puan yeterli olacak. Bu sonuç aynı zamanda, çok daha iyi averaja sahip olan Spurs’ün West Ham’ın altına düşmesini engelleyecek.

Ancak Tottenham bu sezon sahasında oynadığı 18 lig maçının 10’unu kaybetti. Bir yenilgi halinde ise, Leeds’i mağlup etmesi durumunda Nuno Espirito Santo’nun çalıştırdığı West Ham için umut doğacak.

Avrupa kupaları yarışı kızıştı

Liverpool, Muhammed Salah’ın Anfield’daki veda maçında ilk beş sırayı garantileyerek kötü geçen sezonu daha büyük bir hayal kırıklığıyla tamamlamamayı hedefliyor.

İlk beşte yer almak, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılım anlamına geliyor. Bu da başarısız geçen şampiyonluk savunmasının ardından önemli bir teselli olacak.

Mısırlı yıldız Salah, geçtiğimiz hafta Aston Villa’ya 4-2 kaybedilen maçın ardından teknik direktör Arne Slot yönetimindeki performansı eleştirmişti.

Salah, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Liverpool’un rakiplerin korktuğu o yüksek tempolu hücum futboluna geri dönmesini ve yeniden kupalar kazanan bir takım olmasını istiyorum.”

33 yaşındaki futbolcu, özellikle Jürgen Klopp dönemindeki oyun anlayışına gönderme yaparak, “Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmak asgari hedeftir ve bunu başarmak için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

Brentford’u konuk edecek Liverpool, altıncı sıradaki Bournemouth’un üç puan önünde bulunuyor ve averaj avantajına sahip.

Liverpool’un Aston Villa’yı geride bırakarak ilk beşe yükselmesi halinde, altıncı sıra da Şampiyonlar Ligi bileti için yeterli olabilir.

Mevcut durumda ise ligi altıncı ve yedinci sırada bitiren ekipler Avrupa Ligi’ne, sekizinci sıradaki takım ise Konferans Ligi’ne katılacak.

Brighton, Manchester United karşısında galip gelmesi halinde en az Avrupa Ligi’ni garantileyecek.

Sunderland ise Chelsea’yi ağırlayacağı maçta, yarım asırdan uzun süre sonra ilk kez Avrupa kupalarına katılma şansı için mücadele edecek.

Premier Lig’in yıldız isimleri veda ediyor

Mohamed Salah’ın açıklamaları, Arne Slot’u önemli bir kararın eşiğine getirdi. Hamstring sakatlığından kısa süre önce dönen 33 yaşındaki yıldızın ilk 11’de başlayıp başlamayacağı merak konusu oldu.

Zaten taraftarların tepkisini çeken Hollandalı teknik adamın, “Mısır Kralı” lakaplı Salah’a Anfield’da son kez forma şansı vermemesi halinde büyük eleştiri alabileceği belirtiliyor.

Geleceğiyle ilgili spekülasyonların arttığı bir dönemde Slot’un, Salah ile yaşadığı olası kişisel sorunların sezonu iyi bir şekilde tamamlama hedefinin önüne geçmesine izin vermemesi gerektiği ifade ediliyor.

Liverpool, Salah’ın ilk 11’de başlamadığı 2026 yılındaki dokuz lig maçının hiçbirini kazanamadı.

Etihad Stadı’nda ise Pep Guardiola’nın görkemli bir vedaya hazırlanması bekleniyor. İspanyol teknik adam, Manchester City’nin başında geçirdiği 10 yılda altı Premier Lig şampiyonluğu ve kulüp tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupası dahil toplam 20 kupa kazandı.

Guardiola, cuma günü ayrılığını açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bu hayatımın deneyimiydi” ifadelerini kullandı.


İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN