Anadolu Efes, üst üste ikinci kez Avrupa'nın en büyüğü oldu

Basketbol THY Avrupa Ligi Dörtlü Final'inde İspanya ekibi Real Madrid'i 58-57 mağlup eden Anadolu Efes, art arda 2. kez şampiyonluğa ulaştı.

AA
AA
TT

Anadolu Efes, üst üste ikinci kez Avrupa'nın en büyüğü oldu

AA
AA

Stark Arena'da oynanan karşılaşmada Micic ve Larkin ile skor üreten Anadolu Efes karşısında Tavares ile pota altını oldukça iyi kullanan Real Madrid, ilk çeyreği 15-14 önde tamamladı.
Karşılıklı basketlerle başlayan ikinci çeyrekte oyuna kenardan dahil olan oyuncuların kazandırdığı sayılarla etkili olan Real Madrid, soyunma odasına 34-29 üstün gitti.
İkinci yarının başında iki takım da skor üretmekte zorlandı. Real Madrid, hücumda düşük yüzdeyle oynayan Anadolu Efes önünde 25. dakikada farkı 9 sayıya çıkardı: 40-31. Toparlanarak 7-0'lık seri yakalayan lacivert-beyazlılar, 28. dakikada farkı 2'ye çekti: 40-38. 
Çeyreğin bitimine 33 saniye kala Poirier ile Anderson arasında tartışma yaşandı. Anderson ile girdiği ikili mücadelede Rudy Fernandez yerde kaldı. Daha sonra Poirier, üzerine yürüdüğü Anderson'u itti. Araya giren diğer oyuncular, gerginliği büyümeden önledi. Pozisyonu saha kenarındaki ekrandan izleyen hakemler, Anderson ve Poirier'i sportmenlik dışı faulle cezalandırdı. Real Madrid, son çeyreğe 42-40 önde girdi. 
Dördüncü ve son periyoda iyi başlayan Anadolu Efes, Micic'in isabetli dış atışıyla 32. dakikada skor üstünlüğünü eline geçirdi: 42-43. Kalan bölüm büyük bir heyecana sahne oldu. Causeur ve Llull ile etkili olan Real Madrid'e savunmada Singleton, hücumda ise Micic ve Pleiss ile karşılık veren Anadolu Efes, müsabakadan 58-57 galip ayrıldı ve şampiyon oldu. 
Üst üste 2. şampiyonluk
Anadolu Efes Basketbol Takımı, THY Avrupa Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürdü.
Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda art arda 3. kez final maçına çıkan lacivert-beyazlılar, 2021'nin ardından bu sezon da mutlu sona ulaşmayı başardı.
Avrupa'da üçüncü kupa
Anadolu Efes, Avrupa kupalarında üçüncü şampiyonluğunu elde etti.
Lacivert-beyazlı takım, 1996 yılında Türk basketbol tarihinin ilk Avrupa kupasını müzesine götürmüştü. Başantrenör Aydın Örs yönetimindeki Anadolu Efes, 1996'da Avrupa Radivoj Koraç Kupası'nı kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştı.
Ergin Ataman'ın başantrenörlüğünü yaptığı lacivert-beyazlılar, 2020-2021'de THY Avrupa Ligi'nde şampiyonluğa ulaşarak tarihe geçmişti.
Anadolu Efes, elde ettiği bu başarıyla Avrupa kupalarında 3. kez şampiyonluk ipini göğüsledi.
Üst üste iki şampiyonluk yaşayan 10. takım oldu
Anadolu Efes, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda üst üste iki kez şampiyonluğa ulaşan 10. takım olmayı başardı.
1958'den bu yana düzenlenen "Kupa 1"de Anadolu Efes'in yanı sıra ASK Riga, Real Madrid, Varese, Cantu, Cibona Zagreb, Milano, Jugoplastika, Maccabi Tel Aviv ve Olympiakos art arda 2 şampiyonluk elde etti.
Ergin Ataman, Avrupa'da 5. şampiyonluğu kazandı
Anadolu Efes'in başantrenör Ergin Ataman, bu şampiyonlukla Avrupa organizasyonlarında 5. kez kupa sevinci yaşadı.
Ataman, İtalya'nın Montepaschi Siena takımıyla 2002'de FIBA Saporta Kupası, Beşiktaş ile 2012'de FIBA EuroChallenge Kupası, Galatasaray ile 2016'da ULEB Avrupa Kupası ve Anadolu Efes ile 2021'de yine Avrupa Ligi şampiyonluğu elde etmişti.
Ataman, önemli başantrenörlerle aynı unvanı paylaştı
Ergin Ataman, Avrupa Ligi'nde üst üste 2 kez şampiyonluğa ulaşan 8. başantrenör oldu.
Bu organizasyonda Aleksander Gomelskiy (ASK Riga 1958, 1959, 1960), Pedro Ferrandiz (Real Madrid 1967, 1968), Aleksandar Nikolic (Varese 1972, 1973), Sandro Gamba (Varese 1975, 1976), Bozidar Maljkovic (Split 1989, 1990), Zeljko Obradovic (Joventut 1994, Real Madrid 1995) ve Pini Gershon (Maccabi Tel Aviv 2004, 2005) art arda şampiyonluklar yaşamıştı.
Türk basketbolunun Avrupa'da 12. kupası
Anadolu Efes, basketbolda Türkiye'ye 12. Avrupa kupasını getirmeyi başardı.
Lacivert-beyazlı takım, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki bir numaralı kupasını üst üste kazanan ilk Türk takımı oldu.
Türkiye, ilk Avrupa Ligi zaferini 2017'de Fenerbahçe'yle yaşamıştı. Türkiye'ye Anadolu Efes 1996'da Koraç Kupası'nı, Beşiktaş ise 2012'de FIBA Eurochallenge Kupası'nı getirmişti.
Galatasaray Odeabank 2016'da, Darüşşafaka ise 2018'de ULEB Avrupa Kupası'nı kazanmıştı. Bahçeşehir Koleji ise bu sezon FIBA Avrupa Kupası'nı müzesine götürdü.
Kadın basketbolunda Galatasaray 2009 ve 2018'de FIBA Avrupa Kupası'nda, 2014'te ise FIBA Avrupa Ligi'nde şampiyonluğa ulaşmıştı. Yakın Doğu Üniversitesi ise 2018'de FIBA Avrupa Kupası'nın sahibi olmuştu.
Finali Hidayet Türkoğlu da izledi
Real Madrid-Anadolu Efes maçını, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu da takip etti.
Stark Arena'da yerini alan Türkoğlu, müsabakayı TBF Başkan Vekili Ömer Onan ile izledi.
Real Madrid, ikincilikle yetindi
THY Avrupa Ligi Dörtlü Final'inin şampiyonluk maçında Anadolu Efes'e mağlup olan Real Madrid, ikinci oldu.
İspanya ekibi, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı turnuvasını 9. kez ikinci tamamladı.
Eflatun-beyazlı takım, organizasyonda 10 kezle en fazla şampiyonluk yaşayan takım konumunda bulunuyor. 
Anadolu Efes, kupasını aldı
Anadolu Efes'in Real Madrid'e üstünlük kurarak şampiyonluğa ulaştığı müsabakanın ardından kupa töreni gerçekleştirildi.
Avrupa Ligi CEO'su Jordi Bertomeu, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük kupasını, Anadolu Efes'in kaptanı Doğuş Balbay'a takdim etti. Doğuş Balbay, jest yaparak ikinci kaptan Bryant Dunston'ı yanına çağırdı ve kupayı ona verdi. ABD'li oyuncu takım arkadaşlarının yanına gelerek kupayı havaya kaldırdı.
Anadolu Efes'in oyuncuları ve teknik heyeti, saha ortasında büyük sevinç yaşadı. Basketbolcular, teknik heyet ve kulüp çalışanları, Avrupa şampiyonluğunu coşkuyla kutladı.
Lacivert-beyazlı kulübün başkanı Tuncay Özilhan da şampiyonluğun ardından büyük sevinç yaşadı.
Organizasyonda Real Madrid oyuncuları ile teknik heyetine de ikincilik ödülleri verildi.
Dörtlü Final'in MVP'si Micic
Anadolu Efes'in Sırp oyuncusu Vasilije Micic, Dörtlü Final'in En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi.
Real Madrid ile oynanan final maçında 23 sayı kaydeden Micic, lacivert-beyazlı takımın şampiyonluğa ulaşmasında önemli rol oynarken, üst üste iki yıl bu ödülün sahibi oldu.
Türk Hava Yolları tarafından da Micic'e 1 milyon mil hediye edildi.
Anadolu Efes'te 3. sezonunu geçiren Vasilije Micic, Avrupa Ligi'nde 2020-2021 sezonunun MVP'si unvanına da layık görülmüştü.
Bakan Kasapoğlu'ndan Anadolu Efes'e tebrik
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, THY Avrupa Ligi'nde sezonu şampiyon tamamlayan Anadolu Efes Basketbol Takımı'nı kutladı.
Bakan Kasapoğlu, THY Avrupa Ligi finalinde Real Madrid'i 58-57 yenerek şampiyon olan Anadolu Efes Basketbol Takımı için tebrik mesajı yayımladı.



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.