Ergin Ataman, Avrupa Ligi'nde üst üste şampiyon olarak tarih yazdıklarını söyledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Ergin Ataman, Avrupa Ligi'nde üst üste şampiyon olarak tarih yazdıklarını söyledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Basketbol THY Avrupa Ligi Dörtlü Finali'nde İspanya ekibi Real Madrid'i 58-57 mağlup ederek üst üste ikinci şampiyonluğunu elde eden Anadolu Efes'in Başantrenörü Ergin Ataman, bu başarıyla tarih yazdıklarını söyledi.
Stark Arena'da düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Ataman, "Olağanüstü bir duygu. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Oyuncularım tarih yazdılar. Kulüp tarihine geçtiler. Müthiş bir organizasyon gerçekleştirdiler. Taraftarlara da teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Real Madrid'in de karşılaşmada iyi bir performans gösterdiğini aktaran Ataman, "Onlar adına üzgünüm. Son çeyrekte nasıl oynayacağımızı çok iyi biliyoruz. Finallerde hücum stratejileri çok da işlemez. Müthiş oyuncularım var. Kilitlenen anları çözebiliyoruz. Takımım, NBA takımı seviyesinde. Bu sezon NBA takımı gibi oynamadık ama önceki sezonlarda öyle oynadık. Hepsi bu." diye konuştu.
Pini Gershon'un ardından 2005'ten sonra Avrupa Ligi'nde üst üste şampiyonluk yaşayan ilk başantrenör olmasıyla ilgili bir soruya Ergin Ataman, "Müthiş bir duygu. Türk spor adamlarını bu şekilde temsil ettiğim için çok gururluyum. Eminim ki bundan sonra birçok arkadaş bu seviyeye gelecektir. Bu hedeften sonra A Milli Takımı da çalıştıracağım. Hedefim, A Milli Takım'la da madalya kazanmak. Avrupa Şampiyonası'nda şampiyon olmak. Şu anda ona konsantreyim" cevabını verdi .
Gelecek sezon da Avrupa Ligi'nde şampiyonluğa oynayacak bir takım kuracaklarına vurgu yapan Ataman, "Biz korkmuyoruz. Sahaya çıktığımız zaman korkarak ve maçın sonucunu düşünerek çıkmıyoruz. Hep pozitif düşünüyoruz ve bu önemli anlarda bu galibiyetler geliyor" dedi.
Final maçında özellikle son çeyrekte kritik basketler kaydeden Tibor Pleiss'ın performansıyla ilgili de konuşan Ataman, şunları söyledi:
"Mükemmel oynadı. Çok iyi sezon geçirdi. Dörtlü Final'de müthiş bir performans ortaya koydu. Sistemimiz için çok önemli. Kendisine o güveni aşılıyoruz. Geçen sene Pleiss sakattı. Aynı güveni Sertaç Şanlı'ya da aşılamıştık. Sertaç'a 'Neden ayrılıyorsun, ikinci olan takıma gidiyorsun?' dedim. Şimdi aklından neler geçiyor merak ediyorum. Dunston da ilerlemiş yaşına rağmen müthiş bir karakter otaya koydu."
Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Ergin Ataman, şu görüşleri paylaştı:
"Çok üzüntü duyuyoruz. Savaş başladığında da bunu söylemiştim. Bu konuyla ilgili konuşan ilk kişi ben oldum belki. Bu, asla kabul edilemez. Türkiye'de yaşıyorum. Masum insanlar hayatlarını kaybettiler. Bu inanılmaz bir şey. 2022'deyiz. Bu çağda inanılacak bir şey değil. Spor dünyasındaki yaşananlar da kabul edilemez. Bu gerçekten berbat bir politika. İnşallah Kovid-19'u yendiğimiz gibi bu konuyu da çözüme kavuştururuz."

Micic: Çok büyük bir başarı
Anadolu Efes'in Sırp oyuncusu Vasilije Micic, THY Avrupa Ligi'nde art arda şampiyon olarak çok büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi.
Takım arkadaşlarının Dörtlü Final'de çok iyi bir performans ortaya koyduğunu belirten Micic, "Çok büyük bir başarı. Söyleyecek kelime bulamıyorum. Bunu gerçekleştirdiğimize hala inanıyorum. Olağanüstü bir mutluluk yaşıyoruz. Taraftarlarımıza minnettarız. Bu sonuçta rolleri çok büyük" ifadelerini kullandı.
Micic, Avrupa Ligi Dörtlü Finali'nde üst üste 2. kez "En Değerli Oyuncu" seçilmesiyle ilgili, "Bu başarılardan büyük mutluluk duyuyorum. Ülkemde ve Belgrad'da bu şampiyonluğu kazanmak büyük gurur" diyerek sözlerini tamamladı.



Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik elde etti

Bosna Hersek ve Kanada maçından (AP)
Bosna Hersek ve Kanada maçından (AP)
TT

Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik elde etti

Bosna Hersek ve Kanada maçından (AP)
Bosna Hersek ve Kanada maçından (AP)

Kanada milli futbol takımı, Dünya Kupası grup aşaması B Grubu açılış maçında Bosna-Hersek ile 1-1 berabere kalarak tarihinin ilk Dünya Kupası puanını elde etti.

Kanada’nın Toronto şehrinde oynanan karşılaşmada Bosna-Hersek, 21. dakikada Jovo Lukic'in attığı golle öne geçti. Kanada ise bu gole 78. dakikada Cyle Larin ile karşılık vererek beraberliği yakaladı.

Bu sonuçla birlikte, bu akşam ilk hafta mücadelesinde karşı karşıya gelecek olan Katar ve İsviçre'nin de yer aldığı B Grubu'nda, Kanada ve Bosna-Hersek ilk puanlarını hanelerine yazdırmış oldu.

Kanada, Dünya Kupası'ndaki bir sonraki maçında Katar ile karşılaşacak. Grubun diğer mücadelesi ise İsviçre ile Bosna-Hersek arasında oynanacak.

1986'da Meksika'da ve 2022'de Katar'da düzenlenen Dünya kupalarına katılan Kanada, turnuva tarihinde bundan önce oynadığı 6 maçın tamamından mağlubiyetle ayrılmış ve hiç puan alamamıştı.


Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik aldı

Bosna Hersek ile Kanada arasında oynanan karşılaşmadan bir kare (AP)
Bosna Hersek ile Kanada arasında oynanan karşılaşmadan bir kare (AP)
TT

Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik aldı

Bosna Hersek ile Kanada arasında oynanan karşılaşmadan bir kare (AP)
Bosna Hersek ile Kanada arasında oynanan karşılaşmadan bir kare (AP)

Kanada Milli Takımı, Cuma akşamı oynanan maçta Bosna Hersek ile 1-1 berabere kalarak Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını elde etti.

Kanada'nın Toronto kentinde oynanan ve B Grubu'nun açılış karşılaşması olan mücadelede Bosna Hersek, 21. dakikada Jovo Lukić'in golüyle öne geçti. Kanada ise 78. dakikada Kyle Larin'in kaydettiği golle eşitliği sağladı.

Bu sonucun ardından Kanada ve Bosna Hersek, gruptaki ilk puanlarını hanesine yazdırdı. Grupta ayrıca Katar ve İsviçre yer alıyor. İki ekip, ilk hafta maçında Cumartesi akşamı karşı karşıya gelecek.

Kanada, gruptaki ikinci maçında Katar ile mücadele edecek. Aynı hafta İsviçre ile Bosna Hersek de karşı karşıya gelecek.

Kanada Milli Takımı, daha önce Dünya Kupası'ndaki 1986 ve 2022 turnuvalarında çıktığı toplam altı maçın tamamını kaybetmişti. Böylece Bosna Hersek karşısında alınan beraberlikle Dünya Kupası tarihindeki ilk puanına ulaşmış oldu.


UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşü

Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
TT

UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşü

Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Beyaz Saray'ın bahçesinde düzenlenecek UFC Freedom 250 etkinliğini inceliyoruz. 

6 yıl önce UFC maçlarını izleyenlerin aklında kalan en belirgin ses, coşkulu taraftarların tezahüratı değildi. Pandeminin gölgesinde boş salonlarda yapılan organizasyonlarda duyulan tek şey, yumrukların ve tekmelerin sekizgen kafesin içinde yankılanan sert sesiydi. Tribünler boştu, dünya durmuş gibiydi ama UFC durmadı.

Organizasyon yoluna devam etti ve bugün geldiği nokta, o günlerde kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük.

Şimdi aynı organizasyon, Amerika Birleşik Devletleri'nin en sembolik noktalarından biri olan Beyaz Saray'ın bahçesinde tarih yazmaya hazırlanıyor.

14 Haziran'da düzenlenecek UFC Freedom 250 gecesi, yalnızca yeni bir dövüş kartı değil. Aslında bu organizasyon, karma dövüş sanatlarının son yirmi yılda geçirdiği dönüşümün en büyük simgelerinden biri.

Bir zamanlar niş bir organizasyon olarak görülen UFC, bugün milyonlarca kişinin takip ettiği küresel bir markaya dönüştü. Artık yalnızca spor sayfalarında değil, siyaset, ekonomi ve popüler kültür haberlerinde de kendine yer buluyor.

Bu noktaya gelinmesinde kuşkusuz organizasyonun yıldız isimlerinin büyük payı var. Chuck Liddell'in sert stili, Georges St-Pierre'in disiplini, Anderson Silva'nın estetik dövüşü, Jon Jones'un üstün yeteneği, Ronda Rousey'nin kadınlara açtığı yeni sayfa ve Conor McGregor'ın yarattığı küresel etki, UFC'yi sadece bir dövüş organizasyonu olmaktan çıkarıp dünya çapında bir fenomene dönüştürdü.

Belki de bu yüzden Beyaz Saray'ın çimlerine kurulacak sekizgen kafes birçok kişi için şaşırtıcı olsa da, UFC'nin geldiği noktayı düşündüğümüzde çok da sürpriz sayılmaz.

Elbette organizasyonun bu kadar ses getirmesinde ABD Başkanı Donald Trump'la UFC Başkanı Dana White arasındaki uzun yıllara dayanan yakın ilişkinin de etkisi büyük.

Trump yıllardır dövüş sporlarına ilgi duyuyor, geçmişte büyük boks organizasyonlarına ev sahipliği yapıyordu ve son yıllarda birçok UFC gecesinde kafes kenarında görüntülendi. Freedom 250 fikrinin de bizzat Trump'tan çıktığı belirtiliyor.

Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde inşa edilen yaklaşık 4 bin 500 kişilik özel arena, bu fikrin ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.

Sporcuların Oval Ofis tarafından yürüyerek kafese çıkacağı konuşulurken, Beyaz Saray'ın hemen güneyindeki Ellipse Parkı'na kurulacak dev ekranlardan ise onbinlerce kişinin karşılaşmaları ücretsiz izlemesi planlanıyor.

Ancak böylesine sıradışı bir organizasyonun tartışmaları da beraberinde getirmesi kaçınılmazdı.

En büyük soru işaretlerinden biri hava koşulları. Washington'da hafta sonu sıcaklığın 35 dereceye yaklaşması, yüksek nem ve yağmur ihtimali spor dünyasında endişe yaratıyor. UFC tarihindeki organizasyonların büyük bölümü kapalı salonlarda düzenleniyor. Bunun nedeni yalnızca seyirci konforu değil; dövüşçülerin performansı da sıcaklık, nem ve dış etkenlerden doğrudan etkileniyor.

Bu konuda en sert eleştirilerden biri de yıllardır UFC yayınlarının vazgeçilmez sesi olan Joe Rogan'dan geldi. Rogan, açık havada şampiyonluk maçlarının yapılmasına karşı olduğunu söylerken, böylesine önemli karşılaşmaların tamamen kontrol altında tutulan klimalı salonlarda gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu. Hatta organizasyonu "gereksiz bir gösteri" ve "güvenlik açısından riskli" olarak nitelendirdi.

Trump ise eleştirileri reddetmek yerine ilginç bir yanıt veriyor. Etkinliğin bir "gösteri" olduğu yönündeki yorumlara, "Hayatın kendisi de bir gösteri. Ama bu iyi bir gösteri ve bir daha asla yaşanmayacak bir deneyim" sözleriyle karşılık veriyor. 

Aslında her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bir yanda sporcuların sağlığı ve performansı, diğer yanda ise tarihe geçecek benzersiz bir organizasyon fikri bulunuyor. Spor artık sadece sahada oynanan bir mücadele değil; aynı zamanda milyonlarca insanın takip ettiği dev bir eğlence endüstrisi.

Dövüş kartı da beklentileri karşılayacak kadar güçlü görünüyor. Gecenin ana maçında namağlup Gürcü yıldız Ilia Topuria'yla Amerikan dövüşçü Justin Gaethje hafif sıklet kemeri için karşı karşıya gelecek. Alex Pereira, Ciryl Gane, Sean O'Malley ve Michael Chandler gibi yıldız isimlerin de aynı organizasyonda yer alması geceyi yılın en dikkat çeken UFC etkinliklerinden biri haline getiriyor.
 

dfvgtr
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde kurulan arenayı Eyfel Kulesi'ne benzetti (UFC)

Belki de en dikkat çekici ayrıntı şu: 6 yıl önce boş tribünlerin önünde sessizlik içinde yapılan maçlar sayesinde ayakta kalmayı başaran UFC, bugün Beyaz Saray'ın bahçesine kadar ulaşmış durumda. Pandemi döneminde yalnızca sporun devam etmesini sağlayan organizasyon, şimdi Amerikan siyasetinin kalbinde dünyanın gözünü üzerine çevirmeye hazırlanıyor.

Sonuçta 14 Haziran gecesi kazanan sadece kafesin içindeki dövüşçüler olmayabilir. Eğer organizasyon beklendiği gibi gerçekleşirse UFC, spor tarihine yalnızca yeni bir şampiyonluk gecesi değil, aynı zamanda "imkânsız" denilen bir organizasyonu gerçeğe dönüştüren marka olarak da geçebilir.

Ve belki de yıllar sonra insanlar o geceyi anlatırken maçın sonucundan önce şunu hatırlayacak: Bir zamanlar dünyanın en güçlü siyasi merkezlerinden birinin çimlerine gerçekten bir UFC kafesi kurulmuştu.

Kaynaklar: UFC, The Hill, Forbes