IKBY Başkanlığı: BMGK, Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi için bir BM temsilcisi gönderme talebini onayladı

Bağdat merkezi hükümeti IKBY’de yeni bir petrol şirketi kurmaya hazırlanıyor.

Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)
Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)
TT

IKBY Başkanlığı: BMGK, Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi için bir BM temsilcisi gönderme talebini onayladı

Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)
Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi ve iki taraf arasında çözüm bekleyen sorunlara köklü bir çözüm bulunması için bir Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi gönderme talebini onayladığını duyurdu.
Bu duyuru, Irak Petrol Bakanlığı’nın dün (cumartesi) Bağdat merkezi hükümetin IKBY’de yeni bir petrol şirketi kurmaya hazırlandığını açıklamasının ardından geldi. Bakanlık, yeni şirketle halihazırda IKBY’de faaliyet gösteren petrol şirketleriyle yeni hizmet sözleşmeleri imzalamayı hedeflediğini belirtti.
Reuters’ın haberine göre, Irak Petrol Bakanı İhsan Abdulcebbar, 7 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Yüksek Federal Mahkeme’nin Şubat ayında IKBY’nin Petrol ve Gaz Yasası’nın Irak Anayasası’na aykırı olduğu yönündeki kararının Irak Petrol Bakanlığı tarafından uygulanacağını belirtti.
Irak makamları Abdulcebbar’ın açıklamasının ardından IKBY’deki petrol ve gaz şirketlerinden, yeni sözleşmelerini IKBY yerine Irak Ulusal Petrol Şirketi (SOMO) ile yapmalarını istedi.
Bağdat merkezi hükümeti, IKBY hükümetinin petrol şirketleriyle yaptığı ticari sözleşmeleri Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne taşımakla tehdit ederek ve yerel mahkemelerden aleyhte kararlar çıkararak ‘IKBY petrol gelirlerinin kontrolünü geri alma’ çabalarını yıllardır sürdürüyor.
Irak Petrol Bakanlığı, dünkü açıklamasında, petrol ‘üretimine katılımla ilgili yasal olmayan sözleşmeler doğrultusunda çalışmayı sürdüren ve sözleşmelerini yenilemek için iyi niyetle müzakerelere katılmayan şirketlere karşı yasal tedbirler izleyeceğini’ vurguladı.
Petrol Bakanlığı’nın bu uyarısıyla eşzamanlı olarak, IKBY Başkanlığı, yaptığı açıklamada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin sunduğu, Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi ve iki taraf arasında çözüm bekleyen sorunlara köklü bir çözüm bulunması için bir Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi gönderme talebini onayladı” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, BMGK’nın, BM Misyonu’nun görev süresini uzatmak ve konuyu özel bir oturumda tartışmak için gelecek hafta bir karar taslağı yayınlayacağı belirtildi.
Bağdat merkezi hükümeti, IKBY’nin BM temsilcisi talebiyle ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Özellikle Yüksek Federal Mahkeme’nin, IKBY’nin Bağdat merkezi hükümetinin yetkisi dışında petrol ihraç etmesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermesinden bu yana iki taraf arasındaki ilişkiler en alt düzeyde seyrediyor.
Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Irak Meclis Grup Başkanı Dr. Viyan Sabri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “BMGK ülkeleri, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin, merkezi hükümet ile IKBY hükümeti arasındaki ilişkinin düzenlenmesi amacıyla özel BM temsilcisi gönderme talebini onayladı. Bu temsilcinin gönderilme amacı, Irak Anayasa maddeleri doğrultusunda iki taraf arasındaki ihtilaflara köklü çözümler üretilmesi ve anlaşma sağlanmasıdır. İki taraf arasındaki ilişkinin düzenlenmesi zorunluluk haline geldi. Özellikle iki taraf arasında yıllardır çözüm bekleyen ihtilaflar bulunuyor. Bunların başında da petrol ve doğal kaynaklar sorunu ile hâlâ çözüm bekleyen diğer birtakım meseleler geliyor” diye konuştu.
Erbil’in BMGK’dan özel BM temsilcisi talep etmesi, Ekim 2021’de düzenlenen erken seçimleri kazanan parti ve grupların yeni hükümeti kurmayı başaramaması sebebiyle Irak’taki siyasi sürecin tıkandığı bir dönemde geldi. Bu tıkanmada, ülkenin siyasi haritasını yeniden şekillendiren koalisyonların kuruluş şekilleri etkili oldu. Kürtler daha önce Irak siyasetinde adeta teraziyi dengelemede kullanılan ‘abra’ görevi görürken, şu an ise aralarındaki bölünme sebebiyle petrol ve diğer sorunların çözümü konusunda Bağdat karşısında eli zayıf olan taraf olarak değerlendiriliyor.
Bağdat ve Erbil arasındaki sorunların başında Kerkük ve ihtilaflı bölgelerle ilgili Anayasa’nın 140’ıncı maddesi ve petrol kaynaklarının paylaşımına ilişkin 111’inci maddenin uygulanması geliyor.
Irak Cumhurbaşkanlığı makamının kimin hakkı olduğu konusunda Bafıl Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile KDP arasında yaşanan ihtilaf ise Kürtlerin çözüm bekleyen meseleler karşısında birlikte hareket etmelerini güçleştiriyor.

KYB yöneticilerinden Mahmud Hoşnaw, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şunları kaydetti:
“KYB başından beri ve özellikle de Federal Mahkeme’nin IKBY’nin Petrol ve Gaz Yasası’nın Anayasa’ya aykırı olduğu kararından sonra şu aşamada, çözümlerin anayasal olmasına ve palyatif çözümlerden uzak durmaya teşvik ediyor. İki taraf arasındaki güven eksikliği ışığında on yıllardır süren bazı ihtilafların çözümü için, dışarının (BM) gözetiminde olsa bile, iç diyalogun önemli olduğunu düşünüyoruz. Siyasi gündemler ile ekonomik gündemleri birbirinden ayırmak artık zorunlu hale geldi. IKBY, krizin tamamen ya da bir kısmının çözülmesini ve dosyaların birer birer azaltılmasını memnuniyetle karşılar. Çünkü siyasi kriz; ekonomi konuları, anayasanın 140’ıncı maddesi, güvenlik ve savunma sistemiyle bağlantılı olduğu için ihtilafların çözümü noktasında bu adımlar olmazsa kısır döngüde sıkışıp kalacağız. Tüm bu meselelerin çözümü için iki taraf arasında siyasi bir uzlaşıya ihtiyaç var.”
BM Irak Özel Temsilcisi ve BM Irak Yardım Misyonu Başkanı Jeannine Hennis-Plasschaert, iki gün önce Irak’ın durumuyla ilgili BMGK’ya kapsamlı bir sunum yaptı. Plasschaert, konuşmasında, “Iraklılar, miadı dolmuş iktidar çatışmalarıyla uğraşmak yerine içerdeki önceliklerden oluşan uzun listede ilerleme kaydetmek için kolları sıvayacak bir siyasi sınıf beklemeye devam ediyor. Bunun kesinlikle savunulamaz bir durum olduğunu anlamak için ne gerekiyor? Odaklanılması gereken şeye yeniden odaklanmanın zamanı geldi: insanlar ve bir çalışma programı. İktidardakiler için değil fakat her gün kıt kanaat geçinenler için Irak’taki siyasi hareketsizliğin büyük bir bedeli var” ifadelerini kullandı.



Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bakanlar ve yetkililer, Gazze Şeridi’ndeki durumu, İsrail’in ateşkes ihlallerini ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planının ikinci aşamasının uygulanmasını ele aldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ev sahipliği yaptı. Görüşme, Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında dün gerçekleştirildi. Toplantıya Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile BAE Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş katıldı.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantının öncelikli amacının, bölgedeki gelişmeler ışığında Filistin meselesini uluslararası toplumun gündeminde tutmak olduğunu belirtti. Kaynaklar, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Lübnan’da artan İsrail geriliminin bu çabayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

İsrail’e yönelik eleştiriler

Kaynaklar, toplantıya katılanların Gazze Şeridi’nde ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladığını, ayrıca Filistinlilerin bölgeyi kendi kendilerine yönetmesi ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılmasının önemine dikkat çektiğini aktardı.

dv
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıdan, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasına geçilmesinin Ortadoğu’daki gerilimi azaltmaya katkı sağlayacağı konusunda mutabakata varıldı. İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria’daki operasyonlarını devam ettirmesinin barış sürecini sekteye uğrattığı ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’da ‘ayrımcı yapıyı’ derinleştiren uygulamaları ile Mescid-i Aksa dahil kutsal mekânların tarihi statüsünü zedeleyen adımlarının da gündeme geldiğini belirtti. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ve İsrail’in ateşkesi zayıflatmaya yönelik girişimleri ile iki devletli çözümü engelleme çabalarına karşı adım atılmasının önemini vurguladı.

vfvbfrgb
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları bölgede büyük yıkıma neden oldu. (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan verilere göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’nde 757 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 111 kişi yaralandı. 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybı 72 bin 336’ya, yaralı sayısı ise 172 bin 213’e ulaştı.

Genişleme politikasına ilişkin uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’i güvenlik gerekçesini öne sürerek daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla suçladı.

Fidan dün ADF2026 kapsamında yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik konusunu daha fazla toprak ele geçirme amacıyla kullandığını söyledi. İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs ile Lübnan ve Suriye’ye yönelik genişlemeci bir politika izlediğini ifade etti.

Fidan, İsrail’in süregelen işgal politikalarına en kısa sürede son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgede kalıcı barışın tek yolunun ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve sınırlarını tanıması olduğunu belirtti.

scdv s
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada (Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, İsrail’in genişlemeci politikalarının ve toprak edinme girişimlerinin Türkiye açısından bölgesel bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, İsrail’in halihazırda Avrupa ve ABD tarafından güçlü şekilde desteklenmesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in faaliyetlerini sınırlamak için kurumsal düzeyde ortak bir tutum sergilememesini eleştirdi.

Avrupa’nın, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ‘soykırımın’ ardından giderek daha fazla farkındalık geliştirdiğini ve İsrail’in politikalarından mesafe koymaya başladığını söyleyen Fidan, bölge ülkelerinin de yeni bir ‘uyanış sürecinin’ eşiğinde olduğunu ve İsrail’i bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Fidan ayrıca, İsrail’in barış planının ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle insani yardımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Gazze Şeridi’ne daha fazla tıbbi ve insani yardımın girişine izin verilmesi gerektiğini belirten Fidan, Filistin teknik komitesinin bölgede çalışmalarına başlaması çağrısında bulundu.

Uluslararası toplumun tutumuna tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ADF2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma uzlaşı temelinde harekete geçme ve İsrail’in barış süreci ile müzakereleri zayıflatma girişimlerine karşı hazırlıklı olma çağrısında bulundu.

dsv
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında konuştu. (Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşananların yalnızca bir insani trajedi olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, bölgede yaşananların mevcut uluslararası sistemin nelere izin verdiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel sistemdeki krizin öncelikle ahlaki ve varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getiren Erdoğan, bu krizin ulaştığı seviyeyi anlamak için 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze Şeridi’ne bakmanın yeterli olduğunu söyledi.

Erdoğan, son iki buçuk yılda İsrail saldırıları sonucu 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Erdoğan, “Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.


Kudüs Gücü Komutanı, savaşın etkilerini görüşmek üzere Bağdat’ta

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
TT

Kudüs Gücü Komutanı, savaşın etkilerini görüşmek üzere Bağdat’ta

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, Ortadoğu’daki savaşın yansımalarını görüşmek ve Tahran’a bağlı silahlı grupların liderleri ile temaslarda bulunmak üzere Bağdat’ı ziyaret etti. Iraklı bir yetkili dün AFP’ye yaptığı açıklamada ziyareti doğruladı.

Kaani’nin ayrıca, Nuri el-Maliki’nin yeniden göreve gelme ihtimalinin zayıflamasının ardından, Irak’ta başbakan adayının belirlenmesi sürecinde yaşanan ‘siyasi tıkanıklık krizini’ de ele alacağı belirtildi.

Söz konusu ziyaret, İran ile ABD-İsrail arasında 8 Nisan’da yürürlüğe giren ve iki hafta sürmesi öngörülen ateşkesin ardından Kaani’nin kamuoyuna yansıyan ilk yurt dışı ziyareti oldu.

Bağdat yönetimi, uzun süredir dış politikasında etkili olan iki rakip güç (İran ile ABD) arasında denge kurmaya çalışıyor.

40 günden uzun süren savaşın etkilerinden Irak da kaçınamadı. Bu süreçte, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) ve İran’a yakın silahlı gruplara ait noktalar, ABD ve İsrail’e atfedilen saldırıların hedefi oldu. Buna karşılık, ABD çıkarları Iraklı grupların üstlendiği saldırılarla hedef alınırken, Tahran da ülkenin kuzeyinde İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik operasyonlar düzenledi.

Kaani’nin, Bağdat’ta ‘siyasi güçlerin liderleri ve bazı silahlı grup komutanlarıyla bir dizi görüşme gerçekleştirmeye başladığı’ bildirildi. Üst düzey bir Iraklı yetkili, temaslarda ‘bölgesel gerilimin düşürülmesi ve bunun Irak’a yansımalarının’ ele alındığını aktardı.

Yetkili, İran heyetinin ayrıca ‘Irak içinde Tahran’a yakın gruplar arasında tutum birliği sağlanması ve durumun Irak ile bölgede güvenlik açısından tırmanmaya sürüklenmemesini garanti altına alma’ hedefi taşıdığını ifade etti.

Ziyaret, İran’a yakın etkili bir silahlı gruptan bir kaynak ile Koordinasyon Çerçevesi’ne yakın iki kaynak tarafından da doğrulandı. Söz konusu ittifak, parlamentodaki en büyük blok konumunda bulunuyor ve Tahran’a yakın Şii partilerden oluşuyor.

Kaani, DMO bünyesinde dış operasyonlardan sorumlu Kudüs Gücü’nün başında bulunuyor. Kaani, görevi devraldığı Kasım Süleymani’nin Ocak 2020’de Bağdat Havalimanı yakınlarında ABD saldırısında öldürülmesinin ardından Irak’a birçok kez ziyaret gerçekleştirdi. Ancak bu tür ziyaretler nadiren kamuoyuna açıklanıyor.

Iraklı yetkili, mevcut ziyaretin aynı zamanda ‘Iraklı taraflar arasında uzlaşı sürecini desteklemeye ve görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik yoğun İran diplomatik trafiğinin bir parçası’ olduğunu, özellikle hükümetin kurulması ve güç dengeleri konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğünü belirtti.

Koordinasyon Çerçevesi, ocak ayında Nuri el-Maliki’yi, seçimlerin ardından başbakanlık için Muhammed Şiya es-Sudani’nin yerine aday göstermişti. Ancak ABD’nin Maliki’nin yeniden göreve gelmesi halinde Bağdat yönetimine desteği kesme tehdidinde bulunması, Irak siyasetinde belirsizliğe yol açtı.

Iraklı siyasi kaynaklar, pazartesi günü AFP’ye yaptıkları açıklamada, Maliki’nin 2006-2014 yılları arasında iki dönem yürüttüğü başbakanlık görevine geri dönme ihtimalinin zayıfladığını belirtti.

Irak parlamentosu, 11 Nisan’da Nizar Amidi’yi cumhurbaşkanı olarak seçti. Anayasaya göre Amidi’nin, seçilmesinden itibaren 15 gün içinde parlamentodaki en büyük blok tarafından gösterilen adayı hükümeti kurmakla görevlendirmesi gerekiyor.


Barguti 24 yıldır hapiste olmasına rağmen hala gücünü koruyor

Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)
Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)
TT

Barguti 24 yıldır hapiste olmasına rağmen hala gücünü koruyor

Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)
Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)

Filistinli lider Mervan Barguti (67), tutuklanmasının üzerinden 24 yıl geçmesine ve bu sürenin önemli bir bölümünü dar hücrelerde tecrit altında geçirmesine rağmen, Filistin sahnesindeki varlığını koruyor. Barguti, karar alma mekanizmalarında yer alan diğer isimlerin sembolik ağırlığını aşarak etkisini sürdürürken, geçmiş yıllarda Fetih Hareketi içindeki seçimlerde de birçok ismin önüne geçti. Gözler, önümüzdeki ay yapılması planlanan hareketin sekizinci kongresine çevrildi.

Tutuklanmadan önce Filistin lideri Yaser Arafat’a yakınlığıyla bilinen Barguti, Fetih hareketi içinde “Arafatçı” olarak tanınıyor. Bu durum, hareket içinde ona güçlü bir destek sağlarken, İsrail açısından ve Arafat çizgisine muhalif kesimler tarafından aleyhine değerlendiriliyor.

Fetih içinde geniş bir tanınırlığı olan Barguti, destekçileri tarafından Filistinlileri birleştirebilecek “kurtarıcı” biri olarak görülüyor. Hareketin sekizinci kongresi, Barguti’nin bu konumunu koruyup korumadığını veya Filistin yönetimi, Fetih ve genel siyasi dengelerde yaşanan büyük değişimlerin ardından etkisini hala sürdürüp sürdürmediğini ortaya çıkaracak.