IKBY Başkanlığı: BMGK, Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi için bir BM temsilcisi gönderme talebini onayladı

Bağdat merkezi hükümeti IKBY’de yeni bir petrol şirketi kurmaya hazırlanıyor.

Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)
Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)
TT

IKBY Başkanlığı: BMGK, Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi için bir BM temsilcisi gönderme talebini onayladı

Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)
Iraklı Kürtler Erbil ve Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir BM temsilcisi talep etti (Reuters)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi ve iki taraf arasında çözüm bekleyen sorunlara köklü bir çözüm bulunması için bir Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi gönderme talebini onayladığını duyurdu.
Bu duyuru, Irak Petrol Bakanlığı’nın dün (cumartesi) Bağdat merkezi hükümetin IKBY’de yeni bir petrol şirketi kurmaya hazırlandığını açıklamasının ardından geldi. Bakanlık, yeni şirketle halihazırda IKBY’de faaliyet gösteren petrol şirketleriyle yeni hizmet sözleşmeleri imzalamayı hedeflediğini belirtti.
Reuters’ın haberine göre, Irak Petrol Bakanı İhsan Abdulcebbar, 7 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Yüksek Federal Mahkeme’nin Şubat ayında IKBY’nin Petrol ve Gaz Yasası’nın Irak Anayasası’na aykırı olduğu yönündeki kararının Irak Petrol Bakanlığı tarafından uygulanacağını belirtti.
Irak makamları Abdulcebbar’ın açıklamasının ardından IKBY’deki petrol ve gaz şirketlerinden, yeni sözleşmelerini IKBY yerine Irak Ulusal Petrol Şirketi (SOMO) ile yapmalarını istedi.
Bağdat merkezi hükümeti, IKBY hükümetinin petrol şirketleriyle yaptığı ticari sözleşmeleri Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne taşımakla tehdit ederek ve yerel mahkemelerden aleyhte kararlar çıkararak ‘IKBY petrol gelirlerinin kontrolünü geri alma’ çabalarını yıllardır sürdürüyor.
Irak Petrol Bakanlığı, dünkü açıklamasında, petrol ‘üretimine katılımla ilgili yasal olmayan sözleşmeler doğrultusunda çalışmayı sürdüren ve sözleşmelerini yenilemek için iyi niyetle müzakerelere katılmayan şirketlere karşı yasal tedbirler izleyeceğini’ vurguladı.
Petrol Bakanlığı’nın bu uyarısıyla eşzamanlı olarak, IKBY Başkanlığı, yaptığı açıklamada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin sunduğu, Bağdat ve Erbil arasında müzakere tertip edilmesi ve iki taraf arasında çözüm bekleyen sorunlara köklü bir çözüm bulunması için bir Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi gönderme talebini onayladı” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, BMGK’nın, BM Misyonu’nun görev süresini uzatmak ve konuyu özel bir oturumda tartışmak için gelecek hafta bir karar taslağı yayınlayacağı belirtildi.
Bağdat merkezi hükümeti, IKBY’nin BM temsilcisi talebiyle ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Özellikle Yüksek Federal Mahkeme’nin, IKBY’nin Bağdat merkezi hükümetinin yetkisi dışında petrol ihraç etmesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermesinden bu yana iki taraf arasındaki ilişkiler en alt düzeyde seyrediyor.
Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Irak Meclis Grup Başkanı Dr. Viyan Sabri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “BMGK ülkeleri, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin, merkezi hükümet ile IKBY hükümeti arasındaki ilişkinin düzenlenmesi amacıyla özel BM temsilcisi gönderme talebini onayladı. Bu temsilcinin gönderilme amacı, Irak Anayasa maddeleri doğrultusunda iki taraf arasındaki ihtilaflara köklü çözümler üretilmesi ve anlaşma sağlanmasıdır. İki taraf arasındaki ilişkinin düzenlenmesi zorunluluk haline geldi. Özellikle iki taraf arasında yıllardır çözüm bekleyen ihtilaflar bulunuyor. Bunların başında da petrol ve doğal kaynaklar sorunu ile hâlâ çözüm bekleyen diğer birtakım meseleler geliyor” diye konuştu.
Erbil’in BMGK’dan özel BM temsilcisi talep etmesi, Ekim 2021’de düzenlenen erken seçimleri kazanan parti ve grupların yeni hükümeti kurmayı başaramaması sebebiyle Irak’taki siyasi sürecin tıkandığı bir dönemde geldi. Bu tıkanmada, ülkenin siyasi haritasını yeniden şekillendiren koalisyonların kuruluş şekilleri etkili oldu. Kürtler daha önce Irak siyasetinde adeta teraziyi dengelemede kullanılan ‘abra’ görevi görürken, şu an ise aralarındaki bölünme sebebiyle petrol ve diğer sorunların çözümü konusunda Bağdat karşısında eli zayıf olan taraf olarak değerlendiriliyor.
Bağdat ve Erbil arasındaki sorunların başında Kerkük ve ihtilaflı bölgelerle ilgili Anayasa’nın 140’ıncı maddesi ve petrol kaynaklarının paylaşımına ilişkin 111’inci maddenin uygulanması geliyor.
Irak Cumhurbaşkanlığı makamının kimin hakkı olduğu konusunda Bafıl Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile KDP arasında yaşanan ihtilaf ise Kürtlerin çözüm bekleyen meseleler karşısında birlikte hareket etmelerini güçleştiriyor.

KYB yöneticilerinden Mahmud Hoşnaw, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şunları kaydetti:
“KYB başından beri ve özellikle de Federal Mahkeme’nin IKBY’nin Petrol ve Gaz Yasası’nın Anayasa’ya aykırı olduğu kararından sonra şu aşamada, çözümlerin anayasal olmasına ve palyatif çözümlerden uzak durmaya teşvik ediyor. İki taraf arasındaki güven eksikliği ışığında on yıllardır süren bazı ihtilafların çözümü için, dışarının (BM) gözetiminde olsa bile, iç diyalogun önemli olduğunu düşünüyoruz. Siyasi gündemler ile ekonomik gündemleri birbirinden ayırmak artık zorunlu hale geldi. IKBY, krizin tamamen ya da bir kısmının çözülmesini ve dosyaların birer birer azaltılmasını memnuniyetle karşılar. Çünkü siyasi kriz; ekonomi konuları, anayasanın 140’ıncı maddesi, güvenlik ve savunma sistemiyle bağlantılı olduğu için ihtilafların çözümü noktasında bu adımlar olmazsa kısır döngüde sıkışıp kalacağız. Tüm bu meselelerin çözümü için iki taraf arasında siyasi bir uzlaşıya ihtiyaç var.”
BM Irak Özel Temsilcisi ve BM Irak Yardım Misyonu Başkanı Jeannine Hennis-Plasschaert, iki gün önce Irak’ın durumuyla ilgili BMGK’ya kapsamlı bir sunum yaptı. Plasschaert, konuşmasında, “Iraklılar, miadı dolmuş iktidar çatışmalarıyla uğraşmak yerine içerdeki önceliklerden oluşan uzun listede ilerleme kaydetmek için kolları sıvayacak bir siyasi sınıf beklemeye devam ediyor. Bunun kesinlikle savunulamaz bir durum olduğunu anlamak için ne gerekiyor? Odaklanılması gereken şeye yeniden odaklanmanın zamanı geldi: insanlar ve bir çalışma programı. İktidardakiler için değil fakat her gün kıt kanaat geçinenler için Irak’taki siyasi hareketsizliğin büyük bir bedeli var” ifadelerini kullandı.



El-Hamidavi… İran’ın Irak’taki gizemli adamı

El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
TT

El-Hamidavi… İran’ın Irak’taki gizemli adamı

El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.

Irak’ta Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi’nin akıbetine ilişkin çelişkili haberler gelmeye devam ediyor. Bazı kaynaklar, dün sabaha karşı Bağdat’ın Kerade semtinde örgüte ait bir evi hedef alan saldırıda Hamidavi’nin öldürüldüğünü ileri sürerken, bazıları ise saldırıdan kurtulduğunu belirtti. Olayın ardından sosyal medyada paylaşılan bir videoda, Hamidavi olduğu düşünülen bir kişinin başından yaralandığı görüldü. Peki yıllardır ‘İran’ın Irak’taki gizemli adamı’ olarak anılan bu isim kim?

Eski Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis tarafından kurulan Ketaib Hizbullah, Irak’ta önemli bir nüfuza sahip. 2021 yılında Bağdat Havalimanı yakınlarında düzenlenen ABD saldırısında öldürülen el-Mühendis’in kurduğu örgüt, hem Haşdi Şabi içindeki ana silahlı yapılardan birini oluşturması hem de Irak’taki Amerikan çıkarlarına yönelik saldırılardaki rolüyle dikkat çekiyor. Buna karşın örgütün önde gelen isimleri, medyada görünmemeleri ve üst düzey kadrolar için uygulanan sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle uzun süredir büyük bir gizlilik ve belirsizlik perdesiyle çevrili bulunuyor.

İran’ın gizemli adamı

Ahmed Muhsin Ferec el-Hamidavi’nin adı, son yıllarda Irak’ta meydana gelen birçok olayla ilişkilendiriliyor. ‘Ebu Hüseyin’ lakabıyla bilinen bu isim hakkında dolaşan bilgilerin çoğu ise kişiliğine dair kesin bir tablo ortaya koymuyor. Babası Muhsin el-Hamidavi’ye ait olduğu belirtilen fotoğraflar zaman zaman dolaşıma girse de, Ebu Hüseyin’in görüntüsü yıllardır medyada yer almıyor.

frgbth
Bağdat’ta, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) karargahını hedef alan hava saldırısında hayatını kaybeden Ketaib Hizbullah mensupları için cenaze töreni düzenlendi. (Reuters)

Hamidavi hakkında paylaşılan bilgilere göre 1971 yılında Bağdat’ta doğdu. Ailesinin Irak’ın güneyindeki Meysan vilayetinden geldiği, 1950’li ya da 1960’lı yıllarda başkent Bağdat’a göç etmiş olabileceği belirtiliyor.

Bazı rapor ve analizler ise Hamidavi’nin örgüt içinde etkili bir aileye mensup olduğunu öne sürüyor. Buna göre oğlu Zeyd el-Hamidavi’nin, örgütün X platformu üzerinden yayımlanan açıklamalarını paylaşan ve ‘Ebu Ali el-Askeri’ adıyla bilinen hesabı yöneten kişi olduğu düşünülüyor. Kardeşlerinin de silahlı grupta üst düzey görevlerde bulunduğu ifade ediliyor.

Haşdi Şabi’ye yakın kaynaklar, Hamidavi’nin son derece güçlü bir güvenlik hassasiyetine sahip olduğunu belirtiyor. Bu kaynaklara göre Hamidavi cep telefonu veya elektronik cihazları doğrudan kullanmıyor; yalnızca güvendiği yardımcıları aracılığıyla iletişim kuruyor. Hareketlerini ise genellikle çok dar bir çevre dışında kimse bilmiyor.

gtrhbtg
4 Mart 2026’da Irak’ın güneyinde düzenlenen bir hava saldırısında öldürülen Ketaib Hizbullah üyesi için Bağdat’ta düzenlenen cenaze töreninden (AFP)

Hamidavi hakkındaki gizemli tabloya rağmen, birçok çevrede ‘İran’ın Irak’taki gizemli adamı’ olarak nitelendiriliyor. Yıllardır yürüttüğü askeri faaliyetler de onu ABD’nin hedef listesine sokmuş durumda. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamidavi’yi Şubat 2020’de ‘özel olarak belirlenmiş küresel terörist’ (SDGT) olarak listeye aldı. Bu kararın, Washington tarafından 2009’dan bu yana terör örgütü olarak sınıflandırılan Ketaib Hizbullah’ın liderliğindeki rolü nedeniyle alındığı belirtiliyor.

Ketaib Hizbullah’ın sicili

Ketaib Hizbullah ve lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, 2019 yılında Irak’ta düzenlenen protesto hareketlerine katılan bazı gruplar tarafından, bazı aktivistlere yönelik cinayet ve suikastlara karışmakla suçlanıyor.

Örgütün, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ile Amerikan güçlerinin bulunduğu bölgeler ve askeri kamplara yönelik çok sayıda saldırının arkasında olduğu yönünde yaygın bir kanaat bulunuyor. Bazı Şii çevreler ise Ketaib Hizbullah’ı İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) talimatlarına bağlı hareket eden en güçlü Iraklı silahlı gruplardan biri olarak nitelendiriyor.

ABD Hazine Bakanlığı Kasım 2023’te Iraklı silahlı grupların bazı liderlerini hedef alan ek yaptırımlar uyguladı ve örgütün bir numaralı sorumlusu olarak görülen Hamidavi’ye yönelik kısıtlamaların sürdüğünü duyurdu.

Benzer bir adım Ocak 2024’te de atıldı. Bu kapsamda örgüt mensupları arasında yer alan kişiler yaptırım listesine alındı. Listede Hamidavi’nin kardeşi Ukad el-Hamidavi de yer aldı. Söz konusu kişilerin, örgüte lojistik destek sağlamak ve operasyonel faaliyetlerin yürütülmesini kolaylaştırmakla suçlandığı belirtildi.


Füze ve İHA Savaşları Gecesi, Irak'ta gerginliğin tırmanacağına işaret etti

Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
TT

Füze ve İHA Savaşları Gecesi, Irak'ta gerginliğin tırmanacağına işaret etti

Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Dün şafak vakti Bağdat'ta yaşanan “Füze ve İHA Savaşları Gecesi”, Irak'ın başkentini sarsan bir dizi saldırı ve karşılıklı hava saldırısının ardından, ABD ile İran yanlısı silahlı gruplar arasındaki çatışmada yeni bir tırmanışa işaret ediyor. Polis kaynaklarına göre gerginlik, Karrada Mahallesi’nde Hizbullah milislerinin alternatif karargahı olarak kullanılan bir evin hedef alınmasıyla başladı. Saldırı sonucunda ev yıkıldı, üç milis öldü, bir kişi de yaralandı.

Yaklaşık iki saat sonra, Bağdat'ın doğusundaki el-Belediyyat bölgesinde silahlı kişileri taşıyan bir araç hedef alındı. Saldırı sonucunda araçtaki üç kişi hayatını kaybetti. Bu olayın üstünden henüz bir saat geçmeden, Yeşil Bölge içindeki ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği roket ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırıya uğradı. Saldırılardan birinde kompleks içindeki bir iletişim sistemi hedef alındı.

Bir güvenlik kaynağı, kompleks içindeki ABD hava savunma sistemi ‘C-RAM’ın, hedefini isabetli bir şekilde vuran İHA’yı durduramadığını belirtti; güvenlik yetkilileri bu gelişmeyi dikkat çekici buldu. Basında yer alan haberlere göre saldırının ardından diplomatik kompleksin içinde yangın çıktı, ayrıca füzelerden biri elçilik içindeki helikopter pistini vurarak maddi hasara yol açtı. Yeşil Bölge çevresinde yaşayanlar, büyükelçiliğin son yıllarda maruz kaldığı bu en şiddetli saldırıda, birkaç güçlü patlamanın sesinin yakındaki konut binalarını sarstığını söyledi. Gözlemciler, saldırıların art arda gelmesinin Irak'ta güvenlik durumunun daha da tehlikeli bir aşamaya girdiğinin işareti olduğunu düşünüyor.


Lübnan ve İsrail doğrudan müzakerelere yaklaştı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Lübnan ve İsrail doğrudan müzakerelere yaklaştı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Lübnan ve İsrail dün ateşkes sağlamak amacıyla ilk tur doğrudan müzakerelerini gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştı, ancak düzenlemeler henüz kesinleşmedi. Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, bir toplantı yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını ancak tarih ve yerin henüz belirlenmediğini, Kıbrıs ve Fransa'nın görüşmelere ev sahipliği yapmayı teklif ettiğini söyledi. Kaynaklar ayrıca, Lübnan müzakere heyetinde Şii temsilci bulunmadığı göz önüne alındığında, Meclis Başkanı Nrbih Berri'nin toplantıya Şii bir temsilci göndermeyi kabul edip etmeyeceğinin de belirsiz olduğunu ifade etti.

Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, müzakereler ve Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın girişimiyle ilgili olumlu bir yanıtın iki temel koşulun yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirtti: "Birincisi, ateşkes, ikincisi yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü" diyerek daha fazla ayrıntıya girmenin "erken" olduğunu belirterek kaçındı.

Bu arada, BM Genel Sekreteri António Guterres dün Beyrut'ta yaptığı açıklamada, Hizbullah ile İsrail arasındaki Lübnan savaşını sona erdirmek için "diplomatik kanalların" mevcut olduğunu söylerken, aynı zamanda uluslararası toplumu Lübnan devletini destekleme çabalarını ikiye katlamaya çağırdı.