Ukrayna'nın tahıl ihracatı yarın yapılacak Avrupa zirvesinin önceliklerinden biri olacak

Mayınlarla dolu Karadeniz’den geçen yük gemilerine deniz eskortu düzenlenmesi planlanıyor

Avrupa Komisyonu'nun zirve için hazırladığı taslaktan, AB’nin Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı için Ukrayna'dan (Odessa Limanı) çıkan yük gemilerine Rusya Donanması’na ait savaş gemileri ve denizaltıları tarafından izlenen mayınlarla dolu Karadeniz’den geçişleri sırasında bir deniz eskortu düzenlenmesi dahil mümkün olan tüm kaynakları seferber etmeye hazır olduğu açıkça görülüyor (Reuters)
Avrupa Komisyonu'nun zirve için hazırladığı taslaktan, AB’nin Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı için Ukrayna'dan (Odessa Limanı) çıkan yük gemilerine Rusya Donanması’na ait savaş gemileri ve denizaltıları tarafından izlenen mayınlarla dolu Karadeniz’den geçişleri sırasında bir deniz eskortu düzenlenmesi dahil mümkün olan tüm kaynakları seferber etmeye hazır olduğu açıkça görülüyor (Reuters)
TT

Ukrayna'nın tahıl ihracatı yarın yapılacak Avrupa zirvesinin önceliklerinden biri olacak

Avrupa Komisyonu'nun zirve için hazırladığı taslaktan, AB’nin Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı için Ukrayna'dan (Odessa Limanı) çıkan yük gemilerine Rusya Donanması’na ait savaş gemileri ve denizaltıları tarafından izlenen mayınlarla dolu Karadeniz’den geçişleri sırasında bir deniz eskortu düzenlenmesi dahil mümkün olan tüm kaynakları seferber etmeye hazır olduğu açıkça görülüyor (Reuters)
Avrupa Komisyonu'nun zirve için hazırladığı taslaktan, AB’nin Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı için Ukrayna'dan (Odessa Limanı) çıkan yük gemilerine Rusya Donanması’na ait savaş gemileri ve denizaltıları tarafından izlenen mayınlarla dolu Karadeniz’den geçişleri sırasında bir deniz eskortu düzenlenmesi dahil mümkün olan tüm kaynakları seferber etmeye hazır olduğu açıkça görülüyor (Reuters)

Avrupa'nın Rusya'ya peş peşe uyguladığı yaptırımlar dalgasından ve Macaristan'ın yeni yaptırımlar paketine Rusya’nın petrol ihracatına ambargo uygulanmasının da dahil edilmesini sert bir şekilde reddetmeye devam etmesi nedeniyle altıncı yaptırım paketinin çıkmaza girerken Avrupa kamuoyunda Ukrayna'ya daha ağır ve ölümcül silahlar sağlanmasına karşı muhalefet çemberi de genişledi. Buna karşın Avrupa Birliği (AB) şu an Ukrayna’daki silolarda ve limanlarda aylardır depolanmış haldeki tahılların ihracatının askıya alınmasının neden olduğu ve bazı Afrika ülkelerinde kıtlık ve Avrupa'ya toplu göçü tehdit eden sinyaller görülmeye başlanan gıda krizinin şiddetlenmesini önlemeye odaklanmış durumda.
Yarın Brüksel'de başlayacak olan Avrupa zirvesinin ilk gün çalışmalarının, Ukrayna’daki tahılların sevkiyatı ve bu sevkiyatın gıda sepetinin yüksek bir yüzdesini oluşturduğu ülkelere ulaştırılması çabalarına odaklanacağı kesinleşti.
Zirve için Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve Şarku'l Avsat'ın bir kopyasına ulaştığı taslakta AB’nin Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı için Ukrayna'dan (Odessa Limanı) çıkan yük gemilerine Rusya Donanması’na ait savaş gemileri ve denizaltıları tarafından izlenen mayınlarla dolu Karadeniz’den geçişleri sırasında bir deniz eskortunun eşlik etmesi dahil tüm olası kaynakları seferber etmeye hazır olduğu açıkça görülüyor. Avrupa Konseyi'nin zirve için hazırladığı raporda “Ukrayna topraklarında üç aydır sevkiyatı askıya alınmış halde bekleyen binlerce ton buğday, mısır ve yulafın bir an önce ihtiyacı olan ülkelere gönderilmesi için her türlü çaba gösterilmelidir” denildi. Raporda, Rusya Ukrayna'daki tarımsal üretimi kasıtlı olarak yok etmesi ve yasadışı bir şekilde el koyması nedeniyle şiddetle kınanırken Ukrayna limanlarına yönelik ablukanın kaldırılması ve özellikle Odessa Limanı’ndan gıda ihracatına izin verilmesi çağrısında bulunuldu.
Avrupa’nın Ukrayna’dan tahılları Polonya üzerinden demiryolu aracılığıyla ve nehir taşımacılığı yoluyla Romanya'daki Köstence Limanı’na taşıma çabalarının başarısız olmasının ardından AB şimdi, söz konusu tahılları savaş başlayana kadar Ukrayna’dan tahıl sevkiyatının başlıca istasyonu olan Odessa Limanı’ndan çıkarmak için Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) çerçevesinde Rusya Karadeniz Filosu ile doğrudan karşı karşıya gelme olasılığından ötürü böyle bir görevin taşıdığı büyük tehlikeye rağmen bir deniz misyonu oluşturma çalışmalarına başladı. AB, gıda krizinin şiddetlenmesinin ve bunun sonucunda ortaya çıkan insani krizin, en az Rusya ordusuyla doğrudan çatışma olasılığı kadar tehlikeli olduğunu düşünüyor.
İtalya Başbakanı Mario Draghi, son iki gün içerisinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Ukrayna limanlarının mayınlardan temizlenmesine ve Rus mevkidaşına söylediği şekliyle ‘büyük bir gıda krizini ve korkunç bir insan felaketini önlemek için’ tahılın çıkarılmasına izin verecek bir anlaşmaya varmak için telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Avrupa Komisyonu verilerine göre Tunus buğday ihtiyacının yüzde 52'sini Ukrayna'dan ithal ederken, Libya yüzde 44, Mısır yüzde 26 ve 1,7 milyar insanın yaşadığı Pakistan ve Hindistan buğday ihtiyacının yüzde 50’sini Ukrayna’dan karşılıyor. Avrupalılar, buğdayın önümüzdeki birkaç ay içinde bahsi geçen ülkelere ulaşamaması durumunda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir kıtlığa ve er ya da geç Avrupa'ya göç dalgalarını tetikleyecek ekonomik ve sosyal bir krize yol açmasından korkuyor. Uluslararası Hububat Konseyi’ne (IGC) göre savaştan önce Ukrayna 19 milyon ton buğday ve 24 milyon ton mısır ihraç ediyordu. Bu ihracatın durdurulması dünya pazarında büyük bir aksamaya neden olurken küresel gıda güvenliğini tehdit eden bir şekilde tahıl fiyatlarında hiç görülmemiş bir artışa yol açtı.
Öte yandan yarın Avrupa zirvesinde AGSP dosyasının yeniden açılmasını sağlayacak bir öneri sunulması bekleniyor. AB’nin şu an yurtdışında 18 askeri misyonu olduğu biliniyor. Bu misyonlardan bazıları, Akdeniz'de Libya'ya silah ambargosunun uygulanmasını izlerken bazıları Somali kıyılarındaki korsanlık faaliyetleri ile mücadele için Hint Okyanusu'nda konuşlu.
Ancak Avrupalı ​​uzmanlar, AB’nin Karadeniz'de bir deniz misyonu başlatmasının şu an Avrupa güçleri için büyük bir risk oluşturduğunu düşünüyorlar.
Böyle bir misyonun önündeki ilk engel, savaş gemilerinin Karadeniz’e girişlerinin 1936 yılında imzalanan ve Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin gemilerin buraya açılan boğazlara geçişinin anahtarını Türkiye'ye veren Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne tabi olması nedeniyle AB ülkelerinin savaş gemilerinin Karadeniz'i geçerek Odessa'ya ulaşmalarına izin verilmesiyle ilgili diplomatik nitelikteki bir engeldir. Burada Türkiye’nin, Rusya'yı Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşa bir son vermeye çağıran Birleşmiş Milletler (BM) kararları lehinde oy kullanan, ancak Avrupa ülkeleri ve ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara katılmayı reddeden tek NATO ülkesi olduğu belirtilmeli. Türkiye ayrıca Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyelik başvurusunun onaylanması için öne sürdüğü şartlardan da halen geri adım atmadı. Ancak Avrupalı ​​kaynaklar, Türkiye'nin özellikle milyonlarca insanın hayatını kurtarmayı amaçlayan insani bir misyon olduğundan Avrupa ülkelerinin savaş gemilerinin Karadeniz'i geçmesine izin vermekten çekinmeyeceğini vurguluyorlar.
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Cuma günü Avrupalı ​​liderlere hitaben “Rusya’nın saldırganlığı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir küresel gıda felaketine yol açacaktır” dedi. Avrupalı ​​yetkililer haftalardır Rusya Devlet Başkanı Putin'i gıda ürünlerini Ukrayna'ya karşı savaşta bir silah olarak kullanmakla ve Ukrayna'nın tahıl silolarını ve tarımsal altyapısını hedef almakla suçluyorlar.
Afrika Birliği (AfB) Dönem Başkanlığını yürüten Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall’ın yarın Avrupa zirvesine katılmasının ve Avrupalıların Moskova'nın iddia ettiği gibi Afrika ülkelerine tahıl sevkiyatının yapılamamasının Rusya'ya uygulanan yaptırımların bir sonucu değil, daha ziyade Rusya'nın Ukrayna limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle olduğunu vurgulamalarının planlanması Avrupalıların üçüncü dünya ülkelerinde, özellikle Afrika ülkelerinde kötüleşen gıda krizi konusundaki endişelerinin kanıtı olarak görüldü.
Öte yandan AB, Rusya'ya karşı altıncı yaptırım paketiyle ilgili çıkmazı sona erdirmek için son dakika çabalarını sürdürüyor. AB, ABD’den Macaristan Başbakanı Viktor Orban'a, Avrupa'nın Moskova'ya karşı yürüttüğü ekonomik savaşın sonu olmasından çekindiği bir gerileme olasılığıyla tehdit ederek, bir ayı aşkın bir süredir yaptırım paketinin onaylanmasını engelleyen itirazını geri çekmesi için baskı yapmasını istedi.
AB Enerji Komiseri Kadri Simson da daha önce ABD’den, Macaristan'ın petrol ihtiyaçlarını karşılayacağına dair bir taahhütte bulunması karşılığında Orban'ı geri adım atmaya ikna etmesi için arabuluculuk yapmasını istemişti. Macaristan Başbakanı Orban’ın, Rusya’nın petrol ihracatına yasak getirilmesini kabul etmesi halinde petrol ihracatı yasağı yeni yaptırım paketine dahil edilecek.
Avrupa Komisyonu’nun son günlerde Macaristan’a petrol alımı için bir an önce ortak bir Avrupa projesi başlatılması ve Macaristan için geçiş süresinin dört yıla çıkarılması gibi daha fazla tazminat ödemeye ve teşvikte bulunmaya hazır olduğunu ifade etmesine rağmen gözlemciler, AB’nin önümüzdeki Salı akşamı yapılacak zirvede, Rusya'nın petrol ve doğalgaz ihracatına yönelik yasağın önemli bir yer kapladığı altıncı yaptırım paketi üzerinde bir anlaşmaya ulaşılamayacağını düşünüyorlar.
 



Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Zelenskiy, Cidde’de gerçekleştirdikleri görüşmede başta Ortadoğu’daki gelişmeler ve Ukrayna krizi olmak üzere güncel bölgesel ve küresel meseleleri ele aldı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ikili ilişkiler, iş birliği alanları ve bu alanların geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantıyı “son derece verimli” olarak nitelendirdi. X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ülkesinin Suudi Arabistan ile güvenlik, enerji ve gıda alanlarında bir anlaşma üzerinde çalıştığını belirtti.

dfvbfd
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy arasında Cuma günü Cidde'de gerçekleşen görüşmeden bir kare (SPA)

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Musad el-Ayban katıldı.

Ukrayna heyetinde ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ve Genelkurmay Başkanı Andriy Hnatov yer aldı.

frgtnytn
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, cuma günü Cidde’ye varışında (Mekke Bölgesi Emirliği)

Zelenskiy, cuma günü erken saatlerde Cidde’ye ulaşmış ve Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, iki ülkenin büyükelçileri ve yetkililer tarafından karşılanmıştı.

Öte yandan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Çekya Başbakanı Andrej Babiš’ten ikili ilişkilere dair yazılı bir mesaj aldı. Mesaj, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan tarafından, Cidde’de Çekya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Petr Fiala ile yapılan görüşme sırasında teslim alındı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.