Cezayir: Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor

Başkan adayları Murad Beyatur ve Osman Mazuz (Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi)
Başkan adayları Murad Beyatur ve Osman Mazuz (Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi)
TT

Cezayir: Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor

Başkan adayları Murad Beyatur ve Osman Mazuz (Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi)
Başkan adayları Murad Beyatur ve Osman Mazuz (Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi)

Cezayir’in en önemli laik muhalif partilerinden Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi, yeni başkanını seçmek için cuma ve cumartesi günleri 6’ncı Kongresi’ni düzenleyecek. Murad Beyatur ve Osman Mazuz, Parti Başkanı Muhsin Bel Abbas’tan görevi devralmak için aday oldu.
Başkanlığı süresince hükümete karşı katı bir politika izleyen Bel Abbas, bu politikası nedeniyle çok sayıda baskıyla karşılaştı, adli kovuşturma geçirdi ve parti kapatma tehditleri aldı.
Başkanlık koltuğu için yarışan Beyatur ve Mazuz, İslamcılara ve iktidara karşı radikal söylemleriyle biliniyor. Nitekim İslamcılar ve iktidar, Cezayir’in başkentinde ve Berberi dili konuşan kabilelerin olduğu eyaletlerde parti üyelerinin faaliyetlerini engelleme konusundaki çabalarını hiçbir zaman gizlemedi. Partinin hasımları ve özellikle hükümet yanlısı partiler, Bel Abbas’ın partisini ‘taşralı’ diye niteliyor. Zira partinin örgütlenmesi ülkenin sadece bir bölgesiyle sınırlı. Bu da partinin bazı kesimler tarafından ‘değersiz’ görülmesine neden oluyor. Fakat partinin ‘mücadelecileri’ ülke siyasetinden silinmeye yüz tutan birkaç muhalif partiden biri olmakla övünüyor ve iktidar ile İslamcıların politikalarını reddediyor.
10 yıldır parti başkanlığını yürüten Bel Abbas, basına yaptığı açıklamada yeni dönem için aday olmayacağını ilan etti. Bel Abbas “Değişim gerekli bir şey ve diğer tüm siyasi partiler bunu ilke edinmelidir. Ben siyasetten çekilmedim bir mücadeleci olarak kalacağım” dedi. Bel Abbas parti başkanlığı görevini parti kurucusu Said Sadi’den devraldı. Yerel basında daha önce Bel Abbas ve Sadi arasında gizli bir husumet olduğunu ifade eden haberler çıktı. Bu haberlerdeki iddialara göre iki isim arasındaki husumetin kaynağı, Bel Abbas’ın iktidar karşıtı İslamcıların kurduğu Barış Toplumu Hareketi ile ittifak kurmasıydı. Nitekim Sadi, İslamcılık akımına karşı düşmanlığıyla biliniyor.
Parti 1989’da iki ilke üzerine kuruldu: İktidara muhalefet ve İslamcılara muhalefet. Eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika iktidarının ilk dönemlerinde (1999) parti yönetimi hükümete katılmayı onayladı. Fakat 2001’deki Kara Bahar olaylarında göstericilere ateş açılmasını protesto eden parti hükümetten ayrıldı. Ancak partiden seçilen üç bakan görevden ayrılmayı reddetti. Bu bakanlardan biri olan Hamid Lunavsi Cumhurbaşkanı Abdulmecid tarafından sivil toplum kuruluşları (STK) işlerinden sorumlu Cumhurbaşkanı Danışmanı olarak atandı. Diğer iki eski bakan Halide Tumi yolsuzluk suçlamasıyla şu an hapisteyken, Amare bin Yunus da yolsuzluk suçlamasıyla girdiği hapisten birkaç ay önce çıktı.
Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi’nin enformasyon işleri sorumlusu 51 yaşındaki Osman Mazuz parti başkanlığı yarışında şansı yüksek aday olarak gösteriliyor. Ülkenin doğusunda kabilelerin yaşadığı bölgelerden biri olan Becaye eyaletinin eski milletvekili Mazuz, Facebook hesabında yaptığı paylaşımda, “Uygulayacağım eylem planı, Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi’nin 1989 yılında kuruluşundan bu yana savunduğu ilkelerin bir yansıması olacak. Parti ailesini bir araya getirmeyi planlıyorum” ifadesini kullandı. Mazuz ‘parti ailesi’ ifadesi ile çeşitli sebeplerle partiden ayrılan ilk parti kadrolarını kastediyor.
Mazuz halk hareketi protestolarına yoğun katılımı sebebiyle son iki yıldır yargıyla uğraşıyor. Bel Abbas ise başkentin güneyinde kendi evinin inşaatında çalışan yabancı ülke vatandaşı bir işçinin ölümünden dolayı son bir yıldır yargı denetimi altında. Ayrıca Savcılık partinin birçok üyesi ve belediye meclislerindeki temsilcileri hakkında siyasi faaliyetleri sebebiyle soruşturmalar yürütüyor. Savcılık söz konusu faaliyetleri “protestolara teşvik”, “devletin sembollerini karalama” ve “ulusal birliğe zarar” verme olarak nitelendiriyor.
10 yıl önce parti saflarına katılan 30’lu yaşlarındaki Murad Beyatur ise partinin bağımsız kararlar alma süreçlerini güçlendirme, parti işlerini istişare doğrultusunda yürütme ve sosyal demokrasi modelini benimseme taahhüdünde bulundu. Partiyi ülkede birinci siyasi güç yapmayı arzuladığını söyleyen Beyatur, kongredeki seçimi kazanması halinde uygulayacağı sosyal demokrasi modelinin “din ve siyasetin birbirinden ayrılması, yurttaşlık, çoğulculuk, adalet, özgürlük ve insan hakları ilkelerini hayata geçireceğini ve mevcut Medeni Kanunu’nun iptali ile Cezayirli erkeklerle kadınların kanun önünde eşit olmasını sağlayacağını” söyledi.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.