Libyalılar, Sirenayka’nın Trablus ve Fizan’dan ayrılmasını talep ediyor

Ulusal Birlik Hükümeti’nin ülkenin zenginliği ele geçirmesi protesto ediliyor.

Libyalılar bir süre nce, Trablus’un merkezindeki Şehitler Meydanı’nda 17 Şubat Devrimi’ni kutladı. (AP)
Libyalılar bir süre nce, Trablus’un merkezindeki Şehitler Meydanı’nda 17 Şubat Devrimi’ni kutladı. (AP)
TT

Libyalılar, Sirenayka’nın Trablus ve Fizan’dan ayrılmasını talep ediyor

Libyalılar bir süre nce, Trablus’un merkezindeki Şehitler Meydanı’nda 17 Şubat Devrimi’ni kutladı. (AP)
Libyalılar bir süre nce, Trablus’un merkezindeki Şehitler Meydanı’nda 17 Şubat Devrimi’ni kutladı. (AP)

Lİbya halkı, ülkede tanık olunan siyasi bölünmenin ağırlığı altında yaşamaya devam ederken Birleşmiş Milletler’e, ‘Ulusal Birlik Hükümeti’nin ülkenin zenginliğini ele geçirmesi’ nedeniyle Sirenayka bölgesinin (doğu) Trablus ve Fizan bölgelerinden ayrılması için çalışılması çağrısında bulundu. Ancak bu ayrılma çağrısı, Libya için yeni değil. Zira 2011 yılından, yani eski Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesini takip eden dönemden bu yana, ‘boşa harcanan maki kaynakların dağılımında bir denge sağlamak’ için ya da ‘hem güç hem de mali kaynakların ele geçirilmesine’ karşı belirli bir akımların lehine siyasi baskı niyetiyle gündeme geliyor.
İdris El-Mehdi El-Senussi liderliğinde, 1 Haziran 1949’da  İtalyan kuvvetlerinin tahliye edilmesinden sonra kutlanmaya başlayan Sirenayka Bağımsızlık Günü münasebetiyle önceki gün şeyhler ve gençler Libya’nın doğusundaki el-Abyar belediyesinde bir araya geldi. Bölgenin ülkenin batısında ve güneyindeki Trablus ve Fizan’dan ayrılmasına yönelik taleplerini yinelediler.
Ülke, Libya adı altında birleşmeden önce Sirenayka’ya ek olarak Trablus ve Fizan olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştı.
El-Abyar belediyesindeki Panorama Salonu’nda ‘Sirenayka ve bugün ve geleceğin zorlukları’ başlığı altında düzenlenen etkinlikte, ekonomik ve anayasal sorunların yanı sıra diğer iki bölgeden nasıl ayrılacağı da tartışıldı. El-Abyar belediyesinin ileri gelenleri ve şeyhlerinden birinin okuduğu açıklamada, Birleşmiş Milletler’e ‘Barkavi halkının kendi kaderini tayin ve Trablus ve Fizan bölgelerinden ayrılma hakkının’ yerine getirilmesi için çağrıda bulunuldu. Libyalı siyasetçiler bu adımı, ‘ülkenin birliğinin parçalanması ve küçük devletlere bölünmesi’ olarak değerlendirerek reddettiler.
Söz konusu taleplerden önce Sirenayka’nın ayrılmasına ve mali kaynakların üç bölge arasında yeniden dağıtılmasına dayanan birçok çağrı yapılmıştı. Bunlar arasında, Sirenayka bölgesi Geçiş Konseyi olarak adlandırılan kurumun Başkanı Ahmed ez-Zübeyir es-Senussi’nin, Haziran 2013’ün başlarında, işlerini kendi kendini yönetmesi için ‘Libya devleti çerçevesinde federal bir bölge’ olmasına yönelik talebi de yar alıyor. Aynı yıl 24 Ekim’de, bu akımın üyeleri bir yerel yönetim kurdular. Yerel yönetim Bingazi, Ecdebiye, Tobruk ve Cebel el-Ahtar olmak üzere dört idari valiliğe ayırdıkları bölgelerin işlerini yürütmek için 24 görevden oluşuyordu. Bu adımları, 1951’de bağımsızlığından sonra onaylanan Libya Krallığı Anayasası’na dayanıyordu.
Senussi’nin çağrısından bu yana durum yerinde saymış olmasına rağmen bölgenin önde gelenleri ve şeyhleri ayrılık çağrısını yinelediler. Temsilciler Meclisi ve Muhammed el-Minfi liderliğindeki Başkanlık Konseyi’nin yaklaşımlarını desteklemelerini istediler ve bunun Arap Barkavi halkının fedakarlıklarını destekleme olarak gördüklerini belirttiler.
Libyalı siyasi analist Abdulazim el-Beşti, Libya’nın eski bölgelerine dönüş çağrısı yapan, ‘garip ve çirkin bir ses’ olarak nitelendirdiği seslerdeki artış olduğunu gözlemledi. Beşti konuyla ilgili şunları söyledi:
“Bu çok üzücü. Dünyanın birliğe doğru ilerlediğine şahit olduğumuz bir dönemde, ülkemizde bölünmeden bahsedenleri görüyorum.”
Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler ise Libya’da cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin hızlandırılmasının ‘bu çağrıları engelleyeceği’ ve ülkenin birliğini ve bütünlüğünü koruyacağı görüşünde.  
Federal hükümet sistemine bağlı olanlar açıklamasında ‘Üç tarihi bölge, atlanamaz veya göz ardı edilemez coğrafi ve tarihsel bir gerçeklik. Ancak tek bir bölge içindeki eyaletler, bölgeler veya illerin uzlaşması açık bir seçenektir’ ifadelerini kullandı. Söz konusu kişiler, Libya krizinin çözümünün, değiştirilmemiş bağımsızlık anayasasına dönmek olabileceğini, zenginlik ve kaynakların adil bir şekilde paylaşılmasının, nüfus, alan ve zenginlik kriterlerine tabi olmadıkça adil olmayacağını belirtiyor.
Beşti son olarak şunları söyledi:
“Talep ettiğimiz ve ihtiyacımız olan şey, tam yetkilere sahip merkezi olmayan bir sistemdir. Federal veya konfederal bir sisteme tamamen karşıyız.”
Ülkenin üzerine gölge düşüren bir hale gelen siyaset sahnenin karmaşıklığı, daha fazla bölünmeye yol açabilecek farklı senaryolara kapı açıyor. Libya’da fiilen iki hükümet bulunuyor. Bunlardan ilki Abdulhamid Dibeybe liderliğinde Trablus’tan faaliyet gösteriyor. Diğeri ise çalışmalarını Fethi Başağa liderliğinde, ülkenin merkezindeki Sirte’den yürütüyor.



Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnanlı üst düzey bir resmi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 10 gün önce bir ateşkes önerisinde bulunduğunu ve bu önerinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a iletildiğini açıkladı. Ancak Hizbullah'ın iletişim kanallarını kapatması ve ardından ‘El-Asf el-Me'kul’ (Yutan Fırtına) adını verdiği askeri operasyonunu başlatması, bu girişimi boşa çıkardı. İsrail, buna karşılık saldırılarını daha da sertleştirdi.

Ateşkes sağlama yönündeki siyasi çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Lübnan hükümetinin Ramazan Bayramı'nda bir ‘insani ateşkes’ talebinde bulunmaktan başka bir seçeneği kalmadı. İsrail, ateş altında müzakereleri dayatmak için ‘karadan baskıyı’ derinleştirmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Avn, ‘Lübnan ulusal yelpazesini’ temsil eden 4 kişilik müzakere heyetini oluşturmaya çalışıyor. Ancak buna paralel olarak Tel Aviv, Macron ve Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert aracılığıyla Lübnan'a mesajlar göndermeye devam ediyor. Bu mesajlarda temel bir soru olan ‘Eğer çatışmayı durdurursak, Hizbullah roket atışlarını durduracak mı?’ sorusu yer alıyor.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Netanyahu tarafından Lübnan ile müzakereleri yürütmek üzere görevlendirilen Ron Dermer'in “Lübnan ile bir anlaşma mümkün, çünkü meseleler o kadar da karmaşık değil” dediğini aktardı. İsrail'in ‘Lübnan'da herhangi bir toprak talebinde bulunmak istemediğini’ vurgulayan Dermer, “Lübnan'ı işgal etmek veya saldırmak istemiyoruz, ancak Hizbullah'ın kuzey sınırımızda doğrudan faaliyet göstermesine izin vermeyeceğiz” diye ekledi.


İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 24 kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
TT

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 24 kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, bu sabaha karşı İsrail tarafından önceden herhangi bir uyarı yapılmaksızın Lübnan'ın başkenti Beyrut'un orta kesimlerine düzenlenen saldırılarda en az altı kişinin öldüğünü, 24 kişinin yaralandığını açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Düşman İsrail, iki hava saldırısı düzenledi. İlk bilançoya göre saldırılar, altı vatandaşın şehit olmasına ve 24 kişinin yaralanmasına yol açtı. Ayrıca olay yerinden ceset parçaları çıkarıldı” denildi.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un orta kesimlerindeki bir yerleşim bölgesini hava saldırılarıyla hedef alırken, Beyrut'un güney banliyölerine yönelik saldırılar da devam etti.

Yerel basında yer alan haberlere göre hükümet binası ve bazı elçiliklerin yakınlarında bulunan ve yoğun nüfuslu Zukak el-Blat bölgesi hedef alındı. Bu saldırı, İsrail ordusunun Hizbullah'a bağlı Karz-ı Hasen adlı finans kurumunu hedef aldığını söylediği aynı mahalleye yönelik saldırıdan birkaç gün sonra gerçekleşti.

İsrail, bir diğer saldırıda, 2024 yılında Hizbullah ile arasında yaşanan önceki savaşta da saldırdığı el-Basta yerleşim bölgesini hedef aldı.

Lübnan’ın güneye verilen tahliye emirleri

İsrail ordusu bu sabah, Lübnan'ın güneyindeki Sayda ilçesine bağlı el-Akbiye köyündeki bir binanın tahliye edilmesi yönünde bir uyarı yayınladı. Bu uyarıdan birkaç saat önce, güneydeki sahil kenti Sur'un tahliye edilmesi uyarısı yapılmıştı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee dün gece, sosyal medya üzerinden yayınladığı ‘acil’ kodlu uyarıda, ‘Sur şehri sakinlerinden, mülteci kamplarında ve çevresindeki mahallelerde yaşayanların evlerini derhal tahliye etmelerini’ istedi. Adraee, tahliye edilmesi gereken bölgelerin isimlerini belirterek, ayrılma noktalarını ve yolları da açıklandı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre Sur İlçesi Belediyeler Birliği Afet Yönetimi Birimi Medya Koordinatörü Bilal Kaşmar, İsrail ordusunun verdiği tahliye emrinin ardından Sur şehri ve çevresinde büyük bir kaos yaşandığını, insanların panik içinde, trafik sıkışıklığı ve uyarı amaçlı havaya ateş açılması gibi olayların yaşandığı bir ortamda aceleyle bölgeden ayrılmaya çalıştıklarını söyledi. Kaşmar, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki geniş alanların tahliye edilmesi yönünde daha önce uyarılar yayınlamasına rağmen, birçok ailenin, aralarında bazı Filistin mülteci kamplarının da bulunduğu bölgede kaldıklarını belirtti.

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sınırdan 40 kilometreden fazla derinliğe uzanan geniş bölgelerdeki sakinlere yeniden tahliye uyarısında bulundu. Bu uyarılar, İsrail ordusunun son günlerde ‘ön savunma hattının kapsamını genişletmek amacıyla Lübnan'ın güneyindeki önemli mevzileri hedef alan sınırlı bir kara operasyonu’ başlattığını açıklamasının ardından yapıldı.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA dün, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine ve güneyindeki çeşitli noktalara saldırılar düzenlediğini bildirdi. Saldırılarda Nebatiye ilçesine bağlı Cebşit beldesinde dört Suriyeli mülteci ve ülkenin doğusundaki Baalbek kentinde dört kişinin öldüğü belirtildi.

Hizbullah'ın 2 Mart'ta, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney’in İsrail ve ABD tarafından İran'a düzenlenen saldırılarda öldürülmesine misilleme olarak İsrail'e roketler ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırmasıyla savaş Lübnan'a sıçradı.

İsrail, Beyrut'un güney banliyölerine, başkentin orta kesimlerindeki bazı bölgelere, Lübnan'ın güney ve doğusuna yoğun hava saldırıları düzenledi. İsrail ordusundan birlikler, Lübnan’ın güneydeki bazı bölgelere girdi.

Lübnanlı yetkililer tarafından 3 Mart'ta savaşın başlamasından bu yana yapılan açıklamaya göre İsrail saldırıları sonucunda 111'i çocuk olmak üzere 912 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi mülteci kayıtlarına adını yazdırdı. Bunların 130 binden fazlası 600'den fazla toplu barınma merkezinde kalıyor.


Suriye güvenlik güçlerine yeni katılan 2 bin personel, ‘yenilenmiş bir görünümle’ mezun oldu

Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Suriye güvenlik güçlerine yeni katılan 2 bin personel, ‘yenilenmiş bir görünümle’ mezun oldu

Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı pazartesi günü başkent Şam’daki merkezinde düzenlenen törenle, eğitim programlarını tamamlayan ve gerekli uygulamalı deneyimi kazanan 2 bin yeni personelin mezuniyetini kutladı. Tören, 15 yıl önce başlayan Suriye devriminin yıl dönümüyle eş zamanlı gerçekleştirildi.

Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab X platformunda yaptığı paylaşımda, “Mübarek devrimimizin yıl dönümü vesilesiyle, yoğun eğitimden geçen ve modern üniformalarla donatılan İçişleri Bakanlığı’nın yeni personel grubunu bugün mezun ettik. Bu adım, bakanlığımızı geliştirme ve güvenlik tehditlerine karşı hazırlığını artırma konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

htrhjyt
Suriye İçişleri Bakanı ve bakanlık yetkilileri, pazartesi günü Şam’daki bakanlık merkezinde düzenlenen mezuniyet törenini izledi. (SANA)

Hattab, açıklamasında ayrıca, “Yeni üniformalardan modern ekipmanlara, uzmanlaşmış ve yoğun eğitim programlarına kadar tüm alanlarda yenileme ve geliştirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, ülkemize layık ve görevlerini yüksek verimlilikle yerine getirebilecek en nitelikli personeli yetiştirmek” dedi.

Öte yandan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, Suriye resmi haber ajansı SANA’ya yaptığı açıklamada, “Suriye devriminin yıl dönümüne denk gelen bugün de, uzun süreli eğitimlerini tamamlayan ve hem teorik hem de uygulamalı güvenlik deneyimi kazanan 2 bin personel mezun oldu” bilgisini paylaştı.

El-Baba, mezun olan personelin sahip oldukları güvenlik tecrübesiyle Suriye toplumuna katkı sağlayacağını ve bunun toplum güvenliğinin güçlendirilmesine yardımcı olacağını belirtti.

ewewf
Pazartesi günü Şam’daki bakanlık merkezinde 2 bin personel için mezuniyet töreni düzenlendi. (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Ayrıca el-Baba, İçişleri Bakanlığı personeli için güncellenen görsel kimlik kapsamında farklı yeni resmi üniforma seçeneklerinin benimsendiğini ve bunların çeşitli birimlerde uygulanacağını açıkladı. Bakanlığın, ülkesine hizmet etmek isteyen Suriyeli gençleri bünyesine katarak insan kaynağını güçlendirmeye devam ettiği de vurgulandı.

Mezuniyet töreninde, özel görev birimlerine ait personel için güncellenen resmi üniforma da tanıtıldı. Söz konusu üniforma, hassas ve özel görevlerin gerekliliklerine uygun şekilde özel olarak tasarlandı.

Yeni tasarım, profesyonellik ile hareket kabiliyetini bir araya getirerek personelin acil durumlara müdahale kapasitesini artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda bakanlığın güncellenmiş görsel kimliğini yansıtan üniforma, hızlı müdahale ve güvenliğin sağlanması görevlerinin yüksek verimlilikle yerine getirilmesine imkân tanıyor.

Bu güncellemenin, daha önce polis araçları için başlatılan görsel kimlik yenileme çalışmalarının devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Söz konusu adım, bakanlık bünyesindeki birimlerin çeşitli polislik ve güvenlik alanlarında eğitim ve hazırlık süreçlerini tamamlamalarının ardından atıldı.

Mezun olan birimler arasında özel görevler, yol güvenliği, genel polis, trafik polisi ve turizm polisi gibi alanlar yer aldı. Bu çeşitlilik, personelin profesyonel düzeyini ve kamu güvenliğini sağlama, istikrarı güçlendirme ve vatandaşlara hizmet etme konusundaki hazırlığını ortaya koyuyor.

İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın, Şam kırsalındaki Tel beldesinde kadın polis enstitüsünün açılışını gerçekleştirdiği de hatırlatıldı. Bu adımın, kadınların polislik ve güvenlik alanındaki rolünü güçlendirmeyi ve farklı uzmanlık alanlarına katılımını artırmayı amaçladığı ifade edildi.

Bakan Hattab, cumartesi günü yaptığı açılış konuşmasında, enstitünün hazırlanması ve eğitim müfredatının oluşturulmasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü, bu süreçte uzman bir ekibin modern bir eğitim ortamı sağlamak için yoğun çaba harcadığını belirtti.

Hattab ayrıca, bakanlığın ‘özgürleşmenin ardından ilk günden itibaren’ kadınların güvenlik, polislik ve toplumsal hizmet alanlarına katılımını artırmayı hedeflediğini ve bunun toplumsal değerler ve mesleki standartlarla uyumlu bir şekilde yürütüleceğini vurguladı.