Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güney sınırlarımızdaki güvenlik hattımızın eksiklerini yeni harekatlarla tamamlayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güney sınırlarımızdaki güvenlik hattımızın eksiklerini yeni harekatlarla tamamlayacak çalışmaları titizlikle yürütüyoruz." dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güney sınırlarımızdaki güvenlik hattımızın eksiklerini yeni harekatlarla tamamlayacağız

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son dönemde devlet hastanelerindeki sağlık hizmetleri konusunda muayene randevularındaki gecikmeler başta olmak üzere, sistemdeki kimi aksaklıklar ile ilgili şikayetler gelmeye başladı. Salgının bitmesiyle bu sorunları hemen gündemimize aldık, süratle çözümünü sağlayacak adımları atıyoruz." dedi.
Erdoğan, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki bir otelde düzenlenen AK Parti 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, bugün ve yarın gerçekleştirecekleri çalışma oturumlarında, meclis faaliyetlerinden güvenlik ve dış politikaya, ekonomiden tarım ve enerjiye kadar pek çok başlığı sunumlar, soru ve cevaplarla ele alacaklarını söyledi.
Toplantının, AK Parti, Türkiye ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, "Biliyorsunuz, en son İstişare ve Değerlendirme Toplantımızı 2019 Ekim'inde yapmıştık. Salgın döneminde toplantılarımıza mecburen ara verdik, hamdolsun ülke ve millet olarak bu sıkıntılı süreci en az kayıpla geride bıraktık." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 teşhisi ile hayatını kaybeden yaklaşık 99 bin vatandaşa Allah'tan rahmet diledi, hastalığı geçirenlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Türkiye'nin Kovid-19 salgını ile mücadelesine ilişkin Erdoğan, "Bu zorlu süreçte sergilediği dirayetli duruş, ülkemize 20 yılda kazandırdığımız hizmet ve eserlerin önemini bir kez daha göstermiştir. Ülkemizin son 20 yıldaki kazanımları her alanda hayatımızın ayrılmaz birer parçası haline geldiği için çoğunun altında kendi imzamızın olduğunu dahi unutmaya başladık. Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür derler. Bunun için ülkemize kazandırdığımız eserleri, milletimize verdiğimiz hizmetleri her fırsatta hatırlamalı ve hatırlatmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, millete verilen hizmetlerin her fırsatta hatırlanması ve hatırlatılması gerektiğini belirterek "İktidara gelirken milletimize 'Ülkemizi 4 temel unsur üzerinde yükselteceğiz.' dedik. Bunlar eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temelleri. Bunun içinde her zaman eserlerimizi ve hizmetlerimizi anlatmaya bu sırayla başlıyoruz." dedi.
Son 20 yılda Türkiye'ye kazandırdıkları asırlık eser ve hizmetlerin kısa bir özetini paylaşacağını vurgulayan Erdoğan, "Geçtiğimiz 20 yılda eğitimde yükseköğretim dahil toplam eğitim bütçemizi yılda 10,3 milyar liradan 274,3 milyar liraya çıkardık. Derslik sayımızı 343 binden 611 bine yükselttik. Hükümete geldiğimizde 526 bin öğretmen varken biz bugüne kadar toplam 730 bin yeni öğretmen ataması yaptık. Öğrencilerimize 2003 yılından beri toplam 4 milyar adet ders kitabını her eğitim-öğretim yılı başında masalarında olacak şekilde ücretsiz olarak verdik. Artık ders kitapları ile birlikte yardımcı kaynakları da öğrencilerimize ücretsiz dağıtmaya başlıyoruz." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Maarif Vakfı vasıtasıyla 49 ülkede 406 okul, 1 yükseköğretim kurumu, 21 eğitim merkezi ve 44 yurt ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürdüklerini anımsatarak şunları söyledi:
"İktidarı devraldığımızda 76 olan üniversite sayımız, bugün 208'e ve 81 vilayetimizin tamamında 70 bin olan akademik personel sayımız 185 bine, 1,5 milyon olan üniversite öğrencisi sayımız bunun altını özellikle çiziyorum 8,3 milyona çıktı. Sağlıkta farklı kurumlara bağlı hastaneleri birleştirerek sağlık sigortasını neredeyse nüfusumuzun tamamını kapsayacak şekilde genişleterek tarihi bir reforma imza attık. Bunun yanında hastane yatak sayımızı 164 binden 258 bine, nitelikli yatak sayımızı 19 binden 165 bine yükselttik. Açtığımız toplamda 25 bin 298 yatak kapasiteli 19 şehir hastanemizle birlikte hizmet kalitesini yükselttik. Toplamda 18 bin 794 yataklı 14 şehir hastanemizin inşası ikisinin ise ihale ve proje çalışmaları devam ediyor. Son dönemde devlet hastanelerindeki sağlık hizmetleri konusunda muayene randevularındaki gecikmeler başta olmak üzere sistemdeki kimi aksaklıklar ile ilgili şikayetler gelmeye başladı. Salgının bitmesiyle bu sorunları hemen gündemimize aldık, süratle çözümünü sağlayacak adımları atıyoruz."
Gençlik ve spor alanında, gençlik merkezi sayısını 9'dan 407'ye, spor tesisi sayısını 1575'ten 4 bin 127'ye çıkardıklarını belirten Erdoğan, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 182 binden 746 binin üzerine, yükseköğrenim burs ve kredi tutarını öğrencileri için aylık 45 liradan 850 liraya, yüksek lisans öğrencileri için aylık 90 liradan 1700 liraya, doktora öğrencileri için aylık 135 lirayı 2 bin 550 liraya yükselttiklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile ve sosyal hizmetler alanında son 20 yılda toplam 522 milyar liranın üzerinde sosyal yardım yardım yaptıklarına işaret ederek şunları kaydetti:
"Kamuda 192 bin yeni engelli kardeşimizi istihdam ettik. Şiddet önleme ve izleme merkezleri şönimleri 81 ilimizde faaliyete geçirdik. Son 10 yılda kadın konukevlerinde toplam 325 bin kadınımız ve 190 bin çocuğumuz misafir oldu. Çalışma ve sosyal güvenlikte 2002 yılında 184 lira olan net asgari ücret bugün 4 bin 253 liraya ulaştı. İstihdamda 2002 yılında 12 milyon olan aktif sigortalı sayımız bugün 24 milyon 504 bini bulurken, toplam istihdam sayısı 30 milyonu geçti."



23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua
TT

23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.

23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul

İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.

Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.

Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.


Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
TT

Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Almanya ilişkilerinin son dönemde gerçekleşen üst düzey temaslarla iyi bir ivme kazandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgemizdeki savaşın Avrupa’yı da zayıflatmaya başladığını, bu gidişe barış odaklı yaklaşımla müdahale edilmemesi halinde çatışma sürecinin vereceği hasarın çok daha büyük olacağını belirtti.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün (Çarşamba) Ankara’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakereleri yeniden canlandırmak ve savaşan tarafların liderlerini bir araya getirmek için çaba gösterdiğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca Erdoğan’ın, NATO’daki Avrupalı müttefiklerden transatlantik güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beklediğini dile getirdiği kaydedildi.


Savaş, Türkiye’deki İranlıları ülkelerine dönmeye zorlayabilir

İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
TT

Savaş, Türkiye’deki İranlıları ülkelerine dönmeye zorlayabilir

İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)

İranlı Saderi Hakşenas, İstanbul’daki bir dükkânda hamur işi satarak günlerini geçiriyor; ancak aklı Tahran’daki kızında.

Ailesi, vize yenileme sürecinde yaşanan zorluklar nedeniyle kızlarını İran’a göndermek zorunda kaldı. Bu karar, kırılgan ateşkesin her an bozulabileceğine dair endişelere rağmen alındı.

Uzun yıllar boyunca kısa süreli ikamet izinleri, on binlerce İranlının ekonomik fırsatlar aramak ve Türkiye’de görece istikrarlı bir yaşam sürmek için ülkeye gelmesine olanak tanıdı. Ancak mevcut koşullar belirsizliğini korurken, savaşın etkisi durumu daha da riskli hale getirdi.

Hakşenas, çalıştığı pastane tezgâhının arkasında ellerini kaldırarak, “Her gün ağlıyorum. Ne ülkemde hayat var ne de burada. Ne yapacağımı bilmiyorum” sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.

İran’a dönüş

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Saderi Hakşenas ve eşi beş yıl önce, iki kızlarıyla birlikte Türkiye’ye taşındı. Aile, altı ay ile iki yıl arasında yenilenebilen turistik vizelerle yaşamını sürdürüyor.

Bu yıl, sağlık sorunları nedeniyle işsiz kalan eşinin durumu yüzünden bir avukat tutamayan aile, 20 yaşındaki kızları Asal için yeni vize başvurusu süresini kaçırdı. Lise son sınıf öğrencisi olan Asal, ayın başlarında bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve bir geceyi göçmen merkezinde geçirdi.

ffgbfg
İstanbul’da bir pastanede çalışan 47 yaşındaki İranlı Saderi Hakşenas (AP)

Annesi, sınır dışı edilmenin ileride Türkiye’ye dönüşünü zorlaştırabileceği endişesiyle, kızını Tahran’a götürecek bir tanıdık buldu. Aile, Asal’ın öğrenci vizesiyle yeniden Türkiye’ye dönebilmesini umut ediyor.

Hakşenas, İran’da aylarca süren internet kesintisi nedeniyle kızından ayrıldığından bu yana onunla iletişim kuramadığını belirtiyor.

Türkiye’de yaşayan çok sayıda İranlı geçici statüye sahip bulunurken, ülkeye büyük çaplı bir mülteci akını yaşanmadı. İranlıların çoğu güvenliği kendi ülkelerinde aramayı tercih ederken, kara sınırlarından geçenlerin önemli bir kısmının başka ülke vatandaşlığına ya da oturum iznine sahip olduğu ifade ediliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 100 bin İranlı yaşıyordu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre ise savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 89 bin İranlı Türkiye’ye giriş yaparken, 72 bine yakını ülkeden ayrıldı.

Bazı İranlılar, savaşın sona ermesini beklemek amacıyla kısa süreli ve vizesiz ikamet imkânlarından yararlanırken, ülkede daha uzun süre kalmak isteyenler için seçeneklerin sınırlı olduğu belirtiliyor.

Uluslararası koruma

İstanbul Barosu’na bağlı Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezi’nden Sedat Albayrak, İranlılar için uluslararası koruma statüsü elde etmenin zor olabildiğini ve mevcut sistemin daha çok kısa süreli ikamet izinlerine yönlendirdiğini belirtti. Albayrak, “Bu izinlerle 10 yılı aşkın süredir yaşayan insanlar var” dedi.

Savaşın uzaması halinde daha fazla İranlının ülkelerine dönmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Yaklaşık 11 yıl önce çocuklarının eğitimi için Türkiye’ye gelen Nadir Rahim de bu riskle karşı karşıya. Rahim, mevcut koşulların devam etmesi durumunda ailesiyle birlikte İran’a dönmek zorunda kalabileceğini söylüyor.

Türkiye’de iş kurma ya da yasal olarak çalışma izni almanın zorluğu nedeniyle geçimini İran’daki motosiklet dükkânından elde ettiği gelirle sağlayan Rahim, savaşın başlamasından bu yana satış yapamadığını belirtiyor. Uluslararası yaptırımlar ve internet kesintileri de para transferini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

fev
İstanbul’da bir İran marketi (AP)

Ailenin elindeki birikimin Türkiye’de yalnızca birkaç ay daha yaşamaya yeteceği ifade edilirken, çocukların Türkiye’de büyüdüğü, Farsça okuyamadıkları ve dili akıcı konuşamadıkları aktarılıyor. Rahim, çocuklarının İran’daki yaşama nasıl uyum sağlayacağı konusunda endişeli olduğunu dile getirerek, “Savaş devam ederse geri dönmekten başka seçeneğimiz kalmayacak” dedi.

Bu süreçte günlerinin büyük bölümünü telefonundan haberleri takip ederek geçiren Rahim, Tahran’daki ailesinden gelecek haberleri bekliyor ya da İranlı arkadaşlarıyla bir araya gelerek savaş hakkında sohbet ediyor.

Kötü hayat şartları

42 yaşındaki bir İranlı kadın, ailesine maddi destek sağlamak amacıyla sekiz ay önce Türkiye’ye geldi. Kendisi ve kızı, öğrenci vizesi alabilmek için üniversiteye kayıt yaptırdı. Kadın, yasal statüsünü koruyabilmek adına sabah saatlerinde derslere katıldıktan sonra hizmet sektöründe çalışıyor ve zaman zaman gece 03.00’e kadar mesai yapıyor.

Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen kadın, kızıyla birlikte bir evde altı kişiyle aynı odayı paylaştıklarını söyledi. İran’da bir gelecek görmediğini dile getiren kadın, Türkiye’de ise gelirinin son derece sınırlı olduğunu ve yalnızca ailesine küçük miktarlarda para gönderebildiğini ifade etti.

Öte yandan 33 yaşındaki serbest çalışan bir mimar, İran’da ocak ayında düzenlenen kitlesel protestolara yönelik sert müdahalelerin ardından Tahran’dan Türkiye’ye geldi. Geçici olarak sığındığı farklı yerler arasında yaşamını sürdüren kadın, başlangıçta durumun sakinleşmesiyle ülkesine dönmeyi planladığını, ancak şubat sonunda ABD ile İsrail’in İran’la savaşa girmesiyle planlarının değiştiğini belirtti.

devfre
İstanbul’da bir kafede oturan iki İranlı (AP)

İsmini açıklamak istemeyen mimar, “Durumun beklediğimden çok daha kötü olduğunu düşünmeye başladım” dedi. İnternet kesintileri nedeniyle İran’daki müşterileriyle çalışamadığını ifade eden kadın, 90 günlük vizesiz kalış süresinin dolmak üzere olduğunu ve Türkiye’de daha uzun süreli ikamet başvurusu yapacak maddi imkâna sahip olmadığını söyledi.

Kadın, bu nedenle Malezya’ya gitmeye karar verdiğini, burada vizesiz kalış süresi içinde bir ay boyunca barınma karşılığında sığınak inşaatında çalışacağını belirtti. Geleceğe dair net bir planı olmadığını da sözlerine ekledi.