Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı

Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı
TT

Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı

Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı

Suudi Arabistan, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Afganistan’da kötüleşen ekonomik ve insani kriz için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı.
Cömert yardım, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ve Suudi Arabistan’ın çeşitli zorluklar ile mücadele eden ülkelere her türlü desteği sağlamasının bir kanıtı olarak görülüyor. Yapılan yardım ile Afgan halkının yaşadığı zorluklar ile mücadele etmesine katkıda bulunmak, Afganistan’daki insani durumun kötüleşmesine ve bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarı etkileyebilecek olası riskleri azaltmak hedef alındı.
Söz konusu yardım, KSRelief’in Riyad’daki merkezinde Kraliyet Divanı Danışmanı ve KSRelief Genel Sekreteri Dr. Abdullah er-Rabia, İslam Kalkınma Bankası Başkanı Dr. Muhammed el-Casser ve Suudi Arabistan'ın İİT Daimi Temsilcisi Dr. Salih es-Suheybani huzurunda imzalandı.
Hibe, Suudi Arabistan’ın hava ve kara köprüleriyle Afganistan’daki insani, sağlık, eğitim, gıda ve su güvenliği için yaptığı yardımın bir devamı olarak görülüyor. Suudi hükümeti, Afganistan’da güvenlik ve refahın oluşması için sorumluluğunun farkında olarak bir ülke olarak takdir topladı.
İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Suudi Arabistan’ın Afganistan halkını desteklemek için yaptığı bağışa övgüde bulunarak Suudi Arabistan’ın, kurulduğu günden bu yana İİT’ye verdiği desteğe teşekkür etti.
İslamabad'da 19 Aralık 2021'de gerçekleştirilen İİT Dışişleri Bakanları Konseyi 17. Olağanüstü Toplantısı'nda, Afganistan'a insani yardımın sağlanması amacıyla İslam Kalkınma Bankası bünyesinde 'insani emanet fonu' kurulması kararına varılmıştı. Fon, Mart 2022 tarihinde başladı.
Genel Sekreter Hüseyin İbrahim Taha, kararın yayınlanmasından bu yana Afganistan’da kötüleşen insani durumun son bulması için üye devletler ile birlikte çalıştıklarını vurguladı.



Riyad Havalimanı’na Husi saldırısına Arap ve uluslararası dünyadan kınama

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
TT

Riyad Havalimanı’na Husi saldırısına Arap ve uluslararası dünyadan kınama

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)

İran destekli Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırısı, Arap ülkeleri ve uluslararası toplumdan geniş çaplı tepki gördü. Saldırıda 12 kişi hayatını kaybederken 309 kişi yaralandı. Açıklamalarda sivil tesislerin hedef alınmasının uluslararası hukuku ihlal ettiği, yolcularla çalışanların hayatını tehlikeye attığı ve bölgesel güvenlik ile hava ulaşımının emniyetini tehdit ettiği vurgulandı.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi, cumartesi günü havalimanına düzenlenen saldırıda 12 kişinin öldüğünü, 309 kişinin yaralandığını açıkladı. Çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş, saldırıların derhal durdurulması çağrısı yaparak Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına destek verdi.

Washington: Saldırılar kabul edilemez, derhal durdurulmalı

ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırısını kınayarak Suudi Arabistan’da yaşananları “kabul edilemez” diye nitelendirdi. Trump, saldırıyla ilgili Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüşeceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Rubio, saldırıların masum sivillerin hayatını açıkça hiçe saydığını belirterek derhal sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı ve ABD’nin Suudi Arabistan ile halkının yanında olduğunu yineledi.

BM: Bölgesel güvenliği tehdit eden tehlikeli tırmanış

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 12 kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzlerce sivilin yaralanmasına yol açan saldırı karşısında derin üzüntü duyduğunu belirterek havalimanına yönelik saldırıyı şiddetle kınadı. Guterres, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurgulayarak saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulundu.

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ise Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını bölgesel güvenliği tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olarak nitelendirdi. Saldırıların şiddet döngüsünü sürdürdüğünü ve Yemen’de barış çabalarını daha da zorlaştırdığını belirten Grundberg, Husilere sivil altyapıyı hedef almama ve uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaptı.

Yemen hükümeti: Saldırı İran’ın gündemine hizmet ediyor

Yemen hükümeti, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı en sert ifadelerle kınayarak bunu “İran destekli Husilerin sivil tesisleri hedef alma ve sivillerin hayatını tehlikeye atma konusundaki ısrarını ortaya koyan tehlikeli bir düşmanca tırmanış” olarak nitelendirdi.

Hükümet açıklamasında, Suudi Arabistan yönetimi, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olunduğu belirtildi. Havalimanlarının ve sivil tesislerin hedef alınmasının uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiği, ülkelerin güvenlik ve istikrarına yönelik kabul edilemez bir saldırı olduğu vurgulandı.

Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Yemen’in ve bölgenin güvenliğinden ayrı düşünülemeyeceği kaydedilen açıklamada, Riyad’ın Yemen’e ve meşru yönetimine verdiği destek takdir edildi. Saldırıların iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini ve ortak kader anlayışını zayıflatamayacağı belirtilirken Yemen hükümetinin devlet kurumlarını yeniden tesis etme ve Husi darbesini sona erdirme çabalarını sürdüreceği ifade edildi.

Körfez ülkelerinden ortak tepki

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. El-Budeyvi, sivil bir tesisin tekrar tekrar hedef alınmasının yolcuların ve çalışanların hayatını tehlikeye attığını belirterek uluslararası toplumun bu saldırıları caydırmak için kararlı adımlar atması gerektiğini söyledi. KİK ülkelerinin Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik tedbirlerini desteklediğini vurguladı.

Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de saldırıları kınayarak Suudi Arabistan’la dayanışma mesajı verdi. Açıklamalarda saldırıların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği, sivil havacılığın güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit ettiği belirtildi.

Kuveyt, saldırının sorumlularının hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak uluslararası topluma sivil tesislerin korunması ve benzer saldırıların önlenmesi için kararlı tutum alma çağrısı yaptı.

Katar, saldırıları Suudi Arabistan’ın egemenliğinin ağır bir ihlali olarak nitelendirirken ülkenin güvenliğini korumak için atacağı meşru adımları desteklediğini bildirdi. Bahreyn ise Suudi Arabistan’ın BM Şartı’nın 51’inci maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu belirtti. Manama, BM Güvenlik Konseyi’ne, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’ne (ICAO) ve uluslararası topluma saldırıları durduracak caydırıcı önlemler alma çağrısında bulundu; özellikle 2216 ve 2817 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasına dikkat çekti.

BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve ülkenin güvenliğini tehdit ettiğini belirterek Riyad’ın güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik adımlarını desteklediğini açıkladı.

Ürdün de saldırıyı Suudi Arabistan’ın egemenliğinin ihlali ve güvenliğine yönelik tehdit olarak değerlendirdi. Amman, Suudi Arabistan’daki sivilleri, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırıları kesin bir dille reddettiğini ve Riyad’ın güvenliğini korumaya yönelik adımlarının yanında olduğunu bildirdi.

Mısır ve Lübnan’dan sivil tesislerin hedef alınmasına tepki

Mısır, Husi saldırılarının uluslararası hukuk kurallarını açıkça ihlal ettiğini ve farklı ülke vatandaşlarından sivillerin güvenliğini hiçe saydığını belirterek bölgesel güvenlik ve istikrarı sarsabilecek uygulamaları reddettiğini açıkladı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Suudi Arabistan’ı, ülkenin hava ulaşımı tesislerini ve kritik altyapısını hedef alan saldırıları kınadı. Avn, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınmasının Suudi Arabistan’ın yanı sıra bütün bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin, sivil ve kritik tesislerin hedef alınmamasının bölgesel istikrarın temel unsurları olduğunu vurguladı. Lübnan ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin güçlendirilmesi yönündeki kararlılığını da yineledi.

Pakistan: Sivillerin ve altyapının hedef alınması kabul edilemez

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Riyad Havalimanı’na yönelik saldırıyı “korkunç” olarak nitelendirerek şiddetle kınadı. Sivilleri ve kritik altyapıyı hedef alan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirten Şerif, uluslararası hukukun açık ihlali olan bu eylemlerin derhal durdurulması çağrısında bulundu.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı da sivil bir havalimanının hedef alınmasını “korkunç bir terör eylemi, uluslararası hukukun açık ihlali ve bölgesel güvenlik ile istikrar için ciddi bir tehdit” olarak nitelendirdi. Bakanlık, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilerken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu.

İslamabad, Suudi Arabistan yönetimi ve halkıyla dayanışmasını yineleyerek ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığını vurguladı. Açıklamada, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” ve anlaşmadan doğan siyasi ve savunma stratejisi komitesinin son kararlarına atıfta bulunuldu. Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın topraklarını, halkını, şehirlerini ve kritik tesislerini korumaya yönelik meşru hakkını desteklediği belirtildi.

Arap kuruluşlarından ortak kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği, Dünya Müslüman Birliği, Arap Birliği ve Arap Parlamentosu, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı.

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği, Husilerin havacılık tesisleri, siviller ve sivil varlıklara yönelik saldırılarını sürdürmesini uluslararası hukukun ihlali ve bölgesel güvenliğe tehdit olarak değerlendirdi.

Dünya Müslüman Birliği Genel Sekreteri ve Müslüman Âlimler Heyeti Başkanı Muhammed el-İsa, saldırıların dini değerleri, uluslararası ve insani hukuk kurallarını ihlal ettiğini, sivillerle sivil tesisleri bilinçli biçimde hedef alan bir yaklaşımı yansıttığını söyledi.

Arap Birliği, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınmasının sivillerin güvenliğini, uluslararası hava ulaşımını ve bölgesel istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olduğunu belirtti. Birlik, Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin güvenliğini, toprak bütünlüğünü, vatandaşlarını ve ülkede yaşayanları korumaya yönelik meşru adımlarını desteklediğini bildirdi. Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Arap ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.

Arap Parlamentosu Başkanı Muhammed bin Ahmed el-Yemahi de havalimanlarının ve kritik sivil tesislerin hedef alınmasının uluslararası hukuk ile uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini söyledi. El-Yemahi, uluslararası topluma ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’ne saldırıların durdurulması, tekrarlanmasının önlenmesi ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması için müdahalede bulunma çağrısı yaptı.

Suriye’den Suudi Arabistan’a tam dayanışma

Suriye, Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef almasını kınayarak saldırının Suudi Arabistan’ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini bildirdi.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Suudi Arabistan yönetimine ve halkına, saldırıda hayatını kaybeden Suriyeli kadının ailesine ve diğer ülkelerin hayatını kaybeden vatandaşlarının yakınlarına başsağlığı ve taziyelerini iletti. Yaralılara acil şifa dileyen Şam yönetimi, Suudi Arabistan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için aldığı meşru tedbirleri desteklediğini açıkladı. Uluslararası topluma sivil tesislere yönelik saldırıları durdurmak için ciddi adımlar atma çağrısı yapıldı.

Bangladeş saldırıyı kınadı, hayatını kaybeden vatandaşları için taziyede bulundu

Bangladeş, Husilerin 10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği ve can kayıplarıyla yaralanmalara yol açan saldırıyı şiddetle kınadı. Saldırıda Bangladeş vatandaşlarının da hayatını kaybettiği, bazıları ağır olmak üzere çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.

Dakka yönetimi, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilerken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu. Suudi Arabistan hükümeti ve halkıyla dayanışmasını yineleyen Bangladeş, düşmanlıkların sona erdirilmesi, sivillerin ve sivil tesislerin korunması, krizin diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.

Kanada: Saldırılar hiçbir koşulda haklı gösterilemez

Kanada Başbakanı Mark Carney, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını, özellikle Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Carney, sivil altyapıya yönelik saldırıların hiçbir koşulda haklı gösterilemeyeceğini, masum sivillerin kasıtlı olarak hedef alınmasının siyasi veya askeri amaçlarla gerekçelendirilemeyeceğini vurguladı. X hesabından yaptığı paylaşımda saldırıları düşüncesiz ve sorumsuz şiddet eylemleri olarak nitelendirdi.

Norveç ve İrlanda’dan dayanışma mesajı

Norveç, Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırılarını kınayarak sivillere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, Riyad Havalimanı’na yönelik saldırının bölgede yeni bir tırmanışa yol açabileceği uyarısında bulundu ve ülkesinin Suudi Arabistan ile Körfez’deki ortaklarının yanında olduğunu belirtti.

İrlanda da Suudi Arabistan’daki havalimanları dahil sivil altyapıya yönelik saldırıları kınadı. Dublin yönetimi, saldırılarda hayatını kaybedenler için taziyelerini iletirken Suudi halkıyla dayanışma içinde olduğunu ve BM öncülüğünde yürütülen siyasi çözüm çabalarını desteklediğini açıkladı.

Hindistan: Saldırılar kabul edilemez, derhal durdurulmalı

Hindistan, son günlerde Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıların ardından Suudi Arabistan’ın egemenliğini savunma çabalarına destek verdiğini açıkladı. Yeni Delhi, 10 Ekim’deki saldırı dahil olmak üzere olayların can kayıplarına, yaralanmalara ve maddi hasara yol açtığını belirtti.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilerken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu. Sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıların kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve derhal durdurulması gerektiğini vurgulayan bakanlık, bölgede barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesini umduğunu bildirdi.

Avrupa ülkelerinden kınama

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Husilerin Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırısını “korkunç bir terör eylemi” olarak nitelendirdi. Kallas, sivilleri ve sivil altyapıyı gelişigüzel hedef alan saldırıların hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini belirterek AB’nin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu söyledi.

Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile yakın temasını sürdürdüğünü, AB dışişleri bakanlarının pazartesi günü bölgedeki artan gerilimi ele alacağını açıkladı. Ayrıca AB’nin Kızıldeniz’deki Aspides deniz misyonu ile Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası deniz savunma koalisyonu arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, saldırıyı Suudi Arabistan’ı ve sivil havacılığı hedef alan bir “terör eylemi” olarak nitelendirerek hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Mesajını Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan’a da ilettiğini belirtti.

Portekiz, saldırıları korkunç eylemler olarak nitelendirerek Suudi Arabistan yönetimi, halkı ve hayatını kaybedenlerin aileleriyle dayanışma içinde olduğunu bildirdi. İtalya ve Avusturya da saldırıyı kınayarak Suudi Arabistan ve saldırılardan etkilenenlerle dayanışma mesajı verdi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Riyad Havalimanı’na yönelik saldırı karşısında şok olduğunu belirtti. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Miliband, İngiliz vatandaşlarına havalimanından uzak durmaları, Suudi makamlarının talimatlarına ve İngiltere’nin seyahat uyarılarına uymaları çağrısında bulundu.

Polonya Dışişleri Bakanlığı, saldırıda 12 kişinin hayatını kaybettiğini ve 300’den fazla kişinin yaralandığını belirterek sivillerle sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu açıkladı. Varşova, saldırıyı Körfez bölgesindeki istikrarsızlığı artırmayı amaçlayan bir provokasyon olarak nitelendirirken Husileri hedeflerine savaş suçları işleyerek ulaşmaya çalışmakla suçladı.

Çekya Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı şiddetle kınayarak sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu bildirdi.

Fransa’nın Suudi Arabistan Büyükelçisi Patrick Maisonnave, Paris’in Suudi Arabistan yönetimi ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu belirterek Husilerin sivilleri ve sivil altyapıyı ayrım gözetmeksizin hedef alan saldırılarını kınadı. Maisonnave, son günlerde Suudi Arabistan’daki sivil havalimanlarına yönelik saldırılarda hayatını kaybedenler arasında Suudi Havayolları kaptan pilotu Hamud bin Ali el-Kelthami’nin de bulunduğunu söyledi. Büyükelçi, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilerken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu ve ülkedeki Fransız vatandaşlarına Suudi makamlarının talimatlarına uymaları çağrısı yaptı.

İspanya hükümeti, Riyad Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı “terörist ve vahşi” olarak nitelendirerek kınadı. Madrid, Suudi Arabistan ve uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle dayanışmasını yineledi; Husilere sivilleri ve kritik altyapıyı hedef alan saldırıları durdurma çağrısı yaptı. İspanya ayrıca gerilimin düşürülmesi, BM himayesinde müzakere yoluyla çözüm bulunması ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2216 sayılı kararının uygulanması gerektiğini belirtti.

Sudan ve Rusya’dan da kınama

Sudan, sivil bir tesisin hedef alınmasını sivil havacılığın güvenliği ile bölgesel ve uluslararası istikrar açısından ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi. Hartum, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarının bölge güvenliğinin temel dayanaklarından biri olduğunu belirterek uluslararası topluma saldırıları durdurma sorumluluğunu yerine getirme çağrısı yaptı.

Rusya ile bazı Arap ve Avrupa ülkeleri de Husi saldırılarını kınayarak Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduklarını ve ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik tedbirlerini desteklediklerini açıkladı.


Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdülaziz bin Selman: Riyad, enerji güvenliğinin başkentidir

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).
TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdülaziz bin Selman: Riyad, enerji güvenliğinin başkentidir

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’ın enerji güvenliğinin başkenti olduğunu belirterek bu konumun, ülkenin enerji arzının güvenilirliğini sağlamak ve dünyaya karşı taahhütlerini yerine getirmek için sektörde çalışan kadın ve erkeklerin yürüttüğü çalışmaların bir sonucu olduğunu söyledi. Suudi Arabistan Enerji Bakanı, enerji güvenliğinin sağlanması için tüm ülkelerin iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.

Enerji Haftası’nın başlangıcında Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu Bakanlar Toplantısı’nın açılışında konuşan Enerji Bakanı Bin Selman, toplantının enerji sektöründe faaliyet gösterenlerin odaklanması gereken en önemli konulara dikkat çekilmesine katkıda bulunmasını umduğunu ifade etti.

Mevcut dönemde enerji güvenliğine ilişkin diyaloğun her zamankinden daha önemli hale geldiğine işaret eden Bin Selman, yüz yüze toplantıların değerlendirmelerin doğrudan paylaşılmasına, endişelerin ele alınmasına ve ülkeler arasında somut iş birliğini mümkün kılacak anlayışın geliştirilmesine olanak tanıdığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın koşullar ne olursa olsun planlarını uygulamayı, ihtiyaçlarını karşılamayı ve dünyaya yönelik taahhütlerini yerine getirmeyi sürdüreceğini vurgulayan Bakan Bin Selman, ülkesinin zorluklara dayanma, ilerlemeyi sürdürme ve hedeflerine ulaşma kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan’ın enerji güvenliğine bağlılığının ülkeyi öne çıkaran unsurlardan biri olduğunu belirten Bin Selman, toplantının daha fazla katılımcının bu bağlılığı yakından tanımasına katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi.

Bakan Bin Selman, “Bu ülkenin ve Riyad şehrinin enerji güvenliğinin başkenti olduğunu söylemekten gurur duyuyorum” dedi. Bu konumun, enerji sektöründe çalışan kadın ve erkeklerin arzın sürekliliğini sağlamak ve Suudi Arabistan’ın taahhütlerini yerine getirmek için yürüttüğü çalışmalardan kaynaklandığını ifade etti.

Suudi Arabistan’ın son sekiz ayda gerçekleştirdiği çalışmaların boyutuna da değinen Bin Selman, ülkesinin ortaklarına taahhütlerini yerine getireceği ve bu konuda başarısız olmayacağı yönünde güven vermeyi sürdüreceğini belirtti.

Suudi Arabistan’ın yatırım, hazırlık ve hızlı harekete geçme kapasitesi sayesinde zorlu koşullarda enerji arzının güvenilirliğini destekleyebildiğini kanıtladığını söyleyen Bin Selman, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın bunun açık bir örneği olduğunu kaydetti.

Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın ülkenin doğusundaki üretim merkezlerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu limanında bulunan ihracat tesislerine bağladığını hatırlatan Bin Selman, hattın petrolün uluslararası pazarlara ulaştırılması için alternatif bir güzergâh sunduğunu vurguladı.

Farklı boru hattı güzergâhları üzerinde de çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bin Selman, Suudi Arabistan’ın bu alandaki taahhütlerinin yakında netleşmesini umduğunu ifade etti. Bakan Bin Selman, ülkesinin çabalarının kesintisiz sürdürülmesinin ve küresel enerji piyasalarındaki rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.


Riyad Havalimanı’na saldırının ardından Suudi Arabistan’a geniş destek... Koalisyondan misilleme tehdidi

Riyad Havalimanı’na saldırının ardından Suudi Arabistan’a geniş destek... Koalisyondan misilleme tehdidi
TT

Riyad Havalimanı’na saldırının ardından Suudi Arabistan’a geniş destek... Koalisyondan misilleme tehdidi

Riyad Havalimanı’na saldırının ardından Suudi Arabistan’a geniş destek... Koalisyondan misilleme tehdidi

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi, cumartesi günü Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın saldırıya uğradığını ve olayda farklı ülke vatandaşlarından 12 kişinin hayatını kaybettiğini, 309 kişinin yaralandığını açıkladı. Yemen’deki meşru yönetimi destekleyen koalisyon ise Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı çevresine bir mühimmatın düştüğünü bildirdi.

Riyad Havalimanı’na yönelik saldırı, Suudi Arabistan’la geniş çaplı bir Arap ve uluslararası dayanışma dalgasına ve saldırıyı kınayan açıklamalara yol açtı.

Yemen’deki Meşru Yönetimi Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki de Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı çevresine bir mühimmatın düştüğünü açıkladı. Maliki, Husilerin fırlattığı bir balistik füzenin El-Harc vilayetinde önlenerek imha edildiğini, ayrıca ülkenin doğu bölgesinde bir insansız hava aracının düşürüldüğünü bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın yolcu salonlarından birini hedef alan saldırının, uluslararası insancıl hukuka göre tüm unsurlarıyla bir savaş suçu teşkil ettiğini belirtti. Maliki, koalisyonun ortak komutanlığının saldırıya karşılık vereceğini ifade etti.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın Suudi Arabistan’ın Husilere yönelik saldırılarına katılabileceğini ancak henüz bir karar alınmadığını söyledi.

Trump, “Bunu yapabiliriz, konuyu değerlendireceğiz. Son saldırıdan henüz haberdar olduk. Bu nedenle bir karar vereceğiz. Çok hızlı hareket ediyoruz” dedi.