Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı

Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı
TT

Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı

Suudi Arabistan, İİT’nin Afganistan için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı

Suudi Arabistan, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Afganistan’da kötüleşen ekonomik ve insani kriz için kurduğu insani yardım fonuna 30 milyon dolar bağışladı.
Cömert yardım, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ve Suudi Arabistan’ın çeşitli zorluklar ile mücadele eden ülkelere her türlü desteği sağlamasının bir kanıtı olarak görülüyor. Yapılan yardım ile Afgan halkının yaşadığı zorluklar ile mücadele etmesine katkıda bulunmak, Afganistan’daki insani durumun kötüleşmesine ve bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarı etkileyebilecek olası riskleri azaltmak hedef alındı.
Söz konusu yardım, KSRelief’in Riyad’daki merkezinde Kraliyet Divanı Danışmanı ve KSRelief Genel Sekreteri Dr. Abdullah er-Rabia, İslam Kalkınma Bankası Başkanı Dr. Muhammed el-Casser ve Suudi Arabistan'ın İİT Daimi Temsilcisi Dr. Salih es-Suheybani huzurunda imzalandı.
Hibe, Suudi Arabistan’ın hava ve kara köprüleriyle Afganistan’daki insani, sağlık, eğitim, gıda ve su güvenliği için yaptığı yardımın bir devamı olarak görülüyor. Suudi hükümeti, Afganistan’da güvenlik ve refahın oluşması için sorumluluğunun farkında olarak bir ülke olarak takdir topladı.
İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Suudi Arabistan’ın Afganistan halkını desteklemek için yaptığı bağışa övgüde bulunarak Suudi Arabistan’ın, kurulduğu günden bu yana İİT’ye verdiği desteğe teşekkür etti.
İslamabad'da 19 Aralık 2021'de gerçekleştirilen İİT Dışişleri Bakanları Konseyi 17. Olağanüstü Toplantısı'nda, Afganistan'a insani yardımın sağlanması amacıyla İslam Kalkınma Bankası bünyesinde 'insani emanet fonu' kurulması kararına varılmıştı. Fon, Mart 2022 tarihinde başladı.
Genel Sekreter Hüseyin İbrahim Taha, kararın yayınlanmasından bu yana Afganistan’da kötüleşen insani durumun son bulması için üye devletler ile birlikte çalıştıklarını vurguladı.



Kral Selman: Suudi Arabistan inanç esaslarını koruma ve adaleti tesis etme temelleri üzerine kuruldu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz (SPA)
TT

Kral Selman: Suudi Arabistan inanç esaslarını koruma ve adaleti tesis etme temelleri üzerine kuruldu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Ulusal Gün’ün, kurucu Kral Abdülaziz bin Abdurrahman’ın Allah’ın lütfu, kararlılığı ve liderliği ile ülkenin sadık evlatlarının gayretleri sayesinde Suudi devletinin üzerine kurulduğu sağlam temelleri hatırlama vesilesi olduğunu belirtti. Kral Selman, bu temellerin inanç esaslarını koruma ve adaleti tesis etme amacına dayandığını vurguladı.

Kral Selman, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda Allah’tan Suudi Arabistan’a güvenlik, istikrar ve refahını daim kılmasını diledi.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı  Faysal bin Ferhan: Filistin devletinin kurulması ve işgalin sona erdirilmesi bölgenin güvenlik ve istikrarının iki temel dayanağı

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının eksiksiz ve derhal uygulanması çağrısında bulunduğunu bildirdi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının eksiksiz ve derhal uygulanması çağrısında bulunduğunu bildirdi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı  Faysal bin Ferhan: Filistin devletinin kurulması ve işgalin sona erdirilmesi bölgenin güvenlik ve istikrarının iki temel dayanağı

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının eksiksiz ve derhal uygulanması çağrısında bulunduğunu bildirdi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının eksiksiz ve derhal uygulanması çağrısında bulunduğunu bildirdi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının eksiksiz ve derhal uygulanması ve insani yardımların hiçbir engelle karşılaşmadan bölgeye ulaştırılması çağrısında bulundu. Bakan  Ferhan, bağımsız bir Filistin devletinin hayata geçirilmesi ve işgalin sona erdirilmesinin bölgenin güvenliği ve istikrarının iki temel dayanağını oluşturduğunu vurguladı. Bakan ayrıca Suudi Arabistan’ın ortak tehditlerle mücadele etmek ve bölgesel istikrarı desteklemek amacıyla Suriye ve Türkiye ile koordinasyon ve iş birliğini güçlendirdiğini belirtti.

Suudi Bakan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. döneminin üst düzey haftası kapsamında salı günü düzenlenen ve Fransa, İngiltere ve Kanada ile birlikte eş başkanlığını yaptığı “İleriye Giden Yol: New York Bildirisi’nin Birinci Yılı ve Kapsamlı Barış Planı” başlıklı üst düzey toplantıya katıldı.

Prens Faysal bin Ferhan, toplantıda Fransa, İngiltere, Kanada ve giderek artan sayıdaki ülkenin Filistin devletini tanıma yönünde attığı adımları ve yasa dışı yerleşim faaliyetleri konusunda hesap verebilirliği güçlendirmeye yönelik girişimlerini memnuniyetle karşıladı. Henüz Filistin devletini tanımayan ülkelere de bu yönde adım atmaları çağrısında bulundu.

Bakan Ferhan, yerleşimlerin genişletilmesi, yerleşimci şiddeti ve ilhak politikalarıyla mücadele edilmesi gerektiğini vurgularken Kudüs’teki tarihî ve hukuki statükonun korunması çağrısı yaptı. Bakan ayrıca tüm tarafların şiddeti, nefreti ve kışkırtmayı reddetmesi ve barış ile uzlaşmayı destekleyecek bir ortamın oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Gazze konusunda ise Dışişleri Bakanı, barış planının eksiksiz ve derhal uygulanmasının yanı sıra insani yardımların herhangi bir engelle karşılaşmadan ulaştırılmasının önemini vurguladı. Bunun, Gazze Şeridi ile Batı Şeria’nın Filistin Ulusal Yönetimi çatısı altında birleştirilmesi hedefine ulaşılması açısından gerekli olduğunu belirtti.

thy
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İleriye Giden Yol: New York Bildirisi’nin Birinci Yılı ve Kapsamlı Barış Planı” başlıklı üst düzey toplantıya eş başkanlık ederken (Suudi Dışişleri Bakanlığı)

Bakan Ferhan, güvenliğin bir tarafın diğer taraf pahasına sağlanmasına değil, karşılıklı çıkarlar ve birbirine bağlı güvenlik anlayışına dayanması gerektiğini söyledi. Suudi Arabistan’ın kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışın sağlanması amacıyla ortaklarıyla çalışmayı sürdüreceğini belirten Bakan Ferhan, bu çabaların Arap Barış Girişimi, ilgili Birleşmiş Milletler kararları ve New York Bildirisi doğrultusunda yürütüldüğünü kaydetti.

Bakan, bu yaklaşımın çatışmayı sona erdirmeyi, herkesin haklarını ve güvenliğini güvence altına almayı ve bölgenin istikrar, iş birliği ve refah için yeni ufuklara açılmasını sağlamayı amaçladığını ifade etti.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Suriye arasında koordinasyon

Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, başka bir diplomatik girişim kapsamında New York’ta Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.

Görüşmede üç ülke arasındaki ortak iş birliği alanları ele alınırken ortak çıkarlara hizmet edecek ve halkların büyüme ile refahına katkı sağlayacak ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi için mevcut fırsatlar değerlendirildi.

yu
Suudi Dışişleri Bakanı, New York’ta Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile birlikte (Suudi Dışişleri Bakanlığı)

Toplantıda ayrıca ortak tehditlerle mücadele kapasitesinin güçlendirilmesi ve koordinasyon ile iş birliğinin daha üst seviyeye taşınmasının yolları ele alındı. Taraflar, istişare ve koordinasyonun sürdürülmesinin ve bölgede güvenlik ile istikrarın sağlanmasına yönelik çabaların devam ettirilmesinin önemini vurguladı.


Suudi Arabistan’ın 96. Milli Günü… Sağlam kökler ve sarsılmaz bir kimlik

Suudi Arabistan’ın 96. Milli Günü… Sağlam kökler ve sarsılmaz bir kimlik
TT

Suudi Arabistan’ın 96. Milli Günü… Sağlam kökler ve sarsılmaz bir kimlik

Suudi Arabistan’ın 96. Milli Günü… Sağlam kökler ve sarsılmaz bir kimlik

Prof. Dr. Faysal b. Abdurrahman Usra / Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Ateşesi

Gurur ve vakarla birlikte kalkınma ve büyüme, yükseliş ve ilerleme, gelişme ve refah, güvenlik ve huzur... Bunlar, kurucu Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud tarafından bu büyük ve güçlü devletin kuruluşundan bu yana Suudi Arabistan tablosunu şekillendiren başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Kurucu Kral Abdulaziz, 1932 yılında bu tarihi günde, 32 yıl süren mücadele ve çabaların ardından ülkenin ‘Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın resulüdür’ sancağı altında birleştirildiğini ilan ederek ülkeye Suudi Arabistan Krallığı adını verdi. Kral Abdulaziz, bu süreçte yüce Kur’an ve Hz. Peygamber’in sünnetini esas alarak büyük devlet yapısının sağlam temellerini attı ve Suud ailesinin atalarının izinden yürüdü.

Böylece İslam hukukunun uygulanmasıyla öne çıkan, onun hoşgörüye dayalı öğretilerini ve insani değerlerini dünyanın dört bir yanında duyuran genç bir devlet ortaya çıktı. Ülke, yönetim ve vatandaşlar bugün bu kalıcı milli günü kutlarken, vatandaşlar ülkenin refahından yararlanıyor, kalkınmasının imkanlarından faydalanıyor, gücüyle gurur duyuyor, elde edilen başarılardan övgüyle söz ediyor ve hayallerini gerçekleştirecek, gelecek nesiller için sağlam adımlarla ilerleyecek bir gelecek umudunu taşıyor. Ülkeyi gelişmiş devletler seviyesine taşıyan, vatandaşların ve ülkede yaşayanların onurlu, güvenli ve huzurlu bir hayat sürmesi için tüm imkanları seferber eden bilge bir yönetimin gölgesinde bu hedefler doğrultusunda ilerleniyor.

Bu kutlu gün, ülkenin yürüyüşünde aydınlık bir dönüm noktasını temsil ediyor. Suudi devletinin birleştirilmesinin yıldönümünü simgeleyen bu gün, onlarca yıl süren bölünmüşlük ve ayrılığın ardından ülkenin güvenlik, istikrar, kalkınma ve refah yolunda yeni aşamalara ilerleyişinin başlangıcını oluşturuyor. Aynı zamanda ülke halkının milli dayanışmanın anlamını ortaya koyduğu, kurucu Kral Abdulaziz ve onunla birlikte mücadele eden sadık isimlerin fedakârlıklarını hatırladığı anlamlı bir yıldönümü niteliği taşıyor. Bu kişiler, İslam şeriatına dayanan, güvenliği ve adaleti tesis eden, hakları koruyan ve değerleri muhafaza eden modern bir devlet inşa etmek için büyük fedakârlıklarda bulundu.

Her yıl bu tarihi günde, Suudi vatandaşının dinine ve vatanına duyduğu gururla güçlü bir kimlik kazandığı dönemi hep birlikte hatırlıyoruz. Bilge ve sağduyulu yönetim, ‘Önce vatandaş’ sloganını benimseyerek bunu önceliklerinin en üst sırasına yerleştirdi. Vatandaşların onurunu korumak, refahını sağlamak, geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldü. Böylece ‘Suudi vatandaşı’ kimliğini taşıyan insanların dünya halkları arasında gurur ve onurla yükselmesinin önü açıldı. Vatandaşlar bu vesileyle, Krallığın gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştığının göstergesi olan dev kalkınma projeleriyle şekillenen yeni gerçekliği de hatırlıyor.

Suudi vatandaşı ayrıca bu tarihi günde, babaları ve dedelerinin ortaya koyduğu kahramanlık destanlarını ve güvenlik, huzur ve istikrar içinde yaşanan bugünkü günlerin oluşması için yaptıkları fedakârlıkları hatırlıyor. Ülke bugün kalkınma, refah ve müreffeh yaşam imkanlarının keyfini sürüyor. Bu nedenle Suudi Arabistan, söz konusu tarihten günümüze uzanan bu kalıcı yıldönümünü, aidiyet ve bağlılık duygularını tazeleyen olumlu hisler eşliğinde kutluyor. Vatandaş, her gün güvenlik, huzur, istikrar, refah, onur ve gurur nimetlerinin farkına varıyor. Milli Gün, nesilden nesile meyveleri toplanan ve sürekli yenilenen başarılarla dolu bir yürüyüşün başlangıç noktası olmayı sürdürüyor. Bu mübarek topraklarda yaşayan vatandaş ve yabancılar, yaşam kalitesinin yanı sıra kalkınma ve refahın imkanlarından yararlanıyor. Herkes, ülkenin bugün ulaştığı seviyeden, aydınlık ve gelişen çağdan gurur duyuyor. Bu başarılar, yürüyüşün lideri, ülkenin koruyucusu, gurur ve onur kaynağı Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğinde elde ediliyor.

‘Gururumuz özümüzden gelir’ sloganıyla kutlanan bu tarihi ve görkemli günün 96. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu vesileyle, Suudi Arabistan’ın iddialı 2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirmeyi hedeflediği dev projeler ve dikkat çekici başarılar sahada somut biçimde ortaya çıkıyor. Nisan 2016’da Kral Selman bin Abdulaziz’in yönlendirmeleriyle ve vizyonun mimarı ve başlıca uygulayıcısı Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğinde başlayan Vizyon 2030, ‘dinamik bir toplum, gelişen bir ekonomi ve iddialı bir ülke’ inşa etmeye yönelik açık bir yol haritası doğrultusunda ilerliyor. Ülke, Allah’ın lütfu ve inayetiyle farklı alanlarda yeni ve modern bir döneme girerken, vizyonun göstergeleri de ara hedeflerine ulaşmış, bunları aşmış veya hedeflere ulaşma noktasına gelmiş bulunuyor.

İddialı vizyon kapsamındaki birçok proje de 2030 için belirlenen takvimden önce hayata geçirilerek planlanan hedeflerin üzerine çıktı. Bugün çok sayıda proje ve programın göstergeleri ve sonuçları sahada görülürken, Suudi Arabistan da sahip olduğu insan ve doğal kaynaklar, yatırım kapasitesi, ekonomik gücü ve eşsiz stratejik coğrafi konumunun sağladığı imkanlarla vizyon kapsamında tamamlanan girişimlerin oranında rekor seviyelere ulaşmayı başardı.

Bu gelişmeler, ülkenin bölgesel ve uluslararası düzeyde liderlik ve mükemmelliğe ulaşmasına, konumunu ve etkisini güçlendirmesine katkı sağlıyor. Vizyon 2030 ayrıca yaşam kalitesinin yükseltilmesine ve Krallık için ekonomik alandaki gücünü ve dayanıklılığını artırmanın yanı sıra yaşamın farklı alanlarında da yeni ve sürekli yenilenen bir gelecek çizilmesine katkıda bulunuyor. Bu süreç, ülkenin tüm alanlarda önemli ve merkezi rolünü sürdürmesine, dünya ülkeleri arasında daha üst sıralarda yer almasına imkân sağlıyor. Bunda, insanı geliştirmeyi ve ülkenin kalkınmasını hedefleyen bilge ve sağduyulu yönetimin yanı sıra Suudi Arabistan’a bahşedilen imkanlar önemli rol oynuyor.

Bu değerli yıldönümünü vesile bilerek Milli Gün dolayısıyla en içten tebrik ve kutlama dileklerimi Kral Selman bin Abdulaziz’e, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a, değerli kraliyet ailesinin tüm fertlerine, asil Suudi halkına ve bu kutsal topraklarda yaşayan herkese sunuyorum. Yüce Allah’tan, bu cömert vatanı korumasını, ülkenin güvenlik, huzur, istikrar ve refahını bilge yönetimin himayesinde daim kılmasını diliyorum.

Gururun daim olsun ey vatan!