Lübnan'da bir bidon benzinin fiyatı asgari ücreti aşıyor

Göstericiler dün Beyrut şehir merkezindeki bir gösteri sırasında Lübnanlı banka sahiplerinin üzerinde "toplumun düşmanı" yazılı fotoğraflarını göstererek protesto düzenlediler (EPA)
Göstericiler dün Beyrut şehir merkezindeki bir gösteri sırasında Lübnanlı banka sahiplerinin üzerinde "toplumun düşmanı" yazılı fotoğraflarını göstererek protesto düzenlediler (EPA)
TT

Lübnan'da bir bidon benzinin fiyatı asgari ücreti aşıyor

Göstericiler dün Beyrut şehir merkezindeki bir gösteri sırasında Lübnanlı banka sahiplerinin üzerinde "toplumun düşmanı" yazılı fotoğraflarını göstererek protesto düzenlediler (EPA)
Göstericiler dün Beyrut şehir merkezindeki bir gösteri sırasında Lübnanlı banka sahiplerinin üzerinde "toplumun düşmanı" yazılı fotoğraflarını göstererek protesto düzenlediler (EPA)

Lübnan'da bir bidon benzinin fiyatı, ülkenin muzdarip olduğu ekonomik ve insani krizin başlangıcından bu yana ilk kez asgari ücreti aştı. Bir bidon benzinin (20 litre) fiyatı 700 bin Lübnan lirasına (25 dolar) ulaşırken, ülkede asgari ücret 675 bin lira.
Akaryakıt fiyatları, dolar kurundaki ve Ukrayna krizi nedeniyle küresel olarak petrol türevleri fiyatlarındaki artış ışığında önemli bir yükselişe tanık oluyor.
Akaryakıt bayileri, inanılmaz yükselişe geçen akaryakıt fiyatlarındaki son gelişmeleri görüşmek üzere bir toplantı düzenledi. Akaryakıt bayilerinin temsilcisi Fadi Ebu Şakra, "Döviz platformunda ve karaborsada doların yüksek fiyatına ek olarak, yüksek küresel petrol fiyatları nedeniyle akaryakıt fiyatlarında çılgın artış yaşanıyor. Bir bidon benzinin (20 litre) fiyatı 700 bin Lübnan lirasına (25 dolar) ulaşınca vatandaş artık bu yükselişin yükünü taşıyamaz hale geldi. Ayrıca, akaryakıt bayileri çok fazla zarara uğruyor. Yine de vatandaşlara yakıt sağlamaktan asla geri durmadılar. Bazı istasyon sahipleri artık devam etme ve akaryakıt fiyatlarını önceden güvence altına alma olanağına sahip değil.”
Uzun süredir izlenen politikanın istasyon sahiplerinin iflasına yol açtığına dikkat çeken Ebu Şakra, akaryakıt bayilerinin ve istasyon sahiplerinin yaşadığı zorluklar ışığında sektördeki durumu görüşmek üzere Enerji Bakanı Velid Feyyad'dan acil randevu talep ettiklerini de sözlerine ekledi.
Ebu Şakra, "fiyatlarda yaşanan dalgalanma kaynaklı büyük zarara uğramaları nedeniyle fiyat tarifesi için belirli bir zaman olması gerektiğini" ifade etti.
Ebu Şakra son olarak ülkenin ve özellikle petrol sektörünün yaşadığı zor ve çetin koşullar ışığında akaryakıt bayilerinin ‘vergi ve harçlarının düşürülmesi’ çağrısında bulundu.



Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdülaziz bin Selman: Riyad, enerji güvenliğinin başkentidir

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).
TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdülaziz bin Selman: Riyad, enerji güvenliğinin başkentidir

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu’nun açılışında konuşuyor (Türki el-Akili).

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad’ın enerji güvenliğinin başkenti olduğunu belirterek bu konumun, ülkenin enerji arzının güvenilirliğini sağlamak ve dünyaya karşı taahhütlerini yerine getirmek için sektörde çalışan kadın ve erkeklerin yürüttüğü çalışmaların bir sonucu olduğunu söyledi. Suudi Arabistan Enerji Bakanı, enerji güvenliğinin sağlanması için tüm ülkelerin iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.

Enerji Haftası’nın başlangıcında Riyad’da düzenlenen Uluslararası Enerji Forumu Bakanlar Toplantısı’nın açılışında konuşan Enerji Bakanı Bin Selman, toplantının enerji sektöründe faaliyet gösterenlerin odaklanması gereken en önemli konulara dikkat çekilmesine katkıda bulunmasını umduğunu ifade etti.

Mevcut dönemde enerji güvenliğine ilişkin diyaloğun her zamankinden daha önemli hale geldiğine işaret eden Bin Selman, yüz yüze toplantıların değerlendirmelerin doğrudan paylaşılmasına, endişelerin ele alınmasına ve ülkeler arasında somut iş birliğini mümkün kılacak anlayışın geliştirilmesine olanak tanıdığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın koşullar ne olursa olsun planlarını uygulamayı, ihtiyaçlarını karşılamayı ve dünyaya yönelik taahhütlerini yerine getirmeyi sürdüreceğini vurgulayan Bakan Bin Selman, ülkesinin zorluklara dayanma, ilerlemeyi sürdürme ve hedeflerine ulaşma kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan’ın enerji güvenliğine bağlılığının ülkeyi öne çıkaran unsurlardan biri olduğunu belirten Bin Selman, toplantının daha fazla katılımcının bu bağlılığı yakından tanımasına katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi.

Bakan Bin Selman, “Bu ülkenin ve Riyad şehrinin enerji güvenliğinin başkenti olduğunu söylemekten gurur duyuyorum” dedi. Bu konumun, enerji sektöründe çalışan kadın ve erkeklerin arzın sürekliliğini sağlamak ve Suudi Arabistan’ın taahhütlerini yerine getirmek için yürüttüğü çalışmalardan kaynaklandığını ifade etti.

Suudi Arabistan’ın son sekiz ayda gerçekleştirdiği çalışmaların boyutuna da değinen Bin Selman, ülkesinin ortaklarına taahhütlerini yerine getireceği ve bu konuda başarısız olmayacağı yönünde güven vermeyi sürdüreceğini belirtti.

Suudi Arabistan’ın yatırım, hazırlık ve hızlı harekete geçme kapasitesi sayesinde zorlu koşullarda enerji arzının güvenilirliğini destekleyebildiğini kanıtladığını söyleyen Bin Selman, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın bunun açık bir örneği olduğunu kaydetti.

Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın ülkenin doğusundaki üretim merkezlerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu limanında bulunan ihracat tesislerine bağladığını hatırlatan Bin Selman, hattın petrolün uluslararası pazarlara ulaştırılması için alternatif bir güzergâh sunduğunu vurguladı.

Farklı boru hattı güzergâhları üzerinde de çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bin Selman, Suudi Arabistan’ın bu alandaki taahhütlerinin yakında netleşmesini umduğunu ifade etti. Bakan Bin Selman, ülkesinin çabalarının kesintisiz sürdürülmesinin ve küresel enerji piyasalarındaki rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.


OPEC+ Kasım ayında petrol üretim kotalarını değiştirmeme kararı aldı

OPEC logosu (Reuters)
OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC+ Kasım ayında petrol üretim kotalarını değiştirmeme kararı aldı

OPEC logosu (Reuters)
OPEC logosu (Reuters)

OPEC+ ittifakındaki yedi ülke, bugün (Pazar) yaptıkları açıklamada, kasım ayında petrol üretim seviyelerini eylül ayındaki seviyelerde tutma ve herhangi bir değişikliğe gitmeme kararı aldı.

OPEC tarafından yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman’dan oluşan yedi ülkenin piyasa istikrarını sağlama taahhüdünü yinelediği belirtildi.

Yedi ülke ayrıca İşbirliği Bildirisi’ne tam uyum sağlama yönündeki ortak taahhütlerini yineledi.

Açıklamada, OPEC+ kapsamındaki yedi ülkenin aylık toplantılar düzenlemeyi sürdüreceği kaydedildi.


Küresel petrol piyasasında kritik gün: OPEC+ üretimi artıracak mı?

OPEC logosu ve petrol stoklarındaki düşüşü gösteren grafik (Reuters)
OPEC logosu ve petrol stoklarındaki düşüşü gösteren grafik (Reuters)
TT

Küresel petrol piyasasında kritik gün: OPEC+ üretimi artıracak mı?

OPEC logosu ve petrol stoklarındaki düşüşü gösteren grafik (Reuters)
OPEC logosu ve petrol stoklarındaki düşüşü gösteren grafik (Reuters)

OPEC+ ittifakına üye yedi ülkenin bugün (Pazar) gerçekleştireceği çevrim içi toplantıda, ağustos ayına yönelik petrol üretim kotalarında kademeli bir artışa onay vermesi bekleniyor. Bu adım, Körfez ülkelerinin Ortadoğu'daki savaşın yol açtığı ekonomik etkileri aşmaya çalıştığı bir dönemde geliyor.

Analistler, ittifakın önceki üretim kesintilerini son aylarda izlediği tempoyla kademeli olarak geri alma planını sürdürmesini bekliyor. İsviçre merkezli UBS Bankası emtia analisti Giovanni Staunovo, Reuters'a yaptığı değerlendirmede, günlük 188 bin varillik bir üretim artışının onaylanacağını öngördü. Staunovo, buna rağmen grubun fiili üretiminin hâlen hedeflenen seviyelerin altında bulunduğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı yeniden canlanıyor

Körfez ülkeleri, çatışmalar sırasında İran'ın uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda yaşanan neredeyse tam durma sonucu petrol üretimlerini zorunlu olarak azaltmak zorunda kalmıştı. Bu durum, petrol ihracatının aylarca aksamasına neden oldu.

OPEC verilerine göre üretim artışından yararlanacak yedi ülke arasında yer alan Suudi Arabistan, Irak ve Kuveyt'in toplam petrol üretimi, yılın ilk çeyreği ile mayıs ayı arasında günlük yaklaşık 6 milyon varil azaldı.

Ancak 17 Haziran'da Tahran ile Washington arasında imzalanan mutabakat zaptıyla birlikte tablo olumlu yönde değişti. Taraflar, müzakereler süresince Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının önündeki engelleri kaldırmayı taahhüt etti.

Bu gelişmeyle birlikte gemi trafiği yeniden canlanmaya başlarken, petrol fiyatları da sert şekilde gerileyerek savaş öncesindeki seviyelere yaklaştı. Piyasalar, arzın yeniden normale dönmesini bekliyor. Bloomberg'in bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışı halihazırda yeniden günlük 10 milyon varilin üzerine çıkmış olabilir.

Üretimde kademeli toparlanma

Saxo Bank emtia analisti Ole Hansen, şu anda boğazdan geçen petrolün önemli bölümünün tankerlerde veya depolama tesislerinde bekletilen stoklardan oluştuğunu belirtti. Hansen, üretimi durdurulan petrol sahalarının yeniden devreye alınmasının zaman aldığını vurguladı.

Temmuz ayında üretimde kademeli bir toparlanma beklediğini ifade eden Hansen, fiili üretim artışının ise ağustos ayında hız kazanacağını öngördü.

Irak Petrol Bakanlığı da haziran ayı sonunda, savaş nedeniyle yaşanan mali kayıpları telafi edebilmek amacıyla üretim kotasının artırılmasını talep etmişti.

Hansen, Irak'ın bu talebine ilişkin değerlendirmesinde, kısa vadede böyle bir karar alınmasının düşük ihtimal olduğunu söyledi. Talebin, OPEC+ ülkelerinin gerçek üretim kapasitelerinin yıl sonunda yeniden değerlendirileceği 2027 üretim kapasitesi gözden geçirme süreci kapsamında ele alınmasının daha olası olduğunu ifade etti.