Mısır, Yemen’in ‘meşruiyetine’ yönelik desteğini yineledi

Medbuli, Alimi ile Kahire’deki konutunda bir araya geldi. (Mısır Bakanlar Kurulu)
Medbuli, Alimi ile Kahire’deki konutunda bir araya geldi. (Mısır Bakanlar Kurulu)
TT

Mısır, Yemen’in ‘meşruiyetine’ yönelik desteğini yineledi

Medbuli, Alimi ile Kahire’deki konutunda bir araya geldi. (Mısır Bakanlar Kurulu)
Medbuli, Alimi ile Kahire’deki konutunda bir araya geldi. (Mısır Bakanlar Kurulu)

Mısır, Yemen’de meşru hükümeti desteklemeye yönelik güçlü tutumunu bir kez daha dile getirdi ve Yemen hükümetiyle iş birliğini güçlendirme konusundaki kararlılığını vurguladı. Söz konusu açıklamada, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ile Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli’nin Kahire’de gerçekleştirdiği görüşmede yapıldı. Görüşmeye Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek ve Kahire’nin Yemen Büyükelçisi de katıldı.
Medbuli görüşme sırasında, nisan ayında Yemen Devlet Ba Liderlik Konseyi Başkanı görevini üstlenmesinden dolayı Alimi’ye tebriklerini sundu. Konseye, liderliğine ve üyelerine kardeş Yemen halkının kalkınma, güvenlik ve istikrarına yönelik arzularını gerçekleştirmede başarı temennilerini dile getirdi. Medbuli, iki ülkenin halklarını geçmişte ve günümüzde birbirine bağlayan bağların derinliğine atıfta bulunarak Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin direktifleri ışığında, Yemen’in yaşadığı bu hassas aşamada mümkün olan her türlü desteği sağlamanın yanı sıra ülkesinin Yemen’e ve meşru liderliğine desteğini bildirdi.
Mısır Bakanlar Kurulu’ndan önceki akşam yapılan açıklamaya göre Mısır Başbakanı, ülkesinin Yemen Ulusal Diyalogu, Körfez Girişimi ve Başkanlık Konseyi’nin kurulmasıyla sonuçlanan Riyad’daki son istişarelerinin sonuçlarının yanı sıra Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları uyarınca kardeş Yemen halkının arzularını karşılayacak ve onların insani acılarına son verecek şekilde Yemen krizine kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmayı amaçlayan tüm çabaları desteklediğini belirtti. Başbakan bu bağlamda, Mısır’ın Yemen’deki meşru yönetimi ve Yemen devletinin birliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü için destek konusundaki sağlam konumunu vurguladı. Aynı zamanda bu konunun başta Yemen’in güvenliği ve istikrarı olmak üzere Mısır ve Arap bölgesinin güvenliğinin yanı sıra Kızıldeniz bölgesi için büyük önem taşıması dolayısıyla ülkesinin Yemen devlet kurumlarına destek verdiğini belirtti.
Medbuli, Mısır'ın altyapı geliştirme ve çeşitli alanlardaki insan kadrolarını iyileştirme çabalarında Yemen hükümetiyle iş birliğini artırma konusundaki isteğini ve büyük teknik uzmanlığı ile enerji ve liman projelerine katılmanın yanı sıra Yemen'in yeniden yapılanma çabalarına katılma konusundaki kararlılığını vurguladı.  
Alimi de heyetin Mısır’ı ziyaret etmesinde duyduğu mutluluğu dile getirdi ve mevcut aşamada Yemen'in karşı karşıya olduğu çeşitli zorlukları ve Başkanlık Konseyi’nin karşılaştığı bu zorlukları Yemen Parlamentosu'na verdiği taahhütler çerçevesinde ele alma çabalarını değerlendirdi. Alimi ülkesinde elektrik sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlar ve bu durumu bir an önce çözmek için meşru hükümet tarafından atılan adımlara dikkat çekti. Mısır-Yemen Ortak Yüksek Komitesi bir sonraki oturumunun toplantılarının yapılmasının ve iki taraf arasında halihazırda imzalanmış olan anlaşmaların ve mutabakat zaptlarının hayata geçirilmesinin önemine değinen Alimi ayrıca ticaret hareketliliğini kolaylaştırmak için Aden ve Mısır limanları arasında bir deniz hattı kurmaya yönelik öneriye dikkat çekti.
Mısır Bakanlar Kurulu’na göre görüşmede, Ortak Yüksek Komite’nin bir sonraki oturumunun toplantılarının gerçekleştirilmesi ve iki taraf arasında imzalanan anlaşmaların hayata geçirilmesinin hızlandırılması için çalışılmasının yanı sıra enerji, elektrik, deniz taşımacılığı ve yeniden yapılanma alanlarında iş birliğini geliştirmeye yönelik tekliflerin incelenmesi üzerinde anlaşmaya varıldı.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.