Sudan’da barışçıl gösterilere yönelik şiddet sürüyor: 1 ölü

Hartum'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresinde gerçekleşen protestolarda bir gösterici öldü

Sudanlı protestocular Hartum'da bir sokakta sivil yönetim çağrısında bulunurken (AP)
Sudanlı protestocular Hartum'da bir sokakta sivil yönetim çağrısında bulunurken (AP)
TT

Sudan’da barışçıl gösterilere yönelik şiddet sürüyor: 1 ölü

Sudanlı protestocular Hartum'da bir sokakta sivil yönetim çağrısında bulunurken (AP)
Sudanlı protestocular Hartum'da bir sokakta sivil yönetim çağrısında bulunurken (AP)

Sudan’da insan hakları örgütleri, başkent Hartum'un komşu ili Omdurman’da sivil yönetim talep eden yeni protestolar sırasında bir göstericinin öldürüldüğünü açıkladı.
Sudan Merkezi Doktorlar Komitesi’nden yapılan açıklamada, bir göstericinin dün Omdurman kentinde gerçekleşen barışçıl protesto sırasında güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu göğsünden ve karnından yara almasının ardından hayatını kaybettiğini bildirdi.
Komite, Sudan'ın başkenti Hartum, Bahri ve Omdurman şehirlerinde başlayan barışçıl yürüyüşlerin güvenlik güçlerinin orantısız şiddetine maruz kaldığını aktardı. Komite, 25 Ekim'de ordunun iktidarı ele geçirmesiyle başlayan gösterilerde şimdiye dek ölenlerin sayısının 102'ye yükseldiğini kaydetti.
Dün Hartum’un merkezi ve doğusundaki Burri mahallesinin yanı sıra, Kuzey Hartum ve Nil’in batısındaki Omdurman kentinden yüzlerce kişi barışçıl bir gösteri için sokaklara döküldü.
Yüzlerce gösterici, yüksek güvenlik önlemleri, Hartum'un kalbine giden ana girişlerin ve caddeleri kordon altına alınmasına rağmen, Hartum'daki cumhurbaşkanlığı sarayına yaklaştı.
Sudan'da Direniş Komitelerinin çağrısıyla sokaklara inen milyonlarca kişi ordunun kışlaya dönmesini ve iktidarı sivil bir hükümete devretmesini talep ediyor.
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), Sudan'ı vuran ve yaklaşık 15 milyonu (nüfusun üçte birini) etkileyen şiddetli bir kıtlık konusunda uyarıda bulundu.
WFP temsilcisi ve Sudan'daki ülke direktörü Eddie Rowe, kırılganlığı siyasi ve ekonomik krizlerin yanı sıra toplumsal çatışmaya ve iklim şoklarına bağlayarak bu durumun milyonları açlık ve yoksulluğa maruz bırakacağı konusuna değindi.
Uluslararası kuruluşların önceki raporları ve WFP tarafından yapılan değerlendirmeye göre, endişe verici gıda güvenliği durumunun devam etmesi muhtemel olup gelecek yıl itibarıyla nüfusun yüzde 40'a varan kısmı gıda güvensizliğine itebilir.
Rowe, finansmanın insani ihtiyaçlarla orantılı olmadığını söyleyerek, artan açlık seviyelerini önlemek ve bu durumdan etkilenenlerin hayatını kurtarmak adına harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu bağlamda Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Sudan Temsilcisi Baba Gana Ahmed, mevcut tarım mevsimi için güçlü bir destek alınmaması halinde gıda güvencesi olmayan insan sayısının benzeri görülmemiş seviyelere yükselebileceğini, bu durumun daha fazla çatışmaya ve yerinden edilmelere yol açabileceğini kaydetti.
Gıda ithalatına bağımlı olan Sudan'da gıda ve yakıt fiyatlarının artmasıyla Ukrayna'daki çatışmanın durumu daha da kötüleştirdiğine değinen Ahmed, ülkenin buğday ithalatının yarısının Karadeniz’den geldiğini aktardı.
FAO ve WFP, hayat kurtarmak ve Sudan'da baş gösteren açlık krizini önlemek adına gıda güvensizliğindeki keskin artışa karşı acil eylem çağrısında bulundu.
Gıda güvenliğine ilişkin kapsamlı raporda, Sudan'ın 18 eyaletinin tümünde kırılganlığı ve gıda güvensizliği olduğunu görüldü.  Bu durum 16 eyalette daha da kötüleşirken, en kötü etkilenen 10 bölge ise Darfur bölgesinde bulunuyor.
Geçtiğimiz Mart ayında yayınlanan Dünya Gıda Programı ve Gıda ve Tarım Örgütü'nün önceki bir değerlendirmesine göre, Sudan'ın birçok yerinde mahsul eksikliği, gıda ve geçim fırsatlarının mevcudiyetini olumsuz yönde etkiledi. Yeni yayınlanan Kapsamlı Gıda Güvenliği Değerlendirmesi ise Sudan'daki zayıf gıda güvenliği durumunu teyit ediyor.



Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Vatan Kalkanı güçleri El-Haşa Kampı’nın kontrolünü ele geçirerek Seyun’un kırsalına ulaştı

Hadramut’ta Vatan Kalkanı güçlerinin konuşlandığı noktadan bir kare
Hadramut’ta Vatan Kalkanı güçlerinin konuşlandığı noktadan bir kare
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Vatan Kalkanı güçleri El-Haşa Kampı’nın kontrolünü ele geçirerek Seyun’un kırsalına ulaştı

Hadramut’ta Vatan Kalkanı güçlerinin konuşlandığı noktadan bir kare
Hadramut’ta Vatan Kalkanı güçlerinin konuşlandığı noktadan bir kare

Sahadaki kaynaklar, Hadramut Valisi ve Güvenlik Komitesi Başkanı’nın komutasındaki Vatan Kalkanı güçlerinin, El-Haşa bölgesinde bulunan stratejik 37. Tugay Kampı’nın kontrolünü ele geçirdiğin doğruladı.

Sahadaki kaynaklar, Vatan Kalkanı güçlerinin, Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçleriyle yaşanan çatışmaların ardından El-Haşa Kampı’nda tam kontrol sağladığını, GGK unsurlarının ise geri çekildiğini bildirdi.

Aynı kaynaklar, Vatan Kalkanı güçlerinin kamp çevresindeki bölgeleri güven altına almak için  operasyonların sürdürdüğünü aktardı.

Hadramutlu askerî kaynaklara göre, GGK güçleri, olası hava saldırılarından endişe duydukları için erken saatlerden itibaren kampın çevresindeki bazı noktalarda konuşlanmıştı. Kaynaklar, bu unsurlarla müdahale edildiğini ve bölgenin güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların hâlen devam ettiğini belirtti.

Kaynaklar ayrıca, “Vatan Kalkanı” güçlerinin Seyun yönünde ilerlemeyi sürdüreceğini, kalan askerî kamplar ve bölgelerin kontrol altına alınmasının hedeflendiğini vurguladı. Açıklamada, Suudi Arabistan’daki müttefiklerin desteğiyle, Hadramut ve Mehri vilayetlerindeki tüm kampların güvenliğini sağlamaya yönelik net planlar doğrultusunda hareket edildiği ifade edildi.

Kaynaklar, “Vatan Kalkanı” güçlerinin şu anda bazı noktalarda Seyun’un kırsalına ulaştığını da kaydetti.

Öte yandan kaynaklar, GGK güçlerinin Seyun’daki Birinci Askerî Bölge’den tamamen çekildiğine dair haberleri doğrulamadı; ancak göstergelerin olumlu olduğunu belirtti. Açıklamada, GGK’ya bağlı bazı unsurların Seyun Hastanesi ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda konuşlandığı, diğer noktaların ise tamamen boşaltıldığı ve güçlerin El-Katın yönüne çekildiği ifade edildi.


Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, aldığı son egemen kararların eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik girişimlere karşı uyarıda bulundu. El-Alimi, söz konusu kararların “zorunlu ve sorumlu bir tercih” olduğunu, amacının sivilleri korumak, devletin hukuki konumunu muhafaza etmek ve silah gücüyle dayatılan fiilî durumların önüne geçmek olduğunu söyledi.

El-Alimi, salı günü 90 gün süreyle olağanüstü hâl ilan ederken, GGK’nin BAE desteğiyle Hadramut ve Mahra’da tırmandırdığı askerî faaliyetlerin ardından Birleşik Arap Emirlikleri güçlerine ülkeyi 24 saat içinde terk etme çağrısı yaptı. El-Alimi ayrıca, Vatan Kalkanı” güçlerine GGK’nin ele geçirdiği tüm askerî kamplar ve mevzilerin devralılması, GGK unsurlarının ise geldikleri yerlere geri dönmesi talimatını verdi.

El-Alimi, perşembe günü Devlet Danışmanları Kurulu ile yaptığı toplantıda, bu kararların bir tırmanma ya da intikam arzusunu yansıtmadığını, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini savunma yönündeki hukuki ve ahlaki sorumluluğunun bir sonucu olduğunu belirtti. Gerginliği düşürme ve uzlaşı için tüm imkânların tüketildiğini, buna yetki devri ilanı ve Riyad Anlaşması’nın da dâhil olduğunu ifade etti.

dfvg
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yeni miladi yılın zafer, barış, güvenlik ve istikrar yılı olmasını temenni eden El-Alimi, vatandaşların çektiği acıların sona ermesini, adaletli bir devlet yapısı içinde onurun korunmasını, hakların güvence altına alınmasını ve toparlanma ile kalkınma için gerçek ufukların açılmasını diledi.

Gelişmeler ve uyarılar

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nu son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, doğu vilayetlerindeki durumun normale döndürülmesi için verilen sürelerin Güney Geçiş Konseyi tarafından iyi değerlendirilmediğini söyledi. Buna paralel olarak Hadramut ve Mahra’ya ilave güçlerin sevk edildiğini, dış kaynaklardan askerî sevkiyatların ulaştığını ve bunun istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Bu durumun, krizin kontrol edilemez bir fiilî duruma dönüşmesini önlemek amacıyla, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde kararlı adımlar atılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

dfg
Yemen’den ayrılmayı talep eden Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı askerler, Aden’de (AP)

Başkanlık Konseyi Başkanı, doğu vilayetlerindeki yerel yönetimlerin egemen tesisleri ve hayati altyapıyı güvence altına alma, temel hizmetlerin sürekliliğini sağlama yönündeki hızlı tepkilerini takdir etti. Ancak aynı zamanda, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik her türlü girişime karşı uyarıda bulundu.

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nun bu kritik aşamada ulusal karar alma süreçlerini destekleyen, siyasi ve kurumsal kapasitenin seferber edilmesine katkı sunan ileri bir “düşünce merkezi” rolü üstlenebileceğini vurguladı. Devlet dışı silahlı oluşumlara verilen desteğin kurutulmasının da bu çabanın parçası olduğunu dile getirdi.

Güney meselesinin adil bir dava olduğunu yineleyen El-Alimi, bu sorunun en yüksek hak ve özgürlük standartları çerçevesinde, güç ve dayatma mantığından uzak bir şekilde ele alınması gerektiğini, silahlı çatışmaların bu davaya zarar verdiğini söyledi.

Suudi Arabistan ile ortaklık

El-Alimi, Suudi Arabistan’ın Yemen için stratejik bir ortak olduğunu belirterek, bu ortaklığın korunmasının tarihî ve geleceğe dönük kazanımları nedeniyle ulusal bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Bu ortaklığın zedelenmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerî varlığının sona erdirilmesi kararının, ittifakın seyrini düzeltme amacıyla ve ortak komutanlıkla koordinasyon içinde alındığını belirten El-Alimi, bunun ikili ilişkilerin koparılması ya da ortak çıkarlara dayalı iş birliği mirasının inkârı anlamına gelmediğini vurguladı.

El-Alimi, bu aşamada alınan her egemen kararın nihai hedefinin, barış ya da savaş yoluyla devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının güvenlik, istikrar ve kalkınma beklentilerinin karşılanması olduğunu söyledi.

Son olarak tüm siyasi bileşenlere ve medya organlarına seslenen El-Alimi, hakaret ve kışkırtma dilinden kaçınılması, devlet ve sorumluluk dilinin öne çıkarılması çağrısında bulundu. Bunun ulusal birliği güçlendireceğini, barış şansını koruyacağını ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmeden mümkün olacağını belirtti.


El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.