Erdoğan ve Muhammed bin Selman’dan yeni bir iş birliği döneminin başlamasına yönelik ortak kararlılık

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)
TT

Erdoğan ve Muhammed bin Selman’dan yeni bir iş birliği döneminin başlamasına yönelik ortak kararlılık

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman, Mısır, Ürdün ve Türkiye’yi içeren yurtdışı gezisini tamamladı.
Veliaht Prens, bu ülkelerin liderleriyle ilişkileri güçlendirme ve geliştirmenin yanı sıra bölgede güvenlik ve istikrarı artırmanın yolları hakkında görüşmelerde bulundu.
Görüşmeler ayrıca Suudi Arabistan ve bu ülkeler arasındaki bir dizi stratejik, ekonomik ve kalkınma konularını da içerdi.
Ankara, Çarşamba günü geç saatlerde ülkeye gelen Veliaht Prens’in son durağı oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında Velaiht Prensi karşıladı.
Bunun ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Veliaht Prens baş başa görüştü. İkilinin görüşmesi yaklaşık 2 saat sürdü.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında Velaiht Prensi karşıladı (SPA)

Veliaht Prens, Kral Selman bin Abdulaziz’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a selam ve takdirlerini iletirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da Kral Selman’a selam ve takdirlerinin iletilmesini rica etti.
Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve işbirliğini çeşitli alanlarda geliştirme yollarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası son gelişmeler, bunlara yönelik çabalar ve bir dizi ortak ilgi alanı gözden geçirildi.
Muhammed bin Selman, bunun ardından üç ülkeye yönelik gezisini tamamlayarak ülkesine döndü.

İlişkilerin gelişmesini vurgulayan ortak açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın görüşmesine ilişkin yayımlanan ortak bildiri, G20 üyesi olarak iki ülkenin büyük ekonomik potansiyelini vurguladı.
Ortak bildiride, iki ülke arasındaki ilişkilerin muhtelif yönleriyle ele alındığı, siyasi, ekonomik, askeri, güvenlik ve kültürel ilişkiler dahil olmak üzere iki ülke arasındaki ikili ilişkilerde yeni bir iş birliği döneminin başlamasına yönelik ortak kararlılığın en güçlü şekilde vurgulandığı ifade edildi.
Bölgesel ve uluslararası alanda öne çıkan ve her iki tarafın da önem atfettiği gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu aktarıldı.
Görüşme sonrası yayımlanan Türkiye- Suudi Arabistan ortak bildirisinde şu ifadelere yer verildi;
Taraflar, karşılıklı ticaretin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi imkanlarını, iki ülke arasındaki karşılıklı ticaretin kolaylaştırılmasını ve önündeki zorlukların üstesinden gelinmesini, yatırım fırsatlarının araştırılması ve çeşitli alanlarda somut ortaklıklara dönüştürülmesi için iki ülkenin kamu ve özel sektöründeki iletişimin artırılmasını ele almışlardır.
Taraflar G-20 üyeleri olarak, iki ülkenin büyük ekonomik potansiyelini ve Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun yatırım, ticaret, turizm, kalkınma, sanayi, madencilik, inşaat projeleri, ulaşım-altyapı (müteahhitlik dahil), tarım, gıda güvenliği, sağlık, iletişim-bilgi teknolojisi alanları, medya ve spor alanlarında sunduğu fırsatları vurgulamışlardır.
Suudi Arabistan-Türk Koordinasyon Konseyi’nin çalışmalarını etkinleştirme, ortak ilgi alanlarında iş birliği ve koordinasyon seviyesini yükseltme ve iki ülke uzmanları arasında tecrübe paylaşımı konuları üzerinde çalışma hususunda mutabakata varmışlardır.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ziyaretinin sonunda konuğu Veliaht Prens’e veda etti (SPA)

Taraflar, enerji alanında özellikle petrol ve rafinesi, petrokimya, enerji verimliliği, elektrik, yenilenebilir enerji, inovasyon, hidrokarbon kaynakları için temiz teknolojiler, hidrojen de dahil düşük karbonlu yakıtlar alanlarında iş birliği beklentilerini, enerji sektörü ve ilgili tedarik zincirlerinin yerelleştirilmesi, bu alanlarda ilgili projeler geliştirilmesi için çalışılması arzusunu ifade etmişlerdir.

Türkiye Yeşil Ortadoğu’yu memnuniyetle karşıladı
Ortak bildiride, Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği alanında Suudi Arabistan’ın, Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimlerini başlatmasını memnuniyetle karşıladığı, Suudi Arabistan tarafından başlatılan ve G-20 ülkelerinin liderleri tarafından onaylanan Döngüsel Karbon Ekonomisi Platformu’nun hayata geçirilmesine dair Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği alanındaki çabalarına desteği vurgulandı.
Tarafların yapay zeka, dijital teknolojiler ve akıllı şehirler alanlarında üretim ve yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve bu alanlarda faaliyet gösteren özel sektör aktörlerinin iş birliğine teşvik edilmeleri konularında görüş birliğine vardığı da belirtildi.
Türk Standartları Enstitüsü ile Suudi Arabistan Standartlar, Metroloji ve Kalite Teşkilatı arasındaki ilişkilerin, ilgili iki kurum arasında imzalanan iş birliği anlaşmaları çerçevesinde güçlendirilmesi ve sürdürülmesi konusunda mutabık kalındığı da bildirildi.
Ortak bildiride, tarafların, savunma konusunda iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde savunma iş birliği alanlarında, iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların etkin hale getirilmesi konusunda mutabık kaldıkları ifade edildi.

Turizm alanında işbirliği
Turizm alanındaki iş birliğinin ve iki ülke arasındaki turizm hareketinin, ülkeler arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca geliştirilmesinin, her ülkenin sahip olduğu turizm potansiyelinin araştırılmasının, turizm sektörünün gelişimine fayda sağlayan ortak çalışmaların güçlendirilmesinin öneminin vurgulandığı kaydedildi.
Tarafların, ulusal sivil havacılık otoriteleri arasında iş birliğinin güçlendirilmesinin, havayollarının operasyonları için idari prosedürlerin kolaylaştırılmasının öneminin altını çizdikleri belirtilen bildiride, sağlık alanında iki ülke arasındaki mevcut iş birliğini geliştirme kararlılığı vurgulanarak, sağlık yatırımları alanında iş birliği fırsatlarının araştırılması konusunda mutabık kalındığı aktarıldı.
İki taraf, bölgedeki güvenlik ve istikrarın desteklenmesine ve güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde, bölgesel ve uluslararası arenadaki önemli meselelere ilişkin iş birliğini, koordinasyonu ve görüş alışverişini yoğunlaştırma çabalarını teyit etti.
Taraflar, bölge ülkelerinin egemenliğinin ihlal edilmemesini vurguladı ve bölge ülkelerindeki tüm krizlere siyasi çözüm bulunmasına, bölgeyi gerilimden uzak tutacak ve bölgede güvenliği ve istikrarı sağlayacak çalışmalara desteklerini ifade etti.
Taraflar, başta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere bölgesel ve uluslararası kuruluşlar çerçevesinde aralarındaki iş birliğini ve etkin koordinasyonu artırma, bölgede barış, istikrar ve güvenliğin sağlanması için yakın iş birliği sürdürme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının neden olduğu zorluklara rağmen 2021’de hac düzenleme ve ziyaretçilere hizmet etme çabalarından ötürü takdirlerini iletti, bu yıl hac ve umrenin yeniden başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens’e bu konudaki çabalarından dolayı teşekkür etti.
Veliaht Prens de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nazik ev sahipliğinden, ziyaretleri sırasında kendisine ve heyetine gösterilen yakınlık ve muhabbetten ötürü şükranlarını dile getirdi.

Veliaht Prens’ten mesaj
Suudi Veliaht Prens, ülkesine dönmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mesajda sıcak karşılama ve misafirperverlik için teşekkür ve takdirlerini ifade etti.
Söz konusu mesajda, “Bu ziyaret, Kral Selman bin Abdulaziz’in önderliğinde, iki ülke arasındaki ilişkilerin sağlamlaştırılması ve çeşitli alanlarda geliştirilmesi yönündeki istekliliğini teyit edecek şekilde ortak çıkar konularının tartışılmasını mümkün kılmıştır” denildi.

Türk basını tarihi ziyareti övdü
Türk basını ziyareti tarihi olarak nitelendirdi ve ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirdiğini vurguladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, “Suudi Arabistan ile 7,3 milyar dolar ihracatımız vardı. Dolayısıyla 7 milyar dolarlık bir kaybımız oldu diyebiliriz. İlişkilerin yeniden normalleşmesiyle birlikte Suudi Arabistan'a 10 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden söz edebiliriz” dedi.
Suudi Arabistan’ın Türk iş dünyası için büyük önem taşıyan ülkelerden biri olduğunu dile getiren Olpak, Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz günlerde koronavirüs salgını nedeniyle uyguladığı seyahat kısıtlamalarını kaldırma kararını da Türk işadamları için çok önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.



Mısır ile Türkiye arasında "Üretimden İhracata" büyüyen askerî ortaklık

Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)
Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)
TT

Mısır ile Türkiye arasında "Üretimden İhracata" büyüyen askerî ortaklık

Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)
Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)

Mısır ile Türkiye arasındaki savunma sanayisi ve askeri iş birliği, iki ülke arasında büyüyen stratejik ortaklık ve bölgede artan gerilimin ortasında ortak üretimden üçüncü ülkelere ihracata uzanan yeni bir döneme giriyor.

İki ülke dışişleri bakanlarının dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde vurgulanan gelişen ikili ilişkiler, uzmanlara göre önümüzdeki dönemde askeri ortaklığın daha da derinleşeceğine işaret ediyor.

Savunma sanayiinde ortak ihracat dönemi

Türkiye Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, El Alameyn Uluslararası Havacılık Fuarı marjında yaptığı açıklamada, Mısır mevzuatına uygun olarak Kahire'de "Zafer" adında bir şirket kurduklarını açıkladı. Keleş, Mısır Askeri Üretim Bakanlığı ile patlayıcı maddeler, mühimmat ve çeşitli askeri teçhizatın ortak üretimine ilişkin sözleşme imzalandığını belirtti.

Keleş ayrıca şu kritik detayları paylaştı:

Hibrit tehditlere karşı geliştirilen "Tolga" sistemine Mısır'ın ilgisinin arttığı, Mısır Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi amacıyla sembolik bir satış yapıldığı ve bu sistemin Mısır'daki ortak girişim üzerinden tüm Afrika ve Körfez pazarına pazarlanması için altyapı kurulduğu bildirildi.

Mısır'ın askeri araç üretim kapasitesinin Türk sistem ve donanımlarıyla entegre edilerek ortak üretim yapılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

Askeri diplomaside artan trafik

2023 yılında 12 yıllık siyasi kesintiyi sona erdiren mutabakatların ardından Mısır-Türkiye yakınlaşması son aylarda üst düzey temaslarla hız kazandı:

Şubat 2024: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin katılımıyla Kahire'de Askeri İş Birliği Anlaşması imzalandı.

Mayıs 2024: Mısır Genelkurmay Başkanı Ahmed Halife Türkiye'yi ziyaret ederek Türk mevkidaşı Metin Gürak ile görüştü; "Dostluk Denizi" ortak tatbikatının yeniden başlatılması ele alındı.

Temmuz 2024: Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir Türkiye'ye tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret öncesinde Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Mutlu Şen, iki ülke orduları arasındaki ilişkilerin bölge ve dünya barışına katkı sağlayacağını vurguladı.

Ağustos 2025: İki ülke arasında dikine kalkış-iniş yapabilen (VTOL) insansız hava araçlarının (İHA) ortak üretimine ilişkin anlaşma imzalandı.

Askeri Uzman Adel el-Umda, bu ortaklığın sadece silah alımıyla sınırlı kalmayıp teknoloji transferi, ortak üretim ve ihracatı kapsaması açısından stratejik bir nitelik taşıdığını vurguladı. Türk analist Taha Odehoğlu ise savunma iş birliğinin Ortadoğu'nun iki ana aktörü arasındaki görüşmelerin daimî gündem maddesi haline geldiğini belirtti.

Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi hazırlıkları

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdullati ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'de düzenlenmesi planlanan Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi toplantısının hazırlıklarını ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Konseyin; İHA üretimi, ortak tatbikatlar, deniz/hava güvenliği ve Afrika ile Arap pazarlarına yönelik ortak pazarlama süreçlerinde kurumsal bir çerçeve sunduğu ifade ediliyor.

İsrail'in endişeleri ve bölgesel dengeler

Mısır-Türkiye askeri yakınlaşması İsrail basınında endişeyle takip ediliyor. Uzmanlar, bu ortaklığın üçüncü bir tarafa karşı savunma paktı oluşturmaktan ziyade her iki ülkenin kendi savunma kapasitelerini ve caydırıcılığını artırma amacını taşıdığı değerlendirmesinde bulunuyor.


Türkiye, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı

Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
TT

Türkiye, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı

Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)

Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’ın Abha, Hamis Muşayt, Cizan ve Necran kentlerindeki sivil ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Saldırılarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu çok sayıda sivilin yaralandığı belirtildi. Ankara ayrıca Husilerin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef almaya devam etmesini ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği, emniyeti ve seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etmesini kınadı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan’ı hedef alan, sivillerin can ve mal güvenliğini hiçe sayan ve bölgedeki gerilimi artıran Husi saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi yineliyoruz” denildi.

Bakanlık ayrıca saldırıların, Yemen’deki çatışmayı kalıcı bir siyasi çözüm yoluyla sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik çabalara da zarar verdiğini vurguladı.


Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkileri, ticaret hacmi ve geleneksel yatırım alışverişindeki büyümenin ötesine geçerek yenilenebilir enerji ve savunma sanayisinden turizm ve lojistik hizmetlerine kadar uzanan sektörlerde sermaye, uzmanlık ve teknolojinin bir araya geldiği uzun vadeli sanayi ve yatırım ortaklıklarının kurulacağı yeni bir aşamaya giriyor.

Bu dönüşüm, Suudi yatırımcıların fonlar ile birleşme ve satın alma işlemleri aracılığıyla Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisiyle öne çıkarken, Türk şirketleri de Suudi Arabistan’daki varlıklarını genişletmeye ve ülkenin Vizyon 2030 hedefleri ile büyük projelerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya çalışıyor. Enerji ve savunma, iş birliğinin genişletilmesi açısından öne çıkan alanlar olurken, iki ülke ortak yatırım, teknoloji transferi ve sanayinin yerlileştirilmesine dayalı bir ekonomik ilişkiler modeli oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, Suudi Arabistan-Türkiye ortaklığına ticaretteki dalgalanmalara daha az bağlı, daha sürdürülebilir bir boyut kazandırıyor.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, son yıllarda Türkiye’deki Suudi yatırımlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Dağlıoğlu, yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri ile Türk şirketlerinde hisse alımına ve fonlar üzerinden yatırım yapmaya ilgisinin arttığını, bunun yanı sıra Suudi sermayesinin bankacılık ve finansal hizmetler, imalat sanayisi, gayrimenkul ve aile şirketleri gibi sektörlerdeki varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin de Suudi Arabistan pazarındaki varlıklarını genişlettiğini ifade etti. Türk şirketlerinin, Vizyon 2030 ile Krallık’ta yürütülen büyük projelerin sunduğu fırsatlardan özellikle imalat, hizmetler, sağlık, hastaneler ve lojistik sektörlerinde yararlandığını kaydetti.

Daha fazla güven

Son yıllarda Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin iki ülkeden yatırımcılara daha fazla güven verdiğini ve ticaret ile yatırımların yükseliş eğilimine girmesine katkı sağladığını belirten Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin şirketlerin pazarlara giriş ve uzun vadeli yatırım kararlarında önemli bir gösterge oluşturduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, Türkiye’deki Suudi yatırımlarının gerçek hacminin resmi verilerde görülenden daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Bazı yatırımların uluslararası finans merkezlerinde kayıtlı fonlar ve şirketler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle bunların her zaman doğrudan Suudi sermaye akışı olarak kaydedilmediğini belirtti.

FGBHJU
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu (Şarku’l Avsat)

Dağlıoğlu, bu durumun Suudi yatırımcıların kullandığı araçların geliştiğini gösterdiğini belirterek, yatırımcıların şirketlerden hisse satın almak veya birleşme ve satın alma işlemlerini finanse etmek için fonlara ve uluslararası yatırım yapılarına daha fazla başvurmaya başladığını söyledi.

Yenilenebilir enerji

Dağlıoğlu, Suudi Arabistan merkezli Acwa Power şirketinin Türkiye’deki yenilenebilir enerji projelerine dahil olmasını, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin yönünü gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirdi. Bu alandaki iş birliğinin geniş fırsatlar barındırdığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin temiz enerji kapasitesini artırmaya ihtiyaç duyduğunu, Suudi şirketlerin ise büyük ölçekli projelerin geliştirilmesi, finansmanı ve işletilmesi konusunda ileri düzeyde deneyime sahip olduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, büyük kapasiteli yenilenebilir enerji üretim projelerini kapsayan yatırım taahhütlerinin bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemde, önümüzdeki süreçte bu alanda ilave adımların açıklanmasını beklediğini söyledi.

Enerji sektörünün iki ülke arasındaki ortaklığın başlıca eksenlerinden birine dönüşebileceğini belirten Dağlıoğlu, Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerji alanındaki uluslararası yatırımlarını genişletme yönündeki yaklaşımına ve Türkiye’nin enerji karmasında temiz kaynakların payını artırma hedeflerine dikkat çekti.

Savunma iş birliği

Öte yandan SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin artık yalnızca ürün satışı veya ihracat anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi, sanayinin yerlileştirilmesi ve ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan stratejik bir ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi.

Tütüncü, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerlileştirme hedeflerinin, Türkiye’nin son yıllarda oluşturduğu sanayi ve teknoloji kapasitesiyle örtüştüğünü, bunun da iki tarafın şirket ve kurumları arasında daha geniş kapsamlı bir iş birliğinin önünü açtığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın yalnızca savunma ekipmanları ve sistemleri satın almayı hedeflemediğini ifade eden Tütüncü, ülkenin askeri sanayide yerli içeriğin payını artırma hedefleri doğrultusunda teknik bilgiye, üretim, geliştirme ve bakım kapasitesine sahip olmayı amaçladığını kaydetti.

Tütüncü, “Türk şirketleri Suudi Arabistan pazarını yalnızca ürün ihraç edilecek bir pazar olarak değil, uzun vadeli stratejik bir ortak olarak görüyor” diyerek, gelecekteki iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını kapsayabileceğini vurguladı.

İki ülke arasındaki savunma ilişkisini, Suudi Arabistan’ın finansman ve yatırım imkanları ile Türkiye’nin teknik ve sanayi tecrübesinden yararlanan bir ‘sanayi entegrasyonu’ olarak nitelendiren Tütüncü, bu modelin havacılık, insansız sistemler, elektronik ve ileri teknolojiler gibi alanlara da yayılabileceğini ifade etti.

İki ülke arasındaki insansız hava aracı (İHA) anlaşmalarının savunma iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Tütüncü, bunun iş birliğinin sonu değil, Suudi Arabistan’da sanayi ve üretim kapasitelerinin geliştirilmesini de kapsayabilecek daha geniş bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.

Turizm ve mevsimsel entegrasyon

Turizm sektöründe ise Dağlıoğlu, iki ülkenin mevsimsel entegrasyona dayalı bir model oluşturma fırsatına sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaz aylarında çok sayıda Suudi turisti ağırladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türk şirket ve turizm işletmecilerinin ise Suudi Arabistan’daki kış turizm sezonundan ve Krallık’ta hayata geçirilen yeni turizm ve eğlence projelerinden yararlanabileceğini söyledi.

WDEFRGT
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü (Şarku’l Avsat)

Türk konaklama, işletmecilik ve turizm hizmetleri şirketlerinin Türkiye’de talebin düştüğü dönemlerde deneyim ve personellerini Suudi Arabistan pazarına taşıyabileceğini belirten Dağlıoğlu, bunun Suudi Arabistan’daki projelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ve Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.

Dağlıoğlu, Riyad ile Ankara arasındaki iş birliğinin yalnızca hükümetler ve büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, yatırımcıların, girişimcilerin ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin de birbirleriyle bağlantı kurmasını ve iki ülke pazarlarına girişlerinin kolaylaştırılmasını kapsadığını vurguladı.

Daha fazla büyüme

İki Türk yetkili, önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımlarda daha yüksek bir büyüme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bu büyümenin, ilişkilerdeki iyileşme, Suudi Arabistan’daki projelerin kapsamının genişlemesi, Suudi yatırımcıların Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisi ve Ankara’nın sanayi, enerji ve teknoloji sektörlerini destekleyecek nitelikli yatırımları çekme hedefiyle desteklenmesi bekleniyor.

Bu süreç, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin ticari ivmenin yeniden kazanıldığı bir aşamadan, ortak yatırım, teknoloji transferi ve kapasite entegrasyonuna dayanan daha derin ekonomik ve sanayi çıkarların oluşturulduğu bir döneme geçtiğini gösteriyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişkiler, geleneksel ticaretteki dalgalanmaların ötesine geçen, uzun vadeli bir nitelik kazanıyor.