Erdoğan ve Muhammed bin Selman’dan yeni bir iş birliği döneminin başlamasına yönelik ortak kararlılık

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)
TT

Erdoğan ve Muhammed bin Selman’dan yeni bir iş birliği döneminin başlamasına yönelik ortak kararlılık

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Veliaht Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman, Mısır, Ürdün ve Türkiye’yi içeren yurtdışı gezisini tamamladı.
Veliaht Prens, bu ülkelerin liderleriyle ilişkileri güçlendirme ve geliştirmenin yanı sıra bölgede güvenlik ve istikrarı artırmanın yolları hakkında görüşmelerde bulundu.
Görüşmeler ayrıca Suudi Arabistan ve bu ülkeler arasındaki bir dizi stratejik, ekonomik ve kalkınma konularını da içerdi.
Ankara, Çarşamba günü geç saatlerde ülkeye gelen Veliaht Prens’in son durağı oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında Velaiht Prensi karşıladı.
Bunun ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Veliaht Prens baş başa görüştü. İkilinin görüşmesi yaklaşık 2 saat sürdü.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında Velaiht Prensi karşıladı (SPA)

Veliaht Prens, Kral Selman bin Abdulaziz’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a selam ve takdirlerini iletirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da Kral Selman’a selam ve takdirlerinin iletilmesini rica etti.
Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve işbirliğini çeşitli alanlarda geliştirme yollarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası son gelişmeler, bunlara yönelik çabalar ve bir dizi ortak ilgi alanı gözden geçirildi.
Muhammed bin Selman, bunun ardından üç ülkeye yönelik gezisini tamamlayarak ülkesine döndü.

İlişkilerin gelişmesini vurgulayan ortak açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın görüşmesine ilişkin yayımlanan ortak bildiri, G20 üyesi olarak iki ülkenin büyük ekonomik potansiyelini vurguladı.
Ortak bildiride, iki ülke arasındaki ilişkilerin muhtelif yönleriyle ele alındığı, siyasi, ekonomik, askeri, güvenlik ve kültürel ilişkiler dahil olmak üzere iki ülke arasındaki ikili ilişkilerde yeni bir iş birliği döneminin başlamasına yönelik ortak kararlılığın en güçlü şekilde vurgulandığı ifade edildi.
Bölgesel ve uluslararası alanda öne çıkan ve her iki tarafın da önem atfettiği gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu aktarıldı.
Görüşme sonrası yayımlanan Türkiye- Suudi Arabistan ortak bildirisinde şu ifadelere yer verildi;
Taraflar, karşılıklı ticaretin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi imkanlarını, iki ülke arasındaki karşılıklı ticaretin kolaylaştırılmasını ve önündeki zorlukların üstesinden gelinmesini, yatırım fırsatlarının araştırılması ve çeşitli alanlarda somut ortaklıklara dönüştürülmesi için iki ülkenin kamu ve özel sektöründeki iletişimin artırılmasını ele almışlardır.
Taraflar G-20 üyeleri olarak, iki ülkenin büyük ekonomik potansiyelini ve Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun yatırım, ticaret, turizm, kalkınma, sanayi, madencilik, inşaat projeleri, ulaşım-altyapı (müteahhitlik dahil), tarım, gıda güvenliği, sağlık, iletişim-bilgi teknolojisi alanları, medya ve spor alanlarında sunduğu fırsatları vurgulamışlardır.
Suudi Arabistan-Türk Koordinasyon Konseyi’nin çalışmalarını etkinleştirme, ortak ilgi alanlarında iş birliği ve koordinasyon seviyesini yükseltme ve iki ülke uzmanları arasında tecrübe paylaşımı konuları üzerinde çalışma hususunda mutabakata varmışlardır.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ziyaretinin sonunda konuğu Veliaht Prens’e veda etti (SPA)

Taraflar, enerji alanında özellikle petrol ve rafinesi, petrokimya, enerji verimliliği, elektrik, yenilenebilir enerji, inovasyon, hidrokarbon kaynakları için temiz teknolojiler, hidrojen de dahil düşük karbonlu yakıtlar alanlarında iş birliği beklentilerini, enerji sektörü ve ilgili tedarik zincirlerinin yerelleştirilmesi, bu alanlarda ilgili projeler geliştirilmesi için çalışılması arzusunu ifade etmişlerdir.

Türkiye Yeşil Ortadoğu’yu memnuniyetle karşıladı
Ortak bildiride, Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği alanında Suudi Arabistan’ın, Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimlerini başlatmasını memnuniyetle karşıladığı, Suudi Arabistan tarafından başlatılan ve G-20 ülkelerinin liderleri tarafından onaylanan Döngüsel Karbon Ekonomisi Platformu’nun hayata geçirilmesine dair Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği alanındaki çabalarına desteği vurgulandı.
Tarafların yapay zeka, dijital teknolojiler ve akıllı şehirler alanlarında üretim ve yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve bu alanlarda faaliyet gösteren özel sektör aktörlerinin iş birliğine teşvik edilmeleri konularında görüş birliğine vardığı da belirtildi.
Türk Standartları Enstitüsü ile Suudi Arabistan Standartlar, Metroloji ve Kalite Teşkilatı arasındaki ilişkilerin, ilgili iki kurum arasında imzalanan iş birliği anlaşmaları çerçevesinde güçlendirilmesi ve sürdürülmesi konusunda mutabık kalındığı da bildirildi.
Ortak bildiride, tarafların, savunma konusunda iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde savunma iş birliği alanlarında, iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların etkin hale getirilmesi konusunda mutabık kaldıkları ifade edildi.

Turizm alanında işbirliği
Turizm alanındaki iş birliğinin ve iki ülke arasındaki turizm hareketinin, ülkeler arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca geliştirilmesinin, her ülkenin sahip olduğu turizm potansiyelinin araştırılmasının, turizm sektörünün gelişimine fayda sağlayan ortak çalışmaların güçlendirilmesinin öneminin vurgulandığı kaydedildi.
Tarafların, ulusal sivil havacılık otoriteleri arasında iş birliğinin güçlendirilmesinin, havayollarının operasyonları için idari prosedürlerin kolaylaştırılmasının öneminin altını çizdikleri belirtilen bildiride, sağlık alanında iki ülke arasındaki mevcut iş birliğini geliştirme kararlılığı vurgulanarak, sağlık yatırımları alanında iş birliği fırsatlarının araştırılması konusunda mutabık kalındığı aktarıldı.
İki taraf, bölgedeki güvenlik ve istikrarın desteklenmesine ve güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde, bölgesel ve uluslararası arenadaki önemli meselelere ilişkin iş birliğini, koordinasyonu ve görüş alışverişini yoğunlaştırma çabalarını teyit etti.
Taraflar, bölge ülkelerinin egemenliğinin ihlal edilmemesini vurguladı ve bölge ülkelerindeki tüm krizlere siyasi çözüm bulunmasına, bölgeyi gerilimden uzak tutacak ve bölgede güvenliği ve istikrarı sağlayacak çalışmalara desteklerini ifade etti.
Taraflar, başta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere bölgesel ve uluslararası kuruluşlar çerçevesinde aralarındaki iş birliğini ve etkin koordinasyonu artırma, bölgede barış, istikrar ve güvenliğin sağlanması için yakın iş birliği sürdürme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının neden olduğu zorluklara rağmen 2021’de hac düzenleme ve ziyaretçilere hizmet etme çabalarından ötürü takdirlerini iletti, bu yıl hac ve umrenin yeniden başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens’e bu konudaki çabalarından dolayı teşekkür etti.
Veliaht Prens de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nazik ev sahipliğinden, ziyaretleri sırasında kendisine ve heyetine gösterilen yakınlık ve muhabbetten ötürü şükranlarını dile getirdi.

Veliaht Prens’ten mesaj
Suudi Veliaht Prens, ülkesine dönmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mesajda sıcak karşılama ve misafirperverlik için teşekkür ve takdirlerini ifade etti.
Söz konusu mesajda, “Bu ziyaret, Kral Selman bin Abdulaziz’in önderliğinde, iki ülke arasındaki ilişkilerin sağlamlaştırılması ve çeşitli alanlarda geliştirilmesi yönündeki istekliliğini teyit edecek şekilde ortak çıkar konularının tartışılmasını mümkün kılmıştır” denildi.

Türk basını tarihi ziyareti övdü
Türk basını ziyareti tarihi olarak nitelendirdi ve ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirdiğini vurguladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, “Suudi Arabistan ile 7,3 milyar dolar ihracatımız vardı. Dolayısıyla 7 milyar dolarlık bir kaybımız oldu diyebiliriz. İlişkilerin yeniden normalleşmesiyle birlikte Suudi Arabistan'a 10 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden söz edebiliriz” dedi.
Suudi Arabistan’ın Türk iş dünyası için büyük önem taşıyan ülkelerden biri olduğunu dile getiren Olpak, Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz günlerde koronavirüs salgını nedeniyle uyguladığı seyahat kısıtlamalarını kaldırma kararını da Türk işadamları için çok önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.



Özgür Özel ile görüşen Kılıçdaroğlu: Partiyi en uygun zamanda kurultaya götürmek istiyorum

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Özgür Özel ile görüşen Kılıçdaroğlu: Partiyi en uygun zamanda kurultaya götürmek istiyorum

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı. Sönmez, yoğunluk nedeniyle daha önce karşılıklı aramaların sonuçsuz kaldığını ancak görüşmenin daha sonra yapıldığını belirtti.

Sönmez, görüşmenin içeriğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Kemal Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Sayın Özgür Özel’e iletti. Özgür Özel de kendi taleplerinin de bu yönde olduğunu ve bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Konuyu kendi arkadaşlarıyla değerlendirecek ve ardından Sayın Kılıçdaroğlu’na dönüş yapacak.”

Özel’in bu değerlendirmeyi Parti Meclisi ya da MYK düzeyinde ele alabileceği ifade edildi.

“Yanlış anlaşılma oldu”: Dervişoğlu açıklamasına düzeltme

Kılıçdaroğlu’nun evinin önünde açıklama yapan Sönmez, gün içinde ortaya çıkan bazı yorumların yanlış anlaşıldığını belirtti.

Sönmez, özellikle Müsavat Dervişoğlu ile ilgili aktarılan ifadelerin bağlamından koparıldığını söyleyerek, “Kastımızı tam olarak ifade edemedik. Sorular ve yoğunluk nedeniyle yanlış anlaşılma olmuş olabilir” dedi.

Ayrıca kendisinin “parti sözcüsü” olarak tanımlanmasının da doğru olmadığını vurgulayan Sönmez, “Ben Genel Başkan’ın basın danışmanıyım, parti sözcüsü değilim” ifadelerini kullandı.

Siyasi temaslar ve Kılıçdaroğlu’nun programı

Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu’nun mevcut siyasi temaslarına ilişkin de bilgi verdi. Buna göre Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı ya da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile planlanmış herhangi bir görüşme programı bulunmuyor.

Sönmez, “Şu anda Sayın Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir parti lideriyle ya da siyasetçiyle planlanmış bir görüşme takvimi yoktur” dedi. Buna karşın Kılıçdaroğlu’nun CHP milletvekilleri, belediye başkanları, Parti Meclisi üyeleri, il ve ilçe başkanları ve parti üyeleriyle temas halinde olduğu belirtildi.

Ayrıca Sönmez, “Pek çok milletvekili ve belediye başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nu arıyor ve görüşüyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun sağlık durumu nedeniyle şu an için kamera karşısına geçmesinin beklenmediği, ses tellerindeki rahatsızlık sebebiyle uygun görüldüğünde bir açıklama yapılabileceği ifade edildi. Görüşmelerin ve olası açıklamanın programlanması halinde kamuoyuna önceden bilgi verileceği de aktarıldı.

Independent Türkçe


CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı
TT

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mahkeme mutlak butlan kararı verdi.

Partinin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı verdi. Kararın tedbirli olarak alındığı belirtildi.

Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Kararda, "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerime oy birliğiyle karar verildiği" ifade edildi. 

CHP'den genel merkezde toplanma çağrısı

Kararın açıklanmasının ardından CHP Ankara İl Başkanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla parti üyelerine genel merkezde toplanma çağrısında bulundu. Paylaşımda, "Omuz omuza, tek yürek; demokrasiye, dayanışmaya ve halkın iradesine sahip çıkmak için herkesi Genel Merkezimize davet ediyoruz" denildi.

dfevgthyj
Fotoğraf: Reuters

Dava neyi içeriyordu?

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı 4-5 Kasım 2023'te düzenlendi.

Bu kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı Özgür Özel kazandı.

Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, bu kurultayın iptali ve yetkili kurulların görevden uzaklaştırılması talebiyle davalar açtı.

6 Nisan 2025'te ise CHP'de 21. Olağanüstü Kurultay yapıldı.

Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

Lütfü Savaş ve bazı delegelerin açtığı davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirildi.

30 Haziran'daki duruşmanın ardından bir sonraki duruşma tarihi 15 Eylül olarak belirlendi.

Bu süreçte bir hukuk davası dışında bir de ceza davası açıldı.

sdvfbth
Fotoğraf: Reuters

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili bir soruşturma başlattı ve hazırlanan iddianame 3 Haziran'da kabul edildi.

BBC Türkçe'nin incelediği iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yolsuzluk suçlamasıyla görevden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 12 şüpheli hakkında "oylamaya hile karıştırma" suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

İddianamede eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na mağdur, Lütfü Savaş'a ise müşteki sıfatıyla yer veriliyordu.

Kılıçdaroğlu bu dava kapsamında ifade vermeye gitmedi ve bunu "Partimi adliyede tartıştırmam" sözleriyle açıkladı.

 


Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)

İstanbul merkezli üç ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen 110 şüpheliyi yakaladı.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekipleri, bugün şafak vaktinde İstanbul ve diğer iki ilde önceden belirlenen çok sayıda adrese baskın düzenledi. Operasyonda, yasa dışı derneklerde dini dersler adı altında terör örgütünün ideolojisi doğrultusunda çocukları eğitmek, cezaevindeki örgüt mensupları için para toplamak ve örgüt adına faaliyet yürütmek suçlamalarıyla 110 DEAŞ mensubu gözaltına alındı.

Kaynaklar, şüphelilerin DEAŞ'a yeni üyeler kazandırmaya çalıştıklarını, örgütsel propaganda yapmak ve finansman sağlamak amacıyla örgütün radikal fikirlerini öven kitap ve dergilerin satışını üstlendiklerini belirtti. Operasyonlar kapsamında yapılan aramalarda 4 tüfek, 90 mermi ile terör örgütünün propagandasını içeren çok sayıda yasaklı yayın, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınanlar arasında DEAŞ lehine faaliyet yürüten, İstanbul'un Sultanbeyli, Kartal ve Sancaktepe ilçelerinde örgüt sempatizanlarına yönelik ders ve sohbetler düzenleyen İshak Baysal ve Tekin Eriç'in de bulunduğunu açıkladı.

Operasyonlar aralıksız sürüyor

Türk güvenlik makamları geçtiğimiz çarşamba günü, 47 ilde düzenlenen geniş çaplı ve eş zamanlı operasyonlarda 324 DEAŞ terör örgütü mensubunun yakalandığını duyurmuştu. Yakalananlar arasında daha önceden haklarında yakalama kararı bulunanların yanı sıra örgüte finansal destek sağlayan ve geçmişte örgüt saflarında faaliyet yürüten kişilerin de olduğu belirtildi.

Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için terör örgütüne yönelik operasyonlarımıza yılın 365 günü, gece gündüz demeden aralıksız devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra, 5 Mayıs'ta İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen bir başka eş zamanlı operasyonda, kripto paralar üzerinden örgüte fon toplayıp transfer eden bir finans ağına darbe indirilmiş ve 43 DEAŞ mensubu yakalanmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yürütülen incelemelerde, Telegram kanalları üzerinden toplanan paraların takibi zorlaştırmak amacıyla "soğuk cüzdanlara" aktarıldığı ortaya çıkarılmıştı. Kaynaklar, bu dijital cüzdanlar aracılığıyla 2021 ile 2025 yılları arasında yaklaşık 170 bin dolar toplandığını belirtti. İncelemelerde, gözaltına alınan kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı suç kaydı bulunan şahıslarla mali işlemler gerçekleştirdiği tespit edilmiş ve ikametlerinde çok sayıda dijital materyale el konulmuştu.

Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)

Türkiye'nin 2013 yılında terör örgütleri listesine aldığı DEAŞ, 2015-2017 yılları arasında üstlendiği ya da kendisine atfedilen, yaklaşık 300 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir dizi sivil saldırı gerçekleştirmişti. Örgütün yabancı savaşçıları, Suriye'deki iç savaş döneminde Türkiye'yi bir geçiş noktası olarak kullanmıştı.

Türkiye, Özbek asıllı DEAŞ'lı Abdulkadir Masharipov'un (Ebu Muhammed El-Horasani) 2017 yılbaşı gecesi İstanbul'daki Reina gece kulübüne düzenlediği ve çoğunluğu yabancı uyruklu 39 kişinin hayatını kaybettiği, 79 kişinin ise yaralandığı terör saldırısından bu yana örgüt hücrelerine yönelik düzenli operasyonlar yürütüyor. Bu süreçte binlerce kişi gözaltına alınırken, yüzlerce yabancı savaşçı sınır dışı edildi ve binlerce şüphelinin ülkeye girişi engellendi. Bu adımlar, DEAŞ saldırılarının önemli ölçüde azalmasını sağladı.

Örgüt faaliyetlerinin yeniden canlanması

DEAŞ, 7 yıllık bir aranın ardından 2024 Şubat ayı başında Horasan yapılanmasının kolu aracılığıyla İstanbul'daki Santa Maria Kilisesi'ne saldırı düzenleyerek yeniden ortaya çıktı. Türk vatandaşı Tuncer Cihan'ın (52) hayatını kaybettiği bu saldırının ardından, olayla bağlantılı 17 örgüt mensubu yakalandı.

Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)

29 Aralık 2025'te ise Yalova’da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışmada 3 polis memuru ve 6 DEAŞ'lı ölmüş, 8 polis ile 1 güvenlik görevlisi de yaralanmıştı. Olayın ardından düzenlenen operasyonlarda 500'den fazla örgüt üyesi gözaltına alındı. Bu çatışma, İstanbul'daki Reina saldırısından sonra Türk güvenlik güçlerinin örgüte karşı yürüttüğü operasyonlar içindeki en büyük çaplı sıcak çatışma olarak kayıtlara geçti.

Geçtiğimiz 7 Nisan'da İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu yakınlarında meydana gelen bir başka saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada da faillerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu belirlendi. Saldırganlardan birinin ölü ele geçirildiği, ikisinin ise yaralandığı olayda 2 polis memuru hafif şekilde yaralanmıştı. İçişleri Bakanlığı, bu saldırının ardından düzenlenen operasyonlarda, yakalanan 198 şüpheliden 24'ünün doğrudan DEAŞ ile bağlantılı olduğunu açıklamıştı.