Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Tahran’da

İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin göreve gelmesinin ardından Lavrov Tahran’ı ilk defa ziyaret ediyor. Lavrov Tahran’da bölgesel güvenlik meselelerini ve nükleer anlaşmayı görüşecek.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’u karşılarken. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’u karşılarken. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Tahran’da

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’u karşılarken. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’u karşılarken. (İran Cumhurbaşkanlığı)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna'daki savaş, bölgesel güvenlik sorunları ve İran'ın nükleer dosyasını ele alacağı iki günlük bir ziyaretin başlangıcında, Tahran’da İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüştü. Lavrov’un ziyareti, İran’ın Viyana müzakerelerinin durması ve İsrail ile olan gerginliğin derinleşmesi nedeniyle harici baskılara maruz kaldığı bir süreçte gerçekleşiyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan, Lavrov Tahran’a hareket etmeden saatler önce yapılan açıklamada, Rus Bakanın İran ziyaretinde nükleer müzakerelere, Ukrayna, Suriye ve Yemen dosyalarına odaklanacağı belirtildi. İran Dışişleri Bakanlığı 13 Haziran'da Lavrov'un Tahran’ı ziyaret edeceğini duyurmuş, ancak Moskova son saate kadar ziyareti teyit etmemişti. Rusya'nın BM Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mihail Ulyanov, Twitter'dan yaptığı açıklamada, “Yarın Lavrov İran'ı ziyaret edecek” diye duyurdu.
Lavrov'un bu sabah İranlı mevkidaşı Abdullahiyan ile detaylı istişarelerde bulunması planlanıyor. Rus medyasında yer alan haberlere göre, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin görevi devralmasının ardından Tahran’ı ilk defa ziyaret eden Lavrov’un gündeminde, Suriye ve Afganistan’la ilgili güvenlik iş birliği de bulunuyor. Lavrov ve İranlı mevkidaşı, iki ülke arasındaki uzun vadeli işbirliği anlaşmasıyla ilgili konuları tartışacak ve Batı’nın yaptırımlarına karşı ikili ekonomik temasların güçlendirilmesini görüşecek. 
Ukrayna dosyasının da ele alınacağı görüşmelerde, Viyana’da durmuş olan nükleer müzakereler de masaya yatırılacak. Viyana’da İran ve küresel güçler arasında, ‘2015 nükleer anlaşmasının’ canlandırılmasına yönelik müzakereler Mart ayında Rusya’nın, İran’la ilişkilerinin Batının yaptırımlarından etkilenmeyeceğine yönelik garanti talep etmesi nedeniyle durmuştu. Rusya’nın talebi karşılandı ancak daha sonra İran’ın, Devrim Muhafızları ordusunun ABD’nin ‘yabancı terör örgütleri’ listesinden çıkarılması nedeniyle müzakereler belirsiz bir süreliğine durduruldu. İran’da bazı siyasi çevreler, sona yaklaşılmışken Moskova’yı ‘nükleer anlaşmayı baltalamakla’ suçluyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran’ı ‘bildirilmemiş bölgelerdeki uranyum izleriyle’ ilgili gerekli açıklama yapmamakla itham etmişti. UAEA’da ABD, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık tarafından önerilen, İran’ın kınanmasına yönelik tasarı, Moskova ve Pekin’in itirazlarına rağmen kabul görmüştü. İran bu karara, nükleer faaliyetlerini takip eden çok sayıda güvenlik kamerasını kapatarak yanıt verdi. İran’ın bu yanıtına Moskova tarafından bir yorum gelmedi.
Lavrov ve beraberindeki heyetin İran ziyareti, Rus yetkililerin bu yıl içinde ülkeye gerçekleştirdiği ikinci ziyaret özelliğini taşıyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 25 Mayıs’ta Tahran’ı ziyaret ederek İran-Rusya Ortak Ticaret Konferansı'na katılmıştı. Novak ayrıca İran Petrol Bakanı Cevad Uci ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirmişti. Öncesinde, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davetine icabet ederek 19-20 Ocak tarihlerinde Moskova’yı ziyaret etmişti. Lavrov ise Tahran’ı en son 2021 Nisan ayında ziyaret ederek çeşitli anlaşmalar imzalamıştı. İran yönetimi ‘doğuya yönelim’ siyaseti uyarınca Moskova ve Pekin’le ilişkilerini güçlendirmek istiyor. Tahran, Batılı baskıları hafifletebilmek ve kendisi aleyhinde muhtemel kararlarda BM Güvenlik Kurulu’nda iki ülkenin veto hakkından yararlanmak için Rusya ve Çin’le olan ilişkilerini stratejik düzeye yükseltmeyi amaçlıyor. Öte yandan İran’da Batıyla uzlaşılması gerektiğini savunanlar Moskova’nın niyetlerine şüpheyle yaklaşıyor. Eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in sızdırılan ses kayıtlarında, Moskova’yı 2015’te nükleer müzakere masasını devirmeye çalışmakla itham etmesi de bu bağlamda görülebilir.
Zarif söz konusu ses kaydında, dönemin Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye de benzer suçlamalarda bulunmuştu.



Trump, Hamaney'i uyardı... ve Arakçi, görüşmelerin Maskat'ta yapılacağını doğruladı

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
TT

Trump, Hamaney'i uyardı... ve Arakçi, görüşmelerin Maskat'ta yapılacağını doğruladı

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta ABD ile İran arasında olası görüşmelerin belirsizliği ortamında İran Lideri Ali Hamaney'e uyarıda bulundu.

Trump, dün NBC News'e verdiği demeçte, Hamaney'in "çok endişelenmesi gerektiğini" belirtti.

Geçtiğimiz hafta Trump, İran'ı zamanın daraldığı ve gelecekteki bir saldırıyı önlemek için anlaşmaya varması gerektiği konusunda uyardı; bu saldırıyı geçen yaz ABD'nin İran'a yaptığı saldırıdan "çok daha kötü" olarak nitelendirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile nükleer görüşmelerin cuma günü saat 10:00 civarında Maskat'ta yapılmasının planlandığını söyledi.

X platformunda yaptığı bir paylaşımda, görüşmelerin ev sahipliği için gerekli lojistik düzenlemeleri sağlama konusunda Umman Sultanlığı'nın rolünü takdir ettiğini ifade etti.

Bu arada, resmi Mehr Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran'ın karşılıklı saygıya dayalı tanımlanmış bir çerçeve içinde nükleer konuda müzakereye hazır olduğunu ve ABD'yi, anlaşmanın kapsamı dışında kalan talepler ve konuları gündeme getirme konusundaki ısrarı nedeniyle görüşmelerin olası bir çöküşünden sorumlu tuttuğunu belirtti.

Axios haber sitesi, ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, ABD'nin dün İran'a cuma günü yapılması planlanan görüşmelerin yerini ve formatını değiştirme taleplerini reddettiğini bildirmesinin ardından, Washington ile Tahran arasındaki görüşme planlarının çökme noktasına geldiğini bildirdi.

İki ABD'li yetkili, İran'ın görüşmeleri yalnızca nükleer meseleyle sınırlamak ve füze programı da dahil olmak üzere diğer konuları dışlamak konusunda ısrar etmesinin ardından, yönetimin görüşmeleri İstanbul'dan Umman'a taşımayı ve ikili olarak yapmayı reddettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre üst düzey bir ABD yetkilisi "Onlara, üzerinde anlaşılan formüle bağlı kalmak ya da hiçbir şey yapmamak arasında seçim yapmaları gerektiğini söyledik ve yanıtları 'o zaman hiçbir şey yapmamak' oldu" dedi. Yetkili ayrıca, Tahran'ın orijinal düzenlemelere geri dönmeyi kabul etmesi halinde, Washington'un bu hafta veya önümüzdeki hafta görüşmeye hazır olduğunu belirtti.

Yetkili, ABD'nin "gerçek ve hızlı bir anlaşma" aradığını belirtirken, Başkan Donald Trump'ın askeri harekâta başvurma tehditlerine atıfta bulunarak, diğer seçeneklerin de masada olduğu konusunda uyardı.

Axios’a göre Beyaz Saray elçisi Steve Wittkoff, başkanın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile birlikte bugün Katar'a giderek Katar Başbakanı ile İran konusunda istişarelerde bulunacak. Wittkoff'un daha sonra İranlı yetkililerle görüşmek yerine Miami'ye dönmesi bekleniyor.

Trump dün, ABD yönetiminin Tahran'ı izole etmek için Pekin ve diğer ülkelere yönelik baskıyı yoğunlaştırdığı bir dönemde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı kapsamlı telefon görüşmesinde İran'daki durumu görüştü.


Amerika'da iki İsrailli diplomatın öldürülmesiyle ilgili şüpheli hakkında terörizm suçlamasıyla dava açıldı

Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)
Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)
TT

Amerika'da iki İsrailli diplomatın öldürülmesiyle ilgili şüpheli hakkında terörizm suçlamasıyla dava açıldı

Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)
Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)

Dün açıklanan yeni bir iddianamede, geçen yıl Washington D.C.'de iki İsrailli diplomatı öldürmekle suçlanan bir adama karşı dört ek terörizm suçlaması daha yöneltildi.

Yeni iddianame, daha önce açılan nefret suçları da dahil olmak üzere dokuz suçlamayı içeriyor. Washington D.C. Bölgesi ABD Başsavcılığı'na göre bu suçlamaların birçoğu, potansiyel olarak ölüm cezası veya ömür boyu hapis cezası gerektiriyor. ABD Başsavcısı Jeanine Ferris-Birro yaptığı açıklamada, "Ek terörle ilgili suçlamalar için zorunlu ceza, Washington D.C. Kanunu uyarınca ömür boyu hapis cezasıdır ve bu eylemin gerçekten bir terör eylemi olduğunu yansıtmaktadır" dedi.

31 yaşındaki Elias Rodriguez, Yahudi karşıtlığıyla mücadele eden ve İsrail'i destekleyen bir savunuculuk grubu olan Amerikan Yahudi Komitesi tarafından düzenlenen bir etkinlikten ayrılan insanlara ateş açmakla suçlanıyor. Savcılığa göre Rodriguez, "Özgür Filistin" diye bağırarak yaklaşık 20 el ateş etti.

Rodriguez'in avukatları yorum taleplerine henüz yanıt vermedi. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre saldırıda 30 yaşındaki Yaron Lechinsky ve 26 yaşındaki Sarah Lynn Milgram hayatını kaybetti. Her ikisi de Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışıyordu.


Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
TT

Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası'nın (AGOA) yıl sonuna kadar uzatıldığını duyurdu. Bu program, çeşitli Afrika ülkelerinden ABD'ye yapılan ihracatı gümrük vergilerinden muaf tutuyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın, Afrika ülkeleriyle olan ticaret tercih programının 31 Aralık 2026'ya kadar yürürlükte kalmasını sağlayan ve programın sona ermesi planlanan 30 Eylül 2025 tarihine kadar geriye dönük olarak geçerli olacak yasayı imzaladığını belirtti.

Greer ayrıca, "21. yüzyılda AGOA, ticaret ortaklarımızdan daha fazlasını talep etmeli ve Amerikan işletmeleri, çiftçileri ve hayvancılıkla uğraşanları için daha fazla pazar açmalıdır" ifadesini kullandı.

Trump, "en sevdiği kelime" olarak adlandırdığı gümrük vergilerini, uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmek için bir teşvik ve caydırıcı araç olarak kullandı.

Greer açıklamasında, "önümüzdeki yıl boyunca programı mevcut ABD politikasına uygun hale getirmek için Kongre ile birlikte çalışacağına" söz verdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA), 25 yıldır, Washington ve Afrika arasındaki ticaret ilişkilerinin temel taşı olmuş ve seçilmiş Afrika ülkelerinin her yıl milyarlarca dolarlık malı ABD'ye gümrüksüz olarak ihraç etmelerini sağlamıştır.

Ancak 32 Afrika ülkesini kapsayan program geçen yıl eylül ayında sona erdi ve bu durum Afrika ülkelerinde binlerce işi etkileyerek, ihracatçıları yüksek gümrük vergilerine katlanmaya zorladı.

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na göre 2024 yılında anlaşma kapsamındaki ihracat toplamı 8,23 milyar doları buldu; bunun yarısı Güney Afrika'dan, çoğunlukla otomobil, değerli metaller ve tarım ürünlerinden, beşte biri ise Nijerya'dan, çoğunlukla petrolden oluşuyordu.

AGOA yasasının askıya alınmasından en çok etkilenen ülkeler küçük ülkeler oldu. Lesotho'daki tekstil sektörü ağır kayıplar yaşadı ve işçiler, yeni ABD gümrük vergileri nedeniyle üretimdeki azalmayı protesto etmek için ekim ayı sonlarında başkent Maseru'da gösteriler düzenledi.

Trump'ın "kimsenin adını bile duymadığı bir yer" olarak tanımladığı Lesotho, 2024 yılında bu anlaşma kapsamında 150 milyon dolarlık mal ihraç etti.