Ürdün ile Suudi Arabistan, İran'ın nükleer silah edinmesini önleme çabalarını desteklemek için anlaştıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3719791/%C3%BCrd%C3%BCn-ile-suudi-arabistan-i%CC%87ran%C4%B1n-n%C3%BCkleer-silah-edinmesini-%C3%B6nleme-%C3%A7abalar%C4%B1n%C4%B1
Ürdün ile Suudi Arabistan, İran'ın nükleer silah edinmesini önleme çabalarını desteklemek için anlaştı
Fotoğraf: AA
Ürdün ve Suudi Arabistan'ın, İran'ın nükleer silah edinmesini önlemeye ve Tahran yönetiminin nükleer programının barışçıl olmasını sağlamaya yönelik uluslararası çabaları destekleme konusunda anlaştığı bildirildi.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Ürdün'e yaptığı iki günlük ziyaretin sonunda Ürdün Kraliyet Divanı'ndan ortak açıklama yayınlandı.
Açıklamada, Ürdün ve Suudi Arabistan'ın, bölgesel ve uluslararası arenadaki siyasi ve güvenlik alanındaki gelişmelere ilişkin olarak aralarındaki koordinasyon, istişare ve işbirliğinin devam ettiğini teyit ederek, ekonomik ve yatırım iş birliği düzeyini artırmak için ortak eylemin önemine işaret ettiği kaydedildi.
İki ülkenin, "İran'ın nükleer silah edinmesini önlemeye yönelik uluslararası çabaları desteklemenin ve programının barışçıl olmasını sağlamanın" gerekliliği üzerinde ortak görüş birliğine vardığına dikkat çekilen açıklamada, iki ülke yetkililerinin, "İran'ın Arap ülkelerinin içişlerine karışmaması, iyi komşuluk ilkelerini koruması ve bölgeyi tüm istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerden uzak tutulması için Arap ülkelerinin çabalarını destekleme" konusunda mutabakat sağladığı vurgulandı.
Filistin meselesinde iki devletli çözüme vurgu
Tarafların, Filistin meselesinde iki devletli çözüm temelinde adil ve kapsamlı bir barışa ulaşılması için ciddi ve etkili bir uluslararası çaba başlatmanın" gerekliliğini vurguladığı belirtildi.
Ortak açıklamada, iki devletli çözümün, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı da ilgilendiren Filistin meselesinde adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu aktarıldı.
İsrail'in iki devletli çözümü ve adil bir barışa ulaşma şansını baltalayan tüm yasa dışı önlemleri durdurması gerektiğine işaret edilen açıklamada, İsrail'e, Kudüs'teki tarihi ve yasal statükoya ve Ürdün'ün Mescid-i Aksa'daki vesayet rolünün önemine saygı duyma çağrısı yapıldı.
Yemen konusunda, Yemen'deki krizi kapsamlı bir siyasi çözüme kavuşturmayı amaçlayan uluslararası ve bölgesel çabalara tam desteği yinelendiği belirtilerek, uluslararası topluma, Husilere ateşkese uymaları, BM Yemen Özel Temsilcisi ile iş birliği yapmaları ve barış girişimlerine ciddi şekilde önem vermeleri için baskı yapması çağrısında bulunuldu.
Suriye, Irak ve Lübnan da ele alındı
Suriye meselesinde ise ülkenin toprak bütünlüğünün korunması, güvenlik ve istikrarının sağlanması ve ülkenin terörden arındırılarak mültecilerin gönüllü geri dönüşü için gerekli koşulların oluşturulmasını sağlayacak siyasi bir çözüm bulunması amacıyla çabaların yoğunlaştırılması gereğine işaret edildiği kaydedildi.
Açıklamada, Irak meselesini de ele alan iki ülke yetkililerinin "Irak'ın güvenlik ve istikrarının, bölgenin güvenlik ve istikrarının direği olduğunu" ifade ettiği belirtildi.
Lübnan'ın da güvenlik ve istikrarının önemine işaret edilen açıklamada, Lübnan'da mevcut krizinin üstesinden gelinmesini sağlamak için kapsamlı reformlar gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
İki günlük resmi ziyareti çerçevesinde 20 Haziran'da Mısır’a giden Veliaht Prens Muhammed bin Selman, çıktığı bölge turu kapsamında dün Ürdün'e gitmiş ve Türkiye’ye gelmişti.
Muhammed bin Selman, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Ürdün'ün başkenti Amman'da, Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı'nda Ürdün Kralı 2. Abdullah tarafından karşılanmıştı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Şeyh Hamad bin Halife'nin vefatı nedeniyle Katar Emiri'ne taziyelerini ilettihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5295436-suudi-arabistan-veliaht-prensi-%C5%9Feyh-hamad-bin-halifenin-vefat%C4%B1
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman (SPA) ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)
TT
TT
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Şeyh Hamad bin Halife'nin vefatı nedeniyle Katar Emiri'ne taziyelerini iletti
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman (SPA) ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, bugün (pazartesi) Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile telefonda görüştü.
Veliaht Prens, görüşmede Şeyh Hamad bin Halife Al Sani'nin vefatı dolayısıyla Katar Emiri'ne taziye ve başsağlığı dileklerini iletti.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ise, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a samimi kardeşlik duygularını yansıtan taziye mesajı ve destekleri dolayısıyla teşekkür etti.
Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5295431-%C5%9Farku%E2%80%99l-avsata-konu%C5%9Fan-d%C3%BCnya-bankas%C4%B1-grubu-genel-m%C3%BCd%C3%BCr%C3%BC-ve-bilgi-direkt%C3%B6r%C3%BC-donohoe
Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor
Suudi Arabistan'da iş gücü piyasasında yaşanan dönüşüm artık yalnızca işsizlik oranının tarihi düşük seviye olan yüzde 2,8'e gerilemesi ya da çalışan Suudi vatandaşlarının yarısının özel sektörde istihdam edilmesiyle ölçülmüyor. Ülkenin beşeri sermaye ve teknoloji yatırımlarını uluslararası kurumların dikkatini çeken kalkınma modellerine dönüştürebilme kapasitesi de bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
Dünyanın en büyük sanal sağlık hizmeti sağlayıcısı olarak kabul edilen Seha Sanal Hastanesi, dijital teknolojiler ve yapay zekâyı kullanarak sağlık hizmetlerinin kapsamını genişletmesi ve verimliliğini artırmasıyla bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünya Bankası, bu deneyimi bilgi ve inovasyona dayalı geleceğin ekonomisini yansıtan başarılı bir model olarak değerlendiriyor.
Bu değerlendirme, Dünya Bankası ile Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladığı "On Yıllık İlerleme: Suudi İş Gücü Piyasasındaki Dönüşüme Derinlemesine Bakış" başlıklı raporla da destekleniyor. Raporda ekonominin insan sermayesi, özel sektör ve dijital ekonomi ekseninde yeni bir aşamaya geçtiği belirtilirken, iş gücüne katılım oranının yüzde 67,1'e yükseldiği, çalışan Suudilerin yarısının özel sektörde görev yaptığı ve dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının yaklaşık yüzde 15'e ulaştığı kaydediliyor.
Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü (Chief Knowledge Officer)) Paschal Donohoe, Suudi Arabistan'ın elde ettiği başarının ekonomik göstergelerin iyileştirilmesinin ötesine geçtiğini belirterek, ülkenin istihdam, beceri, inovasyon ve bilginin kamu hizmetlerinde kullanımını bir araya getiren, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kalkınma modeli oluşturduğunu söyledi.
Dünyanın ilgisini çeken sağlık modeli
Donohoe'nun övgü dolu değerlendirmesi, pazar günü Riyad'daki Seha Sanal Hastanesi'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından geldi.
Hastanenin dijital sağlık hizmetlerini yerinde inceleyen Donohoe, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada tesisi, "teknolojinin insanın hizmetine sunulmasında gördüğüm en etkileyici modellerden biri" olarak nitelendirdi. Yapay zekânın sağlık hizmetlerine kapsamlı bir kalkınma vizyonu çerçevesinde entegre edilmesinin başarılı bir örneği olduğunu ifade etti.
Donohoe'ya göre Suudi sağlık sistemini küresel ölçekte öne çıkaran üç temel unsur bulunuyor. Bunların ilki, yapay zekânın hastalar ile en uzman doktorlar arasında anlık ve etkin iletişim kuracak şekilde başarıyla kullanılması. İkincisi, dijital bağlantının hastane içi ve dışındaki sağlık hizmetlerini kapsayacak biçimde genişletilebilmesi. Üçüncüsü ise ilgili kurumların hizmetlerin etkisini bilimsel doğrulukla ölçebilmesini sağlayan gelişmiş anlık takip ve denetim sistemleri.
Finansmandan bilgi paylaşımına
Donohoe, Suudi Arabistan ile Dünya Bankası arasındaki ilişkinin artık finansman ve teknik danışmanlık boyutunu aşarak bilgi üretimi ve deneyim paylaşımına dayandığını söyledi.
Riyad'da açılan ve bölgede türünün ilk örneği olan Bilgi Merkezi'nin, bu ortaklıkta yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirten Donohoe, merkezin başarılı Suudi uygulamalarını belgeleyerek geliştireceğini ve diğer ülkelerde uygulanabilecek kalkınma modellerine dönüştüreceğini ifade etti.
Suudi Arabistan'ın artık uluslararası deneyimlerden yararlanan bir ülke olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Donohoe, kalkınma bilgisinin üretilmesi ve paylaşılmasında aktif bir ortak haline geldiğini söyledi.
Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Paschal Donohoe, Şarku’l Avsat'a konuştu. (Turki El Akili)
Dünya Bankası'nın özellikle sağlık alanında Suudi kurumlarıyla iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini kaydeden Donohoe, Seha Sanal Hastanesi modelinin gelişmekte olan ülkelerin ve sağlık personeli yetersizliği yaşayan bölgelerin ihtiyaçlarına uyarlanmasının bölgesel ve küresel kalkınmaya katkı sağlayacağını dile getirdi.
Yeni bir yapısal ekonomik gerçeklik
Dünya Bankası'nın Suudi deneyimini başka ülkelere taşımaya ilgi göstermesinin temelinde, bunun tek bir proje ya da sektörün başarısından ziyade kapsamlı bir yapısal ekonomik dönüşümü yansıtması bulunuyor.
2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirilen reformlar yalnızca yeni istihdam alanları oluşturmakla kalmadı; eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirdi, özel sektörün rolünü güçlendirdi ve bilgi ile inovasyona dayalı ekonomik faaliyetlerin payını artırarak büyümeyi daha sürdürülebilir ve teknolojik dönüşümlere daha uyumlu hale getirdi.
Donohoe, bu dönüşümün öneminin insan yatırımı, verimlilik ve inovasyonu bir araya getirmesinden kaynaklandığını belirterek, dijital sağlık hizmetlerinin eğitim, beceri geliştirme ve dijital dönüşüm reformlarının somut sonucu olduğunu, yalnızca teknolojik bir proje olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ sınavı
Yapay zekânın hızla gelişmesi dünya genelinde istihdamın geleceğine ilişkin kaygıları artırırken, Dünya Bankası önümüzdeki dönemde yaklaşık 1,2 milyar gencin iş gücü piyasasına katılacağını, buna karşılık yalnızca yaklaşık 400 milyon yeni iş oluşturulabileceğini öngörüyor.
Donohoe'ya göre Suudi Arabistan bu konuda farklı bir yaklaşım sergiliyor. Ülke, yapay zekâyı insanın yerine geçen bir unsur değil, verimliliği artıran ve yeni istihdam alanları oluşturan bir araç olarak kullanıyor.
Dijital becerilere erken dönemde yapılan yatırımların ve modern teknolojilerin eğitim ile mesleki gelişim programlarına entegre edilmesinin nitelikli insan kaynağının oluşmasına katkı sağladığını belirten Donohoe, dijital ekonominin GSYH içindeki payının da bu süreçte önemli ölçüde arttığını ifade etti.
Suudi Arabistan'ın özellikle dijital sağlık alanındaki yapay zekâ uygulamalarının, teknolojinin hem hizmet kalitesini yükseltebildiğini hem de geleceğin uzmanlık alanlarında yeni iş fırsatları oluşturabildiğini gösterdiğini söyledi.
Önemli olan sadece istihdam değil, nitelikli istihdam
Donohoe, iş gücü piyasalarının başarısının yalnızca oluşturulan iş sayısıyla değil, bu işlerin niteliği, sürdürülebilir gelir sağlaması, kariyer gelişimine imkân vermesi ve verimliliği artırmasıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
Son yıllarda küresel ekonomik yavaşlama ve artan yaşam maliyetlerinin, "nitelikli istihdam" konusunu dünya genelinde politika yapıcıların en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdiğini belirtti.
Dünya Bankası'nın sağlık, turizm ve tarım gibi yüksek katma değerli sektörlerde kaliteli istihdamın artırılması için hükümetlerle birlikte çalıştığını ifade eden Donohoe, özel sektör yatırımlarını teşvik edecek düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesine de destek verdiklerini söyledi.
Suudi Arabistan'ın bu alanda ileri düzey bir örnek oluşturduğunu belirten Donohoe, Riyad'daki Bilgi Merkezi'nin yalnızca deneyim paylaşımı için değil, iş kalitesini ve verimliliğini artıracak politika geliştirme açısından da önemli bir platform olacağını ifade etti.
Yeni dönemin lokomotifi özel sektör
Donohoe'ya göre kaliteli istihdamın artırılması, özel sektörün yatırım ve büyümenin ana motoru haline gelmesine bağlı.
İstihdam artışının gelecekte kamu harcamalarından ziyade özel sektör yatırımları sayesinde sürdürülebileceğini belirten Donohoe, Dünya Bankası analizlerinin Suudi özel sektörünün halihazırda birçok stratejik alanda önemli rol üstlendiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde özel sektörün yatırımlarını büyütmesi ve yeni istihdam oluşturabilmesi için daha fazla teşvik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
"Hiçbir ülke, ne kadar zengin olursa olsun, her şeyi yalnızca kamu sermayesiyle gerçekleştiremez." diyen Donohoe, Dünya Bankası'nın hükümetlerle birlikte yatırımcı güvenini artıracak ve uzun vadeli özel sermaye yatırımlarını teşvik edecek düzenlemeler üzerinde çalıştığını belirtti.
Donohoe, bunun 2030 Vizyonu'nun en güçlü yönlerinden biri olduğunu, çünkü Suudi Arabistan'ın özel sektörün ekonomik büyümede daha büyük rol üstlenmesine olanak sağlayan yatırım ortamını ve altyapıyı başarıyla oluşturduğunu ifade etti.
Küresel belirsizliklere rağmen dirençli büyüme
Suudi Arabistan'daki yapısal reformlar, jeopolitik ve ticari gerilimlerin küresel ekonomiyi zorladığı bir dönemde hayata geçiriliyor.
Dünya Bankası'nın tahminlerine göre bölge ekonomisinin büyüme beklentisi, çatışmaların ekonomik etkileri nedeniyle yaklaşık yüzde 4 seviyesinden yüzde 1,5-2,5 aralığına gerilemiş durumda.
Buna rağmen Donohoe, Suudi ekonomisinin tedarik zinciri sorunları, enflasyon baskısı ve küresel gıda fiyatlarındaki artış gibi olumsuzluklara karşı güçlü bir dayanıklılık sergilediğini söyledi.
Sağlık, eğitim ve istihdam alanlarında dayanıklılığın güçlendirilmesinin ekonomilerin zaman içinde şokları absorbe edebilmesini sağlayacağını belirten Donohoe, Suudi Arabistan'ın bilgi, inovasyon ve özel sektör ortaklığına dayalı yaklaşımı sayesinde küresel dönüşümlere uyum sağlayabilen esnek bir ekonomik model geliştirdiğini ifade etti.
Donohoe, bu nedenle Suudi Arabistan'ın artık yalnızca iş gücü piyasası ve ekonomi alanındaki başarılarıyla değil, diğer ülkelerin de yararlanabileceği bir kalkınma modeli sunmasıyla öne çıktığını sözlerine ekledi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5295336-suudi-arabistan-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-telefon-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmelerinde-b%C3%B6lgesel-geli%C5%9Fmeleri-ele
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bölgedeki son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, Bahreyn Dışişleri Bakanı Dr. Abdüllatif ez-Zeyani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Dün gerçekleştirilen görüşmelerde, İran'ın bölge ülkelerine yönelik tekrarlayan saldırıları kınandı. Bakanlar, ülkelerin egemenlik haklarını ihlal eden ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden her türlü girişimi reddettiklerini bir kez daha vurguladılar. Görüşmelerde ayrıca bölgedeki güvenlik ortamının yeniden tesisi ve tansiyonun düşürülmesi amacıyla atılabilecek adımlar ele alındı. Taraflar, küresel enerji ve ticaret hattı için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının öncelikli bir konu olduğu konusunda görüş birliğine vardı.
Bu diplomatik girişim, bölgedeki güvenlik endişelerinin arttığı bir dönemde, Arap ülkelerinin ortak güvenlik ve istikrar vizyonu çerçevesinde koordinasyon içinde hareket etme kararlılığını yansıtıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة