Ürdün ile Suudi Arabistan, İran'ın nükleer silah edinmesini önleme çabalarını desteklemek için anlaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Ürdün ile Suudi Arabistan, İran'ın nükleer silah edinmesini önleme çabalarını desteklemek için anlaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Ürdün ve Suudi Arabistan'ın, İran'ın nükleer silah edinmesini önlemeye ve Tahran yönetiminin nükleer programının barışçıl olmasını sağlamaya yönelik uluslararası çabaları destekleme konusunda anlaştığı bildirildi.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Ürdün'e yaptığı iki günlük ziyaretin sonunda Ürdün Kraliyet Divanı'ndan ortak açıklama yayınlandı.
Açıklamada, Ürdün ve Suudi Arabistan'ın, bölgesel ve uluslararası arenadaki siyasi ve güvenlik alanındaki gelişmelere ilişkin olarak aralarındaki koordinasyon, istişare ve işbirliğinin devam ettiğini teyit ederek, ekonomik ve yatırım iş birliği düzeyini artırmak için ortak eylemin önemine işaret ettiği kaydedildi.
İki ülkenin, "İran'ın nükleer silah edinmesini önlemeye yönelik uluslararası çabaları desteklemenin ve programının barışçıl olmasını sağlamanın" gerekliliği üzerinde ortak görüş birliğine vardığına dikkat çekilen açıklamada, iki ülke yetkililerinin, "İran'ın Arap ülkelerinin içişlerine karışmaması, iyi komşuluk ilkelerini koruması ve bölgeyi tüm istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerden uzak tutulması için Arap ülkelerinin çabalarını destekleme" konusunda mutabakat sağladığı vurgulandı.

Filistin meselesinde iki devletli çözüme vurgu
Tarafların, Filistin meselesinde iki devletli çözüm temelinde adil ve kapsamlı bir barışa ulaşılması için ciddi ve etkili bir uluslararası çaba başlatmanın" gerekliliğini vurguladığı belirtildi.
Ortak açıklamada, iki devletli çözümün, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı da ilgilendiren Filistin meselesinde adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu aktarıldı.
İsrail'in iki devletli çözümü ve adil bir barışa ulaşma şansını baltalayan tüm yasa dışı önlemleri durdurması gerektiğine işaret edilen açıklamada, İsrail'e, Kudüs'teki tarihi ve yasal statükoya ve Ürdün'ün Mescid-i Aksa'daki vesayet rolünün önemine saygı duyma çağrısı yapıldı.
Yemen konusunda, Yemen'deki krizi kapsamlı bir siyasi çözüme kavuşturmayı amaçlayan uluslararası ve bölgesel çabalara tam desteği yinelendiği belirtilerek, uluslararası topluma, Husilere ateşkese uymaları, BM Yemen Özel Temsilcisi ile iş birliği yapmaları ve barış girişimlerine ciddi şekilde önem vermeleri için baskı yapması çağrısında bulunuldu.

Suriye, Irak ve Lübnan da ele alındı
Suriye meselesinde ise ülkenin toprak bütünlüğünün korunması, güvenlik ve istikrarının sağlanması ve ülkenin terörden arındırılarak mültecilerin gönüllü geri dönüşü için gerekli koşulların oluşturulmasını sağlayacak siyasi bir çözüm bulunması amacıyla çabaların yoğunlaştırılması gereğine işaret edildiği kaydedildi.
Açıklamada, Irak meselesini de ele alan iki ülke yetkililerinin "Irak'ın güvenlik ve istikrarının, bölgenin güvenlik ve istikrarının direği olduğunu" ifade ettiği belirtildi.
Lübnan'ın da güvenlik ve istikrarının önemine işaret edilen açıklamada, Lübnan'da mevcut krizinin üstesinden gelinmesini sağlamak için kapsamlı reformlar gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
İki günlük resmi ziyareti çerçevesinde 20 Haziran'da Mısır’a giden Veliaht Prens Muhammed bin Selman, çıktığı bölge turu kapsamında dün Ürdün'e gitmiş ve Türkiye’ye gelmişti.
Muhammed bin Selman, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Ürdün'ün başkenti Amman'da, Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı'nda Ürdün Kralı 2. Abdullah tarafından karşılanmıştı.



Suudi Arabistan'dan Filistin topraklarının coğrafi yapısını değiştirme girişimlerine kesin ret

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan'dan Filistin topraklarının coğrafi yapısını değiştirme girişimlerine kesin ret

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, Filistin halkının zorla yerinden edilmesini amaçlayan her türlü tedbiri veya işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ya da demografik yapısını değiştirmeye yönelik girişimleri kesin bir şekilde reddettiğini yineledi. Riyad ayrıca yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesini ve yerleşimci şiddetini sert biçimde kınadı.

Suudi Arabistan adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün hayata geçirilmesi, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme konusundaki vazgeçilmez hakkının desteklenmesi ve 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması olduğunu yeniden vurguladı.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler ve Cenevre'deki uluslararası kuruluşlar nezdindeki Daimî Temsilciliği tarafından İnsan Hakları Konseyi'nin 63. oturumu kapsamında gerçekleştirilen genel görüşmelere katılımı sırasında yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görüşmeler, Filistin ve işgal altında bulunan diğer Arap topraklarındaki insan haklarının durumunu ele alan yedinci gündem maddesi çerçevesinde gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının devam etmesini en sert ifadelerle kınadı. Riyad, ateşkese uyulması ve sivillerin tam anlamıyla korunmasının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Açıklama, Dışişleri Bakanlığı Genel İnsani İşler ve Uluslararası Görevler ve Adaylıklar Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Dr. Salim el-Kahtani tarafından okundu.

Kahtani, Suudi Arabistan'ın bazı ülkelerin Filistin Devleti'ni tanıma yönünde attığı önemli adımları ve bunun ardından son dönemde hesap verebilirliğin güçlendirilmesi kapsamında İsrail yerleşimleriyle ticarete yönelik kısıtlamalar getirilmesi gibi uygulamaları takdir ettiğini belirtti.

Riyad ayrıca, “New York Bildirisi”nin kabul edilmesinin üzerinden bir yıl geçmesi vesilesiyle, İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Küresel İttifakı eş başkanlarının açıklamasında yer alan şu hususu yineledi: Gazze ile Doğu Kudüs dahil Batı Şeria, tek bir Filistin toprak bütünlüğünü oluşturuyor ve işgale son verilmesi gerekiyor.


Suudi Arabistan ve Bulgaristan askeri ve savunma alanındaki iş birliğini geliştirmeyi görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Bulgaristan askeri ve savunma alanındaki iş birliğini geliştirmeyi görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ile iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki iş birliğini ve ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde bu iş birliğini geliştirme fırsatlarını ele aldı.

İki bakan, dün gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgede güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi yollarının yanı sıra bir dizi bölgesel ve uluslararası konuyu görüştü.


Suudi Veliaht Prensi, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Sudan Geçiş Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan (Şarku’l Avsat)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Sudan Geçiş Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Veliaht Prensi, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Sudan Geçiş Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan (Şarku’l Avsat)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Sudan Geçiş Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Sudan Geçiş Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Suudi Veliaht Prensi görüşmede, ülkesinin Sudan'ın istikrarının sağlanmasına, egemenliğinin korunmasına ve toprak bütünlüğünün güvence altına alınmasına önem verdiğini vurguladı.

Muhammed bin Selman ayrıca, Sudan'da istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabaları desteklediklerini belirterek bunun kapsamlı kalkınmanın önünü açmasını ve yerinden edilenlerle mültecilerin ülkelerine dönmesini sağlayacak koşulların oluşturulmasını temenni etti.