Kaybetmeyi unutan Swiatek, ilk Wimbledon zaferinin peşinde

Bu sezon üst üste 35 maçtır bileği bükülmeyen Polonyalı tenisçi Iga Swiatek, son yılların en dikkat çekici performanslarından birini sergiliyor.

AA
AA
TT

Kaybetmeyi unutan Swiatek, ilk Wimbledon zaferinin peşinde

AA
AA

Tek kadınlar kategorisinde uzun bir süredir görülmeyen seri galibiyet özlemine bu yıl son veren Swiatek, şimdiden birçok önemli rekora imza atarken, rakiplerine gözdağı vermeye devam ediyor.
27 Haziran'da başlayacak sezonun üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'ın açık ara favorisi konumundaki 21 yaşındaki tenisçi, bu üstün performansını devam ettirmesi halinde adını "unutulmaz tenisçiler" arasına yazdırmaya daha da yaklaşacak.

Fransa Açık'ta ikinci zafer
Katar Açık Tenis Turnuvası'nda İsviçreli Viktorija Golubic'i yenerek galibiyet serisine şubat ayında başlayan Swiatek, ABD'de düzenlenen Kadınlar Tenis Birliği (WTA) 1000 turnuvaları Indian Wells ve Miami Açık'ta da şampiyonluğa uzanarak üst üste iki organizasyondan zaferle ayrılan tarihteki 4. kadın tenisçi oldu.
Stuttgart Açık şampiyonluğunun ardından dünya sıralamasında adını 1 numaraya yazdıran en genç tenisçi unvanına ulaşan Swiatek, daha önce 2020'de kazandığı sezonun ikinci grand slam turnuvası Fransa Açık'ta da kortu domine etmeyi sürdürdü. Sadece 68 dakika süren finalde ABD'li genç yetenek 18 yaşındaki Coco Gauff'u 6-1 ve 6-3'lük setlerle zorlanmadan 2-0'la geçen Swiatek, aynı başarıyı bir kez tekrarladı.
Kariyerinde Fransa Açık dışında tek kadınlar grand slam zaferi bulunmayan Swiatek, daha önce en çok 4. tura kadar çıkabildiği Wimbledon'da da zafere uzanarak ilki başarmayı ve galibiyet serisine devam etmeyi hedefliyor.

Serena Williams'ı geride bıraktı
35 maçtır art arda kazanan Swiatek, son olarak efsanevi Williams kardeşlerin gerçekleştirdiği seri galibiyet rekorlarına ulaşarak son dönemde kadın tenisinin en öne çıkan performanslarından birini gerçekleştirdi.
Kariyerinde 23 grand slam şampiyonluğu bulunan 40 yaşındaki Serena Williams, 2013 yılında Wimbledon'da Alman Sabine Lisicki'ye yenilmeden önce 34 maç üst üste kazandı. Ablası Venus ise 2000 yılında 35 maçlık galibiyet serisine ulaşarak kariyerinin zirvesini yaşadı.
Serena'nın galibiyet rekorunu geçen ve Venus'un serisine ortak olan Swiatek, tek kadınlar tenisinde 2000'li yılların en önemli başarılarından birine imza atmayı başardı.
Grand slam kazanan ve dünya sıralamasında zirveye çıkan ilk Polonyalı tenisçi konumundaki Iga Swiatek, seri rekoruna ilişkin WTA'ya yaptığı değerlendirmede, "Açıkçası, bu rekor, hedefim değildi. Bunları hedefleyerek bu galibiyet serisine ulaşmadım. Ama son maçımın ardından kontrol ettiğimde Serena'dan bir şeyleri daha iyi yaptığımı anladım. Serena'nın yıllardır neler yaptığına baktığınızda, onu bir alanda geçmeyi başarmak tenis tarihinde başınıza gelebilecek en iyi şeydir." değerlendirmesinde bulundu.

Tüm zamanların rekorunda Swiatek henüz yolun başında
Swiatek'in tek kadınlarda tüm zamanların galibiyet serisi rekorunu kırması için önünde uzun bir yol bulunuyor.
Bu alanda efsane kadın tenisçilerden Martina Navratilova, Steffi Graf, Margaret Court ve Chris Evert, Swiatek'in önünde yer alan isimler arasında bulunuyor.

Tüm zamanların art arda galibiyet rekoru Navratilova'da
"Mor Yağmur" lakaplı efsanevi tenisçilerden Navratilova, elde ettiği 74 maçlık galibiyet serisiyle bu sporda tüm zamanların rekorunu elinde tutmaya devam ediyor.
Kariyerinde 59 grand slam (teklerde 18, çiftlerde 31 ve karışık çiftlerde 10) şampiyonluğuyla açık dönemde en çok kupaya uzanan tenisçi rekorunu elinde bulunduran ve tüm zamanların en iyi tenisçilerinden biri olarak değerlendirilen Navratilova, 1984-86 yılları arasında bu unutulmaz seriye imza attı.
Alman tenisinin efsane isimlerinden Steffi Graf ise 66 maçlık rekoruyla bu alanda ikinci sıranın sahibi. 1988 yılından itibaren kortlarda rakiplerine karşı büyük bir üstünlük kuran Graf, aynı yıl dört grand slam ve olimpiyat altın madalyası kazanarak "altın slam"e ulaşan ilk tenisçi unvanının sahibi oldu.
1989 Avustralya Açık'ı kazanmasının ardından Fransa Açık'ta finalde kaybeden Alman tenisçi, sonrasında ise performansını daha da artırarak Wimbledon, ABD Açık ve Avustralya Açık'ta kupaya uzanırken, kariyerinin en uzun galibiyet serisini yakaladı. Graf, 67. maçında o dönem 16 yaşındaki İspanyol tenisçi Monica Seles'e kaybetti.
Tek kadınlarda en çok grand slam kazanan tenisçi unvanının sahibi Avustralyalı eski yıldız Court, 57 galibiyetlik seriyle, ABD'li eski dünya 1 numarası Evert ise 55 maç üst üste kazanarak Swiatek'in önünde yer alıyor.
WTA ve Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) turnuvalarında art arda en çok kazanan tenisçilerin galibiyet serisi yakaladıkları dönemler ise şöyle:



2026 Dünya Kupası sırasında en çok hangi takım seyahat etti?

Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)
Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası sırasında en çok hangi takım seyahat etti?

Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)
Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)

2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finaline yükselen takımlar, sahadaki mücadele kadar saha dışındaki zorlu seyahat programlarıyla da dikkat çekiyor. Turnuvanın ilk kez 48 takımla düzenlenmesi, Kuzey Amerika genelinde takımların binlerce kilometre yol kat etmesine neden olurken, bazı ekipler daha avantajlı bir fikstürden yararlandı.

The Athletic'in verilerine göre İngiltere, turnuva boyunca yaklaşık 10 bin 900 mil yol kat ederek çeyrek finale kalan ekipler arasında zirvede yer aldı. İngilizler, Kansas City'deki kamp merkezinden Dallas, Boston, New York, Atlanta, Mexico City ve Miami'ye yaptığı yolculukların ardından çeyrek finalde Norveç ile karşılaşacak.

Buna karşın Fransa, yaklaşık 2 bin millik yolculukla en az seyahat eden takım oldu. Boston'da sabit bir kamp kuran Fransızlar, maçlarının neredeyse tamamını ABD'nin doğu kıyısında oynayarak yarı finale yükselmeden önce fiziksel açıdan önemli bir avantaj elde etti.

İsviçre de turnuvada en fazla yol kat eden ekiplerden biri oldu. San Diego, San Francisco, Los Angeles ve Vancouver arasında seyahat eden İsviçre, çeyrek finalde Arjantin ile karşılaşmak üzere Kansas City'ye geçerken toplamda yaklaşık 6 bin 87 mil yol yaptı.

İspanya ise turnuvaya Tennessee eyaletindeki Chattanooga'da başladı. Ardından Long Beach, Los Angeles ve Dallas'a giden İspanyol ekibi daha sonra yeniden batı kıyısına döndü. Yoğun seyahat programına rağmen performansından ödün vermeyen İspanya, Avusturya ve Portekiz'i eleyerek çeyrek finale yükseldi.

Belçika ise Seattle yakınlarındaki Renton'da kurduğu kamp sayesinde en istikrarlı seyahat programlarından birine sahip oldu. Şarku’l Avsat’ın The Athletic'ten aktardığına göre maçlarının büyük bölümünü Seattle ve Vancouver'da oynayan Belçikalılar, İspanya ile oynayacakları çeyrek final karşılaşması için Los Angeles'a geçti.

Fas, Arjantin ve Norveç de sabit kamp merkezlerini tercih eden takımlar arasında yer aldı. Ancak maç takvimi nedeniyle bu ekipler de özellikle her karşılaşmanın ardından kamplarına geri dönmeleri sebebiyle görece uzun yolculuklar yapmak zorunda kaldı.

Oyuncular sahada finale uzanma mücadelesi verirken, kat edilen mesafeler de turnuvanın kritik aşamalarında performansı etkileyebilecek önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. 2026 Dünya Kupası hem katılımcı sayısı hem de coğrafi genişliği bakımından organizasyon tarihinin en büyük turnuvası olma özelliğini taşıyor.


Harry Kane: Haaland bir "canavar" ve gol makinesi ama hepimizin kendine özgü bir tarzı var

Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)
Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)
TT

Harry Kane: Haaland bir "canavar" ve gol makinesi ama hepimizin kendine özgü bir tarzı var

Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)
Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)

İngiltere Milli Takımı kaptanı Harry Kane, Kuzey Amerika’da düzenlenen Dünya Kupası’nın çeyrek finalinde Norveç ile oynayacakları kritik karşılaşma öncesinde, rakibi Erling Haaland’a övgüler yağdırdı. Miami’deki mücadele öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Kane, Norveçli yıldızı "bir gol makinesi" ve "canavar" olarak nitelendirdi.

Haaland'ın ilk büyük turnuvasında çıktığı 4 maçta 7 gol atarak gösterdiği performansa dikkat çeken Kane, şunları söyledi:

"İkimiz de forvet olsak da tamamen farklı oyun tarzlarına sahibiz. Erling inanılmaz bir oyuncu, fiziksel olarak bir makine gibi; tam bir canavar. Bitiriciliği en üst seviyede. Ancak ben oyuna biraz daha fazla dahil olmayı, topla daha fazla buluşmayı seviyorum. İkimizi kıyaslamanın doğru olduğunu düşünmüyorum."

Önceliğim Altın Ayakkabı değil, Dünya Kupası

Turnuva genelinde Messi ve Mbappe ile birlikte gol krallığı yarışında olan Kane, kişisel başarıdan ziyade takım hedeflerine odaklandığını vurguladı:

"Gol atmak bir forvet olarak görevim ve gol attıkça takımımın kazanmasına yardımcı oluyorum. Ancak ana hedefim, tekrar Altın Ayakkabı kazanmaktan ziyade Dünya Kupası’nı evimize götürmek. İngiltere olarak 60 yıllık kupa hasretine son vermeye çok yaklaştık."

Tarih yazmaya hazırız

İngiltere’nin son yıllarda katıldığı turnuvalarda elde ettiği istikrarlı başarıya dikkat çeken Kane, önlerindeki 8 günlük sürecin İngiliz futbol tarihi için bir dönüm noktası olabileceğini belirtti:

"Hazırlık kampımızdan bu yana tam olarak istediğimiz noktadayız. Birçok zorlu maçı geride bıraktık. Şimdi final sprintine giriyoruz. Hayallerimizi gerçekleştirmek için herkesin en yüksek seviyede oynaması gerekiyor."

Dünya Kupası'nda bu yıl forvet oyuncularının form grafiğinin oldukça yüksek olduğuna değinen Kane, bu rekabetin kendisini daha iyi olmaya zorladığını ifade etti. Norveç’i eleyerek yarı finale yükselmek isteyen İngiltere, yarınki maçta galibiyet için sahaya çıkacak.


Scaloni: Arjantin'in "asla pes etmeyen" bir takım olmasını istiyorum

Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)
Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)
TT

Scaloni: Arjantin'in "asla pes etmeyen" bir takım olmasını istiyorum

Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)
Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)

Dünya Kupası'nın son şampiyonu Arjantin, Kuzey Amerika'da düzenlenen turnuvanın çeyrek finalinde yarın İsviçre ile kozlarını paylaşıyor. Kansas City'deki Arrowhead Stadyumu'nda oynanacak karşılaşma öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arjantin Teknik Direktörü Lionel Scaloni, takımının saha içi kimliği ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Bırakmak istediğim miras  

Arjantin halkının futbola olan "tutkusuna" vurgu yapan Scaloni, takımının taraftarlar nezdindeki yerini şu sözlerle tarif etti:

"Sadece kupa kazanmak için oynamıyoruz. 10 yaşındaki bir çocuğun o tutkuyla 'Arjantin' diye bağırdığını görmek gerçekten çok etkileyici. Teknik ekip ve oyuncular olarak bu duygular için oynuyoruz. Bu takımın 'asla pes etmeyen' bir ekip olarak hatırlanmasını istiyorum; benim bırakmak istediğim miras budur."

Messi’ye övgü: İstediği sürece en iyisi

Kuzey Amerika'daki turnuvaya Cezayir'e karşı yaptığı hat-trick ile fırtına gibi başlayan ve şu an 8 golle Altın Ayakkabı yarışının zirvesinde bulunan Lionel Messi hakkında da konuşan Scaloni, süper yıldızın performansına hayranlığını dile getirdi:

"39 yaşındaki Messi için bazen sınırları zorlayamayacağı düşünülüyor, ancak ben her zaman söyledim: İstediği sürece o dünyanın en iyisi olmaya devam edecek. Onun antrenmanlardaki halini gördükten sonra, Barcelona'da 23 yaşındaki halinin nasıl olduğunu hayal bile edemiyorum."

İsviçre tehlikesi

Çeyrek finaldeki rakipleri İsviçre'yi yakından tanıdıklarını belirten Scaloni, Granit Xhaka liderliğindeki İsviçre'nin disiplinli ve fiziksel gücü yüksek bir takım olduğunu hatırlatarak uyarıda bulundu:

"İsviçre'nin Dünya Kupası geçmişi oldukça köklü. Kolombiya gibi turnuvanın formda takımlarından birini eleyerek buraya geldiler. Fiziksel olarak çok güçlüler ve bizi zorlu bir maç bekliyor. Bütün rakiplerimize duyduğumuz gibi onlara da büyük saygı duyuyoruz."

Arjantin, 11 maçlık yenilmezlik serisini sürdürerek, 1962'deki Brezilya'dan sonra unvanını koruyan ilk takım olmayı hedefliyor. Arjantin'in İsviçre'yi elemesi durumunda yarı finalde İngiltere-Norveç maçının galibiyle karşılaşması bekleniyor.