Sisi, 7 yıl aradan sonra Mısır’ı ziyaret eden Katar Emiri ile ikili ilişkileri görüştü

AA
AA
TT

Sisi, 7 yıl aradan sonra Mısır’ı ziyaret eden Katar Emiri ile ikili ilişkileri görüştü

AA
AA

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 7 yıl aradan sonra ilk defa Mısır’a gelen Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile ikili ilişkileri değerlendirdi.
Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Sisi, resmi temaslarda bulunmak üzere ülkeyi ziyaret eden Katar Emiri Al Sani ile başkent Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda bir araya geldi.
Ortak öneme sahip uluslararası ve bölgesel meselelerin yanı sıra ikili ilişkilerin ele alındığı belirtilen açıklamada, görüşmenin detaylarına yer verilmedi.
Katar resmi ajansı QNA'da yer alan habere göre Cumhurbaşkanı Sisi, söz konusu ziyareti ikili ilişkilerin gelişmesine yönelik "önemli bir adım" olarak nitelendirdi.
Katar Emirliğine gelişinin 9’uncu yıl dönümü münasebetiyle Al Sani’yi tebrik eden Sisi, ülkenin Al Sani hükümeti döneminde çeşitli alanlarda elde ettiği kalkınma ve başarılardan övgüyle söz etti.
Al Sani de iki ülkenin ve halklarının ortak çıkarları kapsamında ikili ilişkilerin geliştirilmesi arzusunda olduğunu ifade etti.
Haberde ayrıca, görüşme çerçevesinde başta yatırım, enerji, savunma, kültür ve spor olmak üzere çeşitli alanlarda ikili ilişkilerin geliştirilmesinin yollarının da masaya yatırıldığı bildirildi.
2015 yılından bu yana ilk defa iki günlük resmi ziyareti kapsamında dün Mısır’ı ziyaret eden Katar Emiri Al Sani, Cumhurbaşkanı Sisi tarafından Uluslararası Kahire Havalimanı’nda karşılanmıştı.

Katar-Mısır ilişkilerinin normalleşme süreci
Suudi Arabistan'ın El-Ula kentinde 5 Ocak 2021’de yapılan zirvede, Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiği ve ambargonun kaldırıldığı açıklandı.
Ambargo uygulayan bu ülkelerden Mısır, 18 Ocak 2021’de Katar uçaklarına hava sahasını açtı.
Katar ve Mısır'dan iki resmi heyet, 23 Şubat 2021’de Kuveyt'te uzlaşı bildirisinin uygulanması konusunda görüşmelerde bulundu.
Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, normalleşme adımları kapsamında ilk kez, 3 Mart 2021’de Mısır'a resmi ziyaret gerçekleştirdi.
Ziyaretten 5 gün sonra Katarlı bir heyet, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden başlama sürecini hızlandırmak için Kahire'ye gitti.
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, 14 Mart 2021’de yaptığı açıklamada, bu ziyaretin "Katarlı kardeşlerden ilişkilere yeniden ivme kazandırmak için olumlu mesaj olduğunu" söylemişti.
Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani'nin 12 Nisan 2021’de ramazan ayı dolayısıyla Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'yi aramasıyla El-Ula Zirvesi'nden bu yana iki lider ilk kez doğrudan iletişim kurmuştu.
Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, 24 Mayıs 2021’de Mısır'a ikinci ziyaretini gerçekleştirmiş, Dışişleri Bakanı ziyaretinde Katar Emiri'nin Sisi'ye davet mektubunu iletmişti.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.