Libya Başkanlık Konseyi siyasi krize müdahale edebilir

Libya Başkanlık Konseyi’nden TM ve DYK görüşmesi başarısız olursa müdahale etme sinyali

Dibeybe hükümeti tarafından dağıtılan, önceki gün Dibeybe ile İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Hurndall arasında yapılan görüşmeden bir kare
Dibeybe hükümeti tarafından dağıtılan, önceki gün Dibeybe ile İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Hurndall arasında yapılan görüşmeden bir kare
TT

Libya Başkanlık Konseyi siyasi krize müdahale edebilir

Dibeybe hükümeti tarafından dağıtılan, önceki gün Dibeybe ile İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Hurndall arasında yapılan görüşmeden bir kare
Dibeybe hükümeti tarafından dağıtılan, önceki gün Dibeybe ile İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Hurndall arasında yapılan görüşmeden bir kare

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih ve Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri'nin yarın İsviçre'nin Cenevre kentinde yapacakları görüşmenin başarısız olması durumunda bir kez daha ertelenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle ilgili anayasal çerçevenin oluşturulmasına ilişkin anlaşmazlıkları çözmek için müdahalede bulunabileceği sinyalini verdi.
Cumartesi akşamı başkent Trablus'ta Libya’nın kanaat önderleri, alimleri ve ileri gelenleriyle bir araya gelen Menfi, “Başkanlık Konseyi’nin, siyasi sürece dahil olan tüm tarafları, herkesin katılımıyla seçimlerin yapılması, Libya halkının isteklerinin gerçekleştirilmesi ve istikrarlı, kalıcı barış aşamasına geçilmesi için yasal bir çerçeve üzerinde anlaşmaya zorladığına” işaret etti. Mişri, TM Başkanı ile DYK Başkanı arasındaki görüşmenin başarısız olması halinde müdahalede edeceklerini ve yetkilerini kullanacaklarını söyledi.
Başkanlık Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre Menfi, Libya'nın doğu, batı ve güneyindeki bölgelerin ve şehirlerin ve buralardaki çeşitli sosyal bileşenlerin temsilcileri ile ülkedeki son gelişmeleri ve başta ulusal uzlaşı projesi ve mevcut aşamada ülkenin karşı karşıya olduğu siyasi zorluklar olmak üzere bazı iç meseleleri görüştü.
Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni de DYK Başkanı Mişri ve TM Başkanı Salih'in seçimlerle ilgili anayasal çerçeve konusunda anlaşmaya varamamaları durumunda Başkanlık Konseyi’nin yetkilerini kullanacağını vurguladı.
Dün Yüksek Seçim Komisyonu ile Ulusal İşçi Sendikası arasında bir mutabakat zaptının imzalandığı törene katılan Koni, “Libya halkı, uzun zamandır seçimlerin düzenlenmesini bekliyor. İktidardaki siyasi otoriteler, bu talebi yerine getirmeye mecbur olmalılar” dedi.
İktidarda kalmaya çalışan yapılara artık bir son verilmesi gerektiğinin altını çizen Koni, Başkanlık Konseyi'nin, geçiş dönemlerini anayasal bir çerçeveye göre sona erdirmek için yetkilerini, tüm siyasi partiler tarafından sonuçları üzerinde mutabık kalınan, halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanına devretme taahhüdünü yineledi.
Koni, Libya'ya istikrar getirecek olan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasının ve ülkeyi güvenli hale getirecek bir cumhurbaşkanının seçilmesinin önemini vurguladı.
Öte yandan Libya Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayih, Yüksek Seçim Komisyonu’nun herkesin oybirliği ile gerçekleşecek tüm seçim süreçlerine hazır olduğunu belirtti. Sayih, “Tüm tarafların oybirliğiyle seçimleri ve anayasa referandumunu uygulamaya hazırız. 24 Aralık seçimlerinin düzenlenmesine yönelik başarısızlıktan büyük dersler çıkarttık” ifadelerini kullandı.
Yüksek Seçim Komisyonu’nun herhangi bir seçimi ya da referandumu en fazla bir hafta ila 10 gün içinde düzenleyebileceğini vurgulayan Sayih, referandum yapılması konusunda anlaşmaya varılırsa süreci 70 gün içinde tamamlayabileceklerine işaret etti.
Sayih, seçim sürecinin hem iktidarda hem de iktidar dışında pek çok tarafın katılımıyla daha da geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Diğer taraftan Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, TM ve DYK başkanlarının, başta geçiş sürecine ilişkin uygulamalarla ilgili anayasa metninin sonuçlandırılması olmak üzere Salı günü İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geleceklerini duyurdu.
Cumartesi akşamı televizyonda yayınlanan bir açıklamada Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılan toplantılarda tartışmalı bazı konuların çözüldüğünü belirten Williams, Libyalı tarafları siyasi sürece olan güveni zedeleyecek her türlü tek taraflı adımdan kaçınmaya çağırdı.
Yakında yapılması planlanan görüşmelerde geçiş sürecine ilişkin prosedürlerin ve seçim dosyası üzerinde durulacağını açıklayan Williams, Libya’daki paralı askerlerin ve yabancı güçlerin ülkeden çıkarılmasıyla ilgili tartışmalara ise yalnızca seçilmiş ve egemen bir hükümetin katılabileceğini de sözlerine ekledi.
TM Başkanı Salih, Anayasa Komitesi üyeleri dün Kubba şehrinde yaptığı toplantıda, TM ve DYK temsilcilerinden oluşturulan ortak komitenin, Libya Anayasa Taslağı Yazımından Sorumlu Kurucu Heyeti tarafından tamamlanan anayasa taslağındaki tartışmalı noktalara değinerek anayasal yol üzerinde uzlaşı sağlama çabalarını övdü.
Salih, TM ve DYK arasında gösterilen ulusal çabaları, herkesin ülkedeki durumu baltalayan siyasi bölünmelere bir son vermeyi istediğinin bir işareti olarak gördü.
Libyalıların geçiş süreçlerinin sona erdiği bir aşamaya ulaşmak için fikir birliği sağlamayı amaçlayan uzlaşı ve istikrar konusunda Mısır'ın üstlendiği role övgüde bulunan TM Başkanı, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu'nun (UNSMIL) Anayasa Komitesi'nin çalışmalarına verdiği desteği ve Libya krizine çözüm için TM ve DYK arasındaki görüşlerin yakınlaştırma çabalarını takdir etti.
Bir diğer gelişmede Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe, Cumartesi günü başkent Trablus'ta İngiltere'nin Trablus Büyükelçisi Caroline Hurndall ile yaptığı görüşmede, BM Libya Özel Temsilcisi Williams’ın yaklaşık 3 milyon Libyalının isteğine saygı göstererek seçimlerin yapılmasına yönelik çabalarının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Dibeybe’nin ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre Dibeybe-Hurndall görüşmesinde, petrol sahalarının kapatılması meselesi ve bunun başta elektrik üretim tesislerine gaz arzında olmak üzere ülkedeki hizmet ve ekonomi sektörüne etkisi ile bu konuda atılacak adımlar ele alındı.
Dibeybe’nin Sözcüsü Muhammed Hammude, açıklamada, ‘petrol sahalarının kapatılması vakalarına karışanlar’ hakkında soruşturma başlatılacağı tehdidinde bulunurken Başsavcıyı söz konusu kişiler hakkında soruşturma başlatmaya çağırdı.
Bazı siyasi çevrelerin petrol sahalarının kapatılmasını savunmalarının teamüllere göre bir suç olduğunu söyleyen Hammude, UBH’nin krizin çözümüne destek olmak için Petrol, Savunma ve İçişleri bakanlıklarının yer aldığı bir kriz odası oluşturduğunu ve Genel Elektrik Şirketi (GECOL) ile birlikte bu krizi aşmaya yönelik çabalarını sürdürdüğünü belirtti.
Öte yandan TM Enerji ve Doğal Kaynaklar Komitesi, UBH’nin Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah’ı görevden almayı planladığına ilişkin açıklamalarının ardından NOC Yönetim Kurulu'nun çalışmalarını tehlikeye atmaması ya da engellememesi konusunda uyardı.
NOC’un, ‘siyasi çatışmalar’ olarak nitelendirdiği olaylardan arındırılması çağrısında bulunan komite, bu konuda oldubittiye getirilen hiçbir kararı tanımayacağını ve bunu ihlal edenlerin yasal sorumluluğunu da üstleneceğini vurguladı.
UBH Petrol ve Gaz Bakanı Muhammed Avn, Başbakan Dibeybe’nin Sanallah’ın görevden alınmasını birçok kez talep ettiğine işaret ederek Bakanlar Kurulu’nun son toplantısında NOC Yönetim Kurulu’nun yeniden yapılandırılmasını onayladığını açıklamıştı.
Libya basınına açıklamalarda bulunan Bakan Avn, NOC Yönetim Kurulu’nu değiştirmeye yönelik son düzenlemeleri yapmak ve kararı resmi olarak yayınlamak için Başbakan Dibeybe ile iletişim halinde olduğunu söyledi.



Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
TT

Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani, bugün, Duhok vilayetinde Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin evine düzenlenen saldırıyı kınadı.

Başbakanlık Basın Ofisi, Irak Haber Ajansında yer alan açıklamasında, “Başbakan Muhammed Şiya el-Sudani, bugün Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile yaptığı telefon görüşmesinde, Irak ve bölgedeki son gelişmeleri, ulusal düzeydeki güvenlik konularını ve güvenlik ile istikrarı sağlama yollarını ele aldı” denildi.

Sudanlı, «Duhok vilayetinde Barzani’nin evine yönelik acımasız saldırıyı kınadığını ve reddettiğini» ifade ederek, «vatansever tutumunu ve tüm Iraklılar arasındaki birliği güçlendirmeye gösterdiği özeni» övdü.

Açıklamada ayrıca, “Başbakan, olayın tüm yönlerini araştırmak, failleri tespit etmek ve aleyhlerine gerekli tüm yasal işlemleri başlatmak üzere, federal hükümet ve bölge hükümetinin ilgili güvenlik kurumlarından oluşan ortak bir güvenlik ve teknik ekibin kurulmasını emretti” denildi.

Başbakan, hükümetin "herhangi bir kanunsuz, bölgesel veya uluslararası oluşumun Irak'ı bölgedeki devam eden çatışmaya sürüklemesini engelleme" konusundaki kararlılığını vurgularken, "kapsamlı ulusal sorumluluk çerçevesinde ve her düzeyde Irak'ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını güvence altına almak için her türlü bütünleşik çabayı göstereceğini" ifade etti.


Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.