Boris Johnson’ın hedefi 2030 sonrasında da iktidarda kalmak

İngiltere Başbakanı, Fransa’nın ‘Avrupa siyasi topluluğu’ önerisine sıcak yaklaştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Johnson, G7 Liderler Zirvesi’nde ikili görüşme gerçekleştirdi. (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Johnson, G7 Liderler Zirvesi’nde ikili görüşme gerçekleştirdi. (AFP)
TT

Boris Johnson’ın hedefi 2030 sonrasında da iktidarda kalmak

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Johnson, G7 Liderler Zirvesi’nde ikili görüşme gerçekleştirdi. (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Johnson, G7 Liderler Zirvesi’nde ikili görüşme gerçekleştirdi. (AFP)

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, kendisine yönelik istifa çağrılarına rağmen uzun bir süre daha iktidarda kalmayı hedeflediğini söyledi. Johnson üçüncü kez seçilerek 2030 sonrasına kadar başbakan olarak görev yapmak istediğini, böylelikle bölgesel ekonomik farklılıkları azaltmak ve İngiltere'nin yasal ve göçmenlik sistemlerinde değişiklik yapmak için zaman kazanmak istediğini ifade etti. G7 Liderler Zirvesi için Almanya’da bulunan Johnson basına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Şimdi ciddi olarak bir üçüncü dönemi düşünüyorum. Sonra ne olabileceğini tahmin edebiliyorsunuz. Elbette bunu ikinci dönem bittiğinde bir kez daha değerlendireceğim. Üçüncü dönem 2030’ların ortasına kadar sürüyor.”  
Yasaya göre Johnson, Aralık 2024'e kadar bir sonraki genel seçime gitmeli. Ayrıca Başbakan’ın 2030’ların ortalarına kadar iktidarda kalabilmesi için 2029’daki seçimi de kazanması gerekiyor. Eğer Johnson bunu başarabilirse, ‘Demir Lady’ lakaplı Margaret Thatcher'dan daha uzun süre bu görevde kalmış olacak. İngiltere’de Robert Banks Jenkinson, 1812'den 1827'ye kadar başbakanlık görevinde kalarak rekor kırmıştı. Henüz bu rekor aşılamadı.  
İngiltere Başbakanı Boris Johnson bu ayın ilk çeyreğinde, lideri olduğu Muhafazakar Parti içerisindeki güven oylamasını 148'e karşı 211 oyla kazandı. Muhafazakar milletvekillerinin yüzde 41’inin devirmek istediği Johnson, parlamentoyu kasıtlı yanıltmaktan da soruşturma geçiriyor. Ayrıca iktidardaki Muhafazakar Parti geçen hafta iki bölgede yapılan ara seçimleri kaybetti. Başbakan Johnson, Tiverton and Honiton ve Wakefield bölgelerindeki ağır seçim yenilgisi aldı. İşçi Partisi ve Liberal Partiye karşı kaybeden Muhafazakar Parti; Tiverton'da yüzde 21, Wakefield'da ise yüzde 17,2 oranında oy kaybetti. Kovid-19 kısıtlamaları döneminde Başbakanlık Konutu'nda verilen partiler nedeniyle yoğun istifa baskısı altında olan Başbakan Boris Johnson ise daha önce partisi ara seçimleri kaybetse de görevi bırakmayacağını söylemişti. Söz konusu kayıplar, Aralık 2019’da parlamento çoğunluğunu elde eden Johnson’a olan halk desteğinin azalması olarak yorumlandı. Muhafazakar Parti’nin iç tüzüğüne göre Johnson’a karşı en az bir yıl süre geçmeden yeni bir güven oylaması yapılamıyor. Ancak kabinesindeki bazı bakanların toplu istifası pozisyonunu zayıflatabilir.
Diğer yandan İngiltere, son 40 yılın en yüksek enflasyon seviyesinin görüldüğü bugünlerde yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle kriz yaşıyor. Muhafazakar Parti Teşkilat Başkanı Oliver Dowden, ara seçim yenilgileri sonrası istifa etti. Muhafazakar Parti eski Başkanı Michael Howard ise Johnson’ın görevi bırakma zamanının geldiğini savundu.  

Johnson’dan Macron’un önerisine destek
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB üyesi olmak isteyen ülkeler için yeni bir seçenek olarak "Avrupa siyasi topluluğu" kurulması önerisinde bulunmuş ve İngiltere’nin de bu ülkeler arasında yer almasını teklif etmişti. Fransa Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasına göre, G7 Liderler Zirvesi oturum aralarında Macron’la görüşen Johnson, söz konusu teklife sıcak yaklaştı ve büyük bir ‘istek’ gösterdi. Johnson, Macron’a söz konusu fikrin 2016’da aklına geldiğini söyledi, Macron ise şakayla, o zaman ‘fikri mülkiyetini’ ona verebileceklerini belirtti. Elysee Sarayı’nın açıklamasında, "Bu, İngilizler ve Batı Balkan ülkeleriyle yeniden ilişki kuracağımız, hükümetler arası bir yaklaşımı mümkün kılacaktır" denildi. Boris Johnson’ın ise kapsamın daha geniş tutulmasını ve Avrupa Birliği dışında bazı ülkeleri de içermesi gerektiğini önerdi.  
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen ayın dokuzunda, Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) üyeliği tartışılırken, bu ülke gibi AB ile aynı değerleri paylaşan ülkelerin de birliğe üye olmak yerine ‘Avrupa siyasi topluluğu’ çatısı altında birleşebileceği önerisinde bulunmuştu. Macron’un bu önerisine göre Ukrayna, Moldova, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Gürcistan gibi AB'ye girmek isteyen ülkelerin yanı sıra Birliğe üye olmak istemeyen İsviçre ve Norveç ile Birlik’ten ayrılan İngiltere’nin de bir araya getirilmesi hedefleniyor. Macron ve Johnson İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecinde ciddi anlaşmazlıklar yaşamış ve bu durum basına yansımıştı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Kuzey İrlanda'nın İngiltere'ni bir parçası olmadığını öne sürmesi Johnson’ın tepkisine neden olmuştu. Fransız yetkililer, ikilinin görüşmesinde bu konunun gündeme gelmediğini aktardı.  



Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
TT

Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası'nın (AGOA) yıl sonuna kadar uzatıldığını duyurdu. Bu program, çeşitli Afrika ülkelerinden ABD'ye yapılan ihracatı gümrük vergilerinden muaf tutuyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın, Afrika ülkeleriyle olan ticaret tercih programının 31 Aralık 2026'ya kadar yürürlükte kalmasını sağlayan ve programın sona ermesi planlanan 30 Eylül 2025 tarihine kadar geriye dönük olarak geçerli olacak yasayı imzaladığını belirtti.

Greer ayrıca, "21. yüzyılda AGOA, ticaret ortaklarımızdan daha fazlasını talep etmeli ve Amerikan işletmeleri, çiftçileri ve hayvancılıkla uğraşanları için daha fazla pazar açmalıdır" ifadesini kullandı.

Trump, "en sevdiği kelime" olarak adlandırdığı gümrük vergilerini, uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmek için bir teşvik ve caydırıcı araç olarak kullandı.

Greer açıklamasında, "önümüzdeki yıl boyunca programı mevcut ABD politikasına uygun hale getirmek için Kongre ile birlikte çalışacağına" söz verdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA), 25 yıldır, Washington ve Afrika arasındaki ticaret ilişkilerinin temel taşı olmuş ve seçilmiş Afrika ülkelerinin her yıl milyarlarca dolarlık malı ABD'ye gümrüksüz olarak ihraç etmelerini sağlamıştır.

Ancak 32 Afrika ülkesini kapsayan program geçen yıl eylül ayında sona erdi ve bu durum Afrika ülkelerinde binlerce işi etkileyerek, ihracatçıları yüksek gümrük vergilerine katlanmaya zorladı.

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na göre 2024 yılında anlaşma kapsamındaki ihracat toplamı 8,23 milyar doları buldu; bunun yarısı Güney Afrika'dan, çoğunlukla otomobil, değerli metaller ve tarım ürünlerinden, beşte biri ise Nijerya'dan, çoğunlukla petrolden oluşuyordu.

AGOA yasasının askıya alınmasından en çok etkilenen ülkeler küçük ülkeler oldu. Lesotho'daki tekstil sektörü ağır kayıplar yaşadı ve işçiler, yeni ABD gümrük vergileri nedeniyle üretimdeki azalmayı protesto etmek için ekim ayı sonlarında başkent Maseru'da gösteriler düzenledi.

Trump'ın "kimsenin adını bile duymadığı bir yer" olarak tanımladığı Lesotho, 2024 yılında bu anlaşma kapsamında 150 milyon dolarlık mal ihraç etti.


Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)
TT

Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)

Elon Musk dün, Fransız yetkililerinin şirketi X'e yönelik soruşturmasının "siyasi bir saldırı" olduğunu iddia ederek, "Fransız yetkililerinin siyasi amaçlı bir ceza soruşturması kapsamında Paris'teki genel merkezimize düzenlediği baskından dolayı hayal kırıklığına uğradık" ifadelerini kullandı.

Paris savcılığı, Fransız polisinin nisan ayında X'in ofislerine baskın düzenlediğini ve Musk'ı platforma yönelik daha geniş bir soruşturmanın parçası olarak sorguya çağırdığını duyurdu.

Baskın ve Musk'ın mahkemeye çağrılması, platform veya yöneticileri tarafından algoritmaların kötüye kullanılması ve kullanıcı verilerinin aldatıcı bir şekilde toplanması şüphesiyle ilgili bir yıllık bir soruşturmayla bağlantılı. Bu durum, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük teknoloji şirketleri ve ifade özgürlüğü konusunda yaşanan gerilimleri daha da artırabilir.


Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
TT

Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)

İsrail'in Güney Lübnan'daki gerilimi artırması, yıl başından bu yana çift yönlü bir seyir izledi; suikastlar ve uyarıların ardından hava saldırıları düzenlendi, neredeyse her gün gerçekleşen bu saldırılar sonucunda 27 kişi öldürüldü. Ayrıca, geçen yıla göre daha yoğun hava saldırıları ve tahliye uyarılarının ardından yerleşim komplekslerinin yıkımı da yaşandı; 2026 yılının başından bu yana 5 dalga tahliye uyarısı verildi.

Bir kişinin öldüğü ve sekiz kişinin yaralandığı iki saldırının ardından, İsrail ordusu dün Kfar Tebnit ve Ain Qana sakinlerine uyarıda bulundu ve iki yerleşim yerini hedef alan hava saldırılarıyla buraları imha etti. Ordu, saldırıların gerekçesi olarak Hizbullah'ın silah depolarını hedef aldığını ve yeniden yapılanma girişimlerini engellemeyi amaçladığını belirtti.