BDDK Başkanı Akben: BDDK'nın kararı ticari kredilerin amacına uygun kullanılmasını sağlayacak

BDDK Başkanı Akben, "(Cuma günkü karar) Kredi sisteminin etkin şekilde çalışması ve kredilerin amacına uygun bir şekilde kullanılması için alınmış bir makroihtiyati tedbirdir." ifadesini kullandı.

AA
AA
TT

BDDK Başkanı Akben: BDDK'nın kararı ticari kredilerin amacına uygun kullanılmasını sağlayacak

AA
AA

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, AA muhabirine TL nakdi ticari kredilerin amacına uygun kullandırılmasına yönelik sınırlamalar içeren BDDK kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
BBDK tarafından bankalara kredilerin kullandırım amacına aykırı işlemlerin gerçekleştirilmemesi için daha önce talimatlar verildiğini hatırlatan Akben, ancak bazı şirketlerin, döviz borcu ya da döviz yükümlülüğü olmamasına hatta döviz pozisyon fazlası bulunmasına rağmen, TL kredi kullanarak döviz alımı gerçekleştirdiklerini ve döviz pozisyonu tuttuklarını gözlemlediklerini söyledi.
Diğer bir deyişle, üretime, istihdama, yatırıma ve ihracat gitmesi gereken uygun koşullu TL ticari kredi kaynaklarının, gerçek bir ihtiyaç olmadığı halde bazı şirketlerce döviz alımı amacıyla kullanılmaya devam edildiğinin görüldüğünü ifade eden Akben, şunları kaydetti:
"Bu sebeple, cuma günü Kurulumuzun aldığı karar, finansal istikrarın güçlendirilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını ve kredilerin amacına uygun bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla alınmış bir makroihtiyati tedbirdir. Bu kararın aynı zamanda, dövizin gerçekten ihtiyaç olan alanlarda kullanılmasına ve enflasyonun kontrol altına alınmasına da olumlu katkı sağlayacağını değerlendiriyorum.
Söz konusu karar alınırken ekonomi yönetiminden sorumlu ilgili diğer kurumlar ile de eşgüdüm ve koordinasyon içinde olacak şekilde gerekli analiz çalışmaları gerçekleştirilmiş ve kapsam dahiline girecek şirketlerin herhangi bir nakit akışı sıkıntısına uğramalarının önüne geçilmesi hususuna özellikle dikkate edilmiştir."

"Üç şartın birlikte sağlanması gerekli"
Mehmet Ali Akben, bu kapsamda, bir şirketin bahse konu kurul kararı kapsamına dahil olması için bağımsız denetime tabi bir şirket olması, yabancı para (YP) nakdi varlıklarının TL karşılığının 15 milyon TL’nin üzerinde olması ve bu YP nakdi varlıkların TL karşılığının, aktif toplamından veya son 1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının yüzde 10’unu aşması gerektiğini söyledi.
Herhangi bir şirketin bu karar kapsamına girebilmesi için bahse konu her 3 şartın da birlikte sağlanması gerektiğinin altını çizen Akben, anılan karar çerçevesinde, YP nakdi varlıklar kapsamına altın dahil, efektif döviz ile bankalardaki YP mevduatların girdiğini, yurt içi yerleşiklerce YP cinsinden ihraç edilmiş menkul kıymetler ve eurobond gibi borçlanma araçlarından oluşan diğer parasal varlıkların YP nakdi varlıklar kapsama girmediğini aktardı.
Akben, ancak, şirketlerin, yurt dışı yerleşiklerce YP cinsinden ihraç edilmiş menkul kıymetler ve hisse senetleri ile yurt dışı yerleşiklerle yapılan ters repo gibi diğer parasal varlıklarının da karar kapsamındaki YP nakdi varlık tutarının hesaplamasına dahil olduğunu bildirdi.

"Şirketlerin YP varlıklarına ilişkin herhangi bir sınırlama ya da müdahale söz konusu değildir"
BDDK Başkanı Akben, söz konusu karar kapsamına gerçek kişiler ile şirket ortaklarının girmediğinin altını çizerek, "Bu 3 şartın birden sağlanması nedeniyle kredi kullandırımına ilişkin bir sınırlamaya tabi olunsa bile, ilgili mevzuat uyarınca, şirketin YP kredi kullanmasına yönelik bir sınırlama bulunması durumunda, bu şirketlere 3 aylık YP net açık pozisyonları kadar TL kredi kullandırılmasına imkan tanınmıştır." ifadelerini kullandı.
Karar tarihinden önce bankalarca müşterilere tahsis edilmiş limitler doğrultusunda kullandırılacak rotatif nitelikli krediler ile KMH, kurumsal kredi kartları ve gecelik krediler için mevcut limit boşlukları çerçevesinde gerçekleşecek aylık bakiye artışları ile sınırlı olmak üzere gerekli kolaylığın sağlandığına işaret eden Akben, bahse konu kurul kararı kapsamına giren şirketler bakımından sadece TL kredilere erişim sınırlaması getirildiğini vurguladı.
Akben, "Bu kapsama girecek şirketlerin YP varlıklarına ilişkin herhangi bir sınırlama ya da müdahale söz konusu değildir. Ayrıca, söz konusu kurul kararı yalnızca TL cinsinden nakdi kredilere yönelik olup YP cinsinden kullandırılacak ticari krediler bu kapsama girmemektedir. Bu kararın, yüksek düzeyde YP nakdi varlık tutan şirketlerin TL kredi kullanımını sınırlandırarak, kredi kaynaklarının daha verimli ve üretken alanlarda kullanılması suretiyle kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına ve finansal istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunması öngörülmektedir." diyerek sözlerini tamamladı.



Hürmüz Boğazı neden Asya’nın can damarı?

Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)
Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı neden Asya’nın can damarı?

Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)
Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)

Asya, petrol ve gaz ihtiyacının büyük kısmını Ortadoğu’dan karşılıyor; bölgeden ham petrol ithalatının yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Bu durum, İran savaşının Hürmüz Boğazı’nı uzun süre kapatması halinde Asya’yı ciddi risk altına sokuyor.

Ortadoğu, dünya genelinde en büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı konumunda bulunuyor. Bölge, günlük ham petrol üretiminin dörtte birini ihraç ediyor ve bu ihracatın büyük kısmı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre 2025 yılında Asya, Ortadoğu’dan günlük 14,74 milyon varil ham petrol ithal etti; bu, bölgenin toplam 25 milyon varillik günlük ham petrol alımının yaklaşık yüzde 60’ına karşılık geliyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak, Ortadoğu’dan Asya’ya ham petrol tedarikinde önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. Japonya ve Güney Kore ise Ortadoğu petrolüne en fazla bağımlı ülkeler; Japonya’nın ithalatının yaklaşık yüzde 95’i, Güney Kore’nin ise yüzde 70’i Ortadoğu’dan sağlanıyor.

Asya’nın petrol merkezi Singapur, geçen yıl Ortadoğu petrolüne bağımlılığını yüzde 50’den yüzde 70’in üzerine çıkardı. Bu artış, Exxon Mobil’in ağır petrol arzını artıracak şekilde genişlettiği rafinerinin tamamlanmasının ardından gerçekleşti.

Kpler şirketinin verilerine göre, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, deniz yoluyla gerçekleştirdiği ithalatın yaklaşık yarısını -günde 5,4 milyon varil- Ortadoğu’dan sağlıyor.

Çin, petrolünü İran, Rusya ve Kanada gibi ülkelerden de ithal ediyor ve günlük 4 milyon varilin üzerinde üretim yapıyor. Piyasalarda, Çin’in tek bir ülkeye olan bağımlılığının tedarikinin yüzde 20’sini aşmadığı biliniyor.

Ortadoğu’dan Kuzey Asya’ya petrol sevkiyatları genellikle 30-40 gün sürerken, Hindistan’a yapılan sevkiyatlar bir haftadan daha kısa sürede ulaşıyor.

Asya ve petrol talebi

Asya, dünya genelinde petrol talebinin en hızlı arttığı bölge konumunda ve aynı zamanda net ithalatçı durumunda bulunuyor. Bunun nedeni, Asya-Pasifik bölgesindeki üretimin, petrol sahalarının eskimesi ve yeni keşiflerin azlığı nedeniyle gerilemiş olması.

Bölgedeki çoğu rafineri, Ortadoğu’dan gelen yüksek kükürtlü ham petrolü işlemek için kükürt giderme üniteleriyle donatılmış durumda. Bu tür petrol genellikle düşük kükürtlü ham petrolden daha ucuz olduğu için rafineriler, daha yüksek kâr marjları elde edebiliyor.

Ortadoğu ham petrolü, aynı zamanda yüksek miktarda fuel oil (yakıt yağı) içeriyor. Bu yakıt, benzin ve dizel gibi yüksek kaliteli yakıtların üretiminde işlenebiliyor. Fuel oil ayrıca, Singapur ve Çin’in doğusundaki Zhoushan gibi dünyanın en önemli yakıt ikmal limanlarında gemi yakıtı olarak da kullanılıyor.

Bu süreçte, Suudi Arabistan’ın Asya pazarındaki payı, Saudi Aramco’nun bölgesel rafinerilerde hisse satın almasıyla birlikte arttı.

Sınırlı seçenekler

Asya’daki rafineriler, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla işleyebilecekleri ham petrol türlerini artırmaya çalışsa da, işleyebilecekleri petrol miktarı belirli bir sınıra tabii. Petrolün kalitesindeki değişimler, rafine ürün üretimini ve yakıt karışımı gereksinimlerini doğrudan etkiliyor.

Ayrıca, Asya’daki çoğu rafineri, ham petrol ihtiyaçlarının genellikle yüzde 50’den fazlasını uzun vadeli sözleşmelerle temin ederek arzın istikrarını garanti altına alıyor.


2009’dan bu yana en büyük satış dalgası: Asya borsalarında rekor düşüşler... Seul başı çekiyor

Kore Bileşik Hisse Senedi Fiyat Endeksi’ni (KOSPI) gösteren elektronik bir pano (Reuters)
Kore Bileşik Hisse Senedi Fiyat Endeksi’ni (KOSPI) gösteren elektronik bir pano (Reuters)
TT

2009’dan bu yana en büyük satış dalgası: Asya borsalarında rekor düşüşler... Seul başı çekiyor

Kore Bileşik Hisse Senedi Fiyat Endeksi’ni (KOSPI) gösteren elektronik bir pano (Reuters)
Kore Bileşik Hisse Senedi Fiyat Endeksi’ni (KOSPI) gösteren elektronik bir pano (Reuters)

Asya finans piyasaları bugün sert bir satış dalgası yaşadı. Yatırımcılar arasında artan korkular, Ortadoğu’daki çatışmanın petrol fiyatlarında ‘şok’ yaratabileceği endişesiyle panik havası yarattı. Bu durumun, küresel enflasyon baskılarını artırabileceği ve dünya genelinde faiz indirimlerinin ertelenmesine yol açabileceği değerlendiriliyor.

Seul borsası düşüşte ön plana çıktı. Kore Bileşik Hisse Senedi Fiyat Endeksi (KOSPI) yüzde 11’in üzerinde değer kaybedince yetkililer, geçici işlem durdurma mekanizmasını devreye soktu. Böylece Güney Kore piyasasının iki günde kaybı yüzde 17’ye ulaşarak 2009’dan bu yana en büyük günlük düşüşü kaydetmiş oldu. Aynı dönemde Güney Kore Wonu, 17 yılın en düşük seviyelerine geriledi.

Benzer şekilde, Japonya’nın Nikkei endeksi yüzde 4,3 değer kaybederken, Tayvan borsası yüzde 3,6 düştü. Bu düşüşler, son aylarda rekor artışlar kaydeden yarı iletken sektöründen geniş çaplı çıkışlarla paralel gerçekleşti.

Çatışmanın genişlemesine dair endişeler

Bölgede karşılıklı saldırıların devam etmesiyle birlikte söz konusu endişeler güçlendi. Saldırılar, Körfez’deki petrol tesisleri ile Suudi Arabistan ve Kuveyt’teki ABD büyükelçiliklerini de kapsayacak şekilde genişledi. Stratejistler, savaşın ABD müttefiklerini de kapsayacak şekilde yayılmasının durumun karmaşıklığını artırdığını ve enerji arzındaki kesintilerin süresini uzattığını belirterek, yatırımcıların enerji fiyatlarının yükselişinin ne kadar süreceğini yeniden değerlendirmek zorunda kaldıklarını ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını güvence altına almak için sigorta garantileri sunmasına rağmen piyasa psikolojisinde hâlâ baskın olan kaygı sürüyor.

Küresel piyasalar, enerji fiyatlarındaki yükselişin ne kadar süreceğini ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerini sorguluyor. Özellikle Avrupa’nın, doğal gaz fiyatlarının sadece iki gün içinde yaklaşık yüzde 65 artmasıyla en çok etkilenecek bölge olacağı öngörülüyor; bu durum euronun 1,16 dolar seviyesinde istikrar kazanmasına yol açtı.

Analistler, mevcut durumun merkez bankalarını faiz yönetimi konusunda ciddi bir ikilemle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalması, piyasaların beklediği parasal genişleme planlarını uygulamayı zorlaştıracak önemli bir engel oluşturuyor.


Brent ham petrol fiyatı Temmuz 2024’ten bu yana ilk kez 85 doları aştı

Hisse senedi fiyatlarının yükselişini gösteren bir grafiğin ve ‘petrol hisseleri’ ifadesinin önünde 3D yazıcıyla üretilmiş bir petrol boru hattı maketi (Reuters)
Hisse senedi fiyatlarının yükselişini gösteren bir grafiğin ve ‘petrol hisseleri’ ifadesinin önünde 3D yazıcıyla üretilmiş bir petrol boru hattı maketi (Reuters)
TT

Brent ham petrol fiyatı Temmuz 2024’ten bu yana ilk kez 85 doları aştı

Hisse senedi fiyatlarının yükselişini gösteren bir grafiğin ve ‘petrol hisseleri’ ifadesinin önünde 3D yazıcıyla üretilmiş bir petrol boru hattı maketi (Reuters)
Hisse senedi fiyatlarının yükselişini gösteren bir grafiğin ve ‘petrol hisseleri’ ifadesinin önünde 3D yazıcıyla üretilmiş bir petrol boru hattı maketi (Reuters)

Petrol fiyatları bugün, İran kaynaklı çatışmanın neden olduğu arz kesintileri ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile enerji altyapısındaki hasarın etkisiyle keskin biçimde yükseldi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı verilere göre, uluslararası standart Brent ham petrol varil fiyatı yüzde 8’in üzerinde artışla 85,12 dolara çıkarak Temmuz 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. ABD ham petrolü West Texas Intermediate (WTI) ise yüzde 7’nin üzerinde yükselerek 76,47 dolara ulaştı.

Commerzbank bugün yayımladığı notta, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması ve bunun sonucu olarak arzın yüzde 20 düşmesi durumunda petrol fiyatının 100 doları aşmasının muhtemel olduğunu belirtti. Commerzbank, çatışmanın uzun sürmesi halinde arz sorunları, alüminyum tedarikinde sıkıntılar ve fiyatlar üzerinde ek etkiler yaşanabileceği uyarısında bulundu.