Kamboçya Kralı, Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri’ni kabul ettihttps://turkish.aawsat.com/home/article/3728301/kambo%C3%A7ya-kral%C4%B1-d%C3%BCnya-i%CC%87slam-birli%C4%9Fi-genel-sekreteri%E2%80%99ni-kabul-etti
Kamboçya Kralı, Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri’ni kabul etti
Kamboçya Kralı Norodom Sihamoni ve Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammad el-İsa (Şarku’l Avsat)
Dünya İslam Birliği (Rabıta) Genel Sekreteri Dr. Muhammad el-İsa, Kamboçya Kralı Norodom Sihamoni ile başkent Punom Pen’de yaptığı görüşmede, Kamboçya’daki uyum modelinin dini çeşitlilik gösteren ülkelere ilham verdiğini vurguladı.
Kamboçya Kralı ise, Rabıta’nın dünyadaki çeşitli insanlar ve dinler arasındaki ittifakları güçlendiren çalışmalarına övgüde bulundu.
Dr. İsa, ziyareti kapsamında başkentteki İslam Merkezi’ni ziyaret etti ve ülkedeki Müslüman liderlerle bir araya geldi.
Rabıta Genel Sekreteri, Kamboçya’daki İslami liderliğin talebi üzerine Punom Pen’deki Ulu Camii’nde Cuma vaazını verdi.
Dr. İsa’nın İslam dünyasının karşı karşıya olduğu önemli sorunları ele aldığı vaazına yüzlerce kişi katıldı.
Dr. İsa, Kamboçya Büyük Budist Patriği Tep Vong ve Patrik Bor Keri ile de bir araya geldi.
Patrikler, ziyareti ‘tarihi’ olarak nitelendirdi ve dinler arası işbirliğini güçlendirmede önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
Dr. İsa ayrıca, 62 yıl önce kurulan ve 20 bin lisans ve yüksek lisans öğrencisinin eğitim gördüğü ülkenin en büyük üniversitesi olan Imperial Üniversite’nin ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansa katıldı.
Rabıta Genel Sekreteri, ‘Ortak Değerlerimiz ve Medeniyet İttifakı’ başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, her türlü nefret, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı mücadelede ilham verici bir model haline gelen Kamboçya halkının benimsediği hoşgörü ve bir arada yaşama değerlerine övgüde bulundu.
İnsanlar arasındaki ortak değerlerden bahseden Dr. İsa, bu değerlerin ‘insanın ahlaki bağı’ olduğuna dikkat çekti.
Bu değerlerin dini, kültürel veya başka türlü olsun, insan çeşitliliğinin ahlaki ittifakı anlamına geldiğine vurgu yapan Dr. İsa, ortak değerlerin hatırlatılmasının yeterli olmadığını, bilakis bu değerler ışığında ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Dr. İsa konuşmasında ayrıca, geçen ay Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen ‘Dinlerin Takipçileri Arasında Ortak Değerler Forumu’na da değindi.
Deniz Savunma İttifakı çok uluslu komuta yapısını faaliyete geçirmeye hazırlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5306808-deniz-savunma-i%CC%87ttifak%C4%B1-%C3%A7ok-uluslu-komuta-yap%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1-faaliyete
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından perşembe günü Cidde'de düzenlenen, 39 ülkenin katıldığı çok uluslu Deniz Savunma İttifakı'nın üçüncü planlama toplantısından bir kare. ((Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Deniz Savunma İttifakı çok uluslu komuta yapısını faaliyete geçirmeye hazırlanıyor
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından perşembe günü Cidde'de düzenlenen, 39 ülkenin katıldığı çok uluslu Deniz Savunma İttifakı'nın üçüncü planlama toplantısından bir kare. ((Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, 39 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla Cidde'deki Batı Filo Komutanlığı'nda gerçekleştirilen üçüncü planlama toplantısında, Deniz Savunma İttifakı’nın komuta organları ile çok uluslu komuta yapısının faaliyete geçirilmesine yönelik operasyonel hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 15 ülkenin ittifakın kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi imzaladığı, 13 ülkenin ise ulusal prosedürlerini tamamlayarak ittifakın tüzüğünü imzaladığı ve resmen katılımını ilan ettiği belirtildi. Bu gelişmenin ittifakı kurumsal ve operasyonel aktivasyon aşamasına taşıdığı, diğer ülkelerin ise katılım için gerekli prosedürleri tamamlamaya devam ettiği kaydedildi.
Bu gelişme, ittifakın kurumsal yapılanmasının tamamlanması yönündeki çalışmaların hız kazanmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bu kapsamda ittifak komutanının Suudi Arabistan'dan atanması, ilk dönem için komutan yardımcısının Pakistan'dan olması konusunda mutabakata varılması, komuta merkezi için tahsis edilen yerin belirlenmesi ve ittifak logosunun onaylanmasının yanı sıra, faaliyete geçiş için gerekli organizasyonel ve planlama çerçeveleri ile referans dokümanlarının hazırlanması da tamamlandı.
Perşembe günü Cidde'nin ev sahipliğinde düzenlenen Deniz Savunma İttifakı’nın üçüncü planlama toplantısında 39 ülkenin temsilcileri (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Söz konusu hazırlıkların tamamlanması, üye ülkelerden görevlendirilecek subay ve personelin kabul edilerek ortak komuta ve kurmay yapısına dahil edilmesinin önünü açıyor. Personelin ayrıca Deniz Operasyonları ve Koordinasyon Merkezi ile İstihbarat Merkezi bünyesine entegre edilmesiyle ittifakın operasyonel kapasitesinin daha hızlı geliştirilmesi ve sorumluluk alanındaki savunma görevlerini yerine getirme hazırlığının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bu aşamaya geçiş, çok uluslu ve sürdürülebilir bir deniz savunma ittifakının oluşturulmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İttifakın temel hedefleri arasında kolektif deniz güvenliği anlayışını güçlendirmek, deniz ulaşımının ve deniz yolları ile boğazların serbestliğini korumak, uluslararası ticaretin ve küresel tedarik zincirlerinin sürekliliğini desteklemek bulunuyor.
Birçok ülkenin ulusal prosedürlerini tamamlaması ve ittifakın kurumları ile komuta yapısının faaliyete geçirilmesiyle birlikte Deniz Savunma İttifakı yeni bir çalışma aşamasına giriyor. Böylece çalışmalar, yapı ve kurumsal çerçevenin oluşturulmasından bu yapıların fiilen işletilmesine ve üye ülkelerin kapasitelerinin ortak bir yapı içerisinde birleştirilmesine kayıyor. Bu sürecin, ittifakın operasyonel hazırlık seviyesine ulaşmasının ve kendisine verilen görevleri yerine getirmesinin önünü açması bekleniyor.
Yürütülen çalışmalar, katılımcı ülkelerin deniz güvenliği ve istikrarını güçlendirebilecek, seyrüsefer özgürlüğünü ve ortak çıkarları koruyabilecek bir savunma deniz ortaklığı oluşturma kararlılığını yansıtıyor. İttifakın, kendi tüzüğü, referans belgeleri ve uluslararası hukuk hükümleri doğrultusunda bölgenin ve uluslararası toplumun güvenlik ve istikrarına katkı sağlaması hedefleniyor.
Muhammed bin Selman ve Cooper, bölgedeki gerginliği azaltmaya yönelik çabaları ele aldıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5306798-muhammed-bin-selman-ve-cooper-b%C3%B6lgedeki-gerginli%C4%9Fi-azaltmaya-y%C3%B6nelik
Muhammed bin Selman ve Cooper, bölgedeki gerginliği azaltmaya yönelik çabaları ele aldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ile bölgesel gelişmeleri ve bölgedeki gerginliği azaltmak, güvenlik ve istikrarı güçlendirmek için sarf edilen çabaları ele aldı.
Prens Muhammed bin Selman ve Amiral Cooper, dün gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki savunma alanındaki iş birliğine ilişkin bir dizi konuyu da görüştü.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, stratejik, siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulmasına doğru ilerliyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5306737-mekke-ortak-savunma-anla%C5%9Fmas%C4%B1-stratejik-siyasi-ve-askeri
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, stratejik, siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulmasına doğru ilerliyor
Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın birkaç gün önce imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı hayata geçirmek amacıyla stratejik, siyasi ve askeri mekanizmalar kurmaya yöneldiğini bildirdi. Bu adımın, üç ülke arasındaki savunma iş birliğini sürdürülebilir kurumsal bir çerçeveye taşıması hedefleniyor.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre MSB bugün yaptığı açıklamada, üç ülke arasındaki ‘savunma paktının’ sürdürülebilir bir kurumsal yapı oluşturmayı amaçladığını belirtti. Açıklamada, anlaşma kapsamındaki iş birliğinin ortak askeri tatbikatlar düzenlenmesini, savunma sanayisinde iş birliğinin güçlendirilmesini, teknoloji transferini ve bu sektörde ortak üretime geçilmesini kapsayacağı ifade edildi.
MSB ayrıca üç ülkenin anlaşmayı faaliyete geçirmek için gerekli mekanizma ve düzenlemeleri oluşturmak üzere çalışacağını kaydederken, söz konusu düzenlemelerin tamamlanmasının ardından diğer ülkelerin de bu yapıya katılabileceğini bildirdi.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif arasında yapılan görüşme (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türk makamlarından yapılan açıklamalar, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın siyasi taahhüt düzeyinden askeri, sınai ve teknik iş birliğini de kapsayan somut savunma koordinasyon yapıları ile mekanizmalarının kurulması aşamasına geçmesine zemin hazırlarken, anlaşmanın diğer ülkelerin katılımına açık tutulduğuna işaret ediyor.
Caydırıcılık ve koordinasyon anlaşması
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif’in katıldığı zirve kapsamında 7 Ağustos’ta Mekke’de Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı.
Ortak caydırıcılığın artırılmasını ve üç ülke arasında savunma alanında koordinasyon ile entegrasyonun sağlanmasını esas alan anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını öngörerek güvenliklerini tehdit eden unsurlara karşı ortak savunma ilkesini güçlendiriyor.
Mekke Ortak Savunma Zirvesi çatısı altında imzalanan anlaşma; üç ülkenin güvenliğini pekiştirmeyi, bölgesel ve uluslararası güvenlik, barış ile istikrara katkıda bulunmayı hedefliyor.
Anlaşmanın imzalanmasının ardından açıklama yapan Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, bu adımın uzun vadeli bir savunma ortaklığının çerçevesini sağlamlaştırdığını, caydırıcılığı, koordinasyonu ve entegrasyonu artırarak bölge ve dünya güvenliği ile istikrarına katkı sunduğunu vurguladı.
Savunma ortaklığı
Üç taraf da anlaşmanın duyurulmasından bu yana kapalı bir ittifak kurmayı hedeflemediklerine dair sinyaller verdi. Nitekim Erdoğan, anlaşmanın ‘bölgede barış, refah ve istikrarı sağlamayı amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açık’ olduğunu ifade etti.
Türkiye’den yapılan yeni açıklamalar, anlaşmanın genişlemesine yönelik muhtemel yollardan birini netleştiriyor. Diğer ülkelerin katılımının anlaşmayı faaliyete geçirmek için gerekli kurumsal mekanizmaların ve düzenlemelerin tamamlanmasına bağlanması, genişlemenin öncelikle ittifakın örgütsel çerçevesinin kurulmasıyla ilişkili olacağına işaret ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz cuma günü Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalarken (SPA)
Anlaşmanın imzalanmasının ardından Suudi bir yetkili, bu adımın bir ‘askeri eksen’, mezhepsel veya dini bir blok oluşturma eğilimi taşımadığını; ayrıca nükleer çabalarla ya da bir silahlanma yarışıyla bağlantılı olmadığını, aksine sürdürülebilir öz kapasite inşa etmeyi amaçladığını vurguladı.
Yetkili ayrıca, anlaşmanın Suudi Arabistan’ın Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri ve uluslararası ortaklarıyla olan stratejik ilişkilerinin aleyhine olmadığını, bölgedeki herhangi bir ülkenin güvenliğini hedef almadığını veya iki ülke arasında gerilimi tırmandıran bir nitelik taşımadığını altını çizerek belirtti.
Ortak savunma tatbikatları ve üretim
MSB’nin açıklamaları, anlaşmanın özellikle ortak askeri tatbikatlar ve savunma üretimi gibi pratik boyutuna odaklanması açısından ayrı bir önem taşıyor.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan kuvvetleri arasında ortak tatbikatların düzenlenmesi; koordinasyon düzeyini, operasyonel uyumu ve deneyim paylaşımını artıracak. Savunma sanayisindeki iş birliği ise yerli kabiliyetlerin geliştirilmesi, teknoloji transferi ve ortak üretim için daha geniş bir alan açacak.
Bu durum, geleneksel askeri iş birliğinin ötesine geçerek ortak bir savunma ve sanayi tabanı oluşturma yönelimini yansıtıyor. Söz konusu yapı, üç ülkenin öz kapasitelerini güçlendirme hedeflerini destekleyecek şekilde savunma teknolojileri ile sistemlerinin geliştirilmesini ve tecrübe aktarımını kapsayabilir.
Atılan bu adımlar, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisi ve hizmetlerini yerlileştirme yönündeki artan eğilimiyle eş zamanlı gerçekleşiyor. Türkiye ve Pakistan ise insansız hava araçları, kara, hava ve deniz sistemleri ile askeri teknolojiler dahil olmak üzere çeşitli alanlarda gelişen savunma sanayilerine ve deneyime sahip bulunuyor.
3 bölgesel güç
Mekke Ortak Savunma Anlaşması; Körfez ve Ortadoğu’dan Anadolu ile Güney Asya’ya uzanan bitişik coğrafi bölgelerde siyasi, askeri ve ekonomik ağırlığa sahip üç ülkeyi bir araya getiriyor.
Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan ortaklığı; her üç ülkenin bölge güvenliği, sınır ötesi tehditlerle mücadele ve savunma kabiliyetlerini geliştirme konularındaki ortak çıkarları doğrultusunda, anlaşmaya ikili ilişkileri aşan bölgesel bir boyut kazandırıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın imzalanması sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye’nin stratejik, siyasi ve askeri mekanizmalar kurulması yönünde çalışıldığını açıklamasıyla birlikte anlaşma kurumsallaşma olarak adlandırılan yeni bir aşamaya geçiyor. Bu mekanizmaların biçimi, yetkileri ve diğer ülkelerin katılımının niteliği ise önümüzdeki süreçte Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın daha geniş kapsamlı bölgesel bir savunma sistemine dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة