Mukteda es-Sadr, Irak cumhurbaşkanlığı yarışında Berhem Salih kartını yaktı mı?

KYB ve KDP cumhurbaşkanı adayı üzerinde uzlaşı sağlayamadı. 2018 senaryosunun tekrarlanabileceğine dair işaretler var.

Daha önce Mukteda es-Sadr ile Cumhurbaşkanı Berhem Salih arasında gerçekleşen bir görüşme (Mukteda es-Sadr’ın ofisi)
Daha önce Mukteda es-Sadr ile Cumhurbaşkanı Berhem Salih arasında gerçekleşen bir görüşme (Mukteda es-Sadr’ın ofisi)
TT

Mukteda es-Sadr, Irak cumhurbaşkanlığı yarışında Berhem Salih kartını yaktı mı?

Daha önce Mukteda es-Sadr ile Cumhurbaşkanı Berhem Salih arasında gerçekleşen bir görüşme (Mukteda es-Sadr’ın ofisi)
Daha önce Mukteda es-Sadr ile Cumhurbaşkanı Berhem Salih arasında gerçekleşen bir görüşme (Mukteda es-Sadr’ın ofisi)

Muayyid et-Turfi
Irak’ta cumhurbaşkanı seçimi yeniden gündeme geldi. Meclis aylardır cumhurbaşkanı seçimi ve hükümet kurma gündemlerinde ilerleme kaydedemiyor. Zira cumhurbaşkanı seçimi için Ocak ve Şubat’ta Meclis’te düzenlenen oturumlarda toplantı yeter sayısına ulaşılamadığı için oylamaya geçilemedi. Yeter sayısına ulaşılamamasının sebebi, Şii Koordinasyon Çerçevesi ve müttefiki Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) söz konusu oturumları boykot etmesiydi. Meclis’te üçte bir çoğunluğu elinde tutan Koordinasyon Çerçevesi, cumhurbaşkanı seçim oturumunun düzenlenmesini engellediği için ‘engelleyici üçte bir’ ismini aldı.
Irak Anayasası cumhurbaşkanı seçim oturumuna başlanması için Meclis üyelerinin üçte ikisinin yani 220 milletvekilinin oturuma katılmasını şart koşuyor. Federal Mahkeme’nin, Şubat’ta açıkladığı içtihadında bu şarta vurgu yapması, siyasi süreci işlemez hale getirdi.

Sadr, Cumhurbaşkanı Salih’i hedef aldı
Değerlendirmeler, Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in yeniden seçilebileceği yönündeydi. Nitekim Salih, kendi partisi olan KYB’nin yanı sıra Koordinasyon Çerçevesi, bazı Sünni ve bağımsız milletvekilleri tarafından destekleniyor. Ancak Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşım dengeleri tersine çevirdi.
Mukteda es-Sadr, paylaşımında, İsrail ile normalleşmeyi suç sayan yasayı onaylamadığını belirterek, Salih’in görevden alınması, bir kez daha seçilmemesi ve yerine milli bir şahsiyetin getirilmesi çağrısında bulundu. Sadr’ın bu çıkışı, Koordinasyon Çerçevesi ve müttefiklerini Salih’i seçme konusunda büyük bir çıkmazla karşı karşıya bıraktı. Sadr’ın dile getirdiği argüman, Koordinasyon Çerçevesi’nin kendi tabanını konsolide etmek için kullandığı argümanların başında geliyor.
Sadr “Sözde Irak Cumhurbaşkanı’nın İsrail ile normalleşmeyi suç sayan yasayı imzalamayı reddetmesi oldukça yüz kızartıcı. Halkın normalleşmeden yana olan ve milli olmayan aksine Batı’ya veya Doğu’ya boyun eğen bir cumhurbaşkanına sahip olması utanç verici. Ben, Allah’ın huzurunda ve Irak halkının önünde onun suçundan beriyim. Daha önce ve daha sonraları (Salih’in) cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesinden üzüntü duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı, Sadr’ın açıklamasına hemen yanıt verdi. Cumhurbaşkanlığı resmî sitesinde dün yayınlanan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Salih’in söz konusu yasanın Meclis’ten gönderildiği şekliyle ve üzerinde herhangi bir düzeltme yapmadan ele alınması talimatı verdiğini belirtti. Yasanın 20 Haziran 2022’de resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğine işaret edilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Salih’in, Filistin meselesini, Filistin halkının meşru haklarını elde etmesi ve vatanını Siyonist oluşumdan kurtarmasını destekleme konusunda kararlı bir duruş sergilediği ifade edildi. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Salih’in Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları sırasında ulusal ve uluslararası platformlarda bu hususu defalarca tekrarladığı vurgulandı.
Meclis, Mayıs’ta İsrail ile normalleşmeyi suç sayan yasa tasarısını Mukteda es-Sadr’ın baskı ve ısrarlarıyla kabul etti. Meclis’in oybirliğiyle onayladığı yasa, Tel Aviv ile işbirliği yapanların yasal takibata uğramasını öngörüyor. Yasa ayrıca Iraklı vatandaşların İçişleri Bakanlığı’nın onayıyla Kudüs’e dini ziyaretler gerçekleştirmesini veya Yahudilerin de aynı şekilde Iraklı makamların onayıyla Irak’taki dini mekanları ziyaret etmesine izin veriyor.
Siyasi çevrelerin çoğu desteklese de Irak, İsrail ile herhangi bir şekilde ilişki kurulmasını reddediyor. Sadr yasa tasarısının Meclis’ten geçmesinin ardından o dönem destekçilerine sokağa çıkarak bunu kutlama çağrısında bulunmuştu.
Siyasi analist Ali el-Bider, Sadr’ın, Cumhurbaşkanı Salih’in yeniden cumhurbaşkanı seçilme kartını yaktığını söyledi. Bider, “Sadr, önümüzdeki süreçte memnun olmadığı veya Koordinasyon Çerçevesi çatısı altındaki gruplara yakın olan her figüre bu ilkeye göre muamele edecek gibi görünüyor” dedi.

Sadr, Koordinasyon Çerçevesi’ni çıkmaza itti
Siyasi araştırmacı ve akademisyen İsam el-Feyli, Sadr’ın paylaşımının, Salih’in yeniden cumhurbaşkanı olma şansını ortadan kaldırdığını ve Koordinasyon Çerçevesi’ni çıkmaza ittiğini söyledi.
Feyli, “Sadr’ın tweet’i amaçsız değildi. Aksine bu tweet, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile KYB’nin kendi adaylarıyla cumhurbaşkanı seçimine katılacağının sızdırılmasının ardından geldi. Tweet, Salih’e ‘evet’ oyu vermek isteyen Koordinasyon Çerçevesi’ni çıkmaza itecek. Zira Koordinasyon Çerçevesi İsrail ile barışı defalarca kez reddetti” diye konuştu.
Sadr’ın Koordinasyon Çerçevesi gruplarını sınava tabi tuttuğunu belirten Feyli, Koordinasyon Çerçevesi’nin yapacağı tercihlerle İsrail konusundaki tutumunda dürüst olup olmadığını yoksa bunu sadece dönemsel bir slogan olarak mı kullandığını göstereceğini kaydetti.
Koordinasyon Çerçevesi’nin Erbil ve diğer siyasi grupları İsrail ile ilişki kurmakla suçladığını hatırlatan Feyli, Salih’in cumhurbaşkanı seçilme ihtimalinin artık zayıfladığını, Salih’in yerine üzerinde uzlaşma sağlanacak başka bir aday belirlenebileceğini dile getirdi. Feyli, Mukteda es-Sadr’ın siyaset sahnesinde olmamasına rağmen tüm bu ihtimallerin Sadr’ın zaferi olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Anlaşmazlık sürüyor
KDP Milletvekili Şerif Süleyman, yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanı adayı konusunda KYB ile anlaşmaya varamadıklarını bildirdi. Süleyman, “KYB ile cumhurbaşkanı adayı konusundaki diyalog ve tartışmalar sürüyor. Şimdiye kadar çözüm aşamasına veya cumhurbaşkanı makamıyla ilgili anlaşmaya varamadık” dedi.
Süleyman, “Son senaryo, her iki partinin kendi adaylarıyla seçime gitmesi. Nihai karar Irak Meclisi’nin olacak” ifadesini kullandı.
Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, daha önceki bir açıklamasında, şu ana kadar cumhurbaşkanının seçilmemesini anayasa ihlali olarak nitelendirdi.
Zeydan, Irak’ın yarı resmî gazetesi es-Sabah’a verdiği röportajda, “Bir dizi anayasal ihlaller yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bu ihlallerin en önemlisi Anayasa’nın yeni cumhurbaşkanı seçimi için belirlediği sürenin aşılmasıdır. Bazıları medyada görünmek ve gündeme gelmek için Federal Mahkeme’ye başvurmayı bir yol haline getirdi. Zira bu kimseler Mahkeme’nin yetki alanına girmese bile her türlü karara veya kanuna itiraz için Mahkeme’ye itiraz ediyor” diye konuştu.

Salih’in şansı yüksek
Fakat KYB, Sadr’ın sert eleştirilere rağmen, adayı Berhem Salih’in cumhurbaşkanı seçilme şansının hâlâ yüksek olduğu görüşünde. KYB yöneticilerinden Mahmud Hoşnaw, KYB’nin cumhurbaşkanı adayı Berhem Salih’in şansının yüksek olduğunu ancak KDP ve KYB’nin uzlaşamaması halinde Meclis’in cumhurbaşkanı seçim oylamasına itiraz etmeyeceklerini kaydetti.
Hoşnaw, “KYB, KDP ile anlaşmaya varmayı ve aralarındaki uzlaşının Berhem Salih’in yeniden cumhurbaşkanı seçilmesiyle sonuçlanmasını ümit ediyor. KYB, KDP’nin kendi adayıyla seçime katılmasına ve Meclis’in bu meseleyi oylamayla çözmesine itiraz etmiyor. Büyük olasılıkla oylamada KYB’nin adayı Berhem Salih seçilecek” dedi.
KDP ve KYB arasındaki müzakerelere değinen Hoşnaw, “KYB’nin siyasi dengelere dayalı birçok anlaşması var. KYB güçlü muktedir bir hükümet ve güçlü ortaklıklar istiyor. Umarız büyük olumlu sonuçlar elde ederiz. Federal Mahkeme’nin, yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar Cumhurbaşkanı’na çalışmalarına devam etmesi kararını vermesinden dolayı Irak’ta Anayasa ihlali yok” diye konuştu.

2018 senaryosu
Irak Kürdistan Adalet Toplumu Partisi Milletvekili Hacı Ahmed, cumhurbaşkanı seçimi konusunda 2018 senaryosunun tekrarlanacağını söyledi. Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre Ahmed, “KDP ve KYB cumhurbaşkanı seçimi meselesinin çözümünde olumlu sonuçlara ulaşamadı. Bu nedenle en çok oyu toplayanın koltuğu kazanmasını bekliyorum” dedi.
Ahmed, “Her iki taraf adayına destek toplamak için görüşmeler yürütüyor. Bu sebeple 2018’deki cumhurbaşkanı seçim senaryosunun tekrarlanacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanlığını Berhem Salih’in, Başbakanlığı da Mustafa el-Kazımi’nin alacağı kanaatindeyim” diye konuştu.
KDP ve KYB 2018’de cumhurbaşkanı seçim oturumuna kendi adaylarıyla girmişti. O dönem KDP, şu anki Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’i, KYB de mevcut Cumhurbaşkanı Berhem Salih’i aday göstermişti. Salih Meclis’te oy çokluğuyla seçimi kazanmıştı.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.