Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle son iki yılda büyük bir daralma yaşayan dünya futbolu, kulüplerin gelirlerinin yeniden artmaya başlamasıyla eski günlerine dönmeye çalışıyor.
Hem dünya çapında bir futbolcuyu kadrosuna katmak hem bütçesini korumak isteyen kulüpler için yaz transfer dönemi oldukça hareketli geçecek.

Pogba, Manchester United ile yine yol ayırımında
Altyapısından yetiştiği Manchester United'dan 2012'de bonservissiz Juventus'a giden ama 4 yıl sonra 105 milyon avroluk dünya rekoru transfer ücretiyle Manchester ekibine dönen Gine asıllı Fransız futbolcu Paul Pogba, bir kez daha yol ayrımında bulunuyor.
Manchester United ile 6 sezonda tüm kulvarlarda 226 maça çıkan ve 39 gol atan Pogba, birer kez UEFA Avrupa Ligi ve İngiltere Lig Kupası şampiyonlukları yaşadı.
İngiliz ekibini 2016-2018'de çalıştırına Jose Mourinho ile anlaşamayan, Juventus'taki performansının çok gerisinde kaldığı gerekçesiyle de taraftarlarla yıldızı barışmayan 29 yaşındaki futbolcuyla eski kulübü Juventus'un yanı sıra Real Madrid, Paris Saint Germain ve Manchester City ilgileniyor.

Lingard, 20 yıl sonra Manchester'a veda ediyor
Manchester United'da yol ayrımında olan bir başka futbolcu Jesse Lingard olacak.
Lingard, altyapısından yetiştiği Manchester United kariyerinde 5 kez farklı kulüplere kiralık olarak giderken, 20 yıl sonra takımdan ayrılma aşamasına geldi.
Manchester United'ın geçen sezon kadroda tutma kararına karşın ligde 16 kez forma şansı bulan Lingard ile İngiltere'den Tottenham, West Ham United ve Newcastle United, İtalya'dan ise Milan ve oyuncunun eski teknik direktörü Jose Mourinho'nun çalıştırdığı Roma ilgileniyor.
Manchester United ile profesyonel sözleşme imzaladıktan sonra 232 maça çıkan 29 yaşındaki oyuncu, birer kez UEFA Avrupa Ligi, Federasyon Kupası ve lig kupası şampiyonluğu kazandı.

Barcelona, Dembele'yi takımda tutmaya çalışacak
2017 yılında Borussia Dortmund'dan bonuslarla 140 milyon avro ödeyerek Fransız forvet Ousmane Dembele'yi kadrosuna katan Barcelona, 5 yıllık sözleşmesi sona eren 25 yaşındaki futbolcuyu takımda tutmak için çaba harcıyor.
Katalan ekibinde ikisi lig olmak üzere 5 kupa kazanan Dembele, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle sekteye uğrayan Barcelona kariyerinde tüm kulvarlarda 150 maça çıktı ve 32 kez rakip fileleri havalandırdı.
Barcelona Kulübü Başkanı Joan Laporta, Chelsea ve Paris Saint Germain'in yakından ilgilendiği Dembele için yaptığı açıklamada, "Burada kalmak istese de bizden daha iyi ve onu daha fazla cezbedecek seçenekler sunulduğunu düşünüyor." demişti.

Isco için Madrid'den ayrılık vakti
Real Madrid formasıyla UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 4, LaLiga'da 3 kez şampiyonluk turu atan 30 yaşındaki İspanyol futbolcu Isco, Bernabeu'ya veda etmeye hazırlanıyor.
2013'te geldiği Madrid ekibinde Carlo Ancelotti'nin geçen sezon sadece 3 maçta ilk 11'de sahaya sürdüğü Isco, İspanya Milli Takımı'ndaki yerini de kaybetti.
Avrupa'dan Sevilla, Arsenal ve Tottenham'ın listesinde yer alan Isco ile Galatasaray'ın da ilgilendiği basında yer alıyor.

Cavani, Manchester'dan kupasız ayrılacak
Teknik direktörlüğe Hollandalı Erik ten Hag'ı getiren Mancnhester United'dan ayrılmaya hazırlanan bir diğer futbolcu da Uruguaylı yıldız Edinson Cavani olacak.
İki yıl önce Paris Saint Germain'den bonservissiz Manchester United'a gelen 35 yaşındaki Cavani, UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıktıkları ilk sezonunda 17 gol atsa da geçen sezon hem Cristiano Ronaldo'nun gelmesi hem yaşadığı sakatlıklarla beklentilerin uzağında kaldı.
Cavani ile ilgilenen kulüpler arasında Real Madrid, Arsenal, Atletico Madrid ve Juventus da yer alıyor.

Serbest kalan Güney Amerikalı yıldızlar
Arjantinli yıldız futbolcular Paulo Dybala (Juventus) ve Angel di Maria (PSG) ile Uruguaylı Luis Suarez (Atletico Madrid) yeni sezonda sporseverlerin karşısına farklı formalarla çıkacak.
Juventus formasıyla 7 sezonda Serie A'da 5 şampiyonluk yaşayan 28 yaşındaki Dybala'nın yine İtalya'da kalması bekleniyor. Basına yansıyan haberlerde Dybala'nın Inter'le anlaştığı iddia ediliyor.
Dybala'nın vatandaşı 34 yaşındaki Angel di Maria, 7 yıllık PSG kariyerini 14 kupayla kapadı. Juventus ve Barcelona'nın radarındaki Di Maria, Paris ekibinde 295 maçta 92 gol attı.
Barcelona'dan olaylı bir şekilde ayrılan 35 yaşındaki Luis Suarez de 83 maçta 34 gol attığı Atletico Madrid formasına veda etti. Suarez'in Aston Villa, Sevilla ve Inter Miami takımlarından birine gidebileceği basında iddia ediliyor.

Sözleşmeleri yarın sona eriyor
Chelsea'nin Danimarkalı savunma oyuncusu Andreas Christensen, bir dönem Galatasaray'da da forma giyen Belçikalı Jason Denayer ve Fildişi Sahilli Michael Seri, geçen sezon Beşiktaş'ta oynayan Cyle Larin'in de aralarında yer aldığı 30 yaş ve altında serbest kalacak bazı futbolcular şöyle:
Andre Onana
Andreas Christensen
Jason Denayer
James Tarkowski
Mbemba
Alessio Romagnoli
Franck Kessie
Christian Eriksen
Corentin Tolisso
Xeka
Florian Grillitsch
Jean Michael Seri
Andrea Belotti
Divock Origi
Cyle Larin
David Brooks
Adnan Januzaj
Federico Bernardeschi
Cristian Pavon

Bale, Rudiger ve Insigne'nin yeni adresi belli oldu
Bonservisi elinde olan futbolculardan Gareth Bale, Antonio Rudiger, Lorenzo Insigne, Ivan Perisic, Giorgio Chiellini ve Niklas Süle, gelecek sezon forma giyecekleri yeni takımlarıyla sözleşme imzaladı.
İngiliz ekibi Tottenham'da ortaya koyduğu performansın ardından 2013 yılında 100 milyon Avro gibi rekor bir ücretle Real Madrid'e transfer olan Galli futbolcu Bale, inişli çıkışlı grafiğinin ardından İspanya'dan ayrıldı.
Madrid kariyerinde 5 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu gören 32 yaşındaki Bale, Amerikan 1. Futbol Ligi (MLS) ekiplerinden Los Angeles ile anlaştı. ABD temsilcisi, Juventus'tan ayrılan ve bonservisi elinde bulunan İtalyan savunma oyuncusu Giorgio Chiellini'yi de kadrosuna katmıştı.
Dünyanın en iyi stoperlerinden biri olarak kabul edilen 29 yaşındaki Alman Antonio Rudiger, futbol dışı nedenlerle bu sezon çalkantılı günler geçiren Chelsea'den ayrılma kararı aldı. Geçen sezon Bayern Münih'ten David Alaba'yı bonservissiz alan Real Madrid, bu yıl da Rudiger'i renklerine bağlayarak ustaca bir hamleye daha imza attı.
Napoli formasıyla 400'den fazla maça çıkan ve adını kulüp tarihine altın harflerle yazdıran Lorenzo Insigne de ABD'nin yolunu tutanlardan oldu. 31 yaşındaki futbolcu, MLS ekiplerinden Toronto ile anlaştı.
Inter'den ayrılan 33 yaşındaki Perisic, bir dönem birlikte çalıştıkları İtalyan teknik adam Antonio Conte'nin takımı Tottenham'a, 26 yaşındaki Alman stoper Süle eski takımı Borussia Dortmund'a transfer olurken, Manchester City'e veda eden Brezilyalı futbolcu Fernandinho da kariyerine başladığı Atletico Paranaense'ye döndü.
İngiltere'de 10 Haziran'da başlayan yaz transfer döneminin tarihi, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa'da 1 Temmuz olarak belirlendi. Kulüpler, transfer çalışmalarını 1 Eylül'e kadar sürdürebilecek. Türk kulüpleri için yaz transfer döneminin tarihleri, 17 Haziran-8 Eylül olarak açıklanmıştı.



Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
TT

Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)

Bir kuş mu? Bir uçak mı? Yoksa kötü niyetli iğnelemelerde bulunan eski bir aktör mü? Eskiden Süperman'i canlandıran oyuncu Dean Cain, Supergirl'ün başrolü Milly Alcock hakkındaki yorumları nedeniyle eleştiriliyor.

House of the Dragon'ın eski yıldızı, James Gunn'ın 2025 yapımı hit filmi Superman'de kısa süre görünmesinden bir yıl sonra, kendi bağımsız filminde David Coronswet'in hayat verdiği Çelik Adam'ın süper güçlere sahip genç kuzenini canlandırıyor.

Ancak 1990'ların klasik dizisi Lois & Clark: The New Adventures of Superman'deki rolüyle tanınan Cain, yeni projeye pek de ikna olmuş görünmüyor. 26 yaşındaki oyuncunun bir fotoğrafını paylaşan Cain, "Bir dakika... Supergirl'ün derisi kurşun geçirmezse, kulaklarında nasıl piercing var?" diye sordu.

Cain'in bir takipçisi, Alcock'un görünüşünü eleştirip onu Kayıp Ada (Land of the Lost) karakteri Cha-Ka'ya benzettiğinde Cain, "Kahretsin. Güldüm" diye cevap verdi.

Birçok kişi Alcock'u savunmaya koşarak Cain'in yorumunu sertçe eleştirdi. Bir Reddit kullanıcısı "Bir kadın süper kahraman filminde başrol oynadığında erkekler gerçekten bu linç işine girişmek zorunda mı?" diye sorarken bir diğeriyse şu ifadeleri kullandı: 

40 yaşını geçmiş süper maço alfa erkeklerin, Disney prenses filmleri hakkında sızlanmak dışında yapacak bir şeyleri olması önemli.

Başka biri de "Kadın birinci sınıf işler yapıyor ve bu işte başarılı. Peki onun elinde ne var?" diye ekledi.

59 yaşındaki Cain, Superman'i canlandırmanın yanı sıra 6 sezon süren CW dizisi Supergirl'de, Superman'in kuzeni Supergirl/Kara Danvers'ın (Melissa Benoist) üvey babası Dr. Jeremiah Danvers rolünü üstlenmişti.

O zamandan beri oyunculuğu bırakan aktör, dikkatini kolluk kuvvetleri ve siyasi savunuculuğa yönelterek Trump yönetimini destekliyor. Ocak 2026'da Cain, Trump'ın yasadışı göçle mücadele çabalarını desteklemek için ICE'a (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) katıldığını duyurmuştu.

Oyuncu geçen yıl, ABD Başkanı Trump'ın meşhur kırmızı pelerin ve taytı giydiği internet mimini paylaşan Beyaz Saray'ı takdir etmişti. Öte yandan bu paylaşıma yorum yapanlar, Superman'in kendisinin de Dünya'ya gelen bir göçmen olduğunu belirterek görseli alaya almıştı.

Supergirl, Alcock'un ilk ana akım başrolü olacak ve Associated Press'e konuşan oyuncu bunu "insanın dengesini bozan bir deneyim" diye tanımlamıştı.

Alcock, "Bu işi yapıyorum çünkü bana ortadan kaybolma imkanı veriyor" demişti. 

Bu yüzden birdenbire bu kadar görünür ve açıkta olmak çok savunmasız bir deneyim. Ben sadece bu durumla nasıl başa çıkacağımı öğrenmeye çalışıyorum. Ama yani, heyecan verici. Elbette heyecan verici. Ama her heyecan verici şey gibi, aynı zamanda korkutucu da.

Supergirl, 26 Haziran'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe


Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

2026 Futbol Dünya Kupası’nın üç ev sahibinden biri olan Meksika, Güney Afrika’yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya rahat bir başlangıç yaptı. Meksiko'daki tarihi Azteca Stadyumu'nda 80 bin seyirci önünde oynanan maçta, Güney Afrika karşılaşmayı 9 kişi ile tamamladı.

Meksika'ya galibiyeti getiren golleri 9. dakikada Dünya Kupası'nın açılış golüne imza atan Julián Quiñones ve 67. dakikada Raúl Jiménez kaydetti. Maçta Güney Afrika'dan Sphephelo Sithole (49') ve yedekten giren Themba Zwane (84') kırmızı kartla oyun dışı kalırken, Meksika'dan César Montes de uzatma dakikalarında (90+2') kırmızı kart gördü.

drgthy
Meksika milli takımı oyuncusu Raúl Jiménez, takımının ikinci golünü attıktan sonra sevinç yaşıyor (AP)

Meksika Teknik Direktörü Javier Aguirre ile Güney Afrika Teknik Direktörü Belçikalı Hugo Broos arasındaki taktik savaşı, Aguirre’nin üstünlüğüyle sonuçlandı. İkili, 1986 Dünya Kupası'nın yine aynı stadyumda yapılan açılış maçında futbolcu olarak karşı karşıya gelmiş ve o müsabakayı da Meksika 2-1 kazanmıştı.

Maçtan önemli anlar

Baskılı başlangıç: Maça baskılı başlayan Meksika, henüz 5. dakikada Raúl Jiménez ile gole çok yaklaştı ancak kaleci Ronwen Williams refleksleriyle gole izin vermedi.

Açılış golü: Meksika’nın aradığı gol gecikmedi. 9. dakikada Sphephelo Sithole’nin savunmadaki hatasını iyi değerlendiren Quiñones, sert bir vuruşla topu kalecinin bacaklarının arasından ağlara göndererek turnuvanın ilk golünü kaydetti.

Quiñones'in performansı: Geçtiğimiz sezon Suudi Arabistan Ligi'nde İngiliz Ivan Toney ve Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'yu geride bırakarak 33 golle gol kralı olan Al-Qadsiah kanat oyuncusu Quiñones, ilk yarıda iki net fırsattan daha yararlanamadı; bu pozisyonlardan birinde top direkten döndü.

Güney Afrika'nın direnci: Maçın başlarında oyun kurmakta zorlanan Güney Afrika, ilk yarının son dakikalarında baskısını artırdı ve Mbekezeli Mbokazi'nin şutuyla kaleci Raúl Rangel'i test etti.

İkinci yarı ve kırmızı kartlar

İkinci yarının hemen başında Güney Afrika ağır bir darbe aldı. Brian Gutiérrez’in kaleye doğru tek başına çıktığı kontratakta, Sithole rakibini durdurarak 49. dakikada kırmızı kart gördü.

Rakibinin eksilmesini iyi değerlendiren Meksika, skor avantajını çiftledi. 67. dakikada Raúl Jiménez, Dünya Kupası kariyerinde ilk kez ilk 11'de başladığı maçta, yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşuyla turnuvadaki ilk golünü attı.

gthy
Meksikalı César Montes'in, hakem Wilton Pereira tarafından kırmızı kartla cezalandırılmasının ardından verdiği tepki (Reuters)

Maçın son bölümünde Güney Afrika adeta yıkıldı ve sahada 9 kişi kaldı. 84. dakikada Alvarado, oyuna sonradan dahil olan Zwane’nin yolunu kesti; pozisyon ilk bakışta çok sert görünmese de Zwane'nin geçmeye çalışırken rakibinin yüzüne müdahalede bulunduğu gerekçesiyle hakem kırmızı kartına başvurdu.

Brezilyalı hakem Wilton Sampaio, maçtaki üçüncü kırmızı kartını ise uzatma dakikalarında Meksikalı savunma oyuncusu César Montes'e gösterdi.


Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
TT

Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

32 yıl önce ABD’de elde edilen tarihi başarının hatıraları ile Salem El-Dawsari ve Muhammed Kanno’nun liderliğindeki 2026 Dünya Kupası kadrosunun hedefleri arasında, Suudi Arabistan Milli Takımı Austin’den Miami’ye uzanan yolculuğuna grup aşamasını geçme ve gelecek nesillerin konuşacağı yeni bir başarı hikâyesi yazma hayaliyle başladı.

2026 Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi, Suudi futbol kamuoyu açısından yalnızca bir tesadüf değil. Çünkü aynı ülke, Suudi Arabistan’ın dünya kupaları tarihindeki en büyük başarısına sahne olmuştu. Aradan geçen 32 yılın ardından Yeşiller, yeni bir hikâye yazmak amacıyla yeniden Amerika topraklarında mücadele edecek.

dsfrgthy
Yeşillerin futbolcuları, Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında antrenmanlarını sürdürüyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Teksas eyaletinin Austin kentinde kamp çalışmalarını sürdüren Suudi Arabistan Milli Takımı, 16 Haziran’da Miami’de Uruguay ile oynayacağı H Grubu açılış maçına hazırlanıyor. Grubun diğer takımları ise İspanya ve Yeşil Burun Adaları (Cape Verde).

dfgrthy
Milli takım oyuncuları, Austin’deki ailelerle düzenlenen toplumsal etkinlikte bir araya geldi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

ABD’ye dönüş, Suudi futbolu için özel anlamlar taşıyor. Yeşiller, 1994 Dünya Kupası’nda ilk kez katıldığı turnuvada son 16 turuna yükselerek tarihinin en önemli başarısını elde etmişti. Bu başarı, sonraki beş Dünya Kupası katılımında tekrarlanamadı. Ancak genişletilen yeni turnuva formatı, grup aşamasını geçme konusunda daha fazla fırsat sunuyor. Her grubun ilk iki sırasındaki takımların yanı sıra en iyi üçüncüler de eleme turlarına yükselecek.

Muhammed Kanno: 2022 Dünya Kupası’ndan sonra çok değiştim

Takımın önemli isimlerinden Muhammed Kanno, 1994 başarısının hâlâ milli takım kampında sıkça konuşulduğunu belirtiyor.

El-Hilal’in orta saha oyuncusuna göre son 16 turuna yükselen o nesil yalnızca tarihi bir anı değil, aynı zamanda bugünkü oyuncular için yeni bir başarıya ulaşma konusunda güçlü bir motivasyon kaynağı.

dfgthy
Nevvaf El-Akidi, sakatlığını atlatarak iyileşme sürecinde olumlu bir görüntü verdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Kanno, mevcut kadronun önceki nesillerden farklı olduğunu düşünüyor. Bu görüşünü de son yıllarda Suudi Arabistan Pro Ligi’nde yaşanan büyük dönüşüme dayandırıyor.

2022 Dünya Kupası’nın ardından Cristiano Ronaldo’nun Al-Nassr’a transferiyle başlayan süreçte; Karim Benzema, N’Golo Kanté, Sadio Mané, Riyad Mahrez, Roberto Firmino ve Neymar gibi dünya yıldızları da Suudi Arabistan’a geldi.

Kanno’ya göre bu değişim, Suudi oyuncuların gelişimine doğrudan katkı sağladı. Dünya çapındaki yıldızlarla her gün birlikte çalışmak ve forma rekabetine girmek, yerli futbolcuların teknik, fiziksel ve zihinsel seviyelerini yükseltti.

dfgrtyh
Abdullah El-Hamdan, yaşadığı sakatlığın ardından hazır durumda olduğunu ortaya koydu. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Tecrübeli oyuncu, bugünkü performansının dört yıl önce Katar’daki Dünya Kupası’nda sergilediği seviyeden çok farklı olduğunu ifade ederken, profesyonel futbol ortamındaki gelişimin bunda önemli rol oynadığını vurguladı.

Ancak milli takım oyuncuları, önlerindeki görevin kolay olmadığının da farkında. H Grubu’nda 2010 Dünya Kupası şampiyonu ve Avrupa Şampiyonu İspanya’nın yanı sıra köklü bir Dünya Kupası geçmişine sahip Uruguay ve son yıllarda dikkat çekici performanslar sergileyen Yeşil Burun Adaları bulunuyor.

dfrgty
Salih El-Şehri ve Ziyad El-Cehni, hazır olduklarını gösterdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Bu nedenle takım içinde herhangi bir hesap ya da teorik değerlendirme yapılmıyor. Oyuncular, her maçı ayrı bir final olarak gördüklerini ve başarıya ulaşmanın ilk şartının tüm rakiplere saygı göstermek olduğunu belirtiyor.

Abdullah El-Hamdan’dan olumlu sinyal

Suudi Arabistan Milli Takımı, Austin’de çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

Teknik direktör Georgios Donis yönetimindeki son antrenmanda oyuncular iki gruba ayrıldı. Senegal karşılaşmasında ilk 11’de görev alan futbolcular yenileme çalışmaları yaparken, diğer grup topa sahip olma, hızlı oyun ve dar alanda taktik uygulamalara yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Antrenmanlarda, Senegal ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan forvet Abdullah El-Hamdan’ın durumuna ilişkin olumlu gelişmeler de yaşandı. Oyuncunun çalışmalara rahat bir şekilde katılması teknik heyeti memnun etti.

Austin’de taraftar buluşması

Teknik çalışmaların yanı sıra milli takım, FIFA tarafından teşvik edilen toplumsal etkinlik programlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda Austin’de gerçekleştirilen bir antrenman taraftarlara açıldı.

Etkinliğe yerel halkın yanı sıra Austin FC taraftarları ve bölgedeki Suudi öğrenciler katılarak milli takıma destek verdi.

Dikkat çeken isimlerden biri de Suudi Arabistan forması giyen Amerikalı taraftar Roberto oldu.

Yanbu Hatıralarını Taşıyan Amerikalı Taraftar

Roberto, yalnızca bir futbolsever değil. Babasının görevi nedeniyle uzun yıllar Yanbu Endüstri Şehri’nde yaşamış ve Suudi Arabistan’a dair özel anılar biriktirmiş bir isim.

Milli takım antrenmanına oyuncuların imzalarını almak ve fotoğraf çektirmek amacıyla kitap ve fotoğraflarla gelen Roberto, futbolun farklı kültürler arasında nasıl bir köprü kurduğunu gösteren örneklerden biri oldu.

dfrgty
Donis, Suudi Arabistan–Uruguay maçının detayları üzerinde yoğun şekilde çalışıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Antrenmanın ardından takım kaptanı Salem El-Davsari, Salih El-Şehri, Nevvaf El-Akidi, Ali Mecraşi ve Muhammed Ebu Şamat taraftarlarla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.

Donis’in İlk Dünya Kupası basın toplantısı

Suudi Arabistan Milli Takımı önümüzdeki günlerde hazırlıklarının yeni aşamasına geçecek. Kafile, 13 Haziran’da Miami’ye hareket ederek Uruguay maçına kadar Delmar Oteli’nde konaklayacak.

Teknik direktör Georgios Donis, Dünya Kupası kapsamındaki ilk resmi basın toplantısını da Uruguay karşılaşmasına ev sahipliği yapacak olan ünlü Hard Rock Stadyumu’nda düzenleyecek.

1994’ün unutulmaz hatıraları ile 2022 Katar Dünya Kupası’nda Arjantin’e karşı elde edilen tarihi zafer arasında şekillenen yeni yolculukta Suudi Arabistan, yalnızca turnuvaya katılmayı değil, daha büyük hedeflere ulaşmayı amaçlıyor.

Nasıl ki bugün Suudi futbolseverler hâlâ Fuad Enver, Said El-Üveyran ve Sami El-Cabir’in neslini konuşuyorsa, Salem El-Davsari, Muhammed Kanno ve arkadaşları da isimlerini Suudi futbol tarihine altın harflerle yazdırmayı hedefliyor.

Bu nedenle ABD’de başlayan yeni Dünya Kupası serüvenine şu soru eşlik ediyor:

Bu nesil, 1994’ün hikâyesini yeniden yazabilecek mi, yoksa Suudi futbolunun onlarca yıl boyunca anlatılacak bambaşka bir hikâyesini mi oluşturacak?