Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle son iki yılda büyük bir daralma yaşayan dünya futbolu, kulüplerin gelirlerinin yeniden artmaya başlamasıyla eski günlerine dönmeye çalışıyor.
Hem dünya çapında bir futbolcuyu kadrosuna katmak hem bütçesini korumak isteyen kulüpler için yaz transfer dönemi oldukça hareketli geçecek.

Pogba, Manchester United ile yine yol ayırımında
Altyapısından yetiştiği Manchester United'dan 2012'de bonservissiz Juventus'a giden ama 4 yıl sonra 105 milyon avroluk dünya rekoru transfer ücretiyle Manchester ekibine dönen Gine asıllı Fransız futbolcu Paul Pogba, bir kez daha yol ayrımında bulunuyor.
Manchester United ile 6 sezonda tüm kulvarlarda 226 maça çıkan ve 39 gol atan Pogba, birer kez UEFA Avrupa Ligi ve İngiltere Lig Kupası şampiyonlukları yaşadı.
İngiliz ekibini 2016-2018'de çalıştırına Jose Mourinho ile anlaşamayan, Juventus'taki performansının çok gerisinde kaldığı gerekçesiyle de taraftarlarla yıldızı barışmayan 29 yaşındaki futbolcuyla eski kulübü Juventus'un yanı sıra Real Madrid, Paris Saint Germain ve Manchester City ilgileniyor.

Lingard, 20 yıl sonra Manchester'a veda ediyor
Manchester United'da yol ayrımında olan bir başka futbolcu Jesse Lingard olacak.
Lingard, altyapısından yetiştiği Manchester United kariyerinde 5 kez farklı kulüplere kiralık olarak giderken, 20 yıl sonra takımdan ayrılma aşamasına geldi.
Manchester United'ın geçen sezon kadroda tutma kararına karşın ligde 16 kez forma şansı bulan Lingard ile İngiltere'den Tottenham, West Ham United ve Newcastle United, İtalya'dan ise Milan ve oyuncunun eski teknik direktörü Jose Mourinho'nun çalıştırdığı Roma ilgileniyor.
Manchester United ile profesyonel sözleşme imzaladıktan sonra 232 maça çıkan 29 yaşındaki oyuncu, birer kez UEFA Avrupa Ligi, Federasyon Kupası ve lig kupası şampiyonluğu kazandı.

Barcelona, Dembele'yi takımda tutmaya çalışacak
2017 yılında Borussia Dortmund'dan bonuslarla 140 milyon avro ödeyerek Fransız forvet Ousmane Dembele'yi kadrosuna katan Barcelona, 5 yıllık sözleşmesi sona eren 25 yaşındaki futbolcuyu takımda tutmak için çaba harcıyor.
Katalan ekibinde ikisi lig olmak üzere 5 kupa kazanan Dembele, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle sekteye uğrayan Barcelona kariyerinde tüm kulvarlarda 150 maça çıktı ve 32 kez rakip fileleri havalandırdı.
Barcelona Kulübü Başkanı Joan Laporta, Chelsea ve Paris Saint Germain'in yakından ilgilendiği Dembele için yaptığı açıklamada, "Burada kalmak istese de bizden daha iyi ve onu daha fazla cezbedecek seçenekler sunulduğunu düşünüyor." demişti.

Isco için Madrid'den ayrılık vakti
Real Madrid formasıyla UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 4, LaLiga'da 3 kez şampiyonluk turu atan 30 yaşındaki İspanyol futbolcu Isco, Bernabeu'ya veda etmeye hazırlanıyor.
2013'te geldiği Madrid ekibinde Carlo Ancelotti'nin geçen sezon sadece 3 maçta ilk 11'de sahaya sürdüğü Isco, İspanya Milli Takımı'ndaki yerini de kaybetti.
Avrupa'dan Sevilla, Arsenal ve Tottenham'ın listesinde yer alan Isco ile Galatasaray'ın da ilgilendiği basında yer alıyor.

Cavani, Manchester'dan kupasız ayrılacak
Teknik direktörlüğe Hollandalı Erik ten Hag'ı getiren Mancnhester United'dan ayrılmaya hazırlanan bir diğer futbolcu da Uruguaylı yıldız Edinson Cavani olacak.
İki yıl önce Paris Saint Germain'den bonservissiz Manchester United'a gelen 35 yaşındaki Cavani, UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıktıkları ilk sezonunda 17 gol atsa da geçen sezon hem Cristiano Ronaldo'nun gelmesi hem yaşadığı sakatlıklarla beklentilerin uzağında kaldı.
Cavani ile ilgilenen kulüpler arasında Real Madrid, Arsenal, Atletico Madrid ve Juventus da yer alıyor.

Serbest kalan Güney Amerikalı yıldızlar
Arjantinli yıldız futbolcular Paulo Dybala (Juventus) ve Angel di Maria (PSG) ile Uruguaylı Luis Suarez (Atletico Madrid) yeni sezonda sporseverlerin karşısına farklı formalarla çıkacak.
Juventus formasıyla 7 sezonda Serie A'da 5 şampiyonluk yaşayan 28 yaşındaki Dybala'nın yine İtalya'da kalması bekleniyor. Basına yansıyan haberlerde Dybala'nın Inter'le anlaştığı iddia ediliyor.
Dybala'nın vatandaşı 34 yaşındaki Angel di Maria, 7 yıllık PSG kariyerini 14 kupayla kapadı. Juventus ve Barcelona'nın radarındaki Di Maria, Paris ekibinde 295 maçta 92 gol attı.
Barcelona'dan olaylı bir şekilde ayrılan 35 yaşındaki Luis Suarez de 83 maçta 34 gol attığı Atletico Madrid formasına veda etti. Suarez'in Aston Villa, Sevilla ve Inter Miami takımlarından birine gidebileceği basında iddia ediliyor.

Sözleşmeleri yarın sona eriyor
Chelsea'nin Danimarkalı savunma oyuncusu Andreas Christensen, bir dönem Galatasaray'da da forma giyen Belçikalı Jason Denayer ve Fildişi Sahilli Michael Seri, geçen sezon Beşiktaş'ta oynayan Cyle Larin'in de aralarında yer aldığı 30 yaş ve altında serbest kalacak bazı futbolcular şöyle:
Andre Onana
Andreas Christensen
Jason Denayer
James Tarkowski
Mbemba
Alessio Romagnoli
Franck Kessie
Christian Eriksen
Corentin Tolisso
Xeka
Florian Grillitsch
Jean Michael Seri
Andrea Belotti
Divock Origi
Cyle Larin
David Brooks
Adnan Januzaj
Federico Bernardeschi
Cristian Pavon

Bale, Rudiger ve Insigne'nin yeni adresi belli oldu
Bonservisi elinde olan futbolculardan Gareth Bale, Antonio Rudiger, Lorenzo Insigne, Ivan Perisic, Giorgio Chiellini ve Niklas Süle, gelecek sezon forma giyecekleri yeni takımlarıyla sözleşme imzaladı.
İngiliz ekibi Tottenham'da ortaya koyduğu performansın ardından 2013 yılında 100 milyon Avro gibi rekor bir ücretle Real Madrid'e transfer olan Galli futbolcu Bale, inişli çıkışlı grafiğinin ardından İspanya'dan ayrıldı.
Madrid kariyerinde 5 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu gören 32 yaşındaki Bale, Amerikan 1. Futbol Ligi (MLS) ekiplerinden Los Angeles ile anlaştı. ABD temsilcisi, Juventus'tan ayrılan ve bonservisi elinde bulunan İtalyan savunma oyuncusu Giorgio Chiellini'yi de kadrosuna katmıştı.
Dünyanın en iyi stoperlerinden biri olarak kabul edilen 29 yaşındaki Alman Antonio Rudiger, futbol dışı nedenlerle bu sezon çalkantılı günler geçiren Chelsea'den ayrılma kararı aldı. Geçen sezon Bayern Münih'ten David Alaba'yı bonservissiz alan Real Madrid, bu yıl da Rudiger'i renklerine bağlayarak ustaca bir hamleye daha imza attı.
Napoli formasıyla 400'den fazla maça çıkan ve adını kulüp tarihine altın harflerle yazdıran Lorenzo Insigne de ABD'nin yolunu tutanlardan oldu. 31 yaşındaki futbolcu, MLS ekiplerinden Toronto ile anlaştı.
Inter'den ayrılan 33 yaşındaki Perisic, bir dönem birlikte çalıştıkları İtalyan teknik adam Antonio Conte'nin takımı Tottenham'a, 26 yaşındaki Alman stoper Süle eski takımı Borussia Dortmund'a transfer olurken, Manchester City'e veda eden Brezilyalı futbolcu Fernandinho da kariyerine başladığı Atletico Paranaense'ye döndü.
İngiltere'de 10 Haziran'da başlayan yaz transfer döneminin tarihi, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa'da 1 Temmuz olarak belirlendi. Kulüpler, transfer çalışmalarını 1 Eylül'e kadar sürdürebilecek. Türk kulüpleri için yaz transfer döneminin tarihleri, 17 Haziran-8 Eylül olarak açıklanmıştı.



2026 Dünya Kupası grup aşamasında seyirci rekoru kırıldı

2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)
2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası grup aşamasında seyirci rekoru kırıldı

2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)
2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)

FIFA, genişletilmiş formatıyla düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'nın grup aşamasında seyirci katılımı ve atılan gol sayısı bakımından yeni rekorlar kırdığını açıkladı.

FIFA'nın açıkladığı verilere göre, 2026 Dünya Kupası'nın grup aşamasında oynanan 72 maçı tribünlerden toplam 4 milyon 644 bin 549 taraftar izledi. Böylece turnuva, 1994 ABD Dünya Kupası'nda kaydedilen 3 milyon 587 bin 538 seyirci sayısını yaklaşık 1 milyon kişi farkla geride bırakarak yeni bir rekora ulaştı.

Ancak 1994 Dünya Kupası yalnızca 24 takımın katılımıyla ve 52 maç üzerinden oynanmıştı. Buna karşılık, ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa ev sahipliği yaptığı mevcut turnuvada 48 takım mücadele ediyor ve maç sayısı da önemli ölçüde artmış durumda.

Buna rağmen, maç başına ortalama seyirci sayısında 1994 turnuvası üstünlüğünü koruyor. 1994'te karşılaşma başına ortalama 68 bin 991 taraftar tribünlerde yer alırken, 2026 Dünya Kupası'nda bu rakam şu ana kadar 64 bin 508 olarak gerçekleşti.

Turnuva, gol sayısında da yeni bir rekora imza attı. FIFA verilerine göre grup aşamasında 215 gol kaydedilirken, maç başına ortalama 3 gol atıldı.

Karşılaştırma yapıldığında, 2022 Dünya Kupası'nda 32 takımın mücadele ettiği 64 maçta toplam 179 gol atılmış, maç başına gol ortalaması ise 2,8 olmuştu.

Turnuvada şu ana kadar 48 milli takımı temsil eden 999 futbolcu forma giydi. Kanada Milli Takımı kaptanı Alphonso Davies, son 32 turunda Güney Afrika karşısında oyuna sonradan dahil olarak turnuvada forma giyen 1000'inci oyuncu unvanını aldı.

FIFA ayrıca stadyumlardaki satış rakamlarını da paylaştı. Buna göre turnuva boyunca 2,8 milyon bardak bira, yaklaşık 1 milyon şişe su ve 300 bin hot dog (Sandviç)  satıldı.

Üç ev sahibi ülkedeki resmi taraftar alanlarını ise 5,5 milyondan fazla kişi ziyaret etti. Bu alanlarda 2 milyondan fazla alkollü içecek ile yaklaşık 2 milyon meşrubat tüketildi.


Afrika, Dünya Kupası'nı ilk kez kazanmaya çok mu yakın?

Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)
Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)
TT

Afrika, Dünya Kupası'nı ilk kez kazanmaya çok mu yakın?

Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)
Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)

"The Athletic" tarafından hazırlanan kapsamlı bir habere göre, Dünya Kupası’nın 48 takıma genişletilmesi, Afrika futbolu için tarihi dönüm noktası oldu. 1998 ile 2022 yılları arasında 32 takımla düzenlenen turnuvalarda, 54 Afrika ülkesi sadece 5 kontenjan için mücadele ederken, 55 Avrupa ülkesi 13 kontenjana sahipti.

Bu adaletsiz dağılım, ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenen bu yaz yapılan turnuvada nihayet giderildi. Afrika’ya doğrudan 9 kontenjan ayrılırken, Demokratik Kongo Cumhuriyeti de mart ayındaki play-off turunda Jamaika’yı mağlup ederek onuncu bileti kaptı. Tunus dışındaki tüm Afrika temsilcileri, kendilerine sunulan bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi.

Turnuvada Afrika esintisi: Tarihi başarılar ve sürprizler

Turnuvaya ilk kez katılan Yeşil Burun Adaları (Cape Verde), Avrupa şampiyonu İspanya ile berabere kalarak tarihinin en büyük sürprizlerinden birine imza attı ve eleme turlarında Arjantin'in rakibi oldu. Gana, İngiltere karşısında disiplinli oyunuyla altın değerinde bir puan alırken, Güney Afrika Meksika yenilgisinin ardından toparlanarak gruptan çıkmayı başardı.

Fas, grup aşamasını Brezilya ile aynı puanla tamamlarken, Carlo Ancelotti’nin öğrencilerine karşı sergilediği futbolla büyük övgü topladı. Senegal, zorlu gruptan en iyi üçüncüler kontenjanıyla çıkmayı başarsa da Erling Haaland ve Kylian Mbappé’li yıldızlar topluluğu karşısında zor anlar yaşadı. Fildişi Sahili ise Emerse Fae yönetiminde, Drogba ve Yaya Touré’li "altın jenerasyon"un bile ulaşamadığı bir başarıyla ilk kez eleme turlarına adını yazdırdı. Mısır ise Muhammed Salah önderliğinde tarihinde ilk kez grup aşamasını geçme başarısı gösterdi.

Peki, bu yılki ekiplerden biri 19 Temmuz’da New York-New Jersey’deki finalde kupayı kaldırabilir mi? Eğer bu mümkün değilse, bu zafer ne zaman gelecek?

Altyapı ve modern tesisler: Başarının anahtarı

Aralık ayındaki kura çekiminde, FIFA sıralaması nedeniyle hiçbir Afrika takımının birinci torbada yer alamaması, onları zorlu gruplara itti. Fildişi Sahili’nin efsane isimlerinden Aruna Dindane, başarının sırrının altyapı olduğunu vurguluyor. Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığına göre Dindane verdiği demeçte, "Afrika’daki yaşam standartları ve altyapı iyileşiyor. Ancak önemli olan Dünya Kupası kazanmaktan öte, çocuklara futbol oynayabilecekleri sürekli alanlar yaratmaktır" ifadelerini kullandı.

Nijeryalı kaptan William Troost-Ekong ise Fas’ı model olarak gösteriyor. Ekong, "Fas'taki VI. Muhammed Futbol Merkezi, Premier Lig kulüpleriyle yarışır düzeyde. Fas, başarısını tesadüfen değil, son on yılda yaptığı bu planlı yatırımlarla kazandı" diyor. Fildişi Sahili ve Gana da modern tesisleşme hamleleriyle bu kervana katılıyor. Özellikle Fildişi’ndeki her takım için özel olarak inşa edilen 24 yeni antrenman tesisi, kıtanın geleceğine dair umutları artırıyor.

Genç yetenekler ve Avrupa köprüleri

Yatırımların meyveleri toplanmaya başlandı bile. Fas’ın 20 yaş altı dünya şampiyonluğu ve oyuncuların Avrupa’nın önde gelen liglerine transferleri, sistemin başarısını kanıtlıyor. Brahim Diaz’ın Fas’ı seçmesi ve genç yıldız adayı Eyyüb Bouaddi gibi isimlerin milli takım tercihlerini Fas’tan yana kullanmaları, kıtanın "çifte vatandaşlık" stratejisinin bir parçası. Benzer şekilde Senegal de altyapısından yetiştirdiği Lamine Camara ve İbrahim Mbaye gibi isimlerle geleceği inşa ediyor.

İdari engeller: Gelişmek için yönetim kalitesi şart

Ancak her şey yolunda gitmiyor. Nijerya’nın Libya’da yaşadığı uçuş krizi, ödenmeyen primler nedeniyle yapılan protestolar ve bazı federasyonların organizasyonel eksiklikleri, kıtanın potansiyelini kısıtlıyor. Uzmanlar, Afrika futbolunun sadece sahada değil, yönetim kademelerinde de profesyonelleşmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Fildişi Sahili, 25.4 yaş ortalamasıyla turnuvanın en genç takımı olarak şimdiden 2030 Dünya Kupası’nın en büyük favorilerinden biri olarak görülüyor. Aruna Dindane’in dediği gibi, "Her şeyin bir zamanı var. Doğru seviyeye ulaştığımızda o kupayı kazanacağız. Bunun olacağını biliyoruz ama ne zaman? İşte bunu zaman gösterecek."


Dünya Kupası'nda seri penaltı atışları nasıl belirleniyor?

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Dünya Kupası'nda seri penaltı atışları nasıl belirleniyor?

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

2026 FIFA Dünya Kupası'nda eleme turlarının başlamasıyla birlikte, 120 dakikalık oyun sonunda kazananın belirlenemediği karşılaşmalarda son sözü seri penaltı atışları söylüyor. Böylece futbol, en yalın hâline dönüyor: Bir oyuncu, bir kaleci ve kaleye 11 metre mesafedeki bir top.

Seri penaltı atışları grup aşamasında uygulanmıyor. Grup maçlarının berabere bitmesi halinde takımlar birer puan alırken, eleme turlarında normal sürenin ve uzatmaların ardından eşitlik bozulmazsa kazanan seri penaltılarla belirleniyor.

Seri, her takımın beşer penaltı kullanmasıyla başlıyor. Takımlar sırayla atış yaparken, ilk turda her oyuncu yalnızca bir kez penaltı kullanabiliyor. Taraflardan birinin farkı kapatmasının matematiksel olarak imkânsız hâle gelmesi durumunda seri erken sona eriyor. Beşer atış sonunda eşitlik devam ederse, "ani ölüm" sistemine geçiliyor. Bu aşamada takımlar birer penaltı kullanıyor; aynı turda bir takım gol atıp diğeri kaçırdığında karşılaşma sona eriyor.

Seri penaltılara yalnızca uzatma süresinin sonunda sahada bulunan veya tedavi ya da ekipmanını düzeltmek amacıyla geçici olarak saha dışında olan oyuncular katılabiliyor. Oyundan alınan veya kırmızı kart gören futbolcular penaltı kullanamıyor. Penaltı kullanma hakkı bulunan bütün oyuncular atışlarını tamamlamasına rağmen eşitlik bozulmazsa ikinci tura geçiliyor ve takımlar penaltı sıralamasını değiştirebiliyor.

Hakem önce kura çekerek penaltıların kullanılacağı kaleyi belirliyor. Ardından yapılan ikinci kurayı kazanan takım penaltılara ilk olarak başlayıp başlamayacağını seçiyor.

The Athletic'e göre oyun kuralları, oyuncunun topa yaklaşırken yavaşlamasına veya duraksamasına izin veriyor. Ancak koşusunu tamamladıktan sonra kaleciyi aldatmak amacıyla şut çeker gibi yapması yasak. Bu durumda penaltı kaçmış sayılıyor ve oyuncu sarı kartla cezalandırılıyor.

Kalecinin, penaltı anında en az bir ayağının bir kısmını kale çizgisi üzerinde veya çizgi hizasında bulundurması gerekiyor. Kaleci çizgiyi erken terk edip penaltıyı kurtarırsa atış tekrarlanıyor.

Bu kural, 2026 Dünya Kupası'nda İngiltere-Hırvatistan maçında uygulandı. Kaleci Dominik Livakovic, Harry Kane'in penaltısını kurtardı ancak hakem, kalecinin çizgiyi erken terk etmesi ve bir savunma oyuncusunun ceza sahasına erken girmesi nedeniyle atışın tekrarlanmasına karar verdi. Kane, ikinci denemesinde golü kaydetti.

Kurallar ayrıca teknik direktörlere, ellerinde oyuncu değiştirme hakkı bulunması hâlinde uzatma süresi sona ermeden önce penaltıcı bir oyuncu ya da kaleciyi oyuna alma imkânı tanıyor. Hollanda'nın 2014 Dünya Kupası çeyrek finalinde Kosta Rika karşısında Tim Krul'u seri penaltılar öncesinde oyuna alması bunun en bilinen örneklerinden biri oldu. Krul iki penaltıyı kurtararak takımını yarı finale taşıdı.

Seri penaltılar teknik beceri kadar psikolojik dayanıklılığı da ölçüyor. Tek bir hata ya da tek bir kurtarış, bir futbolcuyu ulusal kahramana dönüştürebileceği gibi, ömür boyu unutamayacağı bir hayal kırıklığına da neden olabiliyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, 1994 Dünya Kupası finalinde penaltıyı kaçıran Roberto Baggio olurken, Gonzalo Montiel ise 2022 Dünya Kupası finalindeki son penaltıyı gole çevirerek Arjantin'e şampiyonluğu getiren isim olmuştu.