Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecekhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3731236/serbest-kalan-y%C4%B1ld%C4%B1z-futbolcular-avrupadaki-transfer-d%C3%B6nemini-hareketlendirecek
Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek
Fotoğraf: AA
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle son iki yılda büyük bir daralma yaşayan dünya futbolu, kulüplerin gelirlerinin yeniden artmaya başlamasıyla eski günlerine dönmeye çalışıyor.
Hem dünya çapında bir futbolcuyu kadrosuna katmak hem bütçesini korumak isteyen kulüpler için yaz transfer dönemi oldukça hareketli geçecek.
Pogba, Manchester United ile yine yol ayırımında
Altyapısından yetiştiği Manchester United'dan 2012'de bonservissiz Juventus'a giden ama 4 yıl sonra 105 milyon avroluk dünya rekoru transfer ücretiyle Manchester ekibine dönen Gine asıllı Fransız futbolcu Paul Pogba, bir kez daha yol ayrımında bulunuyor.
Manchester United ile 6 sezonda tüm kulvarlarda 226 maça çıkan ve 39 gol atan Pogba, birer kez UEFA Avrupa Ligi ve İngiltere Lig Kupası şampiyonlukları yaşadı.
İngiliz ekibini 2016-2018'de çalıştırına Jose Mourinho ile anlaşamayan, Juventus'taki performansının çok gerisinde kaldığı gerekçesiyle de taraftarlarla yıldızı barışmayan 29 yaşındaki futbolcuyla eski kulübü Juventus'un yanı sıra Real Madrid, Paris Saint Germain ve Manchester City ilgileniyor.
Lingard, 20 yıl sonra Manchester'a veda ediyor
Manchester United'da yol ayrımında olan bir başka futbolcu Jesse Lingard olacak.
Lingard, altyapısından yetiştiği Manchester United kariyerinde 5 kez farklı kulüplere kiralık olarak giderken, 20 yıl sonra takımdan ayrılma aşamasına geldi.
Manchester United'ın geçen sezon kadroda tutma kararına karşın ligde 16 kez forma şansı bulan Lingard ile İngiltere'den Tottenham, West Ham United ve Newcastle United, İtalya'dan ise Milan ve oyuncunun eski teknik direktörü Jose Mourinho'nun çalıştırdığı Roma ilgileniyor.
Manchester United ile profesyonel sözleşme imzaladıktan sonra 232 maça çıkan 29 yaşındaki oyuncu, birer kez UEFA Avrupa Ligi, Federasyon Kupası ve lig kupası şampiyonluğu kazandı.
Barcelona, Dembele'yi takımda tutmaya çalışacak
2017 yılında Borussia Dortmund'dan bonuslarla 140 milyon avro ödeyerek Fransız forvet Ousmane Dembele'yi kadrosuna katan Barcelona, 5 yıllık sözleşmesi sona eren 25 yaşındaki futbolcuyu takımda tutmak için çaba harcıyor.
Katalan ekibinde ikisi lig olmak üzere 5 kupa kazanan Dembele, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle sekteye uğrayan Barcelona kariyerinde tüm kulvarlarda 150 maça çıktı ve 32 kez rakip fileleri havalandırdı.
Barcelona Kulübü Başkanı Joan Laporta, Chelsea ve Paris Saint Germain'in yakından ilgilendiği Dembele için yaptığı açıklamada, "Burada kalmak istese de bizden daha iyi ve onu daha fazla cezbedecek seçenekler sunulduğunu düşünüyor." demişti.
Isco için Madrid'den ayrılık vakti
Real Madrid formasıyla UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 4, LaLiga'da 3 kez şampiyonluk turu atan 30 yaşındaki İspanyol futbolcu Isco, Bernabeu'ya veda etmeye hazırlanıyor.
2013'te geldiği Madrid ekibinde Carlo Ancelotti'nin geçen sezon sadece 3 maçta ilk 11'de sahaya sürdüğü Isco, İspanya Milli Takımı'ndaki yerini de kaybetti.
Avrupa'dan Sevilla, Arsenal ve Tottenham'ın listesinde yer alan Isco ile Galatasaray'ın da ilgilendiği basında yer alıyor.
Cavani, Manchester'dan kupasız ayrılacak
Teknik direktörlüğe Hollandalı Erik ten Hag'ı getiren Mancnhester United'dan ayrılmaya hazırlanan bir diğer futbolcu da Uruguaylı yıldız Edinson Cavani olacak.
İki yıl önce Paris Saint Germain'den bonservissiz Manchester United'a gelen 35 yaşındaki Cavani, UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıktıkları ilk sezonunda 17 gol atsa da geçen sezon hem Cristiano Ronaldo'nun gelmesi hem yaşadığı sakatlıklarla beklentilerin uzağında kaldı.
Cavani ile ilgilenen kulüpler arasında Real Madrid, Arsenal, Atletico Madrid ve Juventus da yer alıyor.
Serbest kalan Güney Amerikalı yıldızlar
Arjantinli yıldız futbolcular Paulo Dybala (Juventus) ve Angel di Maria (PSG) ile Uruguaylı Luis Suarez (Atletico Madrid) yeni sezonda sporseverlerin karşısına farklı formalarla çıkacak.
Juventus formasıyla 7 sezonda Serie A'da 5 şampiyonluk yaşayan 28 yaşındaki Dybala'nın yine İtalya'da kalması bekleniyor. Basına yansıyan haberlerde Dybala'nın Inter'le anlaştığı iddia ediliyor.
Dybala'nın vatandaşı 34 yaşındaki Angel di Maria, 7 yıllık PSG kariyerini 14 kupayla kapadı. Juventus ve Barcelona'nın radarındaki Di Maria, Paris ekibinde 295 maçta 92 gol attı.
Barcelona'dan olaylı bir şekilde ayrılan 35 yaşındaki Luis Suarez de 83 maçta 34 gol attığı Atletico Madrid formasına veda etti. Suarez'in Aston Villa, Sevilla ve Inter Miami takımlarından birine gidebileceği basında iddia ediliyor.
Sözleşmeleri yarın sona eriyor
Chelsea'nin Danimarkalı savunma oyuncusu Andreas Christensen, bir dönem Galatasaray'da da forma giyen Belçikalı Jason Denayer ve Fildişi Sahilli Michael Seri, geçen sezon Beşiktaş'ta oynayan Cyle Larin'in de aralarında yer aldığı 30 yaş ve altında serbest kalacak bazı futbolcular şöyle:
Andre Onana
Andreas Christensen
Jason Denayer
James Tarkowski
Mbemba
Alessio Romagnoli
Franck Kessie
Christian Eriksen
Corentin Tolisso
Xeka
Florian Grillitsch
Jean Michael Seri
Andrea Belotti
Divock Origi
Cyle Larin
David Brooks
Adnan Januzaj
Federico Bernardeschi
Cristian Pavon
Bale, Rudiger ve Insigne'nin yeni adresi belli oldu
Bonservisi elinde olan futbolculardan Gareth Bale, Antonio Rudiger, Lorenzo Insigne, Ivan Perisic, Giorgio Chiellini ve Niklas Süle, gelecek sezon forma giyecekleri yeni takımlarıyla sözleşme imzaladı.
İngiliz ekibi Tottenham'da ortaya koyduğu performansın ardından 2013 yılında 100 milyon Avro gibi rekor bir ücretle Real Madrid'e transfer olan Galli futbolcu Bale, inişli çıkışlı grafiğinin ardından İspanya'dan ayrıldı.
Madrid kariyerinde 5 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu gören 32 yaşındaki Bale, Amerikan 1. Futbol Ligi (MLS) ekiplerinden Los Angeles ile anlaştı. ABD temsilcisi, Juventus'tan ayrılan ve bonservisi elinde bulunan İtalyan savunma oyuncusu Giorgio Chiellini'yi de kadrosuna katmıştı.
Dünyanın en iyi stoperlerinden biri olarak kabul edilen 29 yaşındaki Alman Antonio Rudiger, futbol dışı nedenlerle bu sezon çalkantılı günler geçiren Chelsea'den ayrılma kararı aldı. Geçen sezon Bayern Münih'ten David Alaba'yı bonservissiz alan Real Madrid, bu yıl da Rudiger'i renklerine bağlayarak ustaca bir hamleye daha imza attı.
Napoli formasıyla 400'den fazla maça çıkan ve adını kulüp tarihine altın harflerle yazdıran Lorenzo Insigne de ABD'nin yolunu tutanlardan oldu. 31 yaşındaki futbolcu, MLS ekiplerinden Toronto ile anlaştı.
Inter'den ayrılan 33 yaşındaki Perisic, bir dönem birlikte çalıştıkları İtalyan teknik adam Antonio Conte'nin takımı Tottenham'a, 26 yaşındaki Alman stoper Süle eski takımı Borussia Dortmund'a transfer olurken, Manchester City'e veda eden Brezilyalı futbolcu Fernandinho da kariyerine başladığı Atletico Paranaense'ye döndü.
İngiltere'de 10 Haziran'da başlayan yaz transfer döneminin tarihi, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa'da 1 Temmuz olarak belirlendi. Kulüpler, transfer çalışmalarını 1 Eylül'e kadar sürdürebilecek. Türk kulüpleri için yaz transfer döneminin tarihleri, 17 Haziran-8 Eylül olarak açıklanmıştı.
İspanya, 2026 Dünya Kupası finalinde Arjantin’i uzatma dakikalarının ardından 1-0 mağlup ederek şampiyon oldu. Büyük heyecana sahne olan finalde İspanya’ya tarihindeki ikinci dünya şampiyonluğunu getiren golü, 106. dakikada Ferran Torres kaydetti.
Karşılaşmanın tek golü, uzatmaların ikinci yarısının başında geldi. Pedro Porro’nun ceza sahasına gönderdiği ortaya Nico Williams kafayla içeri çevirdi. Topla buluşan Ferran Torres, sol ayağıyla yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı ağların üst köşesine göndererek İspanya’ya şampiyonluğu getiren golü attı.
Arjantin, karşılaşmanın son dakikalarında beraberlik golü için yüklendi. Lionel Messi, kısa kullanılan bir kornerin ardından yaptığı ortayla kaleyi tehdit etmeye yaklaştı ancak top kale üstünden auta çıktı. Ferran Torres’in kaleci Emiliano Martinez ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda attığı ikinci gol ise ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.
İspanya, uzatma bölümünün büyük bölümünde oyunun kontrolünü elinde tuttu. İspanyol ekip, 20 şut çekerken bunların 12’sinde kaleyi buldu. Arjantin ise beraberlik golünü bulamayınca karşılaşma İspanya’nın 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi ve La Roja, tarihinde ikinci kez dünya şampiyonu oldu.
2026 Dünya Kupası sonuçları 19 teknik direktörün koltuğunu nasıl salladı?https://turkish.aawsat.com/spor/5297850-2026-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1-sonu%C3%A7lar%C4%B1-19-teknik-direkt%C3%B6r%C3%BCn-koltu%C4%9Funu-nas%C4%B1l-sallad%C4%B1
2026 Dünya Kupası sonuçları 19 teknik direktörün koltuğunu nasıl salladı?
FIFA (AFP)
2026 Dünya Kupası finallerinde en büyük heyecan yalnızca sahalarda yaşanmadı. Federasyonların teknik direktörlük makamları da hesaplaşmaların yaşandığı ve önemli kararların alındığı bir arenaya dönüştü. Birçok deneyimli teknik direktör, takımlarının turnuvadaki başarısızlıklarının ardından koltuğunu kaybetti.
Büyük baskıların ve çarpıcı sürprizlerin damga vurduğu turnuvada, 19 teknik direktör, takımlarının ileri turlara çıkamaması veya grup aşaması ile Son 32 Turu'nda yaşanan hayal kırıklıkları nedeniyle milli takımlarının başından ayrılmak zorunda kaldı.
2026 Dünya Kupası topu (Reuters)
Bu rakamlar, futbol dünyasının karşı karşıya olduğu acı gerçeği gözler önüne seriyor. Dünya Kupası, galibiyet hedefinden uzaklaşan teknik direktörlere ikinci bir şans tanımıyor. Böylece yıllar boyunca inşa edilen iddialı teknik projelerin de sonu geliyor.
Son 16’ya kalamayan Kara Yıldızlar Portekizli Queiroz’nun görevine son verdi
Portekizli Carlos Queiroz, Dünya Kupası tarihinin en deneyimli teknik direktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Savunma hatlarını organize etme ve rakiplerin aşmakta zorlandığı dirençli takımlar kurma konusundaki başarısıyla tanınıyor.
Carlos Queiroz (Reuters)
Queiroz, Gana Milli Takımı'nı disiplinli savunma ve hızlı geçiş oyununa dayanan taktik anlayışla yönetti. Ancak macera, son 16 turunda sona erdi.
Gana'nın Kolombiya karşısında taktik açıdan zorlu ve çekişmeli bir maçın ardından aldığı mağlubiyet, deneyimli teknik direktörün bavulunu toplamasına ve Kara Yıldızlar’ın teknik direktörlüğünden ayrılmasına yol açtı.
Panzerler Julian Nagelsmann’ı gönderdi
Alman futbol ekolünün genç taktik zekâsı Julian Nagelsmann, Panzerler olarak bilinen milli takımın itibarını yeniden kazanma beklentisiyle turnuvaya başladı.
Nagelsmann, yüksek pres ve topsuz alanda hızlı hareketliliğe dayanan modern ve hücum ağırlıklı bir oyun anlayışı benimsedi. Ancak hedefleri, son 16 turunda suya düştü.
Nagelsmann (AP)
Almanya'nın uzatmalara giden ve Paraguay'ın savunma kilidini açmakta zorlandığı dramatik karşılaşmanın ardından penaltı atışları Nagelsmann'ın kaderini belirledi. Genç teknik direktör, elenmenin yarattığı büyük hayal kırıklığının ardından görevinden ayrıldığını açıkladı.
Fas yenilgisi sonrası Ronald Koeman istifa etti
Eski efsanevi savunma oyuncusu Ronald Koeman, gerçekçi futbol anlayışını geleneksel total futbolla birleştiren taktik yaklaşımıyla Hollanda Milli Takımı'nı yönetti. Ancak deneyimli teknik direktör, beklenmedik bir erken elenme yaşadı.
Ronald Koeman (Reuters)
Koeman, takımını grup aşamasından çıkarmayı başardı ancak Son 32 Turu'nda güçlü ve organize bir Fas ile karşılaştı.
Fiziksel ve taktik açıdan zorlu geçen ve beraberlikle sonuçlanan mücadelenin ardından penaltı atışlarında gülen taraf Fas oldu. Bu sonuç Koeman'ı istifaya itti. Hollandalı teknik direktör, Portakalları hedeflediği yarı finale taşıyamadığını kabul ederek görevinden ayrıldı.
Ekvador Teknik direktör Beccacece, Meksika’ya karşı elenmenin ardından görevinden ayrıldı
Arjantinli Sebastian Beccacece, genç ve tutkulu Latin Amerika futbol ekolünü temsil ediyor. Ekvador Milli Takımı'nın başına geçen teknik direktör, genç oyuncuların dinamizmine ve hızlı, cesur futbol anlayışına dayanan bir sistem kurmayı hedefledi.
Sebastian Beccacece (Reuters)
Umut verici başlangıca rağmen Beccacece'nin Dünya Kupası macerası Son 32 Turu'nda erken sona erdi.
Meksika karşısında alınan 2-0'lık mağlubiyetin ardından yaşanan net taktik başarısızlık, teknik ekibe manevra alanı bırakmadı. Beccacece, Tricolorun başındaki görevinden ayrıldı.
Sabri Lamouchi ve grup aşamasında gelen şok görevden alma
Eski Fransız milli futbolcu, Tunus kökenli Sabri Lamouchi, profesyonel oyuncular ile yerel futbolcuları bir araya getiren kadrosuyla Kartallar ile tarih yazma hedefiyle Dünya Kupası'na gitti.
Ancak macerası turnuvanın en kısa ve en acı hikâyelerinden birine dönüştü. Lamouchi, grup aşamasında yalnızca bir maç görev yapabildi.
Sabri Lamouchi Dünya Kupası sırasında (AP)
İsveç karşısında alınan 5-0'lık ağır yenilginin ardından Tunus Futbol Federasyonu'nun aldığı ani kararla görevden alındı. Karar, turnuvaya kötü başlangıcın yarattığı kamuoyu baskısının ve endişenin boyutunu ortaya koydu.
Hervé Renard ve imkânsız kurtarma görevinin başarısızlığı
Lamouchi'nin görevden alınmasının ardından Tunus Futbol Federasyonu, Afrika futbolundaki geniş deneyimine ve başarılı geçmişine güvenerek Afrika'nın Tilkisi lakaplı Fransız teknik direktör Hervé Renard'ı göreve getirdi.
Fransız Hervé Renard (AP)
Renard, grup aşamasında takımı toparlamak gibi son derece zorlu bir görevi üstlendi. Oyunculara mücadele ruhu aşılamaya çalışsa da zamanı yetersiz kaldı. Tunus, önce Japonya'ya, ardından Hollanda'ya mağlup oldu. Böylece Fransız teknik direktör, Tunus'un mucize umutlarının sona ermesinin ardından grup aşamasının sonunda görevinden ayrıldı.
Cemal Selami ve Nişancıların grup aşamasında acı vedası
Faslı teknik direktör Cemal Selami, geniş Arap kamuoyunun desteğini arkasına alan Ürdün Milli Takımı'nı ülke tarihindeki ilk Dünya Kupası deneyiminde yönetti. Selami, takımının son dönemde öne çıkan özellikleri olan sağlam savunma organizasyonu ve hızlı kontra ataklara dayalı bir oyun planına güvendi.
Cemal Selami (AFP)
Ancak Dünya Kupası'nın yüksek rekabet seviyesi, bireysel kalite farklarını ortaya çıkardı. Ürdün, 10. Grup'ta üst üste üç mağlubiyet alarak turnuvaya erken veda etti. Bunun ardından Sellami ile Ürdün Futbol Federasyonu arasındaki iş birliği karşılıklı anlaşmayla sona erdi.
Vladimir Petkovic ve Savaşçıların son 32 turunda eski hocaya karşı yaşadığı şok
Bosna-Hersek asıllı İsviçreli teknik direktör Vladimir Petkovic, Cezayir Milli Takımı'nın itibarını yeniden kazanma yönündeki büyük beklentilerle Dünya Kupası'na girdi. Petkovic, hızlı hücumlarla Avrupa tarzı disiplinli savunmayı birleştiren taktik bir yapı kurmayı hedefledi.
Vladimir Petkovic (Reuters)
Petkovic, Çöl Savaşçılarını grup aşamasından başarıyla çıkardı. Ancak teknik direktörün turnuvadaki serüveni son 32 Turu'nda dramatik bir şekilde sona erdi. Cezayir, Petkovic'in geçmişte yıllarca çalıştırdığı ve teknik kariyerinde önemli izler bıraktığı İsviçre ile karşı karşıya geldi.
Cezayir, savunmadaki bireysel hatalarının ağır bedelini ödeyerek 2-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti. Bunun ardından Cezayir Futbol Federasyonu Petkovic'i görevden alma kararı aldı. Kararın ardından sözleşmenin feshi için ödenecek tazminat konusunda karmaşık bir hukuki kriz yaşandı.
Miroslav Koubek ve Çek futbolunda grup aşamasında sona eren dönem
Miroslav Koubek, katı taktik disipline, uzun toplara ve fiziksel mücadeleye dayalı Çek futbolunun eski kuşağını temsil eden teknik direktörlerden biri olarak öne çıktı.
Miroslav Koubek (Reuters)
Koubek, takımın denge bulmakta zorlandığı Dünya Kupası finallerinde Çekya'nın başında görev yaptı. Hücumdaki etkisizlik ve bireysel çözümlerin yetersizliği, takımın grubunu son sırada tamamlamasına ve kritik mağlubiyetler yaşamasına neden oldu.
Çek Futbol Federasyonu, takımın grup aşamasını geçememesinin ardından Koubek'i görevden aldığını resmen açıkladı.
Hong Myung-bo ve Kore'de baskılar altında gelen istifa
Güney Kore futbolunun yaşayan efsanelerinden Hong Myung-bo, Avrupa deneyimini geleneksel Asya disipliniyle birleştirmeyi hedefleyen bir anlayışla Taegeuk savaşçılarının başına yeniden geçti.
Hong Myung-bo (AP)
Ancak Kore'nin beklentilerinin aksine takım, grup aşamasında hücumdaki etkisizlik ve kritik savunma hataları nedeniyle zor günler yaşadı.
İlk turda gelen elenmenin ardından kamuoyunda yükselen öfke ve medyadaki sert eleştiriler karşısında Myung-bo tüm sorumluluğu üstlendi ve istifasını sundu.
Steve Clarke ve İskoçya'nın ilk turdaki bitmeyen kabusu
Deneyimli teknik direktör Steve Clarke, yüksek mücadele gücü ve fiziksel kapasitesiyle öne çıkan, rakipleri organize savunmasıyla zorlayan dirençli bir İskoçya Milli Takımı oluşturmayı başardı.
Steve Clark (AFP)
Ancak tarihi başarısızlık döngüsünü kırma ve eleme turlarına kalma hedeflerine rağmen gerçekler farklı çıktı. İskoçya, grup aşamasında gerekli galibiyetleri alamadı ve turnuvaya erken veda etti.
Clarke, bu jenerasyonla geçirdiği dönemin sona erdiğine inanarak görevinden ayrıldığını açıkladı.
Marcelo Bielsa ve Uruguay'ın intihar taktiğinin sonu
Çılgın lakabıyla tanınan Marcelo Bielsa, çılgınca pres ve fiziksel sonuçları gözetmeksizin sürekli hücuma dayanan efsanevi futbol felsefesinden vazgeçmeden turnuvaya girdi.
Bielsa, Uruguay Milli Takımı'na heyecan verici maçlarda liderlik etti. Ancak bu intihar olarak nitelenen oyun anlayışı oyuncuların fiziksel enerjisini tüketti. Takım, grup aşamasında kötü sonuçların içine sürüklendi.
Marcelo Bielsa (Reuters)
Bu futbol ekolünün taraftarları açısından şaşırtıcı ve sarsıcı bir gelişmeyle Bielsa, Uruguay'ın Son 32 Turu'na kalamamasının ardından teknik direktörlük görevinden ayrıldığını açıkladı.
Roberto Martinez ve Portekiz'in son 16 turundaki büyük şoku
İspanyol teknik direktör Roberto Martinez, turnuvanın en zengin ve en dengeli kadrolarından birine sahip Portekiz Milli Takımı ile şampiyonluk hedefliyordu. Martinez, rakip savunmalarda boşluk yaratmak için uzun süreli topa sahip olma ve sürekli oyuncu rotasyonuna dayalı bir sistem uygulamaya çalıştı.
Roberto Martinez (AP)
Martinez'in takımı son 16 turuna kadar başarılı bir şekilde ilerledi. Ancak burada ezeli rakip İspanya ile nefesleri kesen bir İberya derbisine çıktı.
İspanya'nın yüksek temposuna karşılık vermekte zorlanan Portekiz, taktik açıdan geride kaldı ve mağlup oldu. Martinez, bu altın jenerasyonu dünya şampiyonluğuna taşıyamadığı gerekçesiyle görevinden istifa etti.
Zlatko Dalic ve Hırvatistan'ın altın jenerasyonunun sonu
Deneyimli teknik direktör Zlatko Dalic, Hırvatistan Milli Takımı ile yaklaşık on yıl süren ve dünya ikinciliği ile son Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülük gibi tarihi başarılara sahne olan efsanevi kariyerinin son satırını yazdı.
Zlatko Dalic (Reuters)
Dalic, Portekiz karşısında taktik açıdan nefes kesen bir mücadelenin ardından görevinden istifa etti. Luka Modric ve arkadaşları rakibin yüksek fiziksel temposuna ayak uyduramadı.
Bunun üzerine Dalic, yeni bir Hırvat neslinin inşasına alan açmak amacıyla milli takımın teknik direktörlüğünden ayrılmayı tercih etti.
Javier Aguirre ve ev sahibi Meksika'nın son 16 turunda yaşadığı acı elenme
Turnuvanın üç ev sahibinden biri olan Meksika, deneyimli teknik direktör Javier Aguirre'nin görevden ayrılmasıyla sonuçlanan büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
Tricolorun kendi sahasında sahip olduğu büyük taraftar desteği ve yüksek beklentilere rağmen Aguirre'nin hedefleri, son 16 turunda İngiltere karşısında alınan 3-2'lik dramatik mağlubiyetle sona erdi.
Javier Aguirre (EPA)
Bu elenmenin ardından Aguirre ile Meksika Futbol Federasyonu arasındaki sözleşme karşılıklı anlaşmayla feshedildi. Teknik direktörlük görevini gelecekte yardımcısı Rafa Marquez'in üstlenmesinin önü açıldı.
Pape Thiaw ve Senegal'in son dakikaların acımasızlığına kurban gidişi
Senegalli teknik direktör Pape Thiaw, Teranga Aslanları’nın teknik direktörlük koltuğuna mal olan, Dünya Kupası'nın en ağır taktik sonlarından birini yaşadı.
Pape Thiaw (Reuters)
Son 16 turunda orta seviyede bir performans sergileyen Senegal, Belçika karşısında çeyrek finale yükselmenin eşiğine geldi. Senegal, karşılaşmanın son bölümüne 2-0 önde girdi.
Ancak son dakikalarda yaşanan ani savunma çöküşü ve uzatma dakikalarında gelen kritik goller, maçı Belçika lehine çevirdi. Şokun etkisiyle Senegal Futbol Federasyonu, Thiaw'ı derhal görevden aldı.
Hugo Broos ve Bafana Bafana macerasının ardından milli takım kariyerine veda
Güney Afrika Milli Takımı'nda, Belçikalı deneyimli teknik direktör Hugo Broos'un liderliğinde yeni bir taktik dönem yaşandı. Broos, güçlü bir yerli oyuncu jenerasyonuna dayanarak Bafana Bafana’yı uzun bir aranın ardından Dünya Kupası'na taşıdı.
Hugo Broos (EPA)
Takım grup aşamasını geçmeyi ve güçlü rakiplerle mücadele etmeyi başardı. Ancak yolculuk Son 32 Turu'nda Kanada karşısında gelen son dakika golüyle sona erdi.
Bu elenmenin ardından Broos, futbol dünyasını şaşırtan bir karar alarak teknik direktörlük kariyerini tamamen noktalayacağını açıkladı. Deneyimli çalıştırıcı, bundan böyle 24 saat boyunca futbolun içinde olmak istemediğini belirterek uzun kariyerini sonlandırdı.
Sebastian Migne ve Haiti'nin tarihi Dünya Kupası hayalinin grup aşamasında yıkılması
Fransız teknik direktör Sebastian Migne, Haiti Milli Takımı'nı uzun yıllar sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine taşıyarak tarihi bir başarıya imza attı. Migne, oyuncularının yüksek enerjisine ve fiziksel mücadele gücüne güveniyordu.
Sebastien Minnet (Reuters)
Ancak Kızıl Yaban Keçileri’nin katılımını çevreleyen büyük kutlama havasına rağmen saha gerçekleri ağır bastı. Haiti, grup aşamasında İskoçya, Brezilya ve Fas karşısında üst üste üç mağlubiyet aldı.
İlk turdaki erken elenmenin ardından Haiti Futbol Federasyonu, Migne ile yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdı. Böylece iki yıl süren iddialı teknik proje de sona erdi.
Yarı finalin güvenli bölgesi: Federasyonların güveni, Deschamps ve Tuchel'e yönelik taraftar öfkesinin önüne geçti
2026 Dünya Kupası'nda yarı finale yükselmek, Alman teknik direktör Thomas Tuchel ile Fransız teknik direktör Didier Deschamps'ı eleştirilerden tamamen korumaya yetmedi.
Londra ve Paris'te çok sayıda taraftar ve medya kuruluşu, takımların dünya şampiyonluğuna ulaşamamasının ardından iki teknik direktörün derhal görevden alınmasını talep etti.
Thomas Tuchel (AFP)
Ancak İngiltere Futbol Federasyonu'nda yaşananlar, kamuoyunun beklentilerinden tamamen farklı bir tablo ortaya koydu. Turnuvada yaşanan toplu görevden almaların aksine, teknik direktör koltuğunun güvenli olduğu görüldü ve Thomas Tuchel'in 2028 yılına kadar görevde kalması kararlaştırıldı.
Deschamps (AFP)
Fransa'da ise Futbol Federasyonu, teknik direktör Didier Deschamps'ın görevinden ayrılacağını açıkladı. Fransız basınından L'Équipe’e göre, Zinedine Zidane'ın eylül ayından itibaren Horozların başına geçmesi bekleniyor.
Messi bayrağı Yamal'a mı devredecek?https://turkish.aawsat.com/spor/5297711-messi-bayra%C4%9F%C4%B1-yamala-m%C4%B1-devredecek
Messi, 20 yılı aşkın süredir devam eden olağanüstü kariyerine yeni sayfalar eklemeyi sürdürüyor (AFP)
2026 Dünya Kupası finalinin Arjantin ile İspanya arasında oynanacak olması, yalnızca dünya şampiyonunu belirleyecek bir karşılaşmadan çok daha fazlasını ifade edebilir. Final, kariyerlerinin farklı aşamalarındaki futbol dünyasının en önemli iki yıldızını karşı karşıya getirecek: 20 yılı aşkın süredir olağanüstü kariyerine yeni sayfalar eklemeyi sürdüren Lionel Messi ile henüz yolun başında olmasına rağmen dünya futbolunun en heyecan verici isimlerinden biri haline gelen Lamine Yamal.
39 yaşındaki Messi, kariyerindeki zengin kupa koleksiyonuna yeni bir dünya şampiyonluğu eklemek için finale çıkarken, 19 yaşındaki Yamal ise teknik direktör Luis de la Fuente'nin kadrosunun temel parçalarından biri olarak ilk Dünya Kupası finalini oynayacak.
Turnuvanın mevcut aşaması, Barcelona forması giyen oyuncunun bireysel açıdan en parlak performansını sergilediği dönem olmasa da İspanya bundan etkilenmedi. İspanyol millî takımı, kolektif oyun sistemi sayesinde finale kadar ilerlerken Yamal da hareketliliği, çalımları, birden fazla savunmacıyı üzerine çekme ve takım arkadaşları için alan yaratma becerisiyle önemli bir rol oynadı. Genç oyuncunun katkıları, yüksek gol ve asist rakamlarına tam olarak yansımasa da sahadaki etkisi dikkat çekti.
Yamal, turnuva sırasında yaptığı açıklamada, "Dünya Kupası'nı kazanırsak, kaç gol attığımı kimse hatırlamayacak. Önemli olan kazanmak" ifadelerini kullanarak bireysel başarılardan çok takım olarak elde edilecek başarıya odaklandığını ortaya koydu.
İki oyuncu arasındaki karşılaştırmalar da gündemden düşmüyor. Özellikle yaklaşık 20 yıl önce, hayır amaçlı bir fotoğraf çekimi sırasında Messi'nin bebek yaştaki Lamine Yamal'ı kucağına aldığı fotoğrafın ortaya çıkmasından bu yana bu karşılaştırmalar daha da güçlendi. Kaderin iki oyuncuyu Dünya Kupası finalinde yeniden bir araya getirmesi de bu hikâyeyi daha sembolik hale getirdi. Yamal'ın, Messi'nin Barcelona'da efsanesinin önemli bir bölümünü yazdığı 10 numaralı formayı giymesi de söz konusu benzetmeleri artırdı.
Ancak İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye göre İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente, genç oyuncusunun Arjantinli yıldızla doğrudan kıyaslanmasına karşı çıkıyor. De la Fuente, "Yapılabilecek en büyük hata, Lamine'i Messi veya Maradona ile karşılaştırmaktır. O, gelişim sürecini yaşıyor ve kendi yolunu çizmesine izin vermeliyiz" dedi.
Buna karşılık birçok kişi, karşılaşmayı iki neslin sembolik buluşması olarak değerlendiriyor. Bir tarafta, ilerleyen yaşına rağmen en üst seviyedeki varlığını koruyan ve hâlâ Arjantin'e liderlik eden Messi bulunurken, diğer tarafta Yamal'ın öncülük ettiği genç yıldızlarla yeni bir futbol neslinin hatları belirginleşiyor.
New York'taki final, önümüzdeki yıllarda dünya futboluna kimin liderlik edeceği sorusuna yanıt vermek için tek başına yeterli olmayabilir. Zira böylesi bir konum tek bir maçla belirlenemez. Ancak şu kesin ki bu karşılaşma, bir döneme damgasını vurmuş bir oyuncuyla, yeteneği ve potansiyeli sayesinde yeni bir döneme liderlik etmeye aday gösterilen başka bir oyuncuyu karşı karşıya getirecek.
Futboldaki liderliğin el değiştirdiğinden söz etmek için henüz erken olabilir. Ancak pazar günü oynanacak final, ilk kez bir döneme damgasını vuran bir efsane ile yeni bir döneme öncülük etmesi beklenen genç bir yeteneği aynı sahada buluşturacak.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة