Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Serbest kalan yıldız futbolcular, Avrupa'daki transfer dönemini hareketlendirecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle son iki yılda büyük bir daralma yaşayan dünya futbolu, kulüplerin gelirlerinin yeniden artmaya başlamasıyla eski günlerine dönmeye çalışıyor.
Hem dünya çapında bir futbolcuyu kadrosuna katmak hem bütçesini korumak isteyen kulüpler için yaz transfer dönemi oldukça hareketli geçecek.

Pogba, Manchester United ile yine yol ayırımında
Altyapısından yetiştiği Manchester United'dan 2012'de bonservissiz Juventus'a giden ama 4 yıl sonra 105 milyon avroluk dünya rekoru transfer ücretiyle Manchester ekibine dönen Gine asıllı Fransız futbolcu Paul Pogba, bir kez daha yol ayrımında bulunuyor.
Manchester United ile 6 sezonda tüm kulvarlarda 226 maça çıkan ve 39 gol atan Pogba, birer kez UEFA Avrupa Ligi ve İngiltere Lig Kupası şampiyonlukları yaşadı.
İngiliz ekibini 2016-2018'de çalıştırına Jose Mourinho ile anlaşamayan, Juventus'taki performansının çok gerisinde kaldığı gerekçesiyle de taraftarlarla yıldızı barışmayan 29 yaşındaki futbolcuyla eski kulübü Juventus'un yanı sıra Real Madrid, Paris Saint Germain ve Manchester City ilgileniyor.

Lingard, 20 yıl sonra Manchester'a veda ediyor
Manchester United'da yol ayrımında olan bir başka futbolcu Jesse Lingard olacak.
Lingard, altyapısından yetiştiği Manchester United kariyerinde 5 kez farklı kulüplere kiralık olarak giderken, 20 yıl sonra takımdan ayrılma aşamasına geldi.
Manchester United'ın geçen sezon kadroda tutma kararına karşın ligde 16 kez forma şansı bulan Lingard ile İngiltere'den Tottenham, West Ham United ve Newcastle United, İtalya'dan ise Milan ve oyuncunun eski teknik direktörü Jose Mourinho'nun çalıştırdığı Roma ilgileniyor.
Manchester United ile profesyonel sözleşme imzaladıktan sonra 232 maça çıkan 29 yaşındaki oyuncu, birer kez UEFA Avrupa Ligi, Federasyon Kupası ve lig kupası şampiyonluğu kazandı.

Barcelona, Dembele'yi takımda tutmaya çalışacak
2017 yılında Borussia Dortmund'dan bonuslarla 140 milyon avro ödeyerek Fransız forvet Ousmane Dembele'yi kadrosuna katan Barcelona, 5 yıllık sözleşmesi sona eren 25 yaşındaki futbolcuyu takımda tutmak için çaba harcıyor.
Katalan ekibinde ikisi lig olmak üzere 5 kupa kazanan Dembele, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle sekteye uğrayan Barcelona kariyerinde tüm kulvarlarda 150 maça çıktı ve 32 kez rakip fileleri havalandırdı.
Barcelona Kulübü Başkanı Joan Laporta, Chelsea ve Paris Saint Germain'in yakından ilgilendiği Dembele için yaptığı açıklamada, "Burada kalmak istese de bizden daha iyi ve onu daha fazla cezbedecek seçenekler sunulduğunu düşünüyor." demişti.

Isco için Madrid'den ayrılık vakti
Real Madrid formasıyla UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 4, LaLiga'da 3 kez şampiyonluk turu atan 30 yaşındaki İspanyol futbolcu Isco, Bernabeu'ya veda etmeye hazırlanıyor.
2013'te geldiği Madrid ekibinde Carlo Ancelotti'nin geçen sezon sadece 3 maçta ilk 11'de sahaya sürdüğü Isco, İspanya Milli Takımı'ndaki yerini de kaybetti.
Avrupa'dan Sevilla, Arsenal ve Tottenham'ın listesinde yer alan Isco ile Galatasaray'ın da ilgilendiği basında yer alıyor.

Cavani, Manchester'dan kupasız ayrılacak
Teknik direktörlüğe Hollandalı Erik ten Hag'ı getiren Mancnhester United'dan ayrılmaya hazırlanan bir diğer futbolcu da Uruguaylı yıldız Edinson Cavani olacak.
İki yıl önce Paris Saint Germain'den bonservissiz Manchester United'a gelen 35 yaşındaki Cavani, UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıktıkları ilk sezonunda 17 gol atsa da geçen sezon hem Cristiano Ronaldo'nun gelmesi hem yaşadığı sakatlıklarla beklentilerin uzağında kaldı.
Cavani ile ilgilenen kulüpler arasında Real Madrid, Arsenal, Atletico Madrid ve Juventus da yer alıyor.

Serbest kalan Güney Amerikalı yıldızlar
Arjantinli yıldız futbolcular Paulo Dybala (Juventus) ve Angel di Maria (PSG) ile Uruguaylı Luis Suarez (Atletico Madrid) yeni sezonda sporseverlerin karşısına farklı formalarla çıkacak.
Juventus formasıyla 7 sezonda Serie A'da 5 şampiyonluk yaşayan 28 yaşındaki Dybala'nın yine İtalya'da kalması bekleniyor. Basına yansıyan haberlerde Dybala'nın Inter'le anlaştığı iddia ediliyor.
Dybala'nın vatandaşı 34 yaşındaki Angel di Maria, 7 yıllık PSG kariyerini 14 kupayla kapadı. Juventus ve Barcelona'nın radarındaki Di Maria, Paris ekibinde 295 maçta 92 gol attı.
Barcelona'dan olaylı bir şekilde ayrılan 35 yaşındaki Luis Suarez de 83 maçta 34 gol attığı Atletico Madrid formasına veda etti. Suarez'in Aston Villa, Sevilla ve Inter Miami takımlarından birine gidebileceği basında iddia ediliyor.

Sözleşmeleri yarın sona eriyor
Chelsea'nin Danimarkalı savunma oyuncusu Andreas Christensen, bir dönem Galatasaray'da da forma giyen Belçikalı Jason Denayer ve Fildişi Sahilli Michael Seri, geçen sezon Beşiktaş'ta oynayan Cyle Larin'in de aralarında yer aldığı 30 yaş ve altında serbest kalacak bazı futbolcular şöyle:
Andre Onana
Andreas Christensen
Jason Denayer
James Tarkowski
Mbemba
Alessio Romagnoli
Franck Kessie
Christian Eriksen
Corentin Tolisso
Xeka
Florian Grillitsch
Jean Michael Seri
Andrea Belotti
Divock Origi
Cyle Larin
David Brooks
Adnan Januzaj
Federico Bernardeschi
Cristian Pavon

Bale, Rudiger ve Insigne'nin yeni adresi belli oldu
Bonservisi elinde olan futbolculardan Gareth Bale, Antonio Rudiger, Lorenzo Insigne, Ivan Perisic, Giorgio Chiellini ve Niklas Süle, gelecek sezon forma giyecekleri yeni takımlarıyla sözleşme imzaladı.
İngiliz ekibi Tottenham'da ortaya koyduğu performansın ardından 2013 yılında 100 milyon Avro gibi rekor bir ücretle Real Madrid'e transfer olan Galli futbolcu Bale, inişli çıkışlı grafiğinin ardından İspanya'dan ayrıldı.
Madrid kariyerinde 5 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu gören 32 yaşındaki Bale, Amerikan 1. Futbol Ligi (MLS) ekiplerinden Los Angeles ile anlaştı. ABD temsilcisi, Juventus'tan ayrılan ve bonservisi elinde bulunan İtalyan savunma oyuncusu Giorgio Chiellini'yi de kadrosuna katmıştı.
Dünyanın en iyi stoperlerinden biri olarak kabul edilen 29 yaşındaki Alman Antonio Rudiger, futbol dışı nedenlerle bu sezon çalkantılı günler geçiren Chelsea'den ayrılma kararı aldı. Geçen sezon Bayern Münih'ten David Alaba'yı bonservissiz alan Real Madrid, bu yıl da Rudiger'i renklerine bağlayarak ustaca bir hamleye daha imza attı.
Napoli formasıyla 400'den fazla maça çıkan ve adını kulüp tarihine altın harflerle yazdıran Lorenzo Insigne de ABD'nin yolunu tutanlardan oldu. 31 yaşındaki futbolcu, MLS ekiplerinden Toronto ile anlaştı.
Inter'den ayrılan 33 yaşındaki Perisic, bir dönem birlikte çalıştıkları İtalyan teknik adam Antonio Conte'nin takımı Tottenham'a, 26 yaşındaki Alman stoper Süle eski takımı Borussia Dortmund'a transfer olurken, Manchester City'e veda eden Brezilyalı futbolcu Fernandinho da kariyerine başladığı Atletico Paranaense'ye döndü.
İngiltere'de 10 Haziran'da başlayan yaz transfer döneminin tarihi, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa'da 1 Temmuz olarak belirlendi. Kulüpler, transfer çalışmalarını 1 Eylül'e kadar sürdürebilecek. Türk kulüpleri için yaz transfer döneminin tarihleri, 17 Haziran-8 Eylül olarak açıklanmıştı.



Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?

Görsel: Sara Padovan
Görsel: Sara Padovan
TT

Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?

Görsel: Sara Padovan
Görsel: Sara Padovan

Muhammed Mansur

2026 Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika'da 48 milli takımı ve milyonlarca taraftarı bir araya getiren devasa bir spor organizasyonundan ibaret değil. Halk sağlığı perspektifinden bakıldığında bu büyük sor organizasyonu, son yılların en büyük ‘küresel insan teması’ sınavlarından birini temsil ediyor. Taraftarlar farklı kıtalardan geliyor, uçuşlar birbirini kovalıyor, havalimanları dolup taşıyor, oteller ve barlar tıka basa, toplu taşıma araçları ise haftalardır olağanüstü bir yük altında çalışıyor.

Bu tablo, Dünya Kupası'nın büyük bir salgını mutlaka tetikleyeceği anlamına gelmiyor. Tarih bize büyük spor organizasyonlarının tek başına geniş çaplı salgın felaketlerine yol açmadığını, özellikle güçlü sağlık altyapısına sahip ülkelerde bunun oldukça nadir görüldüğünü söylüyor. Fakat bu tür organizasyonlar belirli hastalıkların yayılması için ideal bir ortam yaratıyor. Kalabalıkta kolayca bulaşan solunum yolu hastalıkları, kızamık gibi son derece bulaşıcı enfeksiyonlar, norovirüs gibi bağırsak enfeksiyonları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sivrisineklerle taşınan salgınlar yeni bölgelerde kendine yer bulabilir.

Organizasyon riski yoktan var etmiyor ama var olanı büyütüyor. Bir ülkede kızamık yayılıyorsa, güney yarım kürede grip mevsimi aktifse ya da Latin Amerika'da dang humması yüksek seyrediyorsa, Dünya Kupası tüm bunları birbirine bağlayan hızlı bir insan taşıma ağına dönüşüyor. Bu yüzden halk sağlığı uzmanları ‘organizasyona hastalık gelir mi?’ diye sormuyorlar, daha ziyade ‘hangi hastalıklar gelecek?’ ve ‘hastalıklar yayılmak için uygun koşulları bulacak mı?’ diye soruyorlar.

Kamuoyunu korkutan tehlike: Ebola

Kamuoyunu genellikle en çok endişelendiren hastalıklar, başında Ebola'nın geldiği ürkütücü bir şöhrete sahip olanlar. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da nadir görülen ve tıp tarihinin en büyük ve en tehlikeli ‘Bundibugyo’ suşu kaynaklı Ebola salgını göz önünde bulundurulduğunda, enfekte kişinin kalabalık bir stadyuma ulaştığı dramatik senaryoyu hayal etmek kolaylaşıyor. Ancak epidemiyolojik analiz korku üzerine değil, hastalığın bulaşma yolu ve gerçekçi olasılıkları üzerine kuruluyor.

grtbgrtbh
Fotoğrafta Kızıl Haç çalışanları, koruyucu ekipmanlar ve Ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybeden bir erkeğin tabutuyla birlikte görülüyor. Bu arada yardım kuruluşları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki virüs salgınına karşı mücadele çabalarını yoğunlaştırdı (Reuters)

Ebola virüsü grip ya da kızamık gibi bulaşmıyor. Enfekte bir kişinin tribünlerde başkasının yanında oturması bulaşma için yeterli değil; virüsün bulaşması kan, kusma, tükürük veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas gerektiriyor. Risk en çok korumasız sağlık bakımı sırasında veya salgın bölgelerinde cenazelerle temas halinde yüksek seyrediyor. Üstelik hasta kişi genellikle belirtiler ortaya çıkmadan önce bulaştırıcı olmuyor.

Bu yüzden ithal bir vakanın ulaşması teorik olarak mümkün olmakla birlikte stadyum tribünleri için en olası senaryo değil. Böyle bir durum yaşansa bile asıl zorluk binlerce taraftar arasında geniş çaplı havayoluyla bulaşmayı önlemek değil; şüpheyi hızla tespit etmek, karantinaya almak ve temaslıları takip etmek olacak. Dolayısıyla sağlık yetkilileri, Ebola virüsünü ‘düşük olasılıklı, yüksek etkili’ kategorisine koyuyor.

Dünya Kupası'nda kızamık bulaşma tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor.

Ebola haberleri manşetlere taşınırken pek çok sağlık uzmanını gerçek anlamda endişelendiren asıl hastalık ise kızamık. İnsanlar arasında en kolay yayılan hastalıklardan biri olan kızamık için bir havalimanında, barda, kalabalık alanda ya da kısmen kapalı bir tribünde tek bir bulaşıcı kişinin bulunması, aşısız çok sayıda kişiyi tehlikeyle yüz yüze getirmeye yetiyor.

Turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika'nın kızamık vakalarında artış yaşadığı ve bazı topluluklarda aşılama oranlarının düştüğü ya da dengesizleştiği bir döneme denk gelmesi, durumu daha da hassas kılıyor. Kızamık, diğer bazı hastalıkların aksine uzun süreli yakın temas gerektirmiyor. Virüs, hasta kişinin ortamı terk etmesinin ardından bile havada asılı kalabiliyor. Bu da hızlı hareketliliğin yaşandığı kalabalık mekânları virüsün yayılması için ideal ortamlara dönüştürüyor.

Dünya Kupası'nda kızamığın tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor. Kimisi ailesini ziyarete gidiyor, kimisi turistik gezisini sürdürüyor, kimisi belirtiler belirginleşmeden önce başka bir uçağa biniyor. Bu noktada epidemiyolojik takip son derece karmaşık bir hal alıyor.

Dolayısıyla kızamık, bireylerin bağışıklık düzeyinin değil, toplumsal bağışıklığın doğrudan sınavına dönüşüyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu aşılandıysa bulaşma zinciri hızla kırılıyor. Virüs düşük aşılama oranına sahip kesimlere ulaştığında ise tek bir vaka zincirleme salgınlara dönüşebiliyor.

Tanıdık olan ancak etkisini yitirmeyen hastalıklar: Grip ve Kovid-19

Grip ve Kovid-19, salgın yıllarına kıyasla artık daha az korku salsa da küresel turnuva bağlamında çok daha gerçekçi bir tehdit oluşturuyor. Kalabalık, şarkı söyleme, bağırma, fiziksel yakınlık, uzun seyahat süreleri, uykusuzluk ve kapalı mekânlardaki kutlamalar solunum yolu virüslerinin yayılma olasılığını artıran etkenler arasında yer alıyor.

Kuzey Amerika'daki bir taraftar yaz mevsiminin grip mevsimi olmadığını düşünebilir ama Dünya Kupası yalnızca Kuzey Amerikalıları bir araya getirmiyor. Güney yarım küreden gelen taraftarlar, oyuncular, gazeteciler ve teknik ekipler, grip mevsiminin farklı seyrettiği bölgelerden turnuva şehirlerine aktif virüsler taşıyabilir. Büyük çaplı bir salgın yaşanmasa bile bu durum yerel enfeksiyon artışlarına, çalışanların işe gelememesine ve kliniklerde ve acil servislerde yoğunluğa neden olabilir.

Kovid-19'a gelince, artık 2020'deki gibi dünyayı durma noktasına getirmese de özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı zayıf bireyler arasında hastaneye yatışlara yol açmaya devam ediyor. Dünya Kupası gibi bir organizasyonda soru yalnızca vaka sayısıyla sınırlı kalmıyor. Hangi grupların etkileneceği de kritik önem taşıyor. Genç bir taraftar hızla iyileşebilir. Ancak daha sonra bu enfeksiyonu yaşlı bir yakınına ya da kronik hastaya bulaştırabilir.

“Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar.

Arka planda ise bilim insanları, başta ABD'deki süt inekleri olmak üzere kuşlarda ve bazı memelilerde dolaşımını sürdüren kuş gribini yakından izliyor. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre şimdiye kadar insana istikrarlı bulaşmaya dair herhangi bir kanıt yok insandan. Bu da belirleyici etken olmayı sürdürüyor. Virüs insanlar arasında verimli biçimde yayılma kapasitesinden yoksun kaldığı sürece stadyumlarda kitlesel bir tehdit haline gelmeyecek.

Bununla birlikte milyonlarca gezginin varlığı gözetim faaliyetlerinin önemini ortadan kaldırmıyor. Virüse insandan insana bulaşma yeteneği kazandıracak herhangi bir genetik değişim, Dünya Kupası'ndan bağımsız olarak son derece kritik bir gelişme niteliği taşıyacak.

Sivrisinekler maça giriyor

Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle bu hastalıkların riski hava koşullarına, sivrisinek yoğunluğuna, endemik bölgelerden gelen vakaların varlığına ve sağlık sisteminin erken teşhis kapasitesine bağlı olarak şekilleniyor.

csd
2026 Dünya Kupası (Reuters)

ABD'nin güney şehirlerinde ve Meksika'da yaz sıcaklarıyla birlikte bu riskler daha da önem kazanıyor. Dang humması özellikle son yıllarda dünya genelinde yayılma alanını genişletti. Latin Amerika ve Karayipler ise bu hastalığın ağır yük taşıdığı bölgeler arasında yer alıyor. ABD'deki vakaların büyük çoğunluğu seyahatle bağlantılı olsa da bazı bölgelerde yerel vakaların görülmesi, iklim değişikliği ve taşıyıcı sivrisineğin yayılmasıyla birlikte ‘ithal hastalık’ ile ‘sınırlı yerel bulaşma’ arasındaki sınırın giderek bulanıklaşabileceğini hatırlatıyor.

Chikungunya virüsü, sıtma ve Oropouche virüsü de gözetim listesinde yer alıyor. Görece az tanınan Oropouche virüsü Latin Amerika'da büyük çaplı bir salgın yaşadı. Bazı vakalarda nörolojik veya hemorajik komplikasyonlara yol açabiliyor ve gebelik üzerindeki etkileri konusunda da kaygılar dile getiriliyor. Sarı humma ise ABD'de endemik bir hastalık olmasa da Afrika ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinden gelen gezginler için önemini koruyor.

Spor haberlerinde yeterince dikkati çekmeyen bir sağlık konusu da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar.

Bu durumda tehlike bir salgının baş göstermesinden ziyade ithal vakaların şüphe listesinde yer almaması halinde doktorları yanıltabilmesi. Amerikalı bir acil servis doktoru ateş, baş ağrısı ve genel ağrı belirtileriyle başvuran hastada grip ya da Kovid olduğunu düşünebilir. Oysa hasta dang humması veya sıtmanın yaygın olduğu bir bölgeden dönüyor olabilir. Bu nedenle turnuva panik değil, tanısal uyanıklık gerektiriyor.

Spor haberlerinde yeterince yer bulmayan bir sağlık boyutu daha var, o da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar. Büyük organizasyonlar yalnızca maçlar, ulaşım araçları ve havalimanları demek değil, aynı zamanda kutlamalar, alkol, seyahat, gelip geçici ilişkiler ve zaman zaman alışılmışın ötesinde riskli davranışlar demek.

Frengi ve belsoğukluğu

Seyahat araştırmaları, uluslararası yolcuların bir bölümünün gelip geçici cinsel ilişkilere girdiğini ve bu ilişkilerin önemli bir kısmının korumasız biçimde gerçekleşebildiğini ortaya koyuyor. Bu durum belsoğukluğu, klamidya ve frengi gibi enfeksiyonların bulaşma olasılığını artırıyor. Bu hastalıkların hemen tespit edilmesi daha güç. Çünkü hasta belirtiler göstermeyebilir, belirtileri görmezden gelebilir ya da tanı konulmadan ülkesine dönebilir. Bu nedenle bu hastalıklarla başa çıkabilmek için ahlaki veya cezalandırıcı bir dil kullanmadan kondom temini, kolay erişilebilir test imkânı, damgalama kaygısının azaltılması ve açık bilgilendirme gibi pratik halk sağlığı mesajlarına ihtiyaç var.

Her büyük kalabalıkta bağırsak enfeksiyonları da hesaba katılmak zorunda. Norovirüs son derece bulaşıcıdır. Yüzeyler, yiyecekler veya yakın temas yoluyla yayılabilir ve şiddetli kusma ile ishale yol açar. Sağlıklı bireyler için genellikle ölümcül olmasa da seyahatleri mahvedebilecek, iş gücünü aksatabilecek ve otellerde, seferlerde ya da kapalı alanlarda hızlı enfeksiyon dalgaları yaratabilecek düzeyde olabiliyor.

Dünya Kupası'nı rastgele bir açık hava festivalinden ayıran en önemli fark stadyumların daha organize kanalizasyon altyapısına, düzenlenmiş restoranlara ve daha yüksek gıda güvenliği standartlarına sahip olması. Bu, tamamen ortadan kalkmasa da riski azaltıyor. Özellikle gayri resmi taraftar bölgelerinde, sokak yemeğine dayanan toplanma alanlarında ve düzenli el yıkamanın güç olduğu mekânlarda bu risk sürüyor.

Bazı araştırma modelleri, Dünya Kupası'nın Kuzey Amerika'nın hastalık haritasını köklü biçimde değiştirmeyeceğini öngörüyor. Bunun nedeni ABD, Kanada ve Meksika'nın zaten her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca gezgini ağırlaması.

Bu analiz turnuvayı gerçekçi boyutlarına oturtmaktadır: Seyahat ve temas artışı var. Ancak her ithal vaka salgına dönüşmüyor. Pek çok hastalık stadyum koşullarında kolayca yayılmıyor. Bir kısmı sivrisinek gibi taşıyıcı gerektiriyor, bir kısmı vücut sıvıları gibi belirli bir temas istiyor, bir kısmı ise tüberküloz gibi uzun süreli yakın temas şartına bağlı. Bazı tahminlere göre olası hastalık etkenlerinin büyük çoğunluğunu ciddi bir yük yaratıyor ve öncelikli gözetim listesinin daha yüksek olasılık veya etki taşıyan sınırlı sayıda hastalıkla şekilleniyor.

Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çok sayıda yönteme başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor. Acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor.

Ancak bu güvence rehavete davet değil. Modeller belirli düzeyde bir halk sağlığı hazırlığını varsayıyor: Gözetim, tanı, iletişim, aşılama ve yerel müdahale kapasitesi. Bu halkalardan biri zayıfladığında küçük bir olay büyüyebilir. Aşısız bir toplulukta tek bir kızamık vakası, bir oteldeki salgın ya da nadir bir hastalığın geç teşhisi sistemi sınamaya yetebilir.

Seyircilerin görmediği turnuva

Seyirciler maçları izlerken sağlık gözetimi turnuvası sahne arkasında işliyor. Üç ülkedeki yetkililer, akademik kurumlar, şirketler ve sağlık kuruluşları hastalıkların erken sinyallerini izliyor. Bu izleme; hastane verileri, atık su analizleri, uluslararası uyarılar, yerel bildirimler ve belki de ortaya çıkan sağlık kaygılarını tespit etmek için kamuya açık internet tartışmalarını kapsıyor.

fdbfr
ABD’nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu (Reuters)

Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor; acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor. Uluslararası uyarılar ise doktorların kendi şehirlerinde alışılmamış ancak taraftarların geldiği ülkelerde yaygın hastalıkları akıllarına getirmelerine yardımcı oluyor.

Bununla birlikte genel sağlık altyapısındaki herhangi bir zayıflığın ya da personel ve finansman kesintilerinin müdahale hızını düşürebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor. Salgın süreçlerinde hız bir lüks değil, küçük bir salgını kontrol altına almak ile onu krize dönüştürmek arasındaki fark bazen günlerle, zaman zaman saatlerle ölçülüyor.

Korunma mesajı öyle sanıldığı gibi karmaşık değil. En önemli adım seyahat öncesinde özellikle kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısı ile Kovid ve grip aşılarını ilgili kategoriler için yaptırmaktır. Ateş, döküntü veya şiddetli solunum yolu belirtileri yaşayan bir taraftarın bunu küçük bir rahatsızlık olarak değil, çevresindekilere yönelik olası bir tehdit olarak görmesi gerekiyor.

2026 Dünya Kupası'nın büyük olasılıkla yeni bir küresel salgının fitilini ateşlemeyeceği söylenebilir. Ancak turnuva aşılama, gözetim, teşhis ve sağlık iletişimindeki zayıflıkları gün yüzüne çıkarabilir. Asıl endişe kaynağı, kamuoyunun en çok korktuğu hastalık değil, kalabalıkları ve seyahati en iyi kullanan kızamık, grip, Kovid, norovirüs ve sivrisinek ya da cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklardır.


Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin direnişini kırarak gruptan çıktı

Kolombiyalı futbolcu, maçın tek golünü attıktan sonraki kutlaması (Reuters)
Kolombiyalı futbolcu, maçın tek golünü attıktan sonraki kutlaması (Reuters)
TT

Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin direnişini kırarak gruptan çıktı

Kolombiyalı futbolcu, maçın tek golünü attıktan sonraki kutlaması (Reuters)
Kolombiyalı futbolcu, maçın tek golünü attıktan sonraki kutlaması (Reuters)

Kolombiya, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda grup aşamasının bitimine bir maç kala son 32 turuna kalmayı garantiledi. Güney Amerika ekibi, bugün oynanan 11. Grup mücadelesinde Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ni 1-0 mağlup etti.

Maçın tek golü, büyük bölümünde zorlanan Kolombiya adına Daniel Muñoz’dan geldi. Bu sonuçla Kolombiya, iki maçta altı puana ulaştı ve grup aşamasının son maçını beklemeden eleme turlarına yükselmeyi garantiledi. Kolombiya, son grup maçında dün 5-0 kazanan Portekiz ile karşılaşacak.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti ise bir puanda kaldı ve turnuvadaki umutlarını sürdürebilmek için son maçta Özbekistan karşısında olumlu bir sonuç almaya çalışacak.

Mücadelede Kolombiya topa daha fazla sahip oldu ve daha net pozisyonlar üretti. Ancak Kongo kalecisi Lionel Mbassi, James Rodríguez, Luis Díaz ve Jhon Arias’ın şutlarında yaptığı kurtarışlarla takımını uzun süre oyunda tuttu.

Aranan gol 76. dakikada geldi. Juan Fernando Quintero’nun pasında ceza sahasına giren Muñoz, savunmadan seken topu kontrol ederek plase bir vuruşla ağlara gönderdi ve Kolombiya’ya galibiyeti getirdi.


İngiltere, Gana'nın tuzağına düştü... golsüz beraberlik gruptaki hesapları karıştırdı

İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı (DPA)
İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı (DPA)
TT

İngiltere, Gana'nın tuzağına düştü... golsüz beraberlik gruptaki hesapları karıştırdı

İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı (DPA)
İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı (DPA)

İlk maçta sergilediği etkileyici hücum performansının ardından İngiltere Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası grup aşamasının 12. (L) Grubu ikinci maçında Gana’nın sağlam savunma duvarına çarparak golsüz berabere kaldı. Boston Stadyumu’nda oynanan karşılaşma, son düdüğe kadar yüksek tempolu ve taktik mücadelenin ön planda olduğu bir maç olarak dikkat çekti.

İngiltere, ilk maçta Hırvatistan’ı 4-2 mağlup etmenin moraliyle sahaya çıktı ve 32. tura yükselmeyi erken garantileme hedefiyle mücadele etti. Ancak teknik direktör Thomas Tuchel yönetimindeki İngiliz ekibi, alanları iyi kapatan ve disiplinli bir oyun sergileyen Gana karşısında zorlandı. İngiltere uzun süre topa sahip olsa da hücumda üretkenlik sağlayamadı; Gana savunması ise tehlikeleri başarıyla savuşturdu.

Karşılaşmanın ikinci yarısında oyun her iki taraf için de kırılma noktasına yaklaştı, ancak İngilizlerin geç baskısı ve Gana’nın hızlı kontratakları sonucu değiştirmedi ve İngiliz savunmasını zaman zaman zor durumda bıraktı.

Maçın en net fırsatı son dakikalarda geldi. Kaptan Harry Kane’in kaçırdığı net pozisyon, İngiltere’ye üç puanı getirebilecek nitelikteydi. Bu fırsatın değerlendirilememesi, İngiliz taraftarların büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına neden oldu.

Bu sonuçla birlikte grupta son hafta öncesi mücadele tamamen açık hale geldi. Hiçbir takım erken turu garantileyemezken, İngiltere-Panama ve Gana-Hırvatistan karşılaşmaları adeta iki mini final niteliği taşıyacak.

Öte yandan Gana, turnuvadaki diğer rakiplerine güçlü bir mesaj verdi: büyük yıldızların parlaklığına sahip olmasa da disiplin ve karakteriyle 2026 Dünya Kupası’nda her takımı zorlayabilecek bir yapıya sahip.