Suudi Arabistan’dan Yemen’e 600 milyon dolar değerinde kalkınma projeleri

Altı alanı kapsayan destek projelerinde petrol türevlerine 200 milyon dolar ayrıldı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün Riyad’da Prens Halid bin Selman ile görüştü. (SPA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün Riyad’da Prens Halid bin Selman ile görüştü. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan Yemen’e 600 milyon dolar değerinde kalkınma projeleri

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün Riyad’da Prens Halid bin Selman ile görüştü. (SPA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün Riyad’da Prens Halid bin Selman ile görüştü. (SPA)

Suudi Arabistan, Yemen’i desteklemeye yönelik bir dizi hayati kalkınma projesi açıkladı. Projeler, Yemen halkının öncelikli ihtiyaçlarını karşılamak ve acılarını hafifletmek üzere, 6 sektörde 400 milyon dolar değerinde 17 geliştirme projesi içeriyor. Ayrıca enerji santrallerini işletmek üzere petrol türevleri sağlamak için 200 milyon dolar ek bütçe de bulunuyor.
Söz konusu açıklama, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi’nin dün Suudi Arabistan'a yaptığı özel ziyaret kapsamında, Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı Prens Halid bin Selman tarafından ağırlandığı sırada geldi.
Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan’ın Yemen Başkanlık Konseyi’ne ve konseyin uluslararası toplumla birlikte Yemen’e güvenlik, barış ve istikrar getirme, Yemen krizini sona erdirme ve Yemen’i barışa taşıyacak kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmaya yönelik girişimlerine olan desteğini vurguladı.
Savunma Bakan Yardımcısı, Kral Selman bin Abdulaziz’in yanı sıra Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Savunma Bakanı Muhammed bin Selman’ın Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi ve konsey üyelerine yönelik selamlarını ve Yemen ve halkı için güvenlik, istikrar ve barış dileklerini iletti.
Suudi Arabistan liderliği, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, konsey üyelerini, Yemen hükümetini, hükümetin siyasi ve ekonomik olarak ilerlemeye yönelik çabalarını destekleme ve Yemen halkına verdiği desteği sürdürmeye yönelik kararlılığı doğrultusunda adım attı. Söz konusu toplantıda Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı tarafından hayata geçirilecek kalkınma projelerinden oluşan bir paket duyuruldu.
Toplantıda Yemen’deki son gelişmelerin yanı sıra Yemen Başkanlık Konseyi’nin kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak üzere Yemen taraflarını bir araya getirme çabalarına da değinildi.
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, onlarca yıldır devam eden Yemen-Suudi Arabistan ilişkilerinin gücünü ve özel olmasını vurguladı. Krallığın meşruiyeti savunma, devletin çöküşünü önleme, Yemen halkına yardım etme, yaralarını sarma ve terörist Husi milislerinin baskısından kaçarak yerleşmeleri, yaşamaları ve çalışmaları için kapılarını açmadaki cesur ve kararlı duruşuna dikkat çekti.
Alimi, Savunma Bakanı Yardımcısı aracılığıyla Krallığın liderliğine selamlarını gönderdi. Aynı zamanda, konsey ve Suudi Arabistan’ın bu bağlamda barış çabaları ve girişimlerinin yanı sıra Husi milislerinin askeri seferberliğinin devam etmesi de dahil olmak üzere BM ateşkesini sürekli olarak ihlal etmesine de işaret edildi. Husilerin, Taiz ve diğer bölgelerin yollarının açılmasına ilişkin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve kontrol alanlarındaki çalışanların maaşlarını ödemekten kaçındıkları vurgulandı.
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre Prens Halid bin Selman, Suudi Kralı ve Veliaht Prensi’nin Yemen halkı ve siyasi liderliğine kalkınma, hizmet sunma, ekonomik ve insani destek sağlamak için Suudi-BAE finansmanı kapsamında, yaklaşık üç milyar 300 milyon dolar olarak tahmin edilen bir bütçe ile hızlı yolların benimsenmesine yönelik talimat verdiğini kaydetti.
İki taraf, Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı aracılığıyla acil destek sağlamak için bir çerçeve plan üzerinde anlaştı. Plana, 400 milyon dolarlık bir kalkınma projesi paketinin finanse edilmesinin yanı sıra devlet elektrik santrallerine petrol türevleri sağlamak için 200 milyon dolar ek bütçe sağlanarak başlandı.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı’na göre bu amaçla tahsis edilen 200 milyon doların 30 milyon doları, elektrik santrallerinin işletilmesi amacıyla petrol türevlerinin sağlanması için harcanacak.
Söz konusu duyuru, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) gelen 3,3 milyar dolarlık destek kapsamında geliyor. Söz konusu meblağın 2 milyar doları Aden’deki Yemen Merkez Bankası’ndaki Suudi-BAE mevduatı ve 900 milyon doları Sürdürülebilir Petrol Türevleri Fonu’nu finanse etmek için kullanılacak.
Acil destek kapsamında hayata geçirilecek projelerden öne çıkanlar arasında Aden’de elektrik üretecek akaryakıt istasyonu inşaatı, orta gerilim elektrik şebekelerinin oluşturulması, 10 bin metreküp kapasiteli deniz suyu arıtma tesisi kurulması ve Aden Uluslararası Havalimanı’nın geliştirilmesi (ikinci Aşama) bulunuyor. Ayrıca Taiz’de Taiz ve el-Kudha-Maha yolunun yapımı, tıp fakültesi kurulması ve teçhizatının sağlanması, onkoloji merkezi inşası ve Hadramut Üniversitesi’nde hastane ve kanser merkezi kurulması gibi hayati öncelikli projeler de yer alıyor.



Kral Selman, BAE Devlet Başkanı'nı Körfez-Avrupa Zirvesi'ne davet etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)
TT

Kral Selman, BAE Devlet Başkanı'nı Körfez-Avrupa Zirvesi'ne davet etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'a bir mektup göndererek, Suudi Arabistan'ın bu ay ev sahipliği yapacağı ikinci Körfez-Avrupa Zirvesi'ne katılması için davette bulundu.

Mektup, Suudi Arabistan'ın BAE Büyükelçisi Sultan bin Abdullah el-Lüveyhan el-Ankari tarafından, Abu Dabi'deki Dışişleri Bakanlığı binasında kendisini kabul eden BAE Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Halife bin Şahin el-Merrar'a teslim edildi.

Görüşmede, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliği olanakları ele alınırken ikinci zirvenin başarılı geçmesine yönelik beklentiler dile getirildi.


Riyad’da kira artışlarının durdurulmasının üzerinden bir yıl geçti… Piyasa yeni bir dengeyi test ediyor

Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)
TT

Riyad’da kira artışlarının durdurulmasının üzerinden bir yıl geçti… Piyasa yeni bir dengeyi test ediyor

Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)

Riyad’da kira artışlarını sınırlandıran düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra, başkentteki kiralık konut piyasasında fiyat artış hızının net bir şekilde yavaşladığı görüldü. Konut kiralarındaki artış oranı Ağustos 2026’da yüzde 4,5’e gerileyerek son üç yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi. Aynı dönemde, kiraların hane halkı gelirindeki payı da bir yıl önceki yüzde 17,5’in üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 15’e düştü.

Söz konusu gelişmeler, son yıllarda kiraları yüksek seviyelere taşıyan fiyat baskılarının kademeli olarak azaldığına işaret ediyor. Ancak kiralama hareketliliğinin devam etmesi, piyasanın yeni arzı özümseme ihtiyacı ve düzenlemelerin yatırımcı, geliştirici, kiracı kararları üzerindeki etkisinin netleşmesi gerektiği göz önüne alındığında, bu durum tek başına piyasanın sürdürülebilir bir denge evresine girdiğini söylemek için yeterli görülmüyor.

Riyad şehrinde ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkileri düzenleyen yasal hükümler, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın başkentteki gayrimenkul sektöründe denge sağlanmasına yönelik adımlar atılması talimatı doğrultusunda, Bakanlar Kurulu onayı ve Kraliyet Kararnamesi ile 25 Eylül 2025 tarihinde yayımlanmıştı. Resmî gazetede yayımlanan düzenlemeler aynı yılın 7 Kasım tarihinde yürürlüğe girdi. Beş yıl süreyle geçerli olacak bu hükümler, Riyad imar sınırı içindeki konut ve ticari gayrimenkullerin yıllık kira artışlarının durdurulmasını, daha önce kiraya verilmiş boş gayrimenkullerin kira bedellerinin düzenlenmesini ve sözleşme yenileme ile tahliye şartlarını kapsıyor.

Bu düzenlemeler; konut arsası arzının artırılması, boş arsa ve boş gayrimenkul vergisi sisteminin geliştirilmesi, kiralama ilişkilerinin düzenlenerek şeffaflık ve kayıt altına alma düzeyinin yükseltilmesi gibi başkent gayrimenkul piyasasında yeniden denge kurmayı hedefleyen daha geniş bir tedbir paketinin parçası olarak hayata geçirildi.

Bu hükümlerin yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesinin ardından, başkentin kiralık konut piyasasında kira artış hızının yavaşlaması ve kiraların hane halkı geliri üzerindeki yükünün hafiflemesiyle birlikte kademeli bir yeniden fiyatlandırma süreci göze çarpmaya başladı. Bununla birlikte, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye ulaşması; yeni arzın seyri, geliştirme ve finansman maliyetleri ile hane halkının konut maliyetlerini karşılama kapasitesine bağlı kalmaya devam edecek.

vfgbhjuk
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) verilerine dayanan analize göre, Riyad’da konut kiralarındaki yıllık artış oranı Ağustos 2026’da yüzde 4,5’e gerileyerek üst üste 12’nci ayında da yavaşlama kaydetti ve son üç yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi.

Kiralar yıllık bazda yükselmeye devam etse de artış hızındaki bu yavaşlama, başkentte son yıllarda yaşanan fiyat baskılarının, gayrimenkul piyasasında yeniden denge sağlamayı amaçlayan bir dizi hükümet tedbiriyle eş zamanlı olarak kademeli biçimde azaldığını gösteriyor.

Kiralık konut piyasasının düzenlenmesi; konut arsası arzının artırılması, boş arsa ve boş gayrimenkul vergisi sisteminin geliştirilmesi, kiralama ilişkilerinin düzenlenmesi ve piyasadaki şeffaflık ile kayıt altına alma düzeyinin yükseltilmesini içeren bu paket kapsamında yer aldı.

Hane halkının konut maliyetlerini karşılama kapasitesini doğrudan ilgilendiren bir diğer göstergede ise Riyad’da kiranın hane halkı gelirine oranı Eylül 2025’teki yüzde 17,5’in üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 15’e geriledi.

Suudi Arabistan Gayrimenkul Genel Kurumu (REGA) CEO’su Abdullah el-Hammad geçtiğimiz eylül ayında yaptığı açıklamada, söz konusu düşüşün başkentteki gayrimenkul dengesi kararlarının ölçümlenen ilk etkilerinden biri olduğunu ifade etmişti.

Bu gösterge, kiranın hane halkı gelirindeki payını ölçmesi bakımından, konut maliyetlerinin karşılanabilirliğindeki gelişimi ve piyasadaki hareketlerin kiracılara yansımasını daha net bir şekilde ortaya koyması açısından ayrı bir önem taşıyor.

Söz konusu tablo, krallık genelinde konutla bağlantılı enflasyonun yavaşlamaya devam etmesiyle de paralellik gösteriyor. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıt türleri grubundaki fiyat artış oranı ağustos ayında yıllık bazda, temmuz ayındaki yüzde 4,2 seviyesinden yüzde 3,9’a geriledi.

Buna karşın, fiyat artış hızındaki yavaşlamaya ülke genelindeki kiralama faaliyetlerinde benzer bir daralma eşlik etmedi. Ağustos ayındaki kiralama işlem sayısı, 2025 yılının aynı ayındaki 325 bin 200 seviyesine kıyasla yıllık yüzde 37 artarak yaklaşık 446 bin 300’e yükseldi.

Kiralama işlemlerinin toplam değeri de bir yıl önceki 8,03 milyar riyal seviyesinden yüzde 32 artışla 10,62 milyar riyale (2,83 milyar dolar) ulaştı. Konut sektörü yüzde 36 artışla yaklaşık 343 bin 700 işlem oluştururken, bu işlemlerin değeri yüzde 28 yükselerek 5,59 milyar riyal olarak gerçekleşti.

Bu veriler Suudi Arabistan kiralık konut piyasasının genel performansını yansıtması ve yalnızca Riyad’da uygulanan tedbirlerin etkisini münferit olarak ölçmemesiyle birlikte, kira artışındaki yavaşlamaya şu ana kadar kiralama faaliyetlerinde genel bir daralmanın eşlik etmediğine işaret ediyor.

Denge aşaması mı yoksa geçiş aşaması mı?

Düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra mevcut tablo, bu göstergelerin Riyad kiralık konut piyasasında sürdürülebilir bir dengenin başlangıcı mı olduğunu, yoksa piyasanın fiyat, getiri, kiracı ve yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendirdiği geçiş evresini mi yansıttığı sorusunu gündeme getiriyor. Gayrimenkul uzmanlarına göre bu sürecin netleşmesi; yeni arzın gelişimine, geliştirme ve finansman maliyetlerine ve önümüzdeki dönemde hane halkının konut maliyetlerini karşılama kapasitesine bağlı bulunuyor.

Gayrimenkul uzmanı Abdullah el-Musa Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, mevcut göstergelerin başta yıllık artışların durdurulması olmak üzere Riyad kiralık konut piyasasındaki son düzenleyici tedbirlerin somut etkisini yansıttığını belirterek, kira artışındaki yavaşlama ile kiranın hane halkı geliri üzerindeki yükünün hafiflemesinin, başkentte son yıllarda yaşanan fiyat baskılarının bir nebze azaldığına işaret ettiğini vurguladı.

El-Musa, bu iyileşmenin yalnızca artışların durdurulmasına bağlanamayacağını; ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkinin düzenlenmesi, kiranın belirli şartlara göre sabitlenmesi, arsa arzının artırılması, boş arsa vergisi sisteminin geliştirilmesi ile piyasada kayıt altına alma ve şeffaflığın artırılmasını içeren bütüncül bir tedbir paketi çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı.

Kiralık konut piyasasının ‘tam bir dengeye’ ulaştığını söylemek için henüz erken olduğunu değerlendiren el-Musa, şu an yaşanan durumun hızlı artış döneminden istikrar, yeniden fiyatlandırma ve yeni denge seviyelerinin test edildiği bir evreye geçişe daha yakın olduğunu ifade etti.

Sürdürülebilir dengenin yalnızca fiyatlardaki yavaşlamayla ölçülemeyeceğini ekleyen el-Musa; piyasanın yeterli arz sağlama kapasitesi, hane halkı gelirine oranla makul bir konut maliyetinin korunması, doluluk oranlarının istikrara kavuşması ve kiralık konut sektöründeki yatırımların cazibesini sürdürmesi gibi unsurların da belirleyici olduğunu kaydetti.

Düzenlemelerin ev sahibi ve kiracı davranışlarına yansımasıyla ilgili olarak el-Musa, etkilerin fiyat boyutunda olduğu kadar davranışsal ve sözleşmesel düzeyde de görülebileceğine dikkati çekti. Bu durumun, kiracıya gelecekteki yükümlülüklerini öngörme imkânı tanıdığını, ani fiyat artışlarını sınırlandırdığını ve böylece konutta daha uzun süre kalmayı teşvik edebileceğini belirtti.

Buna karşılık düzenlemelerin ev sahiplerini, her sözleşme yenilemesinde kira bedelini artırmaya odaklanmak yerine, kiracının istikrarına ve ödemelerin düzenliliğine daha fazla öncelik vermeye yöneltebileceğini ifade etti.

El-Musa, düzenlemelerin özellikle piyasaya ilk kez giren mülkler için birimlerin fiyatlandırılması ve müzakere mekanizmasını da yeniden şekillendirdiğine işaret etti. İlk kiralama bedelinin sözleşmenin sonraki seyrini belirlemede daha büyük önem kazanmasının, mülk sahipleri ile geliştiricileri fiyatlandırmayı daha hassas bir şekilde incelemeye ve bunu mülkün konumuna, kalitesine, hizmet seviyesine ve kiracıya sunduğu değere bağlamaya sevk ettiğini kaydetti.

El-Musa, bu dönüşümün uzun vadede kiralık konut piyasasındaki rekabeti fiyat artışından ziyade gayrimenkul ürününün kalitesini artırmaya ve kiracıyı daha uzun süre elde tutmaya kaydırabileceğini, bunun da piyasanın yalnızca fiyat üzerinden değil, değer ve istikrar odaklı bir rekabete doğru ilerlediğini gösterdiğini değerlendirdi.

Yatırım ekonomisini yeniden şekillendirmek

Diğer yandan, gayrimenkul uzmanı ve pazarlama danışmanı Sakr ez-Zehrani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, kira düzenlemelerinin konut sektöründeki yatırım ekonomisini sınırlamaktan ziyade yeniden şekillendireceğini ifade etti. Ez-Zehrani; arsa, finansman ve inşaat maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde kira gelirlerindeki artışın sınırlı kalmasının, yatırımcıları hedeflenen getirileri daha titiz bir şekilde incelemeye, istikrarlı nakit akışı sağlama kapasitesine ve daha yüksek operasyonel verimliliğe sahip varlıklara odaklanmaya yönelteceğini belirtti.

Önümüzdeki dönemde kurumsal yatırımların; ölçek ekonomisinden yararlanarak işletme maliyetlerini düşüren, doluluk verimliliğini artıran, ürün ve hizmet çeşitliliği sunan gökdelenler ile profesyonelce yönetilen entegre konut sitelerine daha fazla kayabileceğini ekledi. Buna karşılık, müstakil konut birimlerinin kiralama amaçlı varlık olarak cazibesinin azalabileceğini ve bu birimlerin daha büyük bir kısmının nihai kullanıcılar tarafından satın almaya yönlendirilebileceğini kaydetti.

cvfgbhyju
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)

Ez-Zehrani’ye göre Riyad’da konut talebi mutlaka düşmeyecek ancak kiracıların fiyat, konum, alan, ürün kalitesi ve hizmetler arasındaki dengeyi gözetmeye daha fazla önem vermesiyle talep daha seçici hale gelebilecek. Mülk sahipleri ise yalnızca kira artışına güvenmek yerine, daha çok varlığın kalitesine ve doluluğun sürdürülebilirliğine dayanacak.

Önümüzdeki iki yıl boyunca izlenmesi gereken en önemli göstergeler arasında kira artış oranları, yeni arz hacmi, doluluk ve boşluk oranları, net yatırım getirisi ile hane halkının kiradan ev sahipliğine geçişi, pazardaki ilanların kalma süresi ve konut maliyetinin hane halkı gelirine oranının yer aldığını belirtti.

Ez-Zehrani, olası en belirgin dönüşümlerden birinin, özellikle gerçek yerel talebe dayanan ve istikrarlı nakit akışı yaratabilen projelerin öneminin artmasıyla birlikte, yatırımların bir kısmının tekil konut birimlerinden entegre konut varlıklarına kayması olacağını değerlendirdi.

Aynı zamanda, sınırlı kira artışına karşın geliştirme maliyetlerindeki artışın sürmesinin, bazı yatırımcıları kiralamaya ayrılan arzı kısmaya veya sermayeyi satılık konut projelerine yönlendirmeye itebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Buna karşılık, ev sahibi olmanın cazibesindeki artışın, kiracıların bir kısmını kademeli olarak kira ödemekten konut sahipliğine geçmeye teşvik edebileceğini ve bunun da başkentin konut piyasasındaki talep haritasını yeniden şekillendirebileceğini ifade etti.


Suudi Arabistan: Abha ve Riyad havalimanlarına yönelik iki saldırıda 3 kişi öldü, 36 kişi yaralandı

Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)
Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)
TT

Suudi Arabistan: Abha ve Riyad havalimanlarına yönelik iki saldırıda 3 kişi öldü, 36 kişi yaralandı

Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)
Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, salı ve çarşamba günlerinde Abha Uluslararası Havalimanı ile Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın tesislerini hedef alan iki saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Saldırılarda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 36 kişinin yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği bildirildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Abha Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda biri Faslı, diğeri Cezayirli iki kadın çalışanın hayatını kaybettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca 28 Suudi vatandaşı ile Bangladeş ve Filipinler uyruklu iki kişinin yaralandığı, yaralanmaların hafiften ağır seviyeye kadar değiştiği kaydedildi.

Açıklamada, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıda ise Sudanlı bir kişinin hayatını kaybettiği, 5 Suudi vatandaşı, 2 Mısırlı ve bir Pakistanlının bulunduğu 8 kişinin yaralandığı bildirildi. Yaralanmaların hafiften ağır seviyeye kadar değiştiği belirtildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, acil müdahale ekipleri ve ilgili kurumların saldırıların hemen ardından yürürlükteki prosedür ve planlar doğrultusunda olaylara müdahale ettiğini belirtti. Tüm yaralıların gerekli tıbbi müdahaleyi almaları için derhal hastanelere sevk edildiği kaydedildi.

Açıklamada, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün ilgili güvenlik birimleriyle sürekli koordinasyon içinde hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü ve yolcular ile çalışanların güvenliğini sağlamak, ülkedeki sivil havacılık sisteminin emniyetini korumak için gerekli tüm önlemleri aldığı vurgulandı.

Sistematik saldırılar

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Husi saldırılarını "en sert ve en güçlü ifadelerle" kınadı. Budeyvi, sivil havalimanlarının hedef alınmasının ve yolcuların, çalışanların ve sivillerin hayatlarının tehlikeye atılmasının ciddi bir tırmanış ve uluslararası hukuk ile teamüllerin açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Budeyvi, yaptığı açıklamada sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı tehdit eden bu sistematik saldırıların kararlı ve caydırıcı bir uluslararası tutum gerektirdiğini ve bunların sürdürülmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan'ın yanında tek saf halinde durduğunu ve ülkenin güvenliği, istikrarı, egemenliği ile vatandaşlarının ve topraklarında yaşayanların güvenliğini tehdit eden her türlü girişim karşısında tam dayanışma içinde olduğunu yineledi. Budeyvi ayrıca Riyad'ın topraklarını, kazanımlarını ve güvenliğini korumaya yönelik tüm tedbirlerini desteklediklerini belirtti.

Şiddetli kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi, iki havalimanına yönelik Husi saldırılarını şiddetle kınadı. Konsey Genel Sekreterliği, yaptığı açıklamada, "milislerin Suudi Arabistan'daki sivillere ve sivil tesislere yönelik saldırılarını tekrarlamayı sürdürmesini, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmesini ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit etmesini kesin bir dille kınadığını" belirtti.

Konsey Genel Sekreterliği, Suudi Arabistan'ın güvenliğini, istikrarını ve kazanımlarını korumak, vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirlerde Riyad'la tam dayanışma içinde olduklarını ve Suudi Arabistan'ı tamamen desteklediklerini vurguladı.