Avrupa futbolunda sezona damga vuracak genç yetenekler

Avrupa futbolunda 2022-2023 sezonunda performanslarıyla yeşil sahalara damga vurması beklenen birçok genç yetenek bulunuyor.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa futbolunda sezona damga vuracak genç yetenekler

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs salgını ve enerji sorunu nedeniyle dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz, futbolda transfer piyasasını da etkiliyor. Avrupa'nın başat kulüpleri, ekonomik yapıyı da göz önüne alarak altyapılarına önceki sezonlardan çok daha fazla bütçe ayırıyor.
Bu transfer politikası kapsamında büyük kulüpler, altyapının yanı sıra küçük yaşlarda keşfettiği yetenekleri düşük bonservis veya yetiştirme bedelleri karşılığında kadrosuna katarken, gelişmeleri için maçlarda çok daha fazla süre almalarına öncelik veriyor.
Gelecek sezon Avrupa futbolunda performanslarıyla futbolseverleri etkilemesi beklenen oyunculardan bazıları şöyle:

Leverkusen yeni 'Havertz'ini çabuk buldu
Bundesliga'nın köklü kulüplerinden Bayer Leverkusen, altyapısından yetiştirerek 2020'de İngiltere'nin Chelsea takımına 80 milyon avro karşılığında sattığı Kai Havertz'in boşluğunu, aynı yıl yine genç bir yetenek ile doldurdu.
O dönem Liverpool ile girdiği transfer yarışında çabuk davranan Almanya temsilcisi, sadece 200 bin avro yetiştirme bedeli karşılığında Köln'ün altyapısında yer alan Florian Wirtz'i renklerine bağladı ve profesyonel sözleşme imzalayarak A takımın kadrosuna kattı.
İleriye dönük orta saha ve kanatlarda forma giyen Alman oyuncu, ilk sezonundan itibaren ilk 11'in vazgeçilmez isimlerinden birisi haline geldi. Leverkusen formasıyla geçen sezon tüm kulvarlarda 31 maçta 10 gol atan ve takım arkadaşlarına 14 gol pası veren Wirtz, şimdiden ligin yıldız adayları arasında gösteriliyor.
Futbolcuların performans bilgilerini paylaşan ve transfer piyasası değerini ölçen Alman internet sitesi "Transfermakt"ın verilerine göre, 19 yaşındaki oyuncunun tahmini 70 milyon avro bonservis bedeli bulunuyor.
Bundesliga'da son yıllarda gösterdiği performansla Almanya Milli Takımı'na da seçilen ve 4 karşılaşmada görev alan Wirtz'in, başta Bayern Münih olmak üzere birçok takımın transfer listesinde yer aldığı yönündeki iddiaların artmasının ardından Bayer Leverkusen, genç yeteneğiyle 5 yıllık sözleşme yenileme konusunda geçen hafta anlaşmaya vardı.

"La Masia"nın son büyük yetenekleri Gavi ve Pedri
Lionel Messi, Xavi Hernandez, Andres Iniesta, Carles Puyol gibi önemli isimleri yetiştiren Barcelona'nın dünyaca ünlü altyapı okulu "La Masia"dan son dönemlerde büyük bir oyuncu çıkmadığı yönünde yapılan eleştiriler, Gavi ve Pedri'nin performanslarıyla son buldu.
Kulübün yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle Messi'nin takımdan geçen sezon ayrılmasının ardından yeniden altyapısına ağırlık veren Katalan temsilcisinde henüz 17 yaşındaki Gavi, ilk kez geçen sezon ilk 11'de kadroya girme şansı buldu.
Bu şansı iyi değerlendiren ve 2021-2022'deki tüm kulvarlarda 46 maçta görev alarak 2 kez ağları sarsan orta saha oyuncusu Gavi, takımın vazgeçilmez isimleri arasına adını şimdiden yazdırdı.
İspanya Milli Takımı'nı çalıştıran teknik direktör Luis Enrique'nin de gözüne giren Gavi, 6 Ekim 2021'de giymeye başladığı milli formayla 10 maçta 1 gole imza attı.
Gavi'ye oranla Barcelona'nın daha tecrübeli isimleri arasında yer alan 19 yaşındaki Pedri ise kulübün genç yaşta keşfettiği önemli bir değer olarak öne çıkıyor.
Barcelona'nın 2019'da Las Palmas'tan 17,5 milyon bonservis bedeli karşılığında kadrosuna kattığı Pedri, 2020-2021 sezonundan itibaren A takım kadrosunda şans bulmaya başladı.
Katalan temsilcisinde ilk sezonunda 52 maçta 4 gole imza atan Pedri, geçen sezon yaşadığı sakatlıklar nedeniyle istediği süreyi alamadı. Sakatlığı nedeniyle formasını Gavi'ye kaptıran Pedri, 21 maçta görev alıp fileleri 4 kez havalandırdı.
İspanya Milli Takımı'nda da forma giyen (12 maç) ve gelişimini sürdüren Pedri'nin, Barcelona'da gelecek sezondan itibaren Gavi ile ilk 11'in değişilmez oyuncuları arasına girmesi bekleniyor.
İspanyol basınında, 60 milyon tahmini bonservis bedeli değeri biçilen Gabi ve 80 milyon avro piyasa değeri bulunan Pedri için geleceğin Xavi ve Iniesta'sı olacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Sakatlığını atlatan Elliott, kariyerindeki çıkışı bu sezon gerçekleştirmek hedefinde
Liverpool orta sahasının genç yeteneği Harvey Elliott'un, bu sezon Alman teknik adam Jürgen Klopp'un kadrosunda çok daha önemli görevler üstlenmesi bekleniyor.
İngiltere temsilcisine 2019 yılında 1,7 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Fulham'dan transfer olan Elliott, 2020-2021 sezonunu eski kulübünde kiralık olarak geçirmiş ve Championship'te 41 maçta 7 gole imza atarak büyük gelişme kaydetmişti.
Antrenmanlardaki performansıyla Klopp'u da etkileyen ve 2021-2022 sezonunda Premier Lig'in ilk 4 haftasının 3'ünde Liverpool'da ilk 11'de sahaya çıkan Elliott, Leeds United maçında yaşadığı ciddi sakatlık nedeniyle formasından uzak kalmak zorunda kaldı.
Sakatlığının etkilerini tamamen atlatan 19 yaşındaki sağ kanat oyuncusunun, kariyerindeki büyük çıkışı bu sezon gerçekleştirmesi bekleniyor. Futbola başladığı Fulham'da 16 yaş 30 günlükken Wolverhampton'a karşı forma giyen Elliott, Premier Lig tarihinde sahaya çıkan en genç futbolcu unvana sahip oldu.

Olimpik Lyon, Cherki'ye güveniyor
Fransa temsilcisi Olimpik Lyon'un altyapısında yetişen 18 yaşındaki Rayan Cherki de Avrupa piyasasında beklentileri artıran oyuncular arasında yer alıyor.
Fransız temsilcisinin altyapısında son yıllarda yetişen en teknik oyuncu olarak lanse edilen Cezayir asıllı Fransız orta saha, ilk profesyonel sözleşmesini 2019 yılında imzaladı.
2019-2020 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Olimpik Lyon ile Bayern Münih arasında oynanan yarı final maçında forma giyerek turnuvada görev alan en genç oyuncular arasına katılan Cherki, sonraki sezon ise Fransa temsilcisinde tüm kulvarlarda 30 maçta 4 gole imza attı.
Olimpik Lyon'un teknik direktörü Peter Bosz, defansif yönden zaafları bulunduğu gerekçesiyle Cherki'ye geçen sezon 16 lig maçında görev vermeyi tercih etti. Takımının UEFA Avrupa Ligi'nde forma giydiği 4 karşılaşmada 2 kez ağları sarsan Cherki, taktik eksiklerini tamamlaması halinde bu sezon Fransa temsilcisinin en önemli oyuncuları arasına adını yazdırabilir.

 



Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al-Ahli, Riyad Mahrez ile yollarını ayırdı

Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
TT

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al-Ahli, Riyad Mahrez ile yollarını ayırdı

Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın  kaynaklardan edindiği bilgiye göre Al-Ahli yönetimi, Cezayirli yıldız Riyad Mahrez ile üç sezon süren birlikteliğini sona erdirdi. Mahrez, bu süreçte sergilediği başarılı performansla takımın elde ettiği önemli başarılarda kilit rol oynadı.

Cezayir Milli Takımı'nın kaptanı olan Mahrez, Al-Ahli formasıyla Asya Şampiyonlar Ligi Elite, Suudi Arabistan Süper Kupası ve Elite Kupası olmak üzere üç şampiyonluk yaşadı. Kulüp yönetimi, deneyimli futbolcunun takımdaki kariyerini sonlandırma kararı aldı.

Al-Ahli'nin, taraflar arasında varılan anlaşmanın ardından Mahrez'in ayrılığına ilişkin ayrıntıları önümüzdeki günlerde resmen açıklaması bekleniyor. Böylece Cezayirli yıldız, hücum hattına yaptığı önemli katkılar ve kulübün başarılarında oynadığı belirleyici rolle geçen üç sezonun ardından takıma veda edecek.

Şarku'l Avsat, 26 Haziran'da yayımladığı haberinde, Al-Ahli yönetiminin, sözleşmede yer alan ve 30 Haziran'a kadar kullanılabilecek tek taraflı fesih maddesini yürürlüğe koymaya hazırlandığını aktarmıştı. Haberde, Mahrez'in sözleşmesini sonuna kadar sürdürmek istemesine rağmen kulübün bu seçeneği değerlendirdiği belirtilmişti.

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklarına göre Al-Ahli yönetimi, söz konusu fesih maddesini resmen devreye soktu. Buna göre kulüp, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca Riyad Mahrez'e sözleşmenin feshi karşılığında 15 milyon dolar tazminat ödeyecek.


Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
TT

Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta 2026 Formula 1 Britanya Grand Prix'sine yakından bakıyoruz. 

Formula 1 takviminde bazı yarışlar sadece puan dağıtır, bazıları da tarihe geçer. Silverstone ise bunların çok ötesinde bir anlam taşır. Çünkü burası sadece bir yarış pisti değil; Formula 1'in doğduğu yer.

Bugün tüm dünyanın ekran başında takip ettiği dünya şampiyonası, 13 Mayıs 1950'de ilk kez burada start aldı. Aradan geçen 76 yılın ardından Silverstone sporun kalbi olmayı sürdürüyor.

Bu hafta sonu yine motor sesleri Northamptonshire semalarını dolduracak. Tribünlerde 565 bini aşması beklenen seyirciyle Formula 1 tarihinin en kalabalık hafta sonlarından biri yaşanabilir.

Ancak Silverstone'u özel yapan yalnızca bu atmosfer değil. Bu pistin her metresinde geçmişten bugüne uzanan ayrı bir hikaye saklı.

Silverstone'un hikayesi yarış pisti olarak başlamadı. II. Dünya Savaşı sırasında burası RAF Silverstone adıyla kullanılan bir hava üssüydü.

Pistin bugünkü ana hatlarını oluşturan bölüm ise o dönemde savaş uçaklarının kullandığı üçgen biçimli pistlerden oluşuyordu.

Savaş sona erdiğinde havaalanı sessizliğe büründü. Kimse birkaç yıl sonra dünyanın en önemli yarış pistlerinden birine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.

1947 yılında bir grup yarış tutkunu, kullanılmayan havaalanının pistlerini yarış rotasına dönüştürerek kendi aralarında bir yarış düzenledi. Bu organizasyon, Silverstone tarihindeki ilk motor sporları etkinliği olarak kabul ediliyor.

Yarış sırasında sürücülerden Maurice Geoghegan piste çıkan bir koyuna çarptı. Çarpmanın etkisiyle koyun hayatını kaybederken Geoghegan'ın aracı da ağır hasar aldı. Olayın ardından yarış, tarihe "Mutton Grand Prix" (Koyun Grand Prix'si) adıyla geçti.

Bir yıl sonra Kraliyet Otomobil Kulübü pisti kiralayarak daha profesyonel organizasyonlar düzenlemeye başladı.

1950'de ise Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın ilk yarışı burada gerçekleştirildi. O günden sonra Silverstone yalnızca Britanya'nın değil, tüm motor sporlarının sembollerinden biri haline geldi.

Yıllar içinde pist birçok kez değişti. Güvenlik gerekçesiyle virajlar yeniden tasarlandı, yeni bölümler eklendi, pit alanı taşındı. Ancak Silverstone'un ruhu hiç değişmedi. Hâlâ yüksek hız, cesaret ve kusursuz tempo isteyen bir pist olarak görülüyor.

Pilotların en çok zorlandığı bölüm, peş peşe gelen Copse, Maggots ve Becketts virajları. Formula 1 otomobilleri burada neredeyse nefes almadan sağa-sola yön değiştiriyor.

Sürücüler birkaç saniye boyunca vücutlarını adeta koltuğa yapıştıran yaklaşık 5G'lik bir yanal kuvvete maruz kalıyor ve en küçük hata bile yarışın kaderini değiştirebiliyor.

Silverstone'un bir başka özelliği ise Britanya havası. Sabah güneş altında başlayan bir yarışın birkaç dakika içinde yağmur altında devam etmesi burada kimseyi şaşırtmıyor.

Son iki Britanya Grand Prix'sinde yağmurun stratejileri tamamen değiştirmesi bunun en güncel örneklerinden biri. Bu yüzden Silverstone'da sadece hızlı olmak yetmiyor; doğru anda doğru kararı verebilmek de en az hız kadar önemli.

Bu sezon da rekabetin içinde öne çıkan pek çok başlık var.

Geçen hafta Avusturya’da kazanan George Russell, evindeki mücadeleye kariyerinin belki de en özgüvenli dönemlerinden biriyle geliyor.

Sezon başında genç takım arkadaşı Kimi Antonelli karşısında zorlanan İngiliz pilot, Avusturya'daki zaferle hem moral buldu hem de şampiyonluk yarışında yeniden iddialı olduğunu gösterdi.

İlginç olan ise Russell'ın bugüne kadar Silverstone'da hiç podyuma çıkamamış olması. Kendi taraftarı önünde ilk zaferini kazanmak onun için kariyerindeki en anlamlı başarılardan biri olabilir.

Diğer tarafta ise sezonun en büyük sürprizi Kimi Antonelli var. Henüz 19 yaşındaki İtalyan pilot, Silverstone'a şampiyona lideri olarak geliyor. Avusturya'da sıralama turlarında yaptığı küçük hata pahalıya mal olsa da hız konusunda hâlâ en güçlü isimlerden biri olduğunu kanıtladı.

Üstelik Silverstone'un Antonelli için ayrı bir anlamı var. İlk Formula 2 zaferini burada kazandı ve Mercedes yönetimi de onu Formula 1 koltuğuna layık gördüğüne bu pistte karar verdi. Genç pilot şimdi aynı pistte dünya şampiyonluğu yolunda kritik puanlar toplamaya çalışacak.

Ferrari cephesinde ise daha temkinli bir hava var.

Barselona'da Ferrari kariyerinin ilk zaferini elde eden Lewis Hamilton, bu kez taraftarının önüne çıkacak. Hamilton bu pistte 9 kez zafere ulaşsa da gerçekçi konuşuyor.

Ferrari'nin özellikle düzlük hızında rakiplerinin gerisinde kaldığını ve bu pistte bunun ciddi dezavantaj yaratacağını açıkça dile getiriyor.

Yine de Silverstone denince akla gelen ilk isim hâlâ Hamilton. En çok pole pozisyonu alan ve en çok yarış kazanan pilot unvanını elinde bulunduruyor. 2020'de pistin start-finiş düzlüğüne "Hamilton Straight" adının verilmesi de bunun en büyük göstergesi. Bir pilotun adının Formula 1'in doğduğu pistte yaşatılması, spor tarihinde çok az kişiye nasip olacak bir onur.

McLaren ise yine evinde güçlü destek görecek. Geçen yıl burada kazanan Lando Norris için kurulan 16 bin kişilik "Landostand" tribününde biletler günler öncesinden tükendi.

Norris kendisini hâlâ “sadece yarışmayı seven bir çocuk” diye tanımlıyor ama artık onu destekleyen onbinlerce taraftar var. Britanya'nın Formula 1'e olan sevgisi belki de en net bu görüntüde kendini gösteriyor.

Silverstone aynı zamanda sprint hafta sonuna ev sahipliği yapacak. Yani takımların hata yapma lüksü her zamankinden daha az olacak.

Cuma günü 14.30'daki tek antrenmanın ardından 18.30'da sprint sıralaması başlayacak. Cumartesi 14.00'te sprint yarışı, 18.00'de ana yarışın sıralama turları yapılacak. Kısacası daha ilk günden itibaren tempoyu zirvede göreceğiz.

Formula 1'in bugün geldiği nokta teknoloji, bütçeler ve mühendislik açısından bambaşka bir seviyede olabilir. Ancak Silverstone bize hâlâ bu sporun özünü hatırlatıyor.

Bir zamanlar savaş uçaklarının kalktığı pistte bugün dünyanın en iyi pilotları sınırlarını zorluyor. 1947'de bir koyunun yarışın kahramanı olduğu havaalanı, artık Formula 1'in yüz binlerce taraftarın doldurduğu mabedi haline gelmiş durumda.

Belki bu hafta sonu Russell evindeki ilk zaferini kazanacak. Belki Antonelli şampiyonluk yürüyüşünü sürdürecek. Belki de Hamilton, Ferrari ile taraftarına unutulmaz bir gün yaşatacak.

Kim kazanırsa kazansın değişmeyecek tek gerçek şu: Burası yalnızca bir yarış pisti değil; bu sporun başladığı yer, geçmişiyle bugünü aynı asfalt üzerinde buluşturan yaşayan bir tarih sahnesi.

Kaynaklar: Silverstone, F1


Hiçbir başarı tesadüfen ortaya çıkmaz... Fransa, dünyayı besleyen futbol imparatorluğunu nasıl kurdu?

Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)
Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)
TT

Hiçbir başarı tesadüfen ortaya çıkmaz... Fransa, dünyayı besleyen futbol imparatorluğunu nasıl kurdu?

Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)
Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)

Fransa'nın dünya futbolundaki üstünlüğünü yalnızca tesadüf ya da yetenek bolluğuyla açıklamak mümkün değil. Son yirmi yılı aşkın süredir elde edilen başarılar, oyuncu yetiştirme sisteminin köklü biçimde yeniden yapılandırılmasının ürünü. Bugün Fransa, dünyanın en büyük futbolcu üretim merkezi konumunda bulunuyor.

Uluslararası spor çevrelerinde genel kabul gören görüşe göre Fransa, kapsamlı yapısal reformlar sayesinde dünya futbolunun en önemli oyuncu yetiştirme ve ihraç merkezi haline geldi. Fransız futbol akademileri, özellikle 2026 Dünya Kupası'nda mücadele eden Kuzey Afrika ve Afrika milli takımlarının temel oyuncu kaynağı olarak öne çıkıyor.

dscvdv
Kylian Mbappe, İsveç'e karşı Fransa'nın üçüncü golünü attıktan sonra takım arkadaşlarıyla birlikte kutlama yapıyor (EPA)

Fransa'nın etkisi artık yalnızca "Maviler” ile sınırlı değil. Resmî verilere göre 2026 Dünya Kupası'nda mücadele eden futbolcuların yaklaşık yüzde 8'i Fransa'da doğdu veya temel futbol eğitimini burada aldı. Bu oyuncular daha sonra aile kökenlerinin bulunduğu ülkeleri temsil etmeyi tercih etti; kimi aidiyet duygusuyla, kimi ise uluslararası arenada daha fazla forma şansı bulabilmek için.

1993 travması ve tarihi dönüşüm

Fransız futbolundaki bu büyük yükseliş tesadüfen gerçekleşmedi. Her şey 1993 yılında yaşanan tarihi hayal kırıklığıyla başladı. Fransa, Paris'te Bulgaristan'a son dakikada mağlup olarak 1994 Dünya Kupası'na katılma hakkını kaybetti.

Bu başarısızlığın ardından Fransa Futbol Federasyonu oyuncu yetiştirme sistemini tamamen yeniden yapılandırdı. Clairefontaine başta olmak üzere bölgesel eğitim merkezlerine büyük yatırım yapıldı. Bu insan kaynağı modeli, son yirmi yılda Fransa'yı eşsiz bir futbol ekolüne dönüştürdü.

vfvdev
Cezayirli oyuncular, antrenörleri Petkovic'in tecrübesine güveniyor (AFP)

Son yedi Dünya Kupası'nın dördünde finale yükselen Fransa (1998, 2006, 2018 ve 2022), iki kez dünya şampiyonu oldu. Bu tablo, Fransız modelinin sürdürülebilirliğini ve her nesilde yeni yıldızlar üretme başarısını ortaya koyuyor.

Bu sistemin etkisi Fransa sınırlarını da aştı. Bunun en belirgin örneklerinden biri, kadrosunda Fransız altyapısından yetişmiş 13 futbolcu bulunan Cezayir Milli Takımı.

Cezayir, Fransız futbol okulunun en büyük temsilcisi

2026 Dünya Kupası'nda Fransa'da yetişmiş oyunculara en fazla yer veren milli takım Cezayir oldu.

Takımın kaptanı Riyad Mahrez, Fransa'nın Sarcelles kentinde doğdu ve Le Havre altyapısında yetişti. Ona Lyon altyapısından yetişen Houssem Aouar, Rennes çıkışlı Amine Gouiri ve Angers altyapısından gelen Manchester City'li Rayan Aït-Nouri eşlik ediyor.

fvfdvdv
Senegal, Irak'ı büyük farkla yendi ancak Mısır ile İran arasındaki beraberlikten faydalanarak elemeleri geçti (EPA)

Kalede Fransız futbol kültürüyle yetişen Luca Zidane yer alırken, Malvin Mastil de Troyes altyapısından çıktı.

Savunmada Aïssa Mandi, Jaouen Hadjam ve Paris FC oyuncusu Samir Cherki bulunuyor. Orta sahada Lille altyapısından Nabil Bentaleb ile Toulouse çıkışlı Farès Chaïbi görev yaparken, hücum hattında Anis Hadj Moussa ve Farès Kadjimis yer alıyor.

Toplam 13 Fransız altyapılı oyuncuyla Cezayir, Fransa'nın ardından bu alanda Dünya Kupası'nın en dikkat çeken milli takımı konumunda.

Senegal'in başarısında Fransız imzası

Senegal, 2026 Dünya Kupası kadrosunda Fransa'da doğmuş veya yetişmiş 11 futbolcuyla mücadele ediyor.

Kalede Montpellier doğumlu Édouard Mendy, PSG altyapısından yetişen Mory Diaw ve Troyes çıkışlı Yahia Fofana bulunuyor.

Savunmanın lideri Saint-Dié-des-Vosges doğumlu Kalidou Koulibaly olurken, Moussa Niakhaté, Mamadou Sarr ve Anthony Mendy de Fransız altyapısından yetişen isimler arasında yer alıyor.

dsv
Demokratik Kongo Cumhuriyeti teknik direktörü Sebastien Desabre, su molası sırasında oyuncularına talimatlar veriyor (Reuters).

Orta sahada Le Havre çıkışlı Pape Gueye ile Strasbourg altyapısından Habib Diarra görev yaparken, hücum hattında Rouen doğumlu Iliman Ndiaye ve Paris Saint-Germain altyapısından yetişen genç Ibrahim Mbaye öne çıkıyor.

Bu tablo Senegal'i, Cezayir'in ardından Fransız futbol akademilerinden en fazla oyuncu kazanan ikinci milli takım haline getiriyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin omurgası da Fransa'dan

Fransız teknik direktör Sébastien Desabre yönetimindeki Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 52 yıllık Dünya Kupası hasretine son verirken, kadrosunda Fransa'da yetişmiş 10 oyuncuya yer aldı.

derv
Afrika'nın Arap temsilcileri arasında beklentilerin gerisinde kalan tek takım Tunus oldu. (AP)

Le Havre çıkışlı kaleci Lionel Mpasi'nin yanı sıra Arthur Masuaku, Gédéon Kalulu, Dylan Batubinsika ve Steve Kapuadi savunmanın temel isimleri oldu.

Orta sahada Samuel Moutoussamy, Nathan Mbuku ve Gaël Kakuta görev yaparken, hücumda Yoane Wissa ile Simon Banza takımın en önemli kozları arasında yer alıyor.

Tunus da Fransız altyapısından yararlanıyor

Tunus Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası kadrosunda Fransa'da doğmuş veya yetişmiş 7 futbolcu bulunuyor.

Savunmada Montassar Talbi, Dylan Bronn ve Yan Valery dikkat çekerken, orta sahada Montpellier altyapısından Ellyes Skhiri ile Monaco çıkışlı Hannibal Mejbri görev yapıyor. Paris Saint-Germain altyapısından yetişen Ismaël Gharbi ve Saint-Étienne çıkışlı Elias Achouri de kadronun önemli unsurları arasında bulunuyor.

sdvde
Fildişi Sahili oyuncuları elemeleri geçtikten sonra kutlama yapıyor (Reuters)

Fildişi Sahili'nin yeni nesli Fransız ekolünden geliyor

Teknik direktör Emerse Faé yönetimindeki Fildişi Sahili, yeni jenerasyonunu büyük ölçüde Fransa'da yetişen oyuncular üzerine kurdu.

xsvdv
Foto Fas Milli Takımı (AFP)

Savunmada Moussa Niakhaté ve Bradley Locko görev yaparken, orta sahada Seko Fofana ile Jérémie Boga takımın oyununu yönlendiriyor.

Hücum hattında ise Lyon doğumlu Edon Zhegrova'nın yanı sıra Jean-Philippe Mateta ve Sébastien Haller takımın skor yükünü taşıyor.

Fas'ın Fransız altyapısından yetişen 6 oyuncusu

Fas Milli Takımı'nın resmi kadrosunda Fransa futbol sisteminden yetişmiş 6 oyuncu bulunuyor.

Savunmada Fulham forması giyen Issa Diop öne çıkarken, orta sahada Roma'nın oyuncusu Neil El Aynaoui ile Lille'in 18 yaşındaki yıldızı Ayyoub Bouaddi dikkat çekiyor.

Strasbourg'dan Samir El Mourabet ve Yassine Jessim ile Fransa'da yetişen genç forvet Amine Sebaï de kadronun önemli isimleri arasında yer alıyor.

sadfergt
Gana'nın İngiltere karşısındaki performansı, küçük takımların stratejilerinin büyük takımlara karşı başarısını gösterdi (AP)

Gana ve Yeşil Burun Adaları'nda da Fransız izi

Gana kadrosunda Fransa'da doğup yetişen sadece iki futbolcu bulunmasına rağmen, Ligue 1 altyapısından geçen birçok isim milli takımın önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

sdferasfeg
Yeşil Burun Adaları milli takımı, Dünya Kupası'nda son 32 turuna yükselerek tarihi bir başarıya imza attı (EPA)

Yeşil Burun Adaları ise Fransa'da yetişmiş Logan Costa ve Steven Moreira'nın yanı sıra Hollanda doğumlu 6 futbolcuyla dikkat çekiyor.

Fransa iki milli takım çıkarabilecek güce ulaştı

2026 Dünya Kupası, Fransa'nın yalnızca güçlü bir ilk 11'e değil, aynı zamanda aynı kaliteye sahip geniş bir oyuncu havuzuna sahip olduğunu da gösteriyor.

sdvfv
Mbappe, Fransa'yı İsveç karşısında zafere taşıdı (AP)

Kylian Mbappé'nin liderliğinde Ousmane Dembélé, Michael Olise ve William Saliba gibi yıldızlara sahip Fransa'nın yedek kulübesinde de Bradley Barcola, Rayan Cherki, Brice Samba, Maxence Lacroix ve Désiré Doué gibi üst düzey oyuncular bulunuyor.

Bu derin kadro sayesinde Fransa, adeta iki üst düzey milli takımla turnuvaya katılmış görüntüsü veriyor ve Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre 2026 Dünya Kupası'nın en güçlü şampiyonluk adaylarından biri olarak gösteriliyor.