Avrupa futbolunda sezona damga vuracak genç yetenekler

Avrupa futbolunda 2022-2023 sezonunda performanslarıyla yeşil sahalara damga vurması beklenen birçok genç yetenek bulunuyor.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa futbolunda sezona damga vuracak genç yetenekler

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs salgını ve enerji sorunu nedeniyle dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz, futbolda transfer piyasasını da etkiliyor. Avrupa'nın başat kulüpleri, ekonomik yapıyı da göz önüne alarak altyapılarına önceki sezonlardan çok daha fazla bütçe ayırıyor.
Bu transfer politikası kapsamında büyük kulüpler, altyapının yanı sıra küçük yaşlarda keşfettiği yetenekleri düşük bonservis veya yetiştirme bedelleri karşılığında kadrosuna katarken, gelişmeleri için maçlarda çok daha fazla süre almalarına öncelik veriyor.
Gelecek sezon Avrupa futbolunda performanslarıyla futbolseverleri etkilemesi beklenen oyunculardan bazıları şöyle:

Leverkusen yeni 'Havertz'ini çabuk buldu
Bundesliga'nın köklü kulüplerinden Bayer Leverkusen, altyapısından yetiştirerek 2020'de İngiltere'nin Chelsea takımına 80 milyon avro karşılığında sattığı Kai Havertz'in boşluğunu, aynı yıl yine genç bir yetenek ile doldurdu.
O dönem Liverpool ile girdiği transfer yarışında çabuk davranan Almanya temsilcisi, sadece 200 bin avro yetiştirme bedeli karşılığında Köln'ün altyapısında yer alan Florian Wirtz'i renklerine bağladı ve profesyonel sözleşme imzalayarak A takımın kadrosuna kattı.
İleriye dönük orta saha ve kanatlarda forma giyen Alman oyuncu, ilk sezonundan itibaren ilk 11'in vazgeçilmez isimlerinden birisi haline geldi. Leverkusen formasıyla geçen sezon tüm kulvarlarda 31 maçta 10 gol atan ve takım arkadaşlarına 14 gol pası veren Wirtz, şimdiden ligin yıldız adayları arasında gösteriliyor.
Futbolcuların performans bilgilerini paylaşan ve transfer piyasası değerini ölçen Alman internet sitesi "Transfermakt"ın verilerine göre, 19 yaşındaki oyuncunun tahmini 70 milyon avro bonservis bedeli bulunuyor.
Bundesliga'da son yıllarda gösterdiği performansla Almanya Milli Takımı'na da seçilen ve 4 karşılaşmada görev alan Wirtz'in, başta Bayern Münih olmak üzere birçok takımın transfer listesinde yer aldığı yönündeki iddiaların artmasının ardından Bayer Leverkusen, genç yeteneğiyle 5 yıllık sözleşme yenileme konusunda geçen hafta anlaşmaya vardı.

"La Masia"nın son büyük yetenekleri Gavi ve Pedri
Lionel Messi, Xavi Hernandez, Andres Iniesta, Carles Puyol gibi önemli isimleri yetiştiren Barcelona'nın dünyaca ünlü altyapı okulu "La Masia"dan son dönemlerde büyük bir oyuncu çıkmadığı yönünde yapılan eleştiriler, Gavi ve Pedri'nin performanslarıyla son buldu.
Kulübün yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle Messi'nin takımdan geçen sezon ayrılmasının ardından yeniden altyapısına ağırlık veren Katalan temsilcisinde henüz 17 yaşındaki Gavi, ilk kez geçen sezon ilk 11'de kadroya girme şansı buldu.
Bu şansı iyi değerlendiren ve 2021-2022'deki tüm kulvarlarda 46 maçta görev alarak 2 kez ağları sarsan orta saha oyuncusu Gavi, takımın vazgeçilmez isimleri arasına adını şimdiden yazdırdı.
İspanya Milli Takımı'nı çalıştıran teknik direktör Luis Enrique'nin de gözüne giren Gavi, 6 Ekim 2021'de giymeye başladığı milli formayla 10 maçta 1 gole imza attı.
Gavi'ye oranla Barcelona'nın daha tecrübeli isimleri arasında yer alan 19 yaşındaki Pedri ise kulübün genç yaşta keşfettiği önemli bir değer olarak öne çıkıyor.
Barcelona'nın 2019'da Las Palmas'tan 17,5 milyon bonservis bedeli karşılığında kadrosuna kattığı Pedri, 2020-2021 sezonundan itibaren A takım kadrosunda şans bulmaya başladı.
Katalan temsilcisinde ilk sezonunda 52 maçta 4 gole imza atan Pedri, geçen sezon yaşadığı sakatlıklar nedeniyle istediği süreyi alamadı. Sakatlığı nedeniyle formasını Gavi'ye kaptıran Pedri, 21 maçta görev alıp fileleri 4 kez havalandırdı.
İspanya Milli Takımı'nda da forma giyen (12 maç) ve gelişimini sürdüren Pedri'nin, Barcelona'da gelecek sezondan itibaren Gavi ile ilk 11'in değişilmez oyuncuları arasına girmesi bekleniyor.
İspanyol basınında, 60 milyon tahmini bonservis bedeli değeri biçilen Gabi ve 80 milyon avro piyasa değeri bulunan Pedri için geleceğin Xavi ve Iniesta'sı olacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Sakatlığını atlatan Elliott, kariyerindeki çıkışı bu sezon gerçekleştirmek hedefinde
Liverpool orta sahasının genç yeteneği Harvey Elliott'un, bu sezon Alman teknik adam Jürgen Klopp'un kadrosunda çok daha önemli görevler üstlenmesi bekleniyor.
İngiltere temsilcisine 2019 yılında 1,7 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Fulham'dan transfer olan Elliott, 2020-2021 sezonunu eski kulübünde kiralık olarak geçirmiş ve Championship'te 41 maçta 7 gole imza atarak büyük gelişme kaydetmişti.
Antrenmanlardaki performansıyla Klopp'u da etkileyen ve 2021-2022 sezonunda Premier Lig'in ilk 4 haftasının 3'ünde Liverpool'da ilk 11'de sahaya çıkan Elliott, Leeds United maçında yaşadığı ciddi sakatlık nedeniyle formasından uzak kalmak zorunda kaldı.
Sakatlığının etkilerini tamamen atlatan 19 yaşındaki sağ kanat oyuncusunun, kariyerindeki büyük çıkışı bu sezon gerçekleştirmesi bekleniyor. Futbola başladığı Fulham'da 16 yaş 30 günlükken Wolverhampton'a karşı forma giyen Elliott, Premier Lig tarihinde sahaya çıkan en genç futbolcu unvana sahip oldu.

Olimpik Lyon, Cherki'ye güveniyor
Fransa temsilcisi Olimpik Lyon'un altyapısında yetişen 18 yaşındaki Rayan Cherki de Avrupa piyasasında beklentileri artıran oyuncular arasında yer alıyor.
Fransız temsilcisinin altyapısında son yıllarda yetişen en teknik oyuncu olarak lanse edilen Cezayir asıllı Fransız orta saha, ilk profesyonel sözleşmesini 2019 yılında imzaladı.
2019-2020 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Olimpik Lyon ile Bayern Münih arasında oynanan yarı final maçında forma giyerek turnuvada görev alan en genç oyuncular arasına katılan Cherki, sonraki sezon ise Fransa temsilcisinde tüm kulvarlarda 30 maçta 4 gole imza attı.
Olimpik Lyon'un teknik direktörü Peter Bosz, defansif yönden zaafları bulunduğu gerekçesiyle Cherki'ye geçen sezon 16 lig maçında görev vermeyi tercih etti. Takımının UEFA Avrupa Ligi'nde forma giydiği 4 karşılaşmada 2 kez ağları sarsan Cherki, taktik eksiklerini tamamlaması halinde bu sezon Fransa temsilcisinin en önemli oyuncuları arasına adını yazdırabilir.

 



2026 Dünya Kupası grup aşamasında seyirci rekoru kırıldı

2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)
2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası grup aşamasında seyirci rekoru kırıldı

2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)
2026 Dünya Kupası 4,6 milyon seyirciyle rekor kırdı (AFP)

FIFA, genişletilmiş formatıyla düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'nın grup aşamasında seyirci katılımı ve atılan gol sayısı bakımından yeni rekorlar kırdığını açıkladı.

FIFA'nın açıkladığı verilere göre, 2026 Dünya Kupası'nın grup aşamasında oynanan 72 maçı tribünlerden toplam 4 milyon 644 bin 549 taraftar izledi. Böylece turnuva, 1994 ABD Dünya Kupası'nda kaydedilen 3 milyon 587 bin 538 seyirci sayısını yaklaşık 1 milyon kişi farkla geride bırakarak yeni bir rekora ulaştı.

Ancak 1994 Dünya Kupası yalnızca 24 takımın katılımıyla ve 52 maç üzerinden oynanmıştı. Buna karşılık, ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa ev sahipliği yaptığı mevcut turnuvada 48 takım mücadele ediyor ve maç sayısı da önemli ölçüde artmış durumda.

Buna rağmen, maç başına ortalama seyirci sayısında 1994 turnuvası üstünlüğünü koruyor. 1994'te karşılaşma başına ortalama 68 bin 991 taraftar tribünlerde yer alırken, 2026 Dünya Kupası'nda bu rakam şu ana kadar 64 bin 508 olarak gerçekleşti.

Turnuva, gol sayısında da yeni bir rekora imza attı. FIFA verilerine göre grup aşamasında 215 gol kaydedilirken, maç başına ortalama 3 gol atıldı.

Karşılaştırma yapıldığında, 2022 Dünya Kupası'nda 32 takımın mücadele ettiği 64 maçta toplam 179 gol atılmış, maç başına gol ortalaması ise 2,8 olmuştu.

Turnuvada şu ana kadar 48 milli takımı temsil eden 999 futbolcu forma giydi. Kanada Milli Takımı kaptanı Alphonso Davies, son 32 turunda Güney Afrika karşısında oyuna sonradan dahil olarak turnuvada forma giyen 1000'inci oyuncu unvanını aldı.

FIFA ayrıca stadyumlardaki satış rakamlarını da paylaştı. Buna göre turnuva boyunca 2,8 milyon bardak bira, yaklaşık 1 milyon şişe su ve 300 bin hot dog (Sandviç)  satıldı.

Üç ev sahibi ülkedeki resmi taraftar alanlarını ise 5,5 milyondan fazla kişi ziyaret etti. Bu alanlarda 2 milyondan fazla alkollü içecek ile yaklaşık 2 milyon meşrubat tüketildi.


Afrika, Dünya Kupası'nı ilk kez kazanmaya çok mu yakın?

Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)
Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)
TT

Afrika, Dünya Kupası'nı ilk kez kazanmaya çok mu yakın?

Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)
Faslı oyuncular, 2026 Dünya Kupası grup aşaması maçında Haiti'ye karşı attıkları dördüncü golün ardından sevinç gösterisi yapıyor (EPA)

"The Athletic" tarafından hazırlanan kapsamlı bir habere göre, Dünya Kupası’nın 48 takıma genişletilmesi, Afrika futbolu için tarihi dönüm noktası oldu. 1998 ile 2022 yılları arasında 32 takımla düzenlenen turnuvalarda, 54 Afrika ülkesi sadece 5 kontenjan için mücadele ederken, 55 Avrupa ülkesi 13 kontenjana sahipti.

Bu adaletsiz dağılım, ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenen bu yaz yapılan turnuvada nihayet giderildi. Afrika’ya doğrudan 9 kontenjan ayrılırken, Demokratik Kongo Cumhuriyeti de mart ayındaki play-off turunda Jamaika’yı mağlup ederek onuncu bileti kaptı. Tunus dışındaki tüm Afrika temsilcileri, kendilerine sunulan bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi.

Turnuvada Afrika esintisi: Tarihi başarılar ve sürprizler

Turnuvaya ilk kez katılan Yeşil Burun Adaları (Cape Verde), Avrupa şampiyonu İspanya ile berabere kalarak tarihinin en büyük sürprizlerinden birine imza attı ve eleme turlarında Arjantin'in rakibi oldu. Gana, İngiltere karşısında disiplinli oyunuyla altın değerinde bir puan alırken, Güney Afrika Meksika yenilgisinin ardından toparlanarak gruptan çıkmayı başardı.

Fas, grup aşamasını Brezilya ile aynı puanla tamamlarken, Carlo Ancelotti’nin öğrencilerine karşı sergilediği futbolla büyük övgü topladı. Senegal, zorlu gruptan en iyi üçüncüler kontenjanıyla çıkmayı başarsa da Erling Haaland ve Kylian Mbappé’li yıldızlar topluluğu karşısında zor anlar yaşadı. Fildişi Sahili ise Emerse Fae yönetiminde, Drogba ve Yaya Touré’li "altın jenerasyon"un bile ulaşamadığı bir başarıyla ilk kez eleme turlarına adını yazdırdı. Mısır ise Muhammed Salah önderliğinde tarihinde ilk kez grup aşamasını geçme başarısı gösterdi.

Peki, bu yılki ekiplerden biri 19 Temmuz’da New York-New Jersey’deki finalde kupayı kaldırabilir mi? Eğer bu mümkün değilse, bu zafer ne zaman gelecek?

Altyapı ve modern tesisler: Başarının anahtarı

Aralık ayındaki kura çekiminde, FIFA sıralaması nedeniyle hiçbir Afrika takımının birinci torbada yer alamaması, onları zorlu gruplara itti. Fildişi Sahili’nin efsane isimlerinden Aruna Dindane, başarının sırrının altyapı olduğunu vurguluyor. Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığına göre Dindane verdiği demeçte, "Afrika’daki yaşam standartları ve altyapı iyileşiyor. Ancak önemli olan Dünya Kupası kazanmaktan öte, çocuklara futbol oynayabilecekleri sürekli alanlar yaratmaktır" ifadelerini kullandı.

Nijeryalı kaptan William Troost-Ekong ise Fas’ı model olarak gösteriyor. Ekong, "Fas'taki VI. Muhammed Futbol Merkezi, Premier Lig kulüpleriyle yarışır düzeyde. Fas, başarısını tesadüfen değil, son on yılda yaptığı bu planlı yatırımlarla kazandı" diyor. Fildişi Sahili ve Gana da modern tesisleşme hamleleriyle bu kervana katılıyor. Özellikle Fildişi’ndeki her takım için özel olarak inşa edilen 24 yeni antrenman tesisi, kıtanın geleceğine dair umutları artırıyor.

Genç yetenekler ve Avrupa köprüleri

Yatırımların meyveleri toplanmaya başlandı bile. Fas’ın 20 yaş altı dünya şampiyonluğu ve oyuncuların Avrupa’nın önde gelen liglerine transferleri, sistemin başarısını kanıtlıyor. Brahim Diaz’ın Fas’ı seçmesi ve genç yıldız adayı Eyyüb Bouaddi gibi isimlerin milli takım tercihlerini Fas’tan yana kullanmaları, kıtanın "çifte vatandaşlık" stratejisinin bir parçası. Benzer şekilde Senegal de altyapısından yetiştirdiği Lamine Camara ve İbrahim Mbaye gibi isimlerle geleceği inşa ediyor.

İdari engeller: Gelişmek için yönetim kalitesi şart

Ancak her şey yolunda gitmiyor. Nijerya’nın Libya’da yaşadığı uçuş krizi, ödenmeyen primler nedeniyle yapılan protestolar ve bazı federasyonların organizasyonel eksiklikleri, kıtanın potansiyelini kısıtlıyor. Uzmanlar, Afrika futbolunun sadece sahada değil, yönetim kademelerinde de profesyonelleşmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Fildişi Sahili, 25.4 yaş ortalamasıyla turnuvanın en genç takımı olarak şimdiden 2030 Dünya Kupası’nın en büyük favorilerinden biri olarak görülüyor. Aruna Dindane’in dediği gibi, "Her şeyin bir zamanı var. Doğru seviyeye ulaştığımızda o kupayı kazanacağız. Bunun olacağını biliyoruz ama ne zaman? İşte bunu zaman gösterecek."


Dünya Kupası'nda seri penaltı atışları nasıl belirleniyor?

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Dünya Kupası'nda seri penaltı atışları nasıl belirleniyor?

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

2026 FIFA Dünya Kupası'nda eleme turlarının başlamasıyla birlikte, 120 dakikalık oyun sonunda kazananın belirlenemediği karşılaşmalarda son sözü seri penaltı atışları söylüyor. Böylece futbol, en yalın hâline dönüyor: Bir oyuncu, bir kaleci ve kaleye 11 metre mesafedeki bir top.

Seri penaltı atışları grup aşamasında uygulanmıyor. Grup maçlarının berabere bitmesi halinde takımlar birer puan alırken, eleme turlarında normal sürenin ve uzatmaların ardından eşitlik bozulmazsa kazanan seri penaltılarla belirleniyor.

Seri, her takımın beşer penaltı kullanmasıyla başlıyor. Takımlar sırayla atış yaparken, ilk turda her oyuncu yalnızca bir kez penaltı kullanabiliyor. Taraflardan birinin farkı kapatmasının matematiksel olarak imkânsız hâle gelmesi durumunda seri erken sona eriyor. Beşer atış sonunda eşitlik devam ederse, "ani ölüm" sistemine geçiliyor. Bu aşamada takımlar birer penaltı kullanıyor; aynı turda bir takım gol atıp diğeri kaçırdığında karşılaşma sona eriyor.

Seri penaltılara yalnızca uzatma süresinin sonunda sahada bulunan veya tedavi ya da ekipmanını düzeltmek amacıyla geçici olarak saha dışında olan oyuncular katılabiliyor. Oyundan alınan veya kırmızı kart gören futbolcular penaltı kullanamıyor. Penaltı kullanma hakkı bulunan bütün oyuncular atışlarını tamamlamasına rağmen eşitlik bozulmazsa ikinci tura geçiliyor ve takımlar penaltı sıralamasını değiştirebiliyor.

Hakem önce kura çekerek penaltıların kullanılacağı kaleyi belirliyor. Ardından yapılan ikinci kurayı kazanan takım penaltılara ilk olarak başlayıp başlamayacağını seçiyor.

The Athletic'e göre oyun kuralları, oyuncunun topa yaklaşırken yavaşlamasına veya duraksamasına izin veriyor. Ancak koşusunu tamamladıktan sonra kaleciyi aldatmak amacıyla şut çeker gibi yapması yasak. Bu durumda penaltı kaçmış sayılıyor ve oyuncu sarı kartla cezalandırılıyor.

Kalecinin, penaltı anında en az bir ayağının bir kısmını kale çizgisi üzerinde veya çizgi hizasında bulundurması gerekiyor. Kaleci çizgiyi erken terk edip penaltıyı kurtarırsa atış tekrarlanıyor.

Bu kural, 2026 Dünya Kupası'nda İngiltere-Hırvatistan maçında uygulandı. Kaleci Dominik Livakovic, Harry Kane'in penaltısını kurtardı ancak hakem, kalecinin çizgiyi erken terk etmesi ve bir savunma oyuncusunun ceza sahasına erken girmesi nedeniyle atışın tekrarlanmasına karar verdi. Kane, ikinci denemesinde golü kaydetti.

Kurallar ayrıca teknik direktörlere, ellerinde oyuncu değiştirme hakkı bulunması hâlinde uzatma süresi sona ermeden önce penaltıcı bir oyuncu ya da kaleciyi oyuna alma imkânı tanıyor. Hollanda'nın 2014 Dünya Kupası çeyrek finalinde Kosta Rika karşısında Tim Krul'u seri penaltılar öncesinde oyuna alması bunun en bilinen örneklerinden biri oldu. Krul iki penaltıyı kurtararak takımını yarı finale taşıdı.

Seri penaltılar teknik beceri kadar psikolojik dayanıklılığı da ölçüyor. Tek bir hata ya da tek bir kurtarış, bir futbolcuyu ulusal kahramana dönüştürebileceği gibi, ömür boyu unutamayacağı bir hayal kırıklığına da neden olabiliyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, 1994 Dünya Kupası finalinde penaltıyı kaçıran Roberto Baggio olurken, Gonzalo Montiel ise 2022 Dünya Kupası finalindeki son penaltıyı gole çevirerek Arjantin'e şampiyonluğu getiren isim olmuştu.