Avrupa futbolunda sezona damga vuracak genç yetenekler

Avrupa futbolunda 2022-2023 sezonunda performanslarıyla yeşil sahalara damga vurması beklenen birçok genç yetenek bulunuyor.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa futbolunda sezona damga vuracak genç yetenekler

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs salgını ve enerji sorunu nedeniyle dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz, futbolda transfer piyasasını da etkiliyor. Avrupa'nın başat kulüpleri, ekonomik yapıyı da göz önüne alarak altyapılarına önceki sezonlardan çok daha fazla bütçe ayırıyor.
Bu transfer politikası kapsamında büyük kulüpler, altyapının yanı sıra küçük yaşlarda keşfettiği yetenekleri düşük bonservis veya yetiştirme bedelleri karşılığında kadrosuna katarken, gelişmeleri için maçlarda çok daha fazla süre almalarına öncelik veriyor.
Gelecek sezon Avrupa futbolunda performanslarıyla futbolseverleri etkilemesi beklenen oyunculardan bazıları şöyle:

Leverkusen yeni 'Havertz'ini çabuk buldu
Bundesliga'nın köklü kulüplerinden Bayer Leverkusen, altyapısından yetiştirerek 2020'de İngiltere'nin Chelsea takımına 80 milyon avro karşılığında sattığı Kai Havertz'in boşluğunu, aynı yıl yine genç bir yetenek ile doldurdu.
O dönem Liverpool ile girdiği transfer yarışında çabuk davranan Almanya temsilcisi, sadece 200 bin avro yetiştirme bedeli karşılığında Köln'ün altyapısında yer alan Florian Wirtz'i renklerine bağladı ve profesyonel sözleşme imzalayarak A takımın kadrosuna kattı.
İleriye dönük orta saha ve kanatlarda forma giyen Alman oyuncu, ilk sezonundan itibaren ilk 11'in vazgeçilmez isimlerinden birisi haline geldi. Leverkusen formasıyla geçen sezon tüm kulvarlarda 31 maçta 10 gol atan ve takım arkadaşlarına 14 gol pası veren Wirtz, şimdiden ligin yıldız adayları arasında gösteriliyor.
Futbolcuların performans bilgilerini paylaşan ve transfer piyasası değerini ölçen Alman internet sitesi "Transfermakt"ın verilerine göre, 19 yaşındaki oyuncunun tahmini 70 milyon avro bonservis bedeli bulunuyor.
Bundesliga'da son yıllarda gösterdiği performansla Almanya Milli Takımı'na da seçilen ve 4 karşılaşmada görev alan Wirtz'in, başta Bayern Münih olmak üzere birçok takımın transfer listesinde yer aldığı yönündeki iddiaların artmasının ardından Bayer Leverkusen, genç yeteneğiyle 5 yıllık sözleşme yenileme konusunda geçen hafta anlaşmaya vardı.

"La Masia"nın son büyük yetenekleri Gavi ve Pedri
Lionel Messi, Xavi Hernandez, Andres Iniesta, Carles Puyol gibi önemli isimleri yetiştiren Barcelona'nın dünyaca ünlü altyapı okulu "La Masia"dan son dönemlerde büyük bir oyuncu çıkmadığı yönünde yapılan eleştiriler, Gavi ve Pedri'nin performanslarıyla son buldu.
Kulübün yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle Messi'nin takımdan geçen sezon ayrılmasının ardından yeniden altyapısına ağırlık veren Katalan temsilcisinde henüz 17 yaşındaki Gavi, ilk kez geçen sezon ilk 11'de kadroya girme şansı buldu.
Bu şansı iyi değerlendiren ve 2021-2022'deki tüm kulvarlarda 46 maçta görev alarak 2 kez ağları sarsan orta saha oyuncusu Gavi, takımın vazgeçilmez isimleri arasına adını şimdiden yazdırdı.
İspanya Milli Takımı'nı çalıştıran teknik direktör Luis Enrique'nin de gözüne giren Gavi, 6 Ekim 2021'de giymeye başladığı milli formayla 10 maçta 1 gole imza attı.
Gavi'ye oranla Barcelona'nın daha tecrübeli isimleri arasında yer alan 19 yaşındaki Pedri ise kulübün genç yaşta keşfettiği önemli bir değer olarak öne çıkıyor.
Barcelona'nın 2019'da Las Palmas'tan 17,5 milyon bonservis bedeli karşılığında kadrosuna kattığı Pedri, 2020-2021 sezonundan itibaren A takım kadrosunda şans bulmaya başladı.
Katalan temsilcisinde ilk sezonunda 52 maçta 4 gole imza atan Pedri, geçen sezon yaşadığı sakatlıklar nedeniyle istediği süreyi alamadı. Sakatlığı nedeniyle formasını Gavi'ye kaptıran Pedri, 21 maçta görev alıp fileleri 4 kez havalandırdı.
İspanya Milli Takımı'nda da forma giyen (12 maç) ve gelişimini sürdüren Pedri'nin, Barcelona'da gelecek sezondan itibaren Gavi ile ilk 11'in değişilmez oyuncuları arasına girmesi bekleniyor.
İspanyol basınında, 60 milyon tahmini bonservis bedeli değeri biçilen Gabi ve 80 milyon avro piyasa değeri bulunan Pedri için geleceğin Xavi ve Iniesta'sı olacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Sakatlığını atlatan Elliott, kariyerindeki çıkışı bu sezon gerçekleştirmek hedefinde
Liverpool orta sahasının genç yeteneği Harvey Elliott'un, bu sezon Alman teknik adam Jürgen Klopp'un kadrosunda çok daha önemli görevler üstlenmesi bekleniyor.
İngiltere temsilcisine 2019 yılında 1,7 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Fulham'dan transfer olan Elliott, 2020-2021 sezonunu eski kulübünde kiralık olarak geçirmiş ve Championship'te 41 maçta 7 gole imza atarak büyük gelişme kaydetmişti.
Antrenmanlardaki performansıyla Klopp'u da etkileyen ve 2021-2022 sezonunda Premier Lig'in ilk 4 haftasının 3'ünde Liverpool'da ilk 11'de sahaya çıkan Elliott, Leeds United maçında yaşadığı ciddi sakatlık nedeniyle formasından uzak kalmak zorunda kaldı.
Sakatlığının etkilerini tamamen atlatan 19 yaşındaki sağ kanat oyuncusunun, kariyerindeki büyük çıkışı bu sezon gerçekleştirmesi bekleniyor. Futbola başladığı Fulham'da 16 yaş 30 günlükken Wolverhampton'a karşı forma giyen Elliott, Premier Lig tarihinde sahaya çıkan en genç futbolcu unvana sahip oldu.

Olimpik Lyon, Cherki'ye güveniyor
Fransa temsilcisi Olimpik Lyon'un altyapısında yetişen 18 yaşındaki Rayan Cherki de Avrupa piyasasında beklentileri artıran oyuncular arasında yer alıyor.
Fransız temsilcisinin altyapısında son yıllarda yetişen en teknik oyuncu olarak lanse edilen Cezayir asıllı Fransız orta saha, ilk profesyonel sözleşmesini 2019 yılında imzaladı.
2019-2020 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Olimpik Lyon ile Bayern Münih arasında oynanan yarı final maçında forma giyerek turnuvada görev alan en genç oyuncular arasına katılan Cherki, sonraki sezon ise Fransa temsilcisinde tüm kulvarlarda 30 maçta 4 gole imza attı.
Olimpik Lyon'un teknik direktörü Peter Bosz, defansif yönden zaafları bulunduğu gerekçesiyle Cherki'ye geçen sezon 16 lig maçında görev vermeyi tercih etti. Takımının UEFA Avrupa Ligi'nde forma giydiği 4 karşılaşmada 2 kez ağları sarsan Cherki, taktik eksiklerini tamamlaması halinde bu sezon Fransa temsilcisinin en önemli oyuncuları arasına adını yazdırabilir.

 



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport


İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?
TT

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

La Liga’da FC Barcelona’nın Celta Vigo karşısında aldığı 1-0’lık galibiyete, Lamine Yamal’ın sakatlığı gölge düşürdü. Genç oyuncunun durumu, İspanyol medyasında günün en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

İspanyol basını, sakatlığın detayları ve olası sonuçlarına geniş yer ayırırken, sezonun geri kalan maçları ve İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda oynayacağı karşılaşmalara yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Mundo Deportivo, Lamine Yamal’ın kazandırdığı penaltıdan attığı golün ardından maça devam edemediğini yazdı. Haberde, oyuncunun golü kutlamak yerine acı hissederek kendini yere bıraktığı ve değişiklik istediği belirtildi. Sağlık ekibinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyeceğinin anlaşılması, hem kulüp hem de millî takım cephesinde alarma yol açtı.

AS gazetesi ise “Tam alarm! Lamine arka adale sakatlığı nedeniyle oyundan çıktı” başlığını kullandı. Haberde, oyuncunun penaltıyı kullandıktan hemen sonra elini kaldırarak sağlık görevlilerini çağırdığı ve sol bacağının arka kısmını tuttuğu aktarıldı. Kulüp doktoru Ricard Pruna’nın doğrudan oyuncu değişikliği talebinde bulunduğu ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AS gazetesinden aktardığı habere göre sakatlığın zamanlamasının da kritik olduğuna dikkat çekti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na yaklaşık 50 gün kala yaşanan bu durumun, oyuncunun turnuvaya yetişip yetişemeyeceği konusunda soru işaretleri doğurduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre hafif bir kas yırtığı ihtimali bulunurken, bu tür bir sakatlığın 2 ila 3 hafta sahalardan uzak kalmaya yol açabileceği ifade edildi.

Ayrıca João Cancelo’nun da aynı maçta sağ bacağındaki kuadriseps kasından sakatlanarak oyundan çıktığı ve yerine Alejandro Balde’nin girdiği, her iki oyuncunun da durumunun yapılacak tetkiklerle netleşeceği aktarıldı.

Marca gazetesi, Barcelona’nın şampiyonluğa yaklaşmasına rağmen Yamal’ın yokluğunun hücum hattında ciddi bir eksiklik yaratabileceğini yazdı. Cadena SER ise ilk bulguların arka adalede yırtık ihtimaline işaret ettiğini ve oyuncunun birkaç hafta sahalardan uzak kalabileceğini duyurdu.

Sport gazetesi de sakatlığın galibiyetin önüne geçtiğini vurgulayarak, bunun hem Barcelona hem de millî takım için kritik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bu gelişmeler ışığında, Lamine Yamal’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’na karşı 21 Haziran’da oynanacak ilk maçta forma giyip giyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da oynanacak karşılaşma öncesinde, oyuncunun durumuna ilişkin nihai kararın sağlık raporlarının ardından verilmesi bekleniyor.


Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Riyad’da düzenlenen Spor Yatırım Forumu ilk gününde, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dammam şehrinin spor altyapısını değiştirebilecek nitelikte tarihi bir gelişmeyi duyurdu. Açıklamada, Dammam Spor Şehri projesinin geliştirilmesine yönelik yaklaşık 1 milyar Suudi riyali değerinde bir yatırım fırsatının başlatıldığı bildirildi. Projenin 2026 yılında hayata geçirilmesi ve spor altyapısının güçlendirilerek nitelikli uluslararası ortaklıklara alan açması hedefleniyor.

Söz konusu adımın, spor sektörünün ekonomik büyümenin önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini gösterdiği; uluslararası ortaklıklar ve yatırım fırsatlarıyla Suudi Arabistan’daki spor ekosisteminin olgunlaşmasını ve çeşitlenmesini yansıttığı ifade edildi.

‘Sporun Gençleri Güçlendirmesi’ başlıklı oturumda konuşan Muhammed bin Selman Vakfı (Misk) CEO'su Bedr el-Bedr, sporun gençleri güçlendirmeye yönelik bütüncül bir sistemin temel parçalarından biri olarak görüldüğünü belirtti.

El-Bedr, “Sporu yalnızca yan bir faaliyet ya da eğlence unsuru olarak görmüyoruz; onu toplumda sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı daha geniş bir sistemin parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

vfevfev
Spor Yatırım Forumu’nun ilk gününde gerçekleştirilen zengin içeriğe sahip söyleşi oturumlarından (Fotoğraf: Beşir Salih)

Misk Vakfı yetkilileri, genç yeteneklerin gelişim sürecini erken yaşlardan itibaren yapılandırmak için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde programlar yürüttüklerini açıkladı. 7 ile 17 yaş arasındaki çocukları hedefleyen bu programların, Riyad’daki okullarda futbol ve yüzme gibi branşlarda profesyonel gelişim yolları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Açıklamada, Riyad Okulları Futbol Akademisi’nin, ilerleyen dönemde Suudi Arabistan milli takımını 2034 Dünya Kupası’nda temsil edebilecek oyuncular yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Suudi Arabistan E-Spor Federasyonu Başkanı Prens Faysal bin Bender bin Sultan Al Suud, katıldığı oturumda, sporun artık geçmişte olduğu gibi yalnızca bir hobi olmadığını, özel sektörün artan desteğini gerektiren bir yatırım alanına dönüştüğünü söyledi.

Faysal bin Bender, “Geçmişte spor sadece hobi olarak görülüyordu, ancak bugün nitelikli spor yatırımları için özel sektör desteğine büyük ihtiyaç var” dedi. Faysal bin Bender, e-sporlar alanında federasyon bünyesinde 1,2 milyon profesyonel oyuncu bulunduğunu belirterek, yerelden küresel rekabete geçiş için özel sektör yatırımlarının kritik olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Deniz Sporları ve Dalış Federasyonu Başkanı Sultan bin Fahd bin Selman Al Suud da özel sektörün rolüne dikkat çekerek, “Onların desteği olmadan spor yatırımlarında büyüme ve gelişme sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Fahd bin Selman ayrıca, Suudi vatandaşları için dalış lisansı sayısının engellerin kaldırılması ve teşviklerle birlikte 50 bine ulaştığını kaydetti.

grbgrt
İlk günkü oturumlara spor federasyonlarının başkanları, yöneticiler ve uzmanlar katıldı. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan Masa Tenisi Federasyonu Başkanı Muhammed bin Abdurrahman bin Nasır Al Suud, spor yatırımlarının kayda değer bir ilerleme sağladığını belirterek, “Bugün 6 bin profesyonel masa tenisi sporcumuz var. Hedeflerimize yüzde 150 oranında ulaştık. Bu da yatırımın branşın gelişimine etkisini açıkça gösteriyor” dedi.

Spor yatırımlarına odaklanan SURJ Sports Investment CEO’su Danny Townsend, katıldığı ‘Yapay Zekâ ve Spor Yatırımı’ oturumunda Suudi Arabistan’daki fırsatların olağanüstü olduğunu söyledi. Townsend, mevcut yönetişim çerçevesinin benzersiz olduğunu belirterek, spor ve eğlence sektörlerinde dijital dönüşüm sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.

Tatimmah Capital şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ehab Hassoubah, ‘Sporun Geleceğinin Finansmanı ve Yatırım Fonları’ başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, spor sektörünü desteklemede gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Hassoubah, “Gelirlerin çeşitlendirilmesi, belirlenen stratejilerin uygulanmasına katkı sağlar ve sürdürülebilirliği garanti altına alır” ifadesini kullandı.

R Sports CEO’su Rafi el-Gamidi ise spor sektörünün önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. El-Gamidi, “Fonlar mevcut, ancak asıl zorluk fikirleri sistemli bir şekilde yapılandırmak. Bu başarıldığında sürdürülebilirliğe ulaşmak mümkün” dedi.

El-Gamidi ayrıca, birçok yatırım fırsatının hâlâ hazır uygulama modellerinden yoksun olduğunu, ancak Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar spor inovasyonunda küresel düzeyde rekabet edebileceğine inandığını ifade etti.

Aramco Stadyum Şirketi CEO’su Matthew Kittle, ‘Spor: Turizm ve Yatırımın Bileti’ başlıklı oturumda, Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar arasındaki güçlü ilişki ağının spor ve turizm projelerini destekleyen temel bir unsur olduğunu söyledi.

Kittle, hükümet kurumları ve turizm otoritesiyle güçlü bağlara sahip olduklarını, ayrıca doğu bölgesinde altyapı ve kültür alanlarında önemli profesyonel ortaklıklar yürüttüklerini belirtti. Bu yapının Suudi Arabistan’ın turizm vizyonuyla uyumlu olduğunu ve ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca ekip içindeki deneyimin bu ilişkilerin hızla gelişmesine katkı sağladığını ve başarının en önemli unsurunun etkili iletişim olduğunu vurguladı.