Emre Mor, resmen Fenerbahçe'de

AA
AA
TT

Emre Mor, resmen Fenerbahçe'de

AA
AA

Fenerbahçe Kulübü, Fatih Karagümrüklü futbolcu Emre Mor ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.
Sarı-lacivertli kulübün daha önce prensip anlaşmasına varıldığını duyurduğu ve dün başlayan yurt dışı kampına götürülen Emre Mor ile resmi sözleşme imzalandı.
Kulüpten yapılan açıklamada, "Kulübümüz, Emre Mor'u kadrosuna kattı. 24 yaşındaki oyuncuyla 3 yıllık sözleşme imzalandı. Emre Mor'a 'Ailemize hoş geldin' diyor, Fenerbahçe'miz ile nice zaferler ve şampiyonluklar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Danimarka'da kariyerine başlayan Emre Mor, A Milli Takım'ı seçerek genç yaşta 2016 Avrupa Şampiyonası kadrosunda yer aldı. Aynı yıl Almanya'nın Borussia Dortmund takımına transfer olan Emre, sırasıyla Celta Vigo, Galatasaray ve Olympiakos takımlarında forma giydi.
Geçen sezon başında Süper Lig takımlarından Fatih Karagümrük'e transfer olan genç kanat oyuncusu, 26 lig müsabakasında 5 kez fileleri havalandırdı.
Ayrıca Fatih Karagümrük Kulübü de sosyal medyadan yapılan paylaşımla Emre Mor'a teşekkür ederek, kariyerinde başarı dileklerini iletti.



UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşü

Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
TT

UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşü

Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Beyaz Saray'ın bahçesinde düzenlenecek UFC Freedom 250 etkinliğini inceliyoruz. 

6 yıl önce UFC maçlarını izleyenlerin aklında kalan en belirgin ses, coşkulu taraftarların tezahüratı değildi. Pandeminin gölgesinde boş salonlarda yapılan organizasyonlarda duyulan tek şey, yumrukların ve tekmelerin sekizgen kafesin içinde yankılanan sert sesiydi. Tribünler boştu, dünya durmuş gibiydi ama UFC durmadı.

Organizasyon yoluna devam etti ve bugün geldiği nokta, o günlerde kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük.

Şimdi aynı organizasyon, Amerika Birleşik Devletleri'nin en sembolik noktalarından biri olan Beyaz Saray'ın bahçesinde tarih yazmaya hazırlanıyor.

14 Haziran'da düzenlenecek UFC Freedom 250 gecesi, yalnızca yeni bir dövüş kartı değil. Aslında bu organizasyon, karma dövüş sanatlarının son yirmi yılda geçirdiği dönüşümün en büyük simgelerinden biri.

Bir zamanlar niş bir organizasyon olarak görülen UFC, bugün milyonlarca kişinin takip ettiği küresel bir markaya dönüştü. Artık yalnızca spor sayfalarında değil, siyaset, ekonomi ve popüler kültür haberlerinde de kendine yer buluyor.

Bu noktaya gelinmesinde kuşkusuz organizasyonun yıldız isimlerinin büyük payı var. Chuck Liddell'in sert stili, Georges St-Pierre'in disiplini, Anderson Silva'nın estetik dövüşü, Jon Jones'un üstün yeteneği, Ronda Rousey'nin kadınlara açtığı yeni sayfa ve Conor McGregor'ın yarattığı küresel etki, UFC'yi sadece bir dövüş organizasyonu olmaktan çıkarıp dünya çapında bir fenomene dönüştürdü.

Belki de bu yüzden Beyaz Saray'ın çimlerine kurulacak sekizgen kafes birçok kişi için şaşırtıcı olsa da, UFC'nin geldiği noktayı düşündüğümüzde çok da sürpriz sayılmaz.

Elbette organizasyonun bu kadar ses getirmesinde ABD Başkanı Donald Trump'la UFC Başkanı Dana White arasındaki uzun yıllara dayanan yakın ilişkinin de etkisi büyük.

Trump yıllardır dövüş sporlarına ilgi duyuyor, geçmişte büyük boks organizasyonlarına ev sahipliği yapıyordu ve son yıllarda birçok UFC gecesinde kafes kenarında görüntülendi. Freedom 250 fikrinin de bizzat Trump'tan çıktığı belirtiliyor.

Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde inşa edilen yaklaşık 4 bin 500 kişilik özel arena, bu fikrin ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.

Sporcuların Oval Ofis tarafından yürüyerek kafese çıkacağı konuşulurken, Beyaz Saray'ın hemen güneyindeki Ellipse Parkı'na kurulacak dev ekranlardan ise onbinlerce kişinin karşılaşmaları ücretsiz izlemesi planlanıyor.

Ancak böylesine sıradışı bir organizasyonun tartışmaları da beraberinde getirmesi kaçınılmazdı.

En büyük soru işaretlerinden biri hava koşulları. Washington'da hafta sonu sıcaklığın 35 dereceye yaklaşması, yüksek nem ve yağmur ihtimali spor dünyasında endişe yaratıyor. UFC tarihindeki organizasyonların büyük bölümü kapalı salonlarda düzenleniyor. Bunun nedeni yalnızca seyirci konforu değil; dövüşçülerin performansı da sıcaklık, nem ve dış etkenlerden doğrudan etkileniyor.

Bu konuda en sert eleştirilerden biri de yıllardır UFC yayınlarının vazgeçilmez sesi olan Joe Rogan'dan geldi. Rogan, açık havada şampiyonluk maçlarının yapılmasına karşı olduğunu söylerken, böylesine önemli karşılaşmaların tamamen kontrol altında tutulan klimalı salonlarda gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu. Hatta organizasyonu "gereksiz bir gösteri" ve "güvenlik açısından riskli" olarak nitelendirdi.

Trump ise eleştirileri reddetmek yerine ilginç bir yanıt veriyor. Etkinliğin bir "gösteri" olduğu yönündeki yorumlara, "Hayatın kendisi de bir gösteri. Ama bu iyi bir gösteri ve bir daha asla yaşanmayacak bir deneyim" sözleriyle karşılık veriyor. 

Aslında her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bir yanda sporcuların sağlığı ve performansı, diğer yanda ise tarihe geçecek benzersiz bir organizasyon fikri bulunuyor. Spor artık sadece sahada oynanan bir mücadele değil; aynı zamanda milyonlarca insanın takip ettiği dev bir eğlence endüstrisi.

Dövüş kartı da beklentileri karşılayacak kadar güçlü görünüyor. Gecenin ana maçında namağlup Gürcü yıldız Ilia Topuria'yla Amerikan dövüşçü Justin Gaethje hafif sıklet kemeri için karşı karşıya gelecek. Alex Pereira, Ciryl Gane, Sean O'Malley ve Michael Chandler gibi yıldız isimlerin de aynı organizasyonda yer alması geceyi yılın en dikkat çeken UFC etkinliklerinden biri haline getiriyor.
 

dfvgtr
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde kurulan arenayı Eyfel Kulesi'ne benzetti (UFC)

Belki de en dikkat çekici ayrıntı şu: 6 yıl önce boş tribünlerin önünde sessizlik içinde yapılan maçlar sayesinde ayakta kalmayı başaran UFC, bugün Beyaz Saray'ın bahçesine kadar ulaşmış durumda. Pandemi döneminde yalnızca sporun devam etmesini sağlayan organizasyon, şimdi Amerikan siyasetinin kalbinde dünyanın gözünü üzerine çevirmeye hazırlanıyor.

Sonuçta 14 Haziran gecesi kazanan sadece kafesin içindeki dövüşçüler olmayabilir. Eğer organizasyon beklendiği gibi gerçekleşirse UFC, spor tarihine yalnızca yeni bir şampiyonluk gecesi değil, aynı zamanda "imkânsız" denilen bir organizasyonu gerçeğe dönüştüren marka olarak da geçebilir.

Ve belki de yıllar sonra insanlar o geceyi anlatırken maçın sonucundan önce şunu hatırlayacak: Bir zamanlar dünyanın en güçlü siyasi merkezlerinden birinin çimlerine gerçekten bir UFC kafesi kurulmuştu.

Kaynaklar: UFC, The Hill, Forbes


2026 Dünya Kupası: Beşiktaş'ın yıldızı Hyeon-Gyu Oh Güney Kore'ye 3 puanı getirdi!

Güney Koreli Lee Han-beom, maçın ardından takım arkadaşı Park Jin-seob ile galibiyeti kutluyor. (Reuters)
Güney Koreli Lee Han-beom, maçın ardından takım arkadaşı Park Jin-seob ile galibiyeti kutluyor. (Reuters)
TT

2026 Dünya Kupası: Beşiktaş'ın yıldızı Hyeon-Gyu Oh Güney Kore'ye 3 puanı getirdi!

Güney Koreli Lee Han-beom, maçın ardından takım arkadaşı Park Jin-seob ile galibiyeti kutluyor. (Reuters)
Güney Koreli Lee Han-beom, maçın ardından takım arkadaşı Park Jin-seob ile galibiyeti kutluyor. (Reuters)

2026 FIFA Dünya Kupası A Grubu'nda Güney Kore, perşembe günü Guadalajara'daki Akron Stadı'nda oynanan karşılaşmada Çekya'yı 2-1 mağlup ederek turnuvadaki ilk galibiyetini aldı.

Güney Kore'nin geri dönüşünde başrolü üstlenen Hwang In-beom, 67. dakikada beraberlik golünü kaydederken, 80. Dakikada Beşiktaş’ın forveti Oh Hyeon-gyu'nun attığı galibiyet golünün de asistini yaptı. Çekya'nın tek golü ise 59. dakikada ladislav Krejci'den geldi.

Grubun diğer maçında Güney Afrika'yı 2-0 mağlup eden ev sahibi Meksika, averajla liderliğe yükselirken, Güney Kore ikinci sıraya yerleşti.

Güney Kore, böylece Çekya karşısında Dünya Kupası finallerindeki ilk galibiyetini elde etti. İki takım daha önce oynadıkları üç hazırlık maçında birer galibiyet alırken, bir karşılaşma da beraberlikle sonuçlanmıştı.

44 bin seyirci kapasiteli Akron Stadı'nda bazı tribünlerin boş kaldığı gözlenirken, tribünlerde Meksikalı taraftarların yoğunluğu dikkat çekti. Karşılaşma öncesinde gözler, eski Tottenham yıldızı ve Los Angeles FC forması giyen Son Heung-min'in üzerindeydi. Tecrübeli futbolcu ilk yarıda etkili bir performans ortaya koysa da, galibiyet golü sonradan oyuna giren Oh Hyeon-gyu'dan geldi.

fgthyth
Güney Koreli Oh Hyeon-gyu, takımının ikinci golünü kaydediyor. (Reuters)

Güney Kore maçın ilk bölümünde üstün bir oyun sergiledi ve ilk yarım saatte 10'dan fazla gol girişiminde bulundu. Son Heung-min'in 39. dakikadaki şutu direğin hemen yanından auta giderken, kaleci Matej Kovar 49. dakikada Hwang In-beom ve Lee Jae-sung'ın tehlikeli girişimlerini önledi. Kovar, 59. dakikada Son'un bir başka şutunda da başarılı oldu.

Ancak oyunun genel akışının aksine, Çekya 59. dakikada öne geçti. Vladimir Coufal'ın uzun taç atışında Ladislav Krejci yükselerek yaptığı kafa vuruşuyla takımını 1-0 öne taşıdı.

Bu gole Güney Kore'nin cevabı gecikmedi. Hwang In-beom, 67. dakikada Lee Kang-in'in pasını kontrol ettikten sonra kaleci Kovar ve savunma oyuncusu Robin Hranac'ı geçerek topu aşırtma bir vuruşla ağlara gönderdi ve skoru eşitledi.

Teknik direktör, 69. dakikada Son Heung-min'i oyundan alarak yerine Beşiktaş forması giyen Oh Hyeon-gyu'yu sahaya sürdü.

Çekya, 77. dakikada Tomas Soucek'in kafa golü ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.

Karşılaşmanın kader anı ise 80. dakikada yaşandı. Gelişen organize atakta top sağ kanatta Hwang In-beom ile buluştu. Tecrübeli orta saha oyuncusunun ortasına Oh Hyeon-gyu, topu ağlara göndererek Güney Kore'yi 2-1 öne geçirdi.

Maçın son bölümünde Çekya beraberlik için baskı kursa da Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu kritik kurtarışlarıyla takımının galibiyetini korudu. Tecrübeli file bekçisi, 82. dakikada Adam Hlozek'in yakın mesafeden yaptığı vuruşu çıkarırken, uzatma dakikalarında Michal Sadilek'in şutunda da gole izin vermedi.

Bu sonuçla Güney Kore turnuvaya üç puanla başlarken, Çekya ilk maçından puansız ayrıldı.


Güney Afrika teknik direktörü: İki kırmızı kart etkili oldu ama bunu telafi edebilecek kapasiteye sahibiz

Hugo Broos, maç sonrası hakem Wilton Sampaio ile konuşuyor (Reuters)
Hugo Broos, maç sonrası hakem Wilton Sampaio ile konuşuyor (Reuters)
TT

Güney Afrika teknik direktörü: İki kırmızı kart etkili oldu ama bunu telafi edebilecek kapasiteye sahibiz

Hugo Broos, maç sonrası hakem Wilton Sampaio ile konuşuyor (Reuters)
Hugo Broos, maç sonrası hakem Wilton Sampaio ile konuşuyor (Reuters)

Hugo Broos, Güney Afrika millî futbol takımının 2026 Dünya Kupası A Grubu’nda Meksika millî futbol takımı karşısında 2-0 kaybettiği maçın ardından, takımının mağlubiyete rağmen özgüven kazanabileceğini söyledi. Güney Afrika, karşılaşmayı iki kırmızı kartla 9 kişi tamamlamıştı.

Meksika’nın gollerini Julián Quiñones ve Raúl Jiménez Estadio Azteca’da, 80 binden fazla seyirci önünde kaydetti. Broos, skora rağmen takımının savunma performansının güçlü olduğunu savundu.

Broos basın toplantısında, “Dünya Kupası’nda çok iyi bir takıma karşı oynuyorsunuz ama biz iyi bir maç çıkardık. Meksika’nın kafası karışıktı, ne yapacağını bilemedi. Savunma organizasyonumuz mükemmeldi” dedi.

Güney Afrika’nın hücumda zorlandığını kabul eden deneyimli teknik adam, eleme şanslarını sürdürebilmeleri için hücum performansını geliştirmeleri gerektiğini vurguladı.

“Eğer bugün yaptığımızı hücumda daha iyi yapabilirsek, daha iyi sonuçlar alacağımıza eminim” ifadelerini kullandı.

Maçta Sivele Sithole ve Themba Zwane kırmızı kart görürken, Meksika’dan César Montes de oyundan atıldı. Böylece karşılaşma, Dünya Kupası tarihinde açılış maçında üç kırmızı kart çıkan ilk mücadele olarak kayıtlara geçti.

Broos, Sithole’un gördüğü ilk kırmızı karta katıldığını ancak Zwane’ın atıldığı pozisyonun tartışmalı olduğunu söyledi.

“İlk kartı kabul etmeliyiz. İkincisi tartışılabilir çünkü oyuncumuza müdahale edildiğini düşünüyorum. Ancak bu hakemin kararı ve kabul etmeliyiz” dedi.

Güney Afrika bir sonraki maçında Çekya millî futbol takımı ile Atlanta’da karşılaşacak. Bu maçın gruptaki kaderlerini belirleyebileceği ifade ediliyor.

Broos, “Önümüzdeki birkaç günü hayal kırıklığını ve yorgunluğu atlatmak için kullanmalıyız. Ardından hücum oyunumuzu geliştirmeliyiz çünkü bugün yeterli değildi” diye konuştu.