Hindistan'da gözaltındaki Müslüman gazeteci Zubair'in kefaletle serbest bırakılma talebi reddedildi

Zubair hakkında 14 günlük adli gözaltı kararı verildi

Alt News internet sitesinin kurucularından Muhammed Zubair, sosyal medya paylaşımında "bir dinin tanrısına" hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı / Fotoğraf: Instagram
Alt News internet sitesinin kurucularından Muhammed Zubair, sosyal medya paylaşımında "bir dinin tanrısına" hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı / Fotoğraf: Instagram
TT

Hindistan'da gözaltındaki Müslüman gazeteci Zubair'in kefaletle serbest bırakılma talebi reddedildi

Alt News internet sitesinin kurucularından Muhammed Zubair, sosyal medya paylaşımında "bir dinin tanrısına" hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı / Fotoğraf: Instagram
Alt News internet sitesinin kurucularından Muhammed Zubair, sosyal medya paylaşımında "bir dinin tanrısına" hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı / Fotoğraf: Instagram

Hindistan'da dini duyguları hedef aldığı iddiasıyla 5 gün önce gözaltına alınan Müslüman gazeteci Mohammed Zubair'in kefaletle serbest bırakılma talebi, çıkarıldığı mahkemede kabul edilmedi.
Ülke basınındaki haberlere göre, Hint polisinin, 2018'deki sosyal medya paylaşımında "bir dinin tanrısına" hakaret ettiğini öne sürdüğü Zubair'i 27 Haziran'da gözaltına aldığı anımsatıldı.
"Pravda Media" yöneticilerinden ve "Alt News" internet sitesi kurucularından Zubair, başkent Delhi'deki mahkemede hakim karşısına çıkarıldı.
Hint emniyet yetkilileri, halihazırda dini duyguları hedef almakla suçladıkları Zubair'e ilişkin hazırladıkları raporu mahkemeye sundu.
Raporda, Zubair'e "delilleri yok etme, gizli anlaşma yapma ve yabancı ülkelerden fon alma" suçlamaları da yöneltildi.
Zubair'in sosyal medya paylaşımlarını silerek ve telefonuna format atarak delilleri yok ettiği iddia edildi.
Bu arada, Savcı Atul Shrivastava duruşmada, Zubair'in fon aldığı ülkelerin Pakistan, Suriye, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan olduğunu savundu.
Shrivastava, bu fonların yurt dışından yapılan bağışlarla ilgili yasanın açık ihlali olduğunu söyledi.

Fonlar, Zubair'in hesabına yatırılmadı
Zubair'in avukatı Vrinda Grover, mahkemede, müvekkilinin 2018 yılında attığı tweetin, bir Twitter hesabı kullanıcısı tarafından şikayet edilmesi üzerine gözaltına alındığını belirtti.
Grover, bu kullanıcının güvenilirliğini sorgulayarak "Kim bu 'Hanuman Bhakt' adlı kullanıcı?" diye sordu.
Fonlarla ilgili konuşan Grover, paraların müvekkilinin değil "Pravda Media"nın hesabına yatırıldığını söyledi. Grover, bu şirketin yöneticisi olmanın suç olmadığını belirtti.
Diğer yandan, Grover'ın yaptığı kefaletle serbest bırakılma talebinin reddedildiği duruşmada, Zubair hakkında 14 günlük adli gözaltı kararı verildi.

Gözaltı kararı tepki çekmişti
Polis, başkent Yeni Delhi'de 27 Haziran'da Muhammed Zubair'i "bir dinin tanrısına" hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına almıştı.
Zubair'in gözaltına alınması ülke çapında tepkilere yol açmıştı.
Zubair'in paylaşımını şikayet ettiği belirtilen kullanıcının, Ekim 2021'de açtığı hesaptan ilk paylaşımını, 19 Haziran'da Zubair'in 2018 yılındaki paylaşımını Delhi Emniyeti ve emniyete bağlı siber suçlar birimini etiketleyerek yapmıştı.
İlk paylaşımın hesap açıldıktan aylar sonra Zubair'e yönelik yapılması ve hesaptan şimdiye kadar sadece 3 paylaşım yapılmış olması güvenilirliğiyle ilgili çeşitli soruları gündeme getirdi.
Aleyhinde daha önce de davalar açılan Zubair, haziranda Hint yetkililerin Hazreti Muhammed'e yönelik hakaretlerine de ilk tepki veren gazeteciler arasında yer almıştı.
Zubair, bilgi kirliliği, algı yönetimi ve yalan haberle mücadeleyi amaç edinen "doğruluk kontrolü" (fact-checking) internet sitesi "Alt News"in kurucu ortaklarından biri.
33 yaşındaki gazeteci, "Alt News"in ana şirketi "Pravda Media Foundation"ın da yöneticileri arasında.
Hindistan'da gazeteciler, son yıllarda çalışmaları nedeniyle giderek daha fazla hedef alınıyor.
Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından yayınlanan bu yılki Basın Özgürlüğü İndeksi'ne göre, Hindistan, 180 ülke arasında 150'inci sırada yer alıyor.
İndekste, "Hükümeti çok eleştiren Hint gazeteciler, topyekun taciz ve saldırı kampanyalarına maruz kalıyor" tespitine yer verildi.



Kazakistan Cumhurbaşkanı, Gazze'nin "Barış Konseyi"ne katılmayı kabul etti

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 25 Eylül 2019'da New York'ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania ile yaptığı görüşmenin ardından (Tokayev'in "X"hesabı)
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 25 Eylül 2019'da New York'ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania ile yaptığı görüşmenin ardından (Tokayev'in "X"hesabı)
TT

Kazakistan Cumhurbaşkanı, Gazze'nin "Barış Konseyi"ne katılmayı kabul etti

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 25 Eylül 2019'da New York'ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania ile yaptığı görüşmenin ardından (Tokayev'in "X"hesabı)
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 25 Eylül 2019'da New York'ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania ile yaptığı görüşmenin ardından (Tokayev'in "X"hesabı)

Haber ajansları bugün, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen Gazze Barış Konseyi'ne katılma daveti aldığını ve Tokayev'in bunu kabul ettiğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump Gazze Barış Konseyi'ni kurmaya başladı ve birçok dünya lideri cumartesi günü konseye katılmak için resmi davetler aldıklarını açıkladı. 

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Beyaz Saray, Gazze'deki savaşı sona erdirmeye yönelik ABD planı doğrultusunda Trump başkanlığında bir barış konseyi kurulacağını açıklamıştı.

Bu konseyin yanı sıra, iki ilgili organ daha kuruldu: Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetmek üzere bir Filistin teknokrat komitesi ve danışmanlık rolü üstlenecek gibi görünen bir "yürütme konseyi".

Beyaz Saray, "Barış Konseyi" veya "Yürütme Konseyi"ne katılacak siyasetçilerin ve diplomatların isimlerini açıkladı ve diğer yetkililer de davetiye aldıklarını duyurdu. "Barış Konseyi"ne katılacağı bilinen isimler arasında; ABD Başkanı Donald Trump, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın damadı Jared Kushner, eski İngiliz Başbakanı Tony Blair, Amerikalı milyarder Mark Rowan, Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve Trump'ın danışmanı Robert Gabriel bulunuyor.

Birçok yabancı lider, Trump yönetiminden katılım daveti aldıklarını doğruladı, ancak kabul edip etmeyeceklerini belirtmediler. Davet alanların listesi şöyledir: Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Pérez Milei, Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Kanada Başbakanı Mark Carney, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün Kralı II. Abdullah, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Romanya Cumhurbaşkanı Nicoso Dan, Paraguay Cumhurbaşkanı Santiago Pena, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif.  


Çin'in nüfusu üst üste dördüncü yıldır azalıyor

Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)
Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)
TT

Çin'in nüfusu üst üste dördüncü yıldır azalıyor

Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)
Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)

Çin'in nüfusu 2025 yılında üst üste dördüncü kez azaldı. Uzmanlar bu eğilimin önümüzdeki yıllarda hızlanacağını belirtiyor.

Ulusal İstatistik Bürosu, Çin'in toplam nüfusunun 2025 yılında 339 milyon azalarak 1,405 milyara düştüğünü ve bunun 2024 yılına göre daha hızlı bir düşüş olduğunu ifade etti.


Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı önünde Rohingyalılara yönelik soykırım suçlamalarını reddetti

Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
TT

Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı önünde Rohingyalılara yönelik soykırım suçlamalarını reddetti

Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)

Myanmar, dün Uluslararası Adalet Divanı'nda kendisine karşı açılan davada Müslüman Rohingya azınlığına yönelik soykırım suçlamalarını reddederek, iddiaların "asılsız" olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler'in en yüksek mahkemesi, Gambiya'nın Myanmar'ı 2017'de bu Müslüman azınlığın üyelerine karşı baskı eylemleriyle 1948 Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal etmekle suçladığı davada, üç haftalık duruşmalar düzenliyor.

Myanmar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ko Ko Hlaing, Lahey'deki mahkemede “bu konunun asılsız iddialara değil, kanıtlanmış gerçeklere dayanılarak karara bağlanması gerektiğini” vurguladı. “Duygusal konuşmalar ve belirsiz gerçek sunumları, durumun kapsamlı bir analizinin yerini tutamaz” ifadesini kullandı.

Myanmar yetkilileri, Tatmadaw olarak bilinen silahlı kuvvetlerinin, yaklaşık 12 güvenlik görevlisinin ölümüne yol açan saldırıların ardından Rohingya isyancılarını ortadan kaldırmak için gerçekleştirdiği baskının haklı olduğunu uzun zamandır savunuyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Myanmar ordusu ve Budist militanlar tarafından uygulanan şiddetten kaçan yüz binlerce Rohingya Müslümanı, komşu Bangladeş'e sığındı ve burada toplu tecavüz, cinayet ve kundaklama olayları yaşandığını bildirdi.

Bugün, yaklaşık 1,17 milyon Rohingya Müslümanı Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki sefil kamplarda yaşıyor.

Rohingya mültecileri 15 Aralık'ta deniz yoluyla Endonezya'ya ulaştıktan sonra geçici barınakta (Arşiv- AP)Rohingya mültecileri 15 Aralık'ta deniz yoluyla Endonezya'ya ulaştıktan sonra geçici barınakta (Arşiv- AP)

Utanç verici

Mahkemede Ko Ko Hlaing, “Myanmar'ın kuzey Rakhine Eyaleti'nde teröristlerin cezasız bir şekilde faaliyet göstermesine seyirci kalmaması gerektiğini” savundu. “Bu saldırılar, isyanla mücadele veya terörle mücadele operasyonlarını ifade eden askeri bir kavram olan temizleme operasyonlarını haklı çıkarmaktadır” diye belirtti.

Soykırım Sözleşmesi uyarınca, herhangi bir devlet, bu yasal aracı ihlal ettiğinden şüphelendiği başka bir devlete karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) dava açabilir.

2019 yılında, çoğunluğu Müslüman olan Gambiya, devletler arasındaki anlaşmazlıkları karara bağlayan UAD'ye bu davayı açtı.

Uluslararası Adalet Divanı'nın kararları hukuken bağlayıcı olmasa da Gambiya lehine verilecek bir karar Myanmar üzerindeki siyasi baskıyı artıracaktır.

Myanmar başkanlığı tarafından atanan bakan, “soykırım suçundan mahkumiyet, ülkem ve halkım için bir leke olur” diyerek, “bu yargılamaların ülkemin itibarı ve geleceği için son derece önemli olduğunu” vurguladı.

Bu haftanın başlarında Gambiya, toplu tecavüzler, cinayetler ve işkenceler de dahil olmak üzere baskıya dair yürek burkan anlatımlar sundu.

Gambiya Adalet Bakanı, Rohingyalılar hakkında konuşurken, "Onlar yok edilmek üzere hedef alındılar" dedi.

Hukuk uzmanları bu gelişmeleri yakından takip ediyor, çünkü bunlar, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından Gazze'deki askeri harekatı nedeniyle Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı benzer bir davada mahkemenin alabileceği yaklaşımı gösterebilir.