İçişleri Bakanlığından Kurban Bayramı tatili için 81 il valiliğine "trafik" genelgesi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İçişleri Bakanlığından Kurban Bayramı tatili için 81 il valiliğine "trafik" genelgesi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İçişleri Bakanlığı, Kurban Bayramı tatilinde kara yollarında alınacak tedbirlere ilişkin 81 il valiliğine genelge gönderdi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla gönderilen genelgeye göre, kara yollarında 7 Temmuz'da başlayacak trafik denetimleri 18 Temmuz'a kadar devam edecek.
Ülke genelinde bu tarihlerde emniyet ve jandarma sorumluluk bölgesinde toplam 114 bin 960 ekip/tim, 210 bin 352 personel görev alacak.
Denetim ve can kaybı arasında ters orantı bulunduğu gerçeğinden hareketle, trafik ekipleri özellikle şehirlerarası kara yolları ve şehir içi ana güzergahlarda ekip ve yaya olarak görünür olacak.
Kurban Bayramı tatili ile 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün aynı döneme rastlamasına bağlı olarak, kara yollarında "turizm ve tarımsal" amaçlı seyahatlerde ve seyahat sürelerinde artışa bağlı trafik yoğunluğunun olumsuz etkileri en aza indirilecek.
Bayramda, trafikte emniyet kemeri kullanımının yaygınlaştırılması ve araç içerisinde emniyet kemeri kullanımının önemi vurgulanacak.
"Bayramınız kemerli olsun" sloganın yer aldığı görseller, billboardlar ve sosyal medya platformları başta olmak üzere kurumsal iletişim sayfaları ile yerel ve ulusal basın-yayın organlarında paylaşılacak.
Kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşların yoğun bulunduğu otogar, havalimanı, alışveriş merkezi, otobüs ve metro durakları ve benzeri alanlarda bu görsellere yer verilecek.
Denetimlerde, yol kullanıcılarını bilgilendirmeye yönelik daha önce gönderilmiş olan materyaller ile "www.trafik.gov.tr" internet adresinde yer alan kamu spotları, yerel televizyon kanalları ve uygun mecralarda yayınlanacak.

"Trafik denetim ekiplerine takviye"
Bayram tatili süresince emniyet ve jandarma trafik personeline trafiğin tanzimi ve denetimi dışında görev verilmeyecek. Genel hizmet/asayiş birimlerinden trafik denetim ekiplerine takviye yapılacak.
Trafik ekiplerinin, özellikle kazaların yoğun olduğu sorumluluk güzergahlarında sürücüler üzerinde "algılanan yakalanma riski duygusu"nun geliştirilmesi amacıyla görünür olmaları sağlanacak.
Belirlenen güzergahlardaki ekip araçlarının tepe lambaları açık olacak, arkadaki araç sürücülerini rahatsız etmemesi için tepe lambalarının arka kısmında bulunan LED grupları kapatılacak.
"Maket/Model Trafik Ekip Aracı" ve "Maket/Model Trafik Personeli" temiz ve bakımlı olacak, araçların gece görünürlüğünün artırılması için tepe lambaları çalışır vaziyette bulundurulacak.
Denetimlerde, sürücü ve yolculara saygı ve nezaket kuralları çerçevesinde bilgilendirme yapılarak, işlemler en kısa sürede tamamlanacak.

"Uygunsuz parklara izin verilmeyecek"
Sadece ihlal yapan taşıtların değil, çevirme ekiplerinin bulunduğu noktalarda da diğer araç sürücüleri durdurularak "yüz yüze iletişim" kurulacak.
Sürücüler, hız yapmamaları, araçta ön ve arka koltuklarda emniyet kemeri takmaları, cep telefonuyla görüşme yapmamaları, okul ve yaya geçitleri ile kavşak giriş ve çıkış noktalarında yayalara yol vermeleri, şerit kullanma ve yakın takip kurallarına riayet etmeleri, kavşaklara yaklaşırken yavaşlamaları ve her 2 saatte bir 10 dakika mola vermeleri konusunda bilgilendirilecek.
Otoyol ve devlet kara yollarında dinlenme tesisleri ile akaryakıt istasyonları kenarlarında sağ şeritte veya bankette uygunsuz durumda bekleme, ağır taşıtların uygunsuz şerit kullanımı, tehlikeli şerit değiştirme, yakın takip, kara yolunda zorunlu haller dışında duraklama ve park etme gibi ihlallerin önlenmesine yönelik tedbirler en üst seviyede alınacak, günlük izlenecek ve parka müsaade edilmeyecek.
Dinlenme tesisleri, akaryakıt istasyonları, yol kenarlarında ürün satışı yapılan yerlerin önlerinde ve banket ile emniyet şeritlerinde duraklama yapma, park etme ile yol kenarı tezgahlarına ait ürün bilgi yazılarının kara yolu kenarları, işaret levhaları ve kara yolu sınır çizgisinin içerisinde bulundurulmasına izin verilmeyecek.

Otobüs denetimlerine ağırlık verilecek
Yoğunluk durumları takip edilerek, gerektiğinde terminal ve ara istasyonlarda takviye personel görevlendirilecek. 66 yaşından gün almış ve 26 yaşından küçük şoförlerin otobüs kullanmalarına izin verilmeyecek.
Otobüslerde sivil personel görevlendirilmesi uygulamasına bu bayramda da devam edilecek.
Terminal ve izin verilen yerler dışında şehirlerarası otobüslerin kalkışlarına izin verilmeyecek. Terminallere giriş çıkış yapan bütün otobüs ve şoförler ile takograflar denetlenecek.
Otobüslerde emniyet kemeri kullanımına ilişkin denetimlere ağırlık verilerek yolcular "otobüslerin karıştığı trafik kazalarında araçların devrilmesi ve araçtan dışarı savrulmalarının önlenmesi amacıyla emniyet kemeri kullanmaları", şoförler ise "taşıt kullanırken cep telefonuyla konuşmamaları" konularında bilgilendirilecek.

"Helikopter, drone, İHA denetimi"
İhtiyaç duyulduğunda, Polis ve Jandarma Trafik Ekiplerince müşterek denetimler gerçekleştirmek üzere karma ekipler oluşturulacak.
Bayram süresince helikopter, drone ve İHA türü hava taşıtlarından özellikle trafiğin yoğunlaşacağı (tatilin başlangıç ve bitiş) tarihler başta olmak üzere, trafik düzenleme ve denetleme faaliyetlerinde azami şekilde yararlanılacak.
Son 3 yılda bayram tatillerinde kazaların yoğun olarak meydana geldiği ilk 20 güzergahtaki tedbirler, daha etkili ve yoğun şekilde planlanacak. Bu güzergahlarda arada kontrolsüz alanlar bırakılmayacak şekilde birbirinin devamı niteliğinde ekipler görevlendirilecek.
Radarla hız denetimleri, özellikle hız kaynaklı kazaların yoğunlaştığı yerlerde gerekli işaretlemeler yapılarak gerçekleştirilecek.

"Tarımsal araçlar denetlenecek"
Trafiğin yoğun olduğu 16.00-20.00 saatleri, yolcu otobüslerinin karıştığı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının sıklıkla meydana geldiği 02.00-08.00 saatleri ve günün ilk ışıklarında şoförler araç dışına davet edilerek gerekli kontroller ve bilgilendirmeler yapılacak.
Uykusuzluk ve yorgunluk belirtileri görülen sürücülerin denetim noktaları ve araç dışında dinlenmeleri sağlanacak.
Ağır tonajlı taşıtlar ile traktörlerde bulundurulması zorunlu malzeme ve gereçler, kasa ve römorkların arkasındaki reflektörler ile koruma çerçeveleri kontrol edilecek.
Tarımsal faaliyetler kapsamında göç alan ve veren yerler arasında trafik denetimleri artırılacak. Mevsimlik tarım işçilerini taşıyan kara yolu araçlarının 00.00-06.00 saatlerinde şehirlerarası yolculuk yapmalarına izin verilmeyecek.
Tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı bölgelerde kara yolunda tarımsal zirai araçlar, traktörler, biçerdöverler ve benzeri araçların uygunsuz olarak trafikte seyretmelerine müsaade edilmeyecek.

"Modifiye araçlar men edilecek"
Modifiye edilmiş araç, uygunsuz egzoz ve ışık donanımları ile harici ses sistemi kullanılmasının önlenmesi amacıyla asayiş ekipleriyle müşterek denetimler yapılacak, belirlenen araçlar trafikten men edilecek.
Motorlu bisiklet ve motosiklet kullanıcılarının koruma başlığı ve gözlüğü kullanmasının trafik kazalarında hayat kurtarmadaki önemine ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla eğitim ve denetim faaliyetleri artırılacak.
Alkol ve uyuşturucu etkisinde araç kullananlara yönelik 00.00-02.00 saatlerinde hedef bölge, cadde ve sokaklarda denetimlere ağırlık verilecek.
Araç trafiğiyle yaya trafiğinin de yoğunlaşacağı değerlendirilen kurban satış ve kesim alanları, şehitlik, mezarlık ve alışveriş merkezleri gibi alanlarda, yaya güvenliğini sağlayacak şekilde ilave trafik tedbirleri genel hizmet personelinin de katkısıyla alınacak.



Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında
TT

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye, cumhuriyetin ilanının 103. yılını kutluyor. Anadolu'nun işgalden kurtarılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesinin üzerinden 103 yıl geçti.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında resmî törenler düzenlenirken, vatandaşlar da bayram coşkusunu meydanlarda, caddelerde ve çeşitli etkinliklerde paylaşıyor. Türk bayraklarıyla donatılan kentlerde Cumhuriyet’in anlam ve önemine dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’i ziyaret etti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. Yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Başkan Erdoğan Türkiye Yüzyılı vurgusu yaptı. Başkan Erdoğan "Milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

csdfvgbh
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.

dvfgbhn
Fotoğraf: TCCB

Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."


Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)

Türkiye, geçen hafta Libya’nın doğusu ve batısındaki yönetimler arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelere ev sahipliği yaptı. Ancak görüşmelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı.

xcdvfgbhj
Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe hükümetine bağlı güçler arasında yer alan silahlı kişiler (AP)

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Türk yetkili, çarşamba günü AFP’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin henüz bir sonuç vermediğini belirtti.

Yetkili, “Görüşmeler şimdiye kadar ağırlıklı olarak iki tarafın askerî açıdan birleştirilmesine odaklandı. Siyasi birliğin sağlanması konusunun ise ilerleyen aşamada ele alınması bekleniyor” dedi.


Türkiye, Mısır’la deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını yeniden önerdi

Erdoğan ile Sisi’nin Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Arşiv – Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Erdoğan ile Sisi’nin Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Arşiv – Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye, Mısır’la deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını yeniden önerdi

Erdoğan ile Sisi’nin Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Arşiv – Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Erdoğan ile Sisi’nin Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Arşiv – Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Mısır’la iki ülkenin ortak çıkarlarını gözeten bir deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzalamaya hazır olduğunu bir kez daha açıkladı. Ankara’nın açıklaması, Kahire’nin 2019’un sonunda imzalanan ve Libya Temsilciler Meclisi tarafından geçen hafta onaylanan Türkiye-Libya deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatını tanımayı reddettiğini yinelemesinin ardından geldi.

Türkiye Savunma Bakanlığından bir yetkili, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatının Libya Temsilciler Meclisi tarafından 20 Ekim’de onaylanmasının, uluslararası hukuk, hakkaniyet ilkeleri ve ilgili kıyı devletlerinin meşru hak ve çıkarlarına saygı temelindeki yaklaşımı destekleyen önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

hyju
Hakan Fidan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Savunma Bakanlığının haftalık basın toplantısında, Türkiye-Libya mutabakatına yönelik itirazlarla ilgili bir soruyu yanıtlayan yetkili, “Mısır’la ortak çıkarlar doğrultusunda bir deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzalamaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Değerlendirmelere göre Mısır’ın ülkemizle böyle bir anlaşma imzalaması halinde, Yunanistan’la yapılabilecek olası bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden fazla ek deniz alanı elde etmesi mümkün olacak” dedi.

Yetkili, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve çıkarlarını korumayı, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunmayı sürdüreceğini de belirtti.

Türkiye’den ilişkileri geliştirme mesajı

Türk yetkilinin açıklamaları, Savunma Bakanı Yaşar Güler’in daha önce yaptığı değerlendirmeleri de teyit etti. Güler, Mısır’la imzalanacak bir anlaşmanın ülkeye Doğu Akdeniz’de 15 bin kilometrekarelik ek deniz alanı kazandırabileceğini söylemişti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati de geçen cuma İstanbul’da düzenlenen Avrupa-Ortadoğu toplantısının ardından, Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile imzalanan mutabakatı onaylamasını kesin bir dille reddetti. Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye, Pakistan, Almanya, İngiltere ve Fransa dışişleri bakanlarının yanı sıra İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani’nin katıldığı toplantının ardından konuşan Abdülati, “Onay kararının Mısır açısından herhangi bir hukuki sonucu olmayacak” dedi.

hyjuı8l
Erdoğan ile Miçotakis’in 2024 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları marjında gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Mısır’ın tutumuna karşı gerek resmî düzeyde gerekse hükümete muhalif medya kuruluşları dahil basında herhangi bir olumsuz açıklama yapmadı. Ankara’nın bu yaklaşımı, benzer itirazlarda bulunan Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve Avrupa Birliği’ne yönelik tutumundan farklılık gösterdi.

Bu durum, Türkiye’nin Mısır’la ilişkileri geliştirme ve iki ülke arasında yeni bir krizin ortaya çıkmasını önleme konusundaki istekliliğini yansıttı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçen pazartesi günü yapılan kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hiçbir tarafa zarar vermeyi amaçlamadığını belirtti. Erdoğan, bölgedeki bütün ülkelerle diyalog çağrısında bulunurken Türkiye’nin Libya’daki tüm aktörlerle ilişkilerini sürdüreceğini ifade etti.

Yunanistan’la temas arayışları

Yunanistan, Türkiye-Libya mutabakatının onaylanmasının ardından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir mektup göndererek itirazlarını yineledi.

Atina yönetimi mektubunda, mutabakatın onaylanmasının belgenin hukuki statüsünü değiştirmeyeceğini ve üçüncü ülkeler açısından yeni hukuki yükümlülükler doğuramayacağını savundu. Ayrıca mutabakatın, Türkiye’nin taraf olmadığı 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ileri sürdü. Yunanistan, Türkiye ile Libya kıyılarının coğrafi konumunun da mutabakatın geçersizliğine işaret ettiğini öne sürdü.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçen hafta Brüksel’de yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e bir teklif sunduğunu açıkladı.

Fidan’ın aktardığına göre Erdoğan, Yunanistan’ın Kıbrıs’a yaklaşık 2 bin kilometre mesafeden elektrik ulaştırmak için Avrupa fonlarından 2 milyar avrodan fazla harcamak yerine elektriği Türkiye’den satın almasının daha uygun olacağını söyledi.

dcfvg
Hakan Fidan’ın geçen hafta İstanbul’da düzenlenen toplantı marjında İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Bu teklif, Yunanistan ile Kıbrıs’ı, ardından İsrail’i birbirine bağlamak amacıyla Akdeniz’in altından elektrik kablosu döşenmesini öngören “Büyük Deniz Bağlantısı” projesine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi. Türkiye, söz konusu projenin hayata geçirilmesi için kendi onayının alınmasını şart koşuyor.

Fidan, Erdoğan’ın Miçotakis’e, “Sadece 70 mil uzağınızda bulunan Türkiye’den elektrik satın almanız daha iyi olur. Size su, elektrik ve doğal gaz da sağlayabiliriz” dediğini aktardı.

Doğu Akdeniz’de yeni denklem arayışı

İtalya açısından ise Türkiye-Libya mutabakatının onaylanması, siyasi ve ekonomik sonuçlara ilişkin endişeleri artırdı. Roma’da, Türkiye’nin Libya’daki nüfuzunun genişlemesinin Doğu Akdeniz’deki İtalyan çıkarlarını etkileyebileceği yönündeki kaygılar öne çıktı.

Bazı İtalyan siyasi çevreleri, Roma’nın Libya’yı, Halife Hafter’in oğlu Saddam Hafter’in Başkanlık Konseyi başkanlığını üstlenmesi temelinde birleştirmeye yönelik ABD girişimlerine destek vermekte acele edip etmediğini sorgulamaya başladı. Bu çevrelere göre söz konusu yaklaşım, Libya’nın doğusundaki güçlerin Türkiye’yle yakınlaşmasını teşvik edebilir.

Türkiye, Libya’da Halife Hafter’e verdiği destekle Rusya’nın etkisini artıran İtalya’nın aksine, ülkenin doğusundaki aktörlerle doğrudan rekabet eden bir konumda bulunuyor.

Ankara, Mısır, İtalya ve Libya ile müzakereler yürütme seçeneğini de gündeme getirdi. Bu girişim, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs’ın yerleştirmeye çalıştığı mevcut deniz yetki alanları düzenini değiştirebilecek yeni bir denklem oluşturma arayışında olduğu yorumlarına yol açtı.

Türk yazar ve siyasi analist Ahmet Erdi Öztürk, Kahire’nin itirazlarını sürdürmesine rağmen Türkiye ve Libya ile doğrudan temaslarını devam ettirmesinin diplomatik seçeneklerin henüz tükenmediğine işaret ettiğini söyledi.

Öztürk, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ile Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe arasında geçen cumartesi günü yapılan telefon görüşmesine de dikkat çekti. Görüşmede Dibeybe’nin, Kahire’nin deniz yetki alanlarına ilişkin kaygıları konusunda müzakereye hazır olduğunu belirtmesinin önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti.

Öztürk, Fidan’ın Türkiye, Mısır, İtalya ve Libya arasında görüşmeler yapılması yönündeki önerisinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler bakımından hiçbir ihtimalin dışlanamayacağını belirten Öztürk, Yunanistan ve İsrail’in de ilerleyen bir aşamada mevcut politikalarını değiştirmelerinin şaşırtıcı olmayacağını dile getirdi.