İçişleri Bakanlığından Kurban Bayramı tatili için 81 il valiliğine "trafik" genelgesi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İçişleri Bakanlığından Kurban Bayramı tatili için 81 il valiliğine "trafik" genelgesi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İçişleri Bakanlığı, Kurban Bayramı tatilinde kara yollarında alınacak tedbirlere ilişkin 81 il valiliğine genelge gönderdi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla gönderilen genelgeye göre, kara yollarında 7 Temmuz'da başlayacak trafik denetimleri 18 Temmuz'a kadar devam edecek.
Ülke genelinde bu tarihlerde emniyet ve jandarma sorumluluk bölgesinde toplam 114 bin 960 ekip/tim, 210 bin 352 personel görev alacak.
Denetim ve can kaybı arasında ters orantı bulunduğu gerçeğinden hareketle, trafik ekipleri özellikle şehirlerarası kara yolları ve şehir içi ana güzergahlarda ekip ve yaya olarak görünür olacak.
Kurban Bayramı tatili ile 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün aynı döneme rastlamasına bağlı olarak, kara yollarında "turizm ve tarımsal" amaçlı seyahatlerde ve seyahat sürelerinde artışa bağlı trafik yoğunluğunun olumsuz etkileri en aza indirilecek.
Bayramda, trafikte emniyet kemeri kullanımının yaygınlaştırılması ve araç içerisinde emniyet kemeri kullanımının önemi vurgulanacak.
"Bayramınız kemerli olsun" sloganın yer aldığı görseller, billboardlar ve sosyal medya platformları başta olmak üzere kurumsal iletişim sayfaları ile yerel ve ulusal basın-yayın organlarında paylaşılacak.
Kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşların yoğun bulunduğu otogar, havalimanı, alışveriş merkezi, otobüs ve metro durakları ve benzeri alanlarda bu görsellere yer verilecek.
Denetimlerde, yol kullanıcılarını bilgilendirmeye yönelik daha önce gönderilmiş olan materyaller ile "www.trafik.gov.tr" internet adresinde yer alan kamu spotları, yerel televizyon kanalları ve uygun mecralarda yayınlanacak.

"Trafik denetim ekiplerine takviye"
Bayram tatili süresince emniyet ve jandarma trafik personeline trafiğin tanzimi ve denetimi dışında görev verilmeyecek. Genel hizmet/asayiş birimlerinden trafik denetim ekiplerine takviye yapılacak.
Trafik ekiplerinin, özellikle kazaların yoğun olduğu sorumluluk güzergahlarında sürücüler üzerinde "algılanan yakalanma riski duygusu"nun geliştirilmesi amacıyla görünür olmaları sağlanacak.
Belirlenen güzergahlardaki ekip araçlarının tepe lambaları açık olacak, arkadaki araç sürücülerini rahatsız etmemesi için tepe lambalarının arka kısmında bulunan LED grupları kapatılacak.
"Maket/Model Trafik Ekip Aracı" ve "Maket/Model Trafik Personeli" temiz ve bakımlı olacak, araçların gece görünürlüğünün artırılması için tepe lambaları çalışır vaziyette bulundurulacak.
Denetimlerde, sürücü ve yolculara saygı ve nezaket kuralları çerçevesinde bilgilendirme yapılarak, işlemler en kısa sürede tamamlanacak.

"Uygunsuz parklara izin verilmeyecek"
Sadece ihlal yapan taşıtların değil, çevirme ekiplerinin bulunduğu noktalarda da diğer araç sürücüleri durdurularak "yüz yüze iletişim" kurulacak.
Sürücüler, hız yapmamaları, araçta ön ve arka koltuklarda emniyet kemeri takmaları, cep telefonuyla görüşme yapmamaları, okul ve yaya geçitleri ile kavşak giriş ve çıkış noktalarında yayalara yol vermeleri, şerit kullanma ve yakın takip kurallarına riayet etmeleri, kavşaklara yaklaşırken yavaşlamaları ve her 2 saatte bir 10 dakika mola vermeleri konusunda bilgilendirilecek.
Otoyol ve devlet kara yollarında dinlenme tesisleri ile akaryakıt istasyonları kenarlarında sağ şeritte veya bankette uygunsuz durumda bekleme, ağır taşıtların uygunsuz şerit kullanımı, tehlikeli şerit değiştirme, yakın takip, kara yolunda zorunlu haller dışında duraklama ve park etme gibi ihlallerin önlenmesine yönelik tedbirler en üst seviyede alınacak, günlük izlenecek ve parka müsaade edilmeyecek.
Dinlenme tesisleri, akaryakıt istasyonları, yol kenarlarında ürün satışı yapılan yerlerin önlerinde ve banket ile emniyet şeritlerinde duraklama yapma, park etme ile yol kenarı tezgahlarına ait ürün bilgi yazılarının kara yolu kenarları, işaret levhaları ve kara yolu sınır çizgisinin içerisinde bulundurulmasına izin verilmeyecek.

Otobüs denetimlerine ağırlık verilecek
Yoğunluk durumları takip edilerek, gerektiğinde terminal ve ara istasyonlarda takviye personel görevlendirilecek. 66 yaşından gün almış ve 26 yaşından küçük şoförlerin otobüs kullanmalarına izin verilmeyecek.
Otobüslerde sivil personel görevlendirilmesi uygulamasına bu bayramda da devam edilecek.
Terminal ve izin verilen yerler dışında şehirlerarası otobüslerin kalkışlarına izin verilmeyecek. Terminallere giriş çıkış yapan bütün otobüs ve şoförler ile takograflar denetlenecek.
Otobüslerde emniyet kemeri kullanımına ilişkin denetimlere ağırlık verilerek yolcular "otobüslerin karıştığı trafik kazalarında araçların devrilmesi ve araçtan dışarı savrulmalarının önlenmesi amacıyla emniyet kemeri kullanmaları", şoförler ise "taşıt kullanırken cep telefonuyla konuşmamaları" konularında bilgilendirilecek.

"Helikopter, drone, İHA denetimi"
İhtiyaç duyulduğunda, Polis ve Jandarma Trafik Ekiplerince müşterek denetimler gerçekleştirmek üzere karma ekipler oluşturulacak.
Bayram süresince helikopter, drone ve İHA türü hava taşıtlarından özellikle trafiğin yoğunlaşacağı (tatilin başlangıç ve bitiş) tarihler başta olmak üzere, trafik düzenleme ve denetleme faaliyetlerinde azami şekilde yararlanılacak.
Son 3 yılda bayram tatillerinde kazaların yoğun olarak meydana geldiği ilk 20 güzergahtaki tedbirler, daha etkili ve yoğun şekilde planlanacak. Bu güzergahlarda arada kontrolsüz alanlar bırakılmayacak şekilde birbirinin devamı niteliğinde ekipler görevlendirilecek.
Radarla hız denetimleri, özellikle hız kaynaklı kazaların yoğunlaştığı yerlerde gerekli işaretlemeler yapılarak gerçekleştirilecek.

"Tarımsal araçlar denetlenecek"
Trafiğin yoğun olduğu 16.00-20.00 saatleri, yolcu otobüslerinin karıştığı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının sıklıkla meydana geldiği 02.00-08.00 saatleri ve günün ilk ışıklarında şoförler araç dışına davet edilerek gerekli kontroller ve bilgilendirmeler yapılacak.
Uykusuzluk ve yorgunluk belirtileri görülen sürücülerin denetim noktaları ve araç dışında dinlenmeleri sağlanacak.
Ağır tonajlı taşıtlar ile traktörlerde bulundurulması zorunlu malzeme ve gereçler, kasa ve römorkların arkasındaki reflektörler ile koruma çerçeveleri kontrol edilecek.
Tarımsal faaliyetler kapsamında göç alan ve veren yerler arasında trafik denetimleri artırılacak. Mevsimlik tarım işçilerini taşıyan kara yolu araçlarının 00.00-06.00 saatlerinde şehirlerarası yolculuk yapmalarına izin verilmeyecek.
Tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı bölgelerde kara yolunda tarımsal zirai araçlar, traktörler, biçerdöverler ve benzeri araçların uygunsuz olarak trafikte seyretmelerine müsaade edilmeyecek.

"Modifiye araçlar men edilecek"
Modifiye edilmiş araç, uygunsuz egzoz ve ışık donanımları ile harici ses sistemi kullanılmasının önlenmesi amacıyla asayiş ekipleriyle müşterek denetimler yapılacak, belirlenen araçlar trafikten men edilecek.
Motorlu bisiklet ve motosiklet kullanıcılarının koruma başlığı ve gözlüğü kullanmasının trafik kazalarında hayat kurtarmadaki önemine ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla eğitim ve denetim faaliyetleri artırılacak.
Alkol ve uyuşturucu etkisinde araç kullananlara yönelik 00.00-02.00 saatlerinde hedef bölge, cadde ve sokaklarda denetimlere ağırlık verilecek.
Araç trafiğiyle yaya trafiğinin de yoğunlaşacağı değerlendirilen kurban satış ve kesim alanları, şehitlik, mezarlık ve alışveriş merkezleri gibi alanlarda, yaya güvenliğini sağlayacak şekilde ilave trafik tedbirleri genel hizmet personelinin de katkısıyla alınacak.



Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözünü hayata geçirmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
TT

Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözünü hayata geçirmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturum toplantıları kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirmesi beklenen görüşmede, Türkiye’nin savunma sanayisine yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılması dosyasını yeniden gündeme taşımaya hazırlanıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazar günü New York’a hareket eden Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmede, Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamında uygulanan yaptırımların yanı sıra iki ülke ilişkilerinin ve 7 Temmuz’da NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da iki lider arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından ilişkilerde yaşanan gelişmelerin ele alınacağını söyledi.

S-400 krizi

Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle ilk başkanlık döneminin sonlarına doğru, Aralık 2020’de Türkiye’ye yaptırım uygulamıştı. Trump, Ankara’da Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede söz konusu yaptırımların kaldırılması konusunu değerlendirme ve Türkiye’nin ABD’nin F-35 savaş uçaklarının üretim ve geliştirme programına yeniden dahil edilmesi ile uçakları temin etmesi sürecini hızlandırma sözü verdi.

Türkiye, Rus S-400 sistemini satın almasının ardından alınan tedbirler kapsamında F-35 programından çıkarılmıştı.

cdfvhyj
Fidan, cumartesiyi pazara bağlayan gece Türk NTV kanalına verdiği röportaj sırasında (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, dün (Pazar)  NTV’ye verdiği röportajda CAATSA yaptırımlarının, özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından bir engel oluşturduğunu belirtti. Fidan, yaptırımların başlamasına neden olan Rus S-400 sistemi meselesinin çözümü konusunda “yaratıcı fikirlerin” bulunduğunu ifade etti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da geçen nisan ayında yaptırımlar ve Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimi konusundaki sorunun, Türkiye’nin Rus sisteminden kurtulması şartıyla birkaç ay içinde çözüleceğini açıklamıştı.

Fidan, “Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde bazı çözümleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda olumlu adımlar atmayı umuyoruz” dedi.

Yunanistan ile gerilim

Fidan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan gerilime de değindi. Gerilimin, Yunanistan’da gelecek mayısta yapılacak seçimlerin yaklaşmasıyla bağlantılı olduğunu belirten Fidan, Yunan iç siyasetinde “Türkiye faktörünün” hızlı siyasi puan kazanmak veya kamuoyunun dikkatini çekmek için kısa bir yol olarak kullanıldığını söyledi.

gthyju
Miçotakis, Türkiye sınırına Akdeniz üzerinden yalnızca 1,5 kilometre uzaklıktaki Meis (Kastellorizo) Adası’nı ziyareti sırasında Yunan askerleriyle görüştü (Yunan medyası)

Fidan, Türkiye’nin Mayıs 2023’ten bu yana Başbakan Kiryakos Miçotakis liderliğindeki mevcut Yunan hükümetiyle sorunların iyi niyet çerçevesinde çözülmesi ve Yunanistan’daki bir sonraki seçimlere kadar Ege Denizi’nde geçmişte yaşanan gerilimlerin tekrarlanmaması konusunda mutabakata vardığını belirtti.

Muhalefetin, bu süreç yaklaştıkça hükümete saldırmak için Türkiye meselesini kullandığını belirten Fidan, “akıl dışı” hareket eden bazı tarafların bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki mevcut tehditleri göz ardı etmediğini ve tutumunun açık olduğunu vurgulayan Fidan,  “Ege sorunları ve kıta sahanlığı meselesi çözülene kadar gerilim yaratmak istemiyoruz. Askerden arındırılmış statüdeki adaların silahlandırılmasını ise kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi.

Türkiye’nin bu konuda hassas ve sürekli girişimlerde bulunduğunu belirten Fidan, hükümetin bazı dosyaları çoğu zaman kamuoyuna yansıtmadan yürüttüğünü çünkü bunun Yunanistan içinde sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığının bu konuda hassas bir konumda bulunduğunu belirten Fidan, “Umarız orada kimse pervasız bir adım atmaz ve barış ile huzurun gerektirdiği şekilde hareket eder. Türkiye’nin gücü herkes tarafından biliniyor” diye konuştu.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in 13 Eylül’de sona eren üç günlük ada turunun ardından yükselmişti. Miçotakis’in ziyaret ettiği adalar arasında Yunanistan’ın doğudaki en uç noktalarından biri olan ve Türkiye’de “Meis” olarak bilinen, Antalya’nın karşısında ve Türkiye kıyılarına yalnızca 1,5 kilometre uzaklıkta bulunan Kastellorizo da yer aldı.

Miçotakis’in ziyaret sırasında Yunan askerleriyle tokalaştığı görüntüler kamuoyuna yansırken, 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında silahsızlandırılmış statüde bulunan bazı adalarda ağır silahların bulunduğu da görüldü.

Bunun ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, Doğu Anadolu’daki Tunceli’den 51. Komando Tugayı’nı Aydın’ın Söke ilçesine taşıdı. Tugay, Türkiye’ye en yakın Yunan toprağı olan Sisam Adası’nın karşısında konuşlandırıldı. Bu gelişme Atina’da ciddi endişeye yol açtı.

Rusya-Ukrayna savaşı

Fidan ayrıca Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla bazı girişimlerde bulunulduğunu ancak kalıcı sonuç elde edilmesinin şu aşamada zor göründüğünü belirtti.

Savaşın 2023’e kadar geleneksel bir savaş niteliğinde olduğunu, ardından 2025’e kadar yıpratma savaşına dönüştüğünü ifade eden Fidan, 2025 sonrasında ise savaşın ticaret başta olmak üzere enerji ve ulaşım alanlarını giderek daha fazla kapsayan bir “yıkım savaşına” dönüştüğünü söyledi.

cdfgthy

Karadeniz’de ticaretin Türkiye açısından da önemli bir konu olduğunu vurgulayan Fidan, “Buğday dünya pazarlarına ulaşmazsa birçok ülke gıda güvenliği açısından sorunlarla karşı karşıya kalacaktır” dedi.

Fidan, savaşın iki tarafının da limanları hedef almaya ve deniz yoluyla gerçekleştirilen tüm hareketliliğe saldırmaya başladığını belirterek şöyle konuştu:

“Bu konuda iki tarafa da bir öneri gönderdik. Bu konuda çalışıyoruz ve yanıtları bekliyoruz. Konuyu belirli bir noktaya taşımaya çalışıyoruz. Ancak 2022’de Birleşmiş Milletler himayesinde ve Türkiye’nin arabuluculuğuyla Karadeniz’de hayata geçirilen tahıl koridoru anlaşmasının uygulanmasından çıkardıkları dersler nedeniyle iki taraf arasında uzlaşma sağlamak zor.”


Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Türkiye, Husilerin insansız hava aracıyla Mekke-i Mükerreme'ye saldırı girişimini ve grubun gerçekleştirdiği diğer eylemleri şiddetle kınadı. Ankara, bu eylemlerin yalnızca bölgesel güvenliği tehdit etmekle kalmadığını, uluslararası deniz ticaret yolları ve küresel istikrar üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınarken Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediğini ve Riyad'la dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye Savunma Bakanlığı da Husilerin saldırılarını ve Suudi Arabistan'a yönelik diğer eylemlerini kınayarak bölgenin istikrarını tehdit eden bu eylemlere son verilmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlık, Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki tehditlerinin sürmesinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bugün (Perşembe) düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, “Husilerin, geçen hafta sonu Suudi Arabistan'ı hedef alan İHA saldırısı da dahil olmak üzere gerçekleştirdiği eylemleri kınıyor ve yalnızca bölgesel istikrarı değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da tehdit eden bu tür eylemlere derhal son verilmesi gerektiğini vurguluyoruz” dedi.

‘Kabul edilemez eylemler’

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, çarşamba gecesi yayımladığı açıklamada, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınadı. Açıklamada, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediği ve Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca bölgesel istikrar ve güvenliği tehdit eden bu saldırıların derhal durdurulması ve gerilimi daha da tırmandıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısı yinelendi.

hju
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün (Çarşamba) yayımlanan Türk gazetecilere yönelik açıklamalarında, Irak'ta konuşlanan saldırganların Suudi Arabistan'ı hem güneyden hem de kuzeyden hedef almaya çalışmasının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Fidan, bu girişimlerin yalnızca Suudi Arabistan'a zarar vermeyi değil, bölgeyi de hedef aldığını belirterek bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ruhuna uygun hareket ettiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki anlaşmanın teknik görüşmelerinde şu aşamada ittifakın karargâh yapısı ve personel sayısı gibi konuların ele alındığını kaydetti.

Bu kapsamda Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Mekke Anlaşması” çerçevesinde üç ülke arasındaki askeri işbirliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirlik kapasitesinin artırılması ve savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirtti.

Sözcü, üç ülke arasındaki ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.


Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
TT

Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Danışman Türki Al eş-Şeyh, Riyad Sezonu’nun geleneksel sporların yer aldığı Etnospor Festivali’nin 2026 edisyonuna ev sahipliği yapacağını açıkladı. Kasım ayında başkent Riyad’da düzenlenmesi planlanan festivalin ardından Riyad Sezonu, 2027 yılında İstanbul’da düzenlenecek festival edisyonuna da sponsor olacak. İstanbul’daki organizasyonun Mayıs 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Açıklama, Al eş-Şeyh ile Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla perşembe günü İstanbul’da düzenlenen imza töreninde yapıldı. Törende Riyad’ın 2026 edisyonuna ev sahipliği yapmasına ve Riyad Sezonu’nun İstanbul’da düzenlenecek bir sonraki edisyona sponsor olmasına ilişkin anlaşmalar imzalandı.

Al eş-Şeyh, Etnospor Festivali’nin gelecek kasım ayında Riyad’da düzenlenecek edisyonunun izleyiciler için “büyük bir sürpriz” barındıracağını açıkladı. Al eş-Şeyh ayrıca gelecek yıl Bilal Erdoğan ve Dünya Etnospor Konfederasyonu ile işbirliğinin sürdürüleceğini ve Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacağını belirtti.

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı, anlaşmanın önümüzdeki dönemde daha fazla işbirliğinin önünü açacağını ifade etti. Al eş-Şeyh, kısa sürede elde edilen sonuçlardan duyduğu memnuniyeti dile getirirken ortaklığın başarıya ulaşmasına katkı sağlayan çalışmaları övdü.

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından düzenlenen festival, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımcıları geleneksel spor dallarına ilişkin farklı müsabaka ve deneyimlerde buluşturuyor. Uluslararası organizasyon, farklı yaş gruplarından geniş bir izleyici kitlesini kendine çekiyor.

Etnospor kapsamında çeşitli halkların kültürlerinde tarihsel köklere sahip geleneksel spor ve uygulamalar yer alıyor. Geleneksel okçuluk, binicilik sporları, güreş ve atlı sporların yanı sıra zamanla uluslararası etkinlik ve şampiyonalara dönüşen farklı müsabakalar da festival programında bulunuyor.

Bu spor dalları, son yıllarda uluslararası katılımla çeşitli Etnospor etkinliklerine ev sahipliği yapan Türkiye’de geniş bir ilgi görüyor. Riyad’da düzenlenecek 2026 edisyonu, Riyad Sezonu’nun ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikler listesine yeni bir organizasyon eklerken Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olması da etkinliğin Suudi Arabistan dışındaki varlığını genişletmesini sağlayacak.