Arafat hutbesini Rabıta Genel Sekreteri verecek

Şeyh Dr. Muhammed bin Abdulkerim el-İsa (Haremeyn İşleri Başkanlığı)
Şeyh Dr. Muhammed bin Abdulkerim el-İsa (Haremeyn İşleri Başkanlığı)
TT

Arafat hutbesini Rabıta Genel Sekreteri verecek

Şeyh Dr. Muhammed bin Abdulkerim el-İsa (Haremeyn İşleri Başkanlığı)
Şeyh Dr. Muhammed bin Abdulkerim el-İsa (Haremeyn İşleri Başkanlığı)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, bu yıl Arafat hutbesini Kıdemli Alimler Konseyi üyesi ve Dünya İslam Birliği (Rabıta) Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed bin Abdulkerim el-İsa’nın vermesine karar verdi. 
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi (Haremeyn) İşleri Başkanlığı, Arafat hutbesini tüm dünyadaki Müslümanlara 14 dilde yayınlamak ve tercüme etmek için son teknik cihaz ve sistemlerle önceden hazırlık yaparken, bu yılki Hac mevsiminde 150 milyon kişiye ulaşmayı hedefliyor.
Haremeyn İşleri Genel Başkanı Dr. Abdurrahman es-Sudeysi, Arafat günü hutbesinin, ‘İslam'ın hoşgörü ve ılımlılık esasına dayalı mesajını taşıdığı için sadece İslam ümmetinin halkları için değil, dünya için önemli İslami boyutları olan hutbelerden biri’ olduğunu söyledi.

İsa, 13 Nisan 2007’de Şikayetler Divan Başkanı yardımcılığı, 14 Şubat 2009'dan 30 Ocak 2015'e kadar Adalet Bakanı, 30 Mart 2012’de Yüksek Yargı Konseyi ve Kraliyet Mahkemesi Danışmanı görevlerinde bulundu. Kasım 2012'de Arap Adalet Bakanları Konseyi onursal başkan olarak seçilen İsa, Aralık 2015’de Savunma Bakanlığı Küresel Fikri Savaş Merkezi Başkanlığına atandı.
Ağustos 2016'da Rabıta Genel Sekreteri ve Uluslararası Müslüman Alimler Konseyi Başkanı olarak atanan İsa, aynı yıl 3 Aralık’ta Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi üyesi oldu. Abdulkerim el-İsa, 2017 yılının başında, Malezya'daki Kral Selman Uluslararası Barış Merkezi'nin (KSCIP) Genel Müdürü olurken, 2019’da İslam Üniversiteleri Birliği Başkanlığı’na seçildi. İsa daha önce, King Saud Üniversitesi Hukuk ve Siyasal Bilimler Fakültesi ve İmam Muhammed bin Saud İslam Üniversitesi'nde Yüksek Yargı Enstitüsü'nde heyet üyeliğine katıldı.

Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suudi Arabistan'ın içinde ve dışında İslam fıkhı ve yargı teorileri, ceza hukuku, İslam hukuku ve pozitif hukuk arasındaki (karşılaştırmalı) çalışmalara ek olarak ve çeşitli hukuki ve fikri konularda çok sayıda konferans verdi. Ayrıca özellikle Avrupa ve ABD’deki büyük üniversitelerde bazı çalışmalarda yer aldı. İsa’nın çok sayıda kitap, araştırma, çalışma makalesinin yanında hukuki ve fikri makaleleri de bulunuyor.

İsa, İslam'ın gerçek imajını vurgulama, ılımlılık, bir arada yaşama, barış, dinlerin ve kültürlerin takipçileri arasında uyum değerlerini teşvik etme çabalarından dolayı dünya çapında birçok ülke, kurum ve kuruluş tarafından taktir edilen bir isim.



Husilerin Mekke-i Mükerreme’yi hedef almasına yönelik geniş çaplı kınamalar

Mekke’deki Mescid-i Haram’a dünyanın dört bir yanından çok sayıda mümin akın ediyor (SPA)
Mekke’deki Mescid-i Haram’a dünyanın dört bir yanından çok sayıda mümin akın ediyor (SPA)
TT

Husilerin Mekke-i Mükerreme’yi hedef almasına yönelik geniş çaplı kınamalar

Mekke’deki Mescid-i Haram’a dünyanın dört bir yanından çok sayıda mümin akın ediyor (SPA)
Mekke’deki Mescid-i Haram’a dünyanın dört bir yanından çok sayıda mümin akın ediyor (SPA)

Çeşitli Arap ve İslam ülkeleri ile kuruluşlar, Husilerin Mekke-i Mükerreme’yi bir insansız hava aracıyla (İHA) hedef almasını kınadı.

Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, salı akşamı Husilerin fırlattığı düşman İHA’yı önledi. İHA, kutsal kentin hava sahasına girmeden önce Mekke’nin güneyinde imha edildi.

Mekke-i Mükerreme’nin bu saldırıyla hedef alınması, Pakistan, Ürdün, Katar, Kuveyt, Mısır, Bahreyn, Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Körfez İşbirliği Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği tarafından geniş çapta kınandı. Söz konusu ülkeler ve kuruluşlar, Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduklarını belirtirken, krallık topraklarının hedef alınmasını ve egemenliğinin ihlal edilmesini reddetti.

Öte yandan, Koalisyon Güçleri Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, “Bu düşmanca ve terörist girişim, Mekke-i Mükerreme’yi hedef almaya yönelik ikinci girişimdir” dedi. Maliki, saldırıyı, vahyin indiği, İslam mesajının doğduğu ve dünyanın dört bir yanından milyonlarca Müslümanın gönlünde özel yere sahip olan Mekke’yi hedef almaya yönelik “çirkin” bir eylem olarak nitelendirdi.

Maliki, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’nin güvenliği ile hacı ve umre ziyaretçilerinin emniyetinin kırmızı çizgi olduğunu vurgulayarak, koalisyonun ortak kuvvetler komutanlığının Husilere karşı gerekli ve caydırıcı önlemleri almaktan çekinmeyeceğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, ülkenin Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’nin, hacı ve umre ziyaretçilerinin, tüm Suudi Arabistan topraklarının, vatandaşlarının ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğini korumak için gerekli bütün tedbirleri alma konusunda meşru hakkı bulunduğunu vurguladı.


Muhammed bin Selman ve Macron, bölgenin güvenliğini güçlendirme çabalarını görüştü

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Şarku’l Avsat)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Şarku’l Avsat)
TT

Muhammed bin Selman ve Macron, bölgenin güvenliğini güçlendirme çabalarını görüştü

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Şarku’l Avsat)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bölgedeki gelişmeleri ve son durumu ele aldı. Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre iki liderin görüşmesinde bölgesel gelişmeler değerlendirildi.

Macron’un Muhammed bin Selman’ı telefonla araması üzerine gerçekleşen görüşmede, bölgede güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ile deniz taşımacılığının güvenliği ve serbestisinin sağlanması için yürütülen çabalar ele alındı.

Görüşmede ayrıca tarafların ortak ilgi alanına giren çeşitli konular da değerlendirildi.


Suudi Arabistan’dan Husilere sert tepki: Mekke’yi hedef alma girişimini kınadı

Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)
Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan Husilere sert tepki: Mekke’yi hedef alma girişimini kınadı

Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)
Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)

Suudi Arabistan, iki kutsal mabedin, hac ve umre ibadetlerini yerine getirenlerin, ülkesinin tamamının yanı sıra vatandaşları ve ülkede yaşayanların güvenliğini savunmak için gerekli tüm tedbirleri alma yönündeki meşru hakkını vurguladı. Riyad ayrıca Husilerin salı günü Mekke-i Mükerreme’ye doğru düşman bir insansız hava aracı fırlatmasını kınadı. Suudi hava savunma kuvvetleri, İHA’yı kutsal kentin yasaklı hava sahasına girmeden önce önleyerek imha etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İslam’ın mesajının ulaştığı ve vahyin indiği topraklar ile Müslümanların kıblesi olan kutsal beldeye yönelik bu korkakça terör saldırısının, Husilerin kutsal mekânları hedef alma ve ihlal etme yönündeki uygulamalarının tekrarı olduğu belirtildi. Açıklamada, girişimin dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların duygularını provoke ettiği ifade edildi.

Bakanlık, bunun Husilerin Mekke’yi hedef almaya yönelik ikinci girişimi olduğuna dikkati çekti. İlk girişimin 27 Temmuz 2017’de gerçekleştiği hatırlatıldı.

Suudi Arabistan, saldırıya karşı teyakkuz halinde olan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri’nin müdahalesini ve düşman İHA’sını Mekke-i Mükerreme’nin yasaklı hava sahasına girmeden önce önleyerek imha etmesini takdir etti.

Riyad ayrıca uluslararası topluma bu ciddi saldırıları kınama ve Husilerin Suudi Arabistan’daki kutsal mekânları, sivil ve ekonomik hedefleri hedef alan saldırıları ile ticari gemilerin ve uluslararası ticaretin deniz ulaşım özgürlüğüne yönelik tehditleri karşısında kararlı bir tutum alma çağrısını yineledi.

İbadethanelere yönelik tekrarlanan saldırılar, Husilerin kamuoyuna açıkladığı söylem ile sahadaki uygulamaları arasındaki çelişkinin boyutunu ortaya koyuyor. İran tarafından desteklenen grup, askeri hedeflerini hayata geçirmek için dini söylem ve mezhepsel sloganların arkasına sığınmaya çalışırken sahadaki uygulamaları, bölgenin güvenliğini istikrarsızlaştıran ve dini ve sivil unsurlarını hedef alan bölgesel planların uygulanmasındaki rolüne işaret ediyor.