Avrupa sağlık kurumları yeni Kovid-19 dalgasından korkuyor

Avrupa Sağlık Komiseri, sonbahar ve kış aylarında beklenen yeni bir Kovid-19 salgını dalgasına hazırlanmak için yaz mevsimini kullanma çağrısında bulundu (AFP)
Avrupa Sağlık Komiseri, sonbahar ve kış aylarında beklenen yeni bir Kovid-19 salgını dalgasına hazırlanmak için yaz mevsimini kullanma çağrısında bulundu (AFP)
TT

Avrupa sağlık kurumları yeni Kovid-19 dalgasından korkuyor

Avrupa Sağlık Komiseri, sonbahar ve kış aylarında beklenen yeni bir Kovid-19 salgını dalgasına hazırlanmak için yaz mevsimini kullanma çağrısında bulundu (AFP)
Avrupa Sağlık Komiseri, sonbahar ve kış aylarında beklenen yeni bir Kovid-19 salgını dalgasına hazırlanmak için yaz mevsimini kullanma çağrısında bulundu (AFP)

Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği'nden Sorumlu Komiseri Stella Kriakides, Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinin sağlık bakanlarına sonbahar ve kış aylarında beklenen yeni bir Kovid-19 dalgasına hazırlanmak için yaz aylarından istifade etme çağrısında bulundu. Kriakides “Epidemiyolojik durumun yeniden kötüleşmesi ihtimali ışığında, hepimizin dikkatli olması önemli. Yaz aylarını, sonbahar ve kış aylarında pandeminin bir sonraki aşamasında bize yardımcı olacak gerekli halk sağlığı önlemlerini almak için değerlendirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Kriakides dün (Salı) “Avrupa’daki insanlar, vaka sayılarındaki artışa rağmen son iki yıldır kısıtlamasız bir yaz geçirirken, pandemiyi kontrol altına almaya yönelik çabalarının devam etmesi gerekiyor” dedi. Avrupa Komisyonu Komiseri “Yeni salgın dalgası, ciddi enfeksiyon oranlarında ve hastaneye yatışlarda artış ile bağlantılı” ifadelerini sözlerine ekledi. Kriakides, temel aşı dozları ve ek dozlar ilgili çalışmaların artırılması ve yıl boyunca Omikron varyantına karşı aşılara, gözetim ve testlere istinaden aşı kampanyalarına hazırlık yapılması çağrısında bulundu.
Almanya salı günü Kovid-19 ile enfeksiyon oranında yeni bir artış kaydetti. Robert Koch Hastalık Kontrol Enstitüsü, son 7 günde 100 bin kişi başına düşen vakayı gösteren bu oranın, 6 bin 708’e yükseldiğini duyurdu.
Bu oran bir hafta önce 4 bin 702 ve bir ay önce 9 bin 421’di. Ofis, Almanya’daki sağlık ofislerinin önceki hafta 154 bin 729 vakaya kıyasla son 24 saat içinde 160 bin 691 yeni vaka kaydettiğini de sözlerine ekledi. Son 24 saatte Kovid-19’a bağlı can kaybı sayısı 102’ye ulaştı. Geçen hafta can kaybı 165 olarak kaydedilmişti.
Enstitünün verilerine göre, Almanya’da 2020 baharında ortaya çıkmasından bu yana kaydedilen sayısı 29 milyon 853 bin 680 vakaya ulaştı. Ancak enstitü, vakaların birçoğunun belirlenememiş olması göz önüne alındığında gerçek toplam vaka sayısının daha yüksek olabileceğini belirtti.
Toplanan veriler, pazartesi sabahı itibariyle dünya genelinde toplam koronavirüs vaka sayısının 562,4 milyonu aştığını gösterdi. Johns Hopkins Üniversitesi’nin internet sitesinde bulunan en güncel verilere göre, pazar günü 561 milyon 980 bin vaka kaydedilmişken, şu anda toplam vaka sayısı 562 milyon 443 bine ulaştı. Toplam can kaybı sayısı 6 milyon 369 bine yükseldi. Dünya çapında toplam 11 milyon 829 milyon doz aşı uygulandı. Bu noktada, dünya genelinde Kovid-19 hakkında toplu veri sağlayan bir dizi ajans olduğu ve sağladıkları veriler arasında farklılıklar olabileceğine dikkat edilmesi gerekiyor.
Çek Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, pazartesi gününden itibaren ülkedeki tüm yetişkinler için Kovid-19’a karşı ikinci bir ek doz yani, dördüncü dozunun mevcut olduğunu duyurdu. Üçüncü dozun alınmasının üzerinden en az 4 ay geçmiş olması şartıyla, dördüncü dozun randevu olmaksızın doktorlardan veya hastanelerden alınabileceğini belirtti.
Çek Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Vlastimil Valek, 60 yaş üstü olan ve enfeksiyon riski altındaki kişilere aşı olmak için acele etmeleri tavsiyesinde bulundu ve bunun tamamen isteğe bağlı olduğunu vurguladı.
Avrupa Bulaşıcı Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ve Avrupa İlaç Kurumu (EMA) geçen hafta, AB üye ülkelerine dördüncü dozu sağlama çağrısında bulunmuştu. Çek Cumhuriyeti’nde son dönemde Kovid-19 vaka sayıları arttı ve haftalık enfeksiyon oranı pazartesi günü her 100 bin kişide 101’e ulaştı.
Kovid-19 pandemisinin iki yılı aşkın bir süre önce ortaya çıkmasından bu yana, Çek Cumhuriyeti, toplam 10,5 milyondan fazla vakanın yanı sıra Kovid-19 ile ilgili komplikasyonlar nedeniyle 40 bin 355 can kaybı kaydetti.



ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
TT

ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)

ABD, İran'a yönelik gizli operasyon ve askeri stratejiler üzerinde çalışıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Başkan Donald Trump'a çeşitli saldırı seçenekleri sunduğunu söylüyor.

Bunlar arasında ABD'nin haziranda vurduğu nükleer tesislere ek olarak balistik füze üretimi merkezlerinin hedef alınması da var.

İran ve İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle tırmanan gerginlik haziranda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. İsrail'in 13 Haziran'daki saldırısıyla başlayan çatışmalarda İran vakit kaybetmeden misilleme yapmıştı.

Çatışmalarda ABD'ye ait bombardıman uçakları İran'daki İsfahan, Fordo ve Natanz tesislerine 22 Haziran'da hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı.

Yetkililer, böyle bir saldırı senaryosunda operasyonun "birkaç gün" sürebileceğini ve İran'ın "şiddetli misilleme yapabileceğini" belirtiyor.

İran, ABD'nin saldırısına cevap olarak 23 Haziran'da Amerikan ordusunun Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ne saldırmıştı. Operasyonda Tahran'ın önceden Washington'a haber verdiği ve hiçbir can kaybı yaşanmadığı aktarılmıştı.

Pentagon'un sunduğu diğer seçenekler arasında İran'ın güvenlik kurumlarına yönelik siber saldırı düzenlenmesi yer alıyor. Kaynaklara göre bu tarz saldırılarda "protestoculara karşı ölümcül güç kullanan iç güvenlik aygıtı" hedef alınacak.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla BBC'ye konuşan ABD'li yetkililer de İran'a yönelik olası operasyonda hava saldırılarının en muhtemel seçenekler arasında olduğunu belirtiyor. Bunlara ek olarak İran'ın "komuta ve telekomünikasyon sistemlerinin" hedef alınabileceğine işaret ediliyor.

Trump, sosyal medyadan dün paylaştığı gönderide İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi getirme tehdidinde bulundu.

NYT'nin analizinde, İran petrolünün en büyük alıcısı Çin'in yanı sıra Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan'ın da böyle bir hamleden olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiliyor.

Trump'ın protestocuların öldürülmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunduğu İran'ın ekonomisi, uzun süredir ABD ambargosunun da etkisiyle zor durumda.

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından başkent Tahran'daki Kapalı Çarşı'da esnaf 28 Aralık'ta greve gitmişti.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, Norveç merkezli insan hakları örgütü İran İnsan Hakları (IHRNGO) verilerine göre, protestolarda en az 648 eylemci öldürüldü, bunlardan 9'u 18 yaşın altındaydı. BBC'nin İran'daki kaynaklarıysa ölü sayısının çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), öğrencilerin de katılımıyla büyüyen gösterilerin 16. gününe ilişkin raporunda, 133'ü emniyet görevlisi ve biri savcı, 9'u 18 yaşın altında toplam 646 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 721 kişinin de gözaltına alındığını bildirdi.

ABD'nin İran'a yönelik operasyon başlatma ihtimali İsrail'i de harekete geçirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden (IDF) dün yapılan paylaşımda, İran'daki durumla ilgili "sürpriz senaryolara karşı" hazırlık yapıldığı ifade edildi.

Independent Türkçe, New York Times, BBC, Times of Israel


Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
TT

Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)

Çin, Tayvanlı politikacıları kabul etmemeleri için Avrupa ülkelerine baskı yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Guardian'a konuşan diplomat ve yetkililer, Pekin'in Tayvanlı siyasetçilerin ülkelerine girişini yasaklaması için Avrupa Birliği (AB) hükümetlerine baskı yaptığını öne sürüyor. 

Kaynaklara göre Çin yönetimi, Avrupa'daki konsolosluklar üzerinden hükümet yetkililerine kasım ve aralıkta ulaşarak Tayvanlı politikacıların girişlerinin yasaklanması yönünde "hukuki tavsiye" verdi. 

Pekin yönetimi, Schengen Sınırları Kanunu diye bilinen ve AB vatandaşı olmayanların ülkelere girişi için "üye devletlerin uluslararası ilişkilerine tehdit oluşturmamasını" şart koşan kuralları öne sürerek uyarı yapıyor. 

Buna göre Çinli yetkililer, Tayvanlı siyasetçilerin Avrupa ülkelerine girişinin, mevzubahis ülkenin Çin'le uluslararası ilişkilerini tehdit edeceğini savunuyor. 

Diğer yandan Tayvan Ulusal Dong Hwa Üniversitesi'nden Zsuzsa Anna Ferenczy, "AB-Tayvan ilişkilerinin AB-Çin ilişkilerini tehdit ettiği yönündeki yorum Pekin'e ait. Bu, Avrupa'daki algı veya gerçeklikle hiç uyuşmuyor" diyor. 

Guardian'ın incelediği bazı notlarda "Tayvanlı personelin resmi temas için Avrupa'ya girmesinin yasaklanması" talep ediliyor. Bunun "Çin'in kırmızı çizgisinin ihlal edilmesi" anlamına geldiği ileri sürülüyor. 

Ayrıca bazı notlarda, AB hükümetlerinden Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, Devlet Başkanı Yardımcısı Hsiao Bi-khim ve Başbakan Cho Jung-tai'nin yanı sıra, bu pozisyonlarda önceden görev yapmış isimlerin de girişinin yasaklanması talep ediliyor. 

Çin yönetimine göre Tayvanlı yetkililerin Belçika, Çekya, Polonya, Hollanda, İtalya, Avusturya, Almanya, Litvanya, Danimarka, Estonya ve İrlanda'ya ziyaretleri, "Çin-AB ilişkilerini ciddi şekilde zedeleme" riski taşıyor. 

Guardian'ın aktardığına göre Norveç ve Finlandiya'ya da benzer uyarı notları gönderilmiş. 

Tayvan Dışişleri Bakanlığı gazeteye gönderdiği açıklamada, yetkililerin Avrupa ziyaretlerinin "Çin'le hiçbir ilgisi olmadığı, Çin'in bu konuda müdahale etme hakkının bulunmadığı" belirtildi. 

Çin'e odaklanan Alman düşünce kuruluşu Merics'ten Claus Soong, şu ifadeleri kullanıyor: 

Pekin, Tayvanlı yetkilileri ülkeye kabul etmeden önce iyice düşünmeniz gerektiğini söylemek için elinden geleni yapıyor. Bunun bir tehdit olduğunu söyleyemem, daha çok bir hatırlatma ancak pek de nazik bir hatırlatma değil.

AB, Çin ordusunun Tayvan etrafında geçen ay düzenlediği kapsamlı tatbikatı eleştirerek, "bölgedeki istikrarın tehlikeye girdiğini" bildirmişti.

Independent Türkçe, Guardian, European Newsroom


Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
TT

Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanı Pam Bondi'den memnun olmadığını bildirdi. 

Amerikan gazetesinin kaynakları, 60 yaşındaki siyasetçiyi etkisiz ve zayıf bulan Trump'ın, onu kapalı kapılar ardında sürekli yerdiğini iddia etti.

Danışmanlara yapılan şikayetlerinin dozu ve sıklığının özellikle son aylarda çok arttığı belirtiliyor. 

WSJ, eski FBI Direktörü James Comey ve New York Başsavcısı Letitia James gibi Trump'ın rakip gördüğü kişilere karşı atılan yasal adımların yeterli bulunmadığını öne sürüyor. 

Trump'ın bu kişilere ve kaybettiği 2020 seçimlerine dair hile iddialarına karşı yürütülen yasal süreçlerin hızlandırılması için Adalet Bakanlığı'na özel savcılar atamayı planladığı da haberde dile getirilen iddialar arasında. 

Trump'ın, MAGA hareketinden de tepki alan Pondi'nin Jeffrey Epstein dosyalarını eline yüzüne bulaştırdığı eleştirilerine hak verdiği ifade ediliyor. 

Trump'ın bizzat eleştirilerini ilettiği Bondi'nin endişelerinin özellikle son bir aylık süreçte arttığı bildiriliyor.

WSJ'nin haberinin ardından Beyaz Saray'dan peş peşe açıklamalar geldi.

Trump, "Pam harika bir iş çıkarıyor. Uzun yıllardır benim arkadaşım. Radikal solcu çılgınlara karşı muazzam bir ilerleme kaydedildi. Onlar tek bir işte iyi, seçimlerde hile yapmak ve suç işlemek" dedi. 

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles da Bondi'nin onlarca yıldır arkadaşı olduğunu söyleyip ekledi:

O inanılmaz derecede yetenekli, zeki ve çalışkan. Adalet Bakanlığı'nın başında olduğu için Trump Yönetimi şanslı.

Trump eylülde X'te yaptığı paylaşımda Adalet Bakanı Pam Bondi'ye seslenerek Comey ve James'in yanı sıra Demokrat Partili Senatör Adam Schiff'in de cezalandırılması gerektiğini savunmuştu.

Yanlışlıkla paylaşıldığı iddia edilen gönderide, "Aşırı suçlular ama hiçbir şey yapılmıyor. Daha fazla gecikemeyiz. Bu bizim itibarımızı ve inanırlığımızı öldürüyor" denmişti. 

Sonrasında Comey ve James hakkında iddianameler hazırlandı. Ancak yargı, Trump'ın eski avukatıyken Virginia Doğu Bölgesi Başsavcısı yapılan Lindsey Halligan'ın atanmasının kanunlara uymadığı neticesine varınca bu girişimler suya düştü. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, The Times, NBC