Macron, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile dört dosyada çözüm arıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve konuğu Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee Sarayı’nda bir araya geldiler. (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve konuğu Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee Sarayı’nda bir araya geldiler. (Reuters)
TT

Macron, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile dört dosyada çözüm arıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve konuğu Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee Sarayı’nda bir araya geldiler. (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve konuğu Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee Sarayı’nda bir araya geldiler. (Reuters)

Paris, Riyad ile olan ilişkilerini ‘son derece iyi’ olarak tanımlıyor ve bunu ‘stratejik ortaklık’ kapsamında değerlendiriyor. Kral Faysal bin Abdülaziz'in Paris'e tarihi ziyareti ve Fransa Başkanı Georges Pompidou ile kurduğu sağlam ilişki, söz konusu ‘stratejik ortaklığın’ temellerini oluşturuyor. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın resmi davetle Fransa’ya gerçekleştirdiği ziyaret ise bahsi geçen ‘stratejik ortaklığı’ daha geniş ufuklara taşımak ve çeşitlendirerek güçlendirmek amacı taşıyor. 
Emmanuel Macron 2017 baharında cumhurbaşkanlığına seçilmesinden bu yana, Fransız anayasasının cumhurbaşkanına emanet ettiği dış politikada önemli atılımlar gerçekleştirdi. Macron, eski ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakın ilişkiler kurmaya özen gösterdi. Avrupa Birliği’nin ‘stratejik bağımsızlığını’ kazanması için yoğun çaba gösterdi. Macron, her ne kadar talih her zaman yanında olmasa da Ortadoğu dosyalarında da aktif politikalar izledi. Başta Lübnan dosyası olmak üzere Libya, Sudan ve Irak dosyalarında yer aldı. Afrika’nın Sahel bölgesinde terörle mücadelenin etkili bir şekilde yürütülmesi için çaba sarf etti ve birçok uluslararası konferansın organizasyonunda aktif bir şekilde yer aldı. Koalisyonunun parlamento seçimlerinde çoğunluğu kaybetmesi Cumhurbaşkanı Macron için adeta bir şok oldu. Macron’un şimdilerde uluslararası arenada hala etkili olduğunu göstermek istediği açıktır. Ancak soru şu; Paris'in Suudi Arabistan ile ilişkilerini güçlendirme arayışındaki mevcut hedefleri ve beklentileri nelerdir?  
Petrol ürünleri ve enerji fiyatlarındaki artış ve yüksek enflasyonla mücadele eden vatandaşların alım gücünün düşmesi Macron’un Riyad ile yakınlaşmasını teşvik eden birinci unsur olarak dikkat çekiyor. Macron, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile enerji, temiz enerji ve nükleer enerji konularında diyalog kurmak istiyor. Fransız kaynaklarının aktarımına göre Cumhurbaşkanı Macron bu konularda Avrupa Birliği’nin sözcüsü olmak istiyor. Ortadoğu ve Arap Dünyası uzmanı Agnès Levallois şu değerlendirmelerde bulundu:
“Paris’in Riyad ile iş birliğini güçlendirmesinde üçlü bir çıkar söz konusu. Fransa son derece karmaşık bir süreçten geçen Ortadoğu’da daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Körfez bölgesine yönelik tüm konuşmalarında güvenlik ve istikrarın korunması ihtiyacına atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Macron, İran ile ’nükleer anlaşmanın’ yapılamaması durumunda, bir sonraki süreçte yaşanabileceklerden derin endişe duyuyor. Viyana müzakerelerinden halen bir sonuç alınamadı. Washington ve Tahran karşılıklı olarak birbirini suçlamaya devam ediyor. Bu yüzden Macron, Irak Bağdat’ta yapılan bölgesel zirvenin bir benzerini düzenlemek istiyor. Şüphesiz böylesi bir konferansın Suudi Arabistan’ın katılımı olmaksızın düzenlenmesi istenen etkiyi doğurmayacağı için Riyad’ın ikna edilmesi gerekiyor.”
Elysee Sarayı kaynakları, Ürdün'ün ev sahipliğinde yapılması planlanan bölgesel bir konferans konusunda temasların sürdüğünü ancak şu ana kadar konferansla ilgili net bir takvim belirlenemediğini aktardı. Agnès Levallois, bazılarının Fransız diplomasisinin, 2014’ten bu yana durmuş olan İsrail-Filistin arasındaki ‘barış müzakerelerinin’ yeniden başlamasında bir rol oynayabileceğini değerlendirdiğini belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Macron’un ilk döneminde bu dosya içinde yer almaması ve ‘barış müzakerelerinin’ ABD’nin güçlü katılımı olmadan başlayamayacağı gerçeği bu öngörüleri zayıflatıyor. ABD Başkanı Joe Biden bölgeye yaptığı ziyarette, bu yönde bir ‘atılım’ yapmayı planladığına dair herhangi bir işaret yoktu. Başkan Biden, ‘iki devletli çözümü’ desteklediğini ancak şartların şu an müsait olmadığını belirtmekle yetindi. İsrail’de yaklaşan seçimler de bu konuda bir atılımın gerçekleşmesi ihtimalini zayıflatıyor. Eğer Fransa bu yönde bir çaba sarf edecekse, bölgesel ağırlığı olan ve bu konuda ‘Arap Girişimi’nin’ başını çeken Suudi Arabistan’ın desteğine ihtiyaç duyacaktır.” 
Fransız uzman değerlendirmesinin devamında Macron’un Lübnan dosyasında Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın desteğine ihtiyaç duyduğunu kaydetti:
“Macron, cumhurbaşkanlığı seçiminin zamanında yapılmaması durumunda, Lübnan’da bir otorite boşluğu oluşmasından endişe ediyor. Mikati şu anda geçici olarak hükümetin başında ve aynı zamanda hükümeti kurmakla görevlendirildi ancak siyaset sahnesinin karmaşıklığı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce yeni bir hükümetin kurulamayacağını gösteriyor. Macron’un geçen aralık ayında Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyarette taraflar, Lübnan'ı insani, sosyal ve eğitim açısından desteklemek için ortak bir finansal mekanizma kurma konusunda anlaşmıştı. Taraflar bu mali desteklerin, güçlü bir hükümetin gerekli reformları gerçekleştirmesi durumunda verilmesi konusunda da hemfikir.” 
Fransız İşverenler Birliği'nin Fransız-Suudi Konseyi Eşbaşkanı Francois Toazi, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ziyaretine ilişkinin ‘iki ülke arasındaki ilişkinin derinliğini ve sağlamlığını yansıttığı’ görüşünde. Toazi, çoğu bölgesel ve uluslararası konuda benzer tutumları olan iki tarafın her zaman birbirine güvenebildiğini, bu güvenin ise, güvenlik, savunma, ekonomi, eğitim ve kültür alanlarında çok boyutlu ortaklığı pekiştirmelerini sağladığını belirtiyor. Toazi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İki ülke de bölgede ana oyuncu olmak istiyor ve bu konuda birbirlerine itimat edebiliyorlar. Ukrayna savaşının sonuçlarıyla yüzleşebilmek için, iki taraf arasındaki diyalogun ve iş birliğinin derinleştirilmesi zorunluluktur. Suudi Arabistan’ın gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesine olanak sağlayacak iddialı projesi Vizyon 2030, Fransa ile ekonomik ortaklığı güçlendirmek için önemli fırsatlar barındırıyor. Fransa, Suudi Arabistan’daki yabancı yatırımcılar arasında üçüncü sırada yer alıyor. 2020’de bunun hacmi 15 milyar dolar civarındaydı. Fransız şirketleri Suudi pazarına büyük ilgi gösteriyor.” 
Fransız şirketleri, savunma sanayii, yenilenebilir enerji, sağlık, ulaşım, turizm ve eğlence gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiği için Paris, Suudi Arabistan'daki Fransız deneyimlerinin olumlu yansımalarına güveniyor. Ayrıca Suudi Arabistan şirketlerinin Fransa’da yatırımlar yapmasına odaklanılıyor. Ortadoğu başta olmak üzere dış pazarlara açılmak için Fransız-Suudi şirketlerinin ortaklıklar geliştirmesi de iki ülke tarafından teşvik ediliyor.  



Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.


Bugün Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayının ilk günü

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
TT

Bugün Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayının ilk günü

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt, Irak, Lübnan, Somali ve Sudan, dün akşamı hilalin görülmesinin teyit edilmesinin ardından bugünün Ramazan ayının ilk günü olduğunu resmen duyurdu.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi'nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan ayının ilk gününün, Ummul Kura takvimine göre 1 Ramazan 1447 Hicri Çarşamba günü (18 Şubat 2026) olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Mahkeme, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz'i, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı ve vatandaşları, yerleşik halkı ve Müslümanları mübarek Ramazan ayı vesilesiyle tebrik ederek, Allah'tan herkese bu ay boyunca oruç tutma ve dua etme, iyi amellerini kabul etme, anlaşmazlıklarını giderme, dinini destekleme ve kelamını yüceltme, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve refahını koruma konusunda yardımcı olmasını diledi.

Bu arada Suriye, Ürdün, Mısır, Tunus, Cezayir, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Singapur, Malezya, Brunei Darussalam ve Endonezya, salı günü ülkelerinde hilal görünmemesi nedeniyle perşembe gününün (yarın) Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıkladı.