Fenerbahçe'nin lig rekorları

Fenerbahçe'nin, 65. yılına girilen eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig tarihinde birçok rekoru bulunuyor.

AA
AA
TT

Fenerbahçe'nin lig rekorları

AA
AA

Fenerbahçe, geride kalan 64 sezon göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede en fazla puan toplayan, galip gelen ve gol atan takım unvanlarını elinde bulunduruyor.
Sarı-lacivertliler, oynadığı 2 bin 122 lig maçında 3 bin 701 puan toplayarak, ligin en çok puan alan ekibi oldu ve Galatasaray'ın 49 puan önünde yer aldı. Galatasaray ise aynı maç sayısında 3 bin 652 puan elde etti. Lig tarihinde 2 bin 120 maça çıkan Beşiktaş 3 bin 576 puanla üçüncü, bin 612 maç oynayan Trabzonspor ise 2 bin 664 puanla dördüncü sırada yer aldı.

En fazla galip gelen takım
Ligin 64 yıllık geçmişinde toplam 2 bin 122 maç yapan iki takımdan Fenerbahçe, aldığı 1206 galibiyetle, Galatasaray'dan 13 galibiyet fazlasıyla ilk sırada bulunuyor.
Galibiyet sayısı bakımından Galatasaray 1193 ile ikinci, Beşiktaş ise 1147 ile üçüncü sırada yer alıyor.

Ligin en golcüsü
Lig tarihinde en çok gol atan takım unvanına da Fenerbahçe sahip.
Sarı-lacivertliler, toplam 3 bin 758 gol kaydetti. Galatasaray, 3 bin 723 ile Fenerbahçe'yi izledi. Beşiktaş'ın gol sayısı ise 3 bin 480.

Bir sezonda sadece 6 gol yedi
Lig tarihinde bir sezonu en az gol yiyerek kapatan takım Fenerbahçe, kaleci ise Ilie Datcu oldu.
Sarı-lacivertliler, 1969-1970 sezonunda 30 maçta kalesinde sadece 6 gol gördü. Maç başına 0,2 gol yiyen Rumen Datcu da savunmayla birlikte muhteşem bir performans göstererek, Türk futbol tarihine ismini yazdırdı.

Gol rekoru kırılan maç
Fenerbahçe, lig geçmişinde gol rekorunun kırıldığı maçta taraflardan birisi oldu.
Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında 1991-1992 sezonunun son haftasında, 16 Mayıs 1992'de Kadıköy'de yapılan maçı sarı-lacivertliler 8-4 kazandı. Filelere giden toplam 12 gol, Türkiye'nin en üst kademe liginde bir maçta atılan en fazla gol olarak tarihe geçti.

En iyi sezon başlangıcı
Lig tarihinde sezona en iyi başlayan takım unvanı Fenerbahçe'ye ait.
2009-2010 sezonundaki ilk 8 maçını da kazanan sarı-lacivertli ekip, kendisine ait 7 maçlık rekoru geliştirerek unvanını korudu.

En iyi ikinci yarı performansı
Fenerbahçe, 2010-2011'de şampiyonluğa, sezonun ikinci yarısındaki performansıyla ulaştı.
Teknik direktör Aykut Kocaman yönetiminde, söz konusu sezonun ikinci yarısında oynadığı 17 lig maçının 16'sını kazanan, birinde berabere kalan ve sadece 2 puan yitiren sarı-lacivertli ekip, en iyi devre performansı gösteren ekip olarak kayıtlara geçti.

Deplasmanda galibiyet rekoru
Lig tarihinde deplasmanda üst üste kazanma rekoru 12 maçla Fenerbahçe'nin.
Teknik direktör Aykut Kocaman yönetimindeki sarı-lacivertli ekip, 2010-2011 sezonunun 18. haftasında Gençlerbirliği'ni yenerek başlayıp 2011-2012 sezonunun 8. haftasında Beşiktaş'la berabere kalarak biten seride, üst üste 12 maç kazanarak Galatasaray'ın 9 maçlık rekorunu eline geçirdi.

En erken şampiyon
Türkiye'nin en üst kademe liginde şampiyonluğu en erken ilan eden takım rekoru da Fenerbahçe'de.
Sarı-lacivertliler 1967-1968, 1969-1970 ve 2013-2014 sezonlarında bitime 3 hafta kala mutlu sona ulaştı.

En iyi sezon performansı
Fenerbahçe, lig tarihinde bir sezonda en iyi performansı sergileyen takım oldu.
Sarı-lacivertliler, 1988-1989 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle, lig tarihindeki en başarılı performansı gerçekleştirdi.

En çok puanla şampiyon
En çok puanla şampiyon olan takım unvanı da Fenerbahçe'ye ait.
Sarı-lacivertli takım, 1988-1989 sezonunda 93 puanla mutlu sona alıştı.
Fenerbahçe ayrıca, "en az gol yiyen şampiyon" unvanını 1969-1970 sezonunda kalesinde 6 gol görerek aldı.
Sarı-lacivertliler, en iyi ilk yarı performansına da 2005-2006 sezonunda 17 maçta 14 galibiyet, 3 beraberlikle imza koydu.
Öte yandan, lig tarihinin bir sezonda en iyi averaja sahip takımı, 1988-1989 sezonunu artı 76 averajla kapatan sarı-lacivertliler oldu.

Son haftaya lider girip şampiyon olamayan tek takım
Lig tarihinde sezonun son haftasına puan cetvelinde lider girip de şampiyon olamayan tek takım Fenerbahçe olarak kayıtlarda yer alıyor.
Sarı-lacivertli takım, 34. ve son haftalarda 2005-2006 sezonunda Denizlispor ile berabere kalarak Galatasaray'a, 2009-2010 sezonunda ise Trabzonspor ile berabere kalarak Bursaspor'a şampiyonlukları kaptırdı.



Usyk-Veerhoeven maçının skor kartları tartışmayı alevlendirdi

Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
TT

Usyk-Veerhoeven maçının skor kartları tartışmayı alevlendirdi

Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)

Oleksandr Usyk'in Rico Verhoeven'a karşı aldığı galibiyetin resmi skor kartları, Giza piramitlerinde yapılan dövüşe yönelik tartışmaları daha da artırdı.

Cumartesi günü Mısır'da yapılan maçta, kick boks efsanesi Verhoeven, WBC ağırsıklet boks şampiyonu Usyk'e karşı tarihi bir sürprize imza atmanın eşiğindeydi.

Sondan bir önceki raund olan 11. raunda girilirken Verhoeven puanlarda rahat şekilde önde görünüyordu ancak Usyk raundun son bölümünde Hollandalı rakibini yere serdi.

Verhoeven'a dişliği yeniden takılırken toparlanması için fazladan süre verilmesi ilk tartışmayı yarattı. Ancak maç yeniden başladığında daha büyük bir tartışma doğdu; hakem Mark Lyson, zil çaldığında, daha önce değil, Verhoeven'ı Usyk'in yoğun saldırısından kurtarmak için araya girdi.

Birçok taraftar ve yorumcu, Verhoeven'a tarihin en büyük sürprizlerinden birine imza atma şansı için 12. ve son raunda çıkma fırsatı verilmesi gerektiğini savundu. Ancak resmi skor kartları daha sonra 37 yaşındaki dövüşçünün mutlaka galibiyete giden taraf olmadığını ortaya koydu.

Hakem Manuel Oliver Palomo, 11. raunda girilirken maçı 95-95 beraberelik olarak değerlendiriyordu. Fabian Guggenheim da aynı skoru vermişti. Hakem Pasquale Procopio ise Verhoeven'i 96-94 önde göstermişti.

Maç durdurulmamış olsaydı, 11. raund Usyk lehine 10-8 puanlanacaktı. Bu da Ukraynalı boksörün, taraflardan birinin 12. rauntta nakavt yapması dışında, puanla kazanmak için oldukça avantajlı konumda olduğu anlamına geliyordu.

Verhoeven Instagram'da şu paylaşımı yaptı:

Duyguları işin içine katmayın. Skor kartlarını okuyun. 12. ve son raunda girerken bitime bir saniye vardı. Yola devam! @usykaa'ya saygılar, seninle aynı ringi paylaşmak onurdu. Bir kez daha yapalım!

Ancak daha sonra çekilen görüntülerde Verhoeven'in zilin gerçekten çaldığını söylediği duyuldu. Hollandalı dövüşçü, Instagram hikayesinde de şu ifadeleri kullandı:

Havalimanına giderken resmi itiraz başvurusu yapıldı. Kurallar, yalnızca en önemli anlarda uygulandığında anlam taşır.

Usyk'in tartışmalı galibiyeti, 39 yaşındaki boksörün WBC kemerini korumasını ve profesyonel kariyerinde yenilgisiz kalmasını sağladı. Ukraynalı dövüşçü halen birleşik ağırsıklet şampiyonu. Ayrıca iki kez tartışmasız ağırsıklet şampiyonu ve bir kez de tartışmasız kruvazör sıklet şampiyonu olmuştu.

Öte yandan Verhoeven profesyonel boksta yalnızca ikinci maçına çıkıyordu. Bu spordaki önceki maçı, 2014'te nakavtla kazandığı karşılaşmaydı. Ancak Hollandalı, Glory ağırsıklet kemerini 11 yıl boyunca elinde tutması ve kemeri bırakmadan önce üst üste 22 galibiyet alması nedeniyle kick boks tarihinin en büyük dövüşçülerinden biri kabul ediliyor.

Cumartesi günkü maçın ardından WBC'nin zorunlu adayı Agit Kabayel, Usyk'le yüzleşmesi için ringe çıkarıldı. Ancak Suudi organizatör Turki Alalshikh, bu maç için baskı yapılmasının zamanı olmadığını söyledi ve Verhoeven'ın rövanşı hak ettiğini öne sürdü.

Independent Türkçe


Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
TT

Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)

Tottenham Hotspur’ın gelecek sezon Premier Lig’de yer almayı garantileyebilmesi için pazar günü Everton karşısında yenilmemesi gerekiyor. Öte yandan Pep Guardiola ve Muhammed Salah da duygusal vedalara hazırlanıyor.

Liverpool ile Bournemouth, Şampiyonlar Ligi bileti alma yolunda kritik maçlara çıkarken; Brighton, Brentford, Chelsea ve Sunderland için de Avrupa kupalarına katılım mücadelesi sürüyor.

Spurs için “itibar” meselesi

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Tottenham taraftarları geçen yıl bu dönem, Manchester United’ı yenerek 17 yıl aradan sonra gelen Avrupa Ligi şampiyonluğunun sevincini yaşıyordu.

Teknik direktör Roberto De Zerbi ise Everton karşılaşmasının, kazanılan kupadan çok daha önemli olduğunu savundu. De Zerbi, Premier Lig’de kalmanın kulübün geleceği açısından hayati olduğunu söyledi.

“Kupadan ve primlerden daha önemli şeyler var” diyen İtalyan teknik adam, şöyle konuştu:

“Kulübün geleceği, kulübün tarihi, oyuncuların gururu, ailelerinin gururu söz konusu. Hepimizin itibarı söz konusu.”

Tottenham’a ligde kalmak için bir puan yeterli olacak. Bu sonuç aynı zamanda, çok daha iyi averaja sahip olan Spurs’ün West Ham’ın altına düşmesini engelleyecek.

Ancak Tottenham bu sezon sahasında oynadığı 18 lig maçının 10’unu kaybetti. Bir yenilgi halinde ise, Leeds’i mağlup etmesi durumunda Nuno Espirito Santo’nun çalıştırdığı West Ham için umut doğacak.

Avrupa kupaları yarışı kızıştı

Liverpool, Muhammed Salah’ın Anfield’daki veda maçında ilk beş sırayı garantileyerek kötü geçen sezonu daha büyük bir hayal kırıklığıyla tamamlamamayı hedefliyor.

İlk beşte yer almak, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılım anlamına geliyor. Bu da başarısız geçen şampiyonluk savunmasının ardından önemli bir teselli olacak.

Mısırlı yıldız Salah, geçtiğimiz hafta Aston Villa’ya 4-2 kaybedilen maçın ardından teknik direktör Arne Slot yönetimindeki performansı eleştirmişti.

Salah, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Liverpool’un rakiplerin korktuğu o yüksek tempolu hücum futboluna geri dönmesini ve yeniden kupalar kazanan bir takım olmasını istiyorum.”

33 yaşındaki futbolcu, özellikle Jürgen Klopp dönemindeki oyun anlayışına gönderme yaparak, “Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmak asgari hedeftir ve bunu başarmak için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

Brentford’u konuk edecek Liverpool, altıncı sıradaki Bournemouth’un üç puan önünde bulunuyor ve averaj avantajına sahip.

Liverpool’un Aston Villa’yı geride bırakarak ilk beşe yükselmesi halinde, altıncı sıra da Şampiyonlar Ligi bileti için yeterli olabilir.

Mevcut durumda ise ligi altıncı ve yedinci sırada bitiren ekipler Avrupa Ligi’ne, sekizinci sıradaki takım ise Konferans Ligi’ne katılacak.

Brighton, Manchester United karşısında galip gelmesi halinde en az Avrupa Ligi’ni garantileyecek.

Sunderland ise Chelsea’yi ağırlayacağı maçta, yarım asırdan uzun süre sonra ilk kez Avrupa kupalarına katılma şansı için mücadele edecek.

Premier Lig’in yıldız isimleri veda ediyor

Mohamed Salah’ın açıklamaları, Arne Slot’u önemli bir kararın eşiğine getirdi. Hamstring sakatlığından kısa süre önce dönen 33 yaşındaki yıldızın ilk 11’de başlayıp başlamayacağı merak konusu oldu.

Zaten taraftarların tepkisini çeken Hollandalı teknik adamın, “Mısır Kralı” lakaplı Salah’a Anfield’da son kez forma şansı vermemesi halinde büyük eleştiri alabileceği belirtiliyor.

Geleceğiyle ilgili spekülasyonların arttığı bir dönemde Slot’un, Salah ile yaşadığı olası kişisel sorunların sezonu iyi bir şekilde tamamlama hedefinin önüne geçmesine izin vermemesi gerektiği ifade ediliyor.

Liverpool, Salah’ın ilk 11’de başlamadığı 2026 yılındaki dokuz lig maçının hiçbirini kazanamadı.

Etihad Stadı’nda ise Pep Guardiola’nın görkemli bir vedaya hazırlanması bekleniyor. İspanyol teknik adam, Manchester City’nin başında geçirdiği 10 yılda altı Premier Lig şampiyonluğu ve kulüp tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupası dahil toplam 20 kupa kazandı.

Guardiola, cuma günü ayrılığını açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bu hayatımın deneyimiydi” ifadelerini kullandı.


İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN