Suriye’nin güneyindeki çatışmalar sonrası Rus heyeti devrede

Bir hafta süren gerginliğin ardından bir Rus heyeti Suveyda’yı ziyaret etti. Dürziler, Hizbullah ve İran'a bağlı grupların Suveyda’dan çıkarılmasını istiyor

Cumartesi günü Suveyda’nın Mezra’a beldesini ziyaret eden Rus heyeti (Rical el-Kerame Hareketi)
Cumartesi günü Suveyda’nın Mezra’a beldesini ziyaret eden Rus heyeti (Rical el-Kerame Hareketi)
TT

Suriye’nin güneyindeki çatışmalar sonrası Rus heyeti devrede

Cumartesi günü Suveyda’nın Mezra’a beldesini ziyaret eden Rus heyeti (Rical el-Kerame Hareketi)
Cumartesi günü Suveyda’nın Mezra’a beldesini ziyaret eden Rus heyeti (Rical el-Kerame Hareketi)

Dürzi nüfusun yoğunlukla yaşadığı Suveyda’nın batı kırsalındaki Mezra’a beldesini ziyaret eden bir Rus heyeti, Rical el-Kerame (Onurlu Adamlar) Hareketi’nin kurucusu Şeyh Vahid el-Belus’un oğlu Leys el-Belus ve buradaki bazı din adamları ve önde gelen isimlerle görüştü.
Suveyda’da faaliyet gösteren ‘Şeyh Vahid el-Belus Kuvvetleri’ adlı yerel silahlı grubun lideri olan Leys el-Belus, Rus heyetine, Hizbullah ve İran'a bağlı silahlı grupların Suveyda’dan sınır dışı edilmesini istedi. İran’a bağlı herhangi bir oluşumun, Suveyda ve çevresinde olmasına karşı çıkan Belus, Suveyda’da İran ve Hizbullah'ı destekleyen herkesin ‘meşru bir hedef’ olduğunu söyledi.
Belus, ayrıca, ordu saflarında Suveydalılara karşı mezhepsel ayrımcılık dahil olmak üzere yapılan büyük ihlallerden ötürü Suveydalıların Suriye ordusunda zorunlu askerlik hizmeti yapmalarına da karşı olduğunu ve Suveydalıların sadece Suveyda sınırları içerisinde askerlik hizmeti yapacaklarını söyledi.
Belus, Rus heyetine, Uteyl ve Selim köyündeki askeri istihbarat binasında bulunan ve ele geçirilen belgelerin Suveyda’daki Askeri Güvenlik Şubesi ve Devlet Güvenlik Şubesi liderliğindeki güvenlik servislerinin, Dürzilerin öldürülmesine ve yaralanmasına, adam kaçırma, yağmalama, sivilleri rüşvet vermeye zorlama vakalarına, Suveydalı gençler arasında uyuşturucu ticaretinin ve kullanımının yaygınlaşmasının desteklenmesine karıştıklarını doğruladığını belirterek bu güvenlik servislerinin Suveyda’da kalmasının istenmediğini vurguladı.
Rus heyeti ile görüşmesi sırasında Suriye rejiminin kontrolündeki cezaevlerinde tutuklu bulunan Suveydalıların serbest bırakılması ve uyuşturucu kaçakçılığı, yağmalama ve diğer suç eylemlerine karışanlar dışında Suveydalılara yönelik keyfi tutuklamaların durdurulması çağrısında bulunan Belus, devlet kurumlarındaki hizmetlerle ilgili problemler ve yolsuzluk vakalarının ele alınmasını talep etti. Belus, Suriye rejiminin Suveyda’daki devlet kurumlarına kasıtlı olarak rüşvetçi memurlar atadığını, kamu parasını zimmetlerine geçirmelerine göz yumduğunu söyledi.
Dürzi cemaatine yönelik ekonomik kuşatma uygulayan, Suveyda’ya yapılan yardımları çalan ve bu yardımların ulaşmasını engelleyen rejimden uzakta uluslararası yardımların ulaşması için güvenlik koridorları açılması çağrısında bulunan Belus, bu koridorlara yapılacak herhangi bir saldırıya misilleme yapılacağını ifade etti.
Görüşmeye katılanlar, Suriye rejimine muhalif olsa bile Suveyda'da barışçıl siyasi eylem gerçekleştirilmesini talep ettiler. Suriye'nin toprak bütünlüğünü vurgulayan katılımcılar, ayrılıkçı projeleri reddettiler.
Şarku’l Avsat’a konuşan Suveydalı gazeteci Reyyan Maaruf, Rus heyetine başkanlık eden Rus Askeri Polisi Komutan Yardımcısı’nın taleplerin Rusya yönetimine iletileceğini vurguladığını ve ardından heyetin bölgeyi terk ederek başkent Şam'a doğru hareket ettiğini aktardı.
Suveyda’da en büyük yerel silahlı grup olan Onurlu Adamlar Hareketi’nin, Rus güçlerinin koordinatörünün rejim ile Leys el-Belus arasında bir görüşme yapılması önerisini reddettiğini ifade eden Maaruf, ne var ki Rus güçlerinin geçtiğimiz Cumartesi günü askeri polis heyeti tarafından böyle bir ziyaret gerçekleştirilmesi için çalıştığını, ancak Onurlu Adamlar Hareketi’nin bunu kabul etmediğini söyledi. Hareketin ziyaretin üst düzey bir heyet tarafından gerçekleştirilmesini istediğini aktaran Maaruf, şimdiye kadar propaganda ve medya amaçlı ziyaretlerle sınırlı olan Rusya'nın rolüne duyulan güvensizliği dile getirdi.
Suveyda’daki son gelişmelerden ve halkın ve yerel silahlı grupların Fecir Kuvvetleri’ne karşı ayaklanmasından bu yana Rus güçlerinin Rusya’nın oradaki imajını düzeltmek amacıyla Suveyda’ya ziyaretler gerçekleştirerek, bölge sakinleri arasında etkili ve nüfuzlu olan şahsiyetlerle toplantılar düzenlemeye çalıştıklarını açıklayan Maaruf, özellikle Rus devriyelerinin ciddi güvenlik gerilimlerinin yaşandığı Suveyda’yı düzenli olarak ziyaret ettiğini kaydetti. Maaruf, Rus güçlerinin Suveyda ziyaretlerinin genellikle bölgede yeni anlaşmalar ya da müzakere turları düzenleme fırsatları yakalamak için değil, ‘durum değerlendirmesi’ kapsamında yapıldığının altını çizdi.



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.