Moskova, Donbass’taki hamlelerine hız verdi

Zelenskiy’den Batı’ya sınırlarını Ruslara kapatma çağrısı.

Donetsk’in Kramatorsk bölgesinde gıda yardımları sürüyor. (AP)
Donetsk’in Kramatorsk bölgesinde gıda yardımları sürüyor. (AP)
TT

Moskova, Donbass’taki hamlelerine hız verdi

Donetsk’in Kramatorsk bölgesinde gıda yardımları sürüyor. (AP)
Donetsk’in Kramatorsk bölgesinde gıda yardımları sürüyor. (AP)

Rusya, kara kuvvetleri, hava saldırıları ve topçu atışlarıyla Ukrayna’ya yönelik saldırılarına hız verirken ülkenin doğusundaki kontrolünü tamamlamak için acımasız eylemler gerçekleştiriyor. Kiev ise güçlerinin kuvvetli bir şekilde direndiğini ve mevzilerine halen kararlı bir şekilde kruduklarını açıkladı.
Ülkenin doğusundaki Donetsk şehri yakınlarındaki cephe hattı kasabalarında 9 Ağustos’ta ü şiddetli çatışmaların yaşandığı bildirildi. Ukraynalı yetkililer, Rus güçlerin Donbass sanayi bölgesini ele geçirmeye çalışırken saldırılar düzenlediğini aktardı. Donbass’ı oluşturan iki bölgeden biri olan Donetsk Valisi Pavlo Kyrylenko, Ukrayna televizyonuna yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bölgede durum gergin ve ön cephede bombardıman devam ediyor. Düşman hava saldırılarını yoğunlaştırdı ancak başarıya ulaşmadı. Donetsk bölgesi kararlı.”
Ukrayna ordusu da Bahmut ve Avdiyivka şehirlerine yönelik kara saldırılarını püskürttüğünü ve Bahmut yakınlarındakiler de dahil olmak üzere Rus keşif birimlerini etkisiz hale getirdiğini duyurdu.
Ancak Rusya, farklı bir hikâye anlatıyor. Çeçen lider Ramazan Kadirov, güçlerinin doğudaki Soledar kasabasının eteklerindeki bir fabrikanın kontrolünü Moskova için ele geçirdiğini duyurdu. Diğer Rus destekli güçler, yoğun bir takviye sağlanmış Pisky köyünü ‘temizleme’ sürecinde olduklarını bildirirken Rus medya organları da Wagner Grubu’na bağlı bir grup paralı askerin, Bahmut şehri yakınlarına konuşlandığını aktardı. Pisky gibi Rusya’nın hedef aldığı bölgelerden bazıları, Ukrayna kuvvetlerinin uzun süredir konuşlandığı tüneller ve hendeklerle birleşen ve yoğun bir şekilde güçlendirilmiş alanlar olarak biliniyor. Her iki tarafın da savaş alanındaki hikayelerinin gerçekliğini doğrulamanın mümkün olmadığı belirtiliyor..
Ukrayna’ya yardım eden İngiliz askeri istihbaratı, Rusya’nın Bahmut şehrine girişinin son 30 gün içinde Donbass’taki en başarılı operasyon olduğunu söyledi. Ancak sadece 10 kilometre kadar ilerleyebildiğini beliren istihbarat, aynı dönemde diğer bölgelerdeki Rus kuvvetlerinin de sadece üç kilometre ilerlediğini açıkladı. Rusya, ‘özel askeri operasyonu’ kapsamında Kremlin’e sadık ayrılıkçı güçler adına Donbass’ı tamamen ele geçirmeyi planladığını bildirdi. Ayrıca Güney Ukrayna’nın bölgelerinde Rusya tarafından atanan yetkililer, Rusya’ya ilhak konusunda referandumlara devam etmeyi planladıklarını açıkladı.

HIMARS füze deposu imha edildi
Diğer yandan Rusya Savunma Bakanlığı, Rus kuvvetleri tarafından Ukrayna’nın merkezindeki Uman kenti yakınlarında ABD yapımı HIMARS füzelerinin ve M777 obüslerinin depolandığı bir yerleşkenin imha edildiğini duyurdu. Bakanlığın açıklamasına göre deniz üzerinden fırlatılan uzun menzilli füzeler, Uman kentinde bulunan depoyu hedef alarak, 300’den fazla HIMARS füzesinin yanı sıra büyük miktarda ABD yapımı mühimmatı imha etti. Bakanlık, son 24 saatteki askeri operasyona ilişkin olarak Rus kuvvetlerin bir gün içerisinde Ukrayna kuvvetleri komutanlığına ait iki mevziyi, Lugansk’ta bir mühimmat deposunu ve Herson ve Mıkolayiv bölgelerinde iki depoyu imha ettiğini bildirdi. Aynı şekilde hava savunma birimlerinin Ukrayna’ya ait MiG uçağını ve üç insansız hava aracını düşürdüğü kaydedildi.
Rusya’nın eski imparatorlukların tarzında savaştığını belirten Ukrayna, Rusya’nın tedarik hatlarını ve lojistiğini baltalamak için Batı tarafından sağlanan gelişmiş füze ve topçu sistemlerine güveniyor.

‘Tüm Ruslara yasak getirilmesi’ çağrısı
Son haftalarda toprakları geri alma konusunda kısıtlı bir ilerleme kaydeden Kiev, istihbarat, eğitim ve lojistik konularında da Batı’dan yardım alıyor. Kiev, Güney Ukrayna’da Moskova güçlerini kovmak için daha geniş bir karşı saldırı başlatmayı umut ediyor.
Yapılan değerlendirmelere göre söz konusu tehlikeden çekinen Rusya, güneye takviyede bulunmak için harekete geçti ve İngiltere’ye göre bu hafta başlarında savunmasını güçlendirmeye odaklandı. Her iki taraf da ölü veya yaralı sayısını açıklamadı ağır kayıplar verildiğine inanılıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vlademir Zelenskiy, Washington Post gazetesine verdiği bir röportajda Batı’nın 24 Şubat’tan bu yana Rusya’dan kaçanlar da dahil olmak üzere tüm Ruslara genel bir yasak getirmesini istediğini söyledi. Zelenskiy’nin açıklaması şöyle oldu:
“Bu Ruslar her kimse bırakın Rusya’ya gitsinler. O zaman anlayacaklar ve savaşın kendileriyle bir ilgisi olmadığını söyleyecekler. Yaşananlardan tüm halk sorumlu tutulamaz değil mi?”
Kremlin, Ukrayna savaşından dolayı Moskova’yı cezalandırmak için Zelenskiy’nin Batı ülkelerine ‘sınırlarını Rus ziyaretçilere kapatma’ çağrısını sert bir dille kınarken bu çağrıyı ‘mantıksız’ olarak nitelendirdi. Peskov, 9 Ağustos’ta şu açıklamada bulundu:
“Bu, mantıksız düşünce tüm sınırların ötesine geçiyor. Yalnızca olumsuz bir tepkiye neden olabilir. Rusları veya Rusya’yı tecrit etmeye yönelik herhangi bir girişimin başarı şansı yok.”
Estonya Başbakanı Kaja Kallas, Zelenskiy’nin çağrısının ardından, 9 Ağustos’ta, Avrupa ülkelerine Avrupa’ya seyahat etmek isteyen Ruslara turist vizesi vermekten kaçınma çağrısı yaptı. Kallas, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Avrupa’ya gitmek bir ayrıcalıktır. Bir insan hakkı değil. Rusya’dan gelen turist sayısını azaltmanın zamanı geldi” ifadelerine yer verdi.
Eski Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev ise Kallas’a yanıt verdi ve kendisini ‘Nazi’ olarak nitelendirdi.



ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”


Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
TT

Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)

Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova ile Batı arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, “casusluk” suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı ettiğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan bugün (Perşembe) yapılan açıklamada, İngiltere’nin Moskova Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatın “Britanya gizli servislerine mensup olduğuna dair bilgiler” alındığı belirtilerek, söz konusu diplomatın akreditasyonunun iptal edildiği bildirildi. Açıklamaya göre, İngiltere’nin maslahatgüzarı Danae Dholakia bakanlığa çağrılarak karar kendisine iletildi ve diplomata Rusya’dan ayrılması için iki haftalık süre tanındı.

Rus devlet televizyonu RT’nin, Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) dayandırdığı haberde ise, söz konusu kişinin “Moskova’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin bir biriminde sekreterlik görevi kisvesi altında Rusya’ya gönderilmiş, beyan edilmemiş bir İngiliz istihbarat subayı” olduğu öne sürüldü. FSB, İngiliz subayın akreditasyonunun iptal edildiğini ve iki hafta içinde Rusya’yı terk etmesinin istendiğini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Londra’nın bu konudaki tutumunu sertleştirmesi halinde Moskova’nın tepkisinin “kararlı ve net” olacağı uyarısında bulunarak, “Rusya, Britanya özel servislerine mensup ve resmen beyan edilmemiş personelin topraklarımızdaki faaliyetlerine müsamaha göstermeyecektir” açıklamasını yaptı.


İran geçici olarak kapatılan hava sahasını açtı

Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)
Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)
TT

İran geçici olarak kapatılan hava sahasını açtı

Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)
Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)

İran, ABD ile İran arasında olası askeri müdahale korkusu nedeniyle yaklaşık beş saatliğine kapattığı hava sahasını yeniden açtı. Bu durum, havayollarının bazı uçuşları iptal etmesine, güzergahlarını değiştirmesine veya geciktirmesine neden olmuştu.

Federal Havacılık İdaresi internet sitesinde yer alan bir duyuruda, İran'ın dün saat 22:15'ten itibaren ülke üzerinden resmi olarak yetkilendirilmiş uluslararası uçuşlar hariç, tüm uçuşlara hava sahasını geçici olarak kapattığı belirtildi. Uçuş takip sitesi Flightradar24'e göre bu kısıtlama saat 03:00'ten kısa bir süre önce kaldırıldı ve İran havayollarına ait beş uçuş, ülke üzerinde yeniden uçuşlara başlayan ilk uçuşlar arasında yer aldı.

Geçici kapanma, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da yıllardır görülen en büyük hükümet karşıtı protestolarla başa çıkma seçeneklerini değerlendirdiği bir dönemde gerçekleşti.

ABD'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, üst düzey bir İranlı yetkilinin Tahran'ın komşularını ABD tarafından saldırıya uğraması durumunda ABD üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemesinin ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki üslerinden bazı personeli geri çektiğini belirtti.

Almanya, bölgedeki gerginliğin artmasıyla birlikte Lufthansa'nın Ortadoğu genelindeki uçuşlarını yeniden planlamasının ardından, dün havayollarını İran hava sahasına girmemeleri konusunda uyaran yeni yönergeler yayınladı.

Amerika Birleşik Devletleri zaten İran üzerinden tüm ABD ticari uçuşlarının geçmesini yasaklamış durumda ve iki ülke arasında doğrudan uçuş bulunmuyor.

Flydubai ve Türk Hava Yolları gibi havayolları geçen hafta İran'a yapılan birçok uçuşu iptal etti. Lufthansa dün yaptığı açıklamada, bir sonraki duyuruya kadar İran ve Irak hava sahasını kullanmayacağını ve uçuş ekiplerinin havaalanlarında gecelemelerini önlemek için önümüzdeki pazartesi gününe kadar Tel Aviv ve Amman'a sadece gündüz uçuşları gerçekleştireceğini belirtti. Açıklamada, bu önlemler nedeniyle bazı uçuşların iptal edilebileceği de ifade edildi.

Lufthansa Grubu'nun büyük hissedarlarından biri olduğu İtalyan havayolu şirketi ETA Airways, Tel Aviv'e olan gece uçuşlarını önümüzdeki salı gününe kadar askıya alacağını açıkladı.