Antik Çin metinlerindeki metal formülü çözüldü

Araştırmacılar, antik Çin metninde bulunan metal hazırlama tariflerini deşifre etti

Geç Doğu Zhou Hanedanlığı'ndan (MÖ 770 - 256) bir madeni para (Getty Images)
Geç Doğu Zhou Hanedanlığı'ndan (MÖ 770 - 256) bir madeni para (Getty Images)
TT

Antik Çin metinlerindeki metal formülü çözüldü

Geç Doğu Zhou Hanedanlığı'ndan (MÖ 770 - 256) bir madeni para (Getty Images)
Geç Doğu Zhou Hanedanlığı'ndan (MÖ 770 - 256) bir madeni para (Getty Images)

Araştırmacılar eski bir Çin metninde bulunan gizemli metal işleme tariflerini deşifre ederek o dönemler için sanattaki karmaşıklığı ortaya çıkardı. Şarku’l Avsat’ın The Guardian gazetesinden aktardığı habere göre bilim insanları, ‘Kaogong ji’ (El Sanatları) olarak bilinen ve MÖ 300 yılına kadar uzanan eski bir Çin metninde 6 kombinasyon buldu. Dünyanın En Eski Teknoloji Ansiklopedisi olarak bilinen el yazması, arkeologların 1920'lerden beri kodunu çözmeye çalıştıkları erken imparatorluk yönetiminin ayrıntılı bir arşivinin bir parçasını oluşturuyor.
The Guardian, Oxford Üniversitesi'nden Mark Pollard'ın şunları söylediğini aktardı: “İmparatora her şeyin kontrol altında olduğuna dair güvence vermek için bu kayıtları bir yönetici yazmış olabilir. Kayıtlar, imparatorluğun nasıl yönetileceğine dair pratik kılavuzun bir parçası.” Yüz yıldır bu tariflerdeki iki ana bileşenin, Jin ve Xi'nin anlamını anlamaya çalışan araştırmacılar, artık eksik bileşenlerin içeriğini keşfetmeyi başardıklarına inanıyorlar.
Jin ve Xi'nin iki gizemli bileşeninin bakır ve kalay olduğu düşünülüyordu. Ancak Antiquity dergisinde yayınlanan bir araştırma, erken Çin bronzlarının üretiminde kullanılan önceden yapılmış alaşımlara atıfta bulunabileceklerini öne sürüyor.
Alaşımlar, farklı metallerin karıştırılmasıyla yapılır. Araştırmacılar, kesin kombinasyonu belirlememiş olsalar da, Jin ve Xi'nin birkaç metalin karışımına atıfta bulunduğundan eminler. Pollard, “Eski zanaatkarların önceden hazırlanmış alaşımları kullanma olasılığını düşündüğünüzde, hakiki erken Çin bronzlarına benzeyen bir bileşim elde edersiniz” dedi.
Bu keşif, ‘Kaogong Ji’nin yazıldığı zamana kadar uzanan Çin sikkeleri incelenerek yapılmış. Madeni paralar, bir bakır-kalay-kurşun ve bir bakır-kurşun olmak üzere önceden hazırlanmış iki alaşım içeriyor gibi görünüyordu ve bu da araştırmacıları uyardı.
Pollard, “Jin ve Xi'nin ne anlama geldiğini yeniden yorumlarsanız, muhtemelen önceden hazırlanmış alaşımları tarif ettikleri aklıma geldi” dedi.
Pollard, "Bu tamamen farkında olmadığımız yeni bir metal işleme tekniği anlamına geliyor" dedi.
Jin ve Xi'nin daha iyi bir tanımı, antik Çin bronz yapımına ışık tutmanın yanı sıra, araştırmacıların Çin tarihi metinlerini deşifre etmesine yardımcı olabilir.
Pollard konuyu şöyle açıklıyor: “Bu araştırma, önceden hazırlanmış alaşımlar fikrini ortaya koyan tarifler hakkında ilginç bir hipotez oluşturuyor. Ayrıca bize bu insanların doğal dünyaya bakış açısı hakkında fikir verebilir.”



OpenAI'dan bilinmeyen güvenlik açıklarını tek başına bulan modeliyle ilgili açıklama

Eğitimdeki modellerinin yakın zamanda kontrolden çıkması nedeniyle OpenAI tepki çekiyor (Reuters)
Eğitimdeki modellerinin yakın zamanda kontrolden çıkması nedeniyle OpenAI tepki çekiyor (Reuters)
TT

OpenAI'dan bilinmeyen güvenlik açıklarını tek başına bulan modeliyle ilgili açıklama

Eğitimdeki modellerinin yakın zamanda kontrolden çıkması nedeniyle OpenAI tepki çekiyor (Reuters)
Eğitimdeki modellerinin yakın zamanda kontrolden çıkması nedeniyle OpenAI tepki çekiyor (Reuters)

OpenAI, yakında piyasaya sürmeyi planladığı Astra modeli hakkında yeni detaylar paylaştı. 

Yapay zeka şirketi, 1 Eylül Salı günü yaptığı açıklamada Astra'nın "kritik siber güvenlik eşiğine" ulaşan ilk büyük dil modeli olduğunu belirtti.

ChatGPT'nin yaratıcısı, yeni modelin bilgisayar sistemlerindeki bilinmeyen güvenlik açıklarını bulup insan yönlendirmesine ihtiyaç duymadan bunları suiistimal edebildiğini saptadı. Bu da Astra'yı, Risklere Hazırlık Çerçevesi'nin en gelişmiş kategorisine sokuyor.

OpenAI'ın 2023'te devreye soktuğu bu çerçeve, "ciddi zarara yol açabilecek yeni riskler getirme ihtimali olan gelişmiş yapay zeka yeteneklerini izleyip hazırlanma" amacı taşıyor.

Şirket geçen yıl yaptığı bir güncellemede, modellerin ciddi zarara yol açabilecek "mevcut yöntemleri" güçlendirdiği "yüksek" eşiği ve "benzeri görülmemiş yeni yollar" ortaya çıkarabileceği "kritik" eşiği belirlemişti.

OpenAI, siber kötüye kullanma ve modelin yetkisiz eylemlerine karşı korumaları güçlendirip test ederken, Astra'nın geliştirme ve piyasaya sürülme süreçlerinin bazı bölümlerini ertelediğini salı günkü açıklamasında paylaştı: 

Bu çalışmaya dayanarak Astra için geliştirdiğimiz korumaların ciddi zarar riskini, modelin Risklere Hazırlık Çerçevemiz kapsamında kullanıma sunulmasına imkan verecek ölçüde azalttığına inanıyoruz.

OpenAI, Astra'yı yakında kullanıma sunmayı planladığını ancak modelin en gelişmiş siber güvenlik kabiliyetlerine erişimi sınırlı tutacağını da belirtti. Gelişmiş siber güvenlik çalışmalarının başlangıçta bir test grubuna sunulması planlanıyor.

Astra'yla ilgili duyuru, OpenAI'ın güvenlik önlemlerinin yoğun eleştiri altında olduğu bir dönemde geldi. Temmuzda şirketin bazı modelleri eğitim ortamından kaçarak internete bağlanmış ve Hugging Face adlı firmaya saldırmıştı. OpenAI modellerin başkalarını da hedef aldığını daha sonra açıklamıştı.

OpenAI, Astra bu olaya karışmamış olsa da olaydan çıkardığı dersleri modelin güvenlik yaklaşımına dahil ettiğini belirtti.

Açıklamada "O zamandan bu yana Astra için daha da güçlü korumalar uygulamaya koyduk" ifadelerine yer verildi: 

Bunlar arasında modelin zararlı siber talepleri daha güvenilir biçimde reddetmesi ve güvenlik kısıtlamalarına uyması için eğitilmesi, kötüye kullanıma karşı ek korumalar ve potansiyel olarak yetkisiz etkinlikleri durdurabilen izleme sistemleri yer alıyor.

OpenAI, Astra'yı Hugging Face olayında kontrolden çıkan modeller gibi davranmaya iten deneyler hazırladığını ancak modelin test ortamından kaçmaya çalışmadığını söyledi.

Öte yandan TechCrunch, üçüncü taraflar tarafından teyit edilmeden, OpenAI'ın güvenlik veya hazırlıkla ilgili iddialarını doğrulamanın güçlüğüne dikkat çekiyor.

OpenAI Vakfı'nda yapay zeka dayanıklılığı üzerine çalışan eski OpenAI personeli Yona Shavit de Astra'nın kuralları ihlal etmekten kaçınmasının gerçekten güvenlik talimatlarına uymasından mı, yoksa test edildiğini anlayarak araştırmacıları yanıltmaya çalışmasından mı kaynaklandığını sorguluyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, CNBC, OpenAI


Elektrikli araç bataryaları, sanılandan daha uzun süre dayanıyor

Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
TT

Elektrikli araç bataryaları, sanılandan daha uzun süre dayanıyor

Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)

Avusturya merkezli bir şirket, ikinci el elektrikli araç bataryalarının durumuyla ilgili son derece kapsamlı bir araştırma yayımladı.

Elektrikli araçlar dünya çapında gittikçe yaygınlaşsa da tüketicilerin aklına takılan en önemli sorulardan biri, bataryaların dayanıklılığını uzun süre koruyup koruyamayacağı. 

Özellikle ikinci el araç tercih eden müşteriler için bataryanın durumu daha da önemli hale geliyor.

Elektrikli araçların batarya sağlığını ölçen şirket AVILOO, bu ihtiyacı gidermek için kapsamlı bir çalışma yürüttü. 

Şirket, 2022'yle 2026 arasında kullanılmış 20 popüler modeli inceleyerek toplam 500 bin test sonucu elde edilen bulguları paylaştı.

AVILOO, dünya genelindeki 1 milyondan fazla testi içeren havuzdan veri çeken yeni raporunun, kullanılmış elektrikli araç batarya sağlığına ilişkin dünyanın en büyük bağımsız çalışması olduğunu söylüyor.

Çalışmada, en popüler elektrikli araç modellerinin çoğunun 150 bin kilometreden sonra bile batarya kapasitesinin yüzde 90'ından fazlasını koruduğu tespit edildi. 

Modellerin medyan sağlık durumunun, yani bataryanın ilk kapasitesinin kalan yüzdesinin 150 bin kilometreden sonra yüzde 87'yle yüzde 94 arasında değiştiği gözlemlendi. 

Bu ölçekte EQA (Mercedes-Benz) yüzde 94'le birinci sırada yer alırken, onu yüzde 93,8'le Ioniq 5 (Hyundai) ve yüzde 93,6'yla i4 (BMW) takip etti. 

Raporda medyan batarya ömrü 50 bin km'den sonra yüzde 91'le yüzde 97, 100 bin km'den sonra ise yüzde 88'le yüzde 95 arasında değişiyor.

Amerika, Avrupa, Avustralya ve Asya'yı kapsayan veriler, batarya durumunun modelden modele ve hatta aynı modelin farklı araçları arasında bile değişebildiğini gösteriyor.

Aynı modelin en iyi ve en kötü durumdaki araçları arasında batarya sağlığı bakımından 13,5 puana varan fark görülebiliyor

İklim koşulları, batarya boyutu ve önceki sürücünün aracı kullanma biçimi, bataryanın kapasitesini etkiliyor. Örneğin daha küçük bataryalar veya sıcak havalarda kullanılanlar daha hızlı bozunmaya uğruyor. 

AVILOO CEO'su Marcus Berger, "İki araç aynı yaşta ve aynı kilometrede olabilir, hatta dışarıdan tamamen aynı görünebilir. Ancak nasıl kullanıldıklarını bilemezsiniz" diyor.

Berger, elektrikli araçlar park halindeyken bataryaların ne kadar şarj edildiğinin bir diğer önemli faktör olduğunu söyleyerek ekliyor:

Çok az tüketicinin bildiği bir şey var: Arabalarınızı yüzde 100, yüzde 90 veya yüzde 80 şarj seviyesinde park etmeyin. Bu bataryaya zarar veriyor. 

CEO, ideal seviyenin yüzde 30 ila yüzde 70 olduğunu ekliyor.

Şirket, bu faktörlerden dolayı kendilerinin yürüttüğü gibi bağımsız ve tek tek araçlara odaklanan testlerin önemli olduğunu vurguluyor. 

Bu sayede tüketicilerin, modellerin ortalama performansına bakmaktan ziyade daha detaylı bilgi edinmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Berger "Bu veriler, ortalamaların çok şeyi gizlediğini gösteriyor. Evet, elektrikli araç bataryaları 'hızlı yıprandıkları' yönündeki yaygın inanışın aksine oldukça iyi yaşlanıyor" diyerek ekliyor:

Önemli olan, batarya sağlığının modeller arasında ve hatta aynı modelin farklı araçları arasında ciddi derecede değişmesi.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, TechRadar, Financial Times, AVILOO


Çin'den beyin çipi atılımı: Musk'a rakip olacak cihazlara onay

Neuralink'in beyin çipleri, felçli kişilerin düşünceleri aracılığıyla bilgisayarları kontrol etmesini sağlamak amacıyla daha önce test edildi (Neuralink)
Neuralink'in beyin çipleri, felçli kişilerin düşünceleri aracılığıyla bilgisayarları kontrol etmesini sağlamak amacıyla daha önce test edildi (Neuralink)
TT

Çin'den beyin çipi atılımı: Musk'a rakip olacak cihazlara onay

Neuralink'in beyin çipleri, felçli kişilerin düşünceleri aracılığıyla bilgisayarları kontrol etmesini sağlamak amacıyla daha önce test edildi (Neuralink)
Neuralink'in beyin çipleri, felçli kişilerin düşünceleri aracılığıyla bilgisayarları kontrol etmesini sağlamak amacıyla daha önce test edildi (Neuralink)

Çin'deki yerel haberlere göre ülkedeki yetkililer, Elon Musk'ın Neuralink'ine benzer beyin-bilgisayar arayüzleri (BBA) geliştirmeye yönelik geniş çaplı bir girişim başlattı.

Birkaç beyin çipi girişimi, cihazlarını satmak için sağlık düzenleyicilerinden çoktan onay alırken, sigorta şirketleri de bu cihazların takılması için gereken invaziv ameliyatı kapsayan ilk ticari politikaları duyurdu.

BBA cihazı, beyne yerleştirildikten sonra kullanıcının düşüncelerini dijital veya fiziksel eylemlere dönüştürerek bilgisayar ya da robotik beden gibi sistemleri kontrol etmesini sağlayabiliyor.

Önceki aylarda Çin, BBA cihazlarının ticari kullanımını onaylayan dünyadaki ilk ülke olurken Pekin, son 5 yıllık planında bu teknolojiyi geleceğin temel stratejik sektörlerinden biri olarak sınıflandırdı.

South China Morning Post'un haberine göre piyasa onayı alan en son cihaz, Tientsin merkezli Tiankai Suishi Intelligent Technology tarafından geliştirilen ve üzerinde çok sayıda elektrot bulunan bir başlık.

Halihazırda satışta olan bu başlık, doktorların hastanın bilişsel işlevlerini değerlendirip teşhis etmesine olanak tanıyor.

Elon Musk, madeni para büyüklüğündeki Neuralink cihazını daha önce "kafatasınızın içindeki bir Fitbit" diye tanımlamış ve gelecekteki sürümlerin, kullanıcıların yapay zekayla "bir tür simbiyotik ilişki" kurmasına olanak sağlayacağını iddia etmişti.

Geçen yıl düzenlenen bir etkinlikte Musk, "Hatta bir gün anılarınızı yükleyip bir nevi kendinizi yedekleyebileceğiniz bir noktaya gelinebilir... Daha sonra bunu bir robot bedenine ya da asıl bedeninizin klonuna aktarabilirsiniz" demişti.

Bu noktada gerçekten bilimkurgudan söz ediyorum... Ama böyle şeylerin mümkün olacağını ve insanlara bir tür ölümsüzlük kazandıracağını düşünüyorum.

Neuralink, beyin çipi teknolojisinin denemelerine katılmak üzere 10 binden fazla kişinin hasta kayıt sistemine başvurduğunu ekimde açıklamıştı.

En az 26 hastanın Neuralink'in klinik deneylerine kabul edildiği veya bu deneyler kapsamında implant taktırdığı bildiriliyor

Testlere katılan ilk kişiler arasında amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalarıyla 4 uzvu felçli kişiler vardı.

Denemeler, çipin bir kişinin düşünceleriyle bilgisayarları kontrol etmesini ve robotik uzuvları hareket ettirmesini sağlama yeteneğini başarıyla kanıtladı.

Neuralink aralık ayında sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Klinik deneylerimizin katılımcıları, bilgisayarları dijital olarak kontrol etmenin ötesine geçerek yardımcı robotik kollar gibi fiziksel cihazları da kontrol etmeye başladı" diye yazmıştı.

Neuralink aracılığıyla kontrol edilebilen cihaz yelpazesini zamanla genişletmeyi planlıyoruz.

Pekin destekli girişim NeuCyber Neurotech, en gelişmiş ürününün Neuralink'in yeteneklerinin yaklaşık üç yıl gerisinde olduğunu önceki aylarda açıklamıştı.

Independent Türkçe