Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Suudi Arabistan’da düzenleniyor

Suudi Arabistan’da düzenlenecek uluslararası forumda siber güvenliğin geleceği tartışılacak

Uluslararası Siber Güvenlik Forumu, siber güvenlik konusunda küresel bir platform olarak görülüyor (Uluslararası Siber Güvenlik Forumu internet sitesi)
Uluslararası Siber Güvenlik Forumu, siber güvenlik konusunda küresel bir platform olarak görülüyor (Uluslararası Siber Güvenlik Forumu internet sitesi)
TT

Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Suudi Arabistan’da düzenleniyor

Uluslararası Siber Güvenlik Forumu, siber güvenlik konusunda küresel bir platform olarak görülüyor (Uluslararası Siber Güvenlik Forumu internet sitesi)
Uluslararası Siber Güvenlik Forumu, siber güvenlik konusunda küresel bir platform olarak görülüyor (Uluslararası Siber Güvenlik Forumu internet sitesi)

Uluslararası Siber Güvenlik Forumu, hızlı bir şekilde değişen jeopolitik ve stratejik değişiklikleri tartışmak üzere 9 - 10 Kasım tarihlerinde Riyad’da toplanacak.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in ve Uluslararası Siber Güvenlik Forumu’nun himayesi altında gerçekleşecek forumda siber güvenliğin geleceğinin şekillenmesi bekleniyor.
Foruma katılacak çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK’lar), önde gelen uluslararası şirketler, uluslararası kuruluşlar, devlet yetkilileri, lider teknoloji şirketleri, akademik merkezler, uluslararası şirketler, yöneticiler ve uzmanlar ile forum, dünyada lider bir platform olarak görülüyor.
Siber dünya ile ilgili konular hakkında dünyadaki yetkililerin ve konuya ilgili kişilerin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya gelmesi bekleniyor. Suudi Arabistan, siber tehditlerin çoğaldığı bu son zamanlarda uluslararası çalışmaları destekleyerek ve teknolojik imkanları kullanarak insanları siber dünyanın zorluklarından korumayı istiyor.
Forumun oturumlarında beş ana konuya odaklanacak. Sektörün önde gelen isimleri ve çeşitli ülkelerin yetkilileri, ilk oturumda siber dünyada ve siber dünyanın geleceğinde değişime ilişkin beklentileri ve teknolojinin güvenli olarak kullanılmasını masaya yatıracak.
İkinci oturumda ise siber ekonomi konusu ele alınacak. Taraflar, siber uzayı şekillendirmede ekonomik programların rolünü tartışacak.
Foruma katılan isimler, jeo-siber geliştirme konulu üçüncü oturumda sürekli olarak değişen siber düzenlemeler ile teknolojinin gelişmesini konuşacak. Dördüncü oturumda siber alanda çalışmanın geleceğine odaklanacak olan taraflar, sektörde çalışmanın zorluklarını tartışacak ve alanı geliştirmenin, yeni isimler yetiştirmenin yollarını tartışacak.
Beşinci oturumda, küresel çapta siber güvenliğin sağlanması için ‘Herkes İçin Siber Güvenlik’ başlıklı konu ele alınacak. Foruma katılanlar, özellikle gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere bilgi paylaşımda bulunarak teknolojinin sektördeki rolüne odaklanacak ve alanın geleceğini keşfetmek için farklı yönler ile iş birliği yapılması üzerine tartışacak.
Suudi Arabistan Ulusal Siber Güvenlik Kurumu (NCA), ‘Küresel Siber Düzenlemeleri Yeniden Düşünmek’ sloganı altında düzenlenen forumda etkinliklere katılacak yerli ve yabancı isimleri yakında açıklayacak.



Suudi Arabistan’ın açıklaması... İstikrar, caydırıcılık ve hızlanan ekonomik reformlar

(foto altı) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman kraliyet konuşmasını yaparken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman kraliyet konuşmasını yaparken (SPA)
TT

Suudi Arabistan’ın açıklaması... İstikrar, caydırıcılık ve hızlanan ekonomik reformlar

(foto altı) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman kraliyet konuşmasını yaparken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman kraliyet konuşmasını yaparken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Kral Selman bin Abdulaziz adına çarşamba günü Şura Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın bölgesel krizlere yaklaşımına ilişkin bir dizi mesaj yer aldı.

Analistlere göre söz konusu mesajlar, istikrarın ve siyasi çözüm yollarının desteklenmesi, egemenlik ve çıkarların korunması ile Vizyon 2030 programları kapsamında hız kazanan ekonomik reformların sürdürülmesine vurgu yaptı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi konuşmasında, ülkesinin uluslararası iş birliğini güçlendirmek, gerilimi azaltmak ve gerginliklerin önüne geçmek için çalıştığını belirterek, kendisine yönelik herhangi bir tehdit veya saldırıya karşı kararlı şekilde karşılık vermekten çekinmeyeceğini vurguladı. Muhammed bin Selman ayrıca ülkesinin, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu aracılığıyla Yemen hükümetini desteklediğini belirterek, bunun amacının ‘ülke genelinde otoritesini tesis etmek, istikrarı yeniden sağlamak ve kaos ve yıkımı, Yemen halkını ve bölgeyi tehdit etmeyi kendisine yol edinmiş terörist Husilerin saldırılarına karşı koymak’ olduğunu ifade etti.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın konuşmasında, tüm Körfez ülkelerini hedef alan saldırıların bölgenin güvenliği ve istikrarının bölünmez bir bütün olduğunu teyit ettiğini belirterek, “Kardeşlerimizle birlikte Körfez güvenliğini korumak, stratejik iş birliği ve ekonomik bütünleşme için çalışıyoruz” dedi. Muhammed bin Selman ayrıca, Suudi Arabistan’ın Filistin halkının haklarına bağlılığının köklü bir tutum olduğunu ve Filistin halkı meşru haklarına kavuşana kadar devam edecek kesintisiz bir çaba niteliği taşıdığını vurguladı.

6 önemli nokta

Siyasi analist Münif el-Harbi, Kral’ın konuşmasının altı temel noktayı içerdiğini belirtti. Bunların başında, Yemen hükümetinin meşru otoritesinin ülke topraklarının tamamında hakimiyet kurabilmesi için desteklenmesine yapılan vurgu geldiğini ifade eden el-Harbi, bunun siyasi bir çözüme ulaşılabilmesi için ‘sahada Yemen hükümetinin meşru otoritesi lehine etkili bir değişim’ gerektiğine işaret ettiğini söyledi.

Mekke İttifakı

El-Harbi, Veliaht Prens’in Mekke İttifakı olarak adlandırdığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nda Türkiye ve Pakistan’ın üstlendiği rollere yönelik Suudi Arabistan’ın ‘açık memnuniyetine’ de dikkat çekti. Ayrıca çok uluslu savunma amaçlı deniz ittifakının, deniz ulaşımının serbestisinin ve uluslararası toplumun bu konudaki sorumluluğunun önemine vurgu yapıldığını belirtti.

Filistin meselesi, Suudi Arabistan’ın dış politika öncelikleri arasında yer alıyor

El-Harbi’ye göre, bölgedeki art arda yaşanan krizlere rağmen Filistin meselesinin konuşmada yer alması, konunun Suudi Arabistan’ın dış politika öncelikleri arasındaki yerini koruduğunu gösteriyor. Bunun, Ortadoğu’da barışın sağlanmasının 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasına bağlı olduğunun vurgulanmasıyla ortaya konulduğunu belirtti.

İç politikaya ilişkin olarak ise el-Harbi, konuşmada siyasi ve güvenlik koşullarıyla mücadele ile Vizyon 2030’un uygulanmasının sürdürülmesi arasında bağlantı kurulduğuna dikkat çekti. Veliaht Prens’in, vizyon kapsamındaki programların hedeflerinin yüzde 93’üne ulaşıldığını belirttiğini aktaran el-Harbi, kalkınma, ülkenin güçlendirilmesi ve refahın artırılması ile yaşam kalitesinin iyileştirilmesine odaklanılmaya devam edildiğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın beşerî ve askeri yetenekleri hakkında bir mesaj

El-Harbi, konuşmanın Suudi Arabistan’ın beşerî ve askeri kapasitesine ve tehditlerle başa çıkma kabiliyetine ilişkin de bir mesaj içerdiğini belirtti. Bunun yanı sıra, krallığın karşı karşıya olduğu zorluklarla mücadele etmesini ve bunları fırsatlara dönüştürmesini sağlayan ‘nitelikli caydırıcılık kapasitesine’ dikkat çekildiğini ifade etti.

Siyasi araştırmacı Faysal eş-Şemri ise konuşmanın, Suudi Arabistan’ın ‘kendine güvenen, çıkarlarını bilen ve bölgesel meseleleri istikrar ve sorumlu güç anlayışıyla ele alan bir devlet’ konumundan hareket ettiğini yansıttığını değerlendirdi.

Eş-Şemri, konuşmanın siyasi boyutunda Körfez güvenliğinin birbiriyle bağlantılı olduğuna ve bölgesel sorunların birbirinden bağımsız meseleler olarak değil, bölgenin güvenlik ve istikrarına yansıyan tek bir sistemin parçaları olarak ele alınması gerektiğine vurgu yapıldığını söyledi.

Konuşmanın, bir yandan diplomatik çözümlerin desteklenmesi ve gerilimin azaltılması, diğer yandan egemenliğin ve ulusal çıkarların korunmasına yönelik vurgular arasında bir denge ortaya koyduğunu belirten eş-Şemri, değerlendirmesini bu yönde sürdürdü.

Stratejik bir boşluk bırakmamak

Eş-Şemri, Filistin meselesi, Kızıldeniz ve Körfez’in güvenliği ile Yemen’in istikrarına ilişkin tutumların, Suudi Arabistan’ın bu konulardaki dış politika ilkelerinin devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Konuşmanın genel mesajının ise krallığın gerilimi tırmandırmayı amaçlamadığı, ancak aynı zamanda çevresinde ‘stratejik bir boşluk’ oluşmasına da izin vermediği yönünde olduğunu ifade etti.

Uluslararası ilişkiler uzmanı araştırmacı Ahmed el-İbrahim ise konuşmanın, Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlerle ulusal çıkarlarını koruma kapasitesini bir arada sürdürdüğünü gösterdiğini belirtti. El-İbrahim, bölgenin istikrarının devlet kurumlarının desteklenmesi ve krizlerin uzun vadeli tehdit kaynaklarına dönüşmesinin önlenmesiyle bağlantılı olduğunun vurgulandığını kaydetti.

El-İbrahim, bölgesel gelişmeler ile Vizyon 2030’un uygulanmasının sürdürülmesi arasında kurulan bağlantının, Riyad’ın kalkınmayı krizlerle birlikte kesintiye uğramayan stratejik bir süreç olarak gördüğüne işaret ettiğini söyledi. Bölgesel meseleler açısından ise Yemen, deniz ulaşımının güvenliği ve Filistin meselesinin, siyasi çözümlerin önemini vurgulayan bir çerçevede öne çıktığını belirten el-İbrahim, bunun yanı sıra Suudi Arabistan’ın kendi güvenliğini ve bölgenin istikrarını tehdit eden unsurlarla mücadele etmeye hazır olduğunun ortaya konulduğunu ifade etti.


Suudi Arabistan: Flydubai pilotu ve yardımcısı güvenlik ekibi eşliğinde BAE'ye gitti

Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)
Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)
TT

Suudi Arabistan: Flydubai pilotu ve yardımcısı güvenlik ekibi eşliğinde BAE'ye gitti

Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)
Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Flydubai uçağında yaşanan olayla ilgili Suudi Arabistan'daki yetkili makamların Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir güvenlik ekibinin katılımıyla yürüttüğü ilk soruşturmanın, uçak kaptanına yardımcısı tarafından saldırıda bulunulduğuna işaret ettiğini bildirdi. Olay sonucunda pilot ve yardımcısının çeşitli yerlerinden yaralandığı belirtildi.

Bakanlıktaki yetkili bir kaynak, perşembe günü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'daki ilgili birimlerin Flydubai'nin FZ1073 seferinde ilan edilen acil durumla ilgili gerekli işlemleri başlattığını ve uçağa çarşamba günü Tebük'teki Prens Sultan bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'na acil iniş izni verildiğini belirtti.

Kaynak, uçağın saat 09.45'te güvenli şekilde iniş yaptığını ve uçakta 174 yolcunun yanı sıra 8 kişilik mürettebat bulunduğunu aktardı. Uçaktaki herkesin gerekli sağlık hizmetinden yararlandığını belirten kaynak, tüm yolcuların saat 17.40'ta Flydubai'ye ait alternatif bir uçakla yolculuklarına devam ettiğini kaydetti.

Açıklamada, uçuş ekibinin aynı şirkete ait başka bir uçakla Dubai'ye döndüğü, kaptan pilot ile yardımcısının ise sağlık durumlarının değerlendirilmesinin ardından gerekli tedavinin uygulanması amacıyla hastaneye sevk edildiği belirtildi.

Yetkili kaynak, kaptan pilot ve yardımcısının sağlık durumlarının düzelmesinin ve sağlık ekibinin uçuşlarına izin vermesinin ardından perşembe sabahı BAE'nin güvenlik ekibi eşliğinde Suudi Arabistan'dan ayrılarak Abu Dabi'ye gittiklerini bildirdi.

Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan'ın acil durumlarla uluslararası yükümlülükleri ve insani sorumlulukları doğrultusunda, ilgili makamların yürürlükteki mevzuat ve talimatlarına uygun şekilde müdahale ettiği vurgulandı. Bu yaklaşımın hava seyrüseferinin güvenliğini sağlamak, ülkenin havacılık ve güvenlik sistemlerinin hazırlık düzeyini korumak ve olağanüstü durumlara hızlı ve etkin müdahale kapasitesini güvence altına almak amacı taşıdığı belirtildi.


Suudi Arabistan, Yemen hükümet bütçesine 224 milyon riyal destek sağladı

Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
TT

Suudi Arabistan, Yemen hükümet bütçesine 224 milyon riyal destek sağladı

Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)

Suudi Arabistan, Yemen hükümetinin talebi üzerine bütçe desteği kapsamında 224 milyon riyali (60 milyon)  aşan yeni bir ödeme yaptı. Destek, Riyad'ın Yemen halkına ve Yemen hükümetine yönelik sürdürülen desteğinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan yönetiminin talimatıyla sağlanan destek, Yemen'in karşı karşıya bulunduğu ekonomik zorlukların yanı sıraa Husilerin Yemen halkının kaynaklarını, mülklerini ve çıkarlarını hedef alan saldırılarının devam ettiği bir dönemde geldi.

Suudi Arabistan, Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı aracılığıyla sağlanan yeni ödemenin, hükümetin mali kaynak akışının düzenli hale getirilmesine ve maliye politikasının etkinliğinin artırılmasına katkı sağlamayı amaçladığını bildirdi. Bu desteğin Yemen vatandaşlarının satın alma gücünü artırarak ekonomik istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunacağı belirtildi.

Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Câbir, yeni bütçe desteği ödemesinin ülke yönetiminin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirterek Riyad'ın Yemen'in içinde bulunduğu mevcut koşullar karşısında Yemen hükümetine desteğini sürdüreceğini ifade etti.

Al Câbir, yeni ödemenin 224 milyon Suudi riyalini aştığını belirterek desteğin hükümetin mali kaynak akışının düzenli hale getirilmesine ve maliye politikasının etkinliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Büyükelçi, bütçe desteğinin Yemen vatandaşlarının satın alma gücünü güçlendireceğini ve bunun ekonomik istikrarın desteklenmesine, ayrıca ülkenin içinde bulunduğu koşulların etkilerinin hafifletilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Söz konusu destek, Suudi Arabistan'ın Yemen hükümetine verdiği sürekli desteğin yanı sıra hükümetin mali yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesini güçlendirme ve mevcut koşullar karşısında Yemen ekonomisini destekleme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.