Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Almanya Başbakanı ortak sorunları gözden geçirdi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Almanya Başbakanı ortak sorunları gözden geçirdi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, dün akşam yaptıkları bir telefon görüşmesinde iki ülke ilişkilerini gözden geçirdi.
İki lider, iki ülke arasındaki ilişkileri, ortak işbirliği fırsatları ve bunları geliştirmenin yolları ile son bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları görüştü.



Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Şarku’l Avsat’a konuştu: Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek, şoklarla başa çıkmak için bir zorunluluk

İran’ın Bender Abbas kenti yakınlarındaki Hürmüz Boğazı’nda gemiler görünürken, kadınlar kürek sörfü yapıyor. (Reuters)
İran’ın Bender Abbas kenti yakınlarındaki Hürmüz Boğazı’nda gemiler görünürken, kadınlar kürek sörfü yapıyor. (Reuters)
TT

Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Şarku’l Avsat’a konuştu: Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek, şoklarla başa çıkmak için bir zorunluluk

İran’ın Bender Abbas kenti yakınlarındaki Hürmüz Boğazı’nda gemiler görünürken, kadınlar kürek sörfü yapıyor. (Reuters)
İran’ın Bender Abbas kenti yakınlarındaki Hürmüz Boğazı’nda gemiler görünürken, kadınlar kürek sörfü yapıyor. (Reuters)

Küresel enerji sisteminin artan jeopolitik risklerle ve darboğazlarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, petrol ticareti akışında son dönemde yaşanan aksamalar, pazarlara erişim yollarının çeşitlendirilmesinin ve şokları emebilecek altyapının önemini bir kez daha ortaya koydu.

Riyad’da düzenlenecek Enerji Haftası öncesinde Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulunan Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Angela Wilkinson, sistemin aksamalarla başa çıkma kapasitesinin yalnızca üretim hacmiyle ilgili olmadığını; altyapı, taşıma ağları ile üreticiler ve tüketiciler arasındaki ilişkileri de kapsadığını vurguladı.

Suudi Arabistan’da ilk kez düzenlenecek ve Dünya Enerji Kongresi’nin 25’incisine ev sahipliği yapacak Riyad Enerji Haftası etkinlikleri pazar günü başlıyor. Etkinlik; 70’ten fazla bakan, küresel enerji şirketlerinin 300’ü aşkın CEO’su ve 25’ten fazla uluslararası kuruluşun liderlerinin katılımıyla gerçekleştiriliyor.

‘Herkes İçin Enerji Geleceğine Giden Yollar’ teması altında düzenlenen kongre kapsamındaki çalışmalar; enerji güvenliği, küresel petrol ve gaz piyasaları, yatırım ve finansman, yapay zekâ ve dijital dönüşüm, kritik mineraller, karbon yönetimi, doğal gaz ve enerji karmasının geleceğini ele alan 30’dan fazla bakanlık, strateji ve liderlik oturumuna ayrılıyor.

Hürmüz, enerji sisteminin esnekliğini test ediyor

Wilkinson, enerjinin ‘modern dünyada yaşamın her alanının temelini oluşturduğunu’ belirterek, bu nedenle küresel önceliğin küresel enerji ve ekonomi krizine yol açan bölgesel çatışmalarda tırmanmanın önlenmesi olduğunu ifade etti. Enerji sektörü liderlerinin bugün yeni bir jeopolitik ortamda faaliyet gösterdiğini vurgulayan Wilkinson, farklı bölgelerdeki toplumların taşıma rotaları ve rafinasyondan sıvılaştırılmış doğal gaza (LNG), elektrik şebekelerine ve kritik minerallere kadar uzanan çok sayıda şok ve darboğazla karşı karşıya kaldığını kaydetti.

Enerji güvenliği, enerjiye erişimde adalet ve ödenebilirlik ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki dengelerin ortadan kalkmadığını, aksine değişip daha da keskinleştiğini belirten Wilkinson, sürdürülebilir bir ilerleme sağlamak için bu unsurlar arasında anlık olarak yeniden denge kurulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Wilkinson bu değerlendirmesini, Konseyin 65 ülkeden 275’i aşkın enerji sektörü lideriyle yürüttüğü görüşmelerin ardından hazırladığı 2026 Küresel Enerji Üçlemi Raporu sonuçlarına dayandırdı.

Wilkinson, süresi ne olursa olsun krizin en uzun vadeli etkisinin, sektör liderlerinin esnekliği, entegrasyonu ve operasyonel uyumu güçlendirmek; ayrıca bugünün aksamalarını emebilecek, gelecekteki şoklara ve dönüşüm fırsatlarına daha iyi hazırlanabilecek sistemler inşa etmek amacıyla nasıl bir iş birliği yapacağında görülebileceğini sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan ve çok yönlü erişim yolları

Wilkinson, Suudi Arabistan’ın üretim kapasitesi ile alternatif ihracat altyapısının, özellikle mevcut güzergahlarda aksamalar yaşandığında küresel enerji piyasalarında kritik bir rol oynadığını ifade etti. Son gelişmelerin ‘tüm riskleri ortadan kaldıran tek bir yol olmadığını’ gösterdiğini belirten Wilkinson, enerji güvenliğinin güçlü bir altyapıya, pazarlara erişim yollarının çeşitlendirilmesine ve üreticiler ile tüketiciler arasında daha fazla iş birliğine dayandığını vurguladı.

frgthyju
Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Angela Wilkinson (Dünya Enerji Konseyi)

Körfez bölgesindeki enerji sisteminin esnekliğinin yalnızca bölgenin üretebileceği enerji miktarıyla ölçülemeyeceğini ekleyen Wilkinson, bunun aynı zamanda söz konusu enerjinin limanlar, boru hatları, elektrik şebekeleri ve uluslararası piyasalar aracılığıyla güvenilir bir şekilde taşınabilme kapasitesine de bağlı olduğunu kaydetti.

Yeni altyapı yatırımlarına, şebekelerin güçlendirilmesine ve giderek çeşitlenen ortaklıklara dikkat çeken Wilkinson, bu unsurların sistemin elindeki seçenekleri artırdığını belirtti. Esneklik kavramını ‘sistem içinde seçenekler oluşturmak’ şeklinde özetleyen Wilkinson; bunun enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, pazarlara erişim yollarının artırılması, güçlü altyapı ve sağlam uluslararası ilişkiler yoluyla sağlanabileceğini ifade etti.

Tedarikten kapasitelere

Wilkinson, krizin enerji güvenliği, enerjiye erişimde adalet ve ödenebilirlik ile çevresel sürdürülebilirlik arasında denge kurma ihtiyacını ortadan kaldırmadığı görüşünü dile getirdi. Ancak Wilkinson, değişen ve bazen çok hızlı ilerleyen durumun, baskıların arttığı ve yeni darboğazların ortaya çıktığı noktalar olduğunu açıkladı.

Enerji sektörü liderlerinin yönettiği dengelerin; jeopolitik gelişmeler, teknolojik yenilikler, iklim değişikliğinin etkileri ile artan talep dinamikleri ve sanayi rekabetçiliği ile birlikte küresel enerji sisteminin yeni bölge ve noktalarına kaydığını ifade etti.

Wilkinson’a göre en büyük dönüşüm, enerji sisteminin arz etrafında şekillendiği bir dünyadan, giderek kapasiteler etrafında örgütlendiği bir dünyaya geçişte görülebilir. Konsey de bu dönüşüme, Küresel Enerji Üçlemi yaklaşımını bir ölçüm çerçevesi olmaktan çıkarıp sistem entegrasyonu, esneklik, enerji güvenliği ve sanayi rekabetçiliğini ele alan bir liderlik diyaloğuna dönüştürerek yanıt veriyor.

Entegrasyonun yalnızca standartların belirlenmesine yönelik teknik bir zorluk olmadığını vurgulayan Wilkinson, bunun aynı zamanda enerji sisteminin bileşenlerinin birlikte verimli çalışmasını sağlamak için gerekli kurumsal, finansal ve insani kapasitelerle de ilgili olduğunu belirtti.

Siyasi coğrafya ve yeni bağımlılıklar

Wilkinson, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde enerji sektöründeki karşılıklı bağımlılık kararlarında jeopolitiğin öneminin daha da artacağını öngörüyor. Elektrik, yapay zekâ, yeni teknolojiler ve artan talebin önemli birer faktör olmaya devam edeceğini belirten Wilkinson, ancak bu süreçlerin daha parçalı ve rekabetçi bir dünyada evrildiğini vurguladı.

Ülkelerin belirli bir alandaki bağımlılığı azaltma çabalarının; kritik mineraller, teknolojiler, üretim kapasiteleri ya da altyapı üzerinde yeni bağımlılıklar yaratabildiğini keşfettiğini açıkladı.

Liderlerin bu birbiriyle bağlantılı bağımlılıkları yönetme ve giderek büyüyen kapasite açıklarını kapatma biçimlerinin, önümüzdeki on yılda enerji sisteminin şekillenmesine katkı sağlayacağı görüşünü dile getirdi.

Elektrifikasyonun üst düzey aşaması

Elektrik talebinin ivme kazandığı bir dönemde Wilkinson, elektrifikasyonun üst düzey aşaması önündeki en büyük engelin belirli bir teknoloji, politika veya altyapıdan ziyade, tüm enerji sistemini verimli bir şekilde çalıştırabilme kapasitesi olduğunu ifade etti.

Bunun üretim, elektrik şebekeleri, depolama ve yatırımları kapsadığını belirten Wilkinson; bu unsurların her birinin genişletilmesinin tedarik zincirleri, kritik mineraller, eskiyen altyapılar ve vasıflı iş gücü üzerinde yeni bağımlılıklar doğurduğunu açıkladı.

Enerji teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının elzem olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Wilkinson, ancak bu teknolojilerin uyum içinde çalışmasını sağlamanın giderek büyüyen bir zorluk oluşturduğunu ve yeni kapasiteler gerektirdiğini kaydetti.

Dönüşüme giden tek bir küresel yol yok

Wilkinson, enerji sektöründeki dönüşüm için tek bir küresel yolun bulunduğu fikrini reddederek, farklı kaynaklara, altyapılara, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara göre şekillenen birden fazla yol ve dönüşümün mevcut olduğunu ifade etti.

cvfgbhj
İran’ın Bender Abbas kıyılarına yakın Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)

Küresel Enerji Üçlemi çalışmaları, sektör liderlerinin enerji güvenliği, enerjiye erişimde adalet ve ödenebilirlik ile çevresel sürdürülebilirlik arasında çok daha sık ve dinamik bir şekilde yeniden denge kurmak zorunda kaldıklarını gösteriyor.

Asıl zorluğun bu çoklu öncelikleri eş zamanlı olarak ilerletmek olduğunu belirten Wilkinson, bunlardan birinin ihmal edilmesinin sistemin başka bir noktasında zafiyetler yaratabileceğini vurguladı. Wilkinson, sorunun dönüşümün daha hızlı mı yoksa daha yavaş mı olması gerektiği değil; temiz elektrik ile geleceğin yakıtlarına yönelik artan talebi karşılayabilecek güvenilir, erişilebilir, uygun maliyetli ve sürdürülebilir enerji hizmetlerini inşa edecek şekilde aşamaların nasıl sıralanacağı olduğunu kaydetti.

Egemenlik ve bağımsızlık arasında

Wilkinson, 2030 yılına kadar yeterince dikkate alınmama riski taşıyan unsurlardan birinin ‘enerji egemenliği’ ile ‘enerji bağımsızlığı’ kavramlarının birbirine karıştırılması veya talebin pasif ve öngörülebilir kalacağının varsayılması olduğunu belirtti. Oysa talep, artık daha aktif hale gelerek enerji sisteminin şekillenmesinde doğrudan rol oynuyor.

Modern enerji sistemlerinin doğası gereği karşılıklı bağımlılığa dayandığını ifade eden Wilkinson, bir ülkenin yakıt ithalatına olan bağımlılığını azaltırken; temiz enerji sistemlerini kurmak için gerekli kritik minerallere ve teknolojilere olan bağımlılığını artırabileceğini kaydetti.

Bu nedenle enerji güvenliği, sistemin tüm bileşenlerini ülke sınırları içine taşımak anlamına gelmiyor; aksine bu karşılıklı bağımlılıkları anlamayı ve yönetmeyi gerektiriyor. Küresel enerji sistemi büyüdükçe bu durum, yalnızca üretim kapasitelerinin ötesine bakmayı; elektrik şebekelerinin, santrallerin, tedarik zincirlerinin ve bunlar arasındaki bağlantıların esnekliğini de dikkate almayı zorunlu kılıyor.


Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Riyad’da görüştü

Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)
Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)
TT

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Riyad’da görüştü

Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)
Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.

Görüşmede Suudi Arabistan ile Suriye arasındaki ikili ilişkilerin geleceği, iki ülke arasındaki ortak iş birliği alanları ve çeşitli sektörlerde bu iş birliğinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi. Ayrıca bölgesel ve uluslararası arenadaki gelişmeler ile mevcut durumdaki son gelişmeler görüşüldü.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Veliaht Prens’in Sekreteri Dr. Bender er-Reşid ve Kraliyet Divanı Danışmanı Halid Hadrawi katıldı.

Suriye tarafından ise Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Suriye’nin Riyad Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhsin Mihbaş görüşmede hazır bulundu.

tyhu
Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender bin Abdülaziz, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı karşıladı (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, salı günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a resmi ziyarette bulunmak üzere geldi. Şara, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender bin Abdülaziz tarafından karşılandı.

Şara’ya ziyaretinde Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani eşlik ediyor.


Suudi Arabistan Yemen’de darbenin sona erdirilmesi için meşru hükümete desteğini yineledi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Yemen’de darbenin sona erdirilmesi için meşru hükümete desteğini yineledi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, ülkenin Yemen Başkanlık Konseyi, meşru hükümet ve Yemen halkına tam desteğini yineledi. Kurul, Husilerin ülkedeki darbeyi sona erdirmesi, devlet ve kurumlarının terörist Husi milislerinden geri alınması yönündeki çabaları desteklediklerini bildirdi. Husilerin barış yerine askeri gerilimi tercih ederek Yemen ve halkının insani ve ekonomik sıkıntılarını derinleştirmeye devam ettiği, ayrıca bölgeyi, Kızıldeniz’in güneyindeki deniz ulaşımını ve Babülmendep Boğazı’nı tehdit ettiği belirtildi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman başkanlığında salı günü Riyad’da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında bölgesel gelişmeler ele alındı. Kurula, Veliaht Prens’in Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile gerçekleştirdiği görüşmenin sonuçları hakkında da bilgi verildi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin ve iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik perspektiflerin yanı sıra bölgedeki son gelişmeler ele alınmıştı.

Bakanlar Kurulu, Mekke Savunma Paktı’nın Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi’nin olağanüstü toplantısında alınan kararları takdir etti. Kurul, üç ülke arasındaki dayanışmanın ve Suudi Arabistan’a yönelik, Mekke ve Medine’yi, sivil hedefleri ile sivil ve ekonomik tesisleri kapsayan saldırılar karşısında ortak bir tutum sergileme kararlılığının teyit edilmesini memnuniyetle karşıladı.

Toplantının ardından ortak caydırıcılığın etkinleştirilmesi ve ortak savunma yükümlülüklerinin hayata geçirilmesine derhal başlanması konusunda varılan mutabakatın, askeri hazırlık düzeyini, entegrasyonu ve söz konusu tehditlere karşı koyma kapasitesini güçlendireceği belirtildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Kral Selman bin Abdülaziz’in, Şura Meclisi’nin 9. döneminin 3. yasama yılının açılışında yaptığı yıllık konuşmanın içeriğini övdü. Kurul, konuşmada devletin yerleşik temel ve ilkelerinin yanı sıra Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nun öne çıkan kazanımları, kalkınma reformlarının sonuçları ve ekonomik hareketlilik ile dış politikanın dayanakları ve ülkenin bölgesel ve uluslararası alandaki konumunun ve etkin rolünün güçlendirilmesine somut katkı sağlayan sabit tutumlarının ortaya konulduğunu belirtti.

cfgthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’daki kapsamlı kalkınma sürecinin desteklenmesi, hükümet kurumları arasındaki koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesi, yasama ve düzenleme sisteminin geliştirilmesi ve performans verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarından dolayı Şura Meclisi’ne teşekkür etti.

Kurul, vatandaşların beklentileri ile ülkenin çıkarlarının devlet kurumlarının çalışmalarında her zaman öncelikli olacağını ve bunların karar ve stratejik yönelimlerde yol gösterici olmaya devam edeceğini vurguladı.

Bakanlar Kurulu, gelecek mali yıla ilişkin devlet bütçesine yönelik ilk tahminlerin Suudi Arabistan ekonomisinin sağlamlığını ve küresel değişim ve gelişmelere karşı esnekliğini teyit ettiğini bildirdi. Kurul, ulusal hedeflere ulaşılmasını destekleyen proaktif politikalar sayesinde hizmetler ile kalkınma ve sosyal önceliklere yönelik harcamaların sürdürüleceğini, mali sürdürülebilirliğin de korunacağını belirtti.

Kurul, Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yaptığı uluslararası konferanslara ilişkin raporları da ele aldı. Kral Selman’ın himayesinde düzenlenen Uluslararası Sosyal Sorumluluk Forumu’nun çalışmalarını öven Kurul, forumun ikinci yılında toplumsal ve kalkınma alanlarında etkili ortaklıkların hayata geçirilmesine ve bu alandaki sürdürülebilir kurumsal olanakların kapsamının genişletilmesine katkı sağlayacak girişimlerin başlatılmasını takdir etti. Bu girişimlerin ulusal hedefleri destekleyeceği ve kapsamlı kalkınma sürecini güçlendireceği belirtildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Suudi Arabistan’ın her yıl 5 Ekim’de kutlanan Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla dünya ülkeleriyle birlikte gerçekleştirdiği kutlamaya dikkat çekti. Kurul, öğretmenlerin eğitim ve öğretim görevlerini yerine getirme çabalarını ve değerlerine ve ulusal kimliklerine bağlı, bilimsel ve akademik açıdan yüksek donanıma sahip nesillerin yetiştirilmesindeki rollerini takdir etti. Bu nesillerin küresel başarı platformlarında ilerleme ve liderlik için rekabet edebilecek düzeye ulaşmasının hedeflendiği belirtildi.

fvghj
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında (SPA)

Bakanlar Kurulu ayrıca bir dizi karar aldı. Bunlar arasında Suudi Arabistan ve Türkiye hükümetleri arasında yenilenebilir enerji santrali projelerine ilişkin anlaşmanın onaylanması da yer aldı.

Kurul, Enerji Bakanı’nı Uluslararası Enerji Forumu ile söz konusu alanda iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yürütmekle görevlendirdi. İslam İşleri, Davet ve İrşat Bakanı’na Gana ile İslami işler alanında bir mutabakat zaptı taslağı, Çevre, Su ve Tarım Bakanı’na Suriye ile çevrenin korunması alanında bir mutabakat zaptı taslağı ve Başsavcı’ya Arnavutluk ile ilgili suçlar alanında bir iş birliği mutabakatı taslağı konusunda görüşmeler yürütme yetkisi verildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Ermenistan ile televizyon yayıncılığı alanında iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptını ve Yükseköğretim Eğitim Fonu’nun düzenlenmesine ilişkin yönetmeliği onayladı. Riyad’daki Sigorta Uyuşmazlıkları ve İhlallerini Çözüm İlk Derece Komitesi Başkanı ile iki üyesinin görev sürelerinin yenilenmesine ve Kral Abdülaziz Arap Atları Merkezi’nin geçmiş mali yıllara ait kesin hesaplarının onaylanmasına karar verildi.

Kurul ayrıca gündeminde yer alan bazı konularla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı. Bunlar arasında Doğu Bölgesi Kalkınma Kurumu, Elektrik Düzenleme Kurumu ve İmam Abdülaziz bin Muhammed Kraliyet Koruma Alanı Kalkınma Kurumu, Ulusal Sosyal Araştırmalar ve Çalışmalar Merkezi, At Yarışları Kulübü ve Medine İslam Üniversitesi’nin yıllık raporları yer aldı.