Halep’e takviye yapan Türkiye, SDG’yi bombalamaya devam ediyor

Türkiye, Ayn el-Arab’daki gerginlik ve şiddetli çatışmaların ardından Halep’e takviye yapıyor ve SDG’yi bombalamaya devam ediyor.

Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
TT

Halep’e takviye yapan Türkiye, SDG’yi bombalamaya devam ediyor

Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)

Türk ordusu, Halep vilayetinin doğu kırsalında yer alan Ayn el-Arab’da (Kobani) Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Türk güçleri arasında meydana gelen karşılıklı saldırıların ardından Halep vilayeti kırsalındaki çeşitli bölgelere çok sayıda askeri takviye gerçekleştirdi.
Tank, personel taşıyıcı araçlar ve mühimmat yüklü 3 büyük askeri konvoy salı gecesi Suriye’ye girdi. Birinci konvoy, Halep’in kuzeyindeki Afrin kırsalında bulunan El-Hammam geçiş noktasından girerek Afrin’de bulunan Türk askeri üssüne ulaştı. İkinci konvoy, doğudaki Cerablus’taki Türk üssüne girdi. Üçüncü konvoy ise Bab es-Selame geçiş noktasından girerek Halep’in kuzeyindeki Azez’de yer alan Türk üssüne ulaştı.
Türk güçleri, askeri konvoyların bölgeye girişleriyle eşzamanlı olarak, Halep’in kuzeyindeki Tel Rıfat ilçesi ve Maranaz köyünü belli aralıklarla bombaladı. Türk basın yayın organları Halep kırsalındaki Türk hastanelerinde görev yapan sağlık personelinin alarm durumuna geçirildiğini aktardı.
Bu bağlamda, Halep’in doğusundaki Ayn el-Arab’ın karşısında yer alan Şanlıurfa ilindeki polis karakoluna salı günü SDG tarafından düzenlenen roket saldırısı sonucu ağır yaralanan askerlerden birinin daha hayatını kaybetmesiyle şehit sayısı 2’ye yükseldi. 3 asker de yaralı.
Türk güçleri, Ayn el-Arab’ın batı kırsalındaki Tel Cubna’da rejim güçlerine ait bir noktanın bulunduğu bölgeyi de içine alan çeşitli askeri noktaları karadan ve havadan hedef aldı. Türk uçakları, Ayn el-Arab’ın 25 kilometre batısında ve Suriye-Türkiye sınır duvarına 2 kilometre uzaklıkta yer alan Tel Carıkli’deki rejim noktalarına 8 hava saldırısı gerçekleştirdi.
Derin Güçler isimli site, Çarşamba günü Türk ordusunun, Şanlıurfa’nın Birecik ilçesindeki polis karakoluna yönelik saldırıya yanıt olarak, Ayn el-Arab’da SDG noktalarını hedef aldığı ana dair görüntüleri paylaştı. Görüntülerde Türkiye sınırı yakınındaki konuşlanma alanlarına yapılan yoğun topçu ateşi sırasında SDG ve Suriye rejim güçlerinin kaçmaya çalıştıkları görülüyor. Sitenin haberinde, Türk ordusunun hedef aldığı bölgelerde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu aktarıldı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerine gerçekleştirdiği hava bombardımanında yaşanan can kayıplarının arttığını belirtti. Gözlemevi’ne göre 17 askeri unsurun öldüğü teyit edildi. Bu askeri unsurların 4’ünün SDG mensubu, 13’ünün de rejim güçlerine bağlı olduğunu kaydeden Gözlemevi, Amude kırsalındaki Sancak Sadun köyünde bulunan 4 SDG unsurunun Türk silahlı insansız hava aracının (SİHA) düzenlediği bombardımanda, Halep’in doğu kırsalındaki noktalarda konuşlu 13 rejim unsurunun ise Türk savaş uçağının hava saldırılarında öldürüldüğünü belirtti.
Suriye’nin kuzeyinde bulunan SDG ve rejimin kontrolündeki Ayn el-Arab ilçesinden salı günü Türkiye’nin güneyindeki Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yer alan polis karakoluna düzenlenen ve 1 Türk askerinin şehit olduğu, 4’ünün de ağır yaralandığı saldırının ardından çatışmalar patlak verdi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Türk güçlerinin saldırıya hemen karşılık verdiğini ve SDG’nin en büyük bileşeni olan YPG’den 13 unsurun öldürüldüğünü duyurdu. Gözlemevi, Türkiye’nin düzenlediği hava saldırıları ve topçu ateşi sonucu 11 askerin öldüğünü bildirdi ancak ölenlerin tamamının rejim ordusundan olup olmadığı bilgisine ulaşamadığını ifade etti. Başka kaynaklar ise rejim güçlerinden 20 kişinin öldüğünü bildiriyor.
Suriye rejimine yakın basın yayın organları birkaç askerin öldüğünü ve yaralandığını itiraf etti. Suriye Savunma Bakanlığı’nın Facebook resmi hesabında yer alan paylaşıma göre, Şam’daki bir askeri kaynak, “Türk savaş uçakları öğleden sonra saat 14.37’den 15.00’e kadar Halep kırsalındaki bazı askeri noktaları hedef aldı. Bunun sonucu 3 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı” ifadesini kullandı.
Savunma Bakanlığı’nın bu açıklamasından önce SDG’ye bağlı Kürt medyasının yayınladığı görüntülerde, Türk hava saldırısı sonucu yaralanan bazı unsurlar gösterildi.
Türk güçleri ve Ankara destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları Halep’in kuzey kırsalında SDG kontrolündeki Harbel köyü, Tel Rıfat, Medyune, Tel Madik ve Hasiyye bölgelerine yönelik roket bombardımanını sürdürdü.
Afrin kırsalında bulunan Şirava kasabasının Enab ve Celbel köylerinde konuşlu Türk güçleri ayrıca, Şirava kasabasının Suğanke, Kantara ve Ebin köylerinin çevresini 30’dan fazla roket mermisi ve topçu ateşiyle bombaladı. Roket mermilerinden birkaçı Cerablus ilçesinin uzak mahallelerindeki El-Hallavi Kampı yakınlarına düştü.
Millî Savunma Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Barış Pınarı bölgesinde saldırı hazırlığındaki 4 SDG unsurunun öldürüldüğünü bildirdi. Barış Pınarı, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Türk güçleri ve SMO gruplarının kontrolünde bulunuyor.
Bu bağlamda, Gaziantep’in Karkamış ilçesinde Salı gecesi camilerin hoparlörlerinden askeri operasyonun başlaması sebebiyle vatandaşların evden çıkmaması gerektiği şeklinde uyarıların yapılmasının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Gaziantep Valisi Davut Gül, Türk güçlerinin Suriye’nin kuzeyindeki SDG’ye karşı bir askeri operasyon başlattığı iddiasını yalanladı.
Bakan Soylu, Karkamış ilçesindeki camilerden Türk güçlerinin Suriye’de askeri operasyon başlattığı yönündeki duyurunun “maksadını aşan bir anons olduğunu” belirtti. Soylu bölgede sokağa çıkma yasağının olmadığını belirterek, vatandaşlara yapılan uyarılardan dolayı endişe duymama çağrısında bulundu.
Gaziantep Valisi Davut Gül, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Yapılan anonslar maksadını aşmış olup, sokağa çıkma yasağı vb. durum olmadığı gibi rutinin dışında bir durum da söz konusu değildir. Sorumlu kamu görevlileriyle ilgili soruşturma açılmıştır” ifadelerini kullandı.
Karkamış ilçesi Salı günü Suriye’nin kuzeyinde rejim güçleri ve SDG’nin kontrolündeki bölgelerden topçu ateşiyle yapılan saldırıya maruz kalmıştı. 4 havan mermisinin ilçede boş alanlara düştüğü, can kaybı ve maddi hasar olmadığı bildirildi.
Türkiye, güney sınırlarındaki Suriye topraklarında 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgelerin inşasını tamamlamak amacıyla Mayıs ayından bu yana Menbiç ve Tel Rıfat’taki SDG noktalarına askeri operasyon düzenlemekle tehdit ediyor. Ancak bu operasyon Avrupalı devletlerin yanı sıra ABD, Rusya, İran ve Suriye rejiminin itirazları sebebiyle şu ana kadar başlatılmadı.



Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
TT

Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'da kendisi için hazırlanan yeni bir yere geçtiğini açıkladı. Sancar, bu gelişmenin yürütülen sürecin hızlandırılmasını gerektirdiğini savundu. Marmara Denizi’nin güneyinde, İstanbul kıyılarına yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan adadaki yeni yerleşke, Öcalan’ın yaşam ve çalışma koşullarında değişikliğe gidildiğini ortaya koydu.

Bu adım, hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Öcalan ve Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladığı süreci ilerletme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak TBMM’nin 10 Ağustos’ta sürece ilişkin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu”nu, diğer adıyla çerçeve yasayı kabul etmesinden bu yana yeni adımlar atılmaması ve sürecin durgunluğa girmesi eleştirilere neden oluyor.

Barış sürecinde durgunluk

DEM Parti Milletvekili ve Öcalan ile devlet kurumları ve siyasi partiler arasındaki temasları yürütmek üzere partisi tarafından oluşturulan İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Öcalan’ın İmralı Cezaevi yerleşkesinde kendisi için hazırlanan yeni bir konuta taşındığını söyledi.

cd
İmralı Heyeti üyesi ve DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar (X hesabından)

Sancar, PKK’ya yakınlığıyla bilinen Medya Haber kanalına verdiği ve pazar günü Türk medyasında yayımlanan röportajında, Öcalan’ın heyetleri kabul edebilmesi, resmî görüşmelerini gerçekleştirebilmesi ve siyasi mesajlarını iletebilmesi amacıyla tasarlanan yeni binaya geçmeyi kabul ettiğini belirtti. Sancar, ihtiyaç duyulması halinde Öcalan’ın gazetecilerle de görüşebileceğini ifade etti.

Sürecin iki aydan uzun süredir durgun olduğunu belirten Sancar, şu değerlendirmede bulundu:

“Daha önce belirli tarihler vermiştim ancak bunlar hayata geçirilmedi. Kürt hareketinin (PKK) attığı adımların ardından Öcalan ile birlikte çalışacak Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesi ve sürecin koordinasyonunu kendisiyle birlikte ele alması gerekiyor.”

cdgbh
Öcalan’ın 1990 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasının ardından yaklaşık 27 yıldır tutulduğu İmralı Cezaevi (Türk medyası)

Türkiye’de barış sürecinin, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ya yaptığı örgütü feshetme, silah bırakma ve demokratik, hukuki çerçevede siyasi faaliyetlere yönelme çağrısıyla başlamasının ardından Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki talepler de giderek arttı.

Ancak kendisine atfedilen açıklamalara göre Öcalan, İmralı Adası’ndan ayrılmak istemedi. Bunun yerine adadaki koşullarının iyileştirilmesini ve barış süreci ile demokratik dönüşüme ilişkin görüşlerini aktarabilmek amacıyla gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle görüşme imkânı sağlanmasını talep etti.

Konut mu, villa mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda yeni bir konut hazırlandığı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulunmuştu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt’a konuşan Bahçeli, Alçı’nın aktardığı bilgiler üzerinden “villa” yorumları yapıldığını belirterek, söz konusu yapının villa olmadığını söyledi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir” dedi.

ghyju
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli (Partinin X hesabından)

Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu bünyesinde oluşturulması planlanan “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nun kurulmasını beklediği belirtilmişti. Kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirmişti.

Çerçeve yasanın uygulanmasını denetlemek amacıyla oluşturulan İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu, dört komisyon kurulmasına karar vermişti. Bunlar “Adli ve Hukuki Koordinasyon”, “İzleme ve Gözetim”, “Toplumsal Uzlaşı ve Bütünleşme” ile “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon” komisyonları olarak sıralanmıştı.

dfrgthy
PKK’nın silahsızlandırılması sürecini izlemekle görevli “İzleme, Gözetim ve Entegrasyon Koordinasyon Kurulu”, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 24 Ağustos’ta toplandı (Yılmaz’ın X hesabından)

Ayrıca TBMM bünyesinde, başlıca siyasi partilerin temsil edileceği bir denetim komisyonunun kurulması da bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise yaptığı açıklamada Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nda yer alacağını bildirmişti.

Hükümete yönelik eleştiriler

Hükümet, PKK mensuplarının silah bırakmasının tamamen doğrulanmasını, binlerce örgüt mensubunun Türkiye’ye dönerek topluma yeniden entegre edilmesine imkân sağlayacak çerçeve yasanın uygulanması için ön koşul olarak görüyor.

PKK, ekim ayında yaptığı açıklamada Türkiye’deki tüm silahlı unsurlarını geri çektiğini, Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki sığınaklarını silahlı unsurlardan ve silahlardan arındırdığını duyurmuştu. Örgüt, istenmeyen olayların yaşanması ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla bu adımları attığını belirtmişti.

Yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunan PKK, hükümetin de barış sürecinde harekete geçmesi, Öcalan’ın statüsünün değiştirilmesi ve sürecin yönetiminde kendisine gerekli rolün verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

sf
PKK yöneticilerinden Besê Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde (Reuters)

Mithat Sancar ise sürecin yalnızca tek tarafın, yani Kürt tarafının beklenti ve talepleri üzerinden ilerleyemeyeceğini belirterek, temel sorunun çözümüne yönelik belirleyici adımın Öcalan tarafından atılacağını söyledi.

Öte yandan PKK’nın lider kadrosunda yer alan ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı görevini yürüten Besê Hozat da Türkiye hükümetinin tutumunu eleştirdi.

Hozat, PKK’nın silah bırakmasına rağmen Türkiye’nin barış süreci kapsamında somut hiçbir adım atmadığını savundu.

Sürecin Türkiye devletinin tutumu nedeniyle çıkmaza girdiğini ileri süren Hozat, parlamentoda kabul edilen demokratikleşme adımları ve hukuki reformlar hayata geçirilmediği sürece sürecin ilerleme kaydedemeyeceğini vurguladı.


Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında
TT

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye, cumhuriyetin ilanının 103. yılını kutluyor. Anadolu'nun işgalden kurtarılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesinin üzerinden 103 yıl geçti.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında resmî törenler düzenlenirken, vatandaşlar da bayram coşkusunu meydanlarda, caddelerde ve çeşitli etkinliklerde paylaşıyor. Türk bayraklarıyla donatılan kentlerde Cumhuriyet’in anlam ve önemine dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’i ziyaret etti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. Yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Başkan Erdoğan Türkiye Yüzyılı vurgusu yaptı. Başkan Erdoğan "Milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

csdfvgbh
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.

dvfgbhn
Fotoğraf: TCCB

Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."


Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)

Türkiye, geçen hafta Libya’nın doğusu ve batısındaki yönetimler arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelere ev sahipliği yaptı. Ancak görüşmelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı.

xcdvfgbhj
Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe hükümetine bağlı güçler arasında yer alan silahlı kişiler (AP)

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Türk yetkili, çarşamba günü AFP’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin henüz bir sonuç vermediğini belirtti.

Yetkili, “Görüşmeler şimdiye kadar ağırlıklı olarak iki tarafın askerî açıdan birleştirilmesine odaklandı. Siyasi birliğin sağlanması konusunun ise ilerleyen aşamada ele alınması bekleniyor” dedi.