Halep’e takviye yapan Türkiye, SDG’yi bombalamaya devam ediyor

Türkiye, Ayn el-Arab’daki gerginlik ve şiddetli çatışmaların ardından Halep’e takviye yapıyor ve SDG’yi bombalamaya devam ediyor.

Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
TT

Halep’e takviye yapan Türkiye, SDG’yi bombalamaya devam ediyor

Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)

Türk ordusu, Halep vilayetinin doğu kırsalında yer alan Ayn el-Arab’da (Kobani) Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Türk güçleri arasında meydana gelen karşılıklı saldırıların ardından Halep vilayeti kırsalındaki çeşitli bölgelere çok sayıda askeri takviye gerçekleştirdi.
Tank, personel taşıyıcı araçlar ve mühimmat yüklü 3 büyük askeri konvoy salı gecesi Suriye’ye girdi. Birinci konvoy, Halep’in kuzeyindeki Afrin kırsalında bulunan El-Hammam geçiş noktasından girerek Afrin’de bulunan Türk askeri üssüne ulaştı. İkinci konvoy, doğudaki Cerablus’taki Türk üssüne girdi. Üçüncü konvoy ise Bab es-Selame geçiş noktasından girerek Halep’in kuzeyindeki Azez’de yer alan Türk üssüne ulaştı.
Türk güçleri, askeri konvoyların bölgeye girişleriyle eşzamanlı olarak, Halep’in kuzeyindeki Tel Rıfat ilçesi ve Maranaz köyünü belli aralıklarla bombaladı. Türk basın yayın organları Halep kırsalındaki Türk hastanelerinde görev yapan sağlık personelinin alarm durumuna geçirildiğini aktardı.
Bu bağlamda, Halep’in doğusundaki Ayn el-Arab’ın karşısında yer alan Şanlıurfa ilindeki polis karakoluna salı günü SDG tarafından düzenlenen roket saldırısı sonucu ağır yaralanan askerlerden birinin daha hayatını kaybetmesiyle şehit sayısı 2’ye yükseldi. 3 asker de yaralı.
Türk güçleri, Ayn el-Arab’ın batı kırsalındaki Tel Cubna’da rejim güçlerine ait bir noktanın bulunduğu bölgeyi de içine alan çeşitli askeri noktaları karadan ve havadan hedef aldı. Türk uçakları, Ayn el-Arab’ın 25 kilometre batısında ve Suriye-Türkiye sınır duvarına 2 kilometre uzaklıkta yer alan Tel Carıkli’deki rejim noktalarına 8 hava saldırısı gerçekleştirdi.
Derin Güçler isimli site, Çarşamba günü Türk ordusunun, Şanlıurfa’nın Birecik ilçesindeki polis karakoluna yönelik saldırıya yanıt olarak, Ayn el-Arab’da SDG noktalarını hedef aldığı ana dair görüntüleri paylaştı. Görüntülerde Türkiye sınırı yakınındaki konuşlanma alanlarına yapılan yoğun topçu ateşi sırasında SDG ve Suriye rejim güçlerinin kaçmaya çalıştıkları görülüyor. Sitenin haberinde, Türk ordusunun hedef aldığı bölgelerde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu aktarıldı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerine gerçekleştirdiği hava bombardımanında yaşanan can kayıplarının arttığını belirtti. Gözlemevi’ne göre 17 askeri unsurun öldüğü teyit edildi. Bu askeri unsurların 4’ünün SDG mensubu, 13’ünün de rejim güçlerine bağlı olduğunu kaydeden Gözlemevi, Amude kırsalındaki Sancak Sadun köyünde bulunan 4 SDG unsurunun Türk silahlı insansız hava aracının (SİHA) düzenlediği bombardımanda, Halep’in doğu kırsalındaki noktalarda konuşlu 13 rejim unsurunun ise Türk savaş uçağının hava saldırılarında öldürüldüğünü belirtti.
Suriye’nin kuzeyinde bulunan SDG ve rejimin kontrolündeki Ayn el-Arab ilçesinden salı günü Türkiye’nin güneyindeki Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yer alan polis karakoluna düzenlenen ve 1 Türk askerinin şehit olduğu, 4’ünün de ağır yaralandığı saldırının ardından çatışmalar patlak verdi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Türk güçlerinin saldırıya hemen karşılık verdiğini ve SDG’nin en büyük bileşeni olan YPG’den 13 unsurun öldürüldüğünü duyurdu. Gözlemevi, Türkiye’nin düzenlediği hava saldırıları ve topçu ateşi sonucu 11 askerin öldüğünü bildirdi ancak ölenlerin tamamının rejim ordusundan olup olmadığı bilgisine ulaşamadığını ifade etti. Başka kaynaklar ise rejim güçlerinden 20 kişinin öldüğünü bildiriyor.
Suriye rejimine yakın basın yayın organları birkaç askerin öldüğünü ve yaralandığını itiraf etti. Suriye Savunma Bakanlığı’nın Facebook resmi hesabında yer alan paylaşıma göre, Şam’daki bir askeri kaynak, “Türk savaş uçakları öğleden sonra saat 14.37’den 15.00’e kadar Halep kırsalındaki bazı askeri noktaları hedef aldı. Bunun sonucu 3 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı” ifadesini kullandı.
Savunma Bakanlığı’nın bu açıklamasından önce SDG’ye bağlı Kürt medyasının yayınladığı görüntülerde, Türk hava saldırısı sonucu yaralanan bazı unsurlar gösterildi.
Türk güçleri ve Ankara destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları Halep’in kuzey kırsalında SDG kontrolündeki Harbel köyü, Tel Rıfat, Medyune, Tel Madik ve Hasiyye bölgelerine yönelik roket bombardımanını sürdürdü.
Afrin kırsalında bulunan Şirava kasabasının Enab ve Celbel köylerinde konuşlu Türk güçleri ayrıca, Şirava kasabasının Suğanke, Kantara ve Ebin köylerinin çevresini 30’dan fazla roket mermisi ve topçu ateşiyle bombaladı. Roket mermilerinden birkaçı Cerablus ilçesinin uzak mahallelerindeki El-Hallavi Kampı yakınlarına düştü.
Millî Savunma Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Barış Pınarı bölgesinde saldırı hazırlığındaki 4 SDG unsurunun öldürüldüğünü bildirdi. Barış Pınarı, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Türk güçleri ve SMO gruplarının kontrolünde bulunuyor.
Bu bağlamda, Gaziantep’in Karkamış ilçesinde Salı gecesi camilerin hoparlörlerinden askeri operasyonun başlaması sebebiyle vatandaşların evden çıkmaması gerektiği şeklinde uyarıların yapılmasının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Gaziantep Valisi Davut Gül, Türk güçlerinin Suriye’nin kuzeyindeki SDG’ye karşı bir askeri operasyon başlattığı iddiasını yalanladı.
Bakan Soylu, Karkamış ilçesindeki camilerden Türk güçlerinin Suriye’de askeri operasyon başlattığı yönündeki duyurunun “maksadını aşan bir anons olduğunu” belirtti. Soylu bölgede sokağa çıkma yasağının olmadığını belirterek, vatandaşlara yapılan uyarılardan dolayı endişe duymama çağrısında bulundu.
Gaziantep Valisi Davut Gül, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Yapılan anonslar maksadını aşmış olup, sokağa çıkma yasağı vb. durum olmadığı gibi rutinin dışında bir durum da söz konusu değildir. Sorumlu kamu görevlileriyle ilgili soruşturma açılmıştır” ifadelerini kullandı.
Karkamış ilçesi Salı günü Suriye’nin kuzeyinde rejim güçleri ve SDG’nin kontrolündeki bölgelerden topçu ateşiyle yapılan saldırıya maruz kalmıştı. 4 havan mermisinin ilçede boş alanlara düştüğü, can kaybı ve maddi hasar olmadığı bildirildi.
Türkiye, güney sınırlarındaki Suriye topraklarında 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgelerin inşasını tamamlamak amacıyla Mayıs ayından bu yana Menbiç ve Tel Rıfat’taki SDG noktalarına askeri operasyon düzenlemekle tehdit ediyor. Ancak bu operasyon Avrupalı devletlerin yanı sıra ABD, Rusya, İran ve Suriye rejiminin itirazları sebebiyle şu ana kadar başlatılmadı.



Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözünü hayata geçirmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
TT

Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözünü hayata geçirmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturum toplantıları kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirmesi beklenen görüşmede, Türkiye’nin savunma sanayisine yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılması dosyasını yeniden gündeme taşımaya hazırlanıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazar günü New York’a hareket eden Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmede, Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamında uygulanan yaptırımların yanı sıra iki ülke ilişkilerinin ve 7 Temmuz’da NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da iki lider arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından ilişkilerde yaşanan gelişmelerin ele alınacağını söyledi.

S-400 krizi

Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle ilk başkanlık döneminin sonlarına doğru, Aralık 2020’de Türkiye’ye yaptırım uygulamıştı. Trump, Ankara’da Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede söz konusu yaptırımların kaldırılması konusunu değerlendirme ve Türkiye’nin ABD’nin F-35 savaş uçaklarının üretim ve geliştirme programına yeniden dahil edilmesi ile uçakları temin etmesi sürecini hızlandırma sözü verdi.

Türkiye, Rus S-400 sistemini satın almasının ardından alınan tedbirler kapsamında F-35 programından çıkarılmıştı.

cdfvhyj
Fidan, cumartesiyi pazara bağlayan gece Türk NTV kanalına verdiği röportaj sırasında (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, dün (Pazar)  NTV’ye verdiği röportajda CAATSA yaptırımlarının, özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından bir engel oluşturduğunu belirtti. Fidan, yaptırımların başlamasına neden olan Rus S-400 sistemi meselesinin çözümü konusunda “yaratıcı fikirlerin” bulunduğunu ifade etti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da geçen nisan ayında yaptırımlar ve Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimi konusundaki sorunun, Türkiye’nin Rus sisteminden kurtulması şartıyla birkaç ay içinde çözüleceğini açıklamıştı.

Fidan, “Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde bazı çözümleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda olumlu adımlar atmayı umuyoruz” dedi.

Yunanistan ile gerilim

Fidan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan gerilime de değindi. Gerilimin, Yunanistan’da gelecek mayısta yapılacak seçimlerin yaklaşmasıyla bağlantılı olduğunu belirten Fidan, Yunan iç siyasetinde “Türkiye faktörünün” hızlı siyasi puan kazanmak veya kamuoyunun dikkatini çekmek için kısa bir yol olarak kullanıldığını söyledi.

gthyju
Miçotakis, Türkiye sınırına Akdeniz üzerinden yalnızca 1,5 kilometre uzaklıktaki Meis (Kastellorizo) Adası’nı ziyareti sırasında Yunan askerleriyle görüştü (Yunan medyası)

Fidan, Türkiye’nin Mayıs 2023’ten bu yana Başbakan Kiryakos Miçotakis liderliğindeki mevcut Yunan hükümetiyle sorunların iyi niyet çerçevesinde çözülmesi ve Yunanistan’daki bir sonraki seçimlere kadar Ege Denizi’nde geçmişte yaşanan gerilimlerin tekrarlanmaması konusunda mutabakata vardığını belirtti.

Muhalefetin, bu süreç yaklaştıkça hükümete saldırmak için Türkiye meselesini kullandığını belirten Fidan, “akıl dışı” hareket eden bazı tarafların bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki mevcut tehditleri göz ardı etmediğini ve tutumunun açık olduğunu vurgulayan Fidan,  “Ege sorunları ve kıta sahanlığı meselesi çözülene kadar gerilim yaratmak istemiyoruz. Askerden arındırılmış statüdeki adaların silahlandırılmasını ise kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi.

Türkiye’nin bu konuda hassas ve sürekli girişimlerde bulunduğunu belirten Fidan, hükümetin bazı dosyaları çoğu zaman kamuoyuna yansıtmadan yürüttüğünü çünkü bunun Yunanistan içinde sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığının bu konuda hassas bir konumda bulunduğunu belirten Fidan, “Umarız orada kimse pervasız bir adım atmaz ve barış ile huzurun gerektirdiği şekilde hareket eder. Türkiye’nin gücü herkes tarafından biliniyor” diye konuştu.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in 13 Eylül’de sona eren üç günlük ada turunun ardından yükselmişti. Miçotakis’in ziyaret ettiği adalar arasında Yunanistan’ın doğudaki en uç noktalarından biri olan ve Türkiye’de “Meis” olarak bilinen, Antalya’nın karşısında ve Türkiye kıyılarına yalnızca 1,5 kilometre uzaklıkta bulunan Kastellorizo da yer aldı.

Miçotakis’in ziyaret sırasında Yunan askerleriyle tokalaştığı görüntüler kamuoyuna yansırken, 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında silahsızlandırılmış statüde bulunan bazı adalarda ağır silahların bulunduğu da görüldü.

Bunun ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, Doğu Anadolu’daki Tunceli’den 51. Komando Tugayı’nı Aydın’ın Söke ilçesine taşıdı. Tugay, Türkiye’ye en yakın Yunan toprağı olan Sisam Adası’nın karşısında konuşlandırıldı. Bu gelişme Atina’da ciddi endişeye yol açtı.

Rusya-Ukrayna savaşı

Fidan ayrıca Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla bazı girişimlerde bulunulduğunu ancak kalıcı sonuç elde edilmesinin şu aşamada zor göründüğünü belirtti.

Savaşın 2023’e kadar geleneksel bir savaş niteliğinde olduğunu, ardından 2025’e kadar yıpratma savaşına dönüştüğünü ifade eden Fidan, 2025 sonrasında ise savaşın ticaret başta olmak üzere enerji ve ulaşım alanlarını giderek daha fazla kapsayan bir “yıkım savaşına” dönüştüğünü söyledi.

cdfgthy

Karadeniz’de ticaretin Türkiye açısından da önemli bir konu olduğunu vurgulayan Fidan, “Buğday dünya pazarlarına ulaşmazsa birçok ülke gıda güvenliği açısından sorunlarla karşı karşıya kalacaktır” dedi.

Fidan, savaşın iki tarafının da limanları hedef almaya ve deniz yoluyla gerçekleştirilen tüm hareketliliğe saldırmaya başladığını belirterek şöyle konuştu:

“Bu konuda iki tarafa da bir öneri gönderdik. Bu konuda çalışıyoruz ve yanıtları bekliyoruz. Konuyu belirli bir noktaya taşımaya çalışıyoruz. Ancak 2022’de Birleşmiş Milletler himayesinde ve Türkiye’nin arabuluculuğuyla Karadeniz’de hayata geçirilen tahıl koridoru anlaşmasının uygulanmasından çıkardıkları dersler nedeniyle iki taraf arasında uzlaşma sağlamak zor.”


Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Türkiye, Husilerin insansız hava aracıyla Mekke-i Mükerreme'ye saldırı girişimini ve grubun gerçekleştirdiği diğer eylemleri şiddetle kınadı. Ankara, bu eylemlerin yalnızca bölgesel güvenliği tehdit etmekle kalmadığını, uluslararası deniz ticaret yolları ve küresel istikrar üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınarken Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediğini ve Riyad'la dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye Savunma Bakanlığı da Husilerin saldırılarını ve Suudi Arabistan'a yönelik diğer eylemlerini kınayarak bölgenin istikrarını tehdit eden bu eylemlere son verilmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlık, Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki tehditlerinin sürmesinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bugün (Perşembe) düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, “Husilerin, geçen hafta sonu Suudi Arabistan'ı hedef alan İHA saldırısı da dahil olmak üzere gerçekleştirdiği eylemleri kınıyor ve yalnızca bölgesel istikrarı değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da tehdit eden bu tür eylemlere derhal son verilmesi gerektiğini vurguluyoruz” dedi.

‘Kabul edilemez eylemler’

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, çarşamba gecesi yayımladığı açıklamada, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınadı. Açıklamada, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediği ve Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca bölgesel istikrar ve güvenliği tehdit eden bu saldırıların derhal durdurulması ve gerilimi daha da tırmandıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısı yinelendi.

hju
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün (Çarşamba) yayımlanan Türk gazetecilere yönelik açıklamalarında, Irak'ta konuşlanan saldırganların Suudi Arabistan'ı hem güneyden hem de kuzeyden hedef almaya çalışmasının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Fidan, bu girişimlerin yalnızca Suudi Arabistan'a zarar vermeyi değil, bölgeyi de hedef aldığını belirterek bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ruhuna uygun hareket ettiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki anlaşmanın teknik görüşmelerinde şu aşamada ittifakın karargâh yapısı ve personel sayısı gibi konuların ele alındığını kaydetti.

Bu kapsamda Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Mekke Anlaşması” çerçevesinde üç ülke arasındaki askeri işbirliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirlik kapasitesinin artırılması ve savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirtti.

Sözcü, üç ülke arasındaki ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.


Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
TT

Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Danışman Türki Al eş-Şeyh, Riyad Sezonu’nun geleneksel sporların yer aldığı Etnospor Festivali’nin 2026 edisyonuna ev sahipliği yapacağını açıkladı. Kasım ayında başkent Riyad’da düzenlenmesi planlanan festivalin ardından Riyad Sezonu, 2027 yılında İstanbul’da düzenlenecek festival edisyonuna da sponsor olacak. İstanbul’daki organizasyonun Mayıs 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Açıklama, Al eş-Şeyh ile Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla perşembe günü İstanbul’da düzenlenen imza töreninde yapıldı. Törende Riyad’ın 2026 edisyonuna ev sahipliği yapmasına ve Riyad Sezonu’nun İstanbul’da düzenlenecek bir sonraki edisyona sponsor olmasına ilişkin anlaşmalar imzalandı.

Al eş-Şeyh, Etnospor Festivali’nin gelecek kasım ayında Riyad’da düzenlenecek edisyonunun izleyiciler için “büyük bir sürpriz” barındıracağını açıkladı. Al eş-Şeyh ayrıca gelecek yıl Bilal Erdoğan ve Dünya Etnospor Konfederasyonu ile işbirliğinin sürdürüleceğini ve Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacağını belirtti.

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı, anlaşmanın önümüzdeki dönemde daha fazla işbirliğinin önünü açacağını ifade etti. Al eş-Şeyh, kısa sürede elde edilen sonuçlardan duyduğu memnuniyeti dile getirirken ortaklığın başarıya ulaşmasına katkı sağlayan çalışmaları övdü.

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından düzenlenen festival, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımcıları geleneksel spor dallarına ilişkin farklı müsabaka ve deneyimlerde buluşturuyor. Uluslararası organizasyon, farklı yaş gruplarından geniş bir izleyici kitlesini kendine çekiyor.

Etnospor kapsamında çeşitli halkların kültürlerinde tarihsel köklere sahip geleneksel spor ve uygulamalar yer alıyor. Geleneksel okçuluk, binicilik sporları, güreş ve atlı sporların yanı sıra zamanla uluslararası etkinlik ve şampiyonalara dönüşen farklı müsabakalar da festival programında bulunuyor.

Bu spor dalları, son yıllarda uluslararası katılımla çeşitli Etnospor etkinliklerine ev sahipliği yapan Türkiye’de geniş bir ilgi görüyor. Riyad’da düzenlenecek 2026 edisyonu, Riyad Sezonu’nun ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikler listesine yeni bir organizasyon eklerken Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olması da etkinliğin Suudi Arabistan dışındaki varlığını genişletmesini sağlayacak.