Halep’e takviye yapan Türkiye, SDG’yi bombalamaya devam ediyor

Türkiye, Ayn el-Arab’daki gerginlik ve şiddetli çatışmaların ardından Halep’e takviye yapıyor ve SDG’yi bombalamaya devam ediyor.

Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
TT

Halep’e takviye yapan Türkiye, SDG’yi bombalamaya devam ediyor

Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)
Türk SİHA’sıyla öldürülen bir unsurun cenaze töreninde yas tutuyorlar (Şarku’l Avsat)

Türk ordusu, Halep vilayetinin doğu kırsalında yer alan Ayn el-Arab’da (Kobani) Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Türk güçleri arasında meydana gelen karşılıklı saldırıların ardından Halep vilayeti kırsalındaki çeşitli bölgelere çok sayıda askeri takviye gerçekleştirdi.
Tank, personel taşıyıcı araçlar ve mühimmat yüklü 3 büyük askeri konvoy salı gecesi Suriye’ye girdi. Birinci konvoy, Halep’in kuzeyindeki Afrin kırsalında bulunan El-Hammam geçiş noktasından girerek Afrin’de bulunan Türk askeri üssüne ulaştı. İkinci konvoy, doğudaki Cerablus’taki Türk üssüne girdi. Üçüncü konvoy ise Bab es-Selame geçiş noktasından girerek Halep’in kuzeyindeki Azez’de yer alan Türk üssüne ulaştı.
Türk güçleri, askeri konvoyların bölgeye girişleriyle eşzamanlı olarak, Halep’in kuzeyindeki Tel Rıfat ilçesi ve Maranaz köyünü belli aralıklarla bombaladı. Türk basın yayın organları Halep kırsalındaki Türk hastanelerinde görev yapan sağlık personelinin alarm durumuna geçirildiğini aktardı.
Bu bağlamda, Halep’in doğusundaki Ayn el-Arab’ın karşısında yer alan Şanlıurfa ilindeki polis karakoluna salı günü SDG tarafından düzenlenen roket saldırısı sonucu ağır yaralanan askerlerden birinin daha hayatını kaybetmesiyle şehit sayısı 2’ye yükseldi. 3 asker de yaralı.
Türk güçleri, Ayn el-Arab’ın batı kırsalındaki Tel Cubna’da rejim güçlerine ait bir noktanın bulunduğu bölgeyi de içine alan çeşitli askeri noktaları karadan ve havadan hedef aldı. Türk uçakları, Ayn el-Arab’ın 25 kilometre batısında ve Suriye-Türkiye sınır duvarına 2 kilometre uzaklıkta yer alan Tel Carıkli’deki rejim noktalarına 8 hava saldırısı gerçekleştirdi.
Derin Güçler isimli site, Çarşamba günü Türk ordusunun, Şanlıurfa’nın Birecik ilçesindeki polis karakoluna yönelik saldırıya yanıt olarak, Ayn el-Arab’da SDG noktalarını hedef aldığı ana dair görüntüleri paylaştı. Görüntülerde Türkiye sınırı yakınındaki konuşlanma alanlarına yapılan yoğun topçu ateşi sırasında SDG ve Suriye rejim güçlerinin kaçmaya çalıştıkları görülüyor. Sitenin haberinde, Türk ordusunun hedef aldığı bölgelerde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu aktarıldı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerine gerçekleştirdiği hava bombardımanında yaşanan can kayıplarının arttığını belirtti. Gözlemevi’ne göre 17 askeri unsurun öldüğü teyit edildi. Bu askeri unsurların 4’ünün SDG mensubu, 13’ünün de rejim güçlerine bağlı olduğunu kaydeden Gözlemevi, Amude kırsalındaki Sancak Sadun köyünde bulunan 4 SDG unsurunun Türk silahlı insansız hava aracının (SİHA) düzenlediği bombardımanda, Halep’in doğu kırsalındaki noktalarda konuşlu 13 rejim unsurunun ise Türk savaş uçağının hava saldırılarında öldürüldüğünü belirtti.
Suriye’nin kuzeyinde bulunan SDG ve rejimin kontrolündeki Ayn el-Arab ilçesinden salı günü Türkiye’nin güneyindeki Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yer alan polis karakoluna düzenlenen ve 1 Türk askerinin şehit olduğu, 4’ünün de ağır yaralandığı saldırının ardından çatışmalar patlak verdi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Türk güçlerinin saldırıya hemen karşılık verdiğini ve SDG’nin en büyük bileşeni olan YPG’den 13 unsurun öldürüldüğünü duyurdu. Gözlemevi, Türkiye’nin düzenlediği hava saldırıları ve topçu ateşi sonucu 11 askerin öldüğünü bildirdi ancak ölenlerin tamamının rejim ordusundan olup olmadığı bilgisine ulaşamadığını ifade etti. Başka kaynaklar ise rejim güçlerinden 20 kişinin öldüğünü bildiriyor.
Suriye rejimine yakın basın yayın organları birkaç askerin öldüğünü ve yaralandığını itiraf etti. Suriye Savunma Bakanlığı’nın Facebook resmi hesabında yer alan paylaşıma göre, Şam’daki bir askeri kaynak, “Türk savaş uçakları öğleden sonra saat 14.37’den 15.00’e kadar Halep kırsalındaki bazı askeri noktaları hedef aldı. Bunun sonucu 3 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı” ifadesini kullandı.
Savunma Bakanlığı’nın bu açıklamasından önce SDG’ye bağlı Kürt medyasının yayınladığı görüntülerde, Türk hava saldırısı sonucu yaralanan bazı unsurlar gösterildi.
Türk güçleri ve Ankara destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları Halep’in kuzey kırsalında SDG kontrolündeki Harbel köyü, Tel Rıfat, Medyune, Tel Madik ve Hasiyye bölgelerine yönelik roket bombardımanını sürdürdü.
Afrin kırsalında bulunan Şirava kasabasının Enab ve Celbel köylerinde konuşlu Türk güçleri ayrıca, Şirava kasabasının Suğanke, Kantara ve Ebin köylerinin çevresini 30’dan fazla roket mermisi ve topçu ateşiyle bombaladı. Roket mermilerinden birkaçı Cerablus ilçesinin uzak mahallelerindeki El-Hallavi Kampı yakınlarına düştü.
Millî Savunma Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Barış Pınarı bölgesinde saldırı hazırlığındaki 4 SDG unsurunun öldürüldüğünü bildirdi. Barış Pınarı, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Türk güçleri ve SMO gruplarının kontrolünde bulunuyor.
Bu bağlamda, Gaziantep’in Karkamış ilçesinde Salı gecesi camilerin hoparlörlerinden askeri operasyonun başlaması sebebiyle vatandaşların evden çıkmaması gerektiği şeklinde uyarıların yapılmasının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Gaziantep Valisi Davut Gül, Türk güçlerinin Suriye’nin kuzeyindeki SDG’ye karşı bir askeri operasyon başlattığı iddiasını yalanladı.
Bakan Soylu, Karkamış ilçesindeki camilerden Türk güçlerinin Suriye’de askeri operasyon başlattığı yönündeki duyurunun “maksadını aşan bir anons olduğunu” belirtti. Soylu bölgede sokağa çıkma yasağının olmadığını belirterek, vatandaşlara yapılan uyarılardan dolayı endişe duymama çağrısında bulundu.
Gaziantep Valisi Davut Gül, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Yapılan anonslar maksadını aşmış olup, sokağa çıkma yasağı vb. durum olmadığı gibi rutinin dışında bir durum da söz konusu değildir. Sorumlu kamu görevlileriyle ilgili soruşturma açılmıştır” ifadelerini kullandı.
Karkamış ilçesi Salı günü Suriye’nin kuzeyinde rejim güçleri ve SDG’nin kontrolündeki bölgelerden topçu ateşiyle yapılan saldırıya maruz kalmıştı. 4 havan mermisinin ilçede boş alanlara düştüğü, can kaybı ve maddi hasar olmadığı bildirildi.
Türkiye, güney sınırlarındaki Suriye topraklarında 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgelerin inşasını tamamlamak amacıyla Mayıs ayından bu yana Menbiç ve Tel Rıfat’taki SDG noktalarına askeri operasyon düzenlemekle tehdit ediyor. Ancak bu operasyon Avrupalı devletlerin yanı sıra ABD, Rusya, İran ve Suriye rejiminin itirazları sebebiyle şu ana kadar başlatılmadı.



Bağdat’tan “silahların devletin kontrolünde toplanmasına” karşı çıkanlara uyarı

Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
TT

Bağdat’tan “silahların devletin kontrolünde toplanmasına” karşı çıkanlara uyarı

Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)

Irak’ta yürütme ve yasama organları, dün “silahların devletin kontrolünde toplanması” projesine karşı çıkanlara yönelik yaptırım uygulanabileceği uyarısında bulundu. İktidardaki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, silah meselesinin 30 Haziran 2027’ye kadar çözüme kavuşturulmasını öngören anlaşmaya bağlılığını teyit etti.

Irak hükümeti de kurumlarına yasaları uygulama ve “silahların devlet kontrolünde toplanmasına ilişkin devlet kararlarını engelleyen, bu girişimlere katılan veya katkıda bulunan herkes hakkında cezai şikâyet süreçlerini başlatma” talimatı verdiğini açıkladı.

Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi de iç barışın korunması, hukukun uygulanması ve silahların devletin kontrolünde toplanması amacıyla hükümetin attığı adımlara destek verdiğini bildirdi.

Ankara’dan Irak ve Suriye açıklaması

Öte yandan Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin “komşuları Suriye ve Irak ile sınırlarının güvenliği tamamen sağlanana kadar” bu ülkelerdeki askerlerini tutmaya devam edeceğini söyledi.

Güler, “Kuvvet yapımız ve konuşlanmamız; terör tehdidinin gelişimine, sınır güvenliğimize ve sahadaki gelişmelere göre belirleniyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Iraklı bazı silahlı grupların, silahların devlet kontrolünde toplanması planına katılmayı kabul etmeleri karşılığında öne sürdükleri şartlardan biri de Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesiydi.


Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili kanun teklifi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasıyla TBMM'ye sunuldu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onayına ilişkin kanun teklifinin parlamentoya sunulmasının, üç kardeş ülke arasındaki stratejik iş birliğinin pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.

Duran, söz konusu stratejik ortaklığın kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi, ortak savunma kapasitesini artırmayı ve bölgede güvenlik ile istikrarı korumayı amaçladığını ifade etti.

Duran, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, bölge ülkelerinin bölgesel meselelerde sorumluluk üstlenmesi ilkesine dayanan Mekke Anlaşması’nın, güvenlik ve dayanışmaya öncelik veren ortak bir iradeyi yansıttığını kaydetti.

Duran, “Anlaşmanın parlamentoda onay sürecinin ülkemiz ve kardeş ülkeler Suudi Arabistan ile Pakistan için hayırlı olmasını temenni ediyor, bu sürece katkı sağlayacak tüm siyasi partilere ve milletvekillerine şimdiden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

vfghy
Hakan Fidan ve Faysal bin Ferhan, pazartesi günü yaptıkları telefon görüşmesinde bölgesel meseleleri ve Husilerin saldırılarını ele aldı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Parlamento kaynakları, şu anda çalışma ziyareti için Kırgızistan’da bulunan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Türkiye’ye dönüşünün ardından kanun teklifini, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki Dışişleri Komisyonu’na sevk edeceğini bildirdi. Teklif, komisyonda ele alınmasının ardından onaylanmak üzere Genel Kurul’a sunulacak.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, imzacı ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış bir saldırı sayılması gibi önemli hükümler içeriyor. Bu düzenleme, NATO Antlaşması’nın 5. maddesini andırıyor.

Anlaşmada ayrıca ortak silah üretimi, savunma sanayisi şirketleri arasında teknoloji paylaşımı, askerî eğitim ve ortak tatbikatlar, uzman askerî personelin yetiştirilmesi, istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele alanlarında iş birliğine ilişkin hükümler bulunuyor.

Kanun teklifinin parlamentoya sunulmasından bir gün önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile bölgesel güvenlik meselelerini görüştü.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre pazartesi günü telefonla gerçekleştirilen görüşmede iki bakan, Husilerin Suudi Arabistan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarına odaklandı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Husilerin saldırılarını sert bir dille kınadı. Erdoğan, Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği saldırının aralarında umrecilerin de bulunduğu çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açtığını söyledi.

csdfghy
Erdoğan, pazartesi akşamı Türkiye’de köy muhtarlarıyla yaptığı toplantıda konuşurken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, pazartesi gecesi ile salıyı bağlayan saatlerde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde köy muhtarlarıyla yaptığı toplantıda konuştu. Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıların bölgedeki gerilimi ciddi ölçüde artırdığını belirten Erdoğan, Suudi Arabistan’ı “dost ve kardeş ülke” olarak nitelendirdi.


Türk yönetmen Çatak Şarku’l Avsat konuştu: Politik sinema dünyanın bilincini uyandırıyor

Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).
Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).
TT

Türk yönetmen Çatak Şarku’l Avsat konuştu: Politik sinema dünyanın bilincini uyandırıyor

Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).
Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).

Türk yönetmen İlker Çatak, Sarı Zarflar filminin başrol oyuncusu Özgü Namal ile sanatsal iş birliğinin, henüz 15 yaşındayken annesiyle birlikte İstanbul’da izlediği bir tiyatro oyununa dayandığını söyledi. O dönem Namal’ın sahnedeki varlığından çok etkilendiğini anlatan Çatak, genç bir oyuncu olmasına rağmen sahnede herkesten daha güçlü bir etki bıraktığını belirtti. Gösterinin ardından annesiyle uzun süre Namal’ın yeteneği hakkında konuştuğunu aktaran yönetmen, oyuncunun sonraki yıllarda yıldızlaşma sürecini de yakından takip ettiğini ifade etti.

Çatak, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Sarı Zarflar filminin hazırlıkları sırasında oyuncu seçimi direktörünün Özgü Namal’ı önermesiyle eski anısının yeniden aklına geldiğini söyledi. Namal’ın oyunculuğu bırakmış olabileceğini düşündüğünü belirten yönetmen, oyuncunun İstanbul’dan uzakta, kırsal bir bölgede yaşadığını ancak projeyi görüşmek üzere kendisiyle buluşmaya geldiğini anlattı. Bu görüşmenin Namal’ın yeniden oyunculuğa dönme isteğiyle aynı döneme denk geldiğini kaydeden Çatak, yıllardır performansının izini taşıdığı bir oyuncuyla çalışma fırsatı bulduğunu dile getirdi.

Sarı Zarflar, El Gouna Film Festivali kapsamında gösteriliyor. Film, Türkiye’de sanatla uğraşan Derya ve Aziz adlı evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Tiyatro oyunlarının açılışında yaşanan bir olayın ardından hayatları altüst olan çift, devletin hedefi haline geliyor. İnançlarından ödün vermeden ayakta kalmaya çalışırken günlük hayatın gerekliliklerini de karşılamak zorunda kalan ikilinin evliliği giderek artan baskılarla karşı karşıya kalıyor. Ergenlik çağındaki kızları ise babasının geri adım atmayı reddeden tutumuyla annesinin ailenin geleceğini güvence altına alma çabası arasında sıkışıp kalıyor.

Türk yönetmen, Özgü Namal ve Türk oyuncu Tansu Biçer’i seçmesinde ikisinin de tiyatro geçmişine sahip olmasının önemli rol oynadığını belirtti. İstanbul’da küçük bir tiyatro işleten Biçer’in sahne konusunda geniş deneyime sahip olduğunu vurgulayan Çatak, ortak seçmeler sırasında iki oyuncunun birbirleriyle kurduğu uyumun kısa sürede ortaya çıktığını söyledi. İkilinin birlikte sergilediği performansta aradığı ilişkiyi gördüğünü kaydeden yönetmen, oyuncuların birbirlerine doğal biçimde karşılık verebildiklerini ve böylece evlilik sahnelerinin senaryodaki diyalogların ötesinde bir canlılık kazandığını ifade etti.

cd vdf
Yönetmen, politik temalı filmler yapmayı tercih ediyor (Yapım şirketi)

Çatak, başrol oyuncularına diyalogları şekillendirme konusunda geniş özgürlük tanıdığını, kelimeleri değiştirmelerine ve kendi ifadelerini kullanmalarına izin verdiğini anlattı. Oyuncuların deneyimlerinin, sahnenin anlamını koruyarak bunu başarabileceklerine dair kendisine güven verdiğini belirten yönetmen, onlarla çalışmayı Lionel Messi gibi bir futbolcuyla sözleşme yapmaya benzetti.

Çatak, bu düzeyde bir yeteneğe sahip olmanın yönetmene de sorumluluk yüklediğini belirterek oyuncuların kendilerini ortaya koyabilecekleri koşulları sağlamanın önemine dikkat çekti. Herkesin önceden belirlenmiş bir yaklaşımın dışına çıkmaktan çekinmeden konuşabildiği ve öneriler sunabildiği bir çalışma ortamı oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Bu güvenin kendi çalışma biçimini de etkilediğini söyleyen Çatak, oyuncuların çalışma sırasında ortaya koyduklarını dinlemeye ve farklı önerilere daha açık hale geldiğini dile getirdi. Oyuncunun duygusuna nasıl ulaştığını çözümlemesine ya da kullandığı yöntemleri açıklamasını istemesine gerek duymadığını belirten yönetmen, kamera karşısında ikna edici bir sonuç elde edilmesini yeterli bulduğunu ifade etti.

Başrol oyuncularının hayatlarını oyunculuğa adadıklarını ve mesleklerine ilişkin önemli bir birikim edindiklerini kaydeden Çatak, bu nedenle performanslarına ilişkin kararları kendilerinin verebilmesi için onlara gerçek bir alan açılması gerektiğini söyledi. Yönetmene göre oyuncunun özgürlüğü, öncelikle senaryonun sağlamlığına dayanıyor. Karakterin neyi savunduğunu ve neyin peşinde olduğunu açıkça bilen oyuncu, sahnenin bütünlüğünü bozmadan kendi kelimeleriyle kendini ifade edebiliyor.

Filmlerinde yıldız oyunculara yer verme konusuna da değinen Çatak, tanınmış isimlerle çalışmayı bir zorunluluk olarak görmediğini ancak bu isimlerin filmin daha geniş kitlelere ulaşma ihtimalini artırdığının farkında olduğunu söyledi. Batı toplumlarında izleyicilerin belirli oyuncuları tanıyabildiğini, buna karşılık başka ülkelerdeki önemli yeteneklerin yıllarca ortaya koydukları eserlere ve mesleklerine yaptıkları katkılara rağmen yeterince bilinmeyebildiğini belirtti.

Geçen yıl Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan filmin çekim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çatak, önceki filmi Öğretmenler Odası ile Oscar yarışına ilişkin kampanya sona erdikten sonra çekimlere başladığını anlattı. Bu süreçte enerjisinin büyük bölümünü tükettiğini hissettiğini belirten yönetmen, aynı zamanda kariyerinin en büyük prodüksiyonuna hazırlanıyordu.

cd
Türk yönetmen İlker Çatak (Yapım şirketi)

Filmde diyaloglu rollerde yaklaşık 60 oyuncunun yer almasının geniş kapsamlı bir organizasyon gerektirdiğini vurgulayan Çatak, çok sayıda ayrıntıyı takip etmek zorunda kaldığını söyledi. Bunun yanı sıra kamera önünde olup bitenlere, sahnelere ve karakterlere odaklanması gerektiğini belirten yönetmen, yoğun iş yükünün çekim sürecini daha da zorlaştırdığını ifade etti.

Alman ekip ile Türk oyuncuların bir arada çalışmasının da süreci güçleştirdiğini anlatan Çatak, iki dili konuşabilen sınırlı sayıdaki kişiden biri olduğu için çeviri yapmak ve talimatları aktarmak gibi sorumlulukların önemli bölümünü üstlendiğini kaydetti.

Çatak, Öğretmenler Odası filmini tamamlamadan önceki dönemi de hatırlatarak kariyerinde hangi filmlere yer vermek istediğini ve yıllar sonra geriye dönüp baktığında nasıl bir filmografiye sahip olmayı arzuladığını düşünmeye başladığını söyledi.

Bazı sanatsal tercihlerin bir izleyici tarafından başarılı bulunurken bir başkasını rahatsız edebileceğini belirten Çatak, bir filmin nasıl karşılanacağını yapım aşamasında kesin olarak bilmenin mümkün olmadığını ifade etti. Bununla birlikte politik bir duruş taşıyan filmler yapmayı tercih ettiğini vurgulayan yönetmen, yaşadığımız dünyada toplumsal bilince ihtiyaç duyulduğunu düşündüğünü söyledi. Çatak, her sanatçının kendi eserlerinin niteliğini belirleme hakkına da saygı duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaları sırasında bu özgürlük alanını aradığını ve filmleri hakkında farklı görüşlerin ortaya çıkmasını doğal karşıladığını belirten Çatak, yeni bir fikri denemenin onun reddedilmesi ihtimalini de göze almayı gerektirdiğini söyledi. Yönetmen, risk alma isteğinin Sarı Zarflar filmindeki sanatsal kararlarının ardındaki temel motivasyonlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.