Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Özbekistan Cumhurbaşkanı ile görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’de Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’de Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Özbekistan Cumhurbaşkanı ile görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’de Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’de Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Cidde’de, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi.
Görüşme sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra çeşitli alanlardaki işbirliği fırsatları ve bir dizi ortak çıkar konuları gözden geçirildi.
Veliaht Prens tarafından Selam Sarayı’nda karşılanan Özbekistan Cumhurbaşkanı için resmi tören düzenlendi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili anlaşma ve mutabakat zaptı konuları da ele alındı.
Anlaşmalar enerji, işbirliği ve gümrük konularında karşılıklı yardımlaşma ve işgücü istihdamı alanını içerirken, mutabakat zaptı ise, İslami meseleler alanında işbirliği, iki ülkedeki haber ajansları arasında haber alışverişi, turizm, veterinerlik ve hayvancılığın geliştirilmesi, tarım, sağlık, spor, insan hakları, eğitim ve bilim, teknik işbirliği, hava taşımacılığı hizmetleri ve bilimsel çalışmaları içeriyor.



Husiler Suudi Arabistan’ın Cizan şehrini hedef aldı: 2 kişiyi yaralandı, binalar zarar gördü

Camilere yönelik saldırı uluslararası hukuka göre savaş suçu ve suç teşkil eden bir eylemdir (Şarku’l Avsat)
Camilere yönelik saldırı uluslararası hukuka göre savaş suçu ve suç teşkil eden bir eylemdir (Şarku’l Avsat)
TT

Husiler Suudi Arabistan’ın Cizan şehrini hedef aldı: 2 kişiyi yaralandı, binalar zarar gördü

Camilere yönelik saldırı uluslararası hukuka göre savaş suçu ve suç teşkil eden bir eylemdir (Şarku’l Avsat)
Camilere yönelik saldırı uluslararası hukuka göre savaş suçu ve suç teşkil eden bir eylemdir (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Husilerin Cizan bölgesinin (ülkenin güneyi) et-Tuval vilayetindeki sivil yerleşimlere yönelik saldırısında kullanılan bir mühimmatın bölgeye düştüğünü bildirdi. Açıklamada, bunun Husilerin yerleşim bölgeleri ve hayati tesisleri hedef alan sistematik saldırılarının ve saldırgan politikalarının devamı olduğu belirtildi.

Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, saldırı sonucunda “iki kişinin yaralandığı, bir cami ile çok sayıda bina ve aracın maddi hasar gördüğü” ifade edildi. Açıklamada, olayın “barış çabalarını reddeden aşırılık yanlısı milislerin suç teşkil eden yaklaşımını” ortaya koyduğu ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca sivil unsurların hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulanırken, bu tür durumlarda uygulanan gerekli prosedürlerin hayata geçirildiği belirtildi.

fgthy
Cizan bölgesinin et-Tuval vilayetinde bir camide meydana gelen hasarın izleri (Şarku’l Avsat)

Camiye yönelik saldırının, Iraklı bir milisin geçen perşembe günü Suudi Arabistan’ın Medine bölgesini hedef alan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı saldırısının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi. Bunun, “terörist grupların sorumsuz uygulamalarını” yansıttığı kaydedildi.

İbadethanelerin hedef alınmasının, “bölgesel gündemlere hizmet eden işlevsel roller üstlenen terörist gruplar niteliğindeki” Husilerin karakterini ortaya koyduğu belirtildi. Açıklamada, bu grupların camilerin dokunulmazlığına saygı göstermediği ve İslam dininin öğretilerini dikkate almadığı ifade edilirken, ibadethanelerin uluslararası hukuk kapsamında korunan sivil unsurlar arasında yer aldığı vurgulandı.

fvghy
Husilerin camileri yıkması, camilerin dokunulmazlığını hiçe saydıklarını ortaya koyuyor (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, egemenliğini savunmak, ulusal kazanımlarını korumak ve vatandaşları ile ülkesinde yaşayanların güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde gerekli tüm önlemleri alma hakkının bulunduğunu teyit etti.

Öte yandan Yemen Bakanlar Kurulu, cumartesi günü gerçekleştirdiği toplantıda, Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik yenilenen saldırılarını en güçlü şekilde kınadı. Kurul, Yemen’in Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini, vatandaşlarını ve kazanımlarını koruma konusundaki meşru hakkını desteklediğini vurguladı.

cdvgthy
Cizan’da bir cami ve araçlarda meydana gelen hasardan bir bölüm (SPA)

Yemen Bakanlar Kurulu, Yemen topraklarının Suudi Arabistan’ı hedef almak için bir platform olarak kullanılmasının, komşulara yönelik bir tehdit olmasından önce Yemen halkının çıkarlarına karşı bir saldırı anlamına geldiğini belirtti. Kurul, bunun Husilerin hareket ettiği dış gündemin niteliğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Yemen Bakanlar Kurulu ayrıca Suudi Arabistan hükümetinin ülkeye ve meşru yönetimine sunduğu siyasi, ekonomik, askeri ve insani desteğin yanı sıra Riyad’ın samimi tutumlarını takdir ettiğini belirtti.

rfvfr
Husi saldırısı, tüm uluslararası ve insani hukuk ile sözleşmelere açıkça meydan okuyarak sivil unsurları hedef aldı (Şarku’l Avsat)

 


Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, prensleri, din alimlerini ve çok sayıda vatandaşı kabul etti

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, prensleri, din alimlerini ve çok sayıda vatandaşı kabul etti

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, dün, Cidde'deki Selam Sarayı'nda kendisini selamlamak üzere gelen prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı kabul etti.

Kabulde Prens Meşal bin Suud bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Suud bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Musaid bin Abdurrahman, Prens Halid bin Saad bin Fahd, Prens Velid bin Talal bin Abdülaziz, Prens Nevvaf bin Muhammed bin Abdullah bin Abdurrahman, Prens Dr. Suud bin Selman bin Muhammed, Prens Nevvaf bin Suud bin Saad bin Abdurrahman, Prens Suud bin Sad bin Muhammed, Prens Halid bin Muhammed bin Suud el-Kebir, Prens Nevvaf bin Nasır bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Nasır bin Abdülaziz, Prens Dr. Bender bin Selman bin Muhammed, Prens Abdülaziz bin Ahmed bin Abdülaziz, Prens Türki bin Abdullah bin Abdülaziz bin Musaid, Prens Faysal bin Suud bin Musaid bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Türki bin Faysal bin Türki bin Abdülaziz, Prens Fahd bin Faysal bin Selman bin Muhammed, Prens Naif bin Memduh bin Abdülaziz, Prens Muhammed bin Abdullah bin Halid bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Fahd bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Abdullah bin Faysal bin Abdülaziz, Prens Suud bin Abdullah bin Abdülaziz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Prens Halid bin Bender bin Sultan bin Abdülaziz, Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Prens Naif bin Sultan bin Abdülaziz, Prens Abdurrahman bin Türki bin Abdülaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Mukrin bin Abdülaziz, Prens Halid bin Bender bin Musaid bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Halid bin Faysal bin Türki bin Abdülaziz, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Ciluvi, Prens Halid bin Suud bin Halid bin Türki, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Türki bin Faysal bin Abdülaziz, İçişleri Bakanı Prens Abdülaziz bin Suud bin Naif bin Abdülaziz, Prens Abdullah bin Sad bin Abdülaziz, Prens Suud bin Muhammed bin Saad bin Muhammed, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Muhammed bin Saad bin Muhammed, Prens Suud bin Faysal bin Musaid bin Abdurrahman, Prens Sultan bin Saad bin Abdülaziz, Prens Muhammed bin Abdülaziz bin Meşal bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Faysal bin Abdülmecid bin Abdülaziz, Prens Sad bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Meşhur bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Abdullah bin Halid bin Saad bin Fehd bin Abdurrahman, Prens Türki bin Faysal bin Abdülmecid bin Abdülaziz, Taif Valisi Prens Fevaz bin Sultan bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Abdülaziz bin Hatlul bin Abdülaziz, Prens Dr. Halid bin Abdullah bin Mukrin bin Mişari, Prens Dr. Naif bin Tanyan bin Muhammed, Prens Dr. Memduh bin Suud bin Tanyan ve Prens Suud bin Nasır bin Suud bin Ferhan hazır bulundu.


Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkileri, ticaret hacmi ve geleneksel yatırım alışverişindeki büyümenin ötesine geçerek yenilenebilir enerji ve savunma sanayisinden turizm ve lojistik hizmetlerine kadar uzanan sektörlerde sermaye, uzmanlık ve teknolojinin bir araya geldiği uzun vadeli sanayi ve yatırım ortaklıklarının kurulacağı yeni bir aşamaya giriyor.

Bu dönüşüm, Suudi yatırımcıların fonlar ile birleşme ve satın alma işlemleri aracılığıyla Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisiyle öne çıkarken, Türk şirketleri de Suudi Arabistan’daki varlıklarını genişletmeye ve ülkenin Vizyon 2030 hedefleri ile büyük projelerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya çalışıyor. Enerji ve savunma, iş birliğinin genişletilmesi açısından öne çıkan alanlar olurken, iki ülke ortak yatırım, teknoloji transferi ve sanayinin yerlileştirilmesine dayalı bir ekonomik ilişkiler modeli oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, Suudi Arabistan-Türkiye ortaklığına ticaretteki dalgalanmalara daha az bağlı, daha sürdürülebilir bir boyut kazandırıyor.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, son yıllarda Türkiye’deki Suudi yatırımlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Dağlıoğlu, yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri ile Türk şirketlerinde hisse alımına ve fonlar üzerinden yatırım yapmaya ilgisinin arttığını, bunun yanı sıra Suudi sermayesinin bankacılık ve finansal hizmetler, imalat sanayisi, gayrimenkul ve aile şirketleri gibi sektörlerdeki varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin de Suudi Arabistan pazarındaki varlıklarını genişlettiğini ifade etti. Türk şirketlerinin, Vizyon 2030 ile Krallık’ta yürütülen büyük projelerin sunduğu fırsatlardan özellikle imalat, hizmetler, sağlık, hastaneler ve lojistik sektörlerinde yararlandığını kaydetti.

Daha fazla güven

Son yıllarda Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin iki ülkeden yatırımcılara daha fazla güven verdiğini ve ticaret ile yatırımların yükseliş eğilimine girmesine katkı sağladığını belirten Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin şirketlerin pazarlara giriş ve uzun vadeli yatırım kararlarında önemli bir gösterge oluşturduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, Türkiye’deki Suudi yatırımlarının gerçek hacminin resmi verilerde görülenden daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Bazı yatırımların uluslararası finans merkezlerinde kayıtlı fonlar ve şirketler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle bunların her zaman doğrudan Suudi sermaye akışı olarak kaydedilmediğini belirtti.

FGBHJU
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu (Şarku’l Avsat)

Dağlıoğlu, bu durumun Suudi yatırımcıların kullandığı araçların geliştiğini gösterdiğini belirterek, yatırımcıların şirketlerden hisse satın almak veya birleşme ve satın alma işlemlerini finanse etmek için fonlara ve uluslararası yatırım yapılarına daha fazla başvurmaya başladığını söyledi.

Yenilenebilir enerji

Dağlıoğlu, Suudi Arabistan merkezli Acwa Power şirketinin Türkiye’deki yenilenebilir enerji projelerine dahil olmasını, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin yönünü gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirdi. Bu alandaki iş birliğinin geniş fırsatlar barındırdığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin temiz enerji kapasitesini artırmaya ihtiyaç duyduğunu, Suudi şirketlerin ise büyük ölçekli projelerin geliştirilmesi, finansmanı ve işletilmesi konusunda ileri düzeyde deneyime sahip olduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, büyük kapasiteli yenilenebilir enerji üretim projelerini kapsayan yatırım taahhütlerinin bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemde, önümüzdeki süreçte bu alanda ilave adımların açıklanmasını beklediğini söyledi.

Enerji sektörünün iki ülke arasındaki ortaklığın başlıca eksenlerinden birine dönüşebileceğini belirten Dağlıoğlu, Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerji alanındaki uluslararası yatırımlarını genişletme yönündeki yaklaşımına ve Türkiye’nin enerji karmasında temiz kaynakların payını artırma hedeflerine dikkat çekti.

Savunma iş birliği

Öte yandan SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin artık yalnızca ürün satışı veya ihracat anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi, sanayinin yerlileştirilmesi ve ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan stratejik bir ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi.

Tütüncü, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerlileştirme hedeflerinin, Türkiye’nin son yıllarda oluşturduğu sanayi ve teknoloji kapasitesiyle örtüştüğünü, bunun da iki tarafın şirket ve kurumları arasında daha geniş kapsamlı bir iş birliğinin önünü açtığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın yalnızca savunma ekipmanları ve sistemleri satın almayı hedeflemediğini ifade eden Tütüncü, ülkenin askeri sanayide yerli içeriğin payını artırma hedefleri doğrultusunda teknik bilgiye, üretim, geliştirme ve bakım kapasitesine sahip olmayı amaçladığını kaydetti.

Tütüncü, “Türk şirketleri Suudi Arabistan pazarını yalnızca ürün ihraç edilecek bir pazar olarak değil, uzun vadeli stratejik bir ortak olarak görüyor” diyerek, gelecekteki iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını kapsayabileceğini vurguladı.

İki ülke arasındaki savunma ilişkisini, Suudi Arabistan’ın finansman ve yatırım imkanları ile Türkiye’nin teknik ve sanayi tecrübesinden yararlanan bir ‘sanayi entegrasyonu’ olarak nitelendiren Tütüncü, bu modelin havacılık, insansız sistemler, elektronik ve ileri teknolojiler gibi alanlara da yayılabileceğini ifade etti.

İki ülke arasındaki insansız hava aracı (İHA) anlaşmalarının savunma iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Tütüncü, bunun iş birliğinin sonu değil, Suudi Arabistan’da sanayi ve üretim kapasitelerinin geliştirilmesini de kapsayabilecek daha geniş bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.

Turizm ve mevsimsel entegrasyon

Turizm sektöründe ise Dağlıoğlu, iki ülkenin mevsimsel entegrasyona dayalı bir model oluşturma fırsatına sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaz aylarında çok sayıda Suudi turisti ağırladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türk şirket ve turizm işletmecilerinin ise Suudi Arabistan’daki kış turizm sezonundan ve Krallık’ta hayata geçirilen yeni turizm ve eğlence projelerinden yararlanabileceğini söyledi.

WDEFRGT
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü (Şarku’l Avsat)

Türk konaklama, işletmecilik ve turizm hizmetleri şirketlerinin Türkiye’de talebin düştüğü dönemlerde deneyim ve personellerini Suudi Arabistan pazarına taşıyabileceğini belirten Dağlıoğlu, bunun Suudi Arabistan’daki projelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ve Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.

Dağlıoğlu, Riyad ile Ankara arasındaki iş birliğinin yalnızca hükümetler ve büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, yatırımcıların, girişimcilerin ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin de birbirleriyle bağlantı kurmasını ve iki ülke pazarlarına girişlerinin kolaylaştırılmasını kapsadığını vurguladı.

Daha fazla büyüme

İki Türk yetkili, önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımlarda daha yüksek bir büyüme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bu büyümenin, ilişkilerdeki iyileşme, Suudi Arabistan’daki projelerin kapsamının genişlemesi, Suudi yatırımcıların Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisi ve Ankara’nın sanayi, enerji ve teknoloji sektörlerini destekleyecek nitelikli yatırımları çekme hedefiyle desteklenmesi bekleniyor.

Bu süreç, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin ticari ivmenin yeniden kazanıldığı bir aşamadan, ortak yatırım, teknoloji transferi ve kapasite entegrasyonuna dayanan daha derin ekonomik ve sanayi çıkarların oluşturulduğu bir döneme geçtiğini gösteriyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişkiler, geleneksel ticaretteki dalgalanmaların ötesine geçen, uzun vadeli bir nitelik kazanıyor.