Sudan’daki sel mağdurlarına Suudi Arabistan’dan insani yardım

Suudi yardım köprüsü üzerinden gelen 250 tonluk ilk yardım Hartum’a ulaştı

Suudi Arabistan’ın Hartum Büyükelçisi Ali Cafer: Zarar gören bölgelere yardım dağıtma mekanizmasını hızlı bir şekilde uygulamaya başladık
Suudi Arabistan’ın Hartum Büyükelçisi Ali Cafer: Zarar gören bölgelere yardım dağıtma mekanizmasını hızlı bir şekilde uygulamaya başladık
TT

Sudan’daki sel mağdurlarına Suudi Arabistan’dan insani yardım

Suudi Arabistan’ın Hartum Büyükelçisi Ali Cafer: Zarar gören bölgelere yardım dağıtma mekanizmasını hızlı bir şekilde uygulamaya başladık
Suudi Arabistan’ın Hartum Büyükelçisi Ali Cafer: Zarar gören bölgelere yardım dağıtma mekanizmasını hızlı bir şekilde uygulamaya başladık

Suudi Arabistan’ın Hartum Büyükelçisi Ali Hasan Cafer, Kral Selman bin Abdulaziz’in talimatıyla, bazı Sudan vilayetlerinin tanık olduğu şiddetli yağmur ve sellerden zarar gören noktalara ulaştırılmak üzere 250 ton yardım ve barınma malzemesi taşıyan iki uçağın Suudi hava köprüsü üzerinden Hartum Havalimanı’na ulaştığını açıkladı. Cafer, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi’nden (KSRelief) bir heyetin, Sudan’ın zarar gören bölgelerindeki temel ihtiyaçları ve geleceğe yönelik ihtiyaçları hakkında kapsamlı bir saha araştırmasına başlayacağını ve bunları karşılamaya başlayacağını belirtti.
Büyükelçi Ali Hasan Cafer Şarku’l Avsat’a, yardım taşıyan iki Suudi uçağının Hartum Havalimanı’na indiği belirtti. Uçakların, Egemenlik Konseyi Genel Sekreteri ve konseyin iki üyesinin yanı sıra bir dizi sivil ve güvenlik uzmanı tarafından karşılandığını aktardı. Cafer, KSRelief’in Sudan kurumları ve vilayetlere bağlı kurumlar ile iş birliğiyle, zarar gören bölgelere yardımların dağıtılmasına yönelik bir dağıtım mekanizmasını uygulamaya başlayacağını ayrıca söz konusu felaketlerin etkilerini azaltmak için dağıtım, teslimat ve yardıma ihtiyacı olan kişilerle iletişim çalışmalarının başlatılacağını belirtti.
Büyükelçi, selden etkilenen bölgelerindeki temel ihtiyaçları ve geleceğe yönelik ihtiyaçları öğrenmenin yanı sıra Suudi Arabistan’ın Sudan halkına yardım sağlamaya ve bu felaketten etkilenenlerin zararını hafifletmeye yönelik çalışmaları için kapsamlı bir vizyon belirlemek amacıyla, KSRelief ve Sudan’daki Suudi Büyükelçiliği’nden bir heyetin Sudanlı yetkililerle bir toplantı yapacağını belirtti.
Büyükelçi Cafer, Suudi Arabistan yardım köprüsü üzerinden gelen yardımların Sudan halkına ulaşan ilk uluslararası yardımlardan biri olduğunu belirtti. Söz konusu yardımın, Suudi Arabistan’ın Sudanlı kardeşlere her alanda destek olma çalışmaları kapsamında geldiğini söyledi. Ayrıca Suudi Arabistan tarafından sağlanan bu yardımların, KSRelief ile iş birliği içerisinde çalışan 7 Sudanlı yardım kuruluşunun insani, tıbbi ihtiyaçların ve altyapı projeleri ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra yardım, konaklama ve yiyecek programlarının uygulamaya devam edilmesine yönelik çabalarının devamı niteliğinde olduğunu vurguladı.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan: Suudi Arabistan uluslararası barış ve güvenliğin desteklenmesindeki rolünü sürdürüyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan: Suudi Arabistan uluslararası barış ve güvenliğin desteklenmesindeki rolünü sürdürüyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. dönemindeki üst düzey haftaya katılımının, uluslararası toplumla etkileşime girme yaklaşımının bir devamı olduğunu belirtti. Bakan Faysal bin Ferhan, Riyad'ın uluslararası barış ve güvenliğin desteklenmesindeki rolünü sürdürdüğünü, diyalog ve arabuluculuğu etkinleştirmeye ve ortak sorunlarla mücadeleye katkıda bulunmaya devam ettiğini söyledi.

Faysal bin Ferhan, “Güveni yeniden tesis etmek ve dönüşümü yönetmek... Herkesin beklentilerini karşılayan Birleşmiş Milletler” temasıyla düzenlenen Genel Kurul oturumlarını, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kurumların kuruluş amaçları doğrultusundaki ilkeleri yeniden teyit etmek için bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti.

Suudi Bakan, bu ilkelerin başında uluslararası kurumların güvenlik ve barışın tesis edilmesindeki rollerini yerine getirmesi, uluslararası hukuk ve teamüllerin güçlendirilmesi ve krizlerle mücadelede uluslararası işbirliğinin geliştirilmesinin geldiğini belirtti.

Bölgedeki mevcut gelişmeler ışığında Suudi Arabistan'ın uluslararası hukukun ilkelerine bağlı kalınması, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladığını kaydeden Faysal bin Ferhan, uluslararası su yollarında seyrüsefer güvenliği ve özgürlüğünün güvence altına alınmasının da tüm ülkelerin güvenliğini korumak ve halkların beklentilerini karşılamak açısından önem taşıdığını söyledi.

Dışişleri Bakanı, Suudi Arabistan'ın bu yılki katılımında sürdürülebilir kalkınmaya da özel önem verdiğini belirtti. Bu kapsamda özellikle yapay zekâ teknolojilerine ve bunlardan sorumlu bir şekilde yararlanarak sektörlerin geliştirilmesi, verimliliklerinin artırılması ve inovasyonun desteklenmesi konularına odaklandıklarını ifade etti.

Faysal bin Ferhan, bunun halklara somut faydalar sağlayacak şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini belirterek, Suudi Arabistan'ın 2026'yı Yapay Zeka Yılı ilan ettiğine de dikkat çekti.


Suudi Arabistan'dan Husi saldırılarına karşı "kolektif yanıt" çağrısı

Suudi Arabistan'dan Husi saldırılarına karşı "kolektif yanıt" çağrısı
Suudi Arabistan'dan Husi saldırılarına karşı "kolektif yanıt" çağrısı
TT

Suudi Arabistan'dan Husi saldırılarına karşı "kolektif yanıt" çağrısı

Suudi Arabistan'dan Husi saldırılarına karşı "kolektif yanıt" çağrısı
Suudi Arabistan'dan Husi saldırılarına karşı "kolektif yanıt" çağrısı

Suudi Arabistan, Husilerin artan saldırıları karşısında füze önleme mühimmatı sıkıntısı yaşarken beklenen yardımın ABD'den gelmemesi üzerine Fransa, Britanya, Pakistan ve Mısır'dan hava savunma desteği istedi.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla AP'ye konuşan yetkililer, Suudi Arabistan'ın füze önleme mühimmatının azaldığını, İran destekli Husilerle çatışmanın uzaması nedeniyle bölgesel ve Batılı müttefiklerinden yardım istediğini belirtiyor. 

Kaynaklar, ABD'nin İran'la savaşta kendi önleyici füze stoklarının azaldığını belirterek, Suudi Arabistan'ın bu yüzden diğer müttefikleriyle iletişme geçtiğini ifade ediyor.

Yetkililerden biri, Suudi Arabistan'ın sadece askeri üslerini ve devlete ait kritik tesisleri değil, aynı zamanda petrol rafinerilerini de korumak zorunda kaldığı için “çok zor durumda” olduğunu söylüyor.

Riyad yönetiminin, Yemen'deki Husilerin saldırılarına karşı “kolektif bir yanıt” verilmesi için çağrıda bulunduğu aktarılıyor.

Washington merkezli düşünce kuruluşu New America'dan Adam Baron, şunları söylüyor:

Bu sadece Husiler'le Suudi Arabistan arasındaki bir mesele değil. Bu, uluslararası deniz taşımacılığının daha geniş kapsamlı yapılarını ve rotalarını güvence altına alacak bir yol bulma meselesidir.

Diğer yandan analizde, bunun Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk sınavı olduğuna da dikkat çekiliyor. Ancak AP'nin aktardığına göre Türk ve Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'dan herhangi bir destek talebi almadığını belirtti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam'daki ziyaretin yaptığı açıklamada, ortak savunma anlaşmasının "kurumsallaşma sürecinin devam ettiği" belirtti. Yemen'de gerginliğin azaltılması gerektiğini söyleyen Fidan, "Biz Mekke İttifakı’nın ruhuna uygun olarak davranıyoruz. Suudilerin yanında olduğumuzu zaten açıkladık. İlgili diğer taraflara da gerekli mesajları verdik. Bir dayanışma içerisindeyiz" dedi.

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'yle telefonda görüşerek bölgedeki gelişmeleri ele aldı. 

Suudi Arabistan, Husi milislerin bu hafta Mekke'yi drone'la hedef aldığını öne sürmüş, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden saldırıyla ilgili kınama gelmişti. Ancak Yemen'deki Husiler iddiaları yalanlamıştı.

Reuters da ABD'li yetkililerin pazar günü (13 Eylül) Muskat'taki ABD Büyükelçiliği'nde Husi temsilcilerle bir araya geldiğini yazıyor.

Görüşmede Husilerin, bölgedeki Amerikan gemilerine saldırmama ve Beyaz Saray'la 2025'te imzalanan ateşkese bağlı kalma taahhüdü verdiği aktarılıyor. Örgütün ayrıca İsrail gemilerini de hedef almayı planlamadığı, yalnızca Suudi Arabistan'a ait gemilere saldırı düzenleneceğini söylediği belirtiliyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, dünkü açıklamasında Washington'ın Yemen'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Suudi Arabistan'la askeri iş birliğini sürdürdüğünü söyledi.

Ancak Britanya ve Amerikan basınında geçen hafta çıkan haberlerde, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın ABD Başkanı Donald Trump'la telefon görüşmesi yaparak askeri desteği artırmasını istediği fakat Beyaz Saray'ın Yemen'deki çatışmalara doğrudan dahil olmayı reddettiği savunulmuştu.

Independent Türkçe, Reuters, Guardian, AP


Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Türkiye, Husilerin insansız hava aracıyla Mekke-i Mükerreme'ye saldırı girişimini ve grubun gerçekleştirdiği diğer eylemleri şiddetle kınadı. Ankara, bu eylemlerin yalnızca bölgesel güvenliği tehdit etmekle kalmadığını, uluslararası deniz ticaret yolları ve küresel istikrar üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınarken Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediğini ve Riyad'la dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye Savunma Bakanlığı da Husilerin saldırılarını ve Suudi Arabistan'a yönelik diğer eylemlerini kınayarak bölgenin istikrarını tehdit eden bu eylemlere son verilmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlık, Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki tehditlerinin sürmesinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bugün (Perşembe) düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, “Husilerin, geçen hafta sonu Suudi Arabistan'ı hedef alan İHA saldırısı da dahil olmak üzere gerçekleştirdiği eylemleri kınıyor ve yalnızca bölgesel istikrarı değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da tehdit eden bu tür eylemlere derhal son verilmesi gerektiğini vurguluyoruz” dedi.

‘Kabul edilemez eylemler’

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, çarşamba gecesi yayımladığı açıklamada, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınadı. Açıklamada, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediği ve Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca bölgesel istikrar ve güvenliği tehdit eden bu saldırıların derhal durdurulması ve gerilimi daha da tırmandıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısı yinelendi.

hju
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün (Çarşamba) yayımlanan Türk gazetecilere yönelik açıklamalarında, Irak'ta konuşlanan saldırganların Suudi Arabistan'ı hem güneyden hem de kuzeyden hedef almaya çalışmasının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Fidan, bu girişimlerin yalnızca Suudi Arabistan'a zarar vermeyi değil, bölgeyi de hedef aldığını belirterek bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ruhuna uygun hareket ettiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki anlaşmanın teknik görüşmelerinde şu aşamada ittifakın karargâh yapısı ve personel sayısı gibi konuların ele alındığını kaydetti.

Bu kapsamda Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Mekke Anlaşması” çerçevesinde üç ülke arasındaki askeri işbirliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirlik kapasitesinin artırılması ve savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirtti.

Sözcü, üç ülke arasındaki ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.