Çin, Lenovo'ya karşı kampanya yürüten anti-Amerikancı blog yazarının sosyal medya hesaplarını dondurdu

Sima Nan'ın sosyal medyada toplam 44 milyondan fazla takipçisi vardı

Toplumsal konuların önde gelen yorumcularından Sima Nan, Pekin'de verdiği bir röportajda gülüyor (AFP_Arşiv)
Toplumsal konuların önde gelen yorumcularından Sima Nan, Pekin'de verdiği bir röportajda gülüyor (AFP_Arşiv)
TT

Çin, Lenovo'ya karşı kampanya yürüten anti-Amerikancı blog yazarının sosyal medya hesaplarını dondurdu

Toplumsal konuların önde gelen yorumcularından Sima Nan, Pekin'de verdiği bir röportajda gülüyor (AFP_Arşiv)
Toplumsal konuların önde gelen yorumcularından Sima Nan, Pekin'de verdiği bir röportajda gülüyor (AFP_Arşiv)

The Independent'ta yer alan habere göre Çinli teknoloji devi Lenovo'yla tartışmaya giren bir blog yazarının sosyal medya hesapları Çin tarafından yasakladı.
ABD karşıtı yorumlar yazan, milyonlarca takipçiye sahip tanınmış Çinli televizyon yorumcusu, eleştirmen ve vlogger Sima Nan, bir dizi sosyal medya ağından engellendi.
Bunlar arasında Twitter benzeri mikro blog platformu Weibo, mesajlaşma uygulaması WeChat, video paylaşım sitesi Bilibili ve Douyin (TikTok'un Çince adı) var.
Platformların yayımladığı duyurulara göre, Sima Nan "ilgili yasa ve yönetmelikleri ihlal ettiği" için engellenmiş.
Sosyal medya devlerinin ortak kararı gibi görünen bu adımın hiçbir detayı veya nedeni açıklanmadı.
Ancak bu, gerçek adı Yu Li olan Sima'nın Lenovo grubuna karşı yeni bir kampanya başlatması ve cuma günü Weibo'da yayımlanan bir videoda şirketi kamuoyunu kendisine karşı manipüle etmekle suçlamasının ardından geldi.
Lenovo'yla sert bir ihtilaf geçmişi olan Sima, 2020'de Kaliforniya'da bir ev aldığı haberlerinin arkasında iddialara göre şirketin olduğunu öne sürmüş ve bu da hemen sosyal medyada kendisine karşı eleştiri trendi başlamasına yol açmıştı.
Sima, ABD karşıtı söylemleriyle tanındığı ama düzenli olarak entelektüelleri, girişimcileri ve hatta bazı Çin devlet dairelerini ulusal çıkarlara ihanet etmekle suçlayarak milyonlarca takipçi kazandığı için ikiyüzlülükle suçlanmıştı.
Televizyon yorumcusu, platformlardaki 44 milyondan fazla takipçisiyle Çin'de "anti-Amerikancı mücadele insanı" lakabını kazandı.
Sima'nın Lenovo'yla ihtilafı, 2021'de Sima'nın teknoloji devini devlete ait varlıkları iddiaya göre değerlerinden daha düşük fiyata satmakla suçlayıp, paranın üst düzey yöneticilere iddiaya göre makul olmayan yüksek maaşlar ödemek için kullanıldığını söylemesiyle başlamıştı.
Lenovo'nun ana şirketi, firmanın 2009'da Çin'in önde gelen bilim akademisine ait öz sermaye hissesini satmasının yasal olduğunu söyleyerek varlık satışını savunmuştu.
Ancak Sima'nın bu satışla ilgili 50'den fazla video ve makale paylaştığı kampanyası sosyal medyada kullanıcıların ilgisini çekti.
Çin'deki sosyal medya şirketlerinin, istikrarlarını ya da iktidardaki Komünist Parti'yi tehdit ettiği düşünülen kişileri engellemesi veya içerikleri kaldırması yaygın.
Parti çizgisini aşan ve partiye zarar verdiği düşünülen milliyetçi sesleri dizginlemek için zaman zaman sansür de kullanılmakta.
South China Morning Post, Çin Siber Uzay İdaresi'nin cuma günü yayımladığı verilere göre sadece 2021'de yaklaşık 1,3 milyar hesabın silindiğini ve 3 bin 200 internet sitesinin kapatıldığını aktardı.



Çin, İran savaşını sona erdirmek için çabalarını yoğunlaştırırken, Trump ile sorunsuz bir zirve yapmayı umuyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)
TT

Çin, İran savaşını sona erdirmek için çabalarını yoğunlaştırırken, Trump ile sorunsuz bir zirve yapmayı umuyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)

Çin, diplomatik olarak ince bir denge ile İran'la olan savaşı sona erdirmek için çabalarını yoğunlaştırıyor. Ülke, önümüzdeki ay ABD Başkanı Donald Trump ile düzenlenecek zirveye hazırlanırken, aynı zamanda Tahran'ın hoşnutsuzluğunu kışkırtmamaya çalışıyor.

Analistlere göre, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan ve enerji ihtiyacının yaklaşık yarısını Ortaoğu’dan karşılayan Çin, bu süreçte enerji arzını güvence altına almaya çalışıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Trump arasında mayıs ortasında yapılması planlanan görüşme, Pekin’in Ortadoğu’daki çatışmaya yönelik yaklaşımını etkiliyor.

Çin’in savaş karşısındaki temkinli yaklaşımı, arka plandaki nüfuzunu korumasına yardımcı oldu. Nitekim Trump, İran’ın geçtiğimiz hafta Pakistan’da düzenlenen barış görüşmelerine katılmasında Pekin’in rol oynadığını belirtti.

Ortadoğu’da diplomasi trafiği

Çin'in gelişmekte olan ülkelerle ilişkilerini analiz eden bağımsız bir kuruluş olan Çin ve Küresel Güney Projesi'nin (China Global South Project) baş editörü Eric Olander değerlendirmesinde, "Başkan Trump'ın Çinlilerin İranlılarla nasıl görüştüğünü defalarca dile getirdiğini duymuşsunuzdur... Bu, masada yer almasalar bile, onları müzakerecilerle aynı sürece yerleştiriyor" ifadelerini kullandı.

Çin'in düşünce yapısına yakın kaynaklar Reuters'e, Pekin'in zirvede ticaret ve Tayvan ile ilgili hedeflerine ulaşmayı umduğunu söylediler. Ayrıca Çin yönetimi, Trump'ın iltifatlardan etkilenen ve anlaşma odaklı bir lider olduğunu değerlendiriyor.

Kaynaklardan biri, Pekin’de hâkim görüşün “Onu övün, sıcak bir karşılama yapın ve stratejik istikrarı koruyun” yönünde olduğunu ifade etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, sekiz yıl sonra bir ABD başkanının gerçekleştireceği ilk ziyarette yer alacak zirve öncesindeki diplomatik çabalarına ilişkin sorulara yanıt vermedi. Trump, zirvenin 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde yapılacağını söyledi.

ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının artan tehdidi karşısında Çin, diplomatik faaliyetlerini artırdı. Analistlere göre Pekin, zirvenin sorunsuz geçmesi için Trump yönetimine yönelik sert eleştirilerden kaçınıyor. Zirve daha önce savaş nedeniyle ertelenmişti.

Şi Cinping, salı günü krize ilişkin sessizliğini bozarak; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve kalkınma-güvenlik dengesi vurgularını içeren dört maddelik bir barış planı açıkladı.

Trump’ın İran’ı “ülkenin tamamen yok edilebileceği” yönünde uyarmasının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, doğrudan bir kınama yapmadan yalnızca “derin endişe” duyduklarını belirtti ve tüm tarafları “gerilimi azaltacak yapıcı rol oynamaya” çağırdı.

Trump-Şi zirvesinin kapsamı sınırlı

Bazı analistler, İran'ın Çin'e daha çok ihtiyacı olduğunu, bunun da Pekin'in ateşkesi zorlarken aynı zamanda Trump ile yapacağı zirveyi de korumasına imkân sağladığını söylüyor.

Singapur'daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu'nda araştırmacı olan Drew Thompson, "Pekin için ideal sonuç, İran gibi Batı karşıtı devletlerle koşulsuz ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ile bir tür birlikte yaşama zeminini korumaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Çin, İran'ı ABD ile görüşmeye teşvik etmede rol oynamış olsa da Ortadoğu'da bu tür girişimlere desteğini garanti altına alacak askeri bir varlığı olmadığı için kararları etkileme ygücünün sınırlı olduğu değerlendiriliyor.

Bazı gözlemciler ise Çin’in Ortadoğu’daki aktif diplomasisinin daha çok “gösteri” niteliği taşıdığını savunuyor.

Brookings Enstitüsü’nden Patricia Kim, İran’ın Çin ile ilişkisini öne çıkarmak istediğini ve Pekin’den ateşkes için garanti talep ettiğini, ancak Çin’in bu rolü üstlenmeye istekli görünmediğini ifade etti. Kim’e göre Pekin, ABD’nin baskının büyük kısmını üstlenmesinden memnun bir şekilde arka planda kalmayı tercih ediyor.

Öte yandan Çin, Trump ile yapılacak zirvede uzun süredir ertelenen ve tarihteki en büyük uçak siparişi olabilecek Boeing uçaklarının satın alınması konusunda anlaşmaya varabilir; ayrıca büyük ölçekli tarım ürünlerinin alımları da söz konusu olabilir.

Analistler, toplantının kapsamının sınırlı olacağını ve yapay zeka yönetimi, pazar erişimi ve aşırı üretim kapasitesi gibi iddialı konuların ele alınmasının beklenmediğini ifade ediyor.

Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Scott Kennedy, "Çin'in Amerika Birleşik Devletleri ile herhangi bir büyük anlaşmaya varma şansının hiç olmadığı" değerlendirmesinde bulundu.


Grossi: Kuzey Kore, nükleer silah üretme yeteneğinde "tehlikeli bir ilerleme" gösteriyor

KCNA tarafından yayınlanan fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Mart 2022'de kıtalararası balistik füzenin yanında görülüyor (AP)
KCNA tarafından yayınlanan fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Mart 2022'de kıtalararası balistik füzenin yanında görülüyor (AP)
TT

Grossi: Kuzey Kore, nükleer silah üretme yeteneğinde "tehlikeli bir ilerleme" gösteriyor

KCNA tarafından yayınlanan fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Mart 2022'de kıtalararası balistik füzenin yanında görülüyor (AP)
KCNA tarafından yayınlanan fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Mart 2022'de kıtalararası balistik füzenin yanında görülüyor (AP)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi bugün Seul'de yaptığı açıklamada, Kuzey Kore'nin nükleer silah üretme kapasitesinde “çok ciddi bir ilerleme” gösterdiği uyarısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Grossi basın toplantısında, “Periyodik değerlendirmelerimizde, Yongbyon nükleer reaktöründe faaliyetlerde hızlı bir artış olduğunu teyit edebildik” dedi.

Sözlerine şöyle devam etti: "Bütün bunlar, Kuzey Kore'nin resmi adını kullanarak, Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin nükleer silah üretimi alanındaki yeteneklerinde çok tehlikeli bir ilerlemeye işaret ediyor; bu yeteneklerin onlarca savaş başlığına ulaştığı tahmin ediliyor."

Görsel kaldırıldı.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi (AP)

Bu bağlamda, Kuzey Kore bugün, Tokyo'nun yıllık diplomatik raporunda Pyongyang'ın nükleer programına karşı çıktığını belirtmesinin ardından, Japonya'yı «ciddi bir provokasyon» yapmakla suçladı.

İki ülke arasında resmi diplomatik ilişkiler bulunmuyor ve Pyongyang, İkinci Dünya Savaşı ile sona eren Kore Yarımadası'ndaki sömürge yönetimi nedeniyle Tokyo'yu sık sık eleştiriyor.

Japonya Dışişleri Bakanlığı, geçen hafta Tokyo’nun resmi diplomatik görüşlerini ayrıntılı olarak ortaya koyan ve Kuzey Kore’nin nükleer silahlara sahip olmasına yönelik muhalefetini yineleyen yıllık “Mavi Kitap”ı yayınladı.

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı'ndan ismi açıklanmayan bir yetkili, resmi Kore Merkez Haber Ajansı'nda (KCNA) yer alan açıklamasında, bu tutumun “kutsal devletimizin egemenlik haklarını, güvenlik çıkarlarını ve kalkınma haklarını ihlal eden ciddi bir provokasyon” olduğunu söyledi.

Görsel kaldırıldı.Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kızı Kim Ju Ae, 27 Ocak 2026'da Kuzey Kore'de belirtilmeyen bir yerde füze sistemi fırlatma denemesini izledi (EPA)

Açıklamada ayrıca, «Kuzey Kore’nin savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik adımları, meşru müdafaa hakkı kapsamındadır» ifadeleri yer aldı.

Beyaz Kitap'ın “geleneksel çete mantığı ve absürtlük mekanizmasıyla örüldüğü” belirtildi.

Japonya Beyaz Kitabı'nda, Kuzey Kore'nin Ukrayna'ya karşı savaşında Rusya'ya yardım etmek için asker ve mühimmat göndermesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Tokyo ayrıca, on yıl içinde ilk kez değerlendirmesinde Çin'i düşürerek, Pekin'i "Japonya'nın en önemli ortaklarından biri" yerine "önemli bir komşu" olarak nitelendirdi.

Bu durum, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin geçen kasım ayında Tokyo'nun Çin'in kendi topraklarının bir parçası olarak gördüğü ve gerekirse güç kullanarak ilhak edeceğini belirttiği Tayvan'a yönelik bir saldırı durumunda askeri müdahalede bulunabileceğini belirtmesinden bu yana Pekin ile ilişkilerde daha da kötüleşmeyi işaret etti.


Kuzey Kore lideri Çin'in "çok kutuplu bir dünya" çabasına destek verdi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)
TT

Kuzey Kore lideri Çin'in "çok kutuplu bir dünya" çabasına destek verdi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile yaptığı görüşmede, Çin'in "çok kutuplu bir dünya" kurma çabalarına destek verdiğini belirtti ve iki geleneksel müttefik arasında daha derin bağlar kurulması çağrısında bulundu.

Resmi Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı'na (KCNA) göre, dün yapılan görüşmede Kim, hükümetinin Çin'in "tek Çin ilkesi" temelinde toprak birleşmesini sağlama çabalarını tam olarak destekleyeceğini söyledi; bu Pekin'in, Tayvan'ın Çin'in ayrılmaz bir parçası olduğu yönündeki resmi görüşüne atıfta bulunuyordu.

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre Kim ayrıca, Kuzey Kore'nin "karşılıklı ilgi alanı" olan bölgesel ve uluslararası konulardaki tutumunu açıklığa kavuşturdu ve mevcut jeopolitik ortamda iki ülke arasındaki ilişkilerin sürekli gelişiminin daha da önem kazandığını söyledi.

Kuzey Kore'ye iki günlük bir ziyaret gerçekleştiren Wang, Kim ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında geçen yıl yapılan zirvenin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin "yeni bir aşamaya" girdiğini söyledi.

“Yeni Soğuk Savaş” ve “çok kutuplu dünya” fikirlerini benimseyen Kim, uluslararası izolasyondan kurtulmayı ve Amerika Birleşik Devletleri ile çatışma halinde olan hükümetlerle bağlarını genişleterek daha iddialı bir dış politika izlemeyi hedefledi.