Suriye’nin güneyindeki güvenlik açığı büyüyor

Suriye: Suveyda’deki yerel bir grup, cinayetlerin en önde gelen şüphelilerinden Selim Hamid’i serbest bıraktı

Suveyda'daki Çita Kuvvetleri (Şarku’l Avsat Arşiv)
Suveyda'daki Çita Kuvvetleri (Şarku’l Avsat Arşiv)
TT

Suriye’nin güneyindeki güvenlik açığı büyüyor

Suveyda'daki Çita Kuvvetleri (Şarku’l Avsat Arşiv)
Suveyda'daki Çita Kuvvetleri (Şarku’l Avsat Arşiv)

Suriye’nin güneydoğusunda yer alan ve yoğunlukla Dürzi nüfusun yaşadığı Suveyda'daki yerel bir grup, hırsızlık, cinayet ve adam kaçırma saldırılarının en önde gelen şüphelilerinden olan ve Raci Felhut güvenlik grubuna yakın bir ismi serbest bıraktı.
Yerel kaynaklar, "Cebel Tugayı" fraksiyonunun lideri Marhec el-Cermani'ni, El-Fecr Güvenlik Güçleri'ne bağlı El-Fehd Kuvvetleri Komutanı Selim Hamid’i serbest bıraktı.
Hamid iki hafta önce Suveyda kırsalındaki Kanavat kasabasında yerel Suveyda gruplarının kendi grubuna karşı yürüttüğü askeri bir operasyonda gözaltına alınmıştı.
Cermani, Suveyda'de yerel basına verdiği demeçte, sanığın serbest bırakılmasında ailesi ve Kanavat kasabasından sosyal figürlerle anlaşmaya vardığını söyledi. Anlaşma, Selim Hamid'in tüm orta ve hafif silahlarını ve grubuna ait arabaları teslim etmesi ve valilikten uzaklaşması karşılığında serbest bırakılmasını öngörüyor.
El-Fehd Kuvvetleri Komutanı Selim Hamid’in serbest bırakılması kararı halktan kınama ile karşılandı. Halk Kanavat kasabasındaki dini ve sosyal faaliyetler, adam kaçırma, soygun ve cinayetle suçlandığı için zanlının serbest bırakılmasını reddediyor.
Selim Hamid'in serbest bırakılması için yapılan anlaşmaya dahil olanlar, Kanavat kentinde yaşananlara ilişkin açıklamayı görmezden geldi ve zanlı ailesine teslim edildi. Kanavat, kasabada gerilimin geri döneceği korkusuna tanık oldu.
Kanavat kasabasında Cumartesi gecesi, kaynağı bilinmeyen mermilerin ateşlenmesiyle eş zamanlı bir patlama meydana geldi. Aktivistler bunu, Hamid'in serbest bırakılmasıyla aynı zamana denk gelen belirli bir tarafa bir mesaj olarak yorumladı. Kasaba bu olaydan önce sakindi.
Suveyda’daki yerel gruplar Hamid’in serbest bırakılmasını kınadı. Bununla birlikte, Suveyda’daki en önde gelen yerel silahlı grup Rical al-Kerame hareketi daha önce Ceramani'ye sanık Salim Hamid'i harekete teslim etmesi ve onu sorumlu tutması talimatını vermişti. Ancak Ceramani, hareketin taleplerine uymayı reddetti.
Suveyda'daki aktivistlere göre, Selim Hamid, "Fehd Kuvvetleri" adını taşıyan yerel grupların en önde gelen liderlerinden biri olarak kabul ediliyor. Geçen ayın başlarında yerel grupların karargahlarına ve üyelerine saldırmasıyla varlığı sona eren Raci Falhut güvenlik grubuna yakın olan Hamid, işlenen suçlara katılmakla itham ediliyor. Hamid’in ayrıca hakkında çok sayıda ceza soruşturması emri var.
Selim Hamid, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, sosyal medyadaki resmi hesabından kendisini "rejim güçlerinin yaptığı ihlallere muhalif kişi" olarak tanıtıyor. Hamid, Raci Falhut güvenlik grubuyla olan ilişkisini de doğruluyor.
Fehd Kuvvetleri lideri Hamid, orta ve ağır tüm silahlarını Rical el-Kerama hareketine teslim etti, ancak hafif silahları teslim etmeyi reddetti. Bu, grupları Ağustos ayı başlarında Kanavat kasabasındaki karargahına bir saldırı başlatmaya sevk etti. O zaman Selim Hamid Grubu'nun (Fehd Kuvvetleri) evlerine ve karargahlarına direniş göstermeden girildi ve bu süre zarfında, Selim Hamid dahil olmak üzere bu grubun bazı üyeleri gözaltına alındı.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.