ABD Dışişleri Bakanı ve Çinli mevkidaşı bir araya geldi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Çinli mevkidaşı Wang Yi (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Çinli mevkidaşı Wang Yi (AP)
TT

ABD Dışişleri Bakanı ve Çinli mevkidaşı bir araya geldi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Çinli mevkidaşı Wang Yi (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Çinli mevkidaşı Wang Yi (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Çinli mevkidaşı Wang Yi, iki ülke arasında Tayvan konusunda yaşanan gerilim atmosferinde New York’ta bir araya geldi.
Blinken ve Wang, en son Temmuz ayında Bali’de bir araya geldiklerinde diyalog kurmak istediklerini açıklamıştı. Bakanlar, 77. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda toplantı öncesinde kameraların önünde el sıkıştı.
Bakanların Bali’deki görüşmesinden 1 ay sonra, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Tayvan’ı ziyaret etmişti.
ABD Başkanı Joe Biden geçtiğimiz günlerde, Washington’un Tayvan konusundaki politikası hakkında yeni bir açıklama yaptı. Biden, Çin’in Tayvan’ın statükosunu değiştirmeye yönelik sert bir harekette bulunması karşılığında Washington’un askeri müdahalede bulunmaya hazır olduğunu belirtti.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Beyaz Saray, ABD’nin Tayvan politikasının değişmediğini açıkladı.
Babası Perşembe günü hayatını kaybeden Blinken, cenazeye rağmen Cuma günü Wang ile bir araya geldi.
Wang, Çin’in kendi topraklarının bir parçası olarak gördüğü Tayvan’a ABD’nin verdiği destek karşısında sert açıklamalarını sürdürdü. Wang, “Tayvan sorunu, ABD ve Çin arasındaki ilişkilerde en ciddi konulardan biri oldu” dedi.
Wang, Asia Society’ye yaptığı açıklamada “Eğer konu yanlış yürütülürse iki ülke arasındaki ilişkiler mahvolabilir. Hawaii’nin ABD’den ayrılmasına izin verilmediği gibi Çin de Tayvan ile birleşme talep edebilir” dedi.
Joe Biden ve Çinli mevkidaşı Şi Çinping, Kasım ayında Bali’de düzenlenecek olan G20 toplantılarında görüşebilir.
Wang, ABD ve Çin’in karşı karşıya gelmeden iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek istediğini belirtti. Ancak daha sonra yapılan açıklamasında Wang, Washington’u ‘birkaç ip üzerinde oynamaya çalışan bir cambaz’ olarak nitelendirdi.
Öte yandan, Tayvan’a doğrudan askeri yardımda bulunmayı kabul eden bir karar, geçtiğimiz günlerde ABD Senatosu’nda ele alınmıştı.



Çin'deki bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 21 ölü, 61 yaralı

Patlama bölgesinden (Çin medyası)
Patlama bölgesinden (Çin medyası)
TT

Çin'deki bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 21 ölü, 61 yaralı

Patlama bölgesinden (Çin medyası)
Patlama bölgesinden (Çin medyası)

Çin Merkezi Televizyonu (CCTV) tarafından bugün yer alan haberde, ülkenin Hunan eyaletindeki bir havai fişek fabrikasında meydana gelen şiddetli patlamada 21 kişinin hayatını kaybettiği, 61 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre, patlama dün öğleden sonra Çangşa şehrinde gerçekleşti. Olayın ardından bölgeye yaklaşık 500 arama-kurtarma personeli sevk edilirken, riskli alanlarda tahliye çalışmaları başlatıldı.

Yetkililer, patlamanın kesin nedenini belirlemek üzere geniş çaplı soruşturma başlattı.


Yakalanmaktan kaçınmak için... Kim Jong Un, Ukrayna'daki savaşçılarının intihara başvurduğunu açıkladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)
TT

Yakalanmaktan kaçınmak için... Kim Jong Un, Ukrayna'daki savaşçılarının intihara başvurduğunu açıkladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (Reuters)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ülkesine bağlı askerlerin esir düşmemek için savaş alanında intihar saldırılarına başvurduğunu açıkladı.

Pyongyang çıkışlı habere göre Kim’in açıklamaları, Kuzey Kore’nin Rusya-Ukrayna savaşındaki doğrudan rolüne ilişkin tartışmaların arttığı bir dönemde geldi.

Independent gazetesine göre, Kim Jong Un ilk kez Kuzey Kore askerlerinin Rus güçleriyle birlikte Ukrayna'ya karşı savaşırken esir düşmekten kaçınmak için kendilerini savaş alanında havaya uçurma politikasını izlediklerini doğruladı.

Kuzey Kore resmi ajansı KCNA’ya göre Kim, çatışmalarda hayatını kaybeden askerler için düzenlenen anıt müzenin açılışında yaptığı konuşmada, bu askerlerin “olağanüstü kahramanlık” sergilediğini belirterek, “tereddüt etmeden kendilerini feda ettiklerini” söyledi.

Kuzey Kore, Rusya-Ukrayna savaşında cephe hattına doğrudan asker gönderen üçüncü taraf olarak öne çıkarken, bu durum Vladimir Putin liderliğindeki Rusya ile Pyongyang yönetimi arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağladı.

Güney Kore istihbaratına göre yaklaşık 15 bin Kuzey Kore askeri Rusya topraklarında konuşlandırıldı ve özellikle Kursk bölgesindeki operasyonlara katıldı. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte yaklaşık 2 bin askerin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

KCNA, dünkü haberinde, söz konusu askerler için başkent Pyongyang’da bir anıt açıldığını ve törene Kim Jong-un ile birlikte Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov’un da katıldığını bildirdi.

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (ortada), Pyongyang'daki "Savaş Başarıları Müzesi" anıtının açılış törenine katılıyor (AFP)Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (ortada), Pyongyang'daki "Savaş Başarıları Müzesi" anıtının açılış törenine katılıyor (AFP)

Öte yandan The Independent, Ocak 2025’te yayımladığı bir haberde Kuzey Kore askerlerinin esir düşmemek için kendilerini feda etmeye hazır olduklarını belirtti. Ekim 2024’ten bu yana Rusya’da bulunduklarına dair haberler çıkmasına rağmen yalnızca iki Kuzey Kore askerinin sağ olarak ele geçirildiği belirtiliyor.

Gazeteye konuşan Ukraynalı bir askeri kaynak, bu askerlerden birinin Kursk bölgesinde yaralandıktan sonra esir düşmemek için bileklerini ısırmaya çalıştığını ifade etti.

Kim Jong-un, daha önce de savaş alanında yaşanan intihar vakalarına değinerek, bu eylemlerin ülkenin onurunu korumak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu. Ayrıca söz konusu askerlerin “kendilerini patlatarak yaptıkları fedakârlık” karşılığında herhangi bir ödül ya da tazminat beklemediklerini söyledi.

Kim, askeri harekâtı “kanla yazılmış yeni bir Rusya dostluğu tarihi” ve “silahlı Ukraynalı işgalcileri ortadan kaldırmayı amaçlayan kutsal bir savaş” olarak nitelendirdi.

Siyasi ve askeri düzeyde ise Kim ile Rusya Savunma Bakanı Belousov’un, 2027-2031 dönemini kapsayacak yeni bir askeri iş birliği anlaşması imzalanmasını görüştüğü belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre iki ülke, 2024 yılında karşılıklı savunma maddesi içeren kapsamlı bir stratejik ortaklık anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma, taraflardan birinin silahlı saldırıya uğraması halinde diğerinin derhal askeri destek sağlamasını öngörüyor.


Kuzey Kore, Japonya Başbakanı'nın Yasukuni tapınağında adak sunmasını eleştirdi

Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
TT

Kuzey Kore, Japonya Başbakanı'nın Yasukuni tapınağında adak sunmasını eleştirdi

Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)

Kuzey Kore, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’yi, Tokyo’daki tartışmalı bir savaş anıtına adak sunması nedeniyle bugün eleştirerek, bunu “uluslararası hukuka meydan okuma” olarak nitelendirdi.

Takaichi, geçtiğimiz salı günü, aralarında İkinci Dünya Savaşı sonrası Müttefik güçler tarafından A sınıfı savaş suçlusu olarak mahkûm edilen 14 kişinin de bulunduğu Japon savaş ölülerinin anıldığı Yasukuni Tapınağı’na adak gönderdi. Diğer bazı önde gelen Japon siyasetçiler de tapınağı ziyaret etti.

Kuzey Kore’nin resmi gazetesi Rodong Sinmun’da yayımlanan bir makalede, bu adım “tarihin açık bir şekilde çarpıtılması ve uluslararası hukuk ile barışa meydan okuma” olarak değerlendirildi. Yazıda, söz konusu yerin “onarılamaz acılara yol açan saldırganları ve savaş suçlularını yüceltmek için kullanıldığı” ifade edildi.

Gazete ayrıca Tokyo yönetimini, bu tür ziyaretler aracılığıyla militarizmi teşvik etmeye çalışmakla suçlayarak, geçmişiyle yüzleşmeye çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Japon siyasetçilerin Yasukuni Tapınağı’na adak göndermesi veya burayı ziyaret etmesi, Güney Kore ve Çin gibi komşu ülkeler tarafından, Japonya’nın askeri geçmişini yüceltme girişimi olarak görülüyor ve sık sık eleştiriliyor.

Kore, 1910-1945 yılları arasında Japon sömürge yönetimi altında bulunurken, Çin de İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon işgaline maruz kalmıştı.