İran’da devam eden protestolarla eş zamanlı yönetime destek gösterileri yapılıyor

Rejim karşıtı protestolar sürüyor. (Twitter)
Rejim karşıtı protestolar sürüyor. (Twitter)
TT

İran’da devam eden protestolarla eş zamanlı yönetime destek gösterileri yapılıyor

Rejim karşıtı protestolar sürüyor. (Twitter)
Rejim karşıtı protestolar sürüyor. (Twitter)

İran’da Mahsa Amini adlı genç kızın başörtüsünü düzgün bağlamadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alınması ve ardından ölmesine yönelik öfke sürüyor. İran Dini Lideri Ali Hameney’e yönelik protestolar hız kazandı. İnsan hakları örgütlerine göre protestolar sırasında 50 kişi yaşamını yitirdi.
Ancak protestolarla eş zamanlı olarak rejime destek veren gösteriler de düzenlendi. Dünkü eylemlerinde “Protestocular idam edilsin” slogan atan göstericiler daha sonra başta başkent Tahran olmak üzere birçok şehirde sokağa döküldü. Çoğunluğu kadınlardan oluşan karşıt gösteriler düzenlendi.
Yetkililerin ülkedeki interneti kısıtlayarak haber akışını engellemeye çalışırken sosyal medyada paylaşılan videolarda, Tahran’ın kuzeyindeki Valiasr Meydanı ve Tecriş bölgesindeki protestolara katılımın yoğun olduğu görüldü.
Güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz ve cop kullanarak ve ateş açarak kalabalığı dağıtmaya çalışmasının ardından Tahran ve birçok İran kentinde gösterilerin yapıldığı toplanma alanları savaş mrydanına dönüştü. Göstericiler, polis araçlarını, bisikletleri ve Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartları yakarak, “Diktatöre ölüm" sloganları attı.
İran dışında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, protestocuların şiddetle bastırılmasını kınarken ülkede internet kesintileri yaşandı.
Oslo merkezli İran İnsan Hakları örgütü (IHR), İran güvenlik güçlerinin protestoları bastırmak için başlattığı bir kampanyada en az 50 kişinin öldürüldüğünü teyit etti.

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda polis ve göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. (Twitter)
IHR açıklamasında, yaşamını yitirenlerin ayısının arttığına dikkat çekti. Önceki akşam Gilan Eyaleti'nin (kuzey) Rızvanşehr kasabasında güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu altı kişinin öldürüldüğünü, Babil ve Emel'de de (kuzey) birçok ölümün meydana geldiğini bildirdi. Açıklamada, bir hafta önce başlayan gösterilerin 80 şehre yayıldığı kaydedildi.
İnsan hakları örgütleri, Amini’nin memleketi Kürdistan vilayetinde de ölümler meydana geldiğini aktardı.
İran İnsan Hakları Örgütü Başkanı Mahmud Emiri Mukaddem AFP’ye yaptığı açıklamada, şimdiye kadar en az 50 kişinin öldürüldüğünü, insanların temel hak ve onurları için protestolara devam ettiğini belirterek uluslararası toplumun, en baskıcı rejimlerden biri karşısında İran halkının yanında yer alması gerektiğini kaydetti.
Gazeteci Cevad Haydariyan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, önceki gün Buyer Ahmed vilayetindeki Dehdeşt şehrinde 5 kişinin öldüğü, 30 kişiyi aşkın kişinin yaralandığı suçların yaşandığını ifade etti.
Reuters haber ajansı ve İran medyası Perşembe günü 288 göstericinin gözaltına alındığını bildirdi.

Tahran'da dün rejim yanlısı mitingler düzenlendi. (AFP)
Bu gelişmeler, Devrim Muhafızları ve İstihbarat Bakanlığı'nın sert uyarılarının ardından yönetimi destekleyen gösterilerin yapıldığı bir zamanda yaşandı.
İran ordusunun açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Bu umutsuz eylemler, düşmanın rejimi zayıflatmayı amaçlayan kötü niyetli stratejisinin bir parçası. Haksız yere saldırıya uğrayanlar güvenlik ve barış sağlamak amacıyla çeşitli düşman planlarıyla yüzleşecek.”
İran devlet tarafından organize edilen gösteriler televizyonlardan canlı yayınlanırken yönetim yanlısı eylemciler, hükümet karşıtı protestocuları "İsrail askerleri" olarak niteledi. Ayrıca gösteriler sırasında “ABD’ye ölüm” ve “İsrail'e ölüm” sloganları atıldı.
AFP, İran devlet televizyonunun Tahran, Tebriz, Kum, Hamedan, İsfahan, Ahvaz ve diğer şehirlerde İran ve Hamaney bayrakları taşıyan çok sayıda göstericinin sokaklarda görüldüğü sahneler yayınladığını aktardı. Göstericiler, in'ülkenin bel kemiği' olan güvenlik güçlerine teşekkür ettikleri pankartlar açarak, geçtiğimiz günlerde protesto gösterilerinde başörtülerini yakan kadınları protesto ettiğini bildirdi. Meydanlarda toplanan kalabalık, ülkede yayılarak devam eden gösterilere tepki göstererek "Fitneciler idam edilsin" ve "Polisimin yanındayım" sloganları attı.
İran Devrim Muhafızları geçtiğimiz perşembe günü, göstericileri suçlayarak, ‘bir vatandaşın ölümü bahanesiyle’ başlayan ‘aşırı psikolojik operasyon ve medya savaşını’ kınarken, gösterileri ‘başarısızlığa mahkum olacak yeni bir komplo’ olarak nitelendirdi.
İran Kültürel Miras, El Sanatları ve Turizm Bakanı İzzetullah Zergami dün, yasaların yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
İstihbarat Bakanı İsmail Hatib de ‘dini değerleri yok etme hayallerinin asla gerçekleşmeyeceğini’ söyledi. İstihbarat servislerinden yapılan açıklamada da ‘yasa dışı gösterilere her türlü katılımın mahkemede cezalandırılacağı’ duyuruldu.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun oturum aralarında düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
“Emin olun, soruşturma kesinlikle açılacak. Ama sonuçlara varmak için acele etmek istemiyorum. Suçlu varsa mutlaka bu konu araştırılmalıdır. Merhumun ailesiyle ilk fırsatta iletişime geçtim ve olayı istikrarlı bir şekilde araştırmaya devam edeceğimize bizzat güvence verdim.”
Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Ejei, “Kamu malına zarar veren, polis emirlerini ihlal eden ve yabancı casus teşkilatlarıyla bağlantılı kişiler, hiç acımadan yasalara göre muamele görmelidir” açıklamasında bulundu.
İran polis yetkilileri ve milletvekilleri geçtiğimiz günlerde, Mahsa Amini’nin sağlık sorunları olduğu konusunda ısrar ederken babası Amjad Amini bunu şiddetle reddetti.
Kürt kökenli genç bir kadının ölümü, İran'da kadınların başörtüsü takma zorunluluğu da dahil olmak üzere kişisel özgürlüklere getirilen kısıtlamalar ve yaptırımların etkisiyle sarsılan bir ekonomi gibi konularda öfkeye yol açtı.
İnternet bağlantısını takip eden NetBlocks gözlemevi Twitter'dan, İran'da üçüncü kez cep telefonları için internetin kesildiğini açıkladı. Açıklamada, anlık ölçümler ve ana mobil operatörünün İran’da ülke çağında kesinti olduğunu gösterdiğini bildirdi. Mobil internet hizmeti dün gece kısmen düzeldi.
Twitter’dan birçok kullanıcı da İran’da düzenlenen protestolara desteklerini dile getirdi. Ayrıca, hükümet internet sitesi de dahil olmak üzere 100 İran internet sitesine saldırı olduğu kaydedildi.
İran Merkez Bankası, İran Dini Lideri ve bazı devlet haber ajanslarının internet siteleri son günlerde kapandı. Dün Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitelerine de siber saldırı düzenlendi.
İran medyası, Dışişleri Bakanlığı'nın Tahran'ın Stockholm'deki büyükelçiliğinde düzenlenen gösteriyi protesto etmek için Tahran'daki İsveç Maslahatgüzarı'nı çağırdığını bildirdi.
Amini'nin ölümü üzerine perşembe günü Kanada, Hollanda, Yunanistan ve İngiltere'de de protestolar düzenlendi.
Hem Farsça hem de İngilizce olarak Mahsa Amini için hashtag açıldı. İran ile ilgili tüm tweetler rekor sayıda, otuz milyon Twitter mesajını geçti.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.