Almanya'nın Riyad Büyükelçisi: Scholz'un ziyareti ortaklığı geliştirmek için yeni bir sayfa açıyor

Almanya'nın Riyad Büyükelçisi Dieter Lamale Pazar günü Riyad'da düzenlediği basın toplantısında (Fotoğraf: Yezid es-Semrani)
Almanya'nın Riyad Büyükelçisi Dieter Lamale Pazar günü Riyad'da düzenlediği basın toplantısında (Fotoğraf: Yezid es-Semrani)
TT

Almanya'nın Riyad Büyükelçisi: Scholz'un ziyareti ortaklığı geliştirmek için yeni bir sayfa açıyor

Almanya'nın Riyad Büyükelçisi Dieter Lamale Pazar günü Riyad'da düzenlediği basın toplantısında (Fotoğraf: Yezid es-Semrani)
Almanya'nın Riyad Büyükelçisi Dieter Lamale Pazar günü Riyad'da düzenlediği basın toplantısında (Fotoğraf: Yezid es-Semrani)

Almanya'nın Riyad Büyükelçisi Dieter Lamlé, Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un Suudi Arabistan'a ve bölgeye yaptığı ilk ziyareti verimli olarak nitelendirerek, bu ziyaretin yeni bir iş birliği sayfası açtığını belirtti. Lamlé, Scholz'un Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretin iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik iş birliğini ve stratejik ortaklığı daha da derinleştiren ikili bir ilişkinin temellerini attığını söyledi.
Riyad'da pazar günü bir basın toplantısı düzenleyen Büyükelçi, yapay zekâ, yenilenebilir enerji ve eğitim alanlarında teknoloji transferi ve deneyim alışverişinin yanı sıra Suudi Arabistan ve Almanya'nın Krallık'ta yeşil enerji ve hidrojen üretmeyi ve ardından Almanya'ya ihraç etmeyi kabul ettiğini belirtti.
Almanya'nın Suudi Arabistan Büyükelçisi Dieter Lamlé, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Almanya Şansölyesi arasında her iki taraftan çok sayıda bakan ve yetkilinin katılımıyla uzun süreli görüşmeler oldu. Bu görüşmeler birçok siyasi ve ekonomik konuda görüş alışverişinde bulunmak için büyük bir fırsat sağladı. Görüşmelerde ikili ilişkileri güçlendirme ve ortak çıkarları ilgilendiren uluslararası meselelerin yanı sıra bölge sorunlarını çözmenin yolları ele alındı. Rusya-Ukrayna krizi nedeniyle Avrupa'daki enerji sorununun bu ziyaretin ana nedeni olduğu iddiası doğru değil.” İfadelerini kullandı.
Lamale, ülkesinin yenilenebilir enerji teknolojisini, Almanya'nın yenilenebilir enerji ihtiyacının yüzde 53'ünden fazlasını karşılayacak şekilde uyarlayabildiğine dikkat çekti.
Almanya'nın küresel piyasalardan Suudi petrolü satın aldığını kaydeden Lamlé, iki taraf arasında yeşil enerji ve hidrojen alanında iş birliği hakkında yapılan görüşmeye de değindi. Büyükelçi, Almanya'da bu alanda iki ülke arasındaki ortaklık beklentilerinin enerji alanında iş birliğine doğru ilerlediğini belirtti.
Büyükelçi, "Hidrojen alanında modern teknoloji geliştirdik ve Suudi Arabistan ile ortak yatırım yapmayı planlıyoruz. Suudi Arabistan'da hidrojen üretmek ve 2026 ile 2030 arasında 4 yıl içinde Almanya'ya ihraç etmek için çalışmak istiyoruz. Bu kapsamda, Almanya Ekonomi Bakanlığı ile Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı arasında hidrojen ve enerji alanında bir ortaklığın kurulması için Mart 2021'de bir mutabakat zaptı imzaladık" dedi.
Lamlé'ye göre, görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin ekonomi ve ticaret alanında güçlendirilmesi ve anlaşmalarla sınırlandırılmaması; aksine, Riyad ve Berlin arasında yeni bir sayfa açarak, teknoloji ve genel ve mesleki eğitim alanlarında bilgi ve deneyim alışverişini içeren bir ortaklığa dönüştürülmesi konuşuldu.
Almanya Başbakanı'nın Suudi Arabistan ziyaretinin, iki ülke arasındaki yeni iş birliği aşamasının temelini atmada ilk adım olduğuna dikkat çeken Lamlé, Krallığın G-20 üyeliğine ek olarak Arap dünyasında lider bir ülke olduğunu belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Büyükelçi, Almanya'nın, Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına destek verdiğini vurguladı. Lamlé, “Savaşın dünyanın bazı ülkelerinde kıtlık ve sorunlara yol açmaması ve enerji fiyatlarındaki artışın önüne geçmek için bu desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz. İki taraf, bu savaşın ve bu savaştan kaynaklanan feci sonuçların mümkün olan en kısa sürede sona ereceği konusunda hemfikir.” dedi.
İran dosyasına gelince, Lamlé’ye göre, Suudi-Alman taraflarının görüşmeleri, İran'ın Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa'daki yansımalarına benzer şekilde bölge için bir tehdit oluşturduğunu doğruladı. Her iki tarafın da İran hegemonyasının bölge üzerindeki tehlikesinin farkında olduğuna işaret eden Büyükelçi, “İran nükleer anlaşmasını sonuçlandırmak için çalışıyoruz. Anlaşmanın imzalanması durumunda bile İran'ın anlaşma şartlarına uymaması ve daha sonra nükleer silahlanmaya yönelmesi konusunda hemfikiriz. Görüşme daha çok İran’ın silahlanmasının nasıl önleneceğine odaklandı.” dedi.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Hamaney'e Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını iletti

TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Hamaney'e Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını iletti

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Hamaney'e Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını iletti

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, İran'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Perşembe günü Tahran'da İran Lideri Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldi.

Suudi yönetiminin direktifleri doğrultusunda Hamaney ile görüştüğünü ve kendisine İki Kutsal Caminin Hamisi Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını ilettiğini belirten Suudi Savunma Bakanı, “X” platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda liderle ortak ilgi alanlarına giren konuları ele aldıklarını ve iki ülke arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdiklerini ifade etti.

İran'ın Tasnim haber ajansı Hamaney'in görüşme sırasında “Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz her iki ülke için de faydalı ve birbirimizi tamamlayabiliriz” dediğini aktardı.

Ajans, Hamaney ile yapılan görüşmeye İranGenelkurmay Başkanı General Muhammed Bakıri'nin de katıldığını belirtti.

Dün Tahran'da General Bakıri ile bir araya gelen Prens Halid bin Selman, İran haber ajanslarının aktardığına göre Pekin Anlaşması'nın imzalanmasından bu yana Suudi Arabistan'la ilişkilerin giderek güçlendiğini ve geliştiğini söyledi. Bakıri, Tahran ve Riyad'ın bölgesel güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynayabileceğini belirterek ülkesinin Suudi Arabistan'la savunma ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu ifade etti. Tasnim'e göre İran, Suudi Arabistan'ın Gazze ve Filistin konusundaki tutumunu memnuniyetle karşılıyor.

sdfgrthyu
Prens Halid bin Selman Perşembe günü İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ile görüşmek üzere Tahran'a vardığında İran tarafından resmi törenle karşılandı (AP)

Ziyareti değerlendiren siyasi çevrelere göre Suudi bakanın ziyareti her iki ülkeyi de ilgilendiren bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yaşandığı bir döneme denk geliyor.

Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Prens Halid bin Selman'ın resmi bir ziyaret için geldiği ve bu ziyaret sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ve ortak ilgi alanlarına giren konuların ele alınacağı bir dizi görüşme gerçekleştireceği belirtildi.

Suudi siyasi analist Abdüllatif el-Melhem, Suudi Savunma Bakanının İran ziyaretinin, Suudi yönetiminin Pekin anlaşmasına bağlılık çerçevesinde iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirme ve geliştirme, ortak çıkarlarını gerçekleştirmek ve iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin pekiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla Riyad ve Tahran arasındaki koordinasyon ve işbirliği düzeyini yükseltme isteğini yansıttığını düşünüyor.

sxcdfrgt
Prens Halid bin Salman dün (Perşembe) Tahran'da İran Cumhurbaşkanı ile bir araya geldi. (EPA)

Suudi liderliğinin bölgede barış ve refahı sağlamayı ve bölgeyi çatışmalar aşamasından istikrar ve güvenlik aşamasına taşımayı ve bölge halklarının daha iyi bir refah, zenginlik ve ekonomik entegrasyon geleceğine yönelik özlemlerini gerçekleştirmeye odaklanmayı amaçladığını belirten Melhem, Suudi Arabistan ile İran arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesinin, Suudi Veliaht Prensi'nin “bölgede barış, güvenlik, istikrar ve refahı sağlama ve halklarının özlemlerini karşılama” çabalarının meyvelerinden biri olduğunu kaydetti. Melhem, ziyaretin Suudi Arabistan ile İran arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmeye yönelik devam eden diplomatik çabaların bir parçası olduğunu belirtti.

Bir dizi toplantı

Ziyaret, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman ile bölgedeki gelişmeleri ele aldıkları ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu gözden geçirdikleri bir telefon görüşmesi gerçekleştirmesinin üzerinden iki haftadan kısa bir süre geçmesinin yanı sıra Suudi Dışişleri Bakanı'nın Pazartesi günü İranlı mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki gelişmeleri ve sarf edilen çabaları gözden geçirdikleri ikili istişarelerin ardından gerçekleşti.

dfgthy
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Aref arasında Kasım 2024'te düzenlenecek Arap-İslam Zirvesi çerçevesinde gerçekleşen görüşme (SPA)

Suudi Savunma Bakanı'nın Tahran ziyaretinde bölgedeki son gelişmelerin ele alınması ve bölgesel ve uluslararası gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulunulması bekleniyor. Resmi haber ajansı IRNA'ya göre ziyaret öncesinde, geçtiğimiz Cumartesi günü Umman'ın başkenti Muskat'ta gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin ilk turu ve 48 saat önce yine Cumartesi günü Muskat'ta yapılacak bir sonraki turun yanı sıra Suudi ve ABD taraflarının geçtiğimiz hafta beş istasyonda gerçekleştirdikleri bir dizi siyasi ve güvenlik istişaresi gibi bir dizi gelişme yaşandı.

Ziyaret, merhum Prens Sultan bin Abdülaziz'in Mayıs 1999 başında Tahran'a yaptığı ve dört gün süren ve üst düzey İranlı yetkililerle bir araya geldiği ilk ziyaretin ardından, 1979'dan bu yana bir Suudi savunma bakanının İran'a yaptığı ikinci ziyaret olması bakımından tarihi bir önem taşıyor.

Suudi Savunma Bakanı, “Pekin Anlaşması” ve 10 Mart'ta iki ülke arasındaki tarihi uzlaşı ve ilişkilerin Çin himayesinde yeniden başlatılmasının duyurulmasının ardından İran'ı ziyaret eden en önemli Suudi yetkililerden biri.

dfgt
Prens Halid bin Selman Perşembe günü Tahran'da General Bakıri ile bir araya geldi (AP)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Tahran'a ilk ziyaretini Haziran 2023'te gerçekleştirmiş ve bu ziyaret sırasında iki ülke arasındaki ilişkilerin normal olduğunu ve iki ülkenin İslami kardeşlik ve iyi komşuluk bağlarıyla birleşmiş, bölgenin önemli ülkeleri olduğunu vurgulayarak bağımsızlık ve egemenliğe tam ve karşılıklı saygı, içişlerine karışmama, uluslararası hukuk ilkeleri, Birleşmiş Milletler Şartı ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi açık bir temele dayandığını belirtmiştir.

Eski Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, dönemin Dışişleri Bakanı adayı Ali Bakıri Kani ve şimdiki Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yanı sıra Kasım 2023'teki Ortak Arap-İslam Zirvesi'ne katılmak üzere eski İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve 2024 Ortak Arap-İslam Takip Zirvesi'ne katılmak üzere Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Aref de dâhil olmak üzere bir dizi İranlı yetkili Pekin Anlaşması'nın ardından Suudi Arabistan'a benzer ziyaretlerde bulundu.

“Pekin Anlaşması” Taahhütleri

Pekin Anlaşmasını takip etmek üzere kurulan Suudi-Çin-İran Üçlü Ortak Komitesi, ilki Aralık 2023'te Çin'in başkenti Pekin'de, diğeri ise Kasım 2024'te Riyad'da olmak üzere iki toplantı gerçekleştirmiş ve bu toplantılarda iki ülke Pekin Anlaşmasını tüm maddeleriyle uygulama kararlılıklarını ve Birleşmiş Milletler Şartı, İİT Şartı ve devletlerin egemenliği, bağımsızlığı ve güvenliğine saygı da dâhil olmak üzere uluslararası hukuka bağlılık yoluyla ülkeleri arasında iyi komşuluk ilişkilerini teşvik etme çabalarını sürdürdüklerini vurgularken, Çin de Suudi Arabistan ve İran'ın Pekin Anlaşmasını geliştirme yönünde attıkları adımları desteklemeye ve teşvik etmeye devam etmeye hazır olduğunu açıklamıştır.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte İran ve Suudi Arabistan'ın büyüyen ve istikrarlı bir bölgede barış ve huzuru tesis etme niyetinde olduğunu, bunun da “mevcut tehditlerin üstesinden gelmeyi amaçlayan ikili ve bölgesel işbirliğinin sürdürülmesini ve geliştirilmesini” gerektirdiğini belirterek “İran-Suudi eylemlerinin kalkınma, barış, bölgesel ve uluslararası güvenlik çerçevesinde başarılı bir uluslararası ikili ve çok taraflı işbirliği modelini taçlandırdığını” ve iki tarafın tarihi bağlara dayanarak çeşitli siyasi, güvenlik, ekonomik, ticari ve konsolosluk alanlarında işbirliğini geliştirmeye devam ettiğini söyledi.