İsrail'e Yahudi göçünde son 20 yılın en yüksek rakamına ulaşıldıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3898741/i%CC%87sraile-yahudi-g%C3%B6%C3%A7%C3%BCnde-son-20-y%C4%B1l%C4%B1n-en-y%C3%BCksek-rakam%C4%B1na-ula%C5%9F%C4%B1ld%C4%B1
İsrail'e Yahudi göçünde son 20 yılın en yüksek rakamına ulaşıldı
AA
İsrail'e son bir yılda 93 ülkeden 60 bin Yahudi'nin göç ettiği ve bunun son 20 yılın en yüksek rakamı olduğu bildirildi.
Diaspora Yahudilerinin çıkarları için faaliyet gösteren en etkili kuruluşlardan biri sayılan "Yahudi Ajansı", İbrani takvimine göre yılın ilk günü olan Roş Aşana Bayramı (26 Ekim) dolayısıyla dünya Yahudilerinin nüfusuna ilişkin bilgileri paylaştı.
İsrail basınının aktardığı Yahudi Ajansı verilerine göre, İsrail'e son bir yılda 93 ülkeden 60 bin Yahudi göç etti. Bunun son 20 yılın en yüksek oranı olduğu belirtildi.
Bu yükselişi, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle bu ülkeleri terk eden Yahudilerin İsrail'e göç etmelerinin tetiklediği ifade ediliyor.
Genellikle Yahudi Ajansı'nın teşvik ve öncülük ettiği tahliyeler kapsamında, son bir yılda Rusya'dan 26 bin, Ukrayna'dan da 14 bin Yahudi İsrail'e göç etti.
Dünyadaki Yahudi nüfusu 15,3 milyon
Geçen İbrani yılbaşında 15,2 milyon olan dünyadaki Yahudi nüfusu bu yıl az bir artış göstererek yaklaşık 15,3 milyona ulaştı.
Buna göre, geçen yıl 6 milyon 950 bini bulan İsrail'deki Yahudilerin sayısı yüzde 2 artışla yaklaşık 7 milyon 80 bin oldu.
Yaklaşık 8,25 milyon Yahudi İsrail dışında yaşarken, bunların 6 milyonu ABD'de ve 2,25 milyonu diğer ülkelere dağılmış durumda.
Dünya Yahudilerinin yüzde 46,2'si İsrail'de
İsrail'deki Yahudilerin dünyadaki toplam Yahudi nüfusu içindeki oranı ise bir önceki yıla göre yüzde 1 artışla yüzde 46,2 oldu.
442 bin Yahudi'ye ev sahipliği yapan Fransa, İsrail ve ABD'den sonra Yahudilerin en çok yaşadığı ülke durumunda. Fransa'yı ise Kanada (394 bin), İngiltere (292 bin), Arjantin (173 bin) ve Rusya (145 bin) izliyor.
İsrail'in Aliya politikası
İsrail'in sözde "Geri Dönüş" yasası uyarınca bu ülkeye göç etmek için başvuran Yahudiler, "diaspora Yahudilerinin İsrail'e göçü" anlamına gelen "Aliya" yaparak İsrail vatandaşlığı elde edebiliyor.
İsrailli yetkililer, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın başlamasından bu yana Ukraynalı Yahudilere de sık sık İsrail'e göçü telkin ediyor.
İsrail hükümetinin “Aliya ve Entegrasyon Bakanlığı” ile Yahudi Ajansı, savaş nedeniyle Ukraynalı Yahudilerin ülkeyi daha hızlı terk etmeleri için "Aliya" uygulamalarına hız vermişti.
Mali, son olaylarda ayrılıkçılarla iş birliği yaptıkları iddiasıyla ordu subaylarını ve politikacıları suçluyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5269072-mali-son-olaylarda-ayr%C4%B1l%C4%B1k%C3%A7%C4%B1larla-i%C5%9F-birli%C4%9Fi-yapt%C4%B1klar%C4%B1-iddias%C4%B1yla-ordu-subaylar%C4%B1n%C4%B1
Mali, son olaylarda ayrılıkçılarla iş birliği yaptıkları iddiasıyla ordu subaylarını ve politikacıları suçluyor
(foto altı) Tessalit’teki bir askeri üste bayrak direğine tırmanarak bayrağı indiren bir isyancı, 1 Mayıs 2026 (Reuters)
Mali yönetimi, ülkede son dönemde düzenlenen ve son on yılı aşkın sürenin en büyük saldırı dalgası olarak değerlendirilen eylemlerle bağlantılı olarak bazı askerleri silahlı ve ayrılıkçı gruplarla iş birliği yapmakla suçladı. Başkent Bamako’daki askeri mahkemenin savcılığı tarafından yayımlanan ve cuma gecesi devlet televizyonunda duyurulan açıklamada, şüpheli iş birlikçileri listesinde görevde olan üç asker, emekli bir asker ve daha önce ordudan ihraç edilmiş bir kişinin yer aldığı belirtildi. Söz konusu kişinin, başkente 15 kilometre uzaklıktaki Kati’de bulunan ülkenin ana askeri üssü yakınlarında çıkan çatışmada öldüğü ifade edildi.
Mali’nin iktidardaki askeri konsey lideri Assimi Goita (ortada), perşembe günü Savunma Bakanı Sadio Camara’nın cenaze törenine katıldı. (Reuters)
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı açıklamada, ‘ilk tutuklamaların başarıyla gerçekleştirildiği ve diğer tüm suçlular ile iş birlikçilerin aktif şekilde arandığı’ bildirildi; ancak kimliği tespit edilen ya da gözaltına alınan şüphelilerin sayısı paylaşılmadı. Savcılık, söz konusu askerlerin ‘saldırıların planlanması, koordinasyonu ve icrasında’ rol aldığını öne sürerken, sürgünde bulunan önde gelen Malili siyasetçilerden Oumar Mariko’nun da dahil olduğu bazı siyasi isimlerin olaya karıştığını belirtti.
Fransız ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Nisan 2022’de Mali’nin kuzeyinde Rus paralı askerlerin bir helikoptere bindiği görülüyor. (Fransız ordusu – AP)
Ayrılıkçı isyancılar, cuma günü erken saatlerde ülkenin kuzeyindeki Tessalit’te bulunan stratejik bir askeri kampın kontrolünü ele geçirdiklerini duyurdu. Açıklamada, Mali ordusu ve Rus müttefiklerinin bölgeden çekildiği belirtildi. Bu gelişme, silahlı grupların son on yılı aşkın sürenin en geniş kapsamlı saldırı dalgasını başlattığı bir döneme denk geldi. Söz konusu duyuru, ayrılıkçı Azavad Kurtuluş Cephesi tarafından yapıldı ve Mali’de iktidardaki askeri yönetim için son dönemde yaşanan en ciddi gerilemelerden biri olarak değerlendirildi. Yönetim, birkaç gün önce kuzeydeki önemli şehirlerden Kidal üzerindeki kontrolünü kaybetmişti. Saldırılar sırasında Mali Savunma Bakanı Sadio Camara’nın hayatını kaybettiği bildirildi.
Analistler, saldırıların Mali’nin kuzeyinde farklı bölgelerde çatışmaları tetiklediğini ve bunun silahlı grupların önemli kazanımlar elde etme ihtimalini artırdığını belirtiyor. Uzmanlara göre bu gruplar, komşu ülkelere yönelik saldırılar düzenleme konusunda artan bir istek gösterirken, hedeflerini daha uzak bölgelere de yöneltebilir.
25 Nisan sabahı başlayan eş zamanlı saldırılar, farklı hedeflere sahip gruplara bağlı militanların Batı Afrika’daki ülkede askeri yönetimin merkezine ulaşma kapasitesine sahip olduğunu ortaya koydu. 2020 ve 2021 yıllarındaki darbelerle iktidara gelen yönetim, bu süreçte ağır darbe alırken, hükümet yanlısı Rus güçlerinin de kuzeydeki Kidal kentinden çekilmek zorunda kaldığı ifade edildi.
Mali Savunma Bakanı Sadio Camara, 15 Şubat 2024 tarihinde Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da düzenlenen bir toplantıda (AFP)
Tuareg isyancıları, hafta sonu iktidardaki askeri yönetime karşı düzenledikleri saldırıların ardından Mali’nin kuzeyindeki stratejik Tessalit askeri kampının kontrolünü ele geçirdi.
Bölgede faaliyet gösteren Azavad Kurtuluş Cephesi, El-Kaide bağlantılı silahlı gruplarla iş birliği içinde çatışıyor. El-Kaide ile bağlantılı ve Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin olarak bilinen grup, sivillere hükümete karşı ayaklanma ve şeriat uygulamalarına yönelme çağrısı yaptı. Grup ayrıca başkent Bamako’yu kuşatma tehdidinde bulundu. Güvenlik kaynakları, söz konusu grubun yaklaşık dört milyon nüfusa sahip başkent çevresinde kontrol noktaları kurduğunu bildirdi.
Azavad Kurtuluş Cephesi’ne bağlı Tuareg isyancıları Kidal’de kamyonetlerle ilerliyor. (AFP)
Mali’nin askeri lideri Assimi Goita, salı günü devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında ülkedeki durumun kontrol altında olduğunu belirterek saldırıların arkasındaki isyancı grupların ‘etkisiz hale getirileceğini’ söyledi. Öte yandan Mali ordusu ile Rusya’ya bağlı Afrika Kolordusu unsurlarının perşembe gününden itibaren Tessalit’ten çekildiği bildirildi. Ayrılıkçı Azavad Kurtuluş Cephesi’nin üst düzey komutanlarından Eşafghi Bouhenda, sosyal medyada yayımlanan bir videoda askeri kampın ele geçirildiğini açıkladı. AP ise internet erişiminin sınırlı olduğu bölgede bulunan kampın durumuna ilişkin bilgileri bağımsız olarak doğrulayamadığını aktardı.
Fransız ordusu tarafından yayınlanan tarihi belirtilmemiş bir fotoğrafta, Mali’nin kuzeyindeki Rus paralı askerler görülüyor. (AP)
Yerel bir yetkili, Mali ordusu ile Rusya’ya bağlı silahlı grupların Tessalit’teki mevzilerini cuma sabahı terk ettiğini açıkladı. AFP ile konuşan bir güvenlik kaynağı ise Tuareg birlikleri bölgeye ulaşmadan önce kampın boşaltıldığını ve herhangi bir çatışma yaşanmadığını belirtti. İsyancı gruplardan bir yetkili de Tessalit’te ‘teslimiyet’ yaşandığını ifade etti.
Cezayir sınırına yakın bir konumda bulunan Tessalit askeri kampı, coğrafi konumu ve büyük havaalanı pisti nedeniyle stratejik önem taşıyor.
Kampın, çok sayıda Mali askeri ile Rusya’ya bağlı Afrika Kolordusu unsurlarını (eski adıyla Wagner Grubu) ve çeşitli askeri teçhizatı barındırdığı bildirildi.
Mali’nin başkenti Bamako’da, ordu, Tuareg isyancıları ve militanlar arasında 26 Nisan’da başlayan çatışmaların ardından bir sokak (AFP)
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) cuma günü yaptığı açıklamada, Mali’de düzenlenen saldırılar sırasında sivillerin ve çocukların öldüğünü ve yaralandığını duyurdu. Açıklamada, yaralanan çocukların yerel sağlık tesislerinde tedavi altına alındığı belirtilirken, kesin sayı verilmedi.
UNICEF ayrıca, ülkenin kuzeyindeki Gao kentinde bir sağlık merkezinin saldırıya uğradığını, Mopti bölgesinde ise silahlı grupların bir okulu işgal ettiğini ve yakınında bir patlayıcı düzeneğin bulunduğunu bildirdi.
Öte yandan Mali ordusunun, Tessalit’in yaklaşık 100 kilometre güneyinde yer alan daha küçük ölçekli Aguelhok askeri üssünü terk etmek zorunda kaldığı, yerel bir yetkili ve Azavad Kurtuluş Cephesi temsilcisi tarafından doğrulandı.
Mali, Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin ve ayrılıkçı Azavad Kurtuluş Cephesi tarafından gerçekleştirilen eş zamanlı ve koordineli saldırıların ardından ciddi bir güvenlik krizi ve belirsizlik yaşıyor. Saldırıların, askeri yönetim tarafından kontrol edilen stratejik noktalara yönelik olduğu belirtildi.
Diplomatik cephede ise Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Mali’nin güvenlik ve istikrarını hedef alan tüm saldırıları kesin bir dille reddettiklerini açıkladı. Açıklama, Mali Dışişleri Bakanı Abdoulaye Diop ile yapılan telefon görüşmesinin ardından Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından duyuruldu. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve Sahel bölgesinde terörle mücadele konuları ele alındı.
Mali’nin başkenti Bamako’nun dışında bulunan Kati üssü yakınlarında devriye gezen askerler, 27 Nisan 2026 (Reuters)
Diop, ülkesindeki güvenlik durumuna ilişkin son gelişmeleri ve terör ile aşırılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaları aktardı. Diop, bu çabaların Mali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Abdulati ise iki ülke arasındaki güçlü ilişkilere dikkat çekti. Abdulati, Mali’de son dönemde yaşanan terör saldırılarını kınadıklarını yineleyerek, Mısır’ın bu süreçte Mali ile tam dayanışma içinde olduğunu ifade etti.
Bamako’dan bir genel görünüm (Reuters)
Abdulati ayrıca, terörizm ve aşırılığın tüm biçimlerine karşı Mısır’ın kararlı tutumunu vurguladı. Bu tehditle mücadelede bölgesel ve uluslararası çabaların artırılmasının, finansman kaynaklarının kurutulmasının ve aşırılıkçı ideolojinin engellenmesinin önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın, Sahel bölgesi ve Afrika kıtasında güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.
Görüşmede ayrıca, Afrika kıtasında güvenlik, barış ve kalkınmanın sağlanmasına yönelik yollar ele alındı. Taraflar, ikili ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi, mevcut siyasi ve kalkınma ivmesinin değerlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede ortak çıkarların korunması ve Afrika’da istikrar ile kalkınmanın desteklenmesi hedefi vurgulandı.
İsrail, Avn’ın Netanyahu ile görüşmeyi reddetmesinin ardından mülteciler ve ateş gücüyle baskı uyguluyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5269042-i%CC%87srail-avn%E2%80%99%C4%B1n-netanyahu-ile-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeyi-reddetmesinin-ard%C4%B1ndan-m%C3%BClteciler-ve-ate%C5%9F
Arama kurtarma ekipleri, Lübnan’ın güneyindeki Habbuş kasabasını hedef alan İsrail hava saldırıları sonrasında hayatta kalanları bulmak için enkazı kaldırıyor. (Reuters)
İsrail, Avn’ın Netanyahu ile görüşmeyi reddetmesinin ardından mülteciler ve ateş gücüyle baskı uyguluyor
Arama kurtarma ekipleri, Lübnan’ın güneyindeki Habbuş kasabasını hedef alan İsrail hava saldırıları sonrasında hayatta kalanları bulmak için enkazı kaldırıyor. (Reuters)
İsrail, Lübnan üzerindeki baskıyı artırarak tahliye uyarılarını genişletti ve hava saldırılarını yeniden iç bölgelere taşıdı. Saldırılar, Nebatiye ve Sur’a bağlı yerleşimlerin büyük bölümünü kapsarken, Nebatiye çevresinden tamamen izole edildi. Bu gelişme, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Washington’da ABD arabuluculuğunda bir görüşme düzenlenmesine yönelik girişimlerin başarısız olmasının ardından geldi.
Lübnanlı kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, benzer bir görüşmenin düzenlenmesinin ‘henüz çok erken’ olduğunu belirtti. Kaynaklar, önceliğin savaşın durdurulması, İsrail’in işgal ettiği Lübnan topraklarından çekilmesi, yerinden edilenlerin bölgelerine dönmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması olduğunu ifade etti.
İsrail’in Beyrut’a yönelik son saldırıları, siyasi sürecin tıkanması ortamında Lübnan devleti ve Hizbullah üzerinde ek baskı aracı olarak değerlendiriliyor. İsrail ordusu, geçen hafta pazar gününden bu yana yaptığı uyarılara yenilerini ekleyerek Nebatiye’de dokuz yerleşim için daha tahliye çağrısında bulundu. Bu uyarılar, on binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtı.
Yeni tahliye uyarısı, Kaakait el-Cisr, Adşit eş-Şekif, Cebşit, Abba, Kfercuz, Haruf, Duvayr, Deyr ez-Zehrani ve Habbuş yerleşimlerini içeriyor. Bu durum, Litani Nehri’nin kuzeyinde yer alan Nebatiye’ye ulaşım hatlarının tüm yönlerden kısıtlandığı ve kentin fiilen izole edildiği anlamına geliyor. İsrail ordusu, bölge sakinlerine evlerini derhal terk etmeleri ve en az 1 km uzaklıktaki açık alanlara gitmeleri çağrısında bulunarak, “Hizbullah unsurlarına, tesislerine ve askeri araçlarına yakın bulunan herkes hayatını tehlikeye atar” açıklamasını yaptı.
Hava saldırıları
Tahliye uyarısının üzerinden saatler geçmeden, uyarı kapsamındaki köyleri hedef alan hava saldırıları başladı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail savaş uçaklarının Nebatiye’ye bağlı Duvayr beldesindeki eski Hüseyniye binasına hava saldırısı düzenlediğini ve yapının tamamen yıkıldığını bildirdi.
Saldırının, kabirlere ciddi zarar verdiği, ayrıca yakınlarında park halinde bulunan bazı araçların da hasar gördüğü belirtildi.
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Mefdun kasabasını hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail savaş uçakları, Kaakait el-Cisr, Safed el-Battih, Baraşit, Şakra, eş-Şihabiye, Zevter eş-Şarkiye, Kunin, Adşit, Mecdelzevn, eş-Şuaytiye ve es-Semaiyye’nin yanı sıra Kafra ile Yater arasındaki bölge ve Şukin-Nebatiye yolu çevresini hedef aldı. Saldırılarda yaralanmalar olduğu bildirildi. Öte yandan Mecdel Silm ve Kabriha kasabaları topçu atışına maruz kaldı.
Hava saldırıları, Nebatiye’de meslek okulu binası yakınını ve Kudüs Kavşağı çevresini de hedef aldı. Ayrıca Keferdcal-Nebatiye yolu üzerinde bir aracın vurulması sonucu iki kişi hayatını kaybetti. Nebatiye’ye bağlı Şukin beldesine düzenlenen hava saldırılarında ise üç yerel sakin, Meyfdu beldesinden bir kişi ve iki Suriyeli yaşamını yitirdi.
Topçu bombardımanı ve takipler
Buna ek olarak, Yahmur eş-Şekif beldesi İsrail tarafından fosfor içerikli mühimmatla hedef alınırken, Litani Nehri çevresinde, Tayyibe yönünde ağır makineli silah sesleri duyuldu. İsrail topçusu, Zevter eş-Şarkiye, Zevter el-Garbiye, Mefdun, Mansuri, Mecdel Zevn, Tulin ve Kabriha beldelerini de vurdu. İklim et-Tuffah bölgesindeki Luveyze beldesinde bir eve düzenlenen hava saldırısında üç kişi hayatını kaybetti.
Batı kesiminde ise İsrail ordusu, Ramiye ve el-Kuzah beldeleri çevresine ağır makineli silahlarla ateş açtı. Sur’un güneyindeki Deyr Kanun Ras el-Ayn kavşağında bir motosiklet, İsrail’e ait kamikaze insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındı; saldırıda bir kişi öldü, bir kişi yaralanarak Sur’daki hastaneye kaldırıldı.
Lübnan topraklarında Hizbullah tarafından öldürülen bir İsrail askerinin cenaze töreninden (AFP)
İsrail ordusu ayrıca Sur’a bağlı Şuaytiye yolu üzerinde bir motosikleti İHA’yla vurdu; sürücünün ağır yaralandığı bildirildi. İHA’ların ez-Zehrani bölgesindeki köyler üzerinde uçuş yaptığı da kaydedildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nin verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana ülkede toplam 2 bin 659 kişi hayatını kaybetti, 8 bin 183 kişi yaralandı.
Hizbullah
Buna karşılık Hizbullah, Lübnan’ın işgal altındaki güney bölgelerinde İsrail askerleri ve zırhlı araçlarını hedef alan kamikaze İHA’ları kullanmayı sürdürdü. Örgüt yaptığı açıklamada, savaşçılarının el-Beyyade beldesinde İsrail ordusuna ait bir birlik toplanmasını saldırı tipi bir İHA’yla hedef aldığını duyurdu.
İsrail ordusu ise hava kuvvetlerinin dün öğle saatlerinde Güney Lübnan’daki birliklerine doğru atılan bir roketi engellediğini bildirdi.
Açıklamada ayrıca, aynı gün içinde yaşanan diğer olaylarda Hizbullah’ın roketler ve patlayıcı yüklü İHA’lar fırlattığı, bunların güney Lübnan’da İsrail güçlerinin faaliyet gösterdiği bölgelerin yakınlarına düştüğü, ancak herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı ifade edildi.
Trump: İran henüz ağır bir bedel ödemedi, eğer yanlış davranırsa yeniden saldırabilirizhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5269039-trump-i%CC%87ran-hen%C3%BCz-a%C4%9F%C4%B1r-bir-bedel-%C3%B6demedi-e%C4%9Fer-yanl%C4%B1%C5%9F-davran%C4%B1rsa-yeniden
Trump: İran henüz ağır bir bedel ödemedi, eğer yanlış davranırsa yeniden saldırabiliriz
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile varılacak bir anlaşmanın genel hatları konusunda bilgilendirildiğini ancak kesin taslağı beklediğini açıkladı. Trump aynı zamanda Tahran'ın yanlış davranması halinde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılması seçeneğinin gündemde kalmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
İranlı üst düzey bir yetkili, Trump'ın şimdiye kadar reddettiği İran tarafından sunulan önerinin, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve ABD’nin ablukasının sona erdirilmesini, İran nükleer programına ilişkin müzakerelerin ise daha sonraya ertelenmesini öngördüğünü açıkladı.
Reuters ajansının aktardığına göre Trump, Florida eyaletinin West Palm Beach şehrindeki Miami'ye hareket etmeden önce İran’ın önerisine ilişkin soruya verdiği yanıtta, “Anlaşmanın fikri hakkında beni bilgilendirdiler. Şimdi kesin taslağı verecekler” dedi.
Trump ayrıca sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, önerilerin kabul edilebilir olduğunu hayal edemediğini belirterek İran'ın yaptıkları karşılığında henüz yeterince ağır bir bedel ödemediğini vurguladı. Trump daha önce de defalarca kez İran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini açıklamıştı.
İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması olasılığı sorulduğunda ise Trump şunları söyledi:
“Bunu söylemek istemiyorum. Yani bunu bir gazeteciye söyleyemem. Yanlış davranırlarsa, kötü bir şey yaparlarsa o zaman görürüz. Ama bu gerçekleşebilecek bir olasılık."
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin tutumunu değiştirmesi halinde Tahran'ın diplomasi sürecine hazır olduğunu söyledi.
Reuters ve diğer medya kuruluşları geçtiğimiz hafta Tahran'ın nükleer meselelerin çözümünden önce Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik bir teklif sunduğunu bildirmişti.
İranlı üst düzey bir yetkili, bu yeni takvimin artık arabulucular aracılığıyla ABD'ye iletilen resmi bir teklifte yazılı olarak yer aldığını belirtti.
Trump ise cuma günü ‘insani açıdan’ İran'a karşı askeri bir yol izlemeyi tercih etmediğini açıklamıştı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة