Ukrayna’da Rus yanlısı sözde yönetimler Rusya'ya katılmak için başvurdu

Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin Başkanı Denis Puşilin (AA)
Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin Başkanı Denis Puşilin (AA)
TT

Ukrayna’da Rus yanlısı sözde yönetimler Rusya'ya katılmak için başvurdu

Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin Başkanı Denis Puşilin (AA)
Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin Başkanı Denis Puşilin (AA)

Ukrayna'da Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki sözde Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri, referandumların düzenlenmesinin ardından Rusya'ya bağlanmak için başvuru yaptı.
Rus haber ajansı TASS'a göre, sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin Başkanı Denis Puşilin ve Luhansk Halk Cumhuriyeti’nin Başkanı Leonid Paseçnik, Rus topraklarına katılmak için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e başvurdu.
Ayrıca, Rus ordusunca ele geçirilen Herson bölgesindeki sözde yönetim başkanı Vladimir Saldo'nun da Rusya'ya bağlanma talebinde bulunduğu belirtildi.
Zaporijya bölgesindeki sözde yönetim de ilerdeki günlerde Rusya'ya bağlanmak için başvuracağını açıkladı.

Ukrayna'da Rus yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki bölgelerde referandumlar
Ukrayna'daki Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki sözde Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri ile Rus ordusunun ele geçirdiği Herson ve Zaporijya bölgelerinde Rusya'ya bağlanmak için 23-27 Eylül'de düzenlenen referandumlardan "Rusya'ya bağlanma" kararı çıktığı belirtilmişti.
Bölgelerdeki sözde seçim komisyonlarının açıkladığı verilere göre, sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti'ndeki referanduma katılanların yüzde 99,23’ü Rusya'ya bağlanmaktan yana oy kullandı.
Sözde Luhansk Halk Cumhuriyeti'ndeki referandumda, oyların yüzde 98,42’isi Rusya’ya katılmak için verildi.
Rus ordusunun kontrol altındaki Zaporijya bölgesinde düzenlenen referandumda, katılımcıların yüzde 93,11'i Rusya’ya bağlanmaktan yana kullanıldı.
Herson bölgesindeki referandumda ise oylamaya katılanların yüzde 87,05'i Rusya’ya katılmayı seçti.

Referandumlara tepkiler
ABD başta olmak üzere bazı Batılı ülkeler, Rusya'nın, Ukrayna'nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinde düzenlediği referandumları tanımayacağını bildirmişti.
Birleşmiş Milletler (BM) de bu referandumların uluslararası hukuka "aykırı" ve "yasa dışı" olduğunu açıklamıştı.



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.