Meta, ünlü haber sitelerini kopyalayarak savaş dezenformasyonu yapan Rus ağını durdurdu

Çin merkezli dezenformasyon ağındaysa ABD'deki ara seçimler hedef alındı

Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar 217'inci günde de devam ederken, iki ülke arasında bir siber savaş da yaşanıyor (Reuters)
Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar 217'inci günde de devam ederken, iki ülke arasında bir siber savaş da yaşanıyor (Reuters)
TT

Meta, ünlü haber sitelerini kopyalayarak savaş dezenformasyonu yapan Rus ağını durdurdu

Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar 217'inci günde de devam ederken, iki ülke arasında bir siber savaş da yaşanıyor (Reuters)
Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar 217'inci günde de devam ederken, iki ülke arasında bir siber savaş da yaşanıyor (Reuters)

Facebook'un çatı şirketi Meta, ünlü haber sitelerini kopyalayarak sahte hesaplarla Rus ve Çin propagandası yapan dezenformasyon ağını devre dışı bıraktı.
Şirketin salı günü yaptığı açıklamada, aralarında Birleşik Krallık'ın (BK) önde gelen gazetelerinden Guardian ve Almanya'nın tanınmış dergilerinden Der Spiegel gibi ünlü haber yayınlarının internet sitelerini neredeyse birebir taklit eden en az 60 sitenin kapatıldığı belirtildi.
Bu sahte sitelerin ABD'deki ara seçimler ve Ukrayna savaşıyla ilgili propaganda yaptığı ifade edildi.
Ayrıca Almanya, İtalya, Fransa ve BK'deki kullanıcılara bu propagandayı ulaştıran 1600 hesap da silindi.
Facebook ve Instagram'daki söz konusu hesapların, dezenformasyon yapan sahte haber sitelerine doğrudan erişim sağlayan linkler içerdiği belirtildi.
Sitelerde Ukrayna hükümetini ve Rusya'ya yaptırımları eleştiren köşe yazıları kaleme alındığı ve bunların sosyal medyada paylaşılmasının sağlandığı ifade edildi.
Dezenformasyona karşı çalışmayı yürüten Meta'dan David Agranoviç, "Büyük ihtimalle bu, Ukrayna savaşının başladığı tarihten beri engellediğimiz Rusya merkezli en büyük ve karmaşık operasyondu" dedi.
Savaş, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 24 Şubat'taki askeri operasyon emriyle başlamıştı.
Agranoviç, dezenformasyon ağının doğrudan Rus devletiyle ilişkisinin tespit edilemediğini de belirtti.
Ancak yetkili, birden fazla dilde yapılan paylaşımlar ve sahte haber sitelerindeki detaylı tasarım göz önüne alındığında, Kremlin'e bağlı diplomatların ve istihbarat görevlilerinin propaganda ağında rol oynamış olabileceğini söyledi.
Washington'daki Rus Büyükelçiliği, ABD'nin önde gelen dergilerinden Time'ın yorum talebine yanıt vermedi.
 
Çin, ABD ara seçimlerini hedef aldı
Öte yandan Çin merkezli daha küçük bir dezenformasyon ağı da tespit edildi. Bunun Rus merkezli ağ kadar gelişmiş olmadığı belirtildi.
Agranoviç'le çalışmayı yürüten Meta yetkilisi Ben Nimmo, Çin propagandasında ABD'de 8 Kasım'da düzenlenecek ara seçimlerin hedef alındığı ifade edildi.
Bazı paylaşımlarda ABD Başkanı Joe Biden karşıtı mimler kullanıldığı, diğerkilerdeyse Cumhuriyetçilere karşı eleştirel mesajların yer aldığı belirtildi.
ABD'deki ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin tüm sandalyeleri, Senato'nunsa üçte ikisi seçime açılıyor. 2020'deki seçimlerde Demokratlar, Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu elde etmişti.
Nimmo, gönderilerdeki bazı dilbilgisi hatalarının yanı sıra paylaşımların genellikle Çin'deki mesai saatlerinde yapıldığını söyledi. Yetkili, saat farkı nedeniyle ABD'deki kullanıcıların bunları gece gördüğünü, dolayısıyla propagandanın etkili olmadığını belirtti.  
Independent Türkçe, Guardian, Time



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.