Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinde 356. randevu

Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasındaki derbi müsabakasında yarın karşı karşıya gelecek Beşiktaş ile Fenerbahçe, 356. randevuya çıkacak.

AA
AA
TT

Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinde 356. randevu

AA
AA

Vodafone Park'ta oynanacak ve saat 20.00'de başlayacak müsabakayı hakem Volkan Bayarslan yönetecek.
Derbi maçında kozlarını paylaşacak Beşiktaş ile Fenerbahçe, Türk futbol tarihinde daha önce 355 kez karşılaştı.
İki ekip arasında 28 Kasım 1924'te Fenerbahçe'nin 4-0 üstün tamamladığı müsabakayla başlayan 98 yıllık rekabette sarı-lacivertliler, rakibi karşısında galibiyet ve gol sayısı bakımından önde bulunuyor.
Geride kalan maçlarda Fenerbahçe 133, Beşiktaş 126 galibiyet aldı, 96 karşılaşmada ise taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamadı.
Rekabette Fenerbahçe'nin 492 golüne, Beşiktaş 451 golle karşılık verdi.

İki takım arasındaki lig maçları
Beşiktaş ile Fenerbahçe, 1959 yılından bu yana düzenlenen lig maçlarında 132 kez karşı karşıya geldi.
Ligde geride kalan müsabakalarda Fenerbahçe 47, Beşiktaş 41 galibiyet aldı. İki takım arasındaki 44 maç ise beraberlikle sonuçlandı.
Her iki takımın lig maçlarındaki gol sayısı ise birbirlerine eşit. İki ekip de birbirlerine 151'er gol attı.

Geçen sezon üstünlük kurulamadı
Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanan karşılaşmalarda geçen sezon eşitlik oluştu.
Ligin ilk yarısında Kadıköy'de oynanan derbi 2-2'lik beraberlikle sonuçlandı. Sezonun ikinci karşılaşmasında ise ekipler Vodafone Park'tan 1-1'lik sonuçla ayrıldı.

Fenerbahçe'de 3 eksik
Fenerbahçe, derbide 3 oyuncusundan yararlanamayacak.
Sarı-lacivertlilerde tedavileri devam eden Nazım Sangare, Luan Peres ve Joshua King, Beşiktaş karşısında forma giyemeyecek.
Bu oyuncuların yanı sıra, takımla çalışmalara tekrar başlayan ancak henüz tam hazır durumda olmayan Serdar Aziz'in de derbide oynaması beklenmiyor.
Öte yandan, Fenerbahçe'de ligde 3 sarı kartı bulunan Ferdi Kadıoğlu, ceza sınırda yer alıyor. Milli oyuncu, kart görmesi durumunda VavaCars Fatih Karagümrük karşısında forma giyemeyecek.

Jesus, dörtlü savunmaya dönecek
Fenerbahçe'de teknik direktör Jorge Jesus'un derbide, savunmadaki eksiklik sebebiyle sisteminde değişikliğe gitmesi bekleniyor.
Sarı-lacivertli takımı son zamanlarda 3'lü savunmayla sahaya süren Portekizli teknik adam, savunma oyuncularının sakatlığı nedeniyle son Alanyaspor maçına 4'lü savunmayla çıkmıştı.
Fenerbahçe'de savunma oyuncularından Luan Peres ile Serdar Aziz'in tedavisinin devam etmesinden dolayı deneyimli çalıştırıcı, Beşiktaş karşısında takımını 4-4-2 sistemiyle sahaya sürmeyi planlıyor.

Fenerbahçe taraftarı yer almayacak
Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki derbide sarı-lacivertli taraftarlar yer almayacak.
Kulüplerin anlaşmasının ardından İl Güvenlik Kurulu kararıyla Vodafone Park'ta sadece ev sahibi takım seyircileri bulunacak.

Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinden ilginç notlar
Fenerbahçe, birbirlerine karşı tarihi maçlara imza attı.
İki takım birbirlerine karşı en farklı galibiyetlerini yedişer gol atarak kazandı. Beşiktaş, 23 Mart 1941'deki özel karşılaşmayı 7-1 kazandı. Siyah-beyazlılar, 6 Ocak 1990'da Fenerbahçe'yi 5-1 yenerek ligde rakibine karşı en farklı galibiyetine ulaştı.
Fenerbahçe ise siyah-beyazlı rakibi karşısında en farklı galibiyetini 6 Aralık 1958'de oynanan özel maçta 7-0'lık skorla aldı. Sarı-lacivertliler, Beşiktaş'a karşı ligdeki en farklı galibiyetini 7 Mart 1976 ve 7 Ekim 2012'de 3-0'lık sonuçlarla yaşadı.

En gollü maçlar
İki rakip arasında geride kalan 355 maçta, penaltılar hariç en fazla golün atıldığı karşılaşmada sporseverler 9 gol izledi.
İnönü Stadı'nda 11 Ağustos 1974'te yapılan TSYD Kupası maçını Beşiktaş 5-4 kazanırken, filelere giden 9 gol, 98 yıllık rekabette bir maçta atılan en fazla gol olarak tarihe geçti.
Beşiktaş ile Fenerbahçe 19 Mayıs 1955'te Atatürk Kupası'nda karşı karşıya gelirken, mücadele 4-4 beraberlikle sonuçlandı. Fenerbahçe, 1 Temmuz 1960'daki Cemal Gürsel Kupası karşılaşmasını ise 6-2 kazandı.

Golcüler
Rekabette en fazla golü Beşiktaş'ın efsane kaptanı Hakkı Yeten attı. Fenerbahçe'ye karşı 58 kez Beşiktaş forması giyen "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 32 kez fileleri havalandırdı. Sarı-lacivertli ekip adına Beşiktaş'a en fazla golü ise 19 golle Cemil Turan kaydetti.
En çok forma giyenler
Beşiktaş-Fenerbahçe derbilerinde en çok forma giyen futbolcu unvanı Beşiktaşlı Rıza Çalımbay'a ait.
Rıza Çalımbay, siyah-beyazlı formayla Fenerbahçe karşısında 64 maçta görev yaptı. Bu futbolcuyu 61 maçla Beşiktaşlı Şeref Görkey, 59'ar maçla da Beşiktaşlı Ulvi Güveneroğlu ile Fenerbahçeli Müjdat Yetkiner izliyor.

En erken gol Bolic'in
Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinde bilinen en erken golü Elvir Bolic attı.
İki takım arasında 10 Mart 1996'da İnönü Stadı'nda yapılan lig maçının 21. saniyesinde fileleri havalandıran Fenerbahçeli Bolic, rekabetin kayıtlara geçen en erken golüne imza koydu. Fenerbahçe bu maçı 2-1 kazandı.
Ayrıca, 1991'de "Şifo" lakaplı Beşiktaşlı Mehmet Özdilek, Kadıköy'de 2-2 sonuçlanan lig mücadelesinin 37. saniyesinde sarı-lacivertli ekibin filelerini havalandırdı.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin 98 yıllık geçmişinde iki takım formasını da giyen pek çok futbolcu bulunuyor.
Son dönemde iki takımda da oynayan futbolcular şunlar:
Adem İbrahimoğlu, Ali Kemal Denizci, Engin İpekoğlu, Tayfur Havutcu, Feyyaz Uçar, Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Oktay Derelioğlu, Alpay Özalan, Ahmet Yıldırım, Emre Aşık, Ali Güneş, Tayfun Korkut, Murat Şahin, Mustafa Doğan, Mert Nobre, Fahri Tatan, Tümer Metin, Mehmet Yozgatlı, Rüştü Reçber, Burak Yılmaz, Mehmet Aurelio, Uğur Boral, Egemen Korkmaz, Mamadou Niang, Caner Erkin, Gökhan Gönül, İsmail Köybaşı, Jeremain Lens, Tolgay Arslan, Jose Sosa, Josef de Souza, Mehmet Topal, Salih Uçan, Mert Günok, Michy Batshuayi.

Bir maçta en çok gol atan futbolcu Zeki Rıza Sporel
Derbi rekabeti tarihinde bir maçta en fazla golü Zeki Rıza Sporel kaydetti.
Şimdiki Ülker Stadı'nın bulunduğu yerde, 18 Haziran 1926'da yapılan rekabetteki ikinci randevuyu Fenerbahçe 4-1 kazanırken, bu özel müsabakada sarı-lacivertlilerin gollerinin tamamını Zeki Rıza Sporel attı.

İlk resmi maç berabere
Rakipler arasında ilk resmi maç, 12 Kasım 1926'da oynandı.
Taksim Stadı'ndaki İstanbul Ligi maçı golsüz eşitlikle tamamlandı.

Kendi kalesine gol atanlar
Beşiktaş-Fenerbahçe maçlarında bazı oyuncular kendi kalelerine gol atma şanssızlığını yaşadı.
Son dönemde oynanan karşılaşmalarda, Beşiktaş'tan Mehmet Ekşi, Recep Çetin, Ulvi Güveneroğlu, Ertuğrul Sağlam, Necip Uysal, Egemen Korkmaz, Dusko Tosic ve Marcelo Guedes, Fenerbahçe'den ise Nejat Barut, Piotr Soczynski, Saffet Akbaş, Dirk Kuyt ve Simon Kjaer kendi kalelerine gol attı.

İlk lig maçı
Beşiktaş ile Fenerbahçe, profesyonel lig tarihindeki ilk karşılaşmalarını 18 Mart 1959'da yaptı.
İnönü Stadı'ndaki ilk lig maçını Fenerbahçe 1-0 kazandı.

İki takımda da gol atanlar
Rekabetin 98 yıllık geçmişinde iki takımın da formasını giyen oyunculardan bazıları, derbilerde farklı formalarla gol atma başarısına ulaştı.
Şenol Birol, Ali Kemal Denizci, Tayfur Havutcu, Mert Nobre, Tümer Metin, Mamadou Niang ve Gökhan Gönül, hem Beşiktaş hem de Fenerbahçe formalarıyla rekabette gol sevinci yaşadı.
Geçtiğimiz sezonun ilk yarısında oynanan ve 2-2 berabere biten karşılaşmada ise geçmiş sezonlarda Fenerbahçe'de oynayan Josef de Souza, şu an kadrosunda yer aldığı Beşiktaş formasıyla iki gol birden attı.

İlk gece maçı
İki takım arasındaki derbi mücadelesinde ilk gece maçı 12 Haziran 1960'ta, Ankara 19 Mayıs Stadı'nda yapıldı.
Işıklar altında yapılan ilk karşılaşma özelliğini taşıyan bu lig maçını Fenerbahçe 1-0 galip tamamladı.

En çok görülen sonuç: 1-0
Rakiplerin geride kalan 354 maçında en çok görülen sonuç 1-0 oldu.
Fenerbahçe, Beşiktaş'ı 40, Beşiktaş da Fenerbahçe'yi 37 kez 1-0'lık sonuçlarla yenerken, 98 yıllık derbi tarihindeki toplam 77 maçta sporseverler birer gol gördü.
Toplam 13 ayrı statta karşılaşan rakipler, ayrıca 29 kez de 0-0 berabere kaldı.

Hasret maçları
Beşiktaş, Fenerbahçe karşısında üst üste 17, Fenerbahçe ise çeşitli dönemlerde 3 kez 12 maç üst üste galip gelemeyerek, taraftarlarına derbi galibiyeti hasreti çektirdi.
Öte yandan Beşiktaş 7, Fenerbahçe ise 6 maç üst üste kazanarak, rakiplerine belirli dönemlerde üstünlük kurdu.

Hükmen galibiyetler
Beşiktaş ile Fenerbahçe'nin bir asra yaklaşan rekabetinde son dönemlerde üç karşılaşma hükmen sonuçlandı.
Fenerbahçe Stadı'nda 4 Mayıs 1983'te yapılan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçı 1-1 berabere sonuçlanmasına rağmen Beşiktaş oyuncusu Mehmet Ekşi'nin çift sarı kartla oynadığının anlaşılması üzerine sarı-lacivertli ekip, karşılaşmada 3-0 hükmen galip sayıldı. Beşiktaş, rövanş maçını 2-1 kazandığı halde elenmekten kurtulamadı.
İnönü Stadı'nda 16 Eylül 2000'de yapılan lig maçında ise siyah-beyazlı ekip, Fenerbahçe'yi 3-0 yendi. Fenerbahçe'nin teknik direktörü Mustafa Denizli, yeni uygulamaya giren 5+1 kuralına uymayıp, 62. dakikada 6. yabancı oyuncuyu da sahaya sürünce Beşiktaş'ın 3-0'lık galibiyeti hükmen tescil edildi.
İki takım arasında 2017-2018 sezonunda oynanan karşılaşma da yaşanan saha olayları sebebiyle yarıda kaldı. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde 2-2'lik ilk maçın rövanşında iki takım 19 Nisan'da Ülker Stadı'nda karşı karşıya geldi. Karşılaşma, 57. dakikada skor 0-0'ken yaşanan olaylar nedeniyle hakem Mete Kalkavan tarafından tatil edildi. Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, rövanş maçının, yarıda kaldığı andaki şartlarla, seyircisiz oynanmasına karar verdi. Bunun üzerine Beşiktaş Kulübü, sahaya çıkmama kararı aldı. İki takım arasında 3 Mayıs'ta oynanması gereken mücadelede Beşiktaş, sahaya çıkmayınca 3-0 hükmen mağlup sayıldı.

"Top çizgiyi geçti mi, geçmedi mi?" tartışması
Rakiplerin 16 Kasım 1991'deki maçı, beraberinde uzun yıllar süren bir tartışmaya yol açtı.
Fenerbahçe Stadı'nda 2-2 biten lig maçının 87. dakikasında Beşiktaş'ın Mehmet Özdilek ile attığı beraberlik golünde topun gol çizgisini geçip geçmediği kamuoyunda uzun süren tartışmalara neden oldu.
Fenerbahçe'nin savunma oyuncusu Semih Yuvakuran, Beşiktaşlı Mehmet Özdilek'in kaleye gönderdiği topu çıkarırken; maçın hakemi Ahmet Çakar, yardımcısı Çetin Oytuner ile "gol" kararı verdi. Sarı-lacivertli oyuncular ve teknik heyetin uzun süren itirazları, sonucu değiştirmedi. Maçın oynanmasından 17 yıl sonra yayıncı kuruluşun programında pozisyon masaya yatırılmış ve "piero" adlı aygıtın ölçümlerine göre meşin yuvarlağın, 4 santimetre çizgiyi geçtiği tespit edilerek, tartışmalara son nokta konmuştu.

Pancu kaleye geçti
İki takım arasındaki ilginç notlardan biri de 2004-2005 sezonunda Kadıköy'de oynanan derbi mücadelesinde yaşandı.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 17 Nisan 2005'te yapılan maç adeta gol düellosu şeklinde geçerken, Beşiktaşlı futbolcu Daniel Gabriel Pancu'nun kaleye geçmesi derbiye damgasını vurdu.
Beşiktaş kalecisi Oscar Cordoba, 80. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı. Kırmızı kart öncesinde 3 oyuncu değiştirme hakkını kullanan siyah-beyazlı ekipte, Rumen futbolcu Daniel Pancu kalan bölümde kaleye geçti. Uzatma bölümüyle birlikte 18 dakika kaleyi koruyan Rumen futbolcu, sadece penaltıdan bir gol yerken, Beşiktaş karşılaşmayı 4-3 kazandı. Siyah-beyazlı kulüp, 4-3 kazanılan bu maçın anısına hatıra tişörtleri yaptırdı.

Bilica kazdı, penaltı kaçtı
Rakiplerin 2009-2010 sezonundaki randevusunda çok ilginç bir olay yaşandı.
Fenerbahçe'nin Kadıköy'de Beşiktaş'ı 1-0 yendiği 18 Nisan 2010'daki lig maçında sarı-lacivertli takımın "Bilica" lakaplı Brezilyalı futbolcusu Fabio Alves Da Silva, siyah-beyazlı takımın 64. dakikada kazandığı penaltı atışı öncesinde penaltı noktasını kramponuyla eşeledi. Daha sonra Beşiktaşlı Bobo'nun kullandığı penaltı atışını, kaleci Volkan Demirel kurtararak rakibine beraberlik şansı tanımadı.
Bilica'nın futbol sahalarında çok ender yaşanan fair play dışı bu hareketi spor gündemini bir süre meşgul etti.

İnönü'deki son derbi Beşiktaş'ın
İki takım arasında İnönü Stadı'ndaki son derbiyi Beşiktaş kazandı.
3 Mart 2013 tarihinde BJK İnönü Stadı'ndaki lig derbisi, tarihi stattaki son derbi maç olarak kayıtlara geçti. Gol düellosu şeklinde geçen maçı Beşiktaş 90+3. dakikada attığı golle 3-2 kazanırken, siyah-beyazlı takımdan Olcay Şahan da BJK İnönü Stadı'ndaki son derbi golünü atan isim oldu.

Fenerbahçe, Vodafone Park'ta 9 kişiyle yenilmedi
Fenerbahçe, Vodafone Park'ta 2016-2017 sezonunda oynanan lig maçında eksik kalmasına rağmen rakibine mağlup olmadı.
Sarı-lacivertli ekip, 7 Mayıs 2017'de Dolmabahçe'de oynanan karşılaşmada 45. dakikada Vincent Aboubakar'ın attığı golle ilk yarıyı 1-0 geride kapadı. Mücadelede ikinci yarıda sayısal olarak da dezavantajlı konuma düşen Fenerbahçe, buna rağmen rakibine boyun eğmedi. Sarı-lacivertli ekip, 88. dakikada Martin Skrtel ve 90+2. dakikada Josef de Souza'nın kırmızı kart görmesiyle 9 kişi kaldı. Fenerbahçe, kazandığı serbest vuruşta 90+4. dakikada Beşiktaşlı oyuncu Marcelo Guedes'in kendi kalesine attığı golle 9 kişi kaldığı karşılaşmadan 1-1 beraberlikle ayrılmayı bildi.

Kadınlar ve çocukların izlediği derbiler
İki takım arasındaki 2 derbi ise tribündeki görüntüsüyle tarihe geçti.
Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında 3 Mayıs 2012'de BJK İnönü Stadı'ndaki derbiyi, siyah-beyazlı kulübün cezası nedeniyle sadece kadınlar ve anneleri yanlarında olmak koşuluyla 12 yaş ve altı çocuklar statta izleyebildi. İki takım arasındaki 97 yıllık rekabette böylece bir ilk yaşandı.
2012-2013 sezonunun ilk yarısında bu kez Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Kadıköy'deki derbi yine sadece kadınlar ve çocuklar önünde oynandı.

Beşiktaş 18 yıllık hasretini yine 10 kişi sonlandırdı
2020-2021 sezonunda Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 4-3 yenen ve deplasmanda rakibine karşı 18 yıllık galibiyet hasretini sonlandıran Beşiktaş, bunu yine 10 kişi kalarak ve aynı skoru elde ederek başardı.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 17 Nisan 2005'te yapılan maçta Beşiktaş, kalecisi Cordoba'nın 80. dakikada kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı. Siyah-beyazlı ekip, buna rağmen rakibine 4-3 üstünlük kurdu. Beşiktaş bu galibiyetin ardından 18 yıl gibi uzun bir süre Fenerbahçe'yi Kadıköy'de mağlup etme sevinci yaşayamadı.
2020-2021 sezonunda rakibini yenerek 18 yıllık hasretini sonlandıran siyah-beyazlı ekip, adeta 2005'teki maçın tekrarını yaşadı. Beşiktaş, 50. dakikada Cyle Larin'in kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı. Siyah-beyazlı ekip, eksik mücadele etmesine rağmen Fenerbahçe'yi yine 4-3 yenerek 18 yıllık hasretine son verdi.



Buz üstüne kıran kırana mücadele: Buz hokeyi hakkında her şey

Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)
Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)
TT

Buz üstüne kıran kırana mücadele: Buz hokeyi hakkında her şey

Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)
Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)

Adrenalin'den herkese merhaba, kış sporları serimizde bu hafta açık alandan çıkıp salona giriyor, milyonların büyük tutkuyla takip ettiği buz hokeyini inceliyoruz.

Buz hokeyi, izleyenleri sahadaki hızı, sert mücadeleyi ve atak temposuyla ekranlara kilitleyen bir takım sporu. Belki futbol ya da basketbol kadar yaygın bilinmiyor ancak kış sporlarının en heyecan verici ve en fiziksel disiplinlerinden biri. 

Buz hokeyinin bugün bilinen haliyle ortaya çıkışı, 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Kanada, modern buz hokeyinin beşiği olarak kabul ediliyor. Kanada'da uzun kış mevsiminde doğa şartları, donmuş göller ve nehirler üzerinde oynanan çeşitli sopalı top oyunları buz hokeyinin ilk örnekleriydi. 

Bu ilk oyunlar zamanla organize edildi, sahalar çizildi ve belirli kurallar ortaya çıktı. Birçok tarihçi, modern buz hokeyinin ilk resmi maçlarının 1870'lerde Montreal'de oynandığını belirtiyor.

Oyun, başlangıçta topu sopayla hedefe vurma üzerine kurulu basit bir eğlenceyken zamanla bugünkü disiplinli takım sporuna dönüştü. Kısa sürede Kanada'nın ulusal sporu haline geldi ve 20. yüzyıla gelindiğinde spor Kuzey Amerika dışında da hızla yayıldı. 

Bugün buz hokeyi sadece Kuzey Amerika'nın değil Avrupa ve Asya'nın da güçlü ilgi gösterdiği bir spor dalı.

Buz hokeyi, iki takım arasında özel olarak hazırlanmış pistte oynanır. Her takımın sahada 6 oyuncusu oluyor: 5 oyuncu ve bir de kaleci.

Oyuncular, sert zeminde hızla kayarak, üzerinde delikler açılmış kauçuk bir disk olan pakı sopalarını kullanarak rakip takımın kalesine sokmaya çalışıyor. Maç süresince tempo son derece yüksek çünkü oyuncular hem defans hem hücum görevlerini aynı anda yürütür. 

Rakip oyuncularla yapılan fiziksel temas buz hokeyinin ayrılmaz bir parçası. Bu temas sadece güç göstergesi değil aynı zamanda oyunu kazanmak için alan açma ve rakibin hamlelerini engelleme amacıyla kuruluyor. 

Buz hokeyinde temas belirli kurallarla sınırlı ve sporcular çarpışırken güvenlik ekipmanları kullanıyor. Bu ekipmanlar kask, yüz maskesi, dişlik, dirsek ve dizlikler gibi fiziksel darbelerin etkisini azaltmak üzere tasarlandı.

Bir buz hokeyi maçı üç eşit süreye bölünür ve bu süreler profesyonel düzeyde genellikle 20 dakikadır. Oyun durunca süre de durduğundan, yayın ve mola süreleriyle birlikte bir maç genellikle 2 ila 2,5 saat sürer.

Takımlar süre boyunca kaleyi savunma ve hücum etme görevini dengeli biçimde yürütür. Buz hokeyinde amaç rakip kaleye gol atmak ve her gol bir puan olarak kayda geçiyor. 

Maç sonunda en çok gol atan takım kazanıyor. Beraberlik durumunda ekstra süre veya penaltı atışlarıyla kazanan belirlenebiliyor. Bu uygulamalar liglere ve turnuvalara göre değişiyor.

Buz hokeyinde kullanılan pak, sertleştirilmiş vulkanize kauçuktan yapılır ve profesyonel seviyede yaklaşık 170 gram ağırlığındadır. Çapı 7,62 santimetre, kalınlığıysa 2,54 santimetredir. 

xcdfvg
Buz hokeyinde kaleciler sahaya özel koruma ekipmanlarıla çıkıyor (Wendell Cruz-Imagn Images)

Maçlardan önce paklar soğutulur, hatta dondurulur çünkü soğuk pak buz üzerinde daha kontrollü kayar ve zıplama ihtimali azalır. Bu da pasların daha düzgün gitmesini ve şutların daha isabetli olmasını sağlar. 

Paklar son derece serttir ve profesyonel maçlarda saatte 160 kilometreyi aşan hızlara ulaşabildiği için tribünlerde ve oyuncu ekipmanlarında ek güvenlik önlemleri alınır.

Kale, metal bir çerçeveden ve pakın içeri girmesini sağlayan ama geri çıkmasını engelleyen özel bir ağdan oluşur. 

Standart bir buz hokeyi kalesi 1,83 metre genişliğinde ve 1,22 metre yüksekliğindedir. Kale direkleri genellikle çelikten yapılır ve kırmızı renkle boyanır, ağ ise dayanıklı naylon iplerden örülür. 

Oyun sopalarıysa oyuncunun pozisyonuna ve oyun tarzına göre değişir. Sopalar ağırlıklı olarak karbon fiber ve kompozit malzemelerden üretilir, bu da onları hem hafif hem de esnek hale getirir. 

Sopanın "bıçak" olarak adlandırılan düz kısmı genellikle plastikle güçlendirilmiş kompozitten yapılır ve pak kontrolünü artıracak şekilde hafif kavisli olur. Sopaların uzunluğu oyuncunun boyuna göre ayarlanır ve kurallara göre buz üzerinde dururken sopanın omuz hizasını geçmemesi gerekir. 

Buz hokeyinin kuralları oyun akışını hızlı ve adil kılacak biçimde geliştirilmiştir. 

Örneğin, "ofsayt" yani önde olma kuralı, bir oyuncunun paktan önce rakip savunma hattını geçerek avantaj sağlamasını engeller. Bir diğer temel kural "icing"dir. Bu kural, takımın kendi yarı sahasından pakı rakip kale çizgisinin ötesine doğru fırlattığında oyunun durmasına neden olur ve avantajlı pozisyonu engeller. 

Bu kurallar, oyunun kontrolünü sağlar ve stratejik hücumları öne çıkarır. Oyuncular arasında sert temas ve itişmeler sıkça görülse de oyunu düzenleyen kurumlar bu teması belirli sınırlar içinde tutmak için yaptırımlar uygular.

Fauller, duruşlar ve rakibe sopayla müdahale gibi durumlar hakemler tarafından cezalandırılır ve takım kısa süreli oyuncu eksikliğiyle mücadele eder.

Buz hokeyinde kavgalar sahada çok hızlı gelişebilir ve izleyenler için şaşırtıcı görünebilir. Yüksek tempolu maçlarda, özellikle güçlü rakipler karşı karşıya geldiğinde bazen birkaç saniye içinde birden fazla oyuncu arasında fiziksel temas tırmanıp yumruklaşmaya dönüşebilir. 

Bu tip durumlarda hakemlerin hemen araya girmediğini görmek de normaldir. Bunun nedeni, hokey kurallarında kavganın "oyunun akışı içinde" değerlendirilmesi ve bir tür kontrollü istisna olarak kabul edilmesidir. 

Hakemler bir mücadele sırasında yumruklaşmanın başladığını gördüğünde genellikle oyuncular yere düşene veya birbirlerini ayırana kadar bekler; çünkü anında müdahale hem hakemin hem de oyuncuların güvenliği açısından riskli olabilir. 

Ancak bu bekleme kavganın serbest olduğu anlamına gelmez. Buz hokeyi kurallarına göre kavga eden oyuncular otomatik olarak ceza alırlar ve çoğu ligde bu ceza en az 5 dakika olarak uygulanır. 

Eğer bir oyuncu provokasyon yaratır, üçüncü bir oyuncu kavgaya dahil olursa, kask çıkarıp ekstra fiziki temas kurarsa veya kaleci gibi normalde kavgaya dahil olmayan bir oyuncu yumruklaşmaya katılırsa bu cezalar daha da ağırlaşır. Maçtan ihraç veya uzun süreli ceza söz konusu olabilir. 

Hokey kurumları oyuncu güvenliğini ilk sıraya koyduklarından bu tür olaylara uygulanan yaptırımlar her sezon biraz daha sıkılaştırılıyor.

Buz hokeyinin bugün ulaştığı en üst seviye, National Hockey League'dir (NHL).

NHL, 1917'de Kuzey Amerika'da kuruldu ve kısa sürede dünyanın en elit buz hokeyi organizasyonu hâline geldi. 

Bu lig, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nden toplam 32 takımı bir araya getirir. NHL sezonu Ekim ayında başlar ve Nisan ayında normal sezon maçlarıyla devam eder. 

Ardından playofflar gelir ve Stanley Cup için mücadele eden takımlar şampiyonluk kupasını kazanmak için iç saha ve deplasman avantajlarını kullanarak yıllık bir seri yaparlar. 

Stanley Cup, spor dünyasında profesyonel takım sporları arasında en prestijli kupalardan biri olarak kabul edilir.

NHL sadece oyuncuların en üst düzey yeteneklerini sergilediği bir organizasyon değil aynı zamanda buz hokeyinin küresel markası hâline gelmiş bir yapıdır. 

NHL'de izlenen oyun hızı, sertlik seviyesi ve rekabet çıtası, dünyanın diğer bölgelerindeki liglere ve milli takımlar düzeyindeki müsabakalara ilham veriyor. 

Kanada'da özellikle Quebec, Ontario ve Manitoba gibi eyaletlerde genç yetenekler NHL kulüplerinin altyapı sistemlerinde yetiştiriliyor ve buradan profesyonel başarı basamaklarına tırmanıyor. Aynı şekilde ABD'de Minnesota, Michigan gibi eyaletler buz hokeyi altyapısına yatırım yapan önemli merkezler.

NHL dışındaki önemli liglerin başında Avrupa ligleri geliyor. Özellikle Kıtasal Hokey Ligi (KHL), Rusya merkezli olmak üzere Belarus, Çin ve Kazakistan'da da takımların mücadele ettiği, dünyadaki en güçlü ikinci lig olarak kabul ediliyor. 

KHL, yüksek bütçeli takımları, uluslararası oyuncu çeşitliliği ve seyirci ilgisiyle NHL'e ciddi bir alternatif oluşturuyor. 

İsveç, Finlandiya, Çekya ve İsviçre gibi ülkelerde organize edilen ulusal profesyonel ligler de yerel takımların ve genç yeteneklerin gelişimini destekliyor. Bu liglerde oynanan maçlar, Avrupa kupaları gibi turnuvalara katılım ve milli takım konularında sporcular için prestijli bir yarış imkanı sunuyor.

Elbette buz hokeyi yalnızca kulüp düzeyinde değil milli takımlar arasında da büyük bir rekabet sunuyor. Olimpiyat Oyunları ve Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu tarafından organize edilen Dünya Şampiyonası, sporun uluslararası sahnedeki en önemli organizasyonları arasında. 

Kaynaklar: NHL, TBHF, Red Bull


F1'in yeni takımı Cadillac, Ferrari'nin eski pilotuyla imzaladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

F1'in yeni takımı Cadillac, Ferrari'nin eski pilotuyla imzaladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Cadillac, 2026'daki ilk F1 sezonu için yedek pilot olarak Zhou Guanyu'yla anlaştı.

2022'yle 2024 arasında Alfa Romeo/Sauber adına F1'de yarışan Çinli pilot Zhou, geçen sezon Ferrari'de Lewis Hamilton ve Charles Leclerc'in yedeği olarak görev yapmış ancak yarış haftasonlarında yer almamıştı.

Deneyimli ikili Sergio Perez ve Valtteri Bottas, bu yıl Cadillac'ın ilk pilot kadrosunu oluşturacak, Zhou ise yedek pilot olarak padokta yer alacak.

Zhou geçen hafta Ferrari'den resmen ayrıldı ancak takım patronu Graeme Lowdon'ın aynı zamanda 26 yaşındaki pilotun menajeri olması nedeniyle Cadillac'a geçiş her zaman muhtemel görünüyordu.

Lowdon, "Yakın zamanda F1 sürüş deneyimine sahip, bir takımın parçası olarak çok çalışmaya hazır ve sezon boyunca bir aracı geliştirmenin zorluklarını bilen bir aday istedik" dedi.

Zhou tam aradığımız kişi. 2026'da yarışlara başlarken bizim için büyük bir değer olacak.

Zhou, Sauber'de geçirdiği üç yıl boyunca Bottas'la takım arkadaşıydı. Daha sonra ikisinin yerini Nico Hulkenberg ve Gabriel Bortoleto almıştı. Bottas geçen yıl Mercedes'te yedek pilot olarak görev yaparken Perez, Red Bull'dan ayrıldıktan sonra bir yıl ara vermişti.

Zhou şunları ekledi:

Bu, sporun şimdiye kadar gördüğü en büyük ve en heyecan verici yeni projelerden biri.

sxdfrgt
Valtteri Bottas ve Sergio Perez, 2026'da Cadillac'ın pilot ikilisi olacak (Cadillac Formula 1 takımı)

Hem Graeme hem de Valtteri'yle uzun yıllar çeşitli görevlerde çalıştım, bu yüzden takıma katılmak aileye geri dönmek gibi hissettiriyor.

Cadillac ayrıca Amerikalı pilot Colton Herta'yla da anlaştı ancak eski IndyCar yarış galibi, gelecekte F1'de mücadele etmek için gerekli süper lisans puanlarını kazanmak amacıyla bu yıl Formula 2'de yarışacak.

Bu yıl F1'e 11. takım olarak katılan Amerikan ekibi, en az 2029'a kadar Ferrari motorlarını kullanacak. Takım 4 üs üzerinden faaliyet gösterecek: Üçü ABD'de (Indiana, Kuzey Karolina ve Michigan) ve biri Birleşik Krallık'taki Silverstone'da. 2026 sezonu 8 Mart'ta Avustralya'da başlayacak.

Cadillac'ın gelişi, F1'de 10'dan fazla takımın olacağı anlamına geliyor. Bu, Haas'ın spora katıldığı ve Manor Racing'in aynı yıl çekildiği 2016'dan beri ilk kez oluyor.

Independent Türkçe


İskoçya’dan tarihi karar: Dünya Kupası için resmi tatil ilan edilecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İskoçya’dan tarihi karar: Dünya Kupası için resmi tatil ilan edilecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İskoçya, erkek milli takımının 1998'den bu yana ilk kez Dünya Kupası'nda oynamasını kutlamak için 2026'da yeni bir resmi tatil ilan etmeye hazırlanıyor.

Takım, turnuvadaki son maçlarından neredeyse 30 yıl sonra, 14 Haziran'da ABD'nin Massachusetts eyaletinde TSİ 05.00'te Haiti'yle karşılaşacak.

İskoçya Başbakanı John Swinney, İskoçların bu büyük geri dönüşü kutlamasına olanak sağlamak için 15 Haziran Pazartesi gününün resmi tatil ilan edilmesini önerdi.

Swinney, "İskoçya'nın erkekler Dünya Kupası'na katılması olağanüstü bir başarı ve dönüm noktasıydı. Danimarka'ya karşı kazanılan çarpıcı zaferin ardından gelen tepkiler, futbolun ülke için ne ifade ettiğini hepimize hatırlattı" dedi.

Bu yıl, İskoçya için bu büyük fırsattan en iyi şekilde yararlanmak ve mümkün olduğunca çok insanın takımın başarısını kutlama fırsatına sahip olmasını sağlamak istiyoruz. Bu sadece tarihi bir spor etkinliği değil, aynı zamanda İskoçya'nın dünya sahnesinde yer alması, ticari gelişimi kendine çekmesi, ülke içinde turizm ilgisi yaratması ve kültürel ve sportif bağlantılar kurması için de bir fırsat. Dolayısıyla açılış maçımızdan sonraki pazartesi gününün ulusal resmi tatil olmasını sağlamak için adımlar atıyorum, böylece maçın sonucu ne olursa olsun, hepimiz bir araya gelip bu olayı deneyimleyebiliriz.

Resmi tatiller, 1971 tarihli Bankacılık ve Finansal İşlemler Yasası kapsamında belirleniyor. İlgili yetkiler, 1998 tarihli İskoçya Yasası'yla İskoçya'ya devredilmişti.

İskoçya, 1998 tarihli İskoçya Yasası'yla devredilen ilgili yetkilerle, Birleşik Krallık'ın geri kalanından farklı resmi tatiller belirleyebiliyor.

İskoçya'da bir gün, Kraliyet Bildirisi'yle resmi tatil ilan edilebiliyor. Bu, Başbakan'ın İskoçya için bildiriler konusunda Özel Konsey'e tavsiyede bulunması ve ardından Kral tarafından Kraliyet Bildirisi'yle belirlenmesi anlamına geliyor.

Ancak ilan edilse bile işverenler yasal olarak resmi tatili uygulamak zorunda değil.

Independent Türkçe