Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinde 356. randevu

Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasındaki derbi müsabakasında yarın karşı karşıya gelecek Beşiktaş ile Fenerbahçe, 356. randevuya çıkacak.

AA
AA
TT

Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinde 356. randevu

AA
AA

Vodafone Park'ta oynanacak ve saat 20.00'de başlayacak müsabakayı hakem Volkan Bayarslan yönetecek.
Derbi maçında kozlarını paylaşacak Beşiktaş ile Fenerbahçe, Türk futbol tarihinde daha önce 355 kez karşılaştı.
İki ekip arasında 28 Kasım 1924'te Fenerbahçe'nin 4-0 üstün tamamladığı müsabakayla başlayan 98 yıllık rekabette sarı-lacivertliler, rakibi karşısında galibiyet ve gol sayısı bakımından önde bulunuyor.
Geride kalan maçlarda Fenerbahçe 133, Beşiktaş 126 galibiyet aldı, 96 karşılaşmada ise taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamadı.
Rekabette Fenerbahçe'nin 492 golüne, Beşiktaş 451 golle karşılık verdi.

İki takım arasındaki lig maçları
Beşiktaş ile Fenerbahçe, 1959 yılından bu yana düzenlenen lig maçlarında 132 kez karşı karşıya geldi.
Ligde geride kalan müsabakalarda Fenerbahçe 47, Beşiktaş 41 galibiyet aldı. İki takım arasındaki 44 maç ise beraberlikle sonuçlandı.
Her iki takımın lig maçlarındaki gol sayısı ise birbirlerine eşit. İki ekip de birbirlerine 151'er gol attı.

Geçen sezon üstünlük kurulamadı
Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanan karşılaşmalarda geçen sezon eşitlik oluştu.
Ligin ilk yarısında Kadıköy'de oynanan derbi 2-2'lik beraberlikle sonuçlandı. Sezonun ikinci karşılaşmasında ise ekipler Vodafone Park'tan 1-1'lik sonuçla ayrıldı.

Fenerbahçe'de 3 eksik
Fenerbahçe, derbide 3 oyuncusundan yararlanamayacak.
Sarı-lacivertlilerde tedavileri devam eden Nazım Sangare, Luan Peres ve Joshua King, Beşiktaş karşısında forma giyemeyecek.
Bu oyuncuların yanı sıra, takımla çalışmalara tekrar başlayan ancak henüz tam hazır durumda olmayan Serdar Aziz'in de derbide oynaması beklenmiyor.
Öte yandan, Fenerbahçe'de ligde 3 sarı kartı bulunan Ferdi Kadıoğlu, ceza sınırda yer alıyor. Milli oyuncu, kart görmesi durumunda VavaCars Fatih Karagümrük karşısında forma giyemeyecek.

Jesus, dörtlü savunmaya dönecek
Fenerbahçe'de teknik direktör Jorge Jesus'un derbide, savunmadaki eksiklik sebebiyle sisteminde değişikliğe gitmesi bekleniyor.
Sarı-lacivertli takımı son zamanlarda 3'lü savunmayla sahaya süren Portekizli teknik adam, savunma oyuncularının sakatlığı nedeniyle son Alanyaspor maçına 4'lü savunmayla çıkmıştı.
Fenerbahçe'de savunma oyuncularından Luan Peres ile Serdar Aziz'in tedavisinin devam etmesinden dolayı deneyimli çalıştırıcı, Beşiktaş karşısında takımını 4-4-2 sistemiyle sahaya sürmeyi planlıyor.

Fenerbahçe taraftarı yer almayacak
Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki derbide sarı-lacivertli taraftarlar yer almayacak.
Kulüplerin anlaşmasının ardından İl Güvenlik Kurulu kararıyla Vodafone Park'ta sadece ev sahibi takım seyircileri bulunacak.

Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinden ilginç notlar
Fenerbahçe, birbirlerine karşı tarihi maçlara imza attı.
İki takım birbirlerine karşı en farklı galibiyetlerini yedişer gol atarak kazandı. Beşiktaş, 23 Mart 1941'deki özel karşılaşmayı 7-1 kazandı. Siyah-beyazlılar, 6 Ocak 1990'da Fenerbahçe'yi 5-1 yenerek ligde rakibine karşı en farklı galibiyetine ulaştı.
Fenerbahçe ise siyah-beyazlı rakibi karşısında en farklı galibiyetini 6 Aralık 1958'de oynanan özel maçta 7-0'lık skorla aldı. Sarı-lacivertliler, Beşiktaş'a karşı ligdeki en farklı galibiyetini 7 Mart 1976 ve 7 Ekim 2012'de 3-0'lık sonuçlarla yaşadı.

En gollü maçlar
İki rakip arasında geride kalan 355 maçta, penaltılar hariç en fazla golün atıldığı karşılaşmada sporseverler 9 gol izledi.
İnönü Stadı'nda 11 Ağustos 1974'te yapılan TSYD Kupası maçını Beşiktaş 5-4 kazanırken, filelere giden 9 gol, 98 yıllık rekabette bir maçta atılan en fazla gol olarak tarihe geçti.
Beşiktaş ile Fenerbahçe 19 Mayıs 1955'te Atatürk Kupası'nda karşı karşıya gelirken, mücadele 4-4 beraberlikle sonuçlandı. Fenerbahçe, 1 Temmuz 1960'daki Cemal Gürsel Kupası karşılaşmasını ise 6-2 kazandı.

Golcüler
Rekabette en fazla golü Beşiktaş'ın efsane kaptanı Hakkı Yeten attı. Fenerbahçe'ye karşı 58 kez Beşiktaş forması giyen "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 32 kez fileleri havalandırdı. Sarı-lacivertli ekip adına Beşiktaş'a en fazla golü ise 19 golle Cemil Turan kaydetti.
En çok forma giyenler
Beşiktaş-Fenerbahçe derbilerinde en çok forma giyen futbolcu unvanı Beşiktaşlı Rıza Çalımbay'a ait.
Rıza Çalımbay, siyah-beyazlı formayla Fenerbahçe karşısında 64 maçta görev yaptı. Bu futbolcuyu 61 maçla Beşiktaşlı Şeref Görkey, 59'ar maçla da Beşiktaşlı Ulvi Güveneroğlu ile Fenerbahçeli Müjdat Yetkiner izliyor.

En erken gol Bolic'in
Beşiktaş-Fenerbahçe rekabetinde bilinen en erken golü Elvir Bolic attı.
İki takım arasında 10 Mart 1996'da İnönü Stadı'nda yapılan lig maçının 21. saniyesinde fileleri havalandıran Fenerbahçeli Bolic, rekabetin kayıtlara geçen en erken golüne imza koydu. Fenerbahçe bu maçı 2-1 kazandı.
Ayrıca, 1991'de "Şifo" lakaplı Beşiktaşlı Mehmet Özdilek, Kadıköy'de 2-2 sonuçlanan lig mücadelesinin 37. saniyesinde sarı-lacivertli ekibin filelerini havalandırdı.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin 98 yıllık geçmişinde iki takım formasını da giyen pek çok futbolcu bulunuyor.
Son dönemde iki takımda da oynayan futbolcular şunlar:
Adem İbrahimoğlu, Ali Kemal Denizci, Engin İpekoğlu, Tayfur Havutcu, Feyyaz Uçar, Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Oktay Derelioğlu, Alpay Özalan, Ahmet Yıldırım, Emre Aşık, Ali Güneş, Tayfun Korkut, Murat Şahin, Mustafa Doğan, Mert Nobre, Fahri Tatan, Tümer Metin, Mehmet Yozgatlı, Rüştü Reçber, Burak Yılmaz, Mehmet Aurelio, Uğur Boral, Egemen Korkmaz, Mamadou Niang, Caner Erkin, Gökhan Gönül, İsmail Köybaşı, Jeremain Lens, Tolgay Arslan, Jose Sosa, Josef de Souza, Mehmet Topal, Salih Uçan, Mert Günok, Michy Batshuayi.

Bir maçta en çok gol atan futbolcu Zeki Rıza Sporel
Derbi rekabeti tarihinde bir maçta en fazla golü Zeki Rıza Sporel kaydetti.
Şimdiki Ülker Stadı'nın bulunduğu yerde, 18 Haziran 1926'da yapılan rekabetteki ikinci randevuyu Fenerbahçe 4-1 kazanırken, bu özel müsabakada sarı-lacivertlilerin gollerinin tamamını Zeki Rıza Sporel attı.

İlk resmi maç berabere
Rakipler arasında ilk resmi maç, 12 Kasım 1926'da oynandı.
Taksim Stadı'ndaki İstanbul Ligi maçı golsüz eşitlikle tamamlandı.

Kendi kalesine gol atanlar
Beşiktaş-Fenerbahçe maçlarında bazı oyuncular kendi kalelerine gol atma şanssızlığını yaşadı.
Son dönemde oynanan karşılaşmalarda, Beşiktaş'tan Mehmet Ekşi, Recep Çetin, Ulvi Güveneroğlu, Ertuğrul Sağlam, Necip Uysal, Egemen Korkmaz, Dusko Tosic ve Marcelo Guedes, Fenerbahçe'den ise Nejat Barut, Piotr Soczynski, Saffet Akbaş, Dirk Kuyt ve Simon Kjaer kendi kalelerine gol attı.

İlk lig maçı
Beşiktaş ile Fenerbahçe, profesyonel lig tarihindeki ilk karşılaşmalarını 18 Mart 1959'da yaptı.
İnönü Stadı'ndaki ilk lig maçını Fenerbahçe 1-0 kazandı.

İki takımda da gol atanlar
Rekabetin 98 yıllık geçmişinde iki takımın da formasını giyen oyunculardan bazıları, derbilerde farklı formalarla gol atma başarısına ulaştı.
Şenol Birol, Ali Kemal Denizci, Tayfur Havutcu, Mert Nobre, Tümer Metin, Mamadou Niang ve Gökhan Gönül, hem Beşiktaş hem de Fenerbahçe formalarıyla rekabette gol sevinci yaşadı.
Geçtiğimiz sezonun ilk yarısında oynanan ve 2-2 berabere biten karşılaşmada ise geçmiş sezonlarda Fenerbahçe'de oynayan Josef de Souza, şu an kadrosunda yer aldığı Beşiktaş formasıyla iki gol birden attı.

İlk gece maçı
İki takım arasındaki derbi mücadelesinde ilk gece maçı 12 Haziran 1960'ta, Ankara 19 Mayıs Stadı'nda yapıldı.
Işıklar altında yapılan ilk karşılaşma özelliğini taşıyan bu lig maçını Fenerbahçe 1-0 galip tamamladı.

En çok görülen sonuç: 1-0
Rakiplerin geride kalan 354 maçında en çok görülen sonuç 1-0 oldu.
Fenerbahçe, Beşiktaş'ı 40, Beşiktaş da Fenerbahçe'yi 37 kez 1-0'lık sonuçlarla yenerken, 98 yıllık derbi tarihindeki toplam 77 maçta sporseverler birer gol gördü.
Toplam 13 ayrı statta karşılaşan rakipler, ayrıca 29 kez de 0-0 berabere kaldı.

Hasret maçları
Beşiktaş, Fenerbahçe karşısında üst üste 17, Fenerbahçe ise çeşitli dönemlerde 3 kez 12 maç üst üste galip gelemeyerek, taraftarlarına derbi galibiyeti hasreti çektirdi.
Öte yandan Beşiktaş 7, Fenerbahçe ise 6 maç üst üste kazanarak, rakiplerine belirli dönemlerde üstünlük kurdu.

Hükmen galibiyetler
Beşiktaş ile Fenerbahçe'nin bir asra yaklaşan rekabetinde son dönemlerde üç karşılaşma hükmen sonuçlandı.
Fenerbahçe Stadı'nda 4 Mayıs 1983'te yapılan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçı 1-1 berabere sonuçlanmasına rağmen Beşiktaş oyuncusu Mehmet Ekşi'nin çift sarı kartla oynadığının anlaşılması üzerine sarı-lacivertli ekip, karşılaşmada 3-0 hükmen galip sayıldı. Beşiktaş, rövanş maçını 2-1 kazandığı halde elenmekten kurtulamadı.
İnönü Stadı'nda 16 Eylül 2000'de yapılan lig maçında ise siyah-beyazlı ekip, Fenerbahçe'yi 3-0 yendi. Fenerbahçe'nin teknik direktörü Mustafa Denizli, yeni uygulamaya giren 5+1 kuralına uymayıp, 62. dakikada 6. yabancı oyuncuyu da sahaya sürünce Beşiktaş'ın 3-0'lık galibiyeti hükmen tescil edildi.
İki takım arasında 2017-2018 sezonunda oynanan karşılaşma da yaşanan saha olayları sebebiyle yarıda kaldı. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde 2-2'lik ilk maçın rövanşında iki takım 19 Nisan'da Ülker Stadı'nda karşı karşıya geldi. Karşılaşma, 57. dakikada skor 0-0'ken yaşanan olaylar nedeniyle hakem Mete Kalkavan tarafından tatil edildi. Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, rövanş maçının, yarıda kaldığı andaki şartlarla, seyircisiz oynanmasına karar verdi. Bunun üzerine Beşiktaş Kulübü, sahaya çıkmama kararı aldı. İki takım arasında 3 Mayıs'ta oynanması gereken mücadelede Beşiktaş, sahaya çıkmayınca 3-0 hükmen mağlup sayıldı.

"Top çizgiyi geçti mi, geçmedi mi?" tartışması
Rakiplerin 16 Kasım 1991'deki maçı, beraberinde uzun yıllar süren bir tartışmaya yol açtı.
Fenerbahçe Stadı'nda 2-2 biten lig maçının 87. dakikasında Beşiktaş'ın Mehmet Özdilek ile attığı beraberlik golünde topun gol çizgisini geçip geçmediği kamuoyunda uzun süren tartışmalara neden oldu.
Fenerbahçe'nin savunma oyuncusu Semih Yuvakuran, Beşiktaşlı Mehmet Özdilek'in kaleye gönderdiği topu çıkarırken; maçın hakemi Ahmet Çakar, yardımcısı Çetin Oytuner ile "gol" kararı verdi. Sarı-lacivertli oyuncular ve teknik heyetin uzun süren itirazları, sonucu değiştirmedi. Maçın oynanmasından 17 yıl sonra yayıncı kuruluşun programında pozisyon masaya yatırılmış ve "piero" adlı aygıtın ölçümlerine göre meşin yuvarlağın, 4 santimetre çizgiyi geçtiği tespit edilerek, tartışmalara son nokta konmuştu.

Pancu kaleye geçti
İki takım arasındaki ilginç notlardan biri de 2004-2005 sezonunda Kadıköy'de oynanan derbi mücadelesinde yaşandı.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 17 Nisan 2005'te yapılan maç adeta gol düellosu şeklinde geçerken, Beşiktaşlı futbolcu Daniel Gabriel Pancu'nun kaleye geçmesi derbiye damgasını vurdu.
Beşiktaş kalecisi Oscar Cordoba, 80. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı. Kırmızı kart öncesinde 3 oyuncu değiştirme hakkını kullanan siyah-beyazlı ekipte, Rumen futbolcu Daniel Pancu kalan bölümde kaleye geçti. Uzatma bölümüyle birlikte 18 dakika kaleyi koruyan Rumen futbolcu, sadece penaltıdan bir gol yerken, Beşiktaş karşılaşmayı 4-3 kazandı. Siyah-beyazlı kulüp, 4-3 kazanılan bu maçın anısına hatıra tişörtleri yaptırdı.

Bilica kazdı, penaltı kaçtı
Rakiplerin 2009-2010 sezonundaki randevusunda çok ilginç bir olay yaşandı.
Fenerbahçe'nin Kadıköy'de Beşiktaş'ı 1-0 yendiği 18 Nisan 2010'daki lig maçında sarı-lacivertli takımın "Bilica" lakaplı Brezilyalı futbolcusu Fabio Alves Da Silva, siyah-beyazlı takımın 64. dakikada kazandığı penaltı atışı öncesinde penaltı noktasını kramponuyla eşeledi. Daha sonra Beşiktaşlı Bobo'nun kullandığı penaltı atışını, kaleci Volkan Demirel kurtararak rakibine beraberlik şansı tanımadı.
Bilica'nın futbol sahalarında çok ender yaşanan fair play dışı bu hareketi spor gündemini bir süre meşgul etti.

İnönü'deki son derbi Beşiktaş'ın
İki takım arasında İnönü Stadı'ndaki son derbiyi Beşiktaş kazandı.
3 Mart 2013 tarihinde BJK İnönü Stadı'ndaki lig derbisi, tarihi stattaki son derbi maç olarak kayıtlara geçti. Gol düellosu şeklinde geçen maçı Beşiktaş 90+3. dakikada attığı golle 3-2 kazanırken, siyah-beyazlı takımdan Olcay Şahan da BJK İnönü Stadı'ndaki son derbi golünü atan isim oldu.

Fenerbahçe, Vodafone Park'ta 9 kişiyle yenilmedi
Fenerbahçe, Vodafone Park'ta 2016-2017 sezonunda oynanan lig maçında eksik kalmasına rağmen rakibine mağlup olmadı.
Sarı-lacivertli ekip, 7 Mayıs 2017'de Dolmabahçe'de oynanan karşılaşmada 45. dakikada Vincent Aboubakar'ın attığı golle ilk yarıyı 1-0 geride kapadı. Mücadelede ikinci yarıda sayısal olarak da dezavantajlı konuma düşen Fenerbahçe, buna rağmen rakibine boyun eğmedi. Sarı-lacivertli ekip, 88. dakikada Martin Skrtel ve 90+2. dakikada Josef de Souza'nın kırmızı kart görmesiyle 9 kişi kaldı. Fenerbahçe, kazandığı serbest vuruşta 90+4. dakikada Beşiktaşlı oyuncu Marcelo Guedes'in kendi kalesine attığı golle 9 kişi kaldığı karşılaşmadan 1-1 beraberlikle ayrılmayı bildi.

Kadınlar ve çocukların izlediği derbiler
İki takım arasındaki 2 derbi ise tribündeki görüntüsüyle tarihe geçti.
Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında 3 Mayıs 2012'de BJK İnönü Stadı'ndaki derbiyi, siyah-beyazlı kulübün cezası nedeniyle sadece kadınlar ve anneleri yanlarında olmak koşuluyla 12 yaş ve altı çocuklar statta izleyebildi. İki takım arasındaki 97 yıllık rekabette böylece bir ilk yaşandı.
2012-2013 sezonunun ilk yarısında bu kez Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Kadıköy'deki derbi yine sadece kadınlar ve çocuklar önünde oynandı.

Beşiktaş 18 yıllık hasretini yine 10 kişi sonlandırdı
2020-2021 sezonunda Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 4-3 yenen ve deplasmanda rakibine karşı 18 yıllık galibiyet hasretini sonlandıran Beşiktaş, bunu yine 10 kişi kalarak ve aynı skoru elde ederek başardı.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 17 Nisan 2005'te yapılan maçta Beşiktaş, kalecisi Cordoba'nın 80. dakikada kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı. Siyah-beyazlı ekip, buna rağmen rakibine 4-3 üstünlük kurdu. Beşiktaş bu galibiyetin ardından 18 yıl gibi uzun bir süre Fenerbahçe'yi Kadıköy'de mağlup etme sevinci yaşayamadı.
2020-2021 sezonunda rakibini yenerek 18 yıllık hasretini sonlandıran siyah-beyazlı ekip, adeta 2005'teki maçın tekrarını yaşadı. Beşiktaş, 50. dakikada Cyle Larin'in kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı. Siyah-beyazlı ekip, eksik mücadele etmesine rağmen Fenerbahçe'yi yine 4-3 yenerek 18 yıllık hasretine son verdi.



Pep Guardiola'dan Manchester City'ye destek: Maça geliyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Pep Guardiola'dan Manchester City'ye destek: Maça geliyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, gelecek hafta oynanacak Paris Saint-Germain maçını izlemek üzere Manchester City'ye dönecek. Bu, Premier Lig'in yönelttiği 114 suçlamada suçlu bulunan eski kulübünün yanında durmaya devam ettiğinin bir başka göstergesi.

Kulüp sahiplerine ve yöneticilerine destek veren bir Instagram mesajı paylaşan Katalan teknik adam, kulübün Premier Lig'in finansal kurallarını çiğneme suçlamaları konusunda masum olduğunda uzun süredir ısrar ediyor.

Guardiola, bağımsız bir komisyonun City'nin 9 yıllık bir süre zarfında gelirlerini 900 milyon sterlinden (yaklaşık 59 milyar TL) fazla şişirmek için "göstermelik" sözleşmeler kullandığı sonucuna varmasından önce, yaz aylarında görevinden ayrılmıştı.

Suçsuzluklarına dair "çürütülemez" kanıtlara sahip olduklarını savunmaya devam eden City karara itiraz ediyor. Ancak olası cezalar arasında Premier Lig'den ihraç edilme veya küme düşmeyi kaçınılmaz ya da muhtemel kılabilecek bir puan silme cezası yer alıyor.

Artık City Football Group'un küresel elçiliğini yapan Guardiola, kişisel olarak herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kalmadı ancak geçen hafta Instagram'da şunları yazdı:

Dünyanın dört bir yanındaki her bir Manchester City taraftarının burada, her zamankinden daha fazla yanınızda olduğumu bilmesini istiyorum. Kulübümün, kulüp sahibimin, başkanımın, [CEO] Ferran'ın [Soriano], oyuncuların, personelin, [teknik direktör] Enzo'nun [Maresca] ve siz eşsiz taraftarlarımızın her zaman arkasında oldum, şimdi de öyleyim ve gelecekte de öyle olacağım. Açıkça ifade edeyim: Bunu hep birlikte aşacağız. Hepinizi seviyorum.

Soriano, Guardiola'nın Barcelona günlerinden bu yana yol arkadaşı. Maresca ise City'nin Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı 2022-23 sezonunda onun yardımcılığını yapmıştı.

Premier Lig'in yönelttiği suçlamalar, Guardiola'nın 10 yıllık görev süresinin ilk iki sezonu da dahil 2009'dan 2018'e kadar olan dönemi kapsıyor. City, 2017-18 sezonunda rekor kırarak 100 puanla Premier Lig şampiyonu olmuştu.

Guardiola 6 Premier Lig şampiyonluğu ve kulübün ilk Şampiyonlar Ligi zaferi de dahil toplam 20 kupa kazandıktan sonra mayısta takımdan ayrılmıştı. Etihad Stadyumu'ndaki bir tribüne onun adını verdiler ve bu, o zamandan beri yapacağı ilk ziyaret olacak.

Independent Türkçe


Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Manchester City'nin golcüsü Erling Haaland, Anfield'da Liverpool'a karşı elde ettikleri muhteşem 3-0'lık galibiyetin ardından takım arkadaşlarının sergilediği "karakteri" övdü. Bu, Premier Lig'in finansal kurallarını çiğnedikleri gerekçesiyle suçlu bulunduklarının açıklanmasının ardından çıktıkları ilk maçtı.

Lig lideri bu maça, kulübün suçluluk kararına itiraz etmesiyle sonuçlanan, fırtınalı geçen üç haftanın ardından çıktı. Anfield'daki bu ilk karşılaşma zorlu bir sınav gibi görünse de Ryan Gravenberch'in kırmızı kart görmesinin de yardımıyla City bu engeli başarıyla aştı.

Çekişmeli geçen ilk yarının ardından Hollandalı oyuncu 60. dakikanın hemen ardından ikinci sarı kartını görerek oyundan atıldı ve birkaç dakika sonra Haaland'ın Alisson'ı mağlup eden net vuruşuyla City öne geçti.

Sadece 3 dakika sonra Jeremy Doku'nun nefis kavisli şutu farkı ikiye çıkarırken, Rayan Cherki'nin şık vücut çalımı ve ardından gelen golü, Merseyside'daki tuhaf ve durgun atmosferde üç puanı perçinledi.

Maçın ardından konuşan Haaland, maçın adamı seçilen takım arkadaşı Elliot Anderson'a özel övgülerde bulunurken, oyuncuların sergilediği "karakterin" altını çizdi.

Son düdüğün ardından, "Man City'nin parçası olan herkes ve tüm taraftarlar için bu, uzun süre unutulmayacak çok güzel bir an" dedi.

Zorlu bir maçtı ama savunmadan hücuma kadar harika bir karakter ortaya koyduk. Herkesle gurur duyuyorum. Zihinsel olarak güçlü kalmak, birlik olmak ve kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak önemli. Bizim kontrol edebileceğimiz tek şey iyi futbol oynamak ve birlikte mücadele etmek. Yapabileceğimiz tek şey bu.

Haaland, "Old Trafford'da 10 kişi oynarken sergilenen karakterden bahsettiğimde aklıma gelen ilk isim Elliot oluyor" diye açıkladı.

Maçları kazanmak istiyoruz, olay bu kadar basit. İyi performans göstermek, iyi futbol oynamak ve maçları kazanmak. Bu zihinsel bir savaştı, milli takım arasından dönmek hiçbir zaman kolay değil.

Haaland, "Birlik olmayı başardığımız ve zihinsel bakımdan güçlü kaldığımız için gururluyum" diye ekledi.

City bu galibiyetle ligdeki kayıpsız serisini sürdürdü. 18 puanın hepsini toplayan takım, en yakın takipçisi Arsenal'ın üç puan önünde. Bir sonraki maçına hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde PSG karşısında çıkacak ekip, 17 Ekim Cumartesi günü ise Ipswich'i konuk ederek Premier Lig'deki mücadelesine dönecek.

Independent Türkçe


Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA