Bağdat'ta hükümet karşıtı gösterilerin 3. yılı: Protestolarda çok sayıda kişi yaralandı

Eylemler nedeniyle Yeşil Bölge’ye çıkan tüm yol ve köprüler beton bariyerlerle trafiğe kapatıldı

Bir gösterici Irak güvenlik güçlerine taş atıyor (Reuters)
Bir gösterici Irak güvenlik güçlerine taş atıyor (Reuters)
TT

Bağdat'ta hükümet karşıtı gösterilerin 3. yılı: Protestolarda çok sayıda kişi yaralandı

Bir gösterici Irak güvenlik güçlerine taş atıyor (Reuters)
Bir gösterici Irak güvenlik güçlerine taş atıyor (Reuters)

Irak'ın başkenti Bağdat'ta 10 Ekim 2019'daki hükümet karşıtı eylemlerin 3. yılı dolayısıyla yeniden gösteriler başladı.
Aralarında Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr yanlılarının da bulunduğu göstericiler, Bağdat'ın merkezi Tahrir Meydanı'na akın etti. Irak bayrakları taşıyan göstericiler, "Canımız, kanımız Irak'a feda" sloganları attı.

Göstericilere biber gazlı müdahale
Irak hükümet güçleri, Bağdat’ın merkezi Tahrir Meydanı’ndaki Cumhuriyet Köprüsü’nde kurulan bariyerleri aşmaya çalışan göstericileri biber gazı ve ses bombaları ile dağıtmaya çalışıyor.
Göstericilerden bir grup da askerlere taş atarak karşılık veriyor.
Iraklı hükümet güçleri, Yeşil Bölge’ye çıkan tüm yol ve köprüleri beton bariyerlerle trafiğe kapatmış durumda.

Bağdat’ta “Halk, rejimi devirmek istiyor” sesleri
Irak’ın başkenti Bağdat’ta, 1 Ekim 2019'daki kanlı hükümet karşıtı gösterilerin yıl dönümünde protesto eylemi yapanlar, "Halk, rejimi devirmek istiyor" ve "Halk, yolsuzluk yapanları devirmek istiyor" sloganları atıyor.
Göstericiler, hükümet güçlerine, "Halk, rejimi devirmek istiyor", "Halk, yolsuzluk yapanları devirmek istiyor" sloganlarıyla karşılık veriyor. Bir grup protestocu da Irak’ta nüfuzu bulunan ABD ve İran’a karşı slogan atarak tepkilerini dile getiriyor.
Göstericiler, 2019 yılındaki protestolarda öldürülenlerin posterlerini taşıyor.
Irak’ın başkenti Bağdat’ta 1 Ekim 2019’da yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliği nedeniyle başlayıp hızlı bir şekilde güney kentlerine de yayılan hükümet karşıtı gösteriler düzenlenmişti. Bu gösteriler sonucu dönemim hükümeti istifa etmek zorunda kalmıştı. Söz konusu gösterilerde hükümet güçlerinin açtığı ateş sonucu 600’ün üzerinde kişi hayatını kaybetmişti.



Ürdün, Suriye sınırındaki silah ve uyuşturucu kaçakçılarına ait mevzileri vurdu

Askeri tatbikat sırasında Ürdün ordusu mensupları (Arşiv - Reuters)
Askeri tatbikat sırasında Ürdün ordusu mensupları (Arşiv - Reuters)
TT

Ürdün, Suriye sınırındaki silah ve uyuşturucu kaçakçılarına ait mevzileri vurdu

Askeri tatbikat sırasında Ürdün ordusu mensupları (Arşiv - Reuters)
Askeri tatbikat sırasında Ürdün ordusu mensupları (Arşiv - Reuters)

Ürdün ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada, ülkenin kuzey sınırındaki silah ve uyuşturucu kaçakçılarına ait mevzilerin, depoların ve fabrikaların vurularak tahrip edildiği duyuruldu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Ürdün Silahlı Kuvvetleri, pazar sabahı erken saatlerde Ürdün Caydırma Operasyonu'nu gerçekleştirerek Haşimi Krallığı’nın kuzey sınır cephesindeki silah ve uyuşturucu kaçakçılarına ait mevzileri hedef aldı.”

Açıklamada Suriye'nin adı doğrudan anılmadı.

Fransa Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre Suriye devlet televizyonu yerel kaynaklara dayanarak Ürdün hava saldırılarının Suveyda vilayetindeki silah ve uyuşturucu barındıran bir karargâhı hedef aldığını bildirdi. Televizyon, ‘Ürdün'e ait olduğu düşünülen savaş uçaklarının Suveyda'nın Şehba köyünde isyancı çetelerin kontrolündeki silah ve uyuşturucu bulunan bir karargâhı hedef aldığını’ aktardı.

Ürdün ordusu açıklamasında şunları da belirtti:

“Silahlı kuvvetler, istihbarat ve operasyonel bilgilere dayanarak söz konusu grupların Ürdün topraklarına yönelik operasyonlarını yürüttüğü fabrika, atölye ve depoların konumlarını tespit ederek bunları hedef alıp tahrip etti.”

Ürdün ordusu, ‘operasyonların uyuşturucu madde ve silahların Ürdün topraklarına ulaşmasını önlemek amacıyla en yüksek hassasiyetle gerçekleştirildiğini’ teyit etti.

Açıklamada ayrıca ‘kaçakçıların mevcut hava koşullarını ve bölgesel durumu faaliyetlerini yürütmek için fırsat bilerek yeni yöntemler benimsediğine’ dikkat çekildi. Açıklamada silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı girişimlerinin sayısının belirgin biçimde arttığı ve sınır muhafızları için ciddi bir meydan okuma oluşturduğu da vurgulandı.

Açıklamada, Ürdün ordusunun ülkenin güvenliğini ve egemenliğini tehdit eden her türlü tehditle kararlı ve caydırıcı bir önleyici tutumla mücadeleyi sürdüreceği de vurgulandı.

Ürdün ordusu, 375 kilometre uzunluğundaki Suriye sınırından gerçekleştirilen uyuşturucu kaçakçılığı girişimlerini engellediğini hemen her gün düzenli olarak duyuruyor. Bu girişimler özellikle devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde geniş çapta üretilen captagon haplarını kapsıyor

Ürdünlü yetkililere göre Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi'ne bağlı sekiz personel 2024 yılında kaçakçılarla girilen çatışmalarda hayatını kaybetti.


İran yanlısı hücrelere Suriye'de kaos çıkarmaya çalıştıkları suçlaması

Şam'ın el-Kadem semti, 29 Nisan 2026 (AP)
Şam'ın el-Kadem semti, 29 Nisan 2026 (AP)
TT

İran yanlısı hücrelere Suriye'de kaos çıkarmaya çalıştıkları suçlaması

Şam'ın el-Kadem semti, 29 Nisan 2026 (AP)
Şam'ın el-Kadem semti, 29 Nisan 2026 (AP)

Dün, İran yanlısı hücrelere Suriye'de kaos çıkarmaya çalıştıkları suçlaması yapıldı. Bu suçlamalar, Şam'daki İçişleri Bakanlığı'nın ülkedeki güvenlik ve istikrarı sarsmaya ve kaos yaratmaya yönelik ‘sistematik’ girişimlerden söz etmesinin ardından geldi.

Suçlamalar, cuma günü Şam'ın güneyinde Şii din adamı Ferhan el-Mansur'un aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla hayatını kaybetmesinin ardından yapıldı. Suriye İçişleri Bakanlığı, suikastı ‘tehlikeli bir tırmanma sürecinin parçası’ olarak değerlendirdi.

Şam'daki bir kaynak, hayatını kaybeden kişinin Suriye'deki Şii toplumu içinde ‘istikrar tablosunun yeniden çizilmesinde’ hükümetin ortakları arasında yer aldığını söyledi.

Şam merkezli Cubur Araştırma Merkezi Genel Direktörü Vail Elvan, Şarkul Avsat'a yaptığı açıklamada, son dönemde çökertilen hücrelerin büyük çoğunluğunun ‘kaosa yatırım yapmak isteyen’ İran ile ilişkili eksene bağlı olduğunu söyledi.

Suriye İçişleri Bakanlığı, suikasta İran bağlantılı hücrelerin karıştığına dair açık bir suçlamada bulunmadı. Bununla birlikte İran hükümeti dün bir açıklama yaparak Mansur'un öldürülmesini kınadı.


Mali'deki saldırıların komşu ülkelere yayılmasından endişesi ediliyor

Mali'nin başkenti Bamako yakınlarındaki önemli Kati askeri üssünün çevresinde askerler devriye geziyor (Arşiv-Reuters)
Mali'nin başkenti Bamako yakınlarındaki önemli Kati askeri üssünün çevresinde askerler devriye geziyor (Arşiv-Reuters)
TT

Mali'deki saldırıların komşu ülkelere yayılmasından endişesi ediliyor

Mali'nin başkenti Bamako yakınlarındaki önemli Kati askeri üssünün çevresinde askerler devriye geziyor (Arşiv-Reuters)
Mali'nin başkenti Bamako yakınlarındaki önemli Kati askeri üssünün çevresinde askerler devriye geziyor (Arşiv-Reuters)

Mali, El-Kaide bağlantılı Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM) grubu ile ayrılıkçı Azavad Kurtuluş Cephesi’nin, askeri cuntanın stratejik noktalarına düzenlediği benzeri görülmemiş koordineli saldırıların ardından ciddi bir belirsizlik ve gerilim sürecine girdi.

Gözlemciler, bu saldırıların Mali’nin uçsuz bucaksız kuzey çöl bölgelerinde çatışmaları alevlendirdiğini belirtiyor. Komşu ülkelere saldırı düzenleme konusunda giderek daha kararlı görünen silahlı grupların, bu hamlelerle önemli kazanımlar elde edebileceği ve rotalarını daha uzak bölgelere çevirebileceği ifade ediliyor.

Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı "Afrika Lejyonu" dün yaptığı açıklamada, Mali’deki durumun "hâlâ zorlu" olduğunu bildirdi. Açıklamada, Mali-Moritanya sınırı yakınlarındaki bir kampa düzenlenen bombardımanda "150 teröristin" etkisiz hale getirildiği iddia edildi. Bu gelişmeler, komşu ülke Moritanya’da çatışmaların kendi topraklarına sıçraması ve savaşın içine çekilme korkusunu artırıyor.

Bamako Askeri Mahkemesi Savcı Yardımcısı Abdoulaye Nantoumi, saldırılarla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Nantoumi,  yaptığı açıklamada, devam eden soruşturmaların, saldırıların planlanması ve koordinasyonunda siyasetçilerin ve hem aktif hem de görevden uzaklaştırılmış askeri personelin yer aldığını ortaya koyduğunu belirtti.