‘Suriye taşına’ yönelik artan uluslararası talep, yeni iş fırsatları yaratıyor

‘Suriye taşına’ yönelik siparişler özellikle Körfez, Avrupa, Mısır ve Türkiye’den geliyor.

İdlib'in kuzeyinde, Dana bölgesindeki taş işleme atölyesi. (Şarku'l Avsat)
İdlib'in kuzeyinde, Dana bölgesindeki taş işleme atölyesi. (Şarku'l Avsat)
TT

‘Suriye taşına’ yönelik artan uluslararası talep, yeni iş fırsatları yaratıyor

İdlib'in kuzeyinde, Dana bölgesindeki taş işleme atölyesi. (Şarku'l Avsat)
İdlib'in kuzeyinde, Dana bölgesindeki taş işleme atölyesi. (Şarku'l Avsat)

Son zamanlarda Arap ve uluslararası pazarlarda Suriye oyma taşına talebin artmasıyla birlikte yerel atölyelere ek olarak ülkenin kuzeybatısındaki onlarca taş sanayi tesisi yeniden çalışmaya başladı. Bu da oymacılıkta yetenekli Suriyeliler için yeni iş fırsatları yarattı.
33 yaşındaki Ebu Muhammed Sefer gününü, İdlib'in kuzeyindeki ed-Dana şehri yakınlarındaki kendisine ait taş işleme atölyesinde iş akışını incelemek ve taş oymacılığı yapan işçileri denetlemekle geçiriyor.  İşçileri teftiş etmesindeki amaç, sözleşme kapsamında, taş parçasının şekil ve boyutlarında herhangi bir endüstriyel hataya izin vermemek ve siparişin standartlara uyulmasını sağlamak.
İdlib'in güneydoğusundaki Han es-Sübül kasabasından olan, yerinden edilmiş Suriyeli Ebu Muhammed, kasaba halkının İdlib'in kuzeyindeki taş atölyelerinden birinde heykel ve taş süsleme alanında iş bulduğunu bilgisini verdiği açıklamasında şunları söyledi:
“Taş oymacılığı, tabiri caizse bir parçayı veya bir başyapıtı ortaya çıkarmak demektir. Bu da yüksek beceri ve ustalık gerektirir. Arap Körfezi ve Avrupa ülkelerine Suriye taşı ihraç etme kapısının açılmasıyla birlikte bir işçinin yevmiyesi yaklaşık 15 dolara ulaştı ve maaşlarımız arttı. Yaşam kalitemiz yükseldi.”
Ebu Muhammed, çoğu zaman işçilerin yaralanmasına neden olan, bazıları çok tehlikeli olan kesme makinelerinin ve elektrikli ekipmanların kullanıldığı işlerde riskler ve zorluklar olduğuna dikkat çekerek “Yine de taş işi bizim tek ve vazgeçilmez geçim kaynağımız" ifadesi kullandı.
İdlib'in kuzeyindeki Sarmada bölgesinde taş işleme atölyesinin sahibi Ebu Hakim de şu açıklamada bulundu:
"Kalitesi, sertliği ve hava koşullarına karşı dayanıklılığı nedeniyle Suriye taşına olan talep arttı. Birçok ülkeden siparişler alıyoruz. Bunların başında Güney Kıbrıs, Yunanistan, Belçika, Mısır, Türkiye ve Arap Körfezi ülkeleri geliyor. Taş işleme ve üretim tesislerinin sayısı son dönemde 160'a ulaştı. Bu da daha önce işsiz olan 10 bin Suriyeli gence iş imkanı sağladı."
Ebu Hakim, Suriye taşına ilişkin şu bilgileri verdi:
"Suriye taşına olan talep taşın cinsine göre değişiyor. Çünkü sarı, bal ve beyaz renkte taşlar var. Hepsi sert, hava koşullarına dayanıklı ve kara ve hava yoluyla gönderilebilir. Büyük kaya blokları, çatlaklar oluşturmaması için özel ocaklardan çıkarılıyor. Bloklar daha sonra atölyelere taşınıyor ve müşterinin isteğine göre 2 ila 3 santimetre kalınlığında kesiliyor. Ustalar tarafından elle yapılan oymalı ve süslü sütunlara dönüştürülüyor. Siparişler, daha sonra ahşap kutularla sarılıp paketlenip kara yoluyla kamyonlarla İdlib'in kuzeyindeki Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndan veya Halep'in kuzeyindeki Bab er-Rai Sınır Kapısı’ndan ithalatçı ülkelere sevk ediliyor.”
Halep'in batısındaki Darat Izza bölgesinde bir taş işleme tesisinin sahibi olan Ebu Bekir es-Sahhara, son zamanlarda yaklaşık 100 bin metre cephe taşı ihraç etmek ve zamanında teslim etmek için dört sözleşme imzaladığını, bu sebeple gece atölyelerini faaliyete geçirerek üretimi ikiye katladığını ifade etti.
Ebu Bekir'e göre taşların metresi tasarıma, kesime ve süslemeye bağlı olarak 10 ile 20 dolar arasında değişiyor. Sütunlar ve çeşmeler de dahil olmak üzere oyma ve süslü taşların fiyatları ise 100 ile 200 dolar arasında.
İdlib yönetimi ve Halep'in batısındaki bölgelerde ilgili idari makamlar, bölgedeki yaşam ve ekonomik koşulları iyileştirmek için Suriye taşını işletmek de dahil olmak üzere vatandaşlar için iş fırsatlarını güvence altına almak adına ithalat ve ihracat işlemlerini kolaylaştırıyor.



Trump, göçmenlik kolluk kuvvetlerinin kullandığı vücut kameraları için ayrılan fonu kesti

Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)
Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)
TT

Trump, göçmenlik kolluk kuvvetlerinin kullandığı vücut kameraları için ayrılan fonu kesti

Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)
Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, göçmenlik memurlarının vücut kameralarının kullanımını genişletme çabalarına karşı çıktı ve denetim personelini büyük ölçüde azalttı. Aynı zamanda çok sayıda memuru Minneapolis ve diğer şehirlere göndererek bir dizi şiddetli çatışmaya yol açtı.

İki Amerikalı protestocuyu öldüren iki silahlı çatışmanın yoldan geçenler tarafından çekilen görüntüleri, vurulmuş iki kişinin göçmenlik memurlarıyla şiddetli çatışmalara neden olduğu yönündeki resmi açıklamaları doğrulamada videoların gücünü ortaya koydu.

Bu nedenle, memurlar tarafından giyilen vücut kameraları polis reformu çabalarının merkezinde yer aldı. Ancak Trump yönetimi geçen yıl, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Ajansı memurlarına vücut kameraları takılmasına yönelik pilot programın uygulanmasını yavaşlatmak için harekete geçti ve haziran ayında fonlamayı yüzde 75 oranında azaltmasını ve kolluk görevlilerini kamera ile donatma eğiliminden vaz geçmesini istedi.

Geçen yıl yetkililer, göçmenlik kurumlarını denetleyen üç iç denetim kurumunun tüm çalışanlarını ücretli izne çıkardı ve bu da onların suistimalleri soruşturma yeteneklerini zayıflattı.

Ağustos ayına kadar Baltimore Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu'nun direktörlüğünü yapan Darius Reeves, eski Başkan Joe Biden'ın (Demokrat) görevde olduğu 2024 yılında vücut kameraları için pilot programın yavaş ilerlediğini söyledi ancak Cumhuriyetçi Trump döneminde “doğum aşamasında öldü”.

Yorum talebine yanıt olarak, Beyaz Saray sözcüsü Abigail Jackson, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza memurlarının “yasayı uygulamak ve Amerikan toplumlarını korumak için kahramanca çalıştıklarını” söyledi. Jackson, “Suçlular yerine kolluk görevlilerini suçlayanlar, yasadışı yabancı suçluların emirlerini yerine getiriyorlar” ifadesini kullandı. Reuters tarafından yayınlanan doğrulanmış video görüntülerinde, cumartesi günkü silahlı çatışmanın yaşandığı olay yerinde bulunan sekiz veya daha fazla sınır muhafızından en az üçünün vücut kamerası taktığı görülüyor.

Reuters, kameraların çalışır durumda olup olmadığını veya fiziksel çatışmaya karışan memurlardan herhangi birinin bunları takıp takmadığını belirleyemedi.

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi veya sınır devriye görevlileri, Minneapolis'te Amerikan vatandaşları Reneh Goode ve Alex Brattin'in vurularak öldürülmesi dahil olmak üzere şiddet olaylarına karıştığında, Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri, kapsamlı soruşturma yapılması çağrısında bulunmak yerine, kurbanları saldırganlar olarak nitelendirdiler.

Trump, geçen yıl Kongre'deki Cumhuriyetçiler kampanyaya 170 milyar dolarlık bütçe ayıran bir yasa tasarısını kabul ettikten sonra, bu yıl göçmenlik uygulamalarını sıkılaştırmaya başladı. Bu önemli bütçe artışının, ICE ve Sınır Devriyesi'nin çalışma şeklini değiştirmesi bekleniyor.


Sudan: Mavi Nil cephesinde şiddetli çatışmalar sürüyor

12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)
12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)
TT

Sudan: Mavi Nil cephesinde şiddetli çatışmalar sürüyor

12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)
12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)

Sudan'ın Mavi Nil Eyaleti'nin güney cephesinde, ordunun merkezi bölgeleri ve Hartum'u Hızlı Destek Kuvvetleri'nden (HDK) geri alması sonrasında yaşanan göreceli sakinliğin ardından şiddetli çatışmalar yeniden başladı.

Dün, bir tarafta ordu, diğer tarafta HDK ve müttefiki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLM) arasında çatışmalar yoğunlaştı ve özellikle Bav bölgesinde yoğun çatışmalar yaşandığı bildirildi.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), el-Salk ve Ahmar Saydak kasabalarının yanı sıra stratejik öneme sahip Malkan kasabasının kontrolünü ele geçirdiklerini ve ordu güçlerinin Mavi Nil Eyaleti'nin başkenti Damazin'e doğru geri çekildiğini bildirdi. Bu, saatlerce süren ve savaş dronları, topçu birlikleri ve zırhlı araçların da dahil olduğu şiddetli çatışmaları bildiren çok sayıda kaynak tarafından doğrulandı. Ordu konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı.

Öte yandan, Kamil Idris başkanlığındaki Sudan hükümeti, dün başkente döndükten sonra Hartum'da ikinci toplantısını gerçekleştirdi.


Rubio, Irak Başbakanı ile İran ile ilişkileri ve DEAŞ üyelerinin gözaltına alınmasını görüştü

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
TT

Rubio, Irak Başbakanı ile İran ile ilişkileri ve DEAŞ üyelerinin gözaltına alınmasını görüştü

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)

ABD Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün tesislerde DEAŞ üyelerinin nakli ve gözaltına alınması ile Irak'ın İran ile ilişkilerinin ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamada, "(Görüşmeler) ülkelerin Irak'taki vatandaşlarını hızla geri göndermelerini ve adalete teslim etmelerini sağlamaya yönelik devam eden diplomatik çabaları kapsıyordu" ifadeleri yer aldı.

Rubio ayrıca, “İran tarafından kontrol edilen herhangi bir hükümetin (Irak'ta) Irak'ın çıkarlarını önceliklendirmede, Irak'ı bölgesel çatışmalardan uzak tutmada veya Amerika Birleşik Devletleri ile Irak arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklık geliştirmede başarılı olamayacağını” vurguladı.